Paralı Üniversite Eğitimi - Eğitim Haberleri

29 Ocak 2008 Salı

Paralı Üniversite Eğitimi

Yeni YÖK Başkanı Özcan'ın 'Tüm üniversiteler paralı olmalı' önerisi, türban düzenlemeleri ve Maliye Bakanı'nın kendisi hakkında 'İsterse iyi şeyler söylemesin!' şeklindeki gafı nedeniyle neredeyse unutuldu... Özcan'ın savunduğu şuydu: 'Üniversitelerin her türlü bağımsızlığa kavuşması için paralı olmaları gereklidir. Üniversitelere verilen para burs olarak öğrencilere verilse, ihtiyacı olan her öğrenci bu burstan yararlansa, parası olan öğrenci okul parasını kendisi karşılasa, olmayan ise devletten burs alsa, bu daha iyi olur.' Bu öneriye kafadan itiraz edenlere bir çift sözüm var.

Her şeyden önce meseleyi yalnızca 'bir AKP manevrası' olarak değerlendirmek yanlış. Erdal Şafak ve Taha Akyol yazdı: Paralı üniversite önerisi yeni değil, daha önce de eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz bu öneriyi ortaya atmıştı, Erdoğan Teziç de destek verdi... Ve TÜSİAD, paralı eğitim konusunda 2 rapor yayınladı.

Paralı üniversite eğitimi deyince, herkesin aklında ilk oluşan fikir şu: Hah şimdi sadece zenginler okuyacak, fakirler açıkta kalacak! Yanlış. Dikkat ederseniz, paralı sisteme geçildiğinde, maddi imkanı olmayan öğrenciye burs verme imkanı çoğalacak. Baskın Oran bu konuda iki şart koşmuş: Her isteyene değil, her ihtiyacı olana (ailenin gelir basamağına göre) burs verilmeli. İkincisi, toplanan para kesinlikle üniversitenin kullanımına ayrılmalı...


Esas şu günkü koşullarda çocuğu üniversitede okutmak, daha çok varlıklı kesimin karşılayabildiği bir durum. Bu yüzden devlet üniversitelerinde harç adı altında para toplamak yerine, öğrenciye kredi vermek, gerçekten kulağa pratik geliyor...

OKURKEN ÖDEYEBİLMELİ

Ama... Aması var tabii! Üniversitede krediyle okuyacak çocukların sonradan nasıl bu parayı ödeyecekleri ve kız-erkek çocuk ayrımcılığı konusunda benim kafam hiç net değil.

1. Türkiye'de işsizlik büyük sorun. Üniversite mezunu pek çok genç, mesleklerini icra edemeyip para kazanmak için başka işlere sarılıyor. Ve yeni mezuna verilen maaşlar, yerlerde sürünüyor. Gençler karınlarını doyuracak, ev tutacak parayı zor kazanıyor. ABD örneği veriliyor ama orada iş kurmak, buradakinden çok daha kolay. Devlet sizi destekliyor, ağır vergilerle bireysel girişimcinin canına okumuyor. Öncelikle Türkiye'deki iş koşullarını ve vergilendirme sistemini gözden geçirmek gerek.

2. ABD veya İngiltere'deki üniversite kredisinin ardında şöyle bir toplumsal gerçek var: Öğrenci, garson, kasiyer olarak çalışarak kredisini okuduğu sırada öder, mezun olunca değil! Üstelik kendi parasını kazanmaları, en zengin aileler tarafından dahi teşvik edilir. Bizdeki gibi ailenin sponsorluğu, resmen ayıplanır... Şimdi bunu Türkiye'de uygulamak mümkün mü? Her şeyden önce yeni iş imkanları yaratmanız, işvereni teşvik etmeniz gerekir. Çocuklarını pamuklara sararak büyüten aile anlayışının da değişmesi gerekiyor.

3. Türkiye'de kız öğrencilerin bir bölümü kariyer yapmaktansa evlenip evinde oturmayı tercih ediyor, ya da buna teşvik ediliyor. Paralı üniversite sistemi, çok çocuklu geleneksel Türk ailesi için hem bir masraf kapısı hem de başka bir çelişki doğurabilir: Kızının çalışmasını değil de bir an evvel evlenmesini hayal eden aileler, neden kızını okutsun? Eğer birden fazla çocuğu varsa, erkek çocuğunun üniversitede okumasını tercih etmeyecek mi?

Gördüğünüz gibi döndük dolaştık, yine kız çocuklarını olumsuz etkileyen bir noktaya geldik. Korkarım paralı üniversite önerisi, en çok kız öğrencilerin üniversite eğitiminden vazgeçmesine yol açabilir...
Mehveş Evin- Akşam

Hiç yorum yok: