Meslek liselerindeki 8 saatlik derslerin 9 saate çıkarılması hoş karşılanmadı.
Anadolu Meslek ve Meslek Liselerinde önceki yıllarda 8 olan ders saati 9 saate çıkarılması büyük çoğunluğu ikili eğitim veren Meslek Liselerinde, eğitim alan öğrenci, öğretmen ve okul yöneticilerini, sabah saat 07.00'den akşam saat 20.00'ye kadar okula bağladığı iddia edildi. -BAKANLIK ÇÖZÜM ARIYOR- Günde 8 saatlik ders uygulamasının, öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bazı Meslek lisesi yöneticileri daha önce bir rapor hazırlayarak konuyu Milli Eğitim Bakanlığı'na ilettikleri söylediler. Dünyanın birçok yerinde eğitimle ilgili farklı uygulamaların yapıldığını, eğitim planları yapılırken 8.00-17.00 sabit saatlerin yanında 9.00 da başlayıp 21.00 de biten düzenlemelerin de yer aldığını ifade eden Bakanlık yetkilileri de değişik formüllerle ilgili çalıştıklarını belirtti. -CUMARTESİ-PAZAR FORMÜLÜ BİLE MASADA- Birçok velinin de meslek lisesi öğrencilerinin üniversiteyi kazanma süreçlerine yönelik ekstra dersler istediğinin de altını çizen Bakanlık yetkilileri, sistem içinde bütün alternatiflerin değerlendirileceğini ve çözüm arayışı içinde olduklarını belirtirken, Cumartesi-Pazar formüllerinin bile masada olduğunu açıkladılar. Konunun önümüzdeki günlerde netleşeceği bildirildi.
27 Eylül 2009 Pazar
Artan Ders Saatlerine Tepki Geldi...
Gönderen
Adsız
zaman:
23:15
0
yorum
Etiketler: Anadolu Meslek Lisesi, Bakanlık, Ders, Ekstra Ders, MEB, Mesle Liseleri, Milli Eğitim Bakanlığı
24 Eylül 2009 Perşembe
Andımız'ı Kaldırmak İçin Bir Çalışma Yok...
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ilk dersini "ayrımcılık" konusunda verdi.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yaklaşık 15 milyon öğrenci ile 600 bin öğretmenin ders başı yaptığı 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ilk dersini "ayrımcılık" konusunda verdi. Çubukçu Okullarda öğrenciler tarafından okunan 'Andımız'ın kaldırılması için bir çalışma içinde olmadıklarını belirtti. İstanbul Beşiktaş'taki İsmail Tarman İlköğretim Okulu'nda düzenlenen yeni eğitim-öğretim yılı açılış törenine katılan Çubukçu, ayrımcılık konusunu işlediğui dersin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin "Demokratik açılım çerçevesinde 'Andımız'ın kaldırılacağı" iddialarını" hatırlatması üzerine Çubukçu "Böyle bir çalışma yok. Olduğu zaman söyleriz" diye konuştu. Bu arada, 'Andımız'a yönelik itirazlar, okulların açılması dolayısıyla bazı sivil toplum örgütleri tarafından bir kez daha dile getirildi. Kurdi-Der Van Şubesi Başkanı Levent Ürün, Van'ın Hacıbekir Mahallesi'ndeki Dumlupınar İlköğretim Okulu önünde gerçekleştirdikleri eylemde, ana dilleri Kürtçe olan çocukların okullarda okudukları 'Andımız'da geçen 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' ile 'Ne mutlu Türküm Diyene' cümlelerinin değiştirilmesini istedi. Mazlum- Der Diyarbakır Şubesi de bir basın açıklaması düzenleyerek Anrımız'ın kaldırımsanı isteyerek Türkiye Cumhuriyeti, Türk etnik kimliğiyle bareber, otuzu aşkın diğer etnik kimlikleri barındıran çok kimlikli bir mozaiktir" dedi. BEN AYRIMCILIK GÖRMEDİM AMA... Çubukçu, verdiği ayrımcılık dersinde "Ben cinsiyetimden dolayı bir ayrımcılığa uğramadığım için bugün bu noktadayım. Bu ülkede benimle aynı şansa sahip olmayan sayısız kız çocuğu var" dedi. Okulların sırayı, dersi, bilgiyi, silgiyi, simidi, düşünceyi, sevinci, korkuyu, başarıyı paylaşmanın mekanı olduğunu söyleyen Çubukçu, "Çocukların, geleceğin Türkiyesi'nde ayrımcı unsurlar barındırmayan, bir başkasını ötekileştirmeyen, bireyler olmasını istiyorum" diye konuştu.
Gönderen
Adsız
zaman:
23:52
0
yorum
Etiketler: Andımız, Beşiktaş, Cumhuriyet, Çalışmak, Demokratik, Ders, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Gazeteci, İstanbul, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Okullar, Öğrenciler, Öğretmen, T.C
20 Nisan 2009 Pazartesi
Ders Kitaplarına Popüler Kültür Takviyesi
Lise öğrencilerinin dünyaca ünlü isimleri tanımaması Milli Eğitim Bakanlığı'nı harekete geçirdi.
Lise öğrencilerinin dünyaca ünlü piyanistimiz Fahir Atakoğlu, iki yüzden fazla filme imza atan Ayhan Işık, tiyatrocu Müşfik Kenter gibi isimleri tanımaması Milli Eğitim Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Ders kitaplarına popüler kültür takviyesi yapacak olan Bakanlık, coğrafya kitaplarında da turizm bölgeleriyle ilgili konularda düzenlemeye gidecek. Antalya'da TÜBİTAK için 289 lise öğrencisiyle yapılan araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koymuştu. Liselilerin neredeyse tamamı '50 Cent' olarak bilinen ABD'li rap şarkıcısı Curtis James Jackson'ı tanırken, Fahir Atakoğlu'nu hiçbirinin bilmediği görülmüştü. Ayhan Işık, Müşfik Kenter, yazarlar Ayşe Kulin ile Orhan Pamuk da öğrenciler tarafından az tanınan isimler arasında yer almıştı. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı, müfredatta düzenlemeye gidiyor. Türk sinema tarihine adını yazdırmış isimlerin yanı sıra edebiyat, sinema, tiyatro, müzik alanlarında isim yapmış sanatçıların da lise son sınıflar için hazırlanan müfredata alınması düşünülüyor. COĞRAFYA DA ELDEN GEÇİYOR Araştırmada öğrencilerin tamamına yakını, Antalya Side'de bulunan 'Apollon Tapınağı'nı bilmediklerini söylemişti. İtalya'nın simgesi olan Pisa Kulesi'nin bilinirliği ise yüksek çıkmıştı. Bakanlığın, coğrafya kitaplarında da düzenlemeye gidebileceği, tarihi eserlere geniş yer verileceği tahmin ediliyor.
10 Mart 2009 Salı
Saya, Öğrencilere Dayanamadı
Birden fazla dil biliyor. Hiç yorulmadan günlerce ders verebiliyor. Masrafı ise sıfıra yakın. Ama öğrenciler onu çıldırttı.
Japonya'da ilk robot öğretmen ders vermeye başladı. "Saya" adlı öğretmen birden fazla dil biliyor. İlk okulda pedagoji derslerine giren Saya, öğrenciler ders dinlemediğinde kızıyor. Ama çocuklar yine yaptı yapacağını. Gürültü yaptılar. Derslerini çalışmadılar. Söyleneni dinlemediler. Ta ki robot öğretmen çıldırana kadar. Robot öğretmenin şaşkınlık belirtme, mutlu olma ve övme gibi mimikleri yapma yeteneği de var. Ama o sadece kızgınlık moduna kilitlenip kaldı. Robot öğretmen derse girdikten sonra yaptığı ilk iş yoklama oluyor. Yoklama bittikten sonra, öğrencilere kitaplarını açmasını söylüyor. Sonra onlara bir ödev veriyor. Çocuklar derslerine çalışmadığı zaman ve kaytardığında ise mimik hareketleriyle kızgınlığını gösteriyor. Saya'nın masrafları ise yok denecek kadar az. Onun çalışması için sadece bir pile ihtiyaç var.
24 Şubat 2009 Salı
Haberler Çıktı, Yakıt Geldi...
Bornova’daki kalorifer yakıtı biten okulun müdürü, ‘Yakıt gelene kadar çocuğunuzu göndermeyin’ dedi. Veliler ‘Bedava kömür dağıtılıyor ama okula zamanında yakıt verilmiyor’ diye isyan etti.
İzmir'in Bornova ilçesindeki Altındağ İlköğretim Okulu'nda kalorifer yakıtının bitmesi üzerine, öğrenciler soğuk sınıflarda ders yapmak zorunda kaldı. Okul Müdürü İlknur Acaroğlu'nun bulduğu çözüm, velilerden özellikle hasta olabilecek çocuklarını yakıt alınana kadar okula göndermemelerini istemek oldu. Olaya tepki gösteren bazı veliler, “Herkese bedava kömür dağıtıyorlar ama okulları unutuyorlar. Yakıtın biteceğini göremediler mi?” diye tepki gösterdi. Çabalar sonuçsuz kaldı Altındağ semtindeki okulda geçen hafta yakıtın bitmesi nedeniyle, kaloriferler yakılamadı. Mevsimin en soğuk günlerinin yaşandığı İzmir'de soğukta kalan öğrenciler için okul idaresinin yaptığı girişimler de yetersiz kaldı. Araya hafta sonu tatilinin girmesine rağmen yakıt sorunu halledilemedi. Okul Müdürü İlknur Acaroğlu, soğuk havanın etkisini arttırmasına rağmen Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yakıt sorununu çözememesi üzerine, velilerden hasta olabilecek durumdaki çocuklarını yakıt gelene kadar göndermemelerini istedi. Velilerden bazıları, müdürün tavsiyesine uyup çocuklarını okula göndermedi. Diğer öğrenciler, sınıflarında üşüyerek ders yapmak zorunda kaldı. Müdür Acaroğlu olayla ilgili olarak şunları söyledi: “Geçen cuma günü yakıtımız bitti. Belirlenen süreden önce biten yakıt içen gerekli bağlantıları yaptık ama bizim dışımızdaki aksaklıklardan dolayı yakıt gelmedi. Bugün ya da yarın, yakıtın gelmesini bekliyoruz. Öğrenci velilerine de, çocuklarının hasta olmasının önüne geçmek için böyle bir tavsiyede bulundum.” Velilerin tepkisi Çocuklarını okul içinde ve okul dışında, onlar gibi üşüyerek bekleyen bazı veliler bu duruma tepki gösterdi. Velilerden bazıları tepkileri şu sözlerle dile getirdi: “Herkese, ihtiyacı olmayana bile kömür dağıtılıyor ama çocukların ısınması için okula gerekli yakıt getirilemiyor. Yakıtın bitebileceğini göz önünde bulundurarak gerekli önlemi zamanında alsalardı.” Geçen hafta da Konak ilçesindeki bazı okullarda, kömür bittiği için kaloriferler yakılamamıştı. Haberler çıktı, yakıt geldi Altındağ İlköğretim Okulu'nda yakıt bittiği için öğrencilerin soğukla başbaşa kaldığı haberlerinin dün internet sitelerinde yer almasının ardından, yetkililer işlemleri hızlandırdı. İlçe Milli Eğitim Şube müdürlerinin de inceleme yaptığı okula, saat 16.30 sıralarında fuel-oil geldi. Yakıtın tankerden boşaltılmasının ardından, kaloriferler ancak son derste yakılabildi. Böylece öğrenciler son derste ısınabildi.
Boğaziçi Öğrencilerinden Protesto...
Boğaziçi Üniversitesi'nde derslere şapkayla girdikleri gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan başörtülü öğrenciler, arkadaşlarıyla birlikte kararı protesto etti.
Yağmur altında Kuzey Kampüs'ten yürüyüşe başlayan çok sayıda öğrenci, rektörlük önünde soruşturma kağıtlarını yırttı. Rektör Prof. Dr. Kadri Özçaldıran'ın olumlu kararına rağmen yasağı sürdürme gayretinde olan BÜ Eğitim Fakültesi, yine yasakçı uygulamayla gündeme geldi. Eğitim Fakültesi Dekanlığı derslere şapka ile giren 16 öğrenciye yönetmeliğe aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle soruşturma açtı. Başörtülü ve başı açık öğrencilerin buna tepkisi ise gecikmedi. 'Rektör + başörtülü öğrenci + eğitim fakültesi + şapka = soruşturma!' sloganıyla öğrenciler duruma ilginç bir şekilde cevap verdi. Yaklaşık yüz öğrenci 'Rektör sözünü tut' sloganıyla geldikleri rektörlük önünde alkışlı eylem yaptı. Ardından 16 öğrenciye gönderilen ve çoğaltılıp elden ele ulaştırılan soruşturma belgeleri yırtılarak rektörlük kapısı önüne bırakıldı. Öğrenciler, yaptıkları basın açıklamasında, "Boğaziçi hiçbir zaman dayatmanın, ayrımcılığın ve yasakçılığın yeri olmayacak. Rektörün sözüne rağmen soruşturma açılması BÜ geleneklerine aykırıdır. Biz bu soruşturmayı kabul etmiyor, muhatap almıyoruz." ifadesini kullandı. Öğrenciler açıklamanın ardından sessizce dağıldı.
Gönderen
Adsız
zaman:
00:50
0
yorum
Etiketler: Boğaziçi Üniversitesi, Ders, Kampüs, Öğrenci, Üniversite
19 Şubat 2009 Perşembe
ÜNLÜLERİN OKULUNDA ARTIK TENEFFÜS VE DERS ZİLİ ÇALMIYOR
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Bir Yıl Önce Okullarda Gürültü Kirliğinin Önüne Geçmek İçin Zillerin 5 Saniyeden Fazla Çalmaması Genelgesi, Hatay'ın İskenderun İlçesindeki Bir Okulda Hayata Geçirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir yıl önce okullarda gürültü kirliğinin önüne geçmek için zillerin 5 saniyeden fazla çalmaması genelgesi, Hatay'ın İskenderun ilçesindeki bir okulda hayata geçirildi. Bakanlık, okulların bulunduğu mahalle sakinlerinin zil sesinden rahatsız olması nedeniyle hazırladığı gürültü kirliliği genelgesinde zil sesinin 5 saniyeden fazla çalınmamasını istemişti. Buradan hareketle İskenderun'daki 70 yıllık tarihi geçmişi bulunan ve roman ve hikâye yazarı edebiyatçı Ayla Kutlu'nun da mezun olduğu Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda teneffüs ve ders zili çalmıyor artık. window.google_render_ad();Çukurova Üniversitesi'nde bir dekanın da mezun olduğu Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda öğrenciler teneffüslere çıkışlarda ve derslere girişler de zil sesinin iptal edilmesiyle okul ve sınıf başkanlarının uyarıları ile zil saatlerine uyuyor. Öğretmenler biraz bu uygulamadan rahatsız olurken öğrenciler ise kantin önlerinde teneffüslerinde gecikmelerden dert yanıyor. Yaklaşık 2 bin öğrencisi bulunan İskenderun Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda 10 gündür ziller hiç çalmıyor. Okul Müdürü Turgay Çelikezen, zil sesinin susturulması konusunu 2008-2009 yılı eğitim öğretim sezonun başında öğretmenler toplantısında gündeme getirmiş. Ancak öğretmenler bu uygulamaya karşı çıkmış. İkinci dönem başlayınca yeniden gündeme alan Okul Müdürü Çelikezen, 10 gün önce öğrencilerine sorumluluk bilincini aşılamak için teneffüslerde ve derslere girişlerinde okul zilinin çalınmaması kararını hayata geçirdi. İlk etapta yine öğretmenlerinden tepki aldı. Ancak her geçen uygulamaya öğrencilerin ve öğretmenlerin uyması Çelikezen'i mutlu etti. TENEFFÜS VE DERSLERE GİRİŞ SAATİNE EN ÇOK KIZLAR UYUYOR 8 yıldır Namık Kemal İlköğretim Okulu Müdürü olan Çelikezen, "Şimdi derslere geç kalan öğretmenleri de öğrencilerimiz uyarıyor. Tenefüs saati gelince de her sınıfın başkanı öğretmenine hatırlatıyor. Bu, öğrencilerimizin zamanı kullanma ve sorumluluk bilincini de artırdı. Velilerde uygulamadan memnun. Bazen kantin sırasında geç kalan öğrenciler oluyor ama her geçen gün uyumları artıyor. Uygulamada en titiz davranan kız öğrenciler oluyor.Bizim hayata geçirdiğimiz bu uygulamanın Türkiye'nin başka bir ilinde var mı bilmiyorum. Ama hiç duymadım karşılaşmadım." dedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
09:15
0
yorum
Etiketler: Ders, Devlet Okulları, okul, Okul Müdürü, Öğrenci, Teneffüs
BOZÜYÜK'TE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI YÖNETİCİLERİNE YÖNELİK EĞİTİM KURSU AÇILDI...
Bilecik'in Bozüyük İlçesinde "Dernekler Mevzuatı ve Sivil Toplum Bilincini Kazanma" Adı Altında Sivil Toplum Kuruluşlarının Dernek Üye ve Başkanlarının Eğitimini Sağlamak Amacıyla Kurs Açıldı.
Bilecik'in Bozüyük ilçesinde "Dernekler Mevzuatı ve Sivil Toplum Bilincini Kazanma" adı altında sivil toplum kuruluşlarının dernek üye ve başkanlarının eğitimini sağlamak amacıyla kurs açıldı.
Türkiye'de ilk defa Bozüyük'te yapılacak ve modülasyon çalışmaları İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve İlçe Dernekler Büro Şefliği tarafından yapılan kursta, dernek üye ve başkanlarına 5 grup halinde eğitim verilecek. Kurs, toplamda 4 hafta ve 48 saat sürecek. Kurs, haftada 3 gün ve günde 4 ders şeklinde verilecek.
Bozüyük Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen bilgilendirme toplantısında ilk konferansı İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçisi Mahmut Esat Gürses verdi. Gürses, devletin dernekler konusunda yeni bir anlayışı benimsediğini hatırlatarak, "Daha önce Bozüyük'te olduğu şekilde sertifikaya yönelik bir kurs duymamıştım. İlçenizin bu konudaki isteğine ve özverisine teşekkür ediyorum. Derneklerimizin hepsinin bir misyonu ve vizyonu olması gerekiyor. Bunlar olmazsa kâğıt üstündeki derneklerden bir farkınız olmaz." dedi.
Bilgilendirme toplantısında kurs hakkında kısa bir konuşma yapan Bozüyük Kaymakamı Ahmet Katırcı, "Bozüyük'te sivil toplum kuruluşları çok aktif durumdalar. Bozüyük'e geldiğimde ilk ziyaretime sivil toplum kuruluşları geldiler. Sivil toplum kuruluşları Bozüyük'te artık 4. kuvvet olmuş durumdalar. Bizlerin kaymakamlık olarak göremediğimiz, yetişemediğimiz alanlarda açığımızı kapatıyorlar, fakat mevzuattan yüzde 60-70 oranında haberdar değiller. Bunda kötü niyet yok, ama bizim amacımız düzenlediğimiz bu kurs vasıtası ile eksikliklerimizi tamamlamaktır. Bu çalışmanın Bozüyük'teki tüm sivil toplum kuruluşlarının üye ve yöneticilerine faydalı olacağını düşünüyor ve tüm Türkiye'ye de örnek olacağı kanaatini taşıyorum" şeklinde konuştu.
Bilgilendirme toplantısında yapılan sunumda kursun amacı; hak, görev ve sorumlulukların farkında, demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olarak, bilinçli ve bilgili, çevresini aydınlatan, yaptığının ve yapılanların farkına varabilen ve dernekler mevzuatında da temel bilgilere sahip bir sivil toplum oluşturmak olduğu açıklandı.
Her bir ders değişik eğitimciler tarafından sunum şeklinde verilecek olan kursta, 2860 sayılı yardım toplama kanunu ve yönetmeliği; 3335 sayılı uluslar arası teşekküllerin kurulmasına dair kanun; 5072 sayılı dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkilerine dair kanun; 3628 sayılı mal bildirimi; rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kanunu; 2847 sayılı Türkiye emekli subay, gaziler ve şehit aileleri hakkındaki kanun; 1606 sayılı bazı dernek ve kuruluşların vergiden muaf tutulmasına dair kanun; 5237 sayılı Türk ceza kanununun derneklerle ilgili olan maddeler; 5326 sayılı kabahatler kanununun ilgili maddeleri; sivil toplum bilinci ve kazanımı; cami derneklerinin cami ve müştemilatındaki hizmetleri ile Diyanet İşleri Başkanlığı mevzuatı konuları işlenecek. Kurs sonunda yapılacak olan sınav neticesinde kazanan dernek üye ve yöneticilerine sertifika verilecek.
Kursun bilgilendirme toplantısına Bozüyük Kaymakamı Ahmet Katırcı, Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu, Eskişehir İl Dernekler Müdürü Adem Kahraman, Bilecik İl Dernekler Müdür Vekili Yaşar Okumuş, daire amirleri, dernek başkanları ve üyeleri katıldı.
9 Şubat 2009 Pazartesi
Takıntılar Eğitimi Olumsuz Etkiliyor...
Yarıyıl tatili bitti. Milyonlarca öğrenci daha zorlu bir eğitim maratonuna başlıyor. Öğrenciler nelere dikkat etmeli...
Aileleri en çok üzen ve düşündüren öğrenciler belli bir potansiyeli olduğu halde yeteri kadar derse motive olamayan ya da sınav kaygısı sebebiyle başarısız olan öğrenciler. Bu öğrencilerin bir kısmı mükemmeliyetçi olduklarından başarısızlıklarını zihinlerinde çok büyütüyorlar. Bu da öğrenmede kilitlenmeye yol açıyor. Başka stres kaynakları ile de birleşince durum iyice vahim bir hal alıyor. Öğrenciler potansiyellerinin farkında değil mi? Tam tersine, yukarıda anlattığımız öğrenciler aslında farkındalar fakat hedeflerini çok yüksek tutuyorlar ve henüz zaman yönetimini iyi bilemediklerinden birçok konuda iyi olmak isterken ilgileri dağılıyor. Diğer taraftan yeteri kadar emek sarf etmediklerinden iyi anladıkları konuda pratik eksikliği sebebiyle başarısız oluyorlar. Başarısızlığın nedeni ise bu duruma takılıp genelleme yapmaları, daha sonra çalıştıkları halde yüksek kaygıdan yapamamaları. Neden başarısız oldukları konulara takılıp kalıyorlar? Mükemmeliyetçilik, yaşanan stresler sebebiyle bazı kişilerde detaycılığa ve takıntılara yol açıyor. Takıntılar da bazı kişilerde kendi olumlu yönlerini ve eksik taraflarını değerlendirirken genelleme yapmaya sebep oluyor. Kişi nerede hata yaptığını bazen hatırlayarak toparlasa da yanlış yargılara da ulaşabiliyor. İşte, bunlardan birkaç örnek: - Ben matematikte başarılı değilim! - Kompozisyonum kötü! - Derste dikkatim çabuk dağılıyor, çok çabuk sıkılıyorum! - Başarısızım, aileme layık bir evlat değilim! Bu şekildeki kaygıların temelinde dikkat edilecek olursa hep çok iyi yapma isteği oluyor. Kişi başarısız olacağına inanınca da yeni konuları öğrenirken dikkatini toparlayamıyor. Peki buna yol açan kişisel durumlar neler? Bu durumda hem kişinin bireysel özellikleri hem de anne-baba tutumları etkilidir. Anne-babaların tavrı nasıl? Çoğu ebeveyn mükemmeliyetçidir. Kişilik ve karakter eğitiminden çok başarıya odaklanmışlardır. Kendileri "başarmış" anne-babalar çocuklarının da başarılı abi ve ablalarına benzemesini istiyor. Başarıya aşırı önem veren ailelerin çocukları başarılı mı? Gerçekten bu tarz ailelerde öğrenci başarısı daha yüksek. Ancak bazı istisnaları da yok değil. Performansın ortaya çıkmasında anne-babanın tutumları ile çocuğun durumu, kişilik özellikleri, geçirdiği ruhi, biyolojik aşamalar, hastalıklar belirleyici olabiliyor. Anaokuluna başlarken, ilköğretime ve liseye başlarken, seviye tespit sınavları ve ÖSS hazırlığı sırasında, dershaneye başlamada, çocuğun hem yeni ortama alışmaya çalışması, arkadaş seçimi, öğretmenleri tanımaya çalışması, ortamı müfredatı anlamaya çalışması, öğrencinin kendi kendisinden beklentilerinin yüksek olması ile kaygı daha da yüksek oluyor. Bir de buna ilaveten o sıralarda öğrencinin ailesinde ve çevresinde ölüm, hastalık, göç gibi bazı sıkıntılar yaşanmışsa öğrenci stres yönetiminde zorlanıyor. Aile nasıl davranmalı? Aile, çocuğun yapamadıkları kadar yapabildiklerini görmesini sağlamalı. Başarılı olduğu konularda takdir etmeli. Eksiklerini genelleme yapmadan gerçekçi olarak değerlendirmeli. Başarısız olduğu konuda destek alması için yol göstermeli. Öğrenciyi dinleyerek problemlerini sesli düşünürken çözmesinde destek olmalı. Okul ders ve rehber öğretmenleri ile irtibata geçerek yeteneklerine uygun bir hedef sahibi olmasına yardımcı olunmalı.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:02
0
yorum
Etiketler: aile, Ders, Devlet Okulları, Eğitim, Karne Tatil, Öğrenci, Öğretmen, Tatil, YARIYIL TATİL
30 Ocak 2009 Cuma
Sınıfa Bombayla Geldiler!
İki İlköğretim öğrenci, barış konusunun işlendiği ders için sınıfa, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bomba getirdi. "Barış dersi" için sınıfa bomba getirmeyi "uygun gören" iki arkadaş, bombayı Okinava adasında, okulun yakınındaki bir şantiyede geçen hafta bulduklarını belirttiler. Şonan İlköğretim Okulu'nun müdür yardımcısı Yoşiyasu Henzan, çocukların bombanın iyi bir inceleme konusu olabileceğini düşündüklerini, bu nedenle derse getirdiklerini kaydederek, bombanın ateşleme düzeneğinin olmadığını hemen anladıklarını söyledi. 9 santimetre genişliğinde 30 santimetre uzunluğunda ABD yapımı bomba, uzmanlara teslim edildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:51
0
yorum
Etiketler: ABD, Bombai Kurtuluş Savaşı, Ders, okul, Savaş, Sınıf, Şonan İlköğretim Okulu
26 Ocak 2009 Pazartesi
Öğretmen Pornocu Çıktı!
Gündüzleri okulda öğrencilerine ders anlatan İtalyanca öğretmeni geceleri de porno yıldızı olarak çalışıyormuş...
İtalya`da, bir lise öğretmeninin gündüzleri okulda, akşamlarıda porno yıldızı olarak çalıştığı ortaya çıktı. İtalyan basınında çıkan haberlere göre, Anna Ciriani adlı öğretmen, Pordenone kasabasında bir okulda İtalyanca öğretmenliği yapıyor. Ciriani`nin porno görüntülerinin internete düşmesiyle birlikte öğrencilerinin eline geçtiğini kaydeden gazeteler, öğretmenin de sonunda gerçeği açıklamak zorunda kaldığını belirtti.