Devlet Okulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Devlet Okulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2009 Çarşamba

Kız Öğrenciler Kampanya Başlattı

Mardin'in Kızıltepe ilçesinin Arıklı köyünde 8 yıllık ilköğretim okulunu tamamlayan kız öğrenciler köylerine lise istiyor.

Mardin'in Kızıltepe ilçesine 45 kilometre uzaklıktaki Arıklı köyünde 8 yıllık ilköğretim okulunu tamamlayan kız öğrenciler köylerine lise istiyor. Arıklı köyündeki öğrenciler, hem lise hem de bir sağlık ocağı yaptırılması için imza kampanyası başlattı. Arıklı Köyü İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencilerinden Zini Ünal, Enise Ektiren ve Sultan Yiğit'in sağlık ve eğitim konusunda başlattıkları imza kampanyasına köy halkı da destek veriyor. Öğrencilerden Zini Ünal, "Okulumuz her yıl yaklaşık 100 öğrenci mezun veriyor ama bunların ancak 10-15'i liseye gidebiliyor. Biz kız öğrenciler olarak eğitim hayatımızın sadece 8 yılla sınırlı kalmasını istemiyoruz. Birçok arkadaşımızın gelecekle ilgili güzel hayalleri var. Bu hayalleri gerçekleştirebilmek için lisenin önemli olduğunu biliyoruz. Ancak bize en yakın lise 45 kilometre uzaklıktadır. Biz okuyup ideallerimizi gerçekleştirmek istiyoruz." şeklinde konuştu.

27 Nisan 2009 Pazartesi

İklim Koşulları Erteletti...

2009-2010 eğitim öğretim yılı, iklim koşulları nedeniyle sorun yaşanmaması için 24 Eylül 2009’da başlayacak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzası ile 2009-2010 Eğitim Öğretim Yılı Çalışma Takvimi yayımlandı. Çalışma takviminde, Her derecede ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2008-2009 eğitim-öğretim yılının 12 Haziran 2009 Cuma günü sona ereceği, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının 07 Eylül 2009 Pazar günü başlayacağının genelge ile belirlendiği anımsatıldı. Ancak, Türkiye'nin coğrafi konumu itibariyle bölgeler arası iklim farklılıkları ile turizm sezonunun değişkenlik göstermesi nedeniyle öğrenci ile velilerin olumsuz etkilenmemeleri amacıyla 2009-2010 eğitim-öğretim yılının 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlamasına karar verildiği kaydedilen takvimde, bu çerçevede, 2009-2010 eğitim-öğretim yılı çalışma takviminin şu şekilde düzenlendiği bildirildi: “2009-2010 eğitim-öğretim yılı;Birinci kanaat dönemi 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlayacak ve 22 Ocak 2010 Cuma günü sona erecektir. Yarı yıl tatili, 25 Ocuk-05 Şubat 2010 tarihleri arasında yapılacak. İkinci kanaat dönemi, 08 Şubat 2010 Pazartesi günü başlayacak ve 18 Haziran 2010 Cuma günü sona erecek. -2010-2011 eğitim ve öğretim yılı 13 Eylül 2010 Pazartesi günü başlayacak.” Takvimde ayrıca ÖSS'ye girecek öğrencilerin ÖSYM'deki işlemlerinin zamanında gerçekleştirilebilmesi için gerekli titizliğin gösterileceğinin altı çizildi.

16 Nisan 2009 Perşembe

Kayıtlar İnternet Üzerinden

E-Kayıt başvuruları ilköğretimde 1 Haziran, liselerde 1 Ağustos 2009 tarihinde başlayacak.

2009-2010 eğitim-öğretim yılı kayıt başvuruları, internet üzerinden gerçekleştirilecek. Bu kayıt döneminden itibaren şehit ve gazi çocuklarının yanı sıra özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar da istedikleri okula kaydolabilecekler. Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim okullarına e-kayıt uygulaması konusunda bir genelge yayımlayarak, öğrenci yerleştirme komisyonlarının çalışmalara başlamalarını istedi. Genelgede, konuyla ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine işaret edilerek 2009-2010 eğitim-öğretim yılından itibaren ilköğretim okullarına öğrenci kayıtlarının Ulusal Adres Veri Tabanı'ndaki adresler ve çocukların MERNİS nüfus bilgilerinin esas alınarak elektronik ortamda gerçekleştirileceği vurgulandı. Ortaöğretim Ortaöğretimde de sınavla öğrenci alan fen ve anadolu ile sosyal bilimler liseleri dışındaki liselere kayıt başvuruları 1 Ağustos 2009'da başlayacak. Ortaöğretimde de kayıt başvuruları internet üzerinden gerçekleştirilecek ve ilköğretim okullarındaki yöntem aynen izlenecek. Bu çerçevede il ve ilçelerde kurulacak "Öğrenci Yerleştirme Komisyonları" her okulun kayıt bölgesini ve kontenjanını belirleyecek. Belirlenen kayıt bölgeleri okul müdürlüklerine bildirilecek. Okul müdürlükleri, kontenjanlarındaki öğrenci sayısı kadar kayıt yapacak. İnternet üzerinden kayıt İnternet üzerinden okula kayıt uygulaması, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre öğrencilerin, velilerin ikametlerine en yakın okullara yerleştirilmesini esas alıyor. Bu çerçevede veliler, internet aracılığıyla Milli Eğitim Bakanlığının web sitesinden form doldurarak kayıt başvurusu yapabiliyor. Velilerin başvuruları değerlendirildikten sonra öğrenciler, öğrenci yerleştirme komisyonlarınca ikametgahlarına en yakın okula yerleştiriliyor. Öğrencilerin hangi okullara yerleştirildikleri listelerle ilan ediliyor. Öğrencilerin kesin kayıt işlemleri ise ilan edilen bu listelere göre okul müdürlüklerince gerçekleştiriliyor.

13 Mart 2009 Cuma

Eğitimlerini Tamamlayabilecekler...

YÖK, Harp Okulları, Polis Akademisi ve GATA'dan çeşitli sebeplerle atılan ya da ayrılan 1227 öğrenciyi yarım kalan yükseköğrenimlerini tamamlamak üzere çeşitli üniversitelere yerleştirdi.

YÖK Genel Kurulu, Harp Okulları, Polis Akademisi ve GATA'dan atılıp öğrenci affına başvuran öğrencilerin geri dönüş başvurularını görüşmeye başladı. Öğrenci affından ilk kez yararlanacak bu okullarda toplam 1227 öğrenci yarım kalan yükseköğrenimlerini tamamlama hakkına kavuştu.
YÖK Genel Kurulu, sözkonusu öğrencilerin çeşitli üniversitelere yerleştirmesini bölüm bölüm yapmaya devam ediyor. Yasaya göre Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksek Okulları'nda ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim görürken, 7 Haziran 1995'ten sonra her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler yükseköğrenimlerini tamamlama hakkına sahip.
Disiplinsizlik gerekçesi ile atılanları da kapsayan öğrenci affından yararlanmak isteyen öğrenciler YÖK'e başvuru yapmıştı. YÖK'de oluşturulan komisyon öğrencilerin durumlarını tek tek inceli-yor. Öğrencinin eğitimine uygun bir üniversite belirleniyor ve YÖK Genel Kurulu'na teklif sunuluyor. Polis Akademisi'nden ilişiği kesilenler de aynı düzenlemeden faydalanıyor. Komiser yardımcısı statüsünde öğrenci yetiştiren 4 yıllık Polis Akademisi'nden ilişiği kesilen öğrenciler afla akademiye geri dönemese de sivil fakülte veya yüksekokullara yerleştirildi.
Askeri okullar ve Polis Akademisi'nden atılan öğrenciler, aftan faydalanıp normal üniversiteye devam edecek. Böylece Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin 2. sınıfından ilişiği kesilen bir öğrenci Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitimini tamamlayabilecek ve doktorluk yapabilecek.

11 Mart 2009 Çarşamba

Türk-Amerikan Lisesi Robot Yaptı

Bilim olimpiyatlarında aldığı başarılı sonuçlarla adından sıkça söz ettiren Türk okulu Brooklyn Amity School'un dokuz kişilik takımı, yarışmaya 'Truva Atı' adını verdikleri robotla katıldı.

Bilim olimpiyatlarında aldığı başarılı sonuçlarla adından sıkça söz ettiren Türk okulu Brooklyn Amity School'un dokuz kişilik takımı, yarışmaya 'Truva Atı' adını verdikleri robotla katıldı.
Ülke genelinde 42 bin öğrenci ve bin 500'ün üzerinde takımın yarıştığı organizasyona bu yıl ikinci kez katılan Brooklyn Amity School, yaşadığı teknik sorunlar sebebiyle dereceye giremedi. Geçtiğimiz yıl 'Güllü' isimli robotla özel ödüle layık görülen Türk-Amerikan okulu, yaptıkları yedi maçtan üçünü kazandı. 9 öğrenci, 2 öğretmen ve bir mühendisten oluşan Mustang takımı, görünüşü ata benzediği için robota 'Truva Atı' ismini verdi. 6 haftalık sıkı bir çalışma sonunda Truva Atı'nın ortaya çıktığını anlatan proje danışmanı Mücahit Polat, "Öğrencilerimle gurur duyuyorum. Hepsi büyük bir azimle çalıştı. Bazı teknik şanssızlıklar yüzünden bu yıl derece alamadık fakat bu bizim için çok farklı bir tecrübe oldu." dedi. NASA'nın 6 bin, New York Elektrik dağıtım şirketi Con Edison'un 4 bin dolar vererek sponsor olduğu Truva Atı'nın yapım aşamasında çalışan lise 2'nci sınıf öğrencisi Samet Aycan, hazırlık dönemi hakkında şunları söyledi: "Ben aslında doktor olmak istiyorum fakat robot çalışması eğlenceli geldi. Bilmediğim birçok şeyi öğrendim. İlk gün, teknik arızalarla uğraştık. Bir-iki defa robotumuz çalışmadı. Her şeye rağmen yarışmak güzeldi." Geçtiğimiz hafta sonu Javit Center'da yapılan New York elemelerinde birinciliği The Bronx SciBorgs'un kazandığı yarışmanın uluslararası finali nisan ayında Atlanta'da yapılacak. NASA, Con Edison, MTA, Bloomberg Media, Verizon, IBM gibi önemli şirketler de sponsorluk görevini üstlenecek.

24 Şubat 2009 Salı

Haberler Çıktı, Yakıt Geldi...

Bornova’daki kalorifer yakıtı biten okulun müdürü, ‘Yakıt gelene kadar çocuğunuzu göndermeyin’ dedi. Veliler ‘Bedava kömür dağıtılıyor ama okula zamanında yakıt verilmiyor’ diye isyan etti.

İzmir'in Bornova ilçesindeki Altındağ İlköğretim Okulu'nda kalorifer yakıtının bitmesi üzerine, öğrenciler soğuk sınıflarda ders yapmak zorunda kaldı. Okul Müdürü İlknur Acaroğlu'nun bulduğu çözüm, velilerden özellikle hasta olabilecek çocuklarını yakıt alınana kadar okula göndermemelerini istemek oldu. Olaya tepki gösteren bazı veliler, “Herkese bedava kömür dağıtıyorlar ama okulları unutuyorlar. Yakıtın biteceğini göremediler mi?” diye tepki gösterdi. Çabalar sonuçsuz kaldı Altındağ semtindeki okulda geçen hafta yakıtın bitmesi nedeniyle, kaloriferler yakılamadı. Mevsimin en soğuk günlerinin yaşandığı İzmir'de soğukta kalan öğrenciler için okul idaresinin yaptığı girişimler de yetersiz kaldı. Araya hafta sonu tatilinin girmesine rağmen yakıt sorunu halledilemedi. Okul Müdürü İlknur Acaroğlu, soğuk havanın etkisini arttırmasına rağmen Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yakıt sorununu çözememesi üzerine, velilerden hasta olabilecek durumdaki çocuklarını yakıt gelene kadar göndermemelerini istedi. Velilerden bazıları, müdürün tavsiyesine uyup çocuklarını okula göndermedi. Diğer öğrenciler, sınıflarında üşüyerek ders yapmak zorunda kaldı. Müdür Acaroğlu olayla ilgili olarak şunları söyledi: “Geçen cuma günü yakıtımız bitti. Belirlenen süreden önce biten yakıt içen gerekli bağlantıları yaptık ama bizim dışımızdaki aksaklıklardan dolayı yakıt gelmedi. Bugün ya da yarın, yakıtın gelmesini bekliyoruz. Öğrenci velilerine de, çocuklarının hasta olmasının önüne geçmek için böyle bir tavsiyede bulundum.” Velilerin tepkisi Çocuklarını okul içinde ve okul dışında, onlar gibi üşüyerek bekleyen bazı veliler bu duruma tepki gösterdi. Velilerden bazıları tepkileri şu sözlerle dile getirdi: “Herkese, ihtiyacı olmayana bile kömür dağıtılıyor ama çocukların ısınması için okula gerekli yakıt getirilemiyor. Yakıtın bitebileceğini göz önünde bulundurarak gerekli önlemi zamanında alsalardı.” Geçen hafta da Konak ilçesindeki bazı okullarda, kömür bittiği için kaloriferler yakılamamıştı. Haberler çıktı, yakıt geldi Altındağ İlköğretim Okulu'nda yakıt bittiği için öğrencilerin soğukla başbaşa kaldığı haberlerinin dün internet sitelerinde yer almasının ardından, yetkililer işlemleri hızlandırdı. İlçe Milli Eğitim Şube müdürlerinin de inceleme yaptığı okula, saat 16.30 sıralarında fuel-oil geldi. Yakıtın tankerden boşaltılmasının ardından, kaloriferler ancak son derste yakılabildi. Böylece öğrenciler son derste ısınabildi.

20 Şubat 2009 Cuma

İSTEYENE STAJ İSTEYENE ÇALIŞMA FIRSATI

Useh Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile Staj veya Çalışmak İçin ABD'ye Gidebilme Şartlarını, Orada Kalabilme Olanaklarını ve Yeni Başlattıkları ABD'ye Öğretmen Gönderme Projesini Konuştuk.
USEH Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile staj veya çalışmak için ABD'ye gidebilme şartlarını, orada kalabilme olanaklarını ve yeni başlattıkları ABD'ye öğretmen gönderme projesini konuştuk.
- USEH ne zaman kuruldu?
1999 yılında kuruldu.
- Yurtdışı kariyer danışmanlığı gibi bir sektör nereden aklınıza geldi? Ben Bilkent Turizm Otelcilik mezunuyum. Okuldan sonra Amerikan Otelciler Birliği ve Başkent Üniversitesi'nde turizm otelcilik konusu üzerine eğitmenlik yapıyordum. O dönemde de öğrencilerin yurtdışına yoğun bir ilgisi vardı. Biz de Amerikan Otelciler Birliği ile bir proje geliştirip bu çocuklara yazın yurtdışında nasıl staj yaptırabilirz diye düşündük. O zaman bir arayışa girdik ve yurtdışında partner bir kurum bulup ilk olarak 1999 yılında 98 öğrenciyi ABD'ye uluslararası otel zincirlerine staja gönderdik.
Uluslararası Staj ve Eğitim Hizmetleri (USEH), 1999 yılında kurulmuş ve bugün itibariyle 17 ayrı ülkede temsilciliği olan yurtdışı kariyer danışmanlığı firması. Şimdiye kadar binlerce insanı ağırlıklı ABD'de olmak üzere staja ve çalışmaya gönderen şirket, şimdi yeni bir uygulama başlatıyor. Useh, artık ABD'ye Türkiye'den öğretmen de gönderecek...
Eren GÜLER YAZIYOR
USEH'in Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile hem yurtdışında nasıl çalışmaya gidilebildiğini, maaşları, şartları, orada kalabilme olanaklarını hem de öğretmenlerle ilgili yeni başlattıkları uygulamayı konuştuk...
Yurtdışında eğitim ve çalışma olanakları ile ilgilenenler birçok firmanın bir araya geldiği ve bugün başlayıp 22 Şubat'ta sona erecek olan Educatürk fuarını ziyaret edebilir. Fuar Lütfü Kırdar Rumeli Fuar alanında yapılıyor. - Sonra?
Sonra da Aralık 99'da USEH'i kurduk. Öncelikle ağırlıklı turizm otelcilik öğrencilerini yurtdışına staja ve çalışmaya gönderiyorduk ama diğer branşlarda da önemli bir talep olduğunu gördük. Sonuçta yurtdışı deneyimi Türkiye'de kariyer açısından önemli bir olay.
Önce ABD ile başladık, sonra Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya'da genç profesyoneller için hem staj hem de çalışma olanağı sunmaya başladık.
- Useh'in büyüklüğü nedir şu anda?
2001'de ABD'deki ofisi açtık. Asıl amacımız Türkiye'den gönderdiğimiz öğrencilere destek olmaktı. Ama ben 2003 itibariyle orada daha fazla kalmaya başladım. İşverenlerden gelen talep artmaya başlatınca biz de yayılmaya başladık. Şu anda 17 ayrı ülkede temsilciliğimiz var ve birçok ülkeden partnerlik talebi geliyor. Dünyanın birçok ülkesinden öğrencileri ve profesyonelleri çalışma, staj ve eğitim amaçlı olmak üzere birçok farklı ülkeye gönderiyoruz.
- Türkiye'de öğrenciler mi daha çok geliyor mezunlar mı?
Şimdiye kadar yurtdışına staja veya çalışmaya gönderdiklerimizin yüzde 60'ı yeni mezun, yüzde 40'ı da öğrenci.
- En çok hangi ülkeye gönderiyorsunuz?
En çok ABD'ye gönderiyoruz. Sonra Kanada ve Avustralya geliyor.
- Neden en çok ABD?
Çünkü genelde insanlar ABD'de çalışmanın burada kendilerine daha fazla avantaj sağladığını düşünüyorlar. Ayrıca management ve marketing gibi kavramların babaları hep ABD'de çıkmıştır diye düşünüldüğü için ilgi daha yüksek oluyor. Avrupa'da ücretsiz eğitim mümkün olduğu halde ABD daha fazla tercih ediliyor.
- Diyelim ki birisi size gelip ben yurtdışında çalışmak istiyorum veya yaz döneminde staj yapmak istiyorum dedi. Süreç nasıl işliyor?
Bize başvuranları biz önce mülakata alıp biz değerlendiriyoruz. Kabul edersek davet ediyoruz, ona çalışabileceği yerlerle ilgili alternatifleri sunuyoruz. O da kabul ederse evraklarını getirip teslim ediyor, sonra da 6-8 haftada yerleştirmeyi yapıyoruz.
Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası gönderebiliyoruz. Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası yurtdışına gönderebiliyoruz.
- Yurtdışında çalışabilmenin şartları nedir?
Eğer üniversite öğrencisi ise not ortalaması en azından 2 olacak. Ayrıca orta düzeyde İngilizcesi olacak. Bu ingilizce mülakatları da biz yapıyoruz zaten.
- Bu iş için size ne kadar ödüyorlar?
Yaz stajı programı 1200 dolar. Bunun içerisine kişinin işe yerleştirilmesi, oryantasyonu, vize evrağını hazırlanması, sağlık sigortası ve sürekli danışmanlık giriyor. Haricinde ise uçak bileti ve pasaport-vize masrafları var. Ama pasaport bu programlar dahilinde daha ucuza çıkarılabiliyor.
- Hepsini toplarsak?
Başlangıç masrafı ilk gittiklerindeki cep harçlığı da dahil olmak üzere 2 bin 500 dolar.
- Konaklama?
Yaz stajında gelecek olanların kalacağı yerler genelde işletmeye ait oluyor. Yoksa biz ayarlıyoruz.
- Peki ne kadar kazanabiliyorlar?
3-4 ay çalışıp aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Dolayısıyla bazı insanlar cebinde önemli bir para ile geri dönebiliyor. Ayrıca çalıştıkları süre boyunca ikinci iş de yapabiliyorlar.
- Ağırlıklı ne için gidiyorlar?
Bir kısım para için gidiyor. Gideyim, paramı biriktirip seneye tekrar gideyim diyor. Yurtdışındaki iş deneyimlerini artırmak istiyor. Çünkü orada kazanılan deneyimler çok önemli.
Bazıları da dilini geliştirmek için gidiyor. Sonuçta sadece bir dil programına gitmenin maliyeti yüksek. Bu şekilde çalşarak hem dillerini geliştirip hem de para kazanıp kendilerini finanse edebiliyorlar.
- Peki dünyada önemli bir kriz var. Bu durum ABD'deki işveren talebini olumsuz etkilemiyor mu?
Stajyerler aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Özellikle üretim sektöründe büyük sıkıntı var ama hizmet sektörü daha iyi. Biz bu krizden etkilenmedik şu anda. İşverenler çalışacak insanları talep etmeye devam ediyor. Katılacağımız Educaturk fuarına ABD'den birçok işveren gelecek mesela. Orada isteyenler işverenlerle karşılıklı konuşma fırsatı bulacaklar.
- Yaz stajı için son başvuru zamanı nedir?
Başvurular 1 Nisan'da bitecek. Çalışma ise 15 Haziran'da başlıyor.
- Staja değil de çalışmak için daha uzun süreli gitmek isteyenler?
Uzun dönem programlar için istedikleri her zaman başvurabilirler.
- Uzun programlarda ne kadar kazanılıyor?
1800-2700 dolar arası bir gelirleri oluyor.
- Orada başvuru ücreti nedir?
" İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. Başvuru sırasında maliyet staja göre daha yüksek çünkü kalma süresi uzun. 12 aylık program 2900 dolar artı ulaşım masrafı mesela. Ama biz bunun karşılığında onlara 12 ay süreyle çalışma olanağı sağlıyoruz.
- Yurtdışına gidenlerde en büyük problem ne oluyor?
Çok ciddi bir sorun yok ama adaptasyon süresi çok önemli. Onu da aşabilmek oryantasyonda gerçek resmi aktarmak gerekiyor. İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. ABD bir Hollywood değil. Orada bazı şehirler var ki, çocuk İstanbul'dan geldiyse büyük hayal kırıklığına uğruyor. 'Ben böyle olduğunu zannetmemiştim, nerede büyük binalar?' diyor. Veya sosyal hayat bazı yerlerde çok zayıf. Küçük şehirlerde iki üç tane küçük pub oluyor, o kadar.
Bir ABD'de iş disiplini biraz daha farklı. Stajyerlere Türkiye'de biraz daha müsamaha gösterilir ama orada öyle bir şey yok. Başlangıç saati 8.00 ise siz de 7.50'de orada olacaksınız. Stajyersiniz diye kimse sizi tolere etmez. İki uyarıdan sonra sözleşmeyi feshediyorlar.
- İngilizce konusunda?
Evet, bazen dil konusunda da problem çıkabiliyor. Burada ne kadar İngilizce okusanız da ne kadar İngilizce bilseniz de ilk gittiğinizde aksanlar konusunda zorluk yaşanabiliyor. Bazen bir hamburger bile sipariş edemeyebiliyorlar. O nedenle ilk etapta bulundukları işletmede problemler yaşayabiliyorlar.
- Siz orta İngilizce yeter dediniz ama bu iş hayatında nasıl yeterli olabiliyor?
Öğretmenler yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. " Pozisyona göre... Biz sizi ingilizce mülakata alıp iki gün sonra seviye sonucunu gönderiyoruz. 'Bu seviyeye göre size şu şu iş fırsatlarını sunabiliriz' diyoruz.
Mesela bazen birisi geliyor, ben resepsiyonda çalışacağım diyor. Ama siz İngilizcesine bakıyorsunuz, o departman için yeterli değil. Biz de o zaman kişinin İngilizcesine göre otelin başka bölümleri için yönlendirme yapıyoruz. Biz açık açık bunu söylüyoruz ve baştan konuşuyoruz. Çünkü gittiken sonra bir pozisyon değişikliği yapılması bizim başarısızlığımızdır.
- Çalışmak için gidenler orada kalabiliyor mu?
Evet kalabilirsiniz, ama bu A seçeneği. Sürekli kalabilmeniz için işletmenin sizi beğenmesi, sizin için çalışma vizesine sponsor olması gerekir. Bu durumda 7 seneye kadar kalabilirsiniz, sonra işletme green card'a sponsor olursa istediğiniz kadar kalabiliyorsunuz.
- Vatandaş mı oluyorlar yani?
Yok hayır, oturma ve çalışma hakkı kazanıyorlar. Burada önemli olan çalışanın çok başarılı olması ve çalıştığı şirkete katma değer sağlaması.
- Sizden gidenlerden ne kadarı kaldı mesela?
Bizim stajyerlerimizden yüzde 40'ı başarılı olup orada kalma hakkı kazandılar. Oralarda da giderek yükseldiler ve şimdi bizden stajyer alıyorlar.
- Yurtdışına öğretmen götürme işi nereden çıktı?
Öğretmenler eşi ve çocukları ile gidebiliyor. Birçok bölümden çocuklar yurtdışına gidip çalışmak istiyor ama bazıları için pozisyon yok. Bunlardan biri de öğretmenlerdi. Çok başvuruyorlardı ama pozisyon yok. Ben daha sonra bir araştırmaya girdim ve öğrendik ki ABD hükümeti öğretmenler konusunda büyük bir açık bekliyor. Yakın zamanda 2 milyon öğretmen açığı olacak.
Bu nedenle yurtdışından öğretmen alma imkanı getirdiler. Bunu belirli organlar yapabiliyor. Biz önce özel bir kurumla çalışmayı düşündük fakat daha sonra bir devlet organizasyonunun bunu sağladığını keşfettik. AIPT adındaki bu kurum, ABD'de öğretmenlere 1-3 yıl arası çalışma fırsatı sağlıyor. Biz de onlarla çalışıyoruz.
- Başvuracak öğretmenlerde hangi şartları arıyorsunuz?
Öncelikle Toefl sınavından 530 alması ve üç yıl tecrübeli olması gerek. Ama öğrenciyken yaptığı stajlar da tecrübe olarak kabul ediliyor. Mesela 3 ve 4'ncü sınıflarda staj yapmış olsun, mezun olduktan sonra da 1 yıl çalışsın yeterli.
- Sonra?
Uygun şartlarla gelenlere biz de İngilizce pratik mülakatı yapacağız ve yeterli görülürse onay vereceğiz. Sonra evraklarını bize teslim ettiğinde 6 hafta içinde yerleştirme yapılacak. Sözleşmesi gelecek ve orada tüm şartlar orada yazıyor olacak.
- Toefl'dan 530 alana siz niye bir daha sınav yapıyorsunuz?
Çünkü bazen Toefl'dan 600 alan öğrenci oluyor ama bir bakıyorsunuz konuşamıyor. Akademiği iyi ama pratiği yok. Ee bu işte de pratik biraz önemli.
- Geçemezse?
İki ay sonra yeni bir mülakat şansı tanıyoruz.
- Maaş ne olacak?
Yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. Okula göre değişiyor.
- Nerede kalacaklar?
Bazı okulların anlaştığı apart siteler olacak, oralarda kalabilecekler. Ya da kendisi bir yer seçecek. Konaklama bedeli gidenlere ait olacak.
- Size ne ödüyorlar?
Süreye göre değişiyor. 12 ay için 3850 dolar, 24 ay için 4950 dolar, 36 ay için de 5950 dolar.
- Hangi branşlarda öğretmen göndereceksiniz?
Matematik, fizik, kimya, biyoloji öğretmenleri ve özel ihtiyaçlı, engelli öğrencilerin eğitiminde uzmanlaşmış kişiler...
- ABD'nin hangi bölgelerine göndereceksiniz?
Tüm ABD geneline göndereceğiz. Zaten kişi bölge tercihini belirtebiliyor bize. Ama eğer şehirle ilgili bir kıstasınız varsa bu sizin işe giriş sürenizi uzatır. Seçenekleri açık tutarsanız daha hızlı yerleşebilirsiniz.
- Önerdiğiniz okulu beğenmeme şansları var mı?
Şöyle oluyor, kişiye mülakata girmeden okulu gösteriyoruz ve inceleme fırsatı veriyoruz. Eğer kabul ederse ve mülakattan geçerse gitmek zorunda. Çünkü bu iş çocuk oyuncağı değil. Ama okulu veya bölgeyi beğenmeyip mülakata girmeme hakkı da var. O zaman başka seçenek bakıyoruz.
- Kaç öğretmen kontenjanı var?
Şu anda sınırsız.
- Sizin hedefiniz nedir?
İlk yıl için en az 300 öğretmeni yerleştirmeyi hedefliyoruz.
- Belirli bir yaş sınır var mı?
O konuda ABD çok esnek. 40 yaşına gelmemiş olan herkes başvurabilir.
Bu arada şöyle bir durum da var, öğretmenler eşli ve çocuklu gidebiliyor. Eşi ve çocuklarının da işlemlerini yapabiliyoruz. Sadece bu programa ait bir özellik bu. Alacağımız C2 vizesi ile öğretmenin eşi de ABD'de çalışabiliyor olacak.Ben Bilkent Turizm Otelcilik mezunuyum. Okuldan sonra Amerikan Otelciler Birliği ve Başkent Üniversitesi'nde turizm otelcilik konusu üzerine eğitmenlik yapıyordum. O dönemde de öğrencilerin yurtdışına yoğun bir ilgisi vardı. Biz de Amerikan Otelciler Birliği ile bir proje geliştirip bu çocuklara yazın yurtdışında nasıl staj yaptırabilirz diye düşündük. O zaman bir arayışa girdik ve yurtdışında partner bir kurum bulup ilk olarak 1999 yılında 98 öğrenciyi ABD'ye uluslararası otel zincirlerine staja gönderdik.
Uluslararası Staj ve Eğitim Hizmetleri (USEH), 1999 yılında kurulmuş ve bugün itibariyle 17 ayrı ülkede temsilciliği olan yurtdışı kariyer danışmanlığı firması. Şimdiye kadar binlerce insanı ağırlıklı ABD'de olmak üzere staja ve çalışmaya gönderen şirket, şimdi yeni bir uygulama başlatıyor. Useh, artık ABD'ye Türkiye'den öğretmen de gönderecek...
Eren GÜLER YAZIYOR
USEH'in Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Türkkan ve Başkan Yardımcısı Semih Zencirli ile hem yurtdışında nasıl çalışmaya gidilebildiğini, maaşları, şartları, orada kalabilme olanaklarını hem de öğretmenlerle ilgili yeni başlattıkları uygulamayı konuştuk...
Yurtdışında eğitim ve çalışma olanakları ile ilgilenenler birçok firmanın bir araya geldiği ve bugün başlayıp 22 Şubat'ta sona erecek olan Educatürk fuarını ziyaret edebilir. Fuar Lütfü Kırdar Rumeli Fuar alanında yapılıyor. - Sonra?
Sonra da Aralık 99'da USEH'i kurduk. Öncelikle ağırlıklı turizm otelcilik öğrencilerini yurtdışına staja ve çalışmaya gönderiyorduk ama diğer branşlarda da önemli bir talep olduğunu gördük. Sonuçta yurtdışı deneyimi Türkiye'de kariyer açısından önemli bir olay.
Önce ABD ile başladık, sonra Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya'da genç profesyoneller için hem staj hem de çalışma olanağı sunmaya başladık.
- Useh'in büyüklüğü nedir şu anda?
2001'de ABD'deki ofisi açtık. Asıl amacımız Türkiye'den gönderdiğimiz öğrencilere destek olmaktı. Ama ben 2003 itibariyle orada daha fazla kalmaya başladım. İşverenlerden gelen talep artmaya başlatınca biz de yayılmaya başladık. Şu anda 17 ayrı ülkede temsilciliğimiz var ve birçok ülkeden partnerlik talebi geliyor. Dünyanın birçok ülkesinden öğrencileri ve profesyonelleri çalışma, staj ve eğitim amaçlı olmak üzere birçok farklı ülkeye gönderiyoruz.
- Türkiye'de öğrenciler mi daha çok geliyor mezunlar mı?
Şimdiye kadar yurtdışına staja veya çalışmaya gönderdiklerimizin yüzde 60'ı yeni mezun, yüzde 40'ı da öğrenci.
- En çok hangi ülkeye gönderiyorsunuz?
En çok ABD'ye gönderiyoruz. Sonra Kanada ve Avustralya geliyor.
- Neden en çok ABD?
Çünkü genelde insanlar ABD'de çalışmanın burada kendilerine daha fazla avantaj sağladığını düşünüyorlar. Ayrıca management ve marketing gibi kavramların babaları hep ABD'de çıkmıştır diye düşünüldüğü için ilgi daha yüksek oluyor. Avrupa'da ücretsiz eğitim mümkün olduğu halde ABD daha fazla tercih ediliyor.
- Diyelim ki birisi size gelip ben yurtdışında çalışmak istiyorum veya yaz döneminde staj yapmak istiyorum dedi. Süreç nasıl işliyor?
Bize başvuranları biz önce mülakata alıp biz değerlendiriyoruz. Kabul edersek davet ediyoruz, ona çalışabileceği yerlerle ilgili alternatifleri sunuyoruz. O da kabul ederse evraklarını getirip teslim ediyor, sonra da 6-8 haftada yerleştirmeyi yapıyoruz.
Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası gönderebiliyoruz. Staj için başvuranları 3-4 ay, çalışmak için başvuranları da 12-18 ay arası yurtdışına gönderebiliyoruz.
- Yurtdışında çalışabilmenin şartları nedir?
Eğer üniversite öğrencisi ise not ortalaması en azından 2 olacak. Ayrıca orta düzeyde İngilizcesi olacak. Bu ingilizce mülakatları da biz yapıyoruz zaten.
- Bu iş için size ne kadar ödüyorlar?
Yaz stajı programı 1200 dolar. Bunun içerisine kişinin işe yerleştirilmesi, oryantasyonu, vize evrağını hazırlanması, sağlık sigortası ve sürekli danışmanlık giriyor. Haricinde ise uçak bileti ve pasaport-vize masrafları var. Ama pasaport bu programlar dahilinde daha ucuza çıkarılabiliyor.
- Hepsini toplarsak?
Başlangıç masrafı ilk gittiklerindeki cep harçlığı da dahil olmak üzere 2 bin 500 dolar.
- Konaklama?
Yaz stajında gelecek olanların kalacağı yerler genelde işletmeye ait oluyor. Yoksa biz ayarlıyoruz.
- Peki ne kadar kazanabiliyorlar?
3-4 ay çalışıp aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Dolayısıyla bazı insanlar cebinde önemli bir para ile geri dönebiliyor. Ayrıca çalıştıkları süre boyunca ikinci iş de yapabiliyorlar.
- Ağırlıklı ne için gidiyorlar?
Bir kısım para için gidiyor. Gideyim, paramı biriktirip seneye tekrar gideyim diyor. Yurtdışındaki iş deneyimlerini artırmak istiyor. Çünkü orada kazanılan deneyimler çok önemli.
Bazıları da dilini geliştirmek için gidiyor. Sonuçta sadece bir dil programına gitmenin maliyeti yüksek. Bu şekilde çalşarak hem dillerini geliştirip hem de para kazanıp kendilerini finanse edebiliyorlar.
- Peki dünyada önemli bir kriz var. Bu durum ABD'deki işveren talebini olumsuz etkilemiyor mu?
Stajyerler aylık 1500-2500 dolar arası kazanıyorlar. Özellikle üretim sektöründe büyük sıkıntı var ama hizmet sektörü daha iyi. Biz bu krizden etkilenmedik şu anda. İşverenler çalışacak insanları talep etmeye devam ediyor. Katılacağımız Educaturk fuarına ABD'den birçok işveren gelecek mesela. Orada isteyenler işverenlerle karşılıklı konuşma fırsatı bulacaklar.
- Yaz stajı için son başvuru zamanı nedir?
Başvurular 1 Nisan'da bitecek. Çalışma ise 15 Haziran'da başlıyor.
- Staja değil de çalışmak için daha uzun süreli gitmek isteyenler?
Uzun dönem programlar için istedikleri her zaman başvurabilirler.
- Uzun programlarda ne kadar kazanılıyor?
1800-2700 dolar arası bir gelirleri oluyor.
- Orada başvuru ücreti nedir?
" İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. Başvuru sırasında maliyet staja göre daha yüksek çünkü kalma süresi uzun. 12 aylık program 2900 dolar artı ulaşım masrafı mesela. Ama biz bunun karşılığında onlara 12 ay süreyle çalışma olanağı sağlıyoruz.
- Yurtdışına gidenlerde en büyük problem ne oluyor?
Çok ciddi bir sorun yok ama adaptasyon süresi çok önemli. Onu da aşabilmek oryantasyonda gerçek resmi aktarmak gerekiyor. İnsanlar ABD'yi filmlerdeki gibi düşünüyor ve aslında en büyük sorun da oradan çıkıyor. ABD bir Hollywood değil. Orada bazı şehirler var ki, çocuk İstanbul'dan geldiyse büyük hayal kırıklığına uğruyor. 'Ben böyle olduğunu zannetmemiştim, nerede büyük binalar?' diyor. Veya sosyal hayat bazı yerlerde çok zayıf. Küçük şehirlerde iki üç tane küçük pub oluyor, o kadar.
Bir ABD'de iş disiplini biraz daha farklı. Stajyerlere Türkiye'de biraz daha müsamaha gösterilir ama orada öyle bir şey yok. Başlangıç saati 8.00 ise siz de 7.50'de orada olacaksınız. Stajyersiniz diye kimse sizi tolere etmez. İki uyarıdan sonra sözleşmeyi feshediyorlar.
- İngilizce konusunda?
Evet, bazen dil konusunda da problem çıkabiliyor. Burada ne kadar İngilizce okusanız da ne kadar İngilizce bilseniz de ilk gittiğinizde aksanlar konusunda zorluk yaşanabiliyor. Bazen bir hamburger bile sipariş edemeyebiliyorlar. O nedenle ilk etapta bulundukları işletmede problemler yaşayabiliyorlar.
- Siz orta İngilizce yeter dediniz ama bu iş hayatında nasıl yeterli olabiliyor?
Öğretmenler yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. " Pozisyona göre... Biz sizi ingilizce mülakata alıp iki gün sonra seviye sonucunu gönderiyoruz. 'Bu seviyeye göre size şu şu iş fırsatlarını sunabiliriz' diyoruz.
Mesela bazen birisi geliyor, ben resepsiyonda çalışacağım diyor. Ama siz İngilizcesine bakıyorsunuz, o departman için yeterli değil. Biz de o zaman kişinin İngilizcesine göre otelin başka bölümleri için yönlendirme yapıyoruz. Biz açık açık bunu söylüyoruz ve baştan konuşuyoruz. Çünkü gittiken sonra bir pozisyon değişikliği yapılması bizim başarısızlığımızdır.
- Çalışmak için gidenler orada kalabiliyor mu?
Evet kalabilirsiniz, ama bu A seçeneği. Sürekli kalabilmeniz için işletmenin sizi beğenmesi, sizin için çalışma vizesine sponsor olması gerekir. Bu durumda 7 seneye kadar kalabilirsiniz, sonra işletme green card'a sponsor olursa istediğiniz kadar kalabiliyorsunuz.
- Vatandaş mı oluyorlar yani?
Yok hayır, oturma ve çalışma hakkı kazanıyorlar. Burada önemli olan çalışanın çok başarılı olması ve çalıştığı şirkete katma değer sağlaması.
- Sizden gidenlerden ne kadarı kaldı mesela?
Bizim stajyerlerimizden yüzde 40'ı başarılı olup orada kalma hakkı kazandılar. Oralarda da giderek yükseldiler ve şimdi bizden stajyer alıyorlar.
- Yurtdışına öğretmen götürme işi nereden çıktı?
Öğretmenler eşi ve çocukları ile gidebiliyor. Birçok bölümden çocuklar yurtdışına gidip çalışmak istiyor ama bazıları için pozisyon yok. Bunlardan biri de öğretmenlerdi. Çok başvuruyorlardı ama pozisyon yok. Ben daha sonra bir araştırmaya girdim ve öğrendik ki ABD hükümeti öğretmenler konusunda büyük bir açık bekliyor. Yakın zamanda 2 milyon öğretmen açığı olacak.
Bu nedenle yurtdışından öğretmen alma imkanı getirdiler. Bunu belirli organlar yapabiliyor. Biz önce özel bir kurumla çalışmayı düşündük fakat daha sonra bir devlet organizasyonunun bunu sağladığını keşfettik. AIPT adındaki bu kurum, ABD'de öğretmenlere 1-3 yıl arası çalışma fırsatı sağlıyor. Biz de onlarla çalışıyoruz.
- Başvuracak öğretmenlerde hangi şartları arıyorsunuz?
Öncelikle Toefl sınavından 530 alması ve üç yıl tecrübeli olması gerek. Ama öğrenciyken yaptığı stajlar da tecrübe olarak kabul ediliyor. Mesela 3 ve 4'ncü sınıflarda staj yapmış olsun, mezun olduktan sonra da 1 yıl çalışsın yeterli.
- Sonra?
Uygun şartlarla gelenlere biz de İngilizce pratik mülakatı yapacağız ve yeterli görülürse onay vereceğiz. Sonra evraklarını bize teslim ettiğinde 6 hafta içinde yerleştirme yapılacak. Sözleşmesi gelecek ve orada tüm şartlar orada yazıyor olacak.
- Toefl'dan 530 alana siz niye bir daha sınav yapıyorsunuz?
Çünkü bazen Toefl'dan 600 alan öğrenci oluyor ama bir bakıyorsunuz konuşamıyor. Akademiği iyi ama pratiği yok. Ee bu işte de pratik biraz önemli.
- Geçemezse?
İki ay sonra yeni bir mülakat şansı tanıyoruz.
- Maaş ne olacak?
Yıllık 30 bin ile 45 bin dolar arası maaş alacaklar. Okula göre değişiyor.
- Nerede kalacaklar?
Bazı okulların anlaştığı apart siteler olacak, oralarda kalabilecekler. Ya da kendisi bir yer seçecek. Konaklama bedeli gidenlere ait olacak.
- Size ne ödüyorlar?
Süreye göre değişiyor. 12 ay için 3850 dolar, 24 ay için 4950 dolar, 36 ay için de 5950 dolar.
- Hangi branşlarda öğretmen göndereceksiniz?
Matematik, fizik, kimya, biyoloji öğretmenleri ve özel ihtiyaçlı, engelli öğrencilerin eğitiminde uzmanlaşmış kişiler...
- ABD'nin hangi bölgelerine göndereceksiniz?
Tüm ABD geneline göndereceğiz. Zaten kişi bölge tercihini belirtebiliyor bize. Ama eğer şehirle ilgili bir kıstasınız varsa bu sizin işe giriş sürenizi uzatır. Seçenekleri açık tutarsanız daha hızlı yerleşebilirsiniz.
- Önerdiğiniz okulu beğenmeme şansları var mı?
Şöyle oluyor, kişiye mülakata girmeden okulu gösteriyoruz ve inceleme fırsatı veriyoruz. Eğer kabul ederse ve mülakattan geçerse gitmek zorunda. Çünkü bu iş çocuk oyuncağı değil. Ama okulu veya bölgeyi beğenmeyip mülakata girmeme hakkı da var. O zaman başka seçenek bakıyoruz.
- Kaç öğretmen kontenjanı var?
Şu anda sınırsız.
- Sizin hedefiniz nedir?
İlk yıl için en az 300 öğretmeni yerleştirmeyi hedefliyoruz.
- Belirli bir yaş sınır var mı?
O konuda ABD çok esnek. 40 yaşına gelmemiş olan herkes başvurabilir.
Bu arada şöyle bir durum da var, öğretmenler eşli ve çocuklu gidebiliyor. Eşi ve çocuklarının da işlemlerini yapabiliyoruz. Sadece bu programa ait bir özellik bu. Alacağımız C2 vizesi ile öğretmenin eşi de ABD'de çalışabiliyor olacak.

19 Şubat 2009 Perşembe

ÜNLÜLERİN OKULUNDA ARTIK TENEFFÜS VE DERS ZİLİ ÇALMIYOR

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Bir Yıl Önce Okullarda Gürültü Kirliğinin Önüne Geçmek İçin Zillerin 5 Saniyeden Fazla Çalmaması Genelgesi, Hatay'ın İskenderun İlçesindeki Bir Okulda Hayata Geçirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir yıl önce okullarda gürültü kirliğinin önüne geçmek için zillerin 5 saniyeden fazla çalmaması genelgesi, Hatay'ın İskenderun ilçesindeki bir okulda hayata geçirildi. Bakanlık, okulların bulunduğu mahalle sakinlerinin zil sesinden rahatsız olması nedeniyle hazırladığı gürültü kirliliği genelgesinde zil sesinin 5 saniyeden fazla çalınmamasını istemişti. Buradan hareketle İskenderun'daki 70 yıllık tarihi geçmişi bulunan ve roman ve hikâye yazarı edebiyatçı Ayla Kutlu'nun da mezun olduğu Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda teneffüs ve ders zili çalmıyor artık. window.google_render_ad();Çukurova Üniversitesi'nde bir dekanın da mezun olduğu Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda öğrenciler teneffüslere çıkışlarda ve derslere girişler de zil sesinin iptal edilmesiyle okul ve sınıf başkanlarının uyarıları ile zil saatlerine uyuyor. Öğretmenler biraz bu uygulamadan rahatsız olurken öğrenciler ise kantin önlerinde teneffüslerinde gecikmelerden dert yanıyor. Yaklaşık 2 bin öğrencisi bulunan İskenderun Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda 10 gündür ziller hiç çalmıyor. Okul Müdürü Turgay Çelikezen, zil sesinin susturulması konusunu 2008-2009 yılı eğitim öğretim sezonun başında öğretmenler toplantısında gündeme getirmiş. Ancak öğretmenler bu uygulamaya karşı çıkmış. İkinci dönem başlayınca yeniden gündeme alan Okul Müdürü Çelikezen, 10 gün önce öğrencilerine sorumluluk bilincini aşılamak için teneffüslerde ve derslere girişlerinde okul zilinin çalınmaması kararını hayata geçirdi. İlk etapta yine öğretmenlerinden tepki aldı. Ancak her geçen uygulamaya öğrencilerin ve öğretmenlerin uyması Çelikezen'i mutlu etti. TENEFFÜS VE DERSLERE GİRİŞ SAATİNE EN ÇOK KIZLAR UYUYOR 8 yıldır Namık Kemal İlköğretim Okulu Müdürü olan Çelikezen, "Şimdi derslere geç kalan öğretmenleri de öğrencilerimiz uyarıyor. Tenefüs saati gelince de her sınıfın başkanı öğretmenine hatırlatıyor. Bu, öğrencilerimizin zamanı kullanma ve sorumluluk bilincini de artırdı. Velilerde uygulamadan memnun. Bazen kantin sırasında geç kalan öğrenciler oluyor ama her geçen gün uyumları artıyor. Uygulamada en titiz davranan kız öğrenciler oluyor.Bizim hayata geçirdiğimiz bu uygulamanın Türkiye'nin başka bir ilinde var mı bilmiyorum. Ama hiç duymadım karşılaşmadım." dedi.

BOZÜYÜK'TE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI YÖNETİCİLERİNE YÖNELİK EĞİTİM KURSU AÇILDI...


Bilecik'in Bozüyük İlçesinde "Dernekler Mevzuatı ve Sivil Toplum Bilincini Kazanma" Adı Altında Sivil Toplum Kuruluşlarının Dernek Üye ve Başkanlarının Eğitimini Sağlamak Amacıyla Kurs Açıldı.
Bilecik'in Bozüyük ilçesinde "Dernekler Mevzuatı ve Sivil Toplum Bilincini Kazanma" adı altında sivil toplum kuruluşlarının dernek üye ve başkanlarının eğitimini sağlamak amacıyla kurs açıldı.
Türkiye'de ilk defa Bozüyük'te yapılacak ve modülasyon çalışmaları İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve İlçe Dernekler Büro Şefliği tarafından yapılan kursta, dernek üye ve başkanlarına 5 grup halinde eğitim verilecek. Kurs, toplamda 4 hafta ve 48 saat sürecek. Kurs, haftada 3 gün ve günde 4 ders şeklinde verilecek.


Bozüyük Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen bilgilendirme toplantısında ilk konferansı İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçisi Mahmut Esat Gürses verdi. Gürses, devletin dernekler konusunda yeni bir anlayışı benimsediğini hatırlatarak, "Daha önce Bozüyük'te olduğu şekilde sertifikaya yönelik bir kurs duymamıştım. İlçenizin bu konudaki isteğine ve özverisine teşekkür ediyorum. Derneklerimizin hepsinin bir misyonu ve vizyonu olması gerekiyor. Bunlar olmazsa kâğıt üstündeki derneklerden bir farkınız olmaz." dedi.
Bilgilendirme toplantısında kurs hakkında kısa bir konuşma yapan Bozüyük Kaymakamı Ahmet Katırcı, "Bozüyük'te sivil toplum kuruluşları çok aktif durumdalar. Bozüyük'e geldiğimde ilk ziyaretime sivil toplum kuruluşları geldiler. Sivil toplum kuruluşları Bozüyük'te artık 4. kuvvet olmuş durumdalar. Bizlerin kaymakamlık olarak göremediğimiz, yetişemediğimiz alanlarda açığımızı kapatıyorlar, fakat mevzuattan yüzde 60-70 oranında haberdar değiller. Bunda kötü niyet yok, ama bizim amacımız düzenlediğimiz bu kurs vasıtası ile eksikliklerimizi tamamlamaktır. Bu çalışmanın Bozüyük'teki tüm sivil toplum kuruluşlarının üye ve yöneticilerine faydalı olacağını düşünüyor ve tüm Türkiye'ye de örnek olacağı kanaatini taşıyorum" şeklinde konuştu.
Bilgilendirme toplantısında yapılan sunumda kursun amacı; hak, görev ve sorumlulukların farkında, demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olarak, bilinçli ve bilgili, çevresini aydınlatan, yaptığının ve yapılanların farkına varabilen ve dernekler mevzuatında da temel bilgilere sahip bir sivil toplum oluşturmak olduğu açıklandı.
Her bir ders değişik eğitimciler tarafından sunum şeklinde verilecek olan kursta, 2860 sayılı yardım toplama kanunu ve yönetmeliği; 3335 sayılı uluslar arası teşekküllerin kurulmasına dair kanun; 5072 sayılı dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkilerine dair kanun; 3628 sayılı mal bildirimi; rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kanunu; 2847 sayılı Türkiye emekli subay, gaziler ve şehit aileleri hakkındaki kanun; 1606 sayılı bazı dernek ve kuruluşların vergiden muaf tutulmasına dair kanun; 5237 sayılı Türk ceza kanununun derneklerle ilgili olan maddeler; 5326 sayılı kabahatler kanununun ilgili maddeleri; sivil toplum bilinci ve kazanımı; cami derneklerinin cami ve müştemilatındaki hizmetleri ile Diyanet İşleri Başkanlığı mevzuatı konuları işlenecek. Kurs sonunda yapılacak olan sınav neticesinde kazanan dernek üye ve yöneticilerine sertifika verilecek.
Kursun bilgilendirme toplantısına Bozüyük Kaymakamı Ahmet Katırcı, Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu, Eskişehir İl Dernekler Müdürü Adem Kahraman, Bilecik İl Dernekler Müdür Vekili Yaşar Okumuş, daire amirleri, dernek başkanları ve üyeleri katıldı.

17 Şubat 2009 Salı

Öğretmene Tekme Tokat Dayak...

Lises müdürü, odasında tartıştığı beden eğitimi öğretmeni F.B.’yi dövdü. F.B.’nin şikayetiyle müdür E.A. gözaltına alındı.

İzmir Buca Anadolu Lisesi'nde 19 yıllık beden eğitimi öğretmeni, bir çocuk annesi 45 yaşındaki F.B., öğrencilerden toplanan paraların hesabını konuşmak üzere okul müdürü E.A.'nın odasına gitti. Burada aralarında çıkan tartışma sonucunda, okul müdürü E.A., F.B'ye 'defol' diyerek odasından kovdu. Kendisine bu şekilde davranılmasına sinirlenen F.B. okul müdürünü kibar olması için uyardı. YUMRUK VE TEKME ATTI İddiaya göre sinirlerine hakim olamayan Müdür E.A. yumruk ve tekmeyle F.B'ye saldırdı. Aldığı darbeler sonrası yüzü ve sağ gözü moraran F.B., diğer meslektaşlarının araya girmesiyle kurtuldu. Neye uğradığını şaşıran beden eğitimi öğretmeni F.B. diğer öğretmenler tarafından hastaneye götürüldü. Hastanede tedavisi yapıldıktan sonra taburcu edilen F.B., Buca Merkez Karakolu'na gidip lise müdürü E.A.'dan şikayetçi oldu. Şikayet üzerine polis, müdür E.A.'yı gözaltına alıp karakola götürdü.

12 Şubat 2009 Perşembe

Özel Okullar Ücretsiz Olacak!

Özel öğretim kurumları, bünyesindeki öğrenci sayısının yüzde üçünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutacaklar.

Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz veya Burslu Okutulacak Öğrenci ve Kursiyerler Hakkında Yönetmelik bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmeliğe göre, özel öğretim kurumları, öğrencilerinin sayısının yüzde üçünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlü olacak. MEB tarafından bu oran yüzde ona kadar artırılabilirken ücretsiz okutmada şehit ve malul gazi çocuklarına öncelik verilecek. Aynı kuruma başvurunun ücretsiz okuma kontenjanından fazla olması halinde yerleştirme Valilik tarafından yapılacak. Şehit ve malul gazi çocuklarından kuruma başvuruda bulunulmaması halinde, yüzde üçlük oranın tamamından kayıtlı öğrenci ve kursiyerler yararlandırılacak. ÜCRETSİZ OKUYAN ÖĞRENCİLER BİR SINIFTA TOPLANMAYACAK Okulların, ücretsiz okutacakları öğrenci ve kursiyer oranı, kurumların türü, eğitim programları gibi hususlar göz önünde bulundurularak öğrenci ve kursiyer sayısına göre her yıl Bakanlıkça tespit edilecek. Okullar; ücretsiz okutacakları öğrenci ve kursiyerlerin sayısını, Yönetmelikte belirtilen esaslara göre bünyelerindeki sınıf veya gruplara dağılımını dengeli olacak şekilde planlayacaklar. Bir sınıfı “ücretsiz okuyan öğrenci sınıfıö yapamayacaklar. Bir bölüme başvurunun az olması halinde ise diğer bölümler için yapılan başvurularla ücretsiz okutulacak öğrenci ve kursiyer kontenjanı tamamlanacak. MEMUR MAAŞI BAZ ALINACAK Okullarda, ücretsiz okumak için başvuracak öğrenci ve kursiyerlerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması veya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayıp Türkiye'de yaşayan soydaş ya da akraba topluluğundan olması gerekiyor. Ayrıca, okullarda ücretsiz okuyacak öğrencilerin bir önceki sınıfını geçmiş olması, davranış notu indirilmemiş olması şartları da aranacak. Kimsesiz ve maddi imkânlardan yoksun olan öğrenci ve kursiyerlere ise öncelik tanınacak. Ücretsiz okumak isteyen öğrenci ve kursiyerler bu isteklerini kuruma kayıt sırasında, dolduracakları forma göre belirlenecekler. Söz konusu formda ailenin geliri ve giderleri gibi konularda baz alınacak ücret miktarı 'memur maaşı" olacak. OKULA ALINACAKLARI DEĞERLENDİRME KURULU BELİRLEYECEK Yönetmeliğe göre özel okullarda; ilköğretim okulunun, okul öncesi eğitim ile birinci sınıf öğrencileri ve ortaöğretim kurumlarındaki hazırlık veya 9 uncu sınıf öğrencileri, okulda ücretsiz okutulacak öğrenci oranının yüzde yirmisinden yararlandırılacak. ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının ara sınıfındaki öğrenciler, ücretsiz okutulacak öğrenci oranının yüzde seksenini oluşturacak. Yeni açılan okullarda ise o öğretim yılında ücretsiz okutulacak öğrenci oranının tamamı kullanılacak. Ücretsiz okutulacak öğrencileri ise okullarda kurucu veya kurucu temsilcisi başkanlığında, genel müdür veya kurum müdürü ve öğretmenler kurulunca seçilen bir öğretmen ile okul aile birliğince seçilen bir veliden oluşan değerlendirme kurulu belirleyecek. Ücretsiz okuma hakkı kazanan öğrenci ve kursiyerlerin bu hakları yalnız o öğretim yılı veya dönemi için geçerli olacak. Ücretsiz okuma hakkını kazanan şehit ve malul gazi çocukları ise okulun öğrenim süresince ücretsiz okutulacak. BAŞARILI ÖĞRENCİYE BURS VERİLECEK Yönetmeliğe göre, ders ya da sınavlardaki başarıları veya bilim, kültür, sanat, spor ve benzeri alanlardaki başarılarından veya maddi imkansızlıklarından dolayı öğrenci ve kursiyerlere kurumlarca karşılıksız olarak burs verilebilecek. Burs verilecek öğrenci ve kursiyerler için sınav yapılmayacak. Burs verilecek öğrenci sayısını ise okul kendi belirleyecek.

9 Şubat 2009 Pazartesi

Takıntılar Eğitimi Olumsuz Etkiliyor...

Yarıyıl tatili bitti. Milyonlarca öğrenci daha zorlu bir eğitim maratonuna başlıyor. Öğrenciler nelere dikkat etmeli...

Aileleri en çok üzen ve düşündüren öğrenciler belli bir potansiyeli olduğu halde yeteri kadar derse motive olamayan ya da sınav kaygısı sebebiyle başarısız olan öğrenciler. Bu öğrencilerin bir kısmı mükemmeliyetçi olduklarından başarısızlıklarını zihinlerinde çok büyütüyorlar. Bu da öğrenmede kilitlenmeye yol açıyor. Başka stres kaynakları ile de birleşince durum iyice vahim bir hal alıyor. Öğrenciler potansiyellerinin farkında değil mi? Tam tersine, yukarıda anlattığımız öğrenciler aslında farkındalar fakat hedeflerini çok yüksek tutuyorlar ve henüz zaman yönetimini iyi bilemediklerinden birçok konuda iyi olmak isterken ilgileri dağılıyor. Diğer taraftan yeteri kadar emek sarf etmediklerinden iyi anladıkları konuda pratik eksikliği sebebiyle başarısız oluyorlar. Başarısızlığın nedeni ise bu duruma takılıp genelleme yapmaları, daha sonra çalıştıkları halde yüksek kaygıdan yapamamaları. Neden başarısız oldukları konulara takılıp kalıyorlar? Mükemmeliyetçilik, yaşanan stresler sebebiyle bazı kişilerde detaycılığa ve takıntılara yol açıyor. Takıntılar da bazı kişilerde kendi olumlu yönlerini ve eksik taraflarını değerlendirirken genelleme yapmaya sebep oluyor. Kişi nerede hata yaptığını bazen hatırlayarak toparlasa da yanlış yargılara da ulaşabiliyor. İşte, bunlardan birkaç örnek: - Ben matematikte başarılı değilim! - Kompozisyonum kötü! - Derste dikkatim çabuk dağılıyor, çok çabuk sıkılıyorum! - Başarısızım, aileme layık bir evlat değilim! Bu şekildeki kaygıların temelinde dikkat edilecek olursa hep çok iyi yapma isteği oluyor. Kişi başarısız olacağına inanınca da yeni konuları öğrenirken dikkatini toparlayamıyor. Peki buna yol açan kişisel durumlar neler? Bu durumda hem kişinin bireysel özellikleri hem de anne-baba tutumları etkilidir. Anne-babaların tavrı nasıl? Çoğu ebeveyn mükemmeliyetçidir. Kişilik ve karakter eğitiminden çok başarıya odaklanmışlardır. Kendileri "başarmış" anne-babalar çocuklarının da başarılı abi ve ablalarına benzemesini istiyor. Başarıya aşırı önem veren ailelerin çocukları başarılı mı? Gerçekten bu tarz ailelerde öğrenci başarısı daha yüksek. Ancak bazı istisnaları da yok değil. Performansın ortaya çıkmasında anne-babanın tutumları ile çocuğun durumu, kişilik özellikleri, geçirdiği ruhi, biyolojik aşamalar, hastalıklar belirleyici olabiliyor. Anaokuluna başlarken, ilköğretime ve liseye başlarken, seviye tespit sınavları ve ÖSS hazırlığı sırasında, dershaneye başlamada, çocuğun hem yeni ortama alışmaya çalışması, arkadaş seçimi, öğretmenleri tanımaya çalışması, ortamı müfredatı anlamaya çalışması, öğrencinin kendi kendisinden beklentilerinin yüksek olması ile kaygı daha da yüksek oluyor. Bir de buna ilaveten o sıralarda öğrencinin ailesinde ve çevresinde ölüm, hastalık, göç gibi bazı sıkıntılar yaşanmışsa öğrenci stres yönetiminde zorlanıyor. Aile nasıl davranmalı? Aile, çocuğun yapamadıkları kadar yapabildiklerini görmesini sağlamalı. Başarılı olduğu konularda takdir etmeli. Eksiklerini genelleme yapmadan gerçekçi olarak değerlendirmeli. Başarısız olduğu konuda destek alması için yol göstermeli. Öğrenciyi dinleyerek problemlerini sesli düşünürken çözmesinde destek olmalı. Okul ders ve rehber öğretmenleri ile irtibata geçerek yeteneklerine uygun bir hedef sahibi olmasına yardımcı olunmalı.

Okullara 40 Bin Özel Güvenlikçi!

Okullara teknolojik unsurların girmesi hırsızların iştahını kabarttı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı bunun formülünü de düşündü...

Gelişen teknoloji okulları adeta 'teknoloji üssü' haline getirdi. Birçok okulda teknoloji sınıflarının yanında, görsel eğitim için sinevizyon sistemleri kuruldu. Eğitim için yapılan bu yatırımlar hırsızların iştahını kabarttı. Son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan hırsızlık olaylarında büyük artış yaşanmaya başladı. Öğrencileri tehdit eden diğer bir unsur ise uyuşturucu. Özellikle büyük şehirlerde okulların önünde uyuşturucu satışı yapan tacirlere karşı polisin aldığı önlemler yetersiz kaldı. Eğitimi tehdit eden üçüncü önemli faktör ise şiddet. Gerek öğrenciler arasında gerekse okul dışından gelen grupların karıştığı olaylarda çok sayıda öğrenci yaralandı. Okul idarecileri ve öğretmenler de şiddetten payını aldı. Okulları tehdit eden bu asayiş olaylarına karşı Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir projeyi hayata geçirmeyi kararlaştırdı. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, valilere gönderdiği yazıyla bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi için güvenlik görevlisi istihdam edilmesinin planlandığını duyurdu. Bakanlığın yazısı üzerine illerde çalışma yapan valilik, tüm kurumlar için biri gece diğeri gündüz olmak üzere iki güvenlikçi talebinde bulundu. Vali başkanlığında toplanan İl Güvenlik ve Koordinasyon Kurulu'ndan çıkan izin sonrası ihtiyaç duyulan güvenlikçi sayıları bakanlığa iletildi. Sayısı yaklaşık 40 bin olacak özel güvenlikçilerin hangi şartlarda istihdam edileceği önümüzdeki günlerde belli olacak. Maliye Bakanlığı'nın ayıracağı bütçeye göre özel güvenlik kadrosunun belirleneceğini söyleyen Genel Müdür Yalçın, şunları söyledi: "Bakanlığımız okullarda yaşanabilecek olumsuzlukları ortadan kaldırmak için güvenlikçi istihdam edecek. Eğitim kurumlarımızdaki güvenlikçi ihtiyacımızın tespiti için illerden taleplerini istedik. Valilerimizin onayı ile talepler bize bildirilmeye başlandı. Maliye Bakanlığı ve bütçe imkânlarına göre güvenlikçi istihdamı yapılacak. Verilen kadro illere dağıtılacak." Milli Eğitim müdürleri karardan memnun Hidayet Yıldırım (Afyonkarahisar): Güvenlikçi istihdamı ile ilgili çalışmaları tamamladık. Talep ettiğimiz 685 özel güvenliğin faydalı olacağına inanıyorum. Mesut Ayrıksa (Kırşehir): Karar son derece isabetli. 407 güvenlikçi, başta hırsızlık olmak üzere birçok konuda fayda sağlayacak. Yusuf Sezer (Düzce): Bakanlıktan istediğimiz 346 görevli hem bizi hem de velilerimizi rahatlatacak. Sebahattin Gamsız (Yozgat): 230 okulda görevlendirilmek üzere 460 personel istedik. Yozgat'taki okullarda şiddet olayları yok denecek kadar az. Bizim isteğimiz, çok az da olsa yaşanan olayların tamamen önüne geçilmesi.

6 Şubat 2009 Cuma

Okulun Kömürünü Çalarken Yakalandılar

Erzurum'un Yakutiye ilçesinde bir ilköğretim okulunun kalorifer kazan dairesinden kömür çalan iki kişi polis tarafından suçüstü yakalandı.

Yakutiye sınırları içerisindeki Halitpaşa İlköğretim Okulu'nun kazan dairesine gece saatlerinde giren iki kişi, kömür çuvallarını araçlarına yükleyip uzaklaşmak istedi. Semt sakinlerinin hırsızlık olayını telefonla 155 İmdat Polis telefonuna bildirmesi üzerine harekete geçen polis, kimlikleri açıklanmayan hırsızları çaldıkları kömürle birlikte ele geçirdi. Polis, kömür hırsızları ile suçta kullanılan otomobile el koydu. Hırsızlık zanlılarının emniyetteki sorgulamalarının ardından adli mercilere sevk edileceği belirtildi. Geçen yıl eğitim öğretim döneminin başlarında söz konusu okulun kazan dairesinde yaşanan patlamadan dolayı 7 kişi yaralanmıştı.

5 Şubat 2009 Perşembe

Doktoralı İşsizler Ordusu Geliyor...

YÖK’ün yeni atama yönetmeliğine göre, üniversitede doktoralarını tamamlayan binlerce araştırma görevlisi, kadroya geçmek yerine kapı önüne konulacak.

Üniversitelerde asistan olarak görev yapan binlerce kişi, YÖK'ün öğretim elemanlarının atanmasına yönelik yönetmeliği ve kurul kararı nedeniyle, işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Bundan böyle doktoralarını tamamlayan araştırma görevlilerinin üniversiteyle ilişiği kesilecek. Asistanlar yönetmeliğe ve karara tepkili: “En az dokuz senemizi üniversiteye verdik, doktoradan sonra kapı önüne konuluyoruz.” Yükseköğretim Kanunu'na göre üniversitelerde araştırma görevlileri iki şekilde istihdam ediliyor. Birinci yöntemde 33/a maddesine göre araştırma görevlileri rektör tarafından bu kadrolara üç yıllığına atanıyor. İkinci yöntemdeyse araştırma görevlileri, burslu öğrenci statüsüne indirgenerek bir yıllığına görevlendiriliyor. Bugüne kadar pek çok üniversite 50/d kadrosundaki araştırma görevlilerini doktoraları bittiğinde daha güvenli kadro imkânı sağlanan 33. maddeye geçirerek istihdam ediyordu. Ancak bu geçişlerin önü kesildi. YÖK'ün 31 Temmuz 2008'de çıkardığı 'Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'le öğretim elemanı kadrolarına naklen ve açıktan yapılan tüm atamalar için Akademik Personel ve Lisansütü Eğitime Giriş Sınavı (ALES), Kamu Personeli Dil Sınavı (KPDS) veya Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) şartı getirildi. Ayrıca YÖK Yürütme Kurulu'nun 26 Kasım 2008 tarihli kararıyla da 50/d'ye göre istihdam edilenlerin, 33. maddeye göre kadroya geçirilmemesi istendi. Eğitim Sen uygulamayı “Hukuka aykırı” diyerek dava etti. Türkiye genelinde 50/d'ye göre istihdam edilen tüm asistanlar aynı durumla karşı karşıya. Sadece İstanbul'da İstanbul ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde işssiz kalacak asistan sayısı yaklaşık 1000. 'Hayatımızla oynandı' İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü araştırma görevlisi Erhan Keleşoğlu üniversitelerde istihdam rejimi değişikliği yaşandığını belirterek, hayatlarıyla oynandığını söylüyor: “Bir araştırma görevlisi yaklaşık dokuz seneyi üniversitede geçiriyor. Doktorası bittikten sonra işten atılırsa tazminat dahi alamıyor. Bize işe girerken, 'Doktorayı bitirdikten sonra okulda kalacaksınız' denildi. Ortadoğu uzmanıyım. Doktora tezimi daha yeni bitirdim, ilişiğim kesilmek üzere. Bölümüm bana dedi ki, 'Ortadoğu uzmanı olacaksan Arapça öğren'. Ben de bölgede kaldım bir süre, Arapça öğrendim. Bütün geleceğimi buna göre planladım. Şimdi doktora bittikten sonra burada hoca olamayacaksın diyorlar. Bizi üzen hayatımızla böyle rahatça oynanabilmesi.” Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık'ta dokuz yıldır araştırma görevlisi olan Zehra Zengin ise diplomasını aldığına sevinememiş: “Emek vererek geldiğimiz bir yer. Lisanstan sonra yüksek lisans için Lisansüstü Eğitim Sınavı'na (LES) girmişim, yabancı dil sınavlarına, mülakatlara girmişim. Doktoraya başvurmak için LES'e girmişim. Doktora bitiyor, doktor oluyorsunuz, uzman oluyorsunuz. Ayrıca doktorayı bitirmek için yeterlilik gibi ciddi bir sınav var. Bütün bunları aşıyorsunuz. Seni tekrar sil başkan ALES'e alıyorlar, yeterli misin değil misin? Yeni yönetmeliğe göre 33/a'ya göre istihdam edecekler diyelim. Hemen kadro çıkmıyor ki, bazen yıllarca kadro bekleniyor. Beklerken araştırma görevlisi olarak devam etmene izin vermiyorlar. Evde mi oturacağız? Eskiden doktora bittiğinde 33/a'ya geçiriyorlardı, kadro da olmasa, beklerken araştırma görevlisi olarak çalışıyordun, maaş da devam ediyordu.” 'Fakültem istiyor ama...' Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde araştırma görevlisi olan Açelya Temel de yeni uygulamayı eleştiriyor: “50/d'li olduğum için ben de zorunlu işsiz olacağım. Bu karar çıkmasaydı fakültem beni 33/a'ya geçirecekti. Şimdi ihtiyacı olmasına rağmen fakültede tutamıyor. Kazanılmış bir hakkım var ama yeniden akademik yaşama dönmek için sınava girmem gerekiyor. Böylece bilimsel çalışma deneyimi değil, ALES'ten yüksek alanların araştırma görevlisi olmasının önü açılıyor.”

Öğrenciler P.tesi Ders Başı Yapacak...

İlköğretim ve ortaöğretim okullarında 2008-2009 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı 9 Şubat Pazartesi günü başlayacak.

İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15 milyon öğrenci ile 600 bine yakın öğretmen, 2 haftalık yarıyıl tatilinin ardından ders başı yapacak. Eğitim-öğretim yılının ikinci dönemi sınavlar nedeniyle öğrenciler için yoğun geçecek. Seviye Belirleme Sınavı, ilköğretim 6. sınıflar için 13 Haziran 2009, 7. sınıflar için 7 Haziran 2009 ve 8. sınıflar için ise 6 Haziran 2009 tarihlerinde yapılacak. İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY) 3 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilecek. İlköğretim 8.sınıf için DPY sınavı 6 Haziran 2009, ilköğretim 7. sınıf için 7 Haziran 2009, ilköğretim 6. sınıf için ise 13 Haziran 2009 tarihlerinde düzenlenecek. Üniversiteye giriş sınavı ÖSS, 14 Haziran 2009 tarihinde yapılacak. 2008-2009 eğitim-öğretim yılı 12 Haziran Cuma günü sona erecek. Okullar gelecek eğitim-öğretim yılında daha geç açılacak. 2009-2010 eğitim öğretim yılı 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlayacak.

YÖK Denklik Yasağını Kaldırdı...

Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) yurt dışındaki uzaktan eğitim veren okullara devam eden öğrencilere sevindirici haber geldi.

YÖK, uzaktan eğitimdeki denklik yasağını kaldırdı YÖK yurtdışında bulunan ve uzaktan eğitim veren okullara getirilen denklik yasağını kaldırdı. Özcan, Akşam'a yaptığı açıklamada 'Harvard'da bile uzaktan eğitim alanı kabul etmiyorsunuz. Böyle şey olmaz' dedi YÖK, geçtiğimiz aylarda yaptığı yönetmelik değişikliği ile yurtdışındaki üniversitelerde uzaktan eğitim alan öğrencilere 'uygun şartları sağlamaları' halinde denklik verecek. Başta ABD, İngiltere olmak üzere aralarında Malezya'nın da bulunduğu çeşitli ülkelerdeki üniversitelerde uzaktan lisans ve yüksek lisans eğitimi alan öğrenciler, Türkiye'de denklik alamıyordu. Yurtdışındaki üniversiteler, türbanlı öğrenciler tarafından yoğun talep görüyordu. YÖK, uzaktan eğitim kurumlarının faaliyet gösterdiği ülkedeki yetkili kuruluşlar ve YÖK tarafından tanınan bir akreditasyon kuruluşu tarafından akredite edilmesi şartını da getirdi. 'BU DEĞİŞİKLİK BİR DEVRİMDİR' Konuyla ilgili bilgi veren YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan, internet üzerinden yurt- dışındaki ciddi üniversitelerden diploma alındığını ancak bunların bugüne kadar tanınmadığını ifade ederek, 'İngiltere'deki, ABD'deki çok iyi üniversitelerden mezun olanlar var. Harvard'da bile uzaktan eğitim alanı kabul etmiyorsunuz, bu çağda böyle şey olmaz' dedi. Özcan, 'ABD'de öğrencilerin yüzde 35'i uzaktan eğitim alıyor. Bu önemli bir sektör haline geldi. Bizim bu yaptığımız değişiklik bir devrimdir. Yıllardır 'biz bunlara güvenmiyoruz' deniliyordu. Teknoloji çağında, internetin bu kadar yaygın olduğu günümüzde böyle bir şey deme imkanımız yok. Çağdaş tutumlar benimsemeliyiz. Şimdi denetlemek de kolay' diye konuştu. DERS TAMAMLAMA İMKANI Karar sayesinde Türk üniversitelerinde okuyan ancak bazı dersleri eksik kalan öğrenciler de bu dersleri uzaktan eğitim ile tamamlayabilecek. Üniversitelerin uzaktan eğitim kurumları ile yapacakları anlaşmalar ile daha kısa sürede ders tamamlama imkanı doğacak. Uzaktan eğitim kurumlarında bölümlerine göre 2 bin dolar ila 15 bin dolar arasında değişen ücretlerle okumak mümkün.

4 Şubat 2009 Çarşamba

Üniversiteli'den, Eşcinsel İlişki Şantajı...

Girdiği Eşcinsel ilişkileri videoya kaydeden üniversiteli genç şantaj yapınca tutuklandı. İlişkiye girdiği kişiler arasında bir öğretmen ve bir de başçavuş var...

Üniversiteli genç aralarında bir astsubay ve öğretmenin de bulunduğu kişelerle ilişkiye girdi. Videoya çektiği eşçinsel ilişki görüntüleriyle şantaj yaptı. Şantaj yapıldığı iddiası ile gözaltına alınan 5 kişiden 4'ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre Çorum'da bir ilköğretim okulunda öğretmen olduğu öğrenilen A.Ş., Osmancık'taki bir Jandarma karakolunda görevli bir Başçavuş ve E.B isimli şahıslar, Tolga B. (18) isimli 19 Mayıs Üniversitesi Havza Meslek Yüksek Okulu İşletme Bölümü 2. Sınıf öğrencisiyle ilişkiye girdiler. GÖRÜNTÜLERİ İNTERNETTE YAYMA TEHDİTİ Kişilerle yaşadığı ilişkiyi gizlice görüntüye alarak Mustafa A., Nurullah E., Süleyman E. ve Hüseyin F. isimli kişilere veren Tolga B. bu şahıslarla birlikte görüntüleri internete verme tehdidi ile şahıslara şantaj yaptı.

MEB'den Sağlıklı Bir Toplum Projesi...

Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilerin spor faaliyetlerinden hangisine ehil olduklarını belirlemek amacıyla yeni bir proje hazırladı

MEB öğrencilerin spor faaliyetlerinden hangisine ehil olduklarını belirlemek, uluslararası geçerliliği olan testler aracılığıyla kas ve fiziksel yapılarını saptamak için ''Sağlıklı Bir Toplum ve Şampiyonlar İçin Yetenek Testi'' projesi hazırladı. Proje, Türkiye genelinde 10-11 yaş grubu, ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda öğrenim gören kız ve erkek öğrencilere, MEB Okuliçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığınca uygulanacak. Projeye göre, öncelikle test araçlarını uygulayacak beden eğitimi öğretmenlerine hizmetiçi eğitim verilecek. Eğitimini tamamlayan öğretmenler okullarında, yaş grubundaki öğrencilerin test ölçümlerini tamamlayacak. Belirlenen tarihte ölçümlerle ilgili değerler sisteme alınacak. Bu çalışma sonucunda ülke genelinde öğrencilerin spora fiziksel uygunluk normları ve vücut tiplerinin özellikleri tespit edilmiş olacak. Bu testler belirtilen yaş grubundaki öğrenciler için her yıl tekrarlanacak. Projenin ikinci adımı olarak da öğrencilere ilişkin elde edilen bilgilere göre, öğrencilere yetenek testi uygulanacak ve buna göre çocuğun spora ve spor okullarına yönlendirilmesi sağlanacak. Öğrencilerin ölçümlerinde, elektronik tartı, çelik mezura, kronometre, şerit mezura, çap ölçer kullanılacak. Her öğrenci için kişisel bilgilerin ve test sonuçlarının kayıt altına alınacağı bir form düzenlenecek. Araştırmada, öğrencilerin vücut kitle endeksi, esnekliği, kas kuvveti ve dayanıklılığı, hızı, kardiovasküler dayanıklılığı, kilosu, boyu, deri kıvrımı, oksijensiz ortamdaki başarısı ölçülecek. Öğrencilerin ölçümleri için velilerden izin alınacak. Velilerle ortak hareket edilecek. Değerlerin girildiği her öğrenci için bir bilgi formu olacak. Kartlar okullarda saklanacak. Her yıl belli zamanlarda yapılan ölçümler buradan takip edilecek. -''ÇOCUKLARIN DATASINI OLUŞTURACAĞIZ''- Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan MEB Okuliçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanı İsmail Toksöz, bu proje ile çocukların datasının oluşturulacağını ifade etti. Bazen güreşi sevmeyen bir çocuğun, babası güreşi sevdiği için zorla güreşçi yapılmak istendiğini, oysa ki çocuğun fiziki yapısının başka spora uygun olduğunu anlatan Toksöz, ''Sporun bütün branşlarında iltifat, marifet meselesi vardır. Çocuk başarılı olursa azmi artar'' dedi. Proje kapsamında her öğrencinin kas yapısının, boyunun ve kilosunun ölçüleceğini söyleyen Toksöz, ''Sporla ilgilenen başta federasyonlar, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, bütün dernekler, kuruluşlar Bakanlığın İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetim Bilgi Sistemi'nde (ILSIS) hazırlanacak bir modül üzerinden Türkiye'deki bu çocukların ölçümlerini görebilecekler. Böylece aramadan, yanılmadan çocuklara ulaşabilecekler. Çocukların kas ve fiziksel yapılarına yönelik bilgilerin olması da başarıyı artıracak'' diye konuştu. -''VERİLER BİLİMSEL ARAŞTIRMALARA REFERANS OLABİLECEK''- Toksöz, öğrencilerin testlerle fiziksel uygunluk normlarının ve somatotip (vücut tipi) özelliklerinin ortaya çıkarılacağını, ayrıca elde edilen verilerin bilimsel çalışmalarda referans olarak kullanılabileceğini kaydetti. Testler için belli araçların gerekli olduğunu belirten Toksöz, ''Bütün il merkezlerine ve ilçelere bu test araçlarından en az 10'ar takım alınması lazım. Bir yıllık veya iki yıllık bir sürede bunu sonuçlandırmak için hesap edilen rakama göre toplam 4 trilyon lira civarında malzeme almamız gerekiyor'' dedi. Araçların her yerden temin edilebileceğini ifade eden Toksöz, bu tür ölçümlerin bazı özel okullarda, spor kulüplerinde yapıldığını, ancak bunu Türkiye'nin geneline yaymak istediklerini söyledi. Futbol oynayanları ön kaslarının, güreş yapanların arka kaslarının, voleybol ve basketbol oynayanların yukarı kaslarının geliştiğini anlatan Toksöz, ''Öğrencilerin hangi türden sporları yapabileceği kategorize edilecek'' dedi. Bu yaş gruplarından alınan vücut ölçü aralıklarının değişmediğinin altını çizen Toksöz, bu çalışmanın Türk sporuna ivme kazandıracağını vurguladı. Toksöz, ''Bu çalışma Türkiye'de ilk defa bu kadar büyük çapta yapılacak bir çalışma. Çok masraflı ve çok fazla insan kaynağı gerektiren bir çalışma. Doğru branşa, doğru çocukları yönlendireceğiz'' diye konuştu. Toksöz, malzemelerin hazırlanmasının ardından çalışmalara en kısa sürede başlayacaklarını sözlerine ekledi.

3 Şubat 2009 Salı

Ögrencilere Bedava Süt Dağıtılacak...

Tarım Bakanlığı, artan süt üretimine talebin yetersiz kalması üzerine, 50'li yıllardaki gibi süt yardımını gündeme aldı: Yoksul ailelere fiş karşılığı ve beslenme saatinde okulda dağıtılacak..

Tarım Bakanlığı, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na sunmak üzere "gıda paketi" hazırladı. Pakete göre, yoksul vatandaşlara sadece süt alımında kullanabilecekleri fiş verilecek. Üretim fazlalığı nedeniyle fiyatı düşen sütler okullar aracılığı ile beslenme saatlerinde çocuklara dağıtılacak. FİYAT DENGELENECEK Hükümet 1950'li yılarda ABD desteğiyle uygulanan süt yardımını yarım asır sonra yeniden gündeme alıyor. Tarım Bakanlığı'nın, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na (EKK) sunulmak üzere hazırladığı "gıda paketi"ne göre, üretim fazlası ve düşük fiyat nedeniyle stoklarda kalan sütün bir kısmı yoksul vatandaşa dağıtılacak, bir kısmı da süt tozu yapılacak. Böylece, 50 kuruşun altına düşen süt fiyatları dengelenmiş olacak. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır'da düzenlediği sohbet toplantısında, paketin ayrıntılarını şöyle anlattı: *ÇOCUK, YAŞLI VE KADIN: " Türkiye'de, 7 yıl önce 8.4 milyon ton süt üretilirken, 2007'de 12.4 milyon tona çıktı. Süt üreticileri, talebin düştüğünü, marketlerden paralarını alamadıklarını söylüyor. Bunu aşmak için 3 formül geliştirdik. Çocuklar, yaşlılar ve kadınların süt ve süt ürünlerine, kemik sağlığı açısından ciddi ihtiyaçları var. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü'nden gıda paketlerinin içine süt konulmasını talep ettik. Gıda paketlerinin içine artık süt de konulacak. Böylece fazla sütün bir miktarı burada değerlendirilecek. Okullarda süt dağıtımı başlayacak." GÜNDE 100 TON SÜT... * SÜT FİŞİ DAĞITILACAK: "Özellikle sosyal yardımlaşma kararı ile fakirlere dönük belirlenmiş, düzenli yardım alan aileler var. Gıda paketleri dışında onlara süt alımında kullanacakları fiş vermek istiyoruz. Buna da olumlu bakılıyor. Resmiyet kazanması durumunda aylık belli bir limiti içeren süt fişleri verilecek." *HAZİNE'DEN KAYNAK İSTEĞİ: "Hazine ve DPT'den süt tozu için kaynak istedik. Süt tozu sadece dahilde işleme rejimi kapsamında ithal ediliyor. Biz diyoruz ki bize bir fon, bir kaynak verin bu kaynakla mesela her gün piyasadan 500-100 ton taze süt çekelim, bunu süt tozu yapalım..." PROJEYE DESTEK... * YARIM ASIR SONRA TEKRAR: "1950'li yılarda Marshall yardımı kapsamında Türkiye'nin en küçük köylerindeki ilkokullarda bile süt yardımı yapılıyordu. Sütün yanı sıra kuruyemiş, bisküvi gibi gıda ürünleri de veriliyordu. Bu arada Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) de aynı tarihlerde okullara süt yardımı gerçekleştirdi." Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Bedrettin Yıldırım da, sütteki enflasyonun aşılması için "okullarda süt dağıtımına" destek vereceklerini söyledi. Yıldırım, "Böyle bir kampanyaya süt firmaları da verecektir. Böylece süt tüketimi artacak" dedi.