Eğitim Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eğitim Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2011 Cuma

MEB'den 12 Müdürün İstifasına Açıklama

MEB'den 12 Müdürün İstifasına Açıklama

MEB,116 milyon TL ödeneğin temizlik hizmeti alımı için tahsis edildiğini, illere gönderilen ödeneğin dağıtımının ise İl Özel İdareleri tarafından yapıldığını bildirdi.
Bakanlık yetkilileri, okulların temizlik hizmetleri için ilk kez 2010 yılında ödenek ayrıldığını belirttiler. Böylece Türkiye'de ilk kez okullarda ödenekle temizlik hizmetinin satın alındığını vurgulayan yetkililer, konuyla ilgili olarak, şunları kaydetti:

''Sadece ilköğretim okulları için 2010 yılında 50 milyon lira, 2011 yılı için 40 milyon lira olmak üzere 90 milyon lira ödenek ayrılmıştır. Tüm okullarımızla birlikte toplam 116 milyon lira ödenek, temizlik hizmeti alımı için tahsis edilmiştir. İllere gönderilen ödeneğin dağıtımını ise il özel idareleri yapmaktadır. Diyarbakır'da öncelik, taşımalı eğitim yapılan okullarımıza ve dezavantajlı bölgelere tanınmış, il özel idaresinin kararıyla ilk etapta Silvan'a temizlik hizmeti alımı için ödenek gönderilememiştir. İstifa eden 10 asil, 3 vekil yöneticinin yerine yeni görevlendirmeler yapılmıştır.''

Silvan'daki bazı okulların müdürleri, okullarında hizmetli personel bulunmaması ve ödenek yetersizliğini gerekçe göstererek, istifa etmişlerdi.

15 Ocak 2011 Cumartesi

İlköğretim Öğrencisi Kalp Krizinden Öldü

İlköğretim Öğrencisi Kalp Krizinden Öldü

İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Yatılı Bölge İlköğretim Okulunda (YİBO), kalp krizi geçiren öğrenci yaşamını yitirdi.
Alınan bilgiye göre, Seferihisar YİBO'da eğitim öğrenim gören 7. sınıf öğrencisi İlker Parlak (13), teneffüste aniden fenalaştı. Öğretmenleri tarafından hastaneye kaldırılan Parlak, kurtarılamadı.

Parlak'ın kalp krizi sonucu öldüğü ve daha önce kalp rahatsızlığı nedeniyle ameliyat geçirmiş olduğu bildirildi.
kaynak:eğitimhaberleri

20 Aralık 2010 Pazartesi

Öğrencilere Destek Veren Akademisyenlere YÖK Tehdidi

Öğrencilere Destek Veren Akademisyenlere YÖK Tehdidi

Öğretim üyeleir derneği, öğretim üyelerinin öğrencilere destek vermesi halinde YÖK tarafından kadro vermemekle tehdit edildiklerini öne sürdü.
Öğretim Üyeleri Derneği'nden, YÖK'ün, öğrencilere uygulanan şiddeti protesto eden öğretim üyelerini kadro vermemekle tehdit ettiği açıklaması geldi.

Öğretim üyeleri, DİSK, KESK ve meslek odalarından oluşan grup, öğrencilere uygulanan polis şiddetini ve gözaltıları İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla binasının önünde protesto etti.

Protesto gösterileri yapanlara uygulanan şiddetin orantısız olduğunu söyleyen grup, üniversitelerin siyasallaştırılmasına karşı olduklarını vurguladı.

Grup adına açıklama yapan Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Tahsin Yeşildere, üniversitelerde sivil polislere karşı olduklarını belirtti.

Yeşildere, öğretim üyelerinin öğrencilere destek vermesi halinde YÖK tarafından kadro vermemekle tehdit edildiklerini öne sürdü.

Din Dersinden Muaf Oldu

Din Dersinden Muaf Oldu

İzmir'de bir ilköğretim okulu öğrencisinin din derslerine girmemesi için açılan davada, zorunlu din dersi uygulamasının yürütmesini durduruldu.

Öğrenci velisi Gökalp Öztürk, Mazlumder İzmir Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısında, Güzelbahçe'de bir ilköğretim okulunda öğrenim gören çocuğunun din dersine girmemesi için eğitim sezonu başında İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurduklarını, başvurularının ''Din eğitimi zorunludur'' gerekçesiyle kabul edilmediğini belirtti.

Bunun üzerine dava açtıklarını ifade eden Öztürk, ''Gayrimüslimler için din dersi zorunlu değil. Gayrimüslimler dışında kalanlar da çocuklarının din dersi almasını istemeyebilir. Dava gerekçemiz, dini nedenlere dayanmıyor. Mevcut durum, eşitliğe aykırı. İtirazımız, din dersinin zorunlu olması'' dedi.

Avukat Halit Çelik de dava sürecinin devam ettiğini belirterek, İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin zorunlu din dersi uygulamasının yürütmesini durdurduğu, kararın Bölge İdare Mahkemesi tarafından da onaylanması üzerine Öztürk'ün çocuğunun din derslerine girmediğini kaydetti.

Mazlumder İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Suphan Erkan ise devletin vatandaşlarına herhangi bir inancı, dini veya ideolojiyi dikte etmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak kararı olumlu bulduklarını ve talebe bağlı olmaksızın genel bir uygulamaya dönüştürülmesini devlet kurumlarından beklediklerini dile getirdi.

7 Aralık 2010 Salı

Body Worlds Sergisinde 'Kadavra' Dersi

Body Worlds Sergisinde 'Kadavra' Dersi

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencileri ''kadavra'' dersini, Gunther von Hagens'in ''Body Worlds-Orijinal Vücut Dünyası-Yaşam Döngüsü'' adlı sergide yaptı.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencileri ''kadavra'' dersini, Alman bilim adamı ve anatomist Gunther von Hagens'in ''plastinasyon'' yöntemiyle çürümez hale getirdiği 200'den fazla insan bedeni parçasının yer aldığı ''Body Worlds-Orijinal Vücut Dünyası-Yaşam Döngüsü'' adlı sergide yaptı.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklikleri kapsamında, Thepartners ile İÜ'nün danışmanlığında Tophane'deki Antrepo 3'te 11 Haziranda açılan sergideki derse, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden 3. sınıfta okuyan yaklaşık 90 öğrenci katıldı.

Aynı zamanda İÜ adına serginin danışmanı da olan fakültenin Anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Mehmet Üzel, öğrencilere hem sergiyi gezdirdi hem de parçaları kullanarak dersini anlattı.

Dr. Mehmet Üzel, yaptığı açıklamada, bugün pratik saati olduğunu ve normalde öğrencilere laboratuvarda ders verildiğini belirterek, yaklaşık 90 öğrenciyle hem dersi işlemek hem de sergiyi gezmek için geldiklerini söyledi.

''Bugün laboratuvarda anlatacağımız dersin bir kısmını, örnek parçalar üzerinde burada anlattık. Bizim için değişik bir aktivite oldu'' diyen Üzel, sergide yer alan parçaların öğrencilerin de ilgisini çektiğini kaydetti.

Üzel, bugünkü dersin üreme ve çoğalma sistemleri üzerine olduğunu ve özellikle serginin üreme bölümünde organları birebir görerek dersi işleme imkanı bulduklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

''Sergi, insanlara kendi bedenlerini tanıtıp, onun ne kadar muhteşem ve iyi bir sistem, bazen de ne kadar kırılgan ve hassas olduğunu gösterip, ona saygı duymalarını ve üzerine titremelerini sağlamayı amaçlıyor. Sergi, insanları, eğer vücutlarını birazcık kötü kullanıyorlarsa bundan vazgeçmelerini sağlamayı, bedenleri ve sağlıkları hakkında bilgi edinmelerine katkı sağlamayı hedefliyor.''

Serginin, ilk kez 1994 yılında Japonya'da açıldığını ve bugüne kadar birçok şehirde devam ettiğini anlatan Üzel, ''Sergiyi gezen her insan, mekandan tamamen bilinçlenmiş olarak çıkıyor, vücudunu daha iyi tanıdığını ve özen göstereceğini söylüyor'' dedi.

-''PLASTİNASYON İÇİN İKNA ÇABAMIZ VAR''

Sergide yer alan beden parçalarının ''plastinasyon'' denilen bir yöntemle çürümez hale getirildiğini belirten Dr. Üzel, şu bilgileri verdi:

''Cerrahpaşa'da bu yöntem henüz kullanılmıyor. Üniversitenin yöneticilerini, bu konuda yatırım önceliği sağlamaları için ikna çabamız var. Amacımız, üniversite ve fakültede bu yöntemin hayata geçmesi. Türkiye'de Hacettepe Üniversitesinde küçük bir laboratuvarda çalışılıyor. Orada küçük organların plastinasyonunu yapıyorlar. Ama burada serginin birçok örneği için daha özel ve büyük yatırımlar gerekiyor.

Şu anda, koruma yönteminde sıvılar kullanılıyor. Sıvıların içindeki maddeler, çalışan insana hem fiziksel hem de çalışma zorluğu getiriyor. Kimyasallar rahatsızlık verdiği için uzun süre çalışılamıyor. Plastinasyon yönteminde bunların hiçbiri olmuyor. Kokusuz, rahatça, çıplak elle tutulabilen ve özel bir saklama koşulu gerektirmeyen örnekler ortaya çıkıyor. Hem eğitim hem de araştırma için kullanılabiliyor. Avantajlı bir yöntem ve uzun yıllar saklanabiliyor. Bir kere plastinatları yaptıktan sonra, kırıp dökmedikçe, yakıp yıkmadıkça teorik olarak sonsuza kadar kalabiliyor.''

-''KADAVRA BULMAK GİDEREK ARTAN BİR ZORLUK''-

Dr. Mehmet Üzel, üniversitelerin kadavra bulma konusunda giderek artan zorlukla karşılaştığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

''Kimi yöneticiler, yanlış dinsel ön yargılardan dolayı buna sıcak bakmıyor. Anatomi Derneği olarak Diyanet İşleri Başkanlığından 'kimsesiz cenazelerin kadavra olarak kullanılmasında dinen bir sakınca var mı?' diye görüş aldık. Aldığımız görüşlerin hepsinde 'Sorun yoktur' denilmesine rağmen halen aşırı hassas davranıyorlar. Hem öğrenciler hem de eğitim alan uzmanlık öğrencileri için kolaylık istiyoruz. Çünkü kadavra hem öğrencilerin kullandığı bir şey hem de cerrahi asistanlarının ilk ameliyatlarında üzerinde çalışılacak materyal oluyor. Bizim için çok önemli. İnsan üzerinde ilk defa ameliyat yapmak yerine kadavra üzerinde çalışmak daha doğru.''

-ÖĞRENCİLERİN GÖRÜŞLERİ-

Tıp fakültesi öğrencisi Osman Özmaya, sergide dersi işlemenin çok faydalı olduğunu ifade ederek, dersin iki boyutlu işlendiğini, üçüncü boyutu göremediklerini, burada vücudu daha ayrıntılı görme imkanı elde ettiklerini söyledi.

Organların, kılcal ve ana damarların, kemiklerin yerlerini gördüklerini anlatan Özmaya, ''Kafamızda bir insan iskeleti canlandı'' dedi.

Sergide hayvanların da yer aldığını, özellikle atın çok dikkat çektiğini belirten Özmaya, ''İnsan ata benzediği için kadavra niyetine, insan bulunmadığı zaman kullanılabilir diye düşündük. Doktor olarak en azından anatomiyi bilelim ki tedaviyi de iyi yapalım'' diye konuştu.

Sergide, sigara içen ve içmeyen insanların akciğerlerinin de gösterildiğini kaydeden Özmaya, sigara ile ilgili gerçeğin bu etkinlikte gözler önüne serildiğini anlattı.

Özmaya, serginin sonunda ''Beslenmenizi düzeltin, hastalıkları önleyebilirsiniz'' mesajının alındığını söyledi.

Öğrenci Mehmet Yunus Meydan da serginin kendisini çok heyecanlandırdığını ifade ederek, ''Çok güzel yapılmış. Her şeyi bir bütün olarak görüyorsunuz, anatomi, patoloji, fizyoloji... Tıp fakültesi öğrencisi olmayan için çok güzel bir nimet'' dedi.

''Body Worlds'' sergisi, 17 Aralık tarihine kadar görülebilecek.

30 Kasım 2010 Salı

Sınıf Arkadaşlarını Rehin Aldı

Sınıf Arkadaşlarını Rehin Aldı

ABD'nin Wisconsin eyaletinde liseyi tabancayla basan çocuk korku dolu anların yaşanmasına neden oldu. 

ABD'nin Wisconsin eyaletinde Kuzey Michigan Yarımadası'nda bulunan Marinette kasabasında, kendi sınıfının bulunduğu liseyi tabancayla basan çocuk, sınıf arkadaşları olan 22 öğrenci ve öğretmeni rehin aldıktan sonra kendini vurdu.

Polis ve itfaiye ekibinin önlem aldığı 5 saatlik rehin alma eyleminde kendini vuran liseli, hastaneye kaldırıldı.

Rehin alınan öğrenciler, "bunu yapan sınıf arkadaşımızın kimseye zarar verme gibi bir görünümü yoktu" dedi. Rehin alınan öğrencilerden Zucn Campbell, "tabancayla rehin alma işine girişen arkadaşımızı, balık avlama ve avcılıktan söz ederek sakin tuttuk" dedi.

Kendini vuran öğrenci, sınıfta önce film makinesi projektörüne ve yanına iki el ateş etti.

Yetimhane Tapusu Patrikhanede

Yetimhane Tapusu Patrikhanede

Heybeliada'daki Rum Erkek Yetimhanesi'nin tapusu Fener Rum Patrikhanesi'ne verildi. 

Tapuyu alan patrikhanenin avukatı "Bu hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından önemli bir başarı" dedi. Heybeliada'daki Rum Erkek Yetimhanesi'nin Fener Rum Patrikhanesine iadesine ilişkin tapusu, patrikhanenin avukatı Cem Murat Sofuoğlu tarafından teslim alındı. Avukat Sofuoğlu, adadaki yetimhanenin Fener Rum Patrikhanesine iadesine ilişkin karar üzerine, tapu işlemlerini gerçekleştirmek üzere dün Büyükada Kaymakamlığı binası içindeki Tapu Müdürlüğü'ne gitti.

Yasal süreç sona erdi

Sofuoğlu, Rum Erkek Yetimhanesinin tapusunu aldıktan sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, aldıkları tapunun üstünde Rum Patrikhanesi yazdığını belirtti. Sofuoğlu sözlerine şöyle devam etti: ''Patrikhane, 5 sene önce sahip olduğu bu mülkiyeti kaybetmişti. Şimdi tekrar mülkiyetin sahibi oldu. Bu, hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından önemli bir başarı. Ben bunu böyle telakki ediyorum. Kaybolmuş bir hak, yasal süreç sonunda yasal sahibine geri dönmüş oldu. Bu konuda tamamen yasal süreç takip edildi. Bu da ülkemiz açısından önemli bir gelişme. Ben de bunu Türkiye'ye ve takip ediliyorsa uluslararası kamuoyuna duyurmaktan onur duyuyorum.''

AİHM kararını ilk uygulayan olduk

Sofuoğlu, adadan ayrıldıktan sonra Fener Rum Patrikhanesine geçerek tapuyu Patrik Bartholomeos'a takdim edeceğini belirtti. Avukat "Bu tapuyla AİHM kararını ilk uygulayan, yargılamanın yoluyla mülkiyeti geri veren ülke olduk. Dışarıya da örnek olacak bir hareketin işlemini gerçekleştirdik. Bu açıdan Avrupa'nın da önüne geçmiş olduk. Diğer ülkelere de örnek olduk. Bunu duyurmamız ve devamını getirmemiz lazım '' diye konuştu. Tapuyu asli sahibine takdim edeceğini söyleyen Sofuoğlu, Bartholomeos'un da çok sevinçli olduğunu sözlerine ekledi.

Yenilenmesi için 50 milyon lira gerek

Fener Rum Patrikhanesi Basın Sözcüsü Peder Dositheos Anağnostopulos, yetimhanenin yenilenmesi için 50 milyon liraya ihtiyaç olduğunu söyledi. Dünya çapında kendilerine bağlı Ortodoks kiliselerin yardımı ile sponsor aramaya devam ettiklerini dile getiren Anağnostopulos, herkesten destek beklediklerini söyledi.

Diyalog merekezi olacak

Anağnostopulos, "Bizim burada iki amacımız var. Binanın bir kısmı veyahut bir yanı dinler ve mezhepler arası diyalog merkezi olacak. Dolayısıyla kütüphanesi, misafirhanesi ve toplantı odası gerek. Diğer bölümünde manevi çalışmaların yapılacağı bir ekolojik çalışma merkez kurmak istiyoruz. Yaklaşık 50 milyon TL gerekiyor. Bu da küçük bir meblağ değildir" dedi.

4 Kasım 2010 Perşembe

Eğitim-Sen: YÖK Kaldırılsın

Eğitim-Sen: YÖK Kaldırılsın

Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, YÖK'ün kaldırılmasını, yerine Üniversiteler Arası Kurul türü eşgüdüm işlevini yerine getirecek yeni bir örgütlenmeye gidilmesini talep etti.
Eğitim-Sen Genel Merkezi bünyesinde kurulan �Üniversite Temsilciler Kurulu�nun hazırladığı sonuç bildirgesi Genel Başkan Kılıç tarafından düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından üniversiteler üzerinde bir baskı aracı olarak YÖK'ün kurulduğunu ileri süren Kılıç, kurulun bu özelliğini 29 yıldır aralıksız sürdürdüğünü savundu.

YÖK'ün beraberinde birçok sorunu da getirdiğini iddia eden Kılıç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün katıldığı her üniversite açılışında YÖK'ün kaldırılmasını değil, yeniden düzenlenmesi konusunda vurgu yaptığını söyledi.

YÖK'ün üniversitelerin özgür, demokratik bir çalışma ortamına katılması için mutlaka kaldırılmasının gerektiğini vurgulayan Kılıç, şunları söyledi:

�Üniversitelerin çoğunda terfiler ve yükselme kriterlerine uyulmamakta, görevde yükselme sınavları yapılmamaktadır. Bu da yoğun hak kayıplarına neden olmaktadır. Eğitim-Sen olarak YÖK'ün kaldırılarak Üniversiteler Arasa Kurul türü eşgüdüm işlevini yerine getirecek yeni bir örgütlenme gerçekleşmesini istiyoruz. Bu kurul ve organları üniversite birleşenlerinin demokratik katılımı ile oluşturulması, dışsal değerlendirme yerine içsel katılımı ve denetimi savunmalıdır. Bunun yolu bilimsel, özgür, demokratik üniversite ve parasız eğitimdir.�

Kılıç, üniversitelerde başörtüsü sorunun çözümü konusunda da siyasal iktidarın muktedir ve güçlü olmasına rağmen konuyu sürüncemede bırakarak mağdur rolü oynadığını savundu.

�Yüksek öğretimde türban konusu yasakçı bir zihniyete teslim olmadan eğitim hakkı ve üniversitedeki diğer özgürlük sorunları ile bütünlük içinde çözülmelidir� diyen Kılıç, aksi takdirde yaşanan kutuplaşmaların öğrenci ve öğretim üyeleri arasında büyük sorunları yaşanmasına neden olacağını iddia etti.

Bu arada Kılıç, YÖK'ün kuruluş yıl dönümünde Türkiye'nin değişik yerlerinde birçok etkinlik yapacaklarını belirterek, Dicle Üniversitesinde yapmayı planladıkları konferansa rektörlüğün izin vermediğini de ileri sürdü.

Kılıç, bir gazetecinin 18. Milli Eğitim Şurası'na katılmamalarına ilişkin sorusu üzerine, şuranın birinci günü şuraya yönelik tutum ve tavırlarını ortaya koyarak şuradan çekildiklerini söyledi.

Sendikalara gerekli söz hakkının verilmemesini de eleştiren Kılıç, şurada alınacak kararların takipçisi olacaklarını da söyledi.

23 Eylül 2010 Perşembe

Selçuk Üniversitesi'nde Yolsuzluk

Selçuk Üniversitesi'nde Yolsuzluk

Konya merkezli üç ilde eş zamanlı yapılan Meram Tıp Fakültesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda akıllara durgunluk veren detaylar ortaya çıktı.

HASTALARA TAKILAN PLATİNLER SANAYİDEKİ TORNACILARA YAPTIRILMIŞ

Konya merkezli üç ilde eş zamanlı yapılan Meram Tıp Fakültesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda akıllara durgunluk veren detaylar ortaya çıktı. Hastalara takılan ortopedik platinlerin sanayide yaptırıldığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan ve suç örgütü lideri olduğu ileri sürülen bir profesörün Ege Üniversitesi'nde çalıştığı dönemde de hakkında rüşvet iddiaları gündeme geldiği ancak YÖK'ün izin vermediği iddiası ortaya atıldı.


Konya Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü Mali Şube Amirliği ekipleri tarafından Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ihaleye fesat karıştırma ve usulsüzlük iddiaları üzerine başlatılan operasyonda ilginç detaylar ortaya çıktı. Polisin üç aylık çalışmasının ardından Konya, Ankara, İstanbul ve İzmir'de eş zamanlı yaptığı operasyonla 15 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin ifadelerinden yola çıkan polis, medikal şirketi ile üniversite hastanesinde görev yapan bir profesörün bağlantısı ortaya çıkardı.


Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'ne medikal malzeme satan şirketin hastanede görevli Prof. Dr. U.Y.'nin olduğu ortaya çıktı. İddiaya göre, ihaleyi kazanan medikal firmasının, medikal malzemeleri sanayi sitelerindeki tornacılara örneklerini vererek fiyatı 10 ile 20 TL arasında bir maliyetle yaptırdığı ileri sürülüyor. Bu parçaların ameliyatla çok sayıda hastaya takıldığı iddia ediliyor. Makine Kimya Enstitüsünün dökümden yapılan platinlerin sağlıksız olduğu yönünde rapor verdiği öğrenildi. Şüphelilerin, polisteki ifadesinin tamamlanmasının ardından yarın ihaleye fesat karıştırmak, haksız kazanç sağlama suçlarından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Öte yandan gözaltına alınan Prof. Dr. U.Y.'nin adının Ege Üniversitesinde görev yaptığı dönemde rüşvet iddialarıyla gündeme geldiği ancak YÖK'ün soruşturmaya izni vermediği ortaya çıkarken, bilişim yoluyla bir başkasına hakaret suçundan hakkında dava açıldığı iddia ediliyor.

Diğer taraftan dün Konya merkezli Ankara, İstanbul ve İzmir'de eş zamanlı yapılan operasyonda gözaltına alınan 15 kişiden 8'i polisteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Sorguları süren 7 kişi ise Konya Numune Hastanesi'ndeki sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere tekrar Emniyet'e götürüldü.

Edirne'de Okul Boykotu

Edirne'de Okul Boykotu

Edirne'nin Süloğlu ilçesine bağlı Akardere köyünde aileler, çocuklarının ilçe merkezindeki okul yerine komşu köydeki okula gönderilmesi üzerine boykot başlattı.
Köyde 33 çocuk 4 gündür okula gönderilmiyor.

Akardere İlköğretim Okulu, 4 yıl önce mevcut sayının yetersizliği nedeniyle kapandı. Köydeki okulun kapanması sonrası köylü de taşıma ve yemek masraflarını kendileri karşılayarak öğrencilerin kaydını köye 9 kilometre uzaklıktaki Süloğlu ilçesi Cumhuriyet İlköğretim Okuluna yaptırdı. Taşıma masrafını düşürmek amacıyla Akardere Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, iki minibüs alarak, taşımalı sistem ihalesine girdi ve ihaleyi kazanarak, öğrencileri bu minibüslerle okula taşımaya başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı Taşımalı Sistem Yönetmeliğine göre öğrencilerin köye 8 kilometre uzaklıktaki Büyük Gerdelli Köyü İlköğretim Okuluna göndermeleri gerektiği ailelere bildirildi. Köylüler, bu değişikliğe karşı çıkarak ''ilçedeki okuldan vazgeçmeyiz, çocuklarımız alıştıkları okula gitsinler'' diyerek, okulların 20 Eylül Pazartesi günü açılmasına rağmen, çocuklarını okula göndermiyor.

Köydeki çocuklar okula gitmek yerine, ailelerine tarla veya ev işlerinde yardımcı olarak, oyun oynayarak zaman geçiriyorlar. Öğrenci velileri, çocuklarının eğitimden geri kaldıklarını düşünerek, konunun bir an önce lehlerine çözülmesini beklediklerini söylüyor

Öğretmen Adaylarını Nasıl Bir Sınav Bekliyor?

Öğretmen Adaylarını Nasıl Bir Sınav Bekliyor?

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen seçimi için uygulanan sınavı kendi bünyesinde gerçekleştirmek için çalışma başlattı.
Buna göre, her branş için ayrı bir sınav öngörülüyor. Peki bu sistem nasıl işleyecek, sınav ne şekilde olacak ve güvenlik nasıl sağlanacak?

Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın, öğretmen adaylarının seçiminde yeterli olmadığını düşünen Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen adaylarına özel bir alan sınav uygulaması üzerinde çalışıyor.

Söz konusu sınav, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) bünyesinde değil, MEB bünyesinde gerçekleştirilecek ve branşlara göre düzenlenecek.

Ancak burada iki soru akıllara geliyor: Öğretmenlikte 76 branş bulunuyor ve bunların her biri için ayrı sınav uygulaması düşünülüyor. Bu durum sıkıntı yaratır mı? Ve bu sınavların güvenliği nasıl sağlanır?

Tasarı Akademi Yayınları Genel Müdür Ersin Aslan, bu soruları ntvmsnbc'ye değerlendirdi.

Aslan, alan sınavının mantıklı bir çözüm olarak görülebileceğini, ancak bazı kavramları karıştırmanın işin içinden çıkılmaz bir hâl alabileceğini belirtiyor.

Öğretmen seçiminin ÖSYM tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Aslan, "Ülkemizdeki buna benzer hiç bir sınav, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmıyor. Şayet yapılırsa; Bakanlık çok ağır ve altından kalkılamayacak bir sorumluluğun altına girecektir" diyor.

Aslan, yaşanan kopya skandalında suçlunun KPSS olarak algılandığını, aslında sorunun sınavla değil, sınavın güvenliği ile ilgili olduğunu söylüyor ve ekliyor:

"Alan sınavı dahi yapsanız, bu sene yaşanan KPSS skandalının tekrar etmeyeceğini nasıl söyleyebiliriz ki?"

Öğretmen adayları için gerçekleştirilen sınavın KPSS'den ayrılıp, kendi alanına özgü bir sınavla gerçekleştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Buna benzer bir sistem Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri, Spor Liseleri" ile her türdeki "Anadolu Liseleri Öğretmenlerini Seçme Sınavı" adı altında yapılmaktadır.

Bu sınavın; Eğitim Bilimleri, Türkçe ve Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi derslerini içeren soruları ortak. Bunlardan ayrı olarak her branş için de 45'er tane soru soruluyor.

Böylece sınava giren her aday, 55 ortak alan ve 45 branş olmak üzere toplam 100 sorudan sorumlu oluyor.

Adaylar ayrıca mülakata da tabi tutuluyor.

Bu sınavın soruları KPSS ile karşılaştırıldığında çok niteliksiz. Dolayısıyla niteliksiz bir sınavda seçicilik azalacağından, belli puanlara büyük yığılmalar olacak.

SINAVIN İÇERİĞİ NASIL OLACAK? KİMLER HAZIRLAYACAK?
Bu durumda ilk akla gelen soru; bu sınavın içeriği ve kimler tarafından hazırlanacağı ve sonrasında mülakat yapılıp yapılmayacağıdır.

Bu sınavın içeriği ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı henüz bir açıklama yapmadığından büyük bir belirsizlik söz konusu.

KPSS, ADAYLAR İÇİN İYİ BİR SINAVDI
KPSS ne kadar eleştirilse eleştirilsin; soru kalitesi, sınav uygulaması ve adayların bilgilerini sınamaları açısından iyi bir sınavdı.

KPSS'den ayrılma durumu nasıl bir avantaj ve dezavantaj sağlar?
KPSS, 1999 yılından bu yana yapılan dönem içinde sadece ismi değişerek günümüze gelen, sistemi oturmuş ve öğretmen adayları tarafından bilinen bir sınav.

Doğrusunu söylemek gerekirse problem sınavda değil. Her sene 250 bin aday, atanacak 30 bin öğretmenin arasına girebilmek için mücadele veriyor ve atanamayan adaylar da sistemin adaletsiz olduğunu savunuyor. Ancak bir seçme yapmak ve bunu da bir sınavla gerçekleştirmek mecburi.

SINAVIN NİTELİĞİ ÖNEMLİ
Seçici bir eğitim bilimi sınavı ve seçici bir alan sınavı, iyi uygulanabildiği taktirde KPSS'den daha iyi sonuç verebilir ancak özellikle belirtiyorum sınavın niteliği çok önemli.

MEB, BU SINAVI GERÇEKLEŞTİREMEZ
MEB'e bağlı olan Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bahsettiğim gibi sınav uygulaması yapıyor ama daha önce 250 binleri bulan katılımlı sınavlar uygulanmadı.

Bakanlığın kadrosunda bu sınavı gerçekleştirecek akademisyenlerden oluşan hali hazırda bir komisyon yok. Bakanlık, bu alt yapı ile böyle bir sınavı gerçekleştiremez.

BU SINAVA HAZIRLANMAK BİR YILI BULUR
Böyle bir uygulama ile öğretmen adaylarını bekleyen zorluklar olacak mıdır? Nasıl bir değerlendirme öngörülebilir?
Öğretmen adaylarını bekleyen en büyük sorun belirsizlik. Bu sınava hazırlanmak ortalama bir seneyi buluyor.

Bir sınav için şu anda hazırlık yapmak isteyen bir öğretmen adayı ne yapacağını, neye çalışması gerektiğini bilmiyor. Zaman kaybedilmeden sınavın şekli, konu içerikleri ve sınav tarihi kamuoyuna duyurulmalıdır.

76 branş için ayrı bir sınav gündemde... Bu durumda, sınav esnasında veya değerlendirme aşamasında herhangi bir karışıklık söz konusu olabilir mi?
ÖSYM ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi buna benzer sayıda bölüm için daha önce sınav uygulamaları yaptılar ve belli tecrübelere sahipler. Bu konuda, bu kurumların altyapısından faydalanmak olası aksilikleri azaltabilir.

Sınavların güvenliği nasıl sağlanabilir?
Sınavların güvenliğinin karşısındaki en büyük tehdit günümüz teknolojisi. Alan sınavı dahi yapsanız, bu sene yaşanan KPSS skandalının tekrar etmeyeceğini nasıl söyleyebiliriz ki?

Siz bir eğitimci olarak bu uygulamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Alan sınavı mantıklı bir çözüm olarak görülebilir, ancak bazı kavramları karıştırmak, işin içinden çıkmamızı zorlaştırabilir.

KPSS GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLDİ
Bu sınavda suçlu KPSS gibi algılandı ve sınavın içeriği üzerinde çalışma gündeme geldi.

Aslında sorun; KPSS'nin içeriği değil, sınavların güvenliği ile ilgili. KPSS, günah keçisi ilan edildi ve böylelikle asıl sorun geçiştiriliyor ya da gözden kaçırılıyor.

ÖĞRETMEN SEÇİMİNİ ÖSYM YAPMALI
Öğretmen seçiminin ÖSYM'den ayrılıp MEB'e bağlanması daha olumlu neticelendirilebilir mi?
Öğretmen seçimi ÖSYM tarafından yapılmalı. Ülkemizdeki buna benzer hiç bir sınav, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmıyor. Şayet yapılırsa; Bakanlık çok ağır ve altından kalkılamayacak bir
sorumluluğun altına girecektir.

Bu konuda YÖK'e düşen görev nedir?
En büyük kaos belirsizlik. YÖK, "KPSS 2011" için uygulayacağı yol haritasını bir an önce kamuoyuna açıklamalı.

SINAV TARİHİ BİR AN ÖNCE DUYURULMALI
Eğer yeni sistemi uygulamaya geçirmek 2011'e yetişmeyecek ise, bu sisteme 2012'de geçileceğini ve KPSS'nin son kez yapılacağını duyurmalı. Ve bu duyuru, öğrencilerin sınava hazırlanması açısından en geç 2010 Kasım ayına kadar yapılmalı.

14 Eylül 2010 Salı

KPSS'de Düğüm Çözülüyor!

KPSS'de Düğüm Çözülüyor!

YÖK ve ÖSYM'nin bu haftaki gündemi 'KPSS'de iptal'... YÖK Başkanı Özcan dün Başbakan Erdoğan'a skandalla ilgili son gelişmeleri aktardı
Referandumu atlatan Türkiye, tekrar Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) gündemine döndü. ÖSYM ve YÖK'ün Eğitim Bilimleri testinin iptalini bu hafta gündemine alacağı öğrenilirken, YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la görüşerek soruşturmada gelinen noktayı anlattı.

KPSS iddiaları üzerine harekete geçen YÖK Denetleme Kurulu'nun soruşturmasını bu hafta tamamlaması bekleniyor. Kurulun, özellikle 300'ü aşkın kişinin 120 sorunun tamamını bildiği Eğitim Bilimleri testinin iptali yönünde fikir birliğine vardığı belirtiliyor. Ancak sınavın tamamının iptal edilip edilmeyeceğine ilişkin henüz bir görüş oluşmadı. Yetkililer, �Eğitim bilimleri testi sorularının sızdığına ilişkin elde ciddi veriler var. Ancak sınavın tümü için elimizde veri yok� dedi. Ara raporunu tamamlayan Kurulun, raporunu Savcılığın soruşturması tamamlandıktan sonra bitireceği dile getiriliyor.

İki test daha şüpheli
KPSS mağduru adaylarının bir kısmı ise Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinin de iptalini istiyor. Adaylar �YÖK Denetleme Kurulu Matematik sorularının tek bir çiziksiz işaretlendiğini tespit etti, bu tespit, bu soruların da sızdırıldığını kanıtlar� görüşünde. Savcılık ve YÖK Denetleme Kurulu'nun da Eğitim Bilimleri testi dışındaki sorulara ilişkin 'şüpheli' tespitler yaptıkları ancak iptale neden olabilecek bir kanıta ulaşamadıkları belirtiliyor.
YÖK Başkanı Özcan, dün Başbakan Erdoğan'ı ziyaret ederek, KPSS iddialarına ilişkin son durum hakkında bilgi verdi. Yarım saatlik görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özcan, KPPS sınavının iptal edilip edilmeyeceği yönündeki soruyu yanıtlarken, savcının soruşturmasının sonuçlanmasını bekleyeceklerini söyledi.

Özcan, bir soru üzerine, KPSS'de kopya iddialarının ardından hazırlanan raporun daha önce Erdoğan'a sunulduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, KPSS iddialarına ilişkin, �Yeni bir imtihan iki ay demek. Atama bekleyenler, ve öğretmen bekleyenler mağdur oldu. Kazanamayanların bu durumla ilgili yargıya intikal süreci de söz konusu olabilir� görüşünü dile getirmişti.

Gönül T: Soru komisyonunda değilim
Bu arada dersanecilik yaptığı basına yansıyan ÖSYM çalışanı Gönül T.'nin soru hazırlama komisyonunda görev yapmadığı öğrenildi. Gönül T., soru komisyonu üyesi olmadığını ÖSYM'de fotoğraf kontrolü ve toplu belge dökümü bölümünde görev yaptığını belirtti. Gönül T. adına avukatı aracılığıyla yapılan açıklamada �Üç senedir faaliyette olmayan bir şirkete ortak olduğu sunularak kamuoyunda müvekkilin kopya skandalına karıştığı yolunda bir algı yaratılmaya çalışılmakta� denildi.

17 Ağustos 2010 Salı

ÖSYM'ye Neler Oluyor?

LYS'deki hataların ardından KPSS'yle ilgili iddialarla sarsılan ÖSYM, ÜDS konusunda da suskun...

LYS'deki hataların ardından KPSS'yle ilgili iddialarla sarsılan ÖSYM, daha önce 16 Ağustos'ta başvurularının başlayacağını duyurduğu Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (Sonbahar Dönemi) ile ilgili halen harekete geçemedi. 16 Ağustos'ta başvurun tarihinin başlayacağı bildirilen ÜDS Sonbahar dönemi sınavı için başvuru tarihleri geri çekildi. 3 Ekim'de yapılacak sınava girecek adaylar sınava nasıl başvurucakları konusunda halen bilgi sahibi değil. ÖSYM'nin sitesindeki ÜDS sayfasında kocaman bir "boşluk" bulunuyor. Başvuru formlarının basılıp basılmadığı, formların ilgili ÖSYM temsilciliklerine gönderilip gönderilmediği de bilinmiyor. Online başvuruyla ilgili de herhangi bir link ilan edilmedi. Üstelik ÖSYM'nin sitesinden de herhangi bir açıklama yapılmıyor. Başvuru tarihinin web sitesinden neden geri çekildiğiyle ilgili ÖSYM'nin bir açıklama yapması ve sınava katılmayı planlayan adayların kafalarındaki soru işaretlerini bir an evvel gidermesi bekleniyor.

29 Temmuz 2010 Perşembe

Yurtta Kalan Gençler Havuz Sefası Yaptı...

Sakarya'da Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)'na bağlı Murat Soğancıoğlu Erkek Yetiştirme Yurdu'nda kalan çocuk ve gençler, Karasu'da düzenlenen etkinlikte havuzda yüzdü. Adapazarı Kent Konseyi ve Karasu Belediyesi'nce gerçekleştirilen etkinlikte, günübirlik eğlencenin tadını çıkartan çocuklara hediyeler verildi. Adapazarı Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından organize edilen, Karasu Belediyesi'nin destek verdiği etkinlikte, yetiştirme yurdunda kalan yaşları 12 ila 17 arasında değişen 23 çocuk ve genç , Özsu Tesisleri'ndeki havuzda gönüllerince yüzdü. Günübirlik tatilde eğlenen çocuklara, Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli, Karasu Belediye Başkan Vekili Mustafa Kılıçaslan ve Kent Konseyi Başkanı Necdet Tömekçe tarafından çeşitli hediyeler verildi. Gün boyu havuzda yüzen çocuklara tesislerde yemek verildi. Karasu Belediye Başkan Vekili Kılıçaslan, ülkenin geleceği olan gençlerin hayırlı bireyler olarak yetişmesi için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek; "Gençlerimizin yüzünü bir nebze de olsa eğlendirdiysek ne mutlu bize. Amacımız, gençlerimizin yaşama karamsar bakmalarını engellemek.'' dedi.

23 Temmuz 2010 Cuma

Özyeğin'de Burslu Oranı Yüzde 96

Özyeğin'de Burslu Oranı Yüzde 96

ÖzÜ, üniversite sınav sonuçlarına göre Türkiye genelinde ilk 5 bine giren öğrencilerine aylık nakit burs da verecek.

Özyeğin Üniversitesi'nde öğrencilerin yüzde 96'sı burslardan yararlanıyor. Fakültelerdeki bölümlere burssuz öğrenci alınmıyor. Gençler dört yıllık bu bölümlerde tam burslu ya da yarı burslu olarak okuyor. Bu yılki 570 kişilik kontenjanın 539'una da burs verilecek



BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Her öğrenciye taşınabilir bilgisayar veriliyor.
* Öğretim üyelerinin yüzde 60'ı dünyada ilk 100, yüzde 85'i ise ilk 200'de yer alan üniversitelerden doktoralarını aldı.
* ABD'deki University of Texas at Dallas'ın yayımladığı sıralamada, pazarlama alanının en önemli dört süreli yayını kabul edilen Journal of Consumer Research, Journal of Marketing, Journal of Marketing Research ve Marketing Science'da 2009 yılında yer alan makale sayılarına göre, işletme okulları arasında Türkiye'den bir tek Özyeğin Üniversitesi dünyada ilk 100'e girdi.
* Üniversitenin tanıtım günleri 6 Ağustos'a kadar devam ediyor.
* ÖzÜRektörü'yle tercih dönemi boyunca 21.30-23.00 arasında OzURektor@live.com adresinden sohbet edebilirsiniz.
* Öğrencilere yardımcı olmak için 'Üniversite Seçim Rehberi' hazırlandı. http://www.ozyegin.edu.tr/ADAY-OGRENCILER/Universite-Secim-Rehberi adresinden ulaşabiliyor.
* Üniversiteye, www.ozyegin.edu.tr, http://www.facebook.com/ozyeginuniversitesi ve http://twitter.com/ozyeginuni adreslerinden ulaşabiliyor.

Özyeğin Üniversitesi'nde (ÖzÜ) her 100 öğrenciden 96'sı burslu okuyor. Üniversite, 2010-2011 akademik yılında da 10 milyon TL değerinde burs verecek. Alınacak 570 öğrencinin 539'u çeşitli oranlarda, burslardan yararlanacak.
Burslar, işletme ve mühendislik programlarındaki bütün öğrencileri, otel yöneticiliği bölümündekilerin de yüzde 66'sını kapsıyor. Burs desteği karşılıksız ve en az beş yıl boyunca kesintisiz devam ediyor. İktisadi ve idari bilimler, mühendislik fakültelerindeki tüm bölümler 26 bin TL. Uygulamalı bilimler yüksekokulundaki bölümler ise 16 bin 600 TL. İşletme bölümünde okuyan öğrencilerin 50'si tam burslu olarak öğrenim ücretinin tamamından muaf olacak, 140 kişi ise öğrenim ücretinin sadece yarısını ödeyecek. Mühendislik fakültesine de tüm öğrenciler burslu alınacak. Bilgisayar mühendisliğinde 35 öğrenci tam, 45 kişi yarı burslu olacak. Endüstri mühendisliğine alınacak 90 öğrenciden 35'ine tam burs, 55'ine ise yüzde 50 oranında burs verilecek. Elektrik-elektronik mühendisliğinde 30 kişi tam, 40 kişi yüzde 50 burslu okuyacak. Makine mühendisliğinin tam burslu kontenjanı 20kişi , yüzde 50 burslu kontenjanı ise 30 kişi. Uygulumalı bilimler yüksekokulundaki otel yöneticiliği programında dokuz kişi 16 bin 600 olan öğrenim ücretini ödemeyecek, 20 kişi yarısını, yani 8 bin 300 TL ödeyecek. 30 öğrencinin öğrenim ücretinin yüzde 25'i ise üniversite tarafından karşılanacak.
Öte yandan 'tam burslu' programlara yerleştirilen ve kazandıkları bölümün puan türünde Türkiye genelinde ilk 5 bine girenlere harçlık da verilecek. Derece yapan bu öğrenciler 10 ay süreyle ayda 500 TL nakit burs olanağından faydalanacak. Türkiye genelinde 10 bine girenler ise 10 ay süreyle ayda 300 TL harçlık alacak. Ayrıca üniversite öğrencilere öğrenim kredisi de veriyor. Öğrenciler, öğrenim ve konukevi ücretlerinin ödemelerinde kullanmak üzere uygun koşullarda kredi kullanabiliyor. Öğrenim kredisinden yararlanan öğrencilere anlaşma yapılan banka tarafından aylık kredi faiz oranı ve dosya masrafında kredi vadesine göre yüzde 15 veya yüzde 20 oranında indirim yapılıyor.


Mezun olmadan iş hayatına giriş
Özyeğin Üniversitesi(ÖzÜ) müfredatındaki en ilginç ve önemli derslerden biri 'sektörel çözümler'. Bu ders sayesinde tüm bölümlerdeki öğrenciler yurtdışında ve yurtiçinde zorunlu staj yapıyor.
İş dünyasıyla iç içe, uygulamalı bir eğitim vermeyi hedefleyen Özyeğin Üniversitesi, geliştirdiği modelle tüm öğrencilerinin okurken staj yapmasını sağlıyor. İktisadi ve idari bilimler, mühendislik fakülteleri öğrencileri ikinci sınıfta üniversite müfredatının önemli bir parçası olan 'sektörel çözümler dersleri' alıyor. Dersler kapsamında sektörel projeler yapılıyor. Ayrıca öğrencilere yurtiçi ve yurtdışında staj yapacağı firmalar bulunuyor. Not ortalaması 2.00'nin üzerinde olan tüm öğrenciler yaz döneminde ücretli staj yapıyor. Not ortalaması 3.50'nin üzerinde olan öğrenciler ise üniversite tarafından yurtdışında staja gönderiliyor.

Altı öğrenci yurtdışına gitti
Bu yıl üstün başarı gösteren altı öğrenci yurtdışı stajlarını yapmaya başladı. Özyeğin Üniversitesi, yurtdışında ücretli staj imkânı sunduğu öğrencilerinin seyahat ve konaklama giderlerini de karşılıyor.
Öte yandan üniversite, yıl boyu düzenlediği çeşitli etkinliklerle iş dünyasının lider isimlerini öğrencilerle buluşturuyor. Bu etkinliklerde öğrenciler hem başarılı profesyonellerin ve girişimcilerin deneyimlerini dinleme hem de onlarla bizzat tanışma şansı yakalıyor. 2009-2010 akademik yılı içinde üniversite öğrencileri, Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Moda Tasarımcısı Arzu Kaprol, New York Times köşe yazarı Thomas Friedman gibi birçok kişiyle bir araya geldi. Öğrencilerden bu toplantılar sayesinde kendine staj bulanlar oldu. İşletme 2. sınıf öğrencisi Ali Yağız Yemişçi bunlardan biri. PepsiCo'da staj yapan Yemişçi, �Üniversitemizde düzenlenen Kadın Seferberliği Programı toplantısının konuşmacılarından PepsiCo Asya Pasifik Bölgesi Başkanı Ümran Beba ile tanışmam bu uluslararası şirkette staj yapmamı sağlayan ilk adım oldu. Temmuz ayında da ilk zorunu stajımı bu şirkette yapmaya başladım� şeklinde konuştu.

ÖzÜ öğretim üyelerinin 84 patenti var
Özyeğin Üniversitesi, öğretim üyelerini bilimsel ve dünya genelinde sektörün ihtiyaçlarına cevap veren projeler üretmeye teşvik ediyor. Üniversite kurulalı iki yıl olmasına karşın dokuz öğretim üyesi Avrupa Komisyonu tarafından tersine beyin göçünü özendirmek amacıyla verilen Marie Curie Ulusla-
rarası Yeniden Entegrasyon Ödülü'nü aldı. 14 öğretim üyesi projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi. Bir öğretim üyesi de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın San-Tez Programı Ödülü'nü almaya hak kazandı. Üniversite, ikinci yılında toplam 4 milyon 340 bin TL tutarında proje ve ödül desteği aldı. Öğretim üyelerinin toplam 84 patentinin yanı sıra dokuz tane de yeni patent başvurusu bulunuyor.

Girişimci gençlerden parlak projeler
İşletme öğrencisi Semih Arkohen, okuldaki kahve makinelerini işletmek üzere bir şirket kurdu, başka bir öğrenci Yusuf Karaca, tek öğünlük ambalajlı zeytin fikirini geliştirdi ve ürününü sosyal tesislere, simitevlerine pazarlamaya başladı bile, Fethi Sercan Aydın ise üzerinde üniversitenin logosunun bulunduğu tişörtler satıyor...
Bunlar Özyeğin Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği fikirlerden sadece birkaçı. Üniversitenin ikinci yılında öğrenciler, özgün iş fikirlerini hayata geçirmeye başladı. Gençler düzenlenen yarışmalarda da değişik projeleriyle yer alıyor. IBM Türkiye ve Yeditepe Üniversitesi Fütürizm Kulübü'nün 'IBM Akıllı İstanbul 2010 Fikir Yarışması'nda Özyeğin Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi Cem Arslan birinci ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği hazırlık sınıfı öğrencisi Doğan Osman Yirmibeşoğlu üçüncü oldu.

Özyeğin'in karnesi pekiyi
Realta Danışmanlık'ın üniversite öğrencileri arasında ikincisini gerçekleştirdiği 'Türkiye'nin En Gözde Şirketleri' araştırmasında bu yıl öğrencilerden okudukları üniversiteyi değerlendirmeleri de istendi. İnternet üzerinden gerçekleştirilen araştırmaya 98 üniversiteden toplam 18 bin 490 üniversite öğrencisi katıldı. 13 bin 852 geçerli anket değerlendirmeye alındı. Değerlendirme sonucunda Özyeğin Üniversitesi, öğrenci memnuniyeti bakımından birinci oldu.

Otelcilerin stajı hazır
Özyeğin Üniversitesi, otel yöneticiliği lisans programı öğrencileri için önemli bir fırsat sunuyor. Üniversite Swissôtel Hotels&Resorts ile işbirliği protokolü imzaladı. Yapılan anlaşmaya göre otel yöneticiliği öğrencileri, stajlarını Swissôtel'in farklı şehirlerdeki tesislerinde yapabiliyor ve mezuniyet sonrası ilk iş görüşmelerini Swissôtel'le gerçekleştirebiliyor.Mezun olmadan iş hayatına giriş
Özyeğin Üniversitesi(ÖzÜ) müfredatındaki en ilginç ve önemli derslerden biri 'sektörel çözümler'. Bu ders sayesinde tüm bölümlerdeki öğrenciler yurtdışında ve yurtiçinde zorunlu staj yapıyor.
İş dünyasıyla iç içe, uygulamalı bir eğitim vermeyi hedefleyen Özyeğin Üniversitesi, geliştirdiği modelle tüm öğrencilerinin okurken staj yapmasını sağlıyor. İktisadi ve idari bilimler, mühendislik fakülteleri öğrencileri ikinci sınıfta üniversite müfredatının önemli bir parçası olan 'sektörel çözümler dersleri' alıyor. Dersler kapsamında sektörel projeler yapılıyor. Ayrıca öğrencilere yurtiçi ve yurtdışında staj yapacağı firmalar bulunuyor. Not ortalaması 2.00'nin üzerinde olan tüm öğrenciler yaz döneminde ücretli staj yapıyor. Not ortalaması 3.50'nin üzerinde olan öğrenciler ise üniversite tarafından yurtdışında staja gönderiliyor.

Altı öğrenci yurtdışına gitti
Bu yıl üstün başarı gösteren altı öğrenci yurtdışı stajlarını yapmaya başladı. Özyeğin Üniversitesi, yurtdışında ücretli staj imkânı sunduğu öğrencilerinin seyahat ve konaklama giderlerini de karşılıyor.
Öte yandan üniversite, yıl boyu düzenlediği çeşitli etkinliklerle iş dünyasının lider isimlerini öğrencilerle buluşturuyor. Bu etkinliklerde öğrenciler hem başarılı profesyonellerin ve girişimcilerin deneyimlerini dinleme hem de onlarla bizzat tanışma şansı yakalıyor. 2009-2010 akademik yılı içinde üniversite öğrencileri, Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Moda Tasarımcısı Arzu Kaprol, New York Times köşe yazarı Thomas Friedman gibi birçok kişiyle bir araya geldi. Öğrencilerden bu toplantılar sayesinde kendine staj bulanlar oldu. İşletme 2. sınıf öğrencisi Ali Yağız Yemişçi bunlardan biri. PepsiCo'da staj yapan Yemişçi, �Üniversitemizde düzenlenen Kadın Seferberliği Programı toplantısının konuşmacılarından PepsiCo Asya Pasifik Bölgesi Başkanı Ümran Beba ile tanışmam bu uluslararası şirkette staj yapmamı sağlayan ilk adım oldu. Temmuz ayında da ilk zorunu stajımı bu şirkette yapmaya başladım� şeklinde konuştu.

ÖzÜ öğretim üyelerinin 84 patenti var
Özyeğin Üniversitesi, öğretim üyelerini bilimsel ve dünya genelinde sektörün ihtiyaçlarına cevap veren projeler üretmeye teşvik ediyor. Üniversite kurulalı iki yıl olmasına karşın dokuz öğretim üyesi Avrupa Komisyonu tarafından tersine beyin göçünü özendirmek amacıyla verilen Marie Curie Ulusla-
rarası Yeniden Entegrasyon Ödülü'nü aldı. 14 öğretim üyesi projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi. Bir öğretim üyesi de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın San-Tez Programı Ödülü'nü almaya hak kazandı. Üniversite, ikinci yılında toplam 4 milyon 340 bin TL tutarında proje ve ödül desteği aldı. Öğretim üyelerinin toplam 84 patentinin yanı sıra dokuz tane de yeni patent başvurusu bulunuyor.

Girişimci gençlerden parlak projeler
İşletme öğrencisi Semih Arkohen, okuldaki kahve makinelerini işletmek üzere bir şirket kurdu, başka bir öğrenci Yusuf Karaca, tek öğünlük ambalajlı zeytin fikirini geliştirdi ve ürününü sosyal tesislere, simitevlerine pazarlamaya başladı bile, Fethi Sercan Aydın ise üzerinde üniversitenin logosunun bulunduğu tişörtler satıyor...
Bunlar Özyeğin Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği fikirlerden sadece birkaçı. Üniversitenin ikinci yılında öğrenciler, özgün iş fikirlerini hayata geçirmeye başladı. Gençler düzenlenen yarışmalarda da değişik projeleriyle yer alıyor. IBM Türkiye ve Yeditepe Üniversitesi Fütürizm Kulübü'nün 'IBM Akıllı İstanbul 2010 Fikir Yarışması'nda Özyeğin Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi Cem Arslan birinci ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği hazırlık sınıfı öğrencisi Doğan Osman Yirmibeşoğlu üçüncü oldu.

Özyeğin'in karnesi pekiyi
Realta Danışmanlık'ın üniversite öğrencileri arasında ikincisini gerçekleştirdiği 'Türkiye'nin En Gözde Şirketleri' araştırmasında bu yıl öğrencilerden okudukları üniversiteyi değerlendirmeleri de istendi. İnternet üzerinden gerçekleştirilen araştırmaya 98 üniversiteden toplam 18 bin 490 üniversite öğrencisi katıldı. 13 bin 852 geçerli anket değerlendirmeye alındı. Değerlendirme sonucunda Özyeğin Üniversitesi, öğrenci memnuniyeti bakımından birinci oldu.

Otelcilerin stajı hazır
Özyeğin Üniversitesi, otel yöneticiliği lisans programı öğrencileri için önemli bir fırsat sunuyor. Üniversite Swissôtel Hotels&Resorts ile işbirliği protokolü imzaladı. Yapılan anlaşmaya göre otel yöneticiliği öğrencileri, stajlarını Swissôtel'in farklı şehirlerdeki tesislerinde yapabiliyor ve mezuniyet sonrası ilk iş görüşmelerini Swissôtel'le gerçekleştirebiliyor.

radikal

Meslek Liselilere Müjde

Meslek Liselilere Müjde

Teknoloji fakülteleri meslek liselerine mühendislik yolunu açtı.
Yıllardır 4 yıllık fakülte hayali kuran meslek liseli öğrenciler, teknoloji fakültelerine girebilecek. Bu fakültelerdeki 2 bin 52 kontenjana sadece meslek lisesi mezunları alınacak. Programı bitiren öğrenciler, mühendis olarak iş hayatına atılıyor.

Meslek lisesi öğrencileri, artık 4 yıllık bir fakülteye girip mühendis çıkabilecek. ÖSYM tercih kılavuzundaki karışıklıklardan nasibini alan meslek liselilerin çoğu, üniversite tercih tablolarında aydınlatıcı bilgi bulunmadığı için meslek yüksekokullarına yönelmek zorunda kalıyor. Oysa meslek lisesi mezunları, Türkiye'nin dört bir yanındaki 7 üniversitede açılan teknoloji fakültelerinde mühendislik hayalini gerçekleştirebilir. Bu programdaki 2 bin 52 kontenjana sadece meslek lisesi mezunları alınacak. Teknoloji Fakültesi diplomasıyla mühendislik Fakültesi diploması arasında statü olarak bir fark da yok. Birçok meslek liselinin bu yıl teknoloji fakültelerine yerleşebileceğini belirten FEM Dershanesi Rehberlik Uzmanı Faruk Ardıç, meslek liseli adaylara yetenekleri doğrultusunda mühendis olmanın yolunun açıldığına dikkat çekiyor.

Binlerce meslek liselinin merakla beklediği lisans eğitim fırsatı 2010 tercih kılavuzunda adeta gizlenmiş. YÖK'ün meslek liselinin mağduriyetini gidermek için bu yıl ilk kez uyguladığı sistemle teknoloji fakülteleri, meslek liselilere açıldı. Buna göre her meslek liseli, sadece YGS-1 puanına göre bu fakülteyi tercih edebiliyor. Bünyesinde mühendislik ve teknoloji olmak üzere iki farklı bölüm bulunan fakülteden mezun olanlar 'mühendis' sayılıyor. Bu fakülte mezunu mühendisler, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği'ne bağlı mühendis odalarına üye olabiliyor. Teknoloji fakültesi öğrencileri; bir yarıyıl işyeri eğitimi (7. yarıyıl) ve ayrıca yaz dönemlerinde 72 günlük endüstri stajı görme imkânına da sahip. Fakültede lisansüstü (Yüksek lisans-doktora) eğitimleri ise mühendislik fakültelerinde olduğu gibi düzenleniyor.

FEM Dershanesi Rehberlik Uzmanı Faruk Ardıç, daha önceki sistemde mühendis olmaları alan katsayı uygulamalarından dolayı mümkün olmayan meslek ve teknik lise öğrencilerinin artık puanı kırılmadan ve ek puan almadan genel lise mezunları gibi mühendis olabileceğini anlatıyor.

Teknoloji Fakülteleri ile ilgili bilgiler 2010 tercih kılavuzu 211. sayfa Tablo 6-2B'de ve Tablo 4'te yer alıyor. Meslek liseliye özel bölümlerin yanında METOK-(Mesleki Teknik Ortaöğretim Kurumları için Ayrılmış Kontenjanlar) şeklinde ibare bulunuyor. Teknoloji Fakültelerinin yer aldığı üniversiteler şunlar: Afyon Kocatepe, Fırat, Gazi, Karabük, Marmara, Sakarya, Süleyman Demirel. Bu fakülte içindeki bölümler ise şöyle: Bilgisayar mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği, enerji sistemleri mühendisliği, metalurji ve malzeme mühendisliği, otomotiv mühendisliği ve yazılım mühendisliği.

Öğretmenlere Eş Durumu Tayini

Öğretmenlere Eş Durumu Tayini

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "öğretmenler eşlerinin bulunduğu illerdeki kadrolara atanacak." denildi.

Eş durumunda ve il içi tayinlerde MEB'den �adalet isteyen'' öğretmenlere olumlu yanıt geldi.
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya, "Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, öğretmen atama kılavuzunda il emri koymamıştı. Öğretmenler 25 tercih yapıyor, atanmazlarsa 26'ncı tercihlerine yönelendiriliyordu. Sayın bakanımız il emri talimatı verdi. Artık öğretmenler eşinin bulunduğu ilin Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atanacak. Her öğretmen mutlaka eş durumundan eşinin bulunduğu kente atanabilecek." dedi.

Daha önceden sadece kadrolu öğretmenlerde geçerli olan bu durum artık sözleşmeli öğretmenler için de geçerli olacak.

22 Temmuz 2010 Perşembe

400 bin Öğrencinin Hayalleri Değisti

400 bin Öğrencinin Hayalleri Değisti

Kılavuzda yapılan unutkanlık nedeniyle 49 programda hata yapan ÖSYM, bu kez üniversite adaylarının MF-4 puanlarını yanlış sıraladı.
Başkan Yarımağan, 'Başarı sırası bana göre önemli değil' derken uzmanlar, binlerce kişinin etkileneceği konusunda hemfikir

ÖSYS kılavuzundaki 49 programda yanlışlık yapıldığını duyuran ÖSYM, yaklaşık bir hafta sonra yeni bir hatayı daha açıkladı. Üniversite adaylarının alanındaki MF-4 puanlarının yanlış sıralandığını belirten kurum, doğru sıralamayı dün internet sitesinden yayımladı. Ancak 26 Temmuz'da başlayan tercih sürecinde, öğrencilerin puan sıralamasındaki bu değişiklik, üniversite hayali kuran binlerce adayı, doğru tercihi nasıl yapacağı konusunda kaygılandırdı.

BAŞARI SIRASI YANLIŞ
ÖSYM'den 15-20 Temmuz tarihlerinde adayların internetten öğrendikleri 2010-LYS sonuçlarıyla ilgili yapılan açıklamada özetle şöyle denildi:
'Y-MF-4 puan türünde alanında başarı sırası değer¤inin yanlış olduğu belirlenmiştir. Y-MF-4 puanıyla (alanında) tercih yapacak adaylar doğru başarı sıralarını 21 Temmuz 2010'dan (dün) itibaren internetten öğrenebilirler. Sonuç belgesinde Y-MF-4 başarı sırasının (alanında) doğru değeri yer alacaktır.'


ÖĞRENCİLER YANILMASIN
ÖSYM Başkanı Prof. Ünal Yarımağan ise, 'TM alanından giren adaylar MF-4 puan türünde bir program alanı tercih edebiliyor. TM alanındaki adayları da katarak MF-4 yerleştirme puan türü alanında başarı sırasını yeniden hesapladık' dedi. Öğrencilerin tercih yaparken yanılmaması için böyle bir düzenleme yaptıklarını belirten Yarımağan, MF-4 puan türünde TM alanından giren adayların başarı sırasının yer almadığını, TM alanından giren adayları da MF-4 puan türüne kattıklarını söyledi.


BENCE ÖNEMLİ DEĞİL
Yarımağan, şöyle devam etti: 'Öğrenciler tercih yaparken yanlış yorum yapabilirler, 'Ben buraya rahatlıkla girebilirim' diyebilirler. Oysa giremezler, öyle bir yanılgı olmasın diye... Yoksa yanlış hesaplama değil.'
Başarı sıralamasının tercihler için hiç önemli olmadığını da belirten Yarımağan, 'Maalesef rehber öğretmenler ve öğrenciler başarı sırasına çok bakıyorlar. Biz o yüzden öğrenci yanlış tercih yapmasın diye yaptık. Yoksa başarı sırası bana göre çok da önemli değil' ifadesini kullandı.


BAKTIM, SONLARDA DEĞİŞTİRİYOR
Yarımağan, 'Değişiklik başarı sıralarını ne kadar değiştiriyor?' sorusu üzerine ise, sıralamada başlarda yer alan adayın başarı sırasını hiç değiştirmediğini söyledi. ÖSYM Başkanı, 'Ben 15 bininci bir adaya baktım, önüne 5 kişi geçmiş. Onun bir etkisi yok. Sonlarda değiştiriyor. Mesela daha önce başarı sırası 180 bin olan aday şimdi 280 bin olabilir' şeklinde konuştu.

Hata şok edici ancak çözümsüz değil
Turgay Polat (Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı) : TM öğrencilerinin MF puanı çok yüksek olmadığı için ilk 100.000 de sorun yok. Asıl kaymalar başarı sırası 150 binden sonraya denk gelen öğrencilerde yaşanıyor. Örneğin, başarı sırası 33.822 olan öğrenci yeni durumda 33.846. sıraya çıkmıştır. Oysa başarı sırası 181 bin olan öğrenci yeni durumda 248 bine gerilemiştir ki, kaymadan önce bu öğrenci birçok yeri seçebilecekken yeni durumda işi zorlaşacaktır.

Ayşe Tekin (MAT FEN Dershanesi Rehberlik Uzmanı): Ülke genelinde puan türünde ilk birkaç bin kişi arasında giren adaylar bu hatadan çok fazla etkilenmeyecekler. Hata şok edici ancak çözümsüz değil. Bilinçli tercihlerle tolere edilebilir.

Celil Vardar (Final Dergisi Dershaneleri Rehberlik ve Tanıtım Koordinatörü): İlk 5 binde 1 kişinin, 50 binde 220 kişinin, 100 binde 6600 kişinin, 1200 binde 94 bin kişinin başarı sıraları geriledi.

Nur Kulaksızoğlu (Kavram Meslek Yüksekokulu Eğitim Danımanı): MT-4 puan türündeki başarı sırası hatası, sadece bu puan türünde değil, MF-1 MF-2 ve MF-3 puan türlerindeki başarı sırasını da etkileyecektir. Çünkü MT-4 puanı içerisindeki öğrenciler diğer puan türleri içerisinde de yer almışlardır. Öğrenci daha üst puanla girmeyi düşündüğü yerler yerine bu defa daha alt puanda ve daha düşük başarı sıralı olan yerleri seçmek zorunda kalacak. MF puan hesap edilen 400 bin öğrencinin bu durumdan etkileneceğini tahmin ediyoruz.

Suat Ataseven (Beşiktaş Kültür Dershanesi): Hata sadece Y-MF-4 te mühendislik tercihi yapacak öğrencileri etkiliyormuş gibi olsa da aslında diğer öğrencileri de kuşkuya düşürüyor. Birçok kişi farketmese de sıralamalarda hala çok fazla tutarsızlıklar var.

Eğitimde Yeni Hedef

Eğitimde Yeni Hedef

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilköğretim ve ortaöğretim haftalık ders saatlerini, öğrencilerin yaş gruplarına göre yeniden düzenledi.
Buna göre ilköğretim üçüncü sınıfa kadar haftalık zorunlu ders saati sayısı 25'e, 4'üncü ve 5'inci sınılarda ise 26 saate indirildi. Genel ve Anadolu liselerinde halen uygulanmakta olan "Fen Bilimleri'', "Sosyal Bilimler'', "Türkçe-Matematik'' ve "Yabancı Dil'' alanları ise kaldırıldı.

MEB, gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar, akademik çevreler ve alandan gelen geri bildirimler ile 15-16 Mart 2010 tarihinde konuyla ilgili yapılan çalıştay sonucunda, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin zorunlu ders yükünü hafifletmek, öğrencilere okulu daha çok sevdirmek, istek ve yetenekleri doğrultusunda etkinlikler yapmalarına ve ders seçmelerine imkân vermek amacıyla "İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri''ni yeniden düzenledi.

Edinilen bilgiye göre, İlköğretim Genel Müdürlüğü ile Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın koordineli çalışmaları sonucunda hazırlanan "İlköğretim Okulu Haftalık Ders Çizelgesi'' gelecek eğitim-öğretim yılı olan 2010-2011 öğretim yılından itibaren uygulanacak.

Yeni hazırlanan "İlköğretim Okulu Haftalık Ders Çizelgesi''ne göre, ilköğretim okullarının, haftalık zorunlu ders saati sayısı toplamı 1., 2. ve 3. sınıflarda 25'e, ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda ise 26 ders saatine indirildi.

Buna ilave olarak ilköğretim 1., 2. ve 3. sınıflarda 5, ilköğretim 4. ve 5. sınıflarında 4 ders saati "serbest etkinlikler'' yapılacak. İlköğretim 6., 7. ve 8. sınıflarda ise seçmeli ders saati sayısı ile birlikte haftalık ders saati sayısı toplamı 30 olacak. Düzenlemeyle haftalık ders saati sayısı ilköğretim 1-3. sınıf Türkçe derslerinde 12'den 11'e, 1-3. sınıf hayat bilgisi derslerinde 5'ten 4'e, 4-5. sınıf fen ve teknoloji derslerinde 4'ten 3'e, 8. sınıf TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersinde 3'ten 2'ye indirildi.

İlköğretim 6-8. sınıf beden eğitimi dersleri ise 1'den 2'ye çıkarıldı.

Bakanlık, ilköğretim 1-5. sınıflarda sınıf öğretmenleri tarafından rehberliğin gerekli olduğu her zaman ve sosyal etkinliklerin ise "serbest etkinliklerle'' birlikte yapılması amacıyla "rehberlik ve sosyal etkinlikler'' dersi için ayrılan haftalık 1 ders saatini kaldırdı.

Öğretim programı hazırlanmakta olan "vatandaşlık ve demokrasi eğitimi'' dersi 2010-2011 öğretim yılında ilköğretim 8. sınıfta "seçmeli'', 2011-2012 öğretim yılından itibaren "zorunlu'' ders olarak okutulacak.

İlköğretim 4-5. sınıflarda okutulmakta olan "trafik güvenliği'' derslerinin öğretim programları birleştirilerek 2012-2013 öğretim yılından itibaren sadece 5. sınıfta haftada 1 ders saatinde uygulanacak ve 4. sınıfta bu dersten boşalan 1 ders saatinde de "serbest etkinlikler'' yapılacak.

Karakterine Göre Meslek Seç

Karakterine Göre Meslek Seç

Bölüm ve meslek tercihinizi yaparken karakter ve kişilik özelliklerinizi göz ardı etmeyin.

Bölüm ve meslek tercihinizi yaparken karakter ve kişilik özelliklerinizi göz ardı etmeyin. Size uymayan, sadece toplumdaki konum ya da kazancını düşünerek seçeceğiniz meslek, bir ömür mutsuzluğu da beraberinde getirebilir.

Meslek seçiminde öne çıkan faktörlerden biri nedir? Böyle bir soruya verilecek cevap: Gençlerin kendisini ve hayattan beklentilerini çok iyi tanımlamasıdır. Bir diğeri de ilgi alanlarına uygun mesleklere yönelmiş olmasıdır. Bu iki faktör arasında uyum ne kadar üst düzey olursa sonuçlar da o kadar tutarlı olur.

İnsanın doğuştan getirdiği özellikleri ile çocukluk döneminde kazandığı bilinçaltının tesiriyle kişilikler ortaya çıkar. Kişiliklerin meslekle uyumlu olması, bireylerin yaptıkları işlerde daha verimli olmaları sonucunu doğuracaktır.

YARIDA KALAN EĞİTİMLERE SON

Kişilik meslek uyumu iyi örtüştürülürse kazanılan bölümlerin değiştirilmesi, okunan mesleklerin yapılmaması sorununa bir anlamda önceden çözüm bulunmuş olur. Gelişmiş ülkelerde yapılan psikolojik araştırmalarda mizaç ve karakterin kişiliğin oluşumunda etkisi ortaya konulmuştur. Kişilik doğuştan getirilen özellikler, karakter sosyal çevrenin kazandırdıkları olarak açıklanabilir. Bu iki önemli unsurla mesleki istek ve tatmin bir arada düşünülürse uyum sağlanmış olur. Bir öğrencinin iş yapma tarzı, potansiyelleri bir mesleğin yapılış şekli ile paralellik arz etmesi, mesleki başarıyı öne çıkaracaktır. Buradaki esas mesleki başarının yanı sıra mesleki doygunluk ve duygusal tatmindir. Kendisiyle barışık, mesleğin beklentilerine uygun hareket eden kişiler, yaptığı işi iyi yapar.

ÖSYM'YE NELER OLUYOR? / TURGAY POLAT'IN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!

Öğrenciler kendilerinin iş yapma tarzlarını veya hangi ortamda verimli çalışabileceklerini tespit edebilmişlerse bu, onların doğru meslekleri seçmeleri sonucunu doğurur. Birkaç örnek verecek olursak; yazılım mühendisi olmak isteyen bir öğrencinin odaklanma kabiliyetinin yüksek olması gerekir. Endüstri mühendisliği okumak isteyen bir öğrenci ile aynı özelliklerde olmaması gerekir.

Öğretmen olmak isteyen bir gencin, ikili ilişkilerde başarılı ve öncelikle insan odaklı düşünmesi gerekmektedir. Ama aynı şeyleri makine mühendisi için söylememiz doğru olmayacaktır.

SORUN CEVAPLAYALIM

- MF-4 başarı sıram 6.215. mühendislik bölümlerini istiyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol Mühendisliği Bölümü'nü tanıtırsanız sevinirim. Furkan Bilgin Kontrol mühendisliği bilgisayar mühendisliğinin alt dalıdır. Ülkemizde geçmişte ve bazı üniversitelerde halen bilgisayar mühendisliğinin alt dalı olarak eğitim vermekte iken İTÜ'de farklı program. Kontrol mühendisliği; elektrik, elektronik, mekanik ve bilgisayar tabanlı tüm endüstriyel üretim sistemlerinin ve hizmet sektörünün amaçlanan ve planlanan biçimde çalışmasını sağlayan bilgi ve teknolojileri üreten ve uygulayan bir mühendislik dalıdır.

- TM 1 puanım 368, başarı sıram 133.000. Dokuz Eylül İktisat'a yerleşme olasılığım nedir?

Bu yıl ÖSYM'nin verdiği öngörülere göre bu bölüme 117.000 öğrenciyi alacak. Ancak 2009 yılında son yerleşen öğrencinin başarı sırası 79.800. Bu durumda bence yerleşmen zor görünüyor. Ama ÖSYM'ye göre yerleşirsin.

- TM-1 den tercih yapmak istiyorum. Puanlarım aşağıdaki gibi. İşletme veya iktisat bölümü okumak istiyorum. Hangi üniversitelere girebilirim?

TM-1 415,133 0053865
TM-2 416,398 0046779
TM-3 416,794 0047677

Girmek istediğin bölümlerin puan türü TM-1. Bu durumda sen 53.865. olmuşsun. İstanbul, Bursa ve İzmir'deki üniversitelerin bölümlerine yerleşebilirsin.

- MF 1 puanım 477. MF4 puanım 475. Öğretmen lisesinden mezun olduğum için sıralamam 2.900. Lise matematik öğretmenliği ya da endüstri mühendisliği düşünüyorum. Yardımcı olur musunuz?

Endüstri mühendisliği programı MF-4 ile öğrenci almaktadır. Matematik öğretmenliği ise MF-1 ile öğrenci alır. Bu durumda matematik öğretmenliği ve ilköğretim matematik öğretmenliği programlarına MF-1 ek puanlı sıranla tercih yapabilirsin. Sıralaman da gayet iyi yerleşme şansın yüksek.

- Ben Dilek Aykanat. Sayısal mezunuyum, sözelden girdim. İstediğim bölümler ''reklamcılık, reklamcılık ve halkla ilişkiler, halkla ilişkiler ve tanıtım, halkla ilişkiler, radyo sinema televizyon.'' Puan ve sıralamam aşağıdaki gibi. Tercih sıralaması yapabilir misiniz ?

TS-1 puan 480,461 sıra 915
TS-2 puan 475,672 sıra 1913

Bu bölümler MF öğrencileri için alan dışı tercihe girer. Ancak başarı sıran çok çok güzel. Reklamcılık bölümü de çok tercih edilen bölümdür. Tercihlerinde istediğin yer olacaktır. Ancak Reklamcılık okurken eğitim veren hoca çok önemlidir. Tek geçerim Ali Atıf Bir hocanın öğrencisi olmalısın ve Bahçeşehir Reklamcılık bölümünü mutlaka yazmalısın.

- Elektrik mühendisliğinde okuyan birisi bilgisayar mühendisliğinde yan dal yaparsa bu kişi bilgisayar mühendisinin bilgisine sahip olabilir mi? Mezun olunca bilgisayar mühendisinin çalışma alanlarında çalışabilir mi? Ayrıca bilgisayar mühendisliği master eklenirse durum ne olur?

Harika bir soru. Tercih dönemlerinde sorulması gereken asıl soru bu zaten. Mühendislik programları son yıllarda dünyada ve ülkemizde bazı üniversitelerde ortak müfredat uygulamaya başladılar. Birçok üniversite ki mühendislik fakültesi tek olanlar ilk iki yıl aynı dersleri okutup daha sonra bölüm derslerine geçiyorlar. Ancak öğrenciler aynı dersleri gördükleri için genelde çift anadal programına katılıp iki programı birden bitiriyorlar.

- Kızımın puanları aşağıdaki gibi. İstanbul'da devlet üniversiteleri, İstanbul Üniversitesi iktisat veya işletme olabilir mi? Bize ilk 5 tercihinin nasıl olabileceğine ilişkin bir sıralama yapabilirseniz sevinirim.

Puan Başarı sırası
TM -1 402,101 72.420
TM - 2 407,479 57.605
TM - 3 411,050 53.662

İstanbul'da hukuk ve psikoloji gibi bölümlere yerleşmesi zor görünüyor. Ancak İstanbul işletme, iktisat, maliye, uluslararası ilişkiler, Marmara işletme, iktisat, kamu yönetimi gibi bölümlere yerleşebilir.

- MF -4 puanım 497, başarı sıram 17.801. Aklımda mühendislik var makine ya da elektrik elektronik. Bahçeşehir Üniversitesi burslu olabiliyor veya İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü düşünüyorum. İTÜ'nün tutma ihtimali de düşük ama tercihlerimde yer vereceğim yine. Bahçeşehir hakkında ciddi kaygılarım var. Ailem orta gelirli olduğundan oradaki öğrencilere uyum sağlayamam gibi düşünüyorum. Ayrıca kalırsam da orada devlet yurdunda kalacağım. Fen lisesi çıkışlıyım. Alternatif bölümlere de baktım. ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği'nin gelme ihtimali de yüksek görünüyor. Ancak bu bölümle ilgili kaygılarım var.

Aslında sorularının cevabını bulmuşsun. Neden çok güzel bölümleri Bahçeşehir gibi bir üniversitede okumak varken sıradan bölümler için zaman ve enerji kaybedesin ki. Hiç düşünmeden vakıf burslu yaz ve oku. Hiçbir zaman sorun yaşamazsın. Şu anda vakıf üniversitelerinde 15 bin burslu öğrenci okuyor. Herhalde onlar yanlış yapmamıştır. Sen tercihlerinde kimseden etkilenmeden düşündüğün yönde yap çok güzel bir eğitim alacaksın.