26 Ocak 2008 Cumartesi

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yıl başlattığı sanal karne uygulamasında ise rekor kırıldı

İlköğretim ve ortaöğretimde yaklaşık 15 milyon öğrenci iki haftalık tatile başladı.

Okullarda karneler dağıtılırken, sevinç ve hüzün harman oldu. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yıl başlattığı sanal karne uygulamasında ise rekor kırıldı, saat 17.30'a kadar 950 öğrenci siteye giriş yaptı.

İLKÖĞRETİM ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15 milyon öğrenci dün karnelerini alarak yarı yıl tatiline başladı. 600 bine yakın öğretmen de ilk yarının yorgunluğunu atmak üzere iki hafta soluklanacak. Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) bu yıl ilk kez başlattığı "sanal karne" uygulamasında da rekor kırıldı. MEB'in internet sitesini dün 10.00'dan, akşam 17.30'a kadar toplam 950 bin kişi ziyaret etti. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Hürriyet'e, "Bu bir rekor. Hiçbir kamu kurumunun internet sitesi bir gün içinde bu kadar ziyaret edilmiyor" dedi.

Çelik, bu yıl ilk kez uygulanan sanal karneyle ilgili şunları söyledi:

MEB'İN REKORU "Artık karnelerde silinti kazıntı dönemi sona ermiştir. Zayıfları olan öğrenciler, anne ve babalarını kandıramayacaktır. İngiltere bile e-okul ve sanal ortamda karne dağıtma olayını 2012'de yapacağını açıkladı. Biz onlardan ne kadar ilerde olduğumuzu gösterdik. Artık anne ve babalar internete girerek ,çocukların bütün durumunu öğrenebilecekler. Bunu bugün internet sitemizi ziyaret eden kişilerin sayısıyla da çok net gördük. Bakanlığımız bu konuda büyük bir rekora imza attı."

SINAVLARDA BİLE 500 BİN Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü yetkilileri de normal günlerde MEB'in internet sitesini yaklaşık 15 bin kişinin ziyaret ettiğini, öğretmen atamaları, Ortaöğretim Kurumları Sınavı'nın (OKS) açıklandığı olağanüstü günlerde bile bu rakamın 500 bin civarında olduğunu söylediler.

Bir ilköğretim okulundan 21 öğrenci, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni hakkında kendilerine tacizde bulunduğu iddiasıyla şikayette bulundu

Diyarbakır'ın Dicle ilçesindeki bir ilköğretim okulundan 21 öğrenci, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni hakkında kendilerine tacizde bulunduğu iddiasıyla şikayette bulundu.

Öğretmen hakkında soruşturma başlatıldı. Dicle Kaymakamı Sezer Işıktaş, yaptığı açıklamada, olayın doğru olduğunu ve 2 aydır devam eden konunun okul müdürü tarafından ilçe milli eğitim müdürlüğüne yeni bildirildiğini söyledi. Eğitim döneminin başında göreve başlayan H.M'nin öğrencilere masaj yaptırdığının, 21 öğrenci tarafından dilekçeyle ilçe milli eğitim müdürlüğüne bildirildiğini ifade eden Işıktaş, şöyle konuştu: ''İl Milli Eğitim Müdürlüğünden müfettiş talep ettik. Hem H.M. hem de olayı ilçe milli eğitim müdürlüğüne geç haber veren okul idarecilerinin ihmali olduğu gerekçesiyle müfettişler inceleme yaparak rapor oluşturacaklar. Müfettişlerin hazırladığı rapora göre gereğini yapacağız.''

Özel Sektör Ve Devlet El Ele Verdi

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2003 yılından bu yana özel sektörün eğitime, 2.5 katrilyon lira yatırım yaptığına dikkat çekerek, “Eğitim alanında büyük yatırımlar yaptık. İstikbale daha güvenle bakıyorum. Eğitimde devlet ile özel sektör el ele verdi” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, KVK tarafından Diyarbakır Çermik'te yaptırılan öğrenci yurdunun temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Çelik, eğitimin sadece devlet tarafından değil herkesin el ele vererek geliştireceği bir alan olduğunu ifade etti. Çelik, Diyarbakır milletvekili Cavit Torun'un kendisine gelerek Diyarbakır Çermik'teki Yatılı İlköğretim Bölge Okulu(YİBO)'nun çok eski olduğunu söylediğini anlattı.

Çelik, “İncelemeler sonucunda 60 yıllık olan YİBO'nun yerine artık daha modern ve çocukların güvenle okuyacağı bir YİBO yapmaya karar verdik. 12 Milyon YTL'lik yatırım ile asrın eğitim kampüsünü buraya kuracağız” dedi. Ocak 2003'de 75 kişinin ölümü ile sonuçlanan İstanbul-Diyarbakır seferinde yer alan KVK elemanı Ercan Demirkol adına KVK'nın bir Anadolu Lisesi yaptırdığını kaydeden Çelik, “KVK Yönetim Kurulu Başkanı Murat Vargı'ya teklifte bulunduk. Çocuklarımız maalesef barınacak yer de bulamıyorlardı. Sayın Vargı'ya Anadolu lisesi öğrencileri ve Çermik'te bulunan öğrencilerin yararlanabilmesi için bir yurt yapması önerisinde bulunduk. Kendileri de bunu kabul etti. Ben adam olmayan zenginin yerine zenginliği olmayan adamı tercih ederim. Diğer kişiler kendi ceplerini ve kasalarını koruyarak, kasa bekçiliği yapıyorlar” diye konuştu.

Bakan Çelik, KVK Genel Müdürü Bülent Çavuşoğlu'nun da maaşından keserek Samsun Terme'de bir Anadolu lisesi yaptırdığını kaydederek Mart ayında da bu okulun açılışını yapacaklarını bildirdi. Çelik, “Eğitime yüzde yüz destek kampanyamızın asıl amacı budur. 2003 yılından bu yana özel sektör eğitime 2.5 katrilyona yakın yatırım yapmıştır. Eğitim alanında büyük yatırımlar yaptık. İstikbalimize daha güvenli bakıyorum” diye konuştu.

KVK Yönetim Kurulu Başkanı Murat Vargı, Ercan Demirkol adına Anadolu lisesi yaptırdıklarını ve şimdi de bir yurdun temelini attıklarına dikkat çekerek “Milli Eğitim Bakanımız kendi heyecanlarını bize de aktardı. Eğitimde herkesin el ele vermesi gerekiyor” dedi. Vargı, temeli atılan yurdun en kısa sürede hayata geçirileceğini kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Çelik ve KVK Yönetim Kurulu Başkanı Murat Vargı, temel atma töreninden sonra KVK tarafından Ercan Demirkol adına yapılan Anadolu lisesinin açılış törenine katıldı. Okulu ziyaret sırasında Ercan Demirkol'un babası Süleyman Demirkol'un babası da bir konuşma yaptı. Demirkol, Anadolu lisesini kurarak Ercan Demirkol'un ismini yaşattığı için, KVK yönetimine teşekkür etti.
8 Ocak 2003 tarihinde İstanbul'dan Diyarbakır'a sefer yapan uçak düşmesi sonucu 75 kişi yaşamını yitirmişti. KVK'nın Güneydoğu Anadolu satış yöneticisi olan Ercan Demirkol da kazada yaşamını yitirenler arasındaydı.

Bomba Kurbanı Eren'in Karnesi Ağlattı

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Diyarbakır'da 3 Ocak'ta düzenlenen bombalı saldırıda ölen 7 kişi arasında bulunan Fen Lisesi öğrencisi Eren Şahin'in karnesi ve takdir belgesini, annesi Oya Eronat'a verdi. Oğlunun karnesindeki notları gören anne Eronat gözyaşlarını tutamadı. Bakan Çelik, sanal ortamda karne verilmesiyle artık karnedeki silinti ve kazıntı döneminin sona erdiğini belirterek, “Artık öğrenciler anne ve babalarını kandıramayacak'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in karne dağıtım törenine katıldığı Süleyman Demirel Eğitim kampüsünde bulunan Diyarbakır Fen Lisesinde konferdans salonunda yapılan törenden önce, salon kalorifer tesisatı olmadığı için seyyar elektrik ısıtıcıları ile ısıtıldı. Elektrik ısıtıcıları törenden hemen önce salondan çıkarıldı. Törende konuşan Bakan Çelik, bugün yeryüzünde zenginlik kaynağının bilgi ve bu bilginin kullanılması olduğunu ifade ederek, “Nüfusunun yüzde 63'ü genç olan ülkemizde iyi bir nesil yetiştirmeliyiz. İyi bir nesil yetiştirirsek gelecek bizim olacaktır'' dedi. Farklılıkların zenginlik olduğunu da sözlerine ekleyen Bakan Çelik, farklılıkların insanların birbirlerini boğmasına değil, birbirlerini kucaklaşmasına neden olması gerektiğini, bunun geçmişten günümüze kadar böyle süre geldiğini ifade etti.
Bakan Çelik, Devlet Parasız Yatılı Okulu olmasaydı kendisinin ilkokuldan sonra eğitimine devam edemeyeceğini söyleyerek, “Demokrasinin Türkiye'ye getirdiği güzellik budur. Ben imam çocuğuyum. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Kayserili bir tornacının oğludur. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'da bir taka kaptanının çocuğudur. Kendinizi asla küçümsemeyiniz'' dedi.

GÖKKUŞAĞININ RENKLERİ GİBİ OLMALIYIZ
Diyarbakır'daki bombalı saldırı olayına da değinen Milli Eğitim Bakanı Çelik, olayda 6'sı öğrenci 7 kişinin yaşamını yitirdiğini, vefat eden öğrencilerin isimlerinin Başbakan'ın talimatı ile okullara verilerek anılarının yaşatılacağını söyledi. Saldırıda ölen Fen Lisesi öğrencisi Eren Şahin'in bugün kendisinin olmadığını ancak ruhunun salonda olduğunu söyleyen Bakan Çelik, “Farklılıklarımız olabilir ama bir vatan, bir bayrak ve bir devletimiz vardır. Asırlardır birlikte yaşıyoruz. Her şeyi hep birlikte yaşadık. Gökkuşağının renkleri gibi olmalıyız. Bize acı yaşatmak isteyenlere fırsat vermeyelim'' dedi.

VELİLERE UYARI
Diyarbakır'da son 5 yılda 250 milyon YTL'lik eğitim yardımı yaptıklarını söyleyen Çelik, bundan sonra çocuklara öğrenmeyi öğreteceklerini; çocuklara bilgi yüklemeyi değil, bilgiye ulaşmanın yolunu göstereceklerini söyledi. Karneleri iyi olmayan öğrencilere velilerinin nasıl davranması gerektiğini konusunda da bilgi veren Çelik, “Biz çocuklarımızı şartlı sevmeyelim. Zayıfın olursa böyle yaparız demeyelim. Şart ve rezerv konmuş sevgilerden vazgeçelim. Bugün zayıfları olan bir öğrencinin yarın çok başarılı olmayacağını kimse garanti edemez. Başarının karşısında gösterilen abartılı tepkilerden de kaçanmamız gerekir. Saldım çayıra mevlam kayıra mantığı ile okula verdim demekle anne baba olunamaz'' dedi.

KARNEDE SİLİNTİ-KAZINTI DÖNEMİ SONA ERDİ
Milli Eğitim Bakanı Çelik, bu yıl uygulamaya geçtikleri sanal ortamda karne verilmesiyle ilgili olarak, “Artık karnelerde silinti kazıntı dönemi sona ermiştir. Artık zayıfları olan öğrenciler, anne ve babalarını kandıramayacaktır. İngiltere bile e-okul ve sanal ortamda karne dağıtma olayını 2012'de yapacağını açıkladı. Biz onlardan ne kadar ilerde olduğumuzu gösterdik. Artık anne ve babalar internete girerek çocukların bütün durumunu öğrenebileceklir'' diye konuştu.

BOMBA KURBANI EREN'İN KARNESİNİ ANNESİ ALDI
Konuşmalardan sonra Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Fen Lisesi son sınıf öğrencisi olan ve 3 Ocak'ta Diyarbakır'da patlayan bombada yaşamını yitiren Eren Şahin'in karnesi ve taktir belgesini karne törenine katılan annesi Oya Eronat'a verdi. Bakan Çelik, karne ve taktir belgesini, anneden bir anı olarak saklamasını rica etti. Oğlunun karnedeki notlarını inceleyen Oya Eronat'ın gözyaşlarını tutamadığı gözlendi.

Aydın'da bir grup öğrencinin hareketlerinden şüphelenen çevre sakinleri polise haber verdi

Aydın'da zeytinlik alanda bir grup öğrencinin hareketlerinden şüphelenen çevre sakinleri polisi arayıp durumu bildirdi.

Olay yerine gelen polis ekipleri öğrencileri, 'fişek' tabir edilen içime hazır esrar maddeleri ile birlikte yakaladı. Polis tarafından 2'si kız 6 lise öğrencisi Aydın Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi'ne teslim edilmek üzere gözaltına alındı. Yakalandıktan sonra yaptıkları hatanın farkına varan kız öğrenciler gözyaşlarını tutamadı. Öğrenciler "Ne olur bizi bırakın. Ailemiz öğrenmesin. Bir daha kullanmayacağız" diye feryat etti. Polis olayla ilgili araştırma başlattı.

Sanal karne bu adreste

Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, MEB'in ilk kez bu sene başlattığı sanal karne uygulamasına veliler büyük ilgi gösterdi.

İlköğretim öğrencilerinin karnelerine erişimini sağlayan "www.meb.gov.tr" adresindeki "veli bilgilendirme sistemi"ne, sistemin açıldığı 11.00'den saat 15.00'e kadar olan süre içerisinde 150 bin kişi giriş yaptı.

Velilerin karne bilgisine ulaşabilmesi için çocuklarının hem TC kimlik numarasını hem de okul numarasını bilmeleri gerekiyor.

Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesine Ermenice, Yunanca ve İbranice bölümleri açılacağı bildirildi

Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Hülagü, Türk üniversitelerinde ilk defa fakültelerinde Ermenice, Yunanca ve İbranice bölümlerinin açılması için çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Hülagü, Türkiye'de Ermenice, Yunanca ve İbranice'yi bilen uzman sayısının oldukça az olduğunu, bu nedenle bu bölümleri üniversite bünyesinde açmak istediklerini belirterek, şöyle devam etti:

''Ermenistan, İsrail ve Yunanistan ile ilişkilerimiz var. Problemlerimiz, ortak meselelerimiz veya anlaşmazlıklarımız olabilir. Bu konularda her iki tarafın da iyi bir diyalog kurabilmesi için bu ülkelerin dilini kullanan uzmanlara ihtiyaç duyulmakta. Ancak ülkemizde bu ülkelerin dilini kullanan uzman sayısı yok denecek kadar az. İlk etapta bu ihtiyacın giderilmesi, ardından da bu ülkelerle dostane ilişkilerin geliştirilmesi ve ortak bilimsel çalışmalar yapılabilmesine zemin hazırlanması için bu bölümleri açmak istiyoruz.''

ERMENİCE BİLEN UZMAN SAYIMIZ ÇOK AZ

Fakültelerinde Çince, Japonca, Rusça ve Kore dilleri bölümlerinin açıldığını kaydeden Prof. Dr. Metin Hülagü, Ermenice, Yunanca ve İbranice bölümlerinin açılması için de önümüzdeki günlerde YÖK'ten olumlu cevap gelmesini beklediklerini söyledi.

Hülagü, Ermeni arşivlerini okuyacak uzman sayısının sanıldığından az olduğunu da sözlerine ekleyerek, ''Ermenistan ile son yıllarda tartışılan sözde soykırım konusunda 'Taşnak' arşivlerinin açılması gündemde. Ancak bu arşivleri okuyacak kaç tane uzmanımız var? Sayıları çok sınırlı. İsrail, bölgede önemli bir ülke.

Yunanistan'a bakarsanız, komşumuz ve uzun yıllar boyu pek sıcak ilişki kuramadığımız ülkelerden biri. Bu bölümler sayesinde bu ülkelerle önce bilimsel ardından da kültürel işbirliğimiz artarak devam edecektir'' diye konuştu.

NEVŞEHİR ÜNİVERSİTESİ BİLİMDE ÖNE ÇIKACAK

Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi olarak yapacakları bilimsel ve sosyal faaliyetlerle ön plana çıkmak istediklerini belirten Prof. Dr. Metin Hülagü, sözlerini şöyle tamamladı:

''Nevşehir Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi işbirliğinde 22-24 mayıs tarihlerinde ikincisini düzenleyeceğimiz 'Türk Ermeni İlişkileri Sempozyumu'na şimdiden 100'e yakın bilim adamı katılacağını bildirdi. Yeni kurulan bir üniversite olmamıza rağmen Erciyes Üniversitesinin altyapısını kullanarak kısa zamanda büyük mesafe katettik. Bu sene en az 10 bölümümüze öğrenci alacağız. Bilim dünyasına adımızı, yapacağımız bilimsel çalışmalarla duyuracağız. Dünyanın yakından tanıyıp bildiği Kapadokya bölgesinde artık bilimsel yayınlarımız ve etkinliklerimiz de konuşulacak.''

Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, AKP- MHP'nin üniversitelerde türbana serbesti getirecek ortak girişminin Anayasa Mahkemesi'nden döneceğini söyledi

Teziç, türbana serbestlik getirecek düzenlemenin Anayasa'nın değişmez ilkelerinden laikliğe ters düşeceğini vurguladı. Teziç, yapılacak düzenlemeyi Yüksek Mahkeme'nin iptal edeceğini savundu.

Miliyet Gazetesi yazarı Fikret Bila'nın sorularını yanıtlayan Erdoğan Teziç şöyle konuştu:
"Anayasa'nın 4. maddesi, laikliği düzenleyen 2. maddenin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini hükme bağlıyor. Burada 'teklif edilemez' hükmü çok önemli. Bu hep gözden kaçırılıyor.
Anayasa Mahkemesi, yeni anayasa hükmünü şekil şartları bakımından inceler. Diyelim ki şekil şartlarının yerine geldiğini tespit eder. Ancak, bir de 'teklif edilemez' hükmü açısından bakar. Eğer bir başka madde değiştirilerek değiştirilemez bir madde etkisiz kılınıyorsa, buna usul saptırması denilir, bu durumda mahkeme esasa da bakabilir.
Biz buna hukukta usulden yola çıkarak esasa yönelme, deriz. Eğer diğer maddelerde yapılan değişiklik, değiştirilmesi mümkün olmayan bir maddede gedik açıyor, içini boşaltıyor ve böylece onu etkisiz hale getiriyorsa, o zaman, esasına da girer ve iptal kararı da verebilir. Bu yol açıktır."

Prof. Dr. Teziç, 42. veya 10. maddede veya her ikisinde veya bir başka maddede değişiklik yapılarak türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasının "anayasaya karşı hile" anlamına geleceği düşüncesinde. Teziç, bu düşüncesini şöyle gerekçelendiriyor:
"Anayasa'nın bir maddesini, başka bir anayasa maddesini değiştirerek dolanmak, etkisiz kılmak Anayasa'ya karşı hiledir. Bu yasada yapılırsa yasaya karşı hile olur. Türban için 42. veya 10. maddeyi veya bir başkasını değiştirerek, 2. maddeyi etkisiz kılmak, Anayasa'ya karşı hile oluşturur."

Tunceli'de, Hükümetinin eğitim, sosyal ve ekonomik alanda başarısız bir yıl geçirdiğini öne süren öğrenciler AK Parti'ye tepki gösterdi

AK Parti hükümetinin eğitim, sağlık ve ekonomik alandaki politikaları ile İl Halk Kütüphanesi'nin yerinin değiştirilmesini protesto etmek amacıyla Tunceli Emek Gençliği EMEP il binası önünde biraraya geldi.

'Söz veriyoruz ırkçılığa, gericiliğe ve yozlaşmaya karşı geleceğimize sahip çıkıyoruz' yazılı pankart ile Sanat Sokak'a kadar yürüyen 100 kişi sık sık 'eğitim, bilim, özgürlük' sloganları attı. Eğitim-Sen de destek verdiği açıklamada, Emek Gençliği adına basın açıklamasını okuyan Uğur Yen, AK Parti'nin eğitim karnesinin kırıklarla dolu olduğunu öne sürdü.

Yen, "14 milyon öğrencinin bugün karnelerini alıyor. Adaletsiz, eşit olmayan ve artık paralı olan bu eğitim sistemi içinde bizlere verilen karneler, bizlerin başarı ölçütü olarak kabul ediliyor. Ancak bugün asıl bahsedilmesi gereken AK Parti hükümetinin eğitim karnesidir. Bir yarıyıl daha sona ererken AK Parti'nin eğitim karnesi kırıklarla doludur" dedi.

Okullarda öğrencilerin sırf Alevi ve Kürt oldukları için şiddete maruz kaldıklarını iddia eden Yen, "Bize görülen bu asimilasyoncu mantığı kabul etmiyoruz" dedi. Bu arada, basın açıklamasının olduğu alanda meraklı bir köpeğin olması ilginç bir görüntü oluşturdu.

Eğitim- İş Sendikası Denizli Şubesi, Açık İlköğretim Okulu Sınavı'na 40 öğrencinin türbanlı alınması nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulundu

Eğitim- İş Sendikası Denizli Şubesi, Açık İlköğretim Okulu Sınavı'na 40 öğrencinin başörtülü ve türbanlı alınması nedeniyle Vali Yardımcısı ve Sınav Tespit Komusyonu Başkanı Halil İbrahim Ertekin, sınava görevlileri ve öğrencilere türbanlı kimlik kartı veren kamu görevlileri hakkında, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

13 Ocak 2008 tarihinde Denizli Lisesi'nde yapılan Acık İlköğretim Okulu sınavına başörtülü ve türbanlı oldukları için 40 öğrenci alınmamıştı. Bunun üzerine öğrenciler, sınava alınmamalarını okul bahçesinde protesto etmişti. Sınav Tespit Komisyonu'yla yapılan görüşme sonrasında, öğrenciler öğleden sonraki sınavlara başörtüsü ve türbanlarıyla girebilmişti. Eğitim-İş Sendikası Denizli Şubesi, yazılı bir açıklama yaparak, öğrencilerin türban ve başörtüsüyle sınava alınarak, anayasanın çiğnendiğini ileri sürerek, valiliği göreve davet etmişti. Valiliğin, aradan 13 gün geçmesine rağmen soruşturma başlatmaması üzerine Eğitim-İş Sendikası Denizli Şubesi, Vali Yardımcısı ve Sınav Tespit Komisyonu Başkanı Halil İbrahim Ertekin'in yargı kararını uymayarak görevi kötüye kullandığı, sınavda görevli diğer kamu görevlilerinin de görevlerini savsakladığı ve yargı kararını etkisiz kıldıkları iddia ederek, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda öğrencilere türban ve başörtülü fotoğraflarla kimlik kartı veren kamu görevlilerinin de cezalandırılmaları istendi.

Eğitim-İş Denizli Şube Başkanı Dikmen Onat, üzerlerine düşen görevi yaparak usulsüzlüğü yargıya taşıdıklarını belirterek, idari soruşturma başlatılması için valiliğe dilekçe vereceklerini söyledi.

Karabük'te, ilköğretim okulu 8'nci sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Y.B., lise 1'inci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Barış Babucçu'yu bıçakla yaraladı

Karabük'te, ilköğretim okulu 8'nci sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Y.B., lise 1'inci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Barış Babucçu'yu bıçakla yaraladı. Babucçu hastaneye kaldırılırken, Y.B. gözaltına alındı.

Olay, bugün saat 14.30 sıralarında Esentepe Anayasa İlköğretim Okulu'nun önünde meydana geldi. Kapullu İlköğretim Okulu 8'inci sınıf öğrencisi Y.B., daha önce de kavga ettiği Ticaret Lisesi 1'inci sınıf öğrencisi Barış Babucçu ile karşılaştı. Tartışmaya başlayan 2 öğrenci kavgaya tutuştu. Cebindeki bıçağı çıkaran Y.B., Barış Babucçu'yu karın bölgesinden bıçakladı. Kanlar içinde kalan Babucçu, arkadaşlarının haber vermesi üzerine gelen sağlık ekipleri tarafından Karabük Şirinevler Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Y.B. ise Karabük Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri tarafından gözaltına alındı. Hastanede tedavi altına alınan Barış Babucçu'nun hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.

Üç çocuk annesi veli, Zeyni Hanım İlköğretim Okulu'nda eğitim gören kızı ve oğlunun resim öğretmeninden şiddet gördüğünü iddia etti

İZMİR'in Karabağlar Semti'nde üç çocuk annesi 40 yaşındaki Cemile Öçmen, Zeyni Hanım İlköğretim Okulu'nda eğitim gören kızı ve oğlunun resim öğretmeni M.A.'dan şiddet gördüğünü iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Zeyni Hanım İlköğretim Okulu'nda resim öğretmeni M.A. iddiaya göre; derste görültü yaptığı gerekçesiyle 4/C sınıfında okuyan 10 yaşındaki Y.A.'nın kulağını çekerek, tokat attı. Bir süre önce eşinden ayrılan üç çocuk annesi Cemile Öçmen, oğlunu İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdü. Hastaneden aldıkları adli darp raporunda küçük çocuğun sol yanağında yüzeysel kızarıklık, sol kulak kepçesinde kızarıklık, kulak arkasında bir santimetrelik çizgisel kızarıklık olduğu belirtildi. Cemile Öçmen, 8/B sınıfında okuyan kızı 15 yaşındaki M.A.'nın ise aynı öğretmen tarafından cezalandırılarak okul bahçesinde tüm sınıf arkadaşlarıyla birlikte yaklaşık 10 dakika tek ayak üzerinde beklettiğini öne sürdü. Anne Öçmen, “Ben çocuklarımı eğitime gönderiyorum, eve şiddet görmüş olarak geliyorlar. Hangi çağda yaşıyoruz. Çocuklarımı kime emanet edeceğim” diyerek tepki gösterdi. M.A'nın okulda diğer öğrencilere de şiddet uyguladığını iddia eden Öçmen, “Bu işin peşini bırakmayacağım” dedi. Savcılığa başvurarak şikayetçi oldu.
Çocuklarının her yıl başarı belgesi aldığını belirten Öçmen, kızı M.'nin beşinci sınıftayken okul birincisi olduğunu ve Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tuncağ'dan onur belgesi aldığını söyledi. Çocuklarının son 20 günde branş derslerine girmediğini dile getiren Öçmen “Kimsenin onları okuldan soğutmaya hakkı yok” dedi. Yaşadıkları olayları anlatan M. ve Y., okulda birçok arkadaşının şiddet gördüğünü ve öğretmenleri M.A.'dan korktukları için okula gitmek istemediklerini söyledi.

"Emek Gençliği" üyesi öğrenciler, Öğrenci Seçme Sınavı'nı (ÖSS) protesto ettiler

Yüksel Caddesi'nde, "Hayat 3 Saatlik Sınava Sığmaz", "ÖSS Kaldırılsın" yazılı dövizler taşıyan öğrenciler, ÖSS'yi protesto eden sloganlar attılar.

Daha sonra Eren Yılmaz, "Emek Gençliği" adına yaptığı açıklamada, ÖSS odaklı eğitim sisteminin öğrencileri sadece sınavlara kilitlediğini, bu nedenle gençlerin sorgulamayan, düşünmeyen bireyler olarak yetişmesine neden olduğunu belirtti.

Yılmaz, ayrıca üniversitelerin paralı hale getirilmek istendiğini, bunun dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitim şansını azaltacağını kaydetti.

Kars valisi merkeze bağlı köylerde yapılan hane ziyaretleri sonucunda 65 öğrencinin okula devam etmesi sağladı

2007–2008 eğitim-öğretim yılında yapılan ikna çalışmalarının başlamasıyla birlikte 26.12.2007–17.01.2008 tarihleri arasında merkeze bağlı köylerde yapılan hane ziyaretleri sonucunda 65 öğrencinin okula devam etmesi sağlandı.

Yapılan hane ziyaretleri sonucu okula devam etmeyen çocuklar ve aileleri ile tek tek görüşen Sayın Yeşim ERDEN, çocukları okula devam etmeleri için ikna ederken maddi durumu iyi olmayan ailelere yardım yapılması ve özürlü olanlara maaş bağlanabilmesi için gerekli işlemler konusunda yardımcı oluyor.

Çığırgan köyünde yapılan hane ziyaretlerinden birinde bir çocuğun sağlık problemi nedeniyle okula gidemediğini ve ailenin maddi durumunun iyi olmadığını öğrenen Sayın Yeşim ERDEN, çocuğun sağlık masraflarını üstlenerek tedavisinin yapılmasını da sağladı.

Çocuklarını okula göndermeyen ailelere bir çağrıda bulunan Valimiz Sayın Mehmet Ufuk ERDEN'in eşi Sayın Yeşim ERDEN, "Çocukları okula istiyoruz. Onlar hepimizin çocukları. Lütfen çocuklarımızı okula gönderelim. Aileler çocukları iş gücü olarak görüyorlar. Eğitim ve öğretimin çok fazla gerekliliğine inanmıyorlar. Ekonomik düzeyin yetersizliğinden yakınıyorlar. Çocuklarını okula göndermeyen ailelere, çocuklarının devletin imkânları ile okuyacaklarını açıklıyoruz. En önemlisi de çocuklarımız birbirlerinden olumsuz yönde etkileniyorlar. Biz bütün çocuklarımızın iyi birer eğitim alarak kendi ayakları üzerinde durabilen, iyi birer iş sahibi, kendine güvenen bireyler olmasını istiyoruz. Bizler çocuklarımızın eğitimleri için gerekli olan bütün çabayı göstereceğiz.”şeklinde konuştu.