Okulların açılmasına sayılı günler kala velileri alışveriş telaşı sardı.
Okul alışverişinin asıl yükü kırtasiyede. Satışların düşmesinden çekinen esnaf henüz ürünlere zam yapmadı ancak okulların açılmasıyla fiyatların yükseleceği belirtiliyor. Türk Eğitim-Sen, Ankara'da 'Okula ilk adımın maliyeti' adlı anket yaptırdı. Buna göre Anaokuluna başlayacak bir öğrencinin okul masrafı ortalama 394 TL iken bu oran 1.240 TL'yi de bulabiliyor. Liseye başlayacak bir öğrencinin velilere maliyeti ise 631 TL ile 2.178 TL arasında değişiyor. Çocuğun okul kaydını yaptıktan, önlük, üniforma aldıktan sonra sırada kırtasiye alışverişi geliyor. Genellikle markası ile verilen kırtasiye malzemelerini büyük mağazalarda bulabileceğiniz gibi bazılarını işportada da bulmanız mümkün. Kırtasiye ürünlerinin fiyatları bu yıl geçen yılla aynı kaldı. Satışların düşmesinden korkan esnaf zam da yapmadı. Ancak, mağaza sahipleri okullar açıldıktan sonra fiyatların artacağını söylüyor. Okul kırtasiyesini işportada 43 TL'ye mal edebileceğiniz gibi 145 TL'ye de mal edebilirsiniz. Mağazalarda ise en düşük kırtasiye paketini 65 TL'ye mal edebilirsiniz. Bu arada ailelerin ellerinde listelerle değil bizzat çocuklarıyla alışverişe çıkmaları öneriliyor.
7 Eylül 2009 Pazartesi
Okul Masrafları El Yakıyor
Gönderen
Adsız
zaman:
03:42
0
yorum
Etiketler: Anaokulu, lise, okul, Okul Alışverişi, Okul Masrafları
14 Mart 2009 Cumartesi
SBS'ye Girecek Öğrenciler'e!
Danıştay, Seviye Belirleme Sınavı'nda öğrencilerin puanlarında yüzde 5 etkili olan davranış puanının genel puana eklenemeyeceğine karar verdi..
Seviye Belirleme Sınavı'nda (SBS) puanlar ve sıralamalar alt üst oluyor. Yılsonu başarı puanları yanlış hesaplanan SBS'de şimdi de "davranış notu" sorunu ortaya çıktı. Danıştay, öğrencilerin toplam puanlarında yüzde 5 katkı sağlayan davranış puanının genel puana eklenemeyeceğine karar verdi. Danıştay 8'inci Dairesi, yaklaşık 2 milyon öğrenciyi yakından ilgilendiren bir karar verdi. SBS'de genel puan (sınıf puanı) belirlenirken, üç tür puan birbirine ekleniyordu. Öğrencinin sınavda aldığı puanın yüzde 70'i, o yılki okul başarısının yüzde 25'i ve son olarak da karnesindeki "davranış" hanesinde yer alan notların yüzde 5'i alınarak sonunda genel, yani sınıf puanı belirleniyordu. Milli Eğitim Bakanlığı da geçen yıl ilk kez yapılan SBS sonunda öğrencilere bu genel puanı duyurdu. Geçen yıl 7'nci sınıfta SBS'ye giren bir öğrenci, genel puana eklenen yüzde 5'lik başarı puanının dayanağı olan yönetmeliğin ve bu işlemin iptali için Danıştay'da dava açtı. Danıştay 8'inci Dairesi, öğrencinin açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kararda gelişimini tamamlamakta olan çocukların davranışlarından elde edilen puanın sınava etkili olmaması gerektiği belirtildi. PUANLAR YENIDEN HESAPLANACAK Danıştay'ın geçen yıl yapılan sınav sonuçlarını da etkileyecek kararı hemen hemen tüm öğrencilerin puanlarının yeniden hesaplanmasına neden olacak. Danıştay yürütmesini durdurduğu yüzde 5'lik açık, öğrencinin şimdiye kadar 25'i alınan okul başarısına veya sınavda aldığı yüzde 70'lik puandan karşılanacak. Okullarda davranış notlarının genelde yüksek verildiği göz önünde bulundurulduğunda öğrencilerin genel puanlarında düşüş olması bekleniyor. Bu durumda, puanlar yeniden hesaplanacağından geçen yıl yapılan sınavın sıralaması da baştan sona değişecek.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:50
0
yorum
Etiketler: Danıştay, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, okul, Öğrenci, SBS, Seviye Belirleme Sınavı
13 Mart 2009 Cuma
'Öğrencisinin Başını Sıraya Vurdu'
Bağcılar Şükrü Savaşeri İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi U.Y. (14), arkadaşı ile kavga ettiği sırada araya giren Sosyal Bilgiler Öğretmeni M.A.’nın, başını tutarak 3 kez sıraya vurduğunu iddia etti.
Sol gözü kapanan U.Y.'nin babası Şinasi Y., karakola giderek öğretmen M.A.'dan şikayetçi oldu. İddiaya göre, U.Y. ile sınıf arkadaşı önceki gün ders arasında kavga etti. Bu sırada sınıfa giden Sosyal Bilgiler Öğretmeni M.A. öğrencileri ayırdı. U.Y.'nin kafasını tutan öğretmen, 3 kez sıraya vurdu. U.Y. aldığı darbelerle kendinden geçerek yere yığıldı. Öğretmenler, sol gözü kapanan U.Y.'nin babası Şinasi Y.'yi okula çağırdı. Şinasi Y. oğlunu hastaneye götürdü. Şinasi Y., “Okuldan beni arayıp, 'Oğlunuz rahatsız. Doktora götürmeniz gerekiyor' dediler. Okula gittiğimde çocuğum kanlar içerisindeydi. Kavga ettiği arkadaşı da hastaneye geldi. 'Hoca kafasını masaya vurdu' dedi. Benim oğlum biraz hiperaktif. Şu anda da psikologdan yardım alıyor” diye konuştu.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:44
0
yorum
Etiketler: Bağcılar Şükrü Savaşeri İlköğretim Okulu, Karakol, okul, Okulda Kavga, Öğrenci, Öğretmen
26 Şubat 2009 Perşembe
Çöplük, Ekmek Kapısı Olursa...
Ağrı'nın Patnos İlçesi'nde çöplükten topladıkları demir, teneke, bakır, naylon ve pet şişeleri hurdacılara satarak geçimini sağlıyan çocukları en çok okula gidememek üzüyor.
Patnos ilçe merkezine 5 kilometre uzaklıktaki çöp alanına günün ilk ışıkları ile birlikte giden, yaşları 7 ile 14 arasında değişen onlarca çocuk, elleriyle karıştırdıkları çöplükten para edecek eşyaları topluyor. Okul yerine çöplüğe gidip, belediyenin döktüğü atıkları büyük bir titizlikle karıştıran çocuklar, bazen bulunan bir eşyaya sahip olmak için kavga da ediyor. Havanın kararmasıyla birlikte topladıklarını bir çuvala doldurarak hurdacıların yolunu tutan çocuklar kazandıkları 10- 15 lirayı ailelerine veriyor. Yaşayamadıkları çocukluklarının çöplükte geçtiğini söyleyen 13 yaşındaki Yunus Karateke, “Maddi durumumuz iyi olmadığı için okula gidemiyoruz. Günümüz birçok kişinin yakınından geçerken midesinin bulandığı çöplükte, geçiyor” dedi. Yeni bir kıyafet ve ayakkabıya hiç sahip olmadıklarını söyleyen 9 yaşındaki Mert Yavuz ise “Hepimizin en büyük hayali diğer çocuklar gibi okula gitmek. İş imkanlarının yok denecek kadar az olması nedeniyle babalarımız yazın batıdaki illere gidip inşaatlarda çalışıyor kışın da evde oturuyor. Ekmek kapımız olan çöplükte olmaktan utanç duymuyoruz. Tek üzüntümüz okula gidememek” diye konuştu.
23 Şubat 2009 Pazartesi
Başvurular Başlıyor...
Milli Eğitim Bakanlığı, uzun zamandır beklenen İlköğretim Müfettiş Yardımcılığı Sınavı duyurusunu yaptı.
-Yazılı sınav, 120 dakikalık süre içerisinde, tek oturum halinde, 27 Haziran 2009 tarihinde, Ankara, İstanbul ve İzmir'de yapılacak. -Milli Eğitim Bakanlığı, uzun zamandır beklenen İlköğretim Müfettiş Yardımcılığı sınavı duyurusunu yaptı. Başvurular 23 Şubat-2 Mart 2009 tarihleri arasında Bakanlığın www.meb.gov.tr adresinden yapılacak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzası “İlköğretim Müfettiş Yardımcılığı Yarışması” konulu genelge valiliklere gönderildi. Genelge ile uzun zamandır beklenen İlköğretim Müfettiş Yardımcılığı Sınavı'nın başvuruları alınmaya başladı. Genelgeye göre 16 ayrı alanda toplam 405 ilköğretim müfettiş yardımcısı alınacak ve en fazla sınıf öğretmenliği alanında alım yapılacak. -40 YAŞINI DOLDURAN MÜFETTİŞ YARDIMCISI OLAMAYACAK- İlköğretim Müfettiş Yardımcılığına başvuracak adayların en az dört yıl süreli yüksek öğrenim görenlerden olması gerekirken, resmi okul ve kurumlarda başvuru tarihinin son günü itibariyle en az sekiz yıl öğretmenlik yapmış olması, ikinci yedi yıllık hizmet süresinin en az dört yılını resmi okul ve kurumlarda öğretmen olarak, üç yılını ise Bakanlık merkez ya da taşra teşkilatı yöneticilik görevlerinde geçirmiş olması şartı aranıyor. Ayrıca başvuracak adayların 1 Ocak 2009 tarihi itibariyle 40 yaşını doldurmamış olması gerekiyor. -ATAMALAR 13 KASIM'DA- Genelgeye göre başvurular bakanlığın www.meb.gov.tr adresinde yayınlanan başvuru formu ile 23 Şubat-2 Mart tarihleri arasında yapılacak. 8 Haziran 2009 tarihinde sınavın yapılacağı bina ve salon listeleri açıklanacak, 27 Haziran'da ise yazılı sınav yapılacak. 30 Haziran'da sınav sonu ve cevapları bakanlık adresinde yayınlanacak. Yazılı sınav sonuçları ise 10 Ağustos 2009 tarihinde açıklanırken 24 Ağustos'ta ise sözlü sınava davet edilecek adaylar bakanlık adresinde yayınlanacak. Sözlü sınavlar ise 29 Eylül ile 27 Ekim 2009 tarihleri arasında yapılacak. İlköğretim müfettiş yardımcılarının ataması ise 13 Kasım 2009 tarihinde olacak. Başvuru yapacak adayların öncelikle Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü hesabına 40 TL yatırması gerekiyor.
Başvurular 23 Şubat-2 Mart 2009 tarihleri arasında Bakanlığın www.meb.gov.tr adresinden yapılacak.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:21
0
yorum
Etiketler: Eğitim, İlköğretim, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Müfettiş, okul, Öğretmen, Öğretnmenlik
20 Şubat 2009 Cuma
İSTEYENE STAJ İSTEYENE ÇALIŞMA FIRSATI
Useh Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile Staj veya Çalışmak İçin ABD'ye Gidebilme Şartlarını, Orada Kalabilme Olanaklarını ve Yeni Başlattıkları ABD'ye Öğretmen Gönderme Projesini Konuştuk.
USEH Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile staj veya çalışmak için ABD'ye gidebilme şartlarını, orada kalabilme olanaklarını ve yeni başlattıkları ABD'ye öğretmen gönderme projesini konuştuk.
- USEH ne zaman kuruldu?
1999 yılında kuruldu.
- Yurtdışı kariyer danışmanlığı gibi bir sektör nereden aklınıza geldi? Ben Bilkent Turizm Otelcilik mezunuyum. Okuldan sonra Amerikan Otelciler Birliği ve Başkent Üniversitesi'nde turizm otelcilik konusu üzerine eğitmenlik yapıyordum. O dönemde de öğrencilerin yurtdışına yoğun bir ilgisi vardı. Biz de Amerikan Otelciler Birliği ile bir proje geliştirip bu çocuklara yazın yurtdışında nasıl staj yaptırabilirz diye düşündük. O zaman bir arayışa girdik ve yurtdışında partner bir kurum bulup ilk olarak 1999 yılında 98 öğrenciyi ABD'ye uluslararası otel zincirlerine staja gönderdik.
Uluslararası Staj ve Eğitim Hizmetleri (USEH), 1999 yılında kurulmuş ve bugün itibariyle 17 ayrı ülkede temsilciliği olan yurtdışı kariyer danışmanlığı firması. Şimdiye kadar binlerce insanı ağırlıklı ABD'de olmak üzere staja ve çalışmaya gönderen şirket, şimdi yeni bir uygulama başlatıyor. Useh, artık ABD'ye Türkiye'den öğretmen de gönderecek...
Eren GÜLER YAZIYOR
USEH'in Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile hem yurtdışında nasıl çalışmaya gidilebildiğini, maaşları, şartları, orada kalabilme olanaklarını hem de öğretmenlerle ilgili yeni başlattıkları uygulamayı konuştuk...
Yurtdışında eğitim ve çalışma olanakları ile ilgilenenler birçok firmanın bir araya geldiği ve bugün başlayıp 22 Şubat'ta sona erecek olan Educatürk fuarını ziyaret edebilir. Fuar Lütfü Kırdar Rumeli Fuar alanında yapılıyor. - Sonra?
Sonra da Aralık 99'da USEH'i kurduk. Öncelikle ağırlıklı turizm otelcilik öğrencilerini yurtdışına staja ve çalışmaya gönderiyorduk ama diğer branşlarda da önemli bir talep olduğunu gördük. Sonuçta yurtdışı deneyimi Türkiye'de kariyer açısından önemli bir olay.
Önce ABD ile başladık, sonra Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya'da genç profesyoneller için hem staj hem de çalışma olanağı sunmaya başladık.
- Useh'in büyüklüğü nedir şu anda?
2001'de ABD'deki ofisi açtık. Asıl amacımız Türkiye'den gönderdiğimiz öğrencilere destek olmaktı. Ama ben 2003 itibariyle orada daha fazla kalmaya başladım. İşverenlerden gelen talep artmaya başlatınca biz de yayılmaya başladık. Şu anda 17 ayrı ülkede temsilciliğimiz var ve birçok ülkeden partnerlik talebi geliyor. Dünyanın birçok ülkesinden öğrencileri ve profesyonelleri çalışma, staj ve eğitim amaçlı olmak üzere birçok farklı ülkeye gönderiyoruz.
- Türkiye'de öğrenciler mi daha çok geliyor mezunlar mı?
Şimdiye kadar yurtdışına staja veya çalışmaya gönderdiklerimizin yüzde 60'ı yeni mezun, yüzde 40'ı da öğrenci.
- En çok hangi ülkeye gönderiyorsunuz?
En çok ABD'ye gönderiyoruz. Sonra Kanada ve Avustralya geliyor.
- Neden en çok ABD?
Çünkü genelde insanlar ABD'de çalışmanın burada kendilerine daha fazla avantaj sağladığını düşünüyorlar. Ayrıca management ve marketing gibi kavramların babaları hep ABD'de çıkmıştır diye düşünüldüğü için ilgi daha yüksek oluyor. Avrupa'da ücretsiz eğitim mümkün olduğu halde ABD daha fazla tercih ediliyor.
- Diyelim ki birisi size gelip ben yurtdışında çalışmak istiyorum veya yaz döneminde staj yapmak istiyorum dedi. Süreç nasıl işliyor?
Bize başvuranları biz önce mülakata alıp biz değerlendiriyoruz. Kabul edersek davet ediyoruz, ona çalışabileceği yerlerle ilgili alternatifleri sunuyoruz. O da kabul ederse evraklarını getirip teslim ediyor, sonra da 6-8 haftada yerleştirmeyi yapıyoruz.
Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası gönderebiliyoruz. Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası yurtdışına gönderebiliyoruz.
- Yurtdışında çalışabilmenin şartları nedir?
Eğer üniversite öğrencisi ise not ortalaması en azından 2 olacak. Ayrıca orta düzeyde İngilizcesi olacak. Bu ingilizce mülakatları da biz yapıyoruz zaten.
- Bu iş için size ne kadar ödüyorlar?
Yaz stajı programı 1200 dolar. Bunun içerisine kişinin işe yerleştirilmesi, oryantasyonu, vize evrağını hazırlanması, sağlık sigortası ve sürekli danışmanlık giriyor. Haricinde ise uçak bileti ve pasaport-vize masrafları var. Ama pasaport bu programlar dahilinde daha ucuza çıkarılabiliyor.
- Hepsini toplarsak?
Başlangıç masrafı ilk gittiklerindeki cep harçlığı da dahil olmak üzere 2 bin 500 dolar.
- Konaklama?
Yaz stajında gelecek olanların kalacağı yerler genelde işletmeye ait oluyor. Yoksa biz ayarlıyoruz.
- Peki ne kadar kazanabiliyorlar?
3-4 ay çalışıp aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Dolayısıyla bazı insanlar cebinde önemli bir para ile geri dönebiliyor. Ayrıca çalıştıkları süre boyunca ikinci iş de yapabiliyorlar.
- Ağırlıklı ne için gidiyorlar?
Bir kısım para için gidiyor. Gideyim, paramı biriktirip seneye tekrar gideyim diyor. Yurtdışındaki iş deneyimlerini artırmak istiyor. Çünkü orada kazanılan deneyimler çok önemli.
Bazıları da dilini geliştirmek için gidiyor. Sonuçta sadece bir dil programına gitmenin maliyeti yüksek. Bu şekilde çalşarak hem dillerini geliştirip hem de para kazanıp kendilerini finanse edebiliyorlar.
- Peki dünyada önemli bir kriz var. Bu durum ABD'deki işveren talebini olumsuz etkilemiyor mu?
Stajyerler aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Özellikle üretim sektöründe büyük sıkıntı var ama hizmet sektörü daha iyi. Biz bu krizden etkilenmedik şu anda. İşverenler çalışacak insanları talep etmeye devam ediyor. Katılacağımız Educaturk fuarına ABD'den birçok işveren gelecek mesela. Orada isteyenler işverenlerle karşılıklı konuşma fırsatı bulacaklar.
- Yaz stajı için son başvuru zamanı nedir?
Başvurular 1 Nisan'da bitecek. Çalışma ise 15 Haziran'da başlıyor.
- Staja değil de çalışmak için daha uzun süreli gitmek isteyenler?
Uzun dönem programlar için istedikleri her zaman başvurabilirler.
- Uzun programlarda ne kadar kazanılıyor?
1800-2700 dolar arası bir gelirleri oluyor.
- Orada başvuru ücreti nedir?
" İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. Başvuru sırasında maliyet staja göre daha yüksek çünkü kalma süresi uzun. 12 aylık program 2900 dolar artı ulaşım masrafı mesela. Ama biz bunun karşılığında onlara 12 ay süreyle çalışma olanağı sağlıyoruz.
- Yurtdışına gidenlerde en büyük problem ne oluyor?
Çok ciddi bir sorun yok ama adaptasyon süresi çok önemli. Onu da aşabilmek oryantasyonda gerçek resmi aktarmak gerekiyor. İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. ABD bir Hollywood değil. Orada bazı şehirler var ki, çocuk İstanbul'dan geldiyse büyük hayal kırıklığına uğruyor. 'Ben böyle olduğunu zannetmemiştim, nerede büyük binalar?' diyor. Veya sosyal hayat bazı yerlerde çok zayıf. Küçük şehirlerde iki üç tane küçük pub oluyor, o kadar.
Bir ABD'de iş disiplini biraz daha farklı. Stajyerlere Türkiye'de biraz daha müsamaha gösterilir ama orada öyle bir şey yok. Başlangıç saati 8.00 ise siz de 7.50'de orada olacaksınız. Stajyersiniz diye kimse sizi tolere etmez. İki uyarıdan sonra sözleşmeyi feshediyorlar.
- İngilizce konusunda?
Evet, bazen dil konusunda da problem çıkabiliyor. Burada ne kadar İngilizce okusanız da ne kadar İngilizce bilseniz de ilk gittiğinizde aksanlar konusunda zorluk yaşanabiliyor. Bazen bir hamburger bile sipariş edemeyebiliyorlar. O nedenle ilk etapta bulundukları işletmede problemler yaşayabiliyorlar.
- Siz orta İngilizce yeter dediniz ama bu iş hayatında nasıl yeterli olabiliyor?
Öğretmenler yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. " Pozisyona göre... Biz sizi ingilizce mülakata alıp iki gün sonra seviye sonucunu gönderiyoruz. 'Bu seviyeye göre size şu şu iş fırsatlarını sunabiliriz' diyoruz.
Mesela bazen birisi geliyor, ben resepsiyonda çalışacağım diyor. Ama siz İngilizcesine bakıyorsunuz, o departman için yeterli değil. Biz de o zaman kişinin İngilizcesine göre otelin başka bölümleri için yönlendirme yapıyoruz. Biz açık açık bunu söylüyoruz ve baştan konuşuyoruz. Çünkü gittiken sonra bir pozisyon değişikliği yapılması bizim başarısızlığımızdır.
- Çalışmak için gidenler orada kalabiliyor mu?
Evet kalabilirsiniz, ama bu A seçeneği. Sürekli kalabilmeniz için işletmenin sizi beğenmesi, sizin için çalışma vizesine sponsor olması gerekir. Bu durumda 7 seneye kadar kalabilirsiniz, sonra işletme green card'a sponsor olursa istediğiniz kadar kalabiliyorsunuz.
- Vatandaş mı oluyorlar yani?
Yok hayır, oturma ve çalışma hakkı kazanıyorlar. Burada önemli olan çalışanın çok başarılı olması ve çalıştığı şirkete katma değer sağlaması.
- Sizden gidenlerden ne kadarı kaldı mesela?
Bizim stajyerlerimizden yüzde 40'ı başarılı olup orada kalma hakkı kazandılar. Oralarda da giderek yükseldiler ve şimdi bizden stajyer alıyorlar.
- Yurtdışına öğretmen götürme işi nereden çıktı?
Öğretmenler eşi ve çocukları ile gidebiliyor. Birçok bölümden çocuklar yurtdışına gidip çalışmak istiyor ama bazıları için pozisyon yok. Bunlardan biri de öğretmenlerdi. Çok başvuruyorlardı ama pozisyon yok. Ben daha sonra bir araştırmaya girdim ve öğrendik ki ABD hükümeti öğretmenler konusunda büyük bir açık bekliyor. Yakın zamanda 2 milyon öğretmen açığı olacak.
Bu nedenle yurtdışından öğretmen alma imkanı getirdiler. Bunu belirli organlar yapabiliyor. Biz önce özel bir kurumla çalışmayı düşündük fakat daha sonra bir devlet organizasyonunun bunu sağladığını keşfettik. AIPT adındaki bu kurum, ABD'de öğretmenlere 1-3 yıl arası çalışma fırsatı sağlıyor. Biz de onlarla çalışıyoruz.
- Başvuracak öğretmenlerde hangi şartları arıyorsunuz?
Öncelikle Toefl sınavından 530 alması ve üç yıl tecrübeli olması gerek. Ama öğrenciyken yaptığı stajlar da tecrübe olarak kabul ediliyor. Mesela 3 ve 4'ncü sınıflarda staj yapmış olsun, mezun olduktan sonra da 1 yıl çalışsın yeterli.
- Sonra?
Uygun şartlarla gelenlere biz de İngilizce pratik mülakatı yapacağız ve yeterli görülürse onay vereceğiz. Sonra evraklarını bize teslim ettiğinde 6 hafta içinde yerleştirme yapılacak. Sözleşmesi gelecek ve orada tüm şartlar orada yazıyor olacak.
- Toefl'dan 530 alana siz niye bir daha sınav yapıyorsunuz?
Çünkü bazen Toefl'dan 600 alan öğrenci oluyor ama bir bakıyorsunuz konuşamıyor. Akademiği iyi ama pratiği yok. Ee bu işte de pratik biraz önemli.
- Geçemezse?
İki ay sonra yeni bir mülakat şansı tanıyoruz.
- Maaş ne olacak?
Yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. Okula göre değişiyor.
- Nerede kalacaklar?
Bazı okulların anlaştığı apart siteler olacak, oralarda kalabilecekler. Ya da kendisi bir yer seçecek. Konaklama bedeli gidenlere ait olacak.
- Size ne ödüyorlar?
Süreye göre değişiyor. 12 ay için 3850 dolar, 24 ay için 4950 dolar, 36 ay için de 5950 dolar.
- Hangi branşlarda öğretmen göndereceksiniz?
Matematik, fizik, kimya, biyoloji öğretmenleri ve özel ihtiyaçlı, engelli öğrencilerin eğitiminde uzmanlaşmış kişiler...
- ABD'nin hangi bölgelerine göndereceksiniz?
Tüm ABD geneline göndereceğiz. Zaten kişi bölge tercihini belirtebiliyor bize. Ama eğer şehirle ilgili bir kıstasınız varsa bu sizin işe giriş sürenizi uzatır. Seçenekleri açık tutarsanız daha hızlı yerleşebilirsiniz.
- Önerdiğiniz okulu beğenmeme şansları var mı?
Şöyle oluyor, kişiye mülakata girmeden okulu gösteriyoruz ve inceleme fırsatı veriyoruz. Eğer kabul ederse ve mülakattan geçerse gitmek zorunda. Çünkü bu iş çocuk oyuncağı değil. Ama okulu veya bölgeyi beğenmeyip mülakata girmeme hakkı da var. O zaman başka seçenek bakıyoruz.
- Kaç öğretmen kontenjanı var?
Şu anda sınırsız.
- Sizin hedefiniz nedir?
İlk yıl için en az 300 öğretmeni yerleştirmeyi hedefliyoruz.
- Belirli bir yaş sınır var mı?
O konuda ABD çok esnek. 40 yaşına gelmemiş olan herkes başvurabilir.
Bu arada şöyle bir durum da var, öğretmenler eşli ve çocuklu gidebiliyor. Eşi ve çocuklarının da işlemlerini yapabiliyoruz. Sadece bu programa ait bir özellik bu. Alacağımız C2 vizesi ile öğretmenin eşi de ABD'de çalışabiliyor olacak.Ben Bilkent Turizm Otelcilik mezunuyum. Okuldan sonra Amerikan Otelciler Birliği ve Başkent Üniversitesi'nde turizm otelcilik konusu üzerine eğitmenlik yapıyordum. O dönemde de öğrencilerin yurtdışına yoğun bir ilgisi vardı. Biz de Amerikan Otelciler Birliği ile bir proje geliştirip bu çocuklara yazın yurtdışında nasıl staj yaptırabilirz diye düşündük. O zaman bir arayışa girdik ve yurtdışında partner bir kurum bulup ilk olarak 1999 yılında 98 öğrenciyi ABD'ye uluslararası otel zincirlerine staja gönderdik.
Uluslararası Staj ve Eğitim Hizmetleri (USEH), 1999 yılında kurulmuş ve bugün itibariyle 17 ayrı ülkede temsilciliği olan yurtdışı kariyer danışmanlığı firması. Şimdiye kadar binlerce insanı ağırlıklı ABD'de olmak üzere staja ve çalışmaya gönderen şirket, şimdi yeni bir uygulama başlatıyor. Useh, artık ABD'ye Türkiye'den öğretmen de gönderecek...
Eren GÜLER YAZIYOR
USEH'in Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile hem yurtdışında nasıl çalışmaya gidilebildiğini, maaşları, şartları, orada kalabilme olanaklarını hem de öğretmenlerle ilgili yeni başlattıkları uygulamayı konuştuk...
Yurtdışında eğitim ve çalışma olanakları ile ilgilenenler birçok firmanın bir araya geldiği ve bugün başlayıp 22 Şubat'ta sona erecek olan Educatürk fuarını ziyaret edebilir. Fuar Lütfü Kırdar Rumeli Fuar alanında yapılıyor. - Sonra?
Sonra da Aralık 99'da USEH'i kurduk. Öncelikle ağırlıklı turizm otelcilik öğrencilerini yurtdışına staja ve çalışmaya gönderiyorduk ama diğer branşlarda da önemli bir talep olduğunu gördük. Sonuçta yurtdışı deneyimi Türkiye'de kariyer açısından önemli bir olay.
Önce ABD ile başladık, sonra Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya'da genç profesyoneller için hem staj hem de çalışma olanağı sunmaya başladık.
- Useh'in büyüklüğü nedir şu anda?
2001'de ABD'deki ofisi açtık. Asıl amacımız Türkiye'den gönderdiğimiz öğrencilere destek olmaktı. Ama ben 2003 itibariyle orada daha fazla kalmaya başladım. İşverenlerden gelen talep artmaya başlatınca biz de yayılmaya başladık. Şu anda 17 ayrı ülkede temsilciliğimiz var ve birçok ülkeden partnerlik talebi geliyor. Dünyanın birçok ülkesinden öğrencileri ve profesyonelleri çalışma, staj ve eğitim amaçlı olmak üzere birçok farklı ülkeye gönderiyoruz.
- Türkiye'de öğrenciler mi daha çok geliyor mezunlar mı?
Şimdiye kadar yurtdışına staja veya çalışmaya gönderdiklerimizin yüzde 60'ı yeni mezun, yüzde 40'ı da öğrenci.
- En çok hangi ülkeye gönderiyorsunuz?
En çok ABD'ye gönderiyoruz. Sonra Kanada ve Avustralya geliyor.
- Neden en çok ABD?
Çünkü genelde insanlar ABD'de çalışmanın burada kendilerine daha fazla avantaj sağladığını düşünüyorlar. Ayrıca management ve marketing gibi kavramların babaları hep ABD'de çıkmıştır diye düşünüldüğü için ilgi daha yüksek oluyor. Avrupa'da ücretsiz eğitim mümkün olduğu halde ABD daha fazla tercih ediliyor.
- Diyelim ki birisi size gelip ben yurtdışında çalışmak istiyorum veya yaz döneminde staj yapmak istiyorum dedi. Süreç nasıl işliyor?
Bize başvuranları biz önce mülakata alıp biz değerlendiriyoruz. Kabul edersek davet ediyoruz, ona çalışabileceği yerlerle ilgili alternatifleri sunuyoruz. O da kabul ederse evraklarını getirip teslim ediyor, sonra da 6-8 haftada yerleştirmeyi yapıyoruz.
Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası gönderebiliyoruz. Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası yurtdışına gönderebiliyoruz.
- Yurtdışında çalışabilmenin şartları nedir?
Eğer üniversite öğrencisi ise not ortalaması en azından 2 olacak. Ayrıca orta düzeyde İngilizcesi olacak. Bu ingilizce mülakatları da biz yapıyoruz zaten.
- Bu iş için size ne kadar ödüyorlar?
Yaz stajı programı 1200 dolar. Bunun içerisine kişinin işe yerleştirilmesi, oryantasyonu, vize evrağını hazırlanması, sağlık sigortası ve sürekli danışmanlık giriyor. Haricinde ise uçak bileti ve pasaport-vize masrafları var. Ama pasaport bu programlar dahilinde daha ucuza çıkarılabiliyor.
- Hepsini toplarsak?
Başlangıç masrafı ilk gittiklerindeki cep harçlığı da dahil olmak üzere 2 bin 500 dolar.
- Konaklama?
Yaz stajında gelecek olanların kalacağı yerler genelde işletmeye ait oluyor. Yoksa biz ayarlıyoruz.
- Peki ne kadar kazanabiliyorlar?
3-4 ay çalışıp aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Dolayısıyla bazı insanlar cebinde önemli bir para ile geri dönebiliyor. Ayrıca çalıştıkları süre boyunca ikinci iş de yapabiliyorlar.
- Ağırlıklı ne için gidiyorlar?
Bir kısım para için gidiyor. Gideyim, paramı biriktirip seneye tekrar gideyim diyor. Yurtdışındaki iş deneyimlerini artırmak istiyor. Çünkü orada kazanılan deneyimler çok önemli.
Bazıları da dilini geliştirmek için gidiyor. Sonuçta sadece bir dil programına gitmenin maliyeti yüksek. Bu şekilde çalşarak hem dillerini geliştirip hem de para kazanıp kendilerini finanse edebiliyorlar.
- Peki dünyada önemli bir kriz var. Bu durum ABD'deki işveren talebini olumsuz etkilemiyor mu?
Stajyerler aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Özellikle üretim sektöründe büyük sıkıntı var ama hizmet sektörü daha iyi. Biz bu krizden etkilenmedik şu anda. İşverenler çalışacak insanları talep etmeye devam ediyor. Katılacağımız Educaturk fuarına ABD'den birçok işveren gelecek mesela. Orada isteyenler işverenlerle karşılıklı konuşma fırsatı bulacaklar.
- Yaz stajı için son başvuru zamanı nedir?
Başvurular 1 Nisan'da bitecek. Çalışma ise 15 Haziran'da başlıyor.
- Staja değil de çalışmak için daha uzun süreli gitmek isteyenler?
Uzun dönem programlar için istedikleri her zaman başvurabilirler.
- Uzun programlarda ne kadar kazanılıyor?
1800-2700 dolar arası bir gelirleri oluyor.
- Orada başvuru ücreti nedir?
" İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. Başvuru sırasında maliyet staja göre daha yüksek çünkü kalma süresi uzun. 12 aylık program 2900 dolar artı ulaşım masrafı mesela. Ama biz bunun karşılığında onlara 12 ay süreyle çalışma olanağı sağlıyoruz.
- Yurtdışına gidenlerde en büyük problem ne oluyor?
Çok ciddi bir sorun yok ama adaptasyon süresi çok önemli. Onu da aşabilmek oryantasyonda gerçek resmi aktarmak gerekiyor. İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. ABD bir Hollywood değil. Orada bazı şehirler var ki, çocuk İstanbul'dan geldiyse büyük hayal kırıklığına uğruyor. 'Ben böyle olduğunu zannetmemiştim, nerede büyük binalar?' diyor. Veya sosyal hayat bazı yerlerde çok zayıf. Küçük şehirlerde iki üç tane küçük pub oluyor, o kadar.
Bir ABD'de iş disiplini biraz daha farklı. Stajyerlere Türkiye'de biraz daha müsamaha gösterilir ama orada öyle bir şey yok. Başlangıç saati 8.00 ise siz de 7.50'de orada olacaksınız. Stajyersiniz diye kimse sizi tolere etmez. İki uyarıdan sonra sözleşmeyi feshediyorlar.
- İngilizce konusunda?
Evet, bazen dil konusunda da problem çıkabiliyor. Burada ne kadar İngilizce okusanız da ne kadar İngilizce bilseniz de ilk gittiğinizde aksanlar konusunda zorluk yaşanabiliyor. Bazen bir hamburger bile sipariş edemeyebiliyorlar. O nedenle ilk etapta bulundukları işletmede problemler yaşayabiliyorlar.
- Siz orta İngilizce yeter dediniz ama bu iş hayatında nasıl yeterli olabiliyor?
Öğretmenler yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. " Pozisyona göre... Biz sizi ingilizce mülakata alıp iki gün sonra seviye sonucunu gönderiyoruz. 'Bu seviyeye göre size şu şu iş fırsatlarını sunabiliriz' diyoruz.
Mesela bazen birisi geliyor, ben resepsiyonda çalışacağım diyor. Ama siz İngilizcesine bakıyorsunuz, o departman için yeterli değil. Biz de o zaman kişinin İngilizcesine göre otelin başka bölümleri için yönlendirme yapıyoruz. Biz açık açık bunu söylüyoruz ve baştan konuşuyoruz. Çünkü gittiken sonra bir pozisyon değişikliği yapılması bizim başarısızlığımızdır.
- Çalışmak için gidenler orada kalabiliyor mu?
Evet kalabilirsiniz, ama bu A seçeneği. Sürekli kalabilmeniz için işletmenin sizi beğenmesi, sizin için çalışma vizesine sponsor olması gerekir. Bu durumda 7 seneye kadar kalabilirsiniz, sonra işletme green card'a sponsor olursa istediğiniz kadar kalabiliyorsunuz.
- Vatandaş mı oluyorlar yani?
Yok hayır, oturma ve çalışma hakkı kazanıyorlar. Burada önemli olan çalışanın çok başarılı olması ve çalıştığı şirkete katma değer sağlaması.
- Sizden gidenlerden ne kadarı kaldı mesela?
Bizim stajyerlerimizden yüzde 40'ı başarılı olup orada kalma hakkı kazandılar. Oralarda da giderek yükseldiler ve şimdi bizden stajyer alıyorlar.
- Yurtdışına öğretmen götürme işi nereden çıktı?
Öğretmenler eşi ve çocukları ile gidebiliyor. Birçok bölümden çocuklar yurtdışına gidip çalışmak istiyor ama bazıları için pozisyon yok. Bunlardan biri de öğretmenlerdi. Çok başvuruyorlardı ama pozisyon yok. Ben daha sonra bir araştırmaya girdim ve öğrendik ki ABD hükümeti öğretmenler konusunda büyük bir açık bekliyor. Yakın zamanda 2 milyon öğretmen açığı olacak.
Bu nedenle yurtdışından öğretmen alma imkanı getirdiler. Bunu belirli organlar yapabiliyor. Biz önce özel bir kurumla çalışmayı düşündük fakat daha sonra bir devlet organizasyonunun bunu sağladığını keşfettik. AIPT adındaki bu kurum, ABD'de öğretmenlere 1-3 yıl arası çalışma fırsatı sağlıyor. Biz de onlarla çalışıyoruz.
- Başvuracak öğretmenlerde hangi şartları arıyorsunuz?
Öncelikle Toefl sınavından 530 alması ve üç yıl tecrübeli olması gerek. Ama öğrenciyken yaptığı stajlar da tecrübe olarak kabul ediliyor. Mesela 3 ve 4'ncü sınıflarda staj yapmış olsun, mezun olduktan sonra da 1 yıl çalışsın yeterli.
- Sonra?
Uygun şartlarla gelenlere biz de İngilizce pratik mülakatı yapacağız ve yeterli görülürse onay vereceğiz. Sonra evraklarını bize teslim ettiğinde 6 hafta içinde yerleştirme yapılacak. Sözleşmesi gelecek ve orada tüm şartlar orada yazıyor olacak.
- Toefl'dan 530 alana siz niye bir daha sınav yapıyorsunuz?
Çünkü bazen Toefl'dan 600 alan öğrenci oluyor ama bir bakıyorsunuz konuşamıyor. Akademiği iyi ama pratiği yok. Ee bu işte de pratik biraz önemli.
- Geçemezse?
İki ay sonra yeni bir mülakat şansı tanıyoruz.
- Maaş ne olacak?
Yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. Okula göre değişiyor.
- Nerede kalacaklar?
Bazı okulların anlaştığı apart siteler olacak, oralarda kalabilecekler. Ya da kendisi bir yer seçecek. Konaklama bedeli gidenlere ait olacak.
- Size ne ödüyorlar?
Süreye göre değişiyor. 12 ay için 3850 dolar, 24 ay için 4950 dolar, 36 ay için de 5950 dolar.
- Hangi branşlarda öğretmen göndereceksiniz?
Matematik, fizik, kimya, biyoloji öğretmenleri ve özel ihtiyaçlı, engelli öğrencilerin eğitiminde uzmanlaşmış kişiler...
- ABD'nin hangi bölgelerine göndereceksiniz?
Tüm ABD geneline göndereceğiz. Zaten kişi bölge tercihini belirtebiliyor bize. Ama eğer şehirle ilgili bir kıstasınız varsa bu sizin işe giriş sürenizi uzatır. Seçenekleri açık tutarsanız daha hızlı yerleşebilirsiniz.
- Önerdiğiniz okulu beğenmeme şansları var mı?
Şöyle oluyor, kişiye mülakata girmeden okulu gösteriyoruz ve inceleme fırsatı veriyoruz. Eğer kabul ederse ve mülakattan geçerse gitmek zorunda. Çünkü bu iş çocuk oyuncağı değil. Ama okulu veya bölgeyi beğenmeyip mülakata girmeme hakkı da var. O zaman başka seçenek bakıyoruz.
- Kaç öğretmen kontenjanı var?
Şu anda sınırsız.
- Sizin hedefiniz nedir?
İlk yıl için en az 300 öğretmeni yerleştirmeyi hedefliyoruz.
- Belirli bir yaş sınır var mı?
O konuda ABD çok esnek. 40 yaşına gelmemiş olan herkes başvurabilir.
Bu arada şöyle bir durum da var, öğretmenler eşli ve çocuklu gidebiliyor. Eşi ve çocuklarının da işlemlerini yapabiliyoruz. Sadece bu programa ait bir özellik bu. Alacağımız C2 vizesi ile öğretmenin eşi de ABD'de çalışabiliyor olacak.
19 Şubat 2009 Perşembe
ÜNLÜLERİN OKULUNDA ARTIK TENEFFÜS VE DERS ZİLİ ÇALMIYOR
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Bir Yıl Önce Okullarda Gürültü Kirliğinin Önüne Geçmek İçin Zillerin 5 Saniyeden Fazla Çalmaması Genelgesi, Hatay'ın İskenderun İlçesindeki Bir Okulda Hayata Geçirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir yıl önce okullarda gürültü kirliğinin önüne geçmek için zillerin 5 saniyeden fazla çalmaması genelgesi, Hatay'ın İskenderun ilçesindeki bir okulda hayata geçirildi. Bakanlık, okulların bulunduğu mahalle sakinlerinin zil sesinden rahatsız olması nedeniyle hazırladığı gürültü kirliliği genelgesinde zil sesinin 5 saniyeden fazla çalınmamasını istemişti. Buradan hareketle İskenderun'daki 70 yıllık tarihi geçmişi bulunan ve roman ve hikâye yazarı edebiyatçı Ayla Kutlu'nun da mezun olduğu Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda teneffüs ve ders zili çalmıyor artık. window.google_render_ad();Çukurova Üniversitesi'nde bir dekanın da mezun olduğu Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda öğrenciler teneffüslere çıkışlarda ve derslere girişler de zil sesinin iptal edilmesiyle okul ve sınıf başkanlarının uyarıları ile zil saatlerine uyuyor. Öğretmenler biraz bu uygulamadan rahatsız olurken öğrenciler ise kantin önlerinde teneffüslerinde gecikmelerden dert yanıyor. Yaklaşık 2 bin öğrencisi bulunan İskenderun Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda 10 gündür ziller hiç çalmıyor. Okul Müdürü Turgay Çelikezen, zil sesinin susturulması konusunu 2008-2009 yılı eğitim öğretim sezonun başında öğretmenler toplantısında gündeme getirmiş. Ancak öğretmenler bu uygulamaya karşı çıkmış. İkinci dönem başlayınca yeniden gündeme alan Okul Müdürü Çelikezen, 10 gün önce öğrencilerine sorumluluk bilincini aşılamak için teneffüslerde ve derslere girişlerinde okul zilinin çalınmaması kararını hayata geçirdi. İlk etapta yine öğretmenlerinden tepki aldı. Ancak her geçen uygulamaya öğrencilerin ve öğretmenlerin uyması Çelikezen'i mutlu etti. TENEFFÜS VE DERSLERE GİRİŞ SAATİNE EN ÇOK KIZLAR UYUYOR 8 yıldır Namık Kemal İlköğretim Okulu Müdürü olan Çelikezen, "Şimdi derslere geç kalan öğretmenleri de öğrencilerimiz uyarıyor. Tenefüs saati gelince de her sınıfın başkanı öğretmenine hatırlatıyor. Bu, öğrencilerimizin zamanı kullanma ve sorumluluk bilincini de artırdı. Velilerde uygulamadan memnun. Bazen kantin sırasında geç kalan öğrenciler oluyor ama her geçen gün uyumları artıyor. Uygulamada en titiz davranan kız öğrenciler oluyor.Bizim hayata geçirdiğimiz bu uygulamanın Türkiye'nin başka bir ilinde var mı bilmiyorum. Ama hiç duymadım karşılaşmadım." dedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
09:15
0
yorum
Etiketler: Ders, Devlet Okulları, okul, Okul Müdürü, Öğrenci, Teneffüs
Liseli Gençler Birbirine Girdi!
Niğde'de, lise öğrencisi bir genç, kavga ettiği sınıf arkadaşını bıçaklayarak ağır yaraladı.
11. sınıf öğrencileri A.E. ve Ö.K, okulda bilinmeyen bir nedenle tartıştı. Okul çıkışında konuşmak için tren garına giden iki gencin buradaki tartışması kavgaya dönüştü. A.E, kavga sırasında yanında taşıdığı bıçak ile Ö.K'yi göğsünden yaraladı. Ağır yaralanan Ö.K, Niğde Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Yetkililer, A.E'nin yakalandığını, olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğünü belirtti.
18 Şubat 2009 Çarşamba
İtalya'da Din Dersi Skandalı!
İtalya'nın Milano kentinde anaokullarından, liseye kadar tüm okullarda din dersi zorunlu oldu. Farklı dinden olan ailelere de "çocuklarınızı derslere gönderin" mesajı verilmesi, ülkede tartışmalara yol açtı..
Dinin ülkedeki etkisi, siyasetle bağlantısı sık sık tartışmalara konu olan İtalya, benzer bir skandalla çalkalanıyor... Ülkenin modayla adını dünyaya duyuran kenti Milano'da belediye, ilköğretimde din dersi eğitimi vermek üzere 46 kişiyi işe aldı. Bu kararla ülkede ciddi bir tartışma patlak verdi. Hem din eğitiminin anaokullarına kadar inmesi, o 46 öğretmenin hiçbir sınava tabi tutulmadan, sırf Vatikan önerdiği için işe alınması sert tepki çekti. UYUM İÇİN Ülkenin en büyük sendikalarından Cgil, mali kriz nedeniyle yıllardır ilkokullara öğretmen alınmamasına karşın ani bir kararla "46 din öğretmeninin sınavsız alınmasını" eleştirdi. Belediyeyle bu hamleyi organize eden Milano Piskoposluğu ise Katolikler dışındaki öğrencilere "Katolik din eğitimi almalarını" tavsiye eden mektuplar hazırladı. Topluma daha iyi uyum sağlamaları için din derslerine katılmalarını önerdi. 'BİZİ DAHA İYİ ANLARSIN' Mektupta "İtalya'da belki de kendini rahat hissetmiyorsun; insanları, dilimizi ve yaşam biçimimizi tanımıyorsun. Bizim tarihimiz 2 bin yıllık Katolik Hıristiyan tarihinin etkisinde kaldı" ifadesi kullanıldı. "Kilisenin tarihi ve düşüncesini" öğrenmenin kendisine yardımcı olacağı, istiyorsa derslere katılabileceği ve Hıristiyanlığa geçmek zorunda olmadığı da belirtildi. Bu kurs sayesinde kendi dinini de daha iyi anlayacağı, ırkçılık ve hoşgörüsüzlük gibi problemleri daha iyi göğüsleyeceği de vurgulandı. Milano Belediyesi'nin, Vatikan'ın bölge piskoposluğu ile imzaladığı anlaşmaya göre 175 ilkokulda din eğitimi zorunlu olarak verilecek.
17 Şubat 2009 Salı
Öğrenciler Dikkat!...
Okul-kreş gibi toplu ortamlarda çocukların hasta olma riski çok fazla artıyor. Özellikle bazı hastalıklar var ki çok dikkat etmek gerekiyor...
Kış aylarında soğuğa bağlı direnç düşmesi sonucu hastalık sayısı özellikle okul- kreş gibi toplu ortamlarda artmaktadır. Virüs ve bakteriler damlacık enfeksiyonu şeklinde çocuktan çocuğa bulaşır. Bu damlacıklar saatlerce havada asılı eşyaların üzerinde aktif olarak kalabilmektedirler ve bu eşyaları ele alan, ağzına götüren çocuk enfeksiyona yakalanır. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Keyhan Fidan, kış aylarında çocuklarda en sık görülen enfeksiyonlar ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler veriyor. Pnomoni ( Zatürre) Akciğerde bulunan hava keseciklerinin iltihabı olduğundan oksijen alışverişi etkilenebilir ve O2 düşer, bu yüzden hastanın genel durumu daha kolay bozulur. Kronik hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve yaşlılarda bu hastalık daha ağır seyreder. Virüsler ve bakteriler hastalığa sebep olabilir. Ateş 39 seyreder, öksürük ve balgam en önemli bulgularıdır. Bronşit: Büyük havayollarının iltihabıdır. Akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Akut bronşitte etken sıklıkla virüslerdir. Ayrıca bakteriyel enfeksiyonlar, pasif sigara içiciliği ve mide içeriğinin akciğerlere kaçması denilen reflü de akut bronşite neden olabilir. Esas yakınma öksürük ve balgamlı kusmadır. Tedavide bol sıvı alınması, istirahat ve sigara dumanından uzak durmak gerekir. Bakteriyel enfeksiyonlarda ise antibiyotik başlanabilir. Kronik bronşit yakınmaları 4 haftadan uzun sürmesi halinde düşünülür. Ancak bu durumda mutlaka altta yatan bir hastalık vardır. Bu genellikle astımdır. Ayrıca tüberküloz, kistik fibrozis, yabancı cisim ve bağışıklık yetersizliği gibi başka hastalıklar aramak gerekir. Tanıda bu hastalıklara yönelik tanı testleri kullanılır. Tedavide ise saptanan hastalığa uygun ilaçları kullanmak gerekir. Bronşiyolit: Solunum yollarının en küçük dalları olan bronşiyollerin (bronşçuk) enfeksiyon nedeni ile daralması sonucu oluşur. Akut bronşiyolit; erken yaşamda üst solunum yolu bulguları sonrası gelişen hışıltı ile giden hastalık olarak tanımlanabilir. Bronşiyolit ülkemizde kış aylarında epidemilere yol açar. Daha çok bir yaşın altında olmak üzere kalabalık ortamda yaşayan, sigara dumanına maruz kalan ve anne sütü almayan bebeklerde daha sık görülür. Sıklıkla viral etkenler bazen bakteriyel enfeksiyonlar da bronşiyolite yol açar. İlk bulgular burun akıntısı, öksürük ve hafif ateş gibi üst solunum yolu infeksiyonu şeklindedir. Bir-iki gün içerisinde bunu solunum sayısında artış, göğüste çekilmeler ve hışıltılı solunum izler. Huzursuzluk, beslenme güçlüğü ve kusma gözlenebilir. Fizik muayenede solunum sayısı artmıştır, taşikardi vardır. Vücut ısısı normal olabileceği gibi yüksek ateş de görülebilir. Konjünktivit, otit ve farenjit de bazı hastalarda eşlik edebilir. Morarma ve nefes durması görülebilir. Karaciğer büyüyebilir, bu bulgu akciğerlerdeki aşırı havalanmaya bağlı olabilir. Radyolojik olarak her iki akciğerde havalanma fazlalığı gelişebilir. Klinik ve radyolojik olarak akut bronşiyolit düşünülen hastalarda etkenin gösterilmesi için başka incelemeler yapılması rutinde önerilmez. Gastrointestinal Sistem İnfeksiyonları: - Gastroenterit: Bulantı, kusma, ishal ve karında rahatsızlık oluşur. - İshal-diyare: Sulu ishal ve elektrolit kaybı vardır. - Dizanteri: Karın ağrısı, kramp,kanlı mukuslu ishal olabilir. - Rotavirus: Eylül - Nisan ayları arasında çocuk ve yaşlılarda görülür. Ateş, kusma, bulantı ve sıvı kaybı vardır. Başlama süresi 2 - 4 gün, diyare uzarsa dehidratasyon ile hastaneye yatış olabilir. Rotavirüs çok bulaşıcıdır. Mikrop bulaşmış su veya gıdayla, mikrobu taşıyan eller yoluyla vücuda alınır. Yuva gibi kalabalık ortamlarda, özellikle çocuklar tuvaletten sonra ve yemekten önce ellerini yıkamayı unuttuklarında kolayca yayılır. O kadar bulaşıcıdır ki, genel hijyen koşulları ne kadar iyi de olsa, hemen her çocuk 5 yaşını doldurmadan rotavirüs ishali geçirmiş olmaktadır. Ülkemiz gibi ılıman iklim kuşağındaki ülkelerde, kış aylarında görülür. Özellikle 2 yaş altı küçük çocuklar etkilenir. Erişkinde ise, daha hafif seyreder.
9 Şubat 2009 Pazartesi
Okullara 40 Bin Özel Güvenlikçi!
Okullara teknolojik unsurların girmesi hırsızların iştahını kabarttı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı bunun formülünü de düşündü...
Gelişen teknoloji okulları adeta 'teknoloji üssü' haline getirdi. Birçok okulda teknoloji sınıflarının yanında, görsel eğitim için sinevizyon sistemleri kuruldu. Eğitim için yapılan bu yatırımlar hırsızların iştahını kabarttı. Son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan hırsızlık olaylarında büyük artış yaşanmaya başladı. Öğrencileri tehdit eden diğer bir unsur ise uyuşturucu. Özellikle büyük şehirlerde okulların önünde uyuşturucu satışı yapan tacirlere karşı polisin aldığı önlemler yetersiz kaldı. Eğitimi tehdit eden üçüncü önemli faktör ise şiddet. Gerek öğrenciler arasında gerekse okul dışından gelen grupların karıştığı olaylarda çok sayıda öğrenci yaralandı. Okul idarecileri ve öğretmenler de şiddetten payını aldı. Okulları tehdit eden bu asayiş olaylarına karşı Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir projeyi hayata geçirmeyi kararlaştırdı. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, valilere gönderdiği yazıyla bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi için güvenlik görevlisi istihdam edilmesinin planlandığını duyurdu. Bakanlığın yazısı üzerine illerde çalışma yapan valilik, tüm kurumlar için biri gece diğeri gündüz olmak üzere iki güvenlikçi talebinde bulundu. Vali başkanlığında toplanan İl Güvenlik ve Koordinasyon Kurulu'ndan çıkan izin sonrası ihtiyaç duyulan güvenlikçi sayıları bakanlığa iletildi. Sayısı yaklaşık 40 bin olacak özel güvenlikçilerin hangi şartlarda istihdam edileceği önümüzdeki günlerde belli olacak. Maliye Bakanlığı'nın ayıracağı bütçeye göre özel güvenlik kadrosunun belirleneceğini söyleyen Genel Müdür Yalçın, şunları söyledi: "Bakanlığımız okullarda yaşanabilecek olumsuzlukları ortadan kaldırmak için güvenlikçi istihdam edecek. Eğitim kurumlarımızdaki güvenlikçi ihtiyacımızın tespiti için illerden taleplerini istedik. Valilerimizin onayı ile talepler bize bildirilmeye başlandı. Maliye Bakanlığı ve bütçe imkânlarına göre güvenlikçi istihdamı yapılacak. Verilen kadro illere dağıtılacak." Milli Eğitim müdürleri karardan memnun Hidayet Yıldırım (Afyonkarahisar): Güvenlikçi istihdamı ile ilgili çalışmaları tamamladık. Talep ettiğimiz 685 özel güvenliğin faydalı olacağına inanıyorum. Mesut Ayrıksa (Kırşehir): Karar son derece isabetli. 407 güvenlikçi, başta hırsızlık olmak üzere birçok konuda fayda sağlayacak. Yusuf Sezer (Düzce): Bakanlıktan istediğimiz 346 görevli hem bizi hem de velilerimizi rahatlatacak. Sebahattin Gamsız (Yozgat): 230 okulda görevlendirilmek üzere 460 personel istedik. Yozgat'taki okullarda şiddet olayları yok denecek kadar az. Bizim isteğimiz, çok az da olsa yaşanan olayların tamamen önüne geçilmesi.
Gönderen
Adsız
zaman:
00:32
0
yorum
Etiketler: Devlet Okulları, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, okul, Öğrenciler, Öğretmen
30 Ocak 2009 Cuma
Sınıfa Bombayla Geldiler!
İki İlköğretim öğrenci, barış konusunun işlendiği ders için sınıfa, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bomba getirdi. "Barış dersi" için sınıfa bomba getirmeyi "uygun gören" iki arkadaş, bombayı Okinava adasında, okulun yakınındaki bir şantiyede geçen hafta bulduklarını belirttiler. Şonan İlköğretim Okulu'nun müdür yardımcısı Yoşiyasu Henzan, çocukların bombanın iyi bir inceleme konusu olabileceğini düşündüklerini, bu nedenle derse getirdiklerini kaydederek, bombanın ateşleme düzeneğinin olmadığını hemen anladıklarını söyledi. 9 santimetre genişliğinde 30 santimetre uzunluğunda ABD yapımı bomba, uzmanlara teslim edildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:51
0
yorum
Etiketler: ABD, Bombai Kurtuluş Savaşı, Ders, okul, Savaş, Sınıf, Şonan İlköğretim Okulu
Usulsüz Atama İptal Edildi...
Milli Eğitim Bakanlığı, fen liselerinde görev yapmamalarına karşın, Fen Lisesine müdür yardımcılığına atanan iki öğretmenin atamalarını iptal etti. Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından İskenderun Tosçelik Fen Lisesinde boş bulunan müdür yardımcılığı kadrolarına Fen Lisesi Öğretmeni olmayan 2 öğretmenin ataması yapıldı. Bu okulda görev yapan ve sınav kazanan 2 öğretmenin başvuruları ise reddedildi. Konuyla ilgili ataması reddedilen Ali Yıldırım ve Savaş Tiker isimli öğretmenler şikayette bulunmasına karşın Hatay İlköğretim Müfettişleri Başkanlığı yapılan uygulamanın “doğru” olduğu yanıtını verdi. Bu durum üzerine Türk Eğitim-Sen konuyu Milli Eğitim Bakanlığı'na bildirerek atamanın kanunlara aykırı olduğunu bildirdi. -BAKANLIK ATAMALARI İPTAL ETTİ- Milli Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgili araştırmanın yapılmasından sonra atamaların geri alındığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kemal Köseoğlu ve Cafer Yıldız isimli öğretmenlerin Tosçelik Fen Lisesine müdür yardımcısı olarak atandıkları belirtilerek, “Söz konusu fen lisesi müdür yardımcılıklarına öncelikle ilgili mevzuata göre atanmış olmak kaydıyla bu kurumlarda görev yapan ya da yapmış olan adayların atanması gerektiğinden, bu adaylar dışında yapılan atamaların iptal edilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir” kararını verdiği bildirildi. Bakanlık, Kemal Köseoğlu ve Cafer Yıldız'ın müdür yardımcılığının iptal edilerek yerlerine Savaş Tiker ve Ali Yıldırım'ın müdür yardımcısı olarak atandığını açıklarken Cafer Yıldız'ın Antakya Karlısu Anadolu Öğretmen Lisesi'ne Müdür Yardımcısı olarak, Kemal Köseoğlu'nun ise İskenderun Tosçelik Fen Lisesi'ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandıklarını duyurdu.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:51
0
yorum
Etiketler: Fen, Fen Liseleri, Hatay, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, lise, MEB, okul
87 Ülkede Türkçe Öğretiliyor...
Madagaskar'dan Maldiv Adaları'na, Fildişi Sahilleri'nden Japonya'ya kadar toplam 87 ülkenin ilk ve ortaöğretim kurumlarında, Türkçe öğretiliyor.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın, CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın soru önergesine verdiği yazılı yanıtta, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların öğretim ihtiyacını karşılamak amacıyla, öğretim kurumlarında, ülkenin mevzuatına göre, Türkçe dersinin okutulduğunu belirtti. Aydın, Türk nüfusunun yoğunluğuna ve talebe göre, 87 ülkede ilk ve ortaöğretim kurumlarında Türkçe'nin öğretildiğini bildirdi. Aydın'ın verdiği bilgiye göre, en az bir öğretim kurumlarında Türkçe'nin öğretildiği ülkeler şöyle: "ABD, Afganistan, Almanya, Angola, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bangladeş, Belçika, Benin, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Burkina-Faso, Burma, Çad, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator Ginesi, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahilleri, Filipinler, Fransa, Gabon, Gana, Gine, Güney Afrika, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, İngiltere, Japonya, Kampoçya, Kamerun, Kanada, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kosova, Laos, Letonya, Liberya, Litvanya, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Maldiv Adaları, Malezya, Mali, Meksika, Moğalistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Nepal, Nijer, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Papua Yeni Gine, Polonya, Romanya, Rusya, Senegal, Sırbistan, Sri Lanka, Sudan, Sudi Arabistan, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tayvan, Togo, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Ürdün, Vietnam ve Yemen." Aydın, 46 ülkede, talebe göre özel kurslarda Türkçe öğretildiğine, 9 ülkede de Türkçe öğretiminin yapıldığı üniversite bulunduğuna işaret etti.
16 Ocak 2009 Cuma
İki Liselinin Dağa Çıkma Planı...
Mardin'de PKK'ya katılmak üzere evden ayrılan 2 lise öğrencisi, gece sabaha kadar yağmur altında kalınca eve geri döndü.
Mazıdağı'nda lise öğrencileri H.K (18) ve D.Y (17), kötü olan dersleri nedeniyle sınıf arkadaşlarının kendileriyle alay ettiklerini gerekçe göstererek, terör örgütü PKK'ya katılmaya karar verdi. Topladıkları 125 TL ile 2 adet kuru sıkı tabanca alan lise öğrencileri H.K ve D.Y, terör örgütüne katılmak üzere evden ayrılarak kırsal alana gitti. YAĞMURDA ISLANINCA VAZGEÇTİLER Bir arazide palamut ağacı altında geceyi geçirmeye çalışan lise öğrencileri, sabaha kadar yağan yağmur nedeniyle ıslanınca eve dönmeye karar verdi. ARAZİ ŞARTLARI ÇOK ZORMUŞ Ailenin durumu jandarmaya bildirmesi üzerine, H.K. ve D.Y. eve dönüş yolunda gözaltına alındı. H.Y. ve D.Y, verdikleri ifadede, arazi şartlarının çok zor olduğunu anlamaları üzerine terör örgütüne katılmaktan vazgeçtiklerini anlattıkları bildirildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı incelemede H.Y ve D.Y hakkında takipsizlik kararı verdi.
Gönderen
Adsız
zaman:
00:08
0
yorum
Etiketler: lise, Lise Öğrencisi, Mardin, Mazıdağı Lise, okul, Öğrenci, Öğrenciler, PKK
14 Ocak 2009 Çarşamba
Okul Var, Öğrenci Yok!
Eğitim imkânından yoksun çocuklar için İstanbul’da Avrupa Birliği hibesiyle ‘risk altındaki çocuklar’ adı altında yapılan Yatılı Bölge İlköğretim Okulu iki yıldır öğrenci bulamıyor.
Ailesi olmayan, sokakta çalışan ve eğitim imkânından yoksun yüzlerce çocuğun olduğu İstanbul'da Avrupa Birliği hibesiyle 'risk altındaki çocuklar' için yapılan Yatılı Bölge İlköğretim Okulu (YİBO) iki yıldır öğrenci bulamıyor. 53 öğrencinin başvurduğu ve öğrenci azlığı nedeniyle açılmayan Arnavutköy'deki YİBO'ya, geçici olarak, aslında Şile'de açılması planlanan Spor Lisesi öğrencileri yatılı olarak yerleştirildi. Bu karara tepkiler olunca Milli Eğitim Müdürlüğü 'risk altındalar' diyerek YİBO'nun yanındaki ilköğretim öğrencilerinin bir kısmını alelacele bu okula gönderdi. YİBO'ya yerleştirilen Spor Liseliler ise gündüz okumak için komşu ilköğretim okuluna gidiyor, akşamları YİBO yatakhanesine dönüyor. Sonuç; ne YİBO amacına uygun olarak kullanılabiliyor ne de Spor Lisesi sporcu yetiştirebiliyor. Anadolu yakasında kampüs vaadiyle kayıt yaptıran liselilerin kimi okul çok uzak diye ayrılıp genel liselere geçti, kimi ise spor yaptığı kulüpleri bırakmak zorunda kaldı. AB Temel Eğitime Destek Projesi kapsamında 1.5 milyon avroluk hibeyle Arnavutköy'de inşa edilen 240 öğrenci kapasiteli Şehit Çavuş Selçuk Gürdal Yatılı Bölge İlköğretim Okulu açılamadığı gibi iki okulu da mağdur etti. YİBO'nun sınıflarını Şehit Onbaşı Murat Şenöz İlköğretim Okulu'nun 180 öğrencisi dolduruyor. YİBO'nun yurtlarını ve yemekhanesini ise spor lisesinin öğrencileri kullanıyor. Ne öğrenciler ne de öğretmenler bu karışıklığın sebebini biliyor. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, ilköğretim öğrencilerinin arasına yerleştirdikleri Spor Lisesi öğrencileriyle ilgili şaşırtıcı bir açıklama yapıyor: “Hangi okulda hangi çocuğun okuyacağına kişiler karar vermeyecek. 'Burası risk altındaki çocuklarındı, spor lisesini getirdiler' diye itiraz edildi. Şimdi ben de Spor Lisesi'ni aldım. Dediklerini yaptık, şimdi ne istiyorlar? YİBO'da ders yapan çocukların tümü yan okulun öğrencisi olsa da risk altındalar. Spor Lisesi öğrencilerine devlet ayrıca okul yapacak.” Okulun yapılmasını sağlayan AB'nin Türkiye Delegasyonu Eğitim Sorumlusu Mustafa Balcı, tüm bu karışıklığa karşın YİBO'nun amacına uygun kullanıldığı iddiasında: “Şu anda orada fakir öğrenciler var. O bölge çok fakir bir bölge, fakir öğrencilerle başlayalım dedik. Daha önce başvuru yapan 53 çocuğa da yatılı kalmaları için davet gönderildi. Okul tamamen sabah, öğlen, akşam yemekleri verilen fakir, şiddet görmüş, risk altında olduğu tanımlanan çocuklar için eğitim verecek. Spor Lisesi öğrencileri de en geç haziranda ayrılacak. MEB'le anlaşma böyle.” Balcı'nın “Fakir öğrenciler seçildi” sözlerini ise ilköğretim okulunun velileri ve adını vermeyen bir eğitimci yalanlıyor. Eğitimci, “Bir haftalığına böyle bir değişiklik yapılacağı söylenmişti. Üç haftayı geçti. Seçilen öğrencilerin hiçbir özelliği yok. Fakir ya da kimsesiz çocuklar seçilmedi” diye konuşuyor. Aynı okuldaki kardeşler ayrıldı Şehit Onbaşı Murat Şenöz İlköğretim okulu velilerinden Emine Kantar, kızlarının birinin kendi okulunda, diğerinin YİBO'da olduğunu anlatıyor: “Haberimiz yoktu, çocuğu o okula göndermişler. Bize bir açıklama yapılmıyor. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne şikâyette bulunduk. Fakirleri seçtiklerini sanmıyorum. Bizim üç katlı binamız var.” İki çocuğundan biri YİBO'ya gönderilen bir diğer veli Ramazan Yolcu da “Sebebini bilmiyorum. Geçici dediler. Yan okuldaki çocuğum tek kaldı, üzülüp ağlıyor” diyor. Madem okul yoktu, Spor Lisesi'ni niye kurdular? YİBO'nun amacına uygun kullanılamaması nedeniyle mağdur olan taraflarından biri de Spor Lisesi öğrencileri. 2006-2007 eğitim öğretim yılında Maltepe'deki Atilla Uras Lisesi'nin zemin katındaki iki sınıfta eğitime başlayan Spor Lisesi'ne vaat edilen Şile'deki kampüs yapılmadığı gibi öğrenciler Asya yakasının ucundan, Avrupa yakasının ücra noktalarından Arnavutköy'deki YİBO'ya gönderildi. Okulun YİBO'ya geçici taşınması dava konusu bile oldu. Velilerden biri İdare Mahkemesi'ne, 'okullarının usülsüz olarak YİBO'ya taşındığını' belirterek yürütmeyi durdurma istedi. Kızı 10. sınıfta olan Emine Akbeniz okul kurulduğundan beri 'göçebe kuşlar gibi oradan oraya sürüklenmekten' şikâyetçi: “Müdür, Spor Lisesi'nin YİBO'da olamayacağını, AB'nin istemediğini bildirdi. Mahkemeye vereceğim. Zaten öğretmenler de Arnavutköy'de kalmak istemiyor. Nasıl sporcu yetişecek bu okuldan?” Anadolu yakasından bir veli de Spor Lisesi 9. sınıftaki oğlunun, artık bağlı olduğu kulübe gidemediği söylüyor: “Şimdi de ilkokul çocuklarının arasına koydular. Okula Anadolu yakasında olacak diye yazdırmıştık. Bu okul size ait bir okul değil demiş müfettişler. Bize ait değilse niye gittik oraya? Birinci yarı yıl sonunda çocuklarını okuldan alacak veliler de var. Çocuk oraya gittim sporu unuttum diyor. Tekvando kulübüne gidemiyor artık. Birinci sınıf bittikten sonra almayı düşünüyorum. İstanbul'da spor lisesine yer yok. Madem okulun binası yoktu da niye açtınız? Buraya taşındıklarında da 20-25 gün çocukların dersi boş geçti.” Genel liseye zorunlu geçiş Arzu Yeşim ise çocuğunu okuldan almak zorunda kalan velilerden: “Yedi yıllık spor geçmişi var, lisanslı sporcu, ritmik jimlastik yapıyor. Hepsine çizgi çektik. Antrenmalardan uzaklaştı. Hayallerim suya düştü diyor. Spor Lisesi'nde hiç görmediği matematik ve geometri derslerini alıyor şimdi. Açığı kapasın diye sadece 1 milyar 500 bin özel ders parası verdim. 20'nin üzerinde kişi ayrıldı okuldan.” Oğlunu okuldan alan bir veli de “11. sınıfı genel lisede okuyor şimdi. Üstelik aldığı derslerin saat sayısı farklı olduğu için şimdi bir de sorumluluk sınavlarına giriyor” diyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:47
0
yorum
Etiketler: Çocuk, Devlet, Devlet Okulları, İlkokul, İlköğretim, İlköğretim Okul, okul, Öğrenci
En Fazla Okul Kaçağı İstanbul'da...
Milli Eğitim Bakanlığı, illerin 'okul kaçağı' haritasını çıkardı. Okula gitmeyen çocukların tespitini yapan bakanlık, 171 bini kız olmak üzere 289 bin çocuğun 'kaçak' olduğunu belirledi.
İlçe ilçe çocuk avına çıkan Milli Eğitim, okullara mahalledeki kayıtsız çocukların adres ve isimlerini bildirdi. İstanbul'un 34 bin çocukla ilköğretime gönderilmeyenler listesinde ilk sırada yer alması dikkat çekti. İstanbul'u Şanlıurfa (25 bin), Van (23 bin) ve Diyarbakır (14 bin) izledi. 'Haydi Kızlar Okula', e-kayıt ve e-okul projeleriyle okul dışında çocuk kalmaması için çalışmalar yürüten bakanlık, okula gitmeyen sayısı en fazla olan 15 ilin vali ve milli eğitim müdürlerini Ankara'da topladı. Yetkililere, okul kaçağı çocukların tespiti ve okula kazandırılması için talimat verdi. İllere tek tek 'karne' veren bakanlık, nisan ve kasım aylarında 'okul kaçaklarının' son durumuyla ilgili yeni karneler düzenleyecek. Okula kazandırılan çocuklar telafi eğitimine alınacak ve emsalleriyle aynı seviyeye gelmeleri için yetiştirme programına dahil edilecek. Veri girişi yapılan 85 bin çocuğun bilgilerine göre Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nde ismi gözüküp de okula gitmeyen çocukların önemli bir kısmının 'yaşı' sorunlu. 11 bin 600 çocuk (yüzde 7,8) yaşı küçük diye ailesi tarafından okula kaydettirilmiyor. Yurtdışındaki çocuk sayısı ise 12 bin 745 (yüzde 8,5). Kayıtsız çocukların okula gitmeme nedenleri arasında 'nüfus cüzdanındaki yaşı ile fiziki yaşının farklılığı' (yüzde 5,4) ilk sırada yer alıyor. Diğer sebepler şöyle sıralanıyor: 16 bin çocuk (yüzde 10,7) taşınmış ve yeni adresi bilinmiyor, 2 bin 600 (yüzde 1,7) vefat etmiş, bin 800 (yüzde 1,2) ilköğretimden mezun olmuş. 6 bin 600 zihinsel, ortopedik, görme veya işitme engelli. 2 bin 700 (yüzde 1,8) özürlü çocuk özel eğitim merkezine gidiyor. 3 bin 600 (yüzde 2,4) geleneksel sebeplerle okula gönderilmiyor. 6 bin 500 'ailevi nedenlerle' okula gidemiyor. 'Eğitimde feda edilecek tek fert yok' İlköğretim çağında olduğu halde okula gitmeyen çocukları okula kazandırmak için çalışma yürüttüklerini belirten Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Şu anda 289 bin çocuğumuz okula kaydolmamış durumda. Bu, Türkiye'de yüzde 2,7'lik bir oranı ifade ediyor. Bizim için eğitimde feda edilecek bir tek bile fert yoktur." dedi. Gelecek adına 289 bin kişilik genç insan gücünün çok önemli bir sermaye olduğunu kaydeden Bakan Çelik, şöyle devam etti: "Bu sermayeyi kimse zayi edemez. Kaydolmamış ve devamsız çocukların yüzde 63'ü 15 ilde. Bu illerin içinde ne yazık ki İstanbul da var. Tabii İstanbul'un sorunu göçlerden kaynaklanıyor." Bakan Çelik ayrıca okula gitmeyen bir tek çocuk bile kalmayıncaya kadar çalışmalarının süreceğini vurguladı.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:10
0
yorum
Etiketler: Çelik, Devlet Okulları, Hüseyin Çelik, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, MEB, Meslek Okulları, Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eğitim Müdürü, okul, Okul Kaçağı, Okullar
Okullarda Filistin İçin Saygı Duruşu...
Milli Eğitim Bakanlığının genelgesi doğrultusunda, İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonucu hayatını kaybedenler için dün saat 11.00’de okullarda 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu
Çelik, okullarda yapılan saygı duruşuyla demokratik tepkinin ifade edildiğini belirterek, “Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik” dedi. Milli Eğitim Bakanı Çelik, dün devlet bursuyla yurtdışına lisans üstü eğitime gönderilecek bin öğrenciye yönelik düzenlenen toplantının ardından bir gazetecinin Filistin için başlatılan yardım kampanyasını sorması üzerine şöyle konuştu: “Türkiye'deki Yahudi vatandaşlarla asırlardır barış içinde yaşanıyor. İsrail'in Filistin'de sergilediklerinde Türkiye'de oturan Yahudi vatandaşlarımızın hiçbir kusuru, günahı yok. O insanlar da bu işten son derece muzdarip. Yahudi karşıtlığı anlamına gelebilecek eylemlerden, söylemlerden herkesin kaçınması gerekiyor. Katılım zorunlu değil Ancak İsrail'in saldırıları sonucu öğrenciler, çocuklar, anneler, babalar ölürken seyirci kalmamız söz konusu olamaz. Günün birinde İsrailli çocuklara böyle bir şey yapılırsa onlar için de saygı duruşunda bulunuruz. Gazze'de yaşayanlar, ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Yardım kampanyasına katılım zorunlu değil. Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama aldığımız duyumlar üzerine bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik.”
Gönderen
Adsız
zaman:
00:44
0
yorum
Etiketler: Çelik, Hüseyin Çelik, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, okul, Okullar, Öğrenci, Öğretmen, Sınıf, Sınıf Öğretmeni
9 Ocak 2009 Cuma
Zihinsel Engellilere Ücretsiz Kitap...
Milli Eğitim Bakanlığı, zihinsel engelli öğrenciler için ücretsiz dağıtılmak üzere kitap bastırıyor. Kitaplar ikinci döneme yetiştirilecek.
window.google_render_ad();
Milli Eğitim Bakanlığı, yarıyıl tatilinin ardından zihinsel engelli öğrencilerin yüzünü güldürecek. Çantalarında ders kitapları olmadığı için buruk bir şekilde okula giden çocuklar için özel kaynaklar hazırlanıyor. Kitaplar, 2. dönem başına yetiştirilecek. Böylece 242 okuldaki 10 bin zihinsel engelli öğrenci, derslerini daha kolay takip edecek. Uygulamanın 'bir ilk' olduğunu vurgulayan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, kitapların ücretsiz olarak verileceğini açıkladı. Çelik, şimdiye kadar kaynak ihtiyacı yaşayan özel eğitim öğretmenlerinin de dersleri yürütebileceğini kaydetti. Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürü Ruhi Kılıç da "Zihinsel engelli öğrenciler, şimdiye kadar çantalarında ders kitabı olmadığı için üzülüyor, neden bizim kitabımız yok diyorlardı. Artık bu öğrencilerin çantalarında da ders kitabı olacak." dedi. Bugüne kadar öğretmenlerin ellerinde materyal olmaması nedeniyle kendi imkanlarıyla bir şeyler hazırlayıp çocukları eğitmeye çalıştığını anlatan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni uygulama ile bugüne kadar fotokopilerle idare eden öğretmenlerin kaynak ihtiyacı giderilecek. 'Bu benim kitabım' diyecek öğrencilerin de aidiyet duyguları gelişecek." Düzenlemeye göre zihinsel engelli öğrenciler için 'matematik, sosyal hayat, müzik, okuma yazma, toplumsal uyum becerileri, hayat bilgisi, dil ve konuşma, trafik ve ilk yardım ve beslenme bilgisi' gibi 13 ayrı ders kitabı basılacak. Talim ve Terbiye Kurulu'nun uygun bulduğu bu kitaplardan özel rehabilitasyon merkezlerine devam eden zihinsel engelliler ile özel sektörün açtığı okullardaki öğrenciler de yararlanabilecek. Yeni kaynakları, özür durumları biraz daha yüksek olan iş okulları ile 'eğitim uygulama okullarına' devam eden çocuklar kullanacak.
8 Ocak 2009 Perşembe
ÖĞRENCİ SERVİSİ BUZLANAN YOLDA TAKLA ATTI: 5 YARALI
Sakarya'nın Geyve İlçesinde İlköğretim Okulu Öğrencilerini Taşıyan Minibüsün Buzlanan Yolda Kayıp Takla Atması Sonucu Meydana Gelen Kazada 5 Öğrenci Yaralandı.
Sakarya'nın Geyve ilçesinde ilköğretim okulu öğrencilerini taşıyan minibüsün buzlanan yolda kayıp takla atması sonucu meydana gelen kazada 5 öğrenci yaralandı.
Alınan bilgiye göre, D-650 karayolunun Alifuatpaşa beldesi girişindeki kazada, Geyve ilçesine bağlı Örencik köyünden aldığı 19 öğrenciyi taşımalı eğitim sistemi kapsamında Alifuatpaşa Cumhuriyet İlköğretim Okulu'na götüren Muammer Kanbur (50) yönetimindeki 54 TL 699 plakalı öğrenci servisi, bir akaryakıt istasyonundan yola akan suyun buzlanması sonucu kontrolden çıktı. İddiaya göre, buzlanma nedeniyle kaza yapan araçlara çarpmamak için sürücünün direksiyonunu kırdığı servis minibüsü kayarak takla attı.
Kazada minibüsteki öğrencilerden Duygu Yılmaz (11), Nurdan Kanbur (13), Bahadır Kanbur (12), Furkan Ören (12) ve Büşra Yıldız (13) yaralandı. Yaralı öğrenciler Alifuatpaşa'dan gönderilen 112 ambulansıyla Toyotasa İlk Yardım ve Travmatoloji Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralı öğrencilerin kazanın şokuyla ağladıkları görüldü. Kazayı haber alan öğrenci velileri ise hastaneye gelerek çocukları hakkında bilgi almaya çalıştı. Kazayla ilgili başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:18
0
yorum
Etiketler: Çocuk, Devlet Okulları, İlköğretim, Kaza, Minibüs, okul, Öğrenci, Öğrenciler, Sakarya, Servis