Milli Eğitim Bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli Eğitim Bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2010 Çarşamba

Öğrencilere Yeni Af Geliyor

YÖK Milli Eğitim Bakanlığı'na sunduğu kanun taslağına, üniversiteden atılan öğrencilere af getirecek ve atılmayı önleyecek yeni bir düzenleme daha ekledi
Üniversiteden atılan binlerce öğrenciye af geliyor. YÖK tarafından hazırlanarak Milli Eğitim Bakanlığı'na sunulan kanun taslağına Meclis'te üniversiteden atılan öğrencilere af getirecek düzenleme eklenecek. Son olarak 2008 yılında çıkarılan af kanunu ile üniversitelerden başarısızlık veya devamsızlık nedeniyle atılan binlerce öğrenci okuluna geri dönmüştü. Meclis'te siyasi parti gruplarını ziyaret eden öğrenciler af konusunda söz aldı. Girişime AK Parti'nin yanı sıra MHP'nin de sıcak baktığı belirtildi.

SON AF OLACAK

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, yapılacak düzenlemeyle af konusunun gündemden düşeceğini belirterek şöyle konuştu: "Üniversitelerden atılma af konusunun gündemde kalmasına neden oluyor. Batı'da öğrenciler üniversiteden atılmıyor. Belirlenen harç parasını ödeyen öğrenci istediği zaman gelip sınava katılıyor. Kaydını donduran öğrenciler istedikleri zaman gelip sınavlara katılma şansına sahipler" diye konuştu. Bu düzenlemenin son öğrenci affı olacağı ifade ediliyor. YÖK tarafından hazırlanan taslak üniversiteden atılmayı ortadan kaldırırken, öğrencilere tekrar ettikleri yıl için iki katı harç ödeme zorunluluğu getiriyor. Son öğrenci affı 2008 yılında çıkarılmıştı. 2009 ve 2010'da üniversitelerden atılan öğrenciler 2008 affından yararlanamadı. Yeni düzenlemenin 1982'den bu yana üniversiteden atılan tüm öğrencileri kapsayacağı ileri sürülüyor. En son öğrenci affı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayıyla yürürlüğe girmişti. Bu aftan, üniversitelerde hazırlık dahil tüm sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, pedagojik formasyon, lisans üstü, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik öğrenimi gören öğrencilerden; 7 Haziran 1995 tarihinden, kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi isteği ile ilişikleri kesilenler dahil her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 aylık başvuru süresi içinde ilişiği kesilenler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 ay içinde ilgili üniversiteye başvurma şartıyla yararlandı. 1980 sonrası çıkarılan aflardan yararlanmayanlar da bu kapsamda yer aldı

29 Temmuz 2010 Perşembe

Liseliye 4 Ders Müjdesi...

Bakan Çubukçu’nun verdiği talimatla, sorumluluk sınavlarında başarılı olamayan öğrenciler eylülde en fazla 4 dersten yeniden sınava girecek
Derslerin sona ermesinin ardından yapılan ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları sonucunda başarılı olamayan lise öğrencilerine “af niteliğinde” yeni sınav hakkı getirildi. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, öğrenim gördükleri sınıfta başarısız olan lise öğrencilerinin eylülde en fazla 4 dersten sınava alınmaları talimatını verdi. Çubukçu genelgede, “Yapılan değerlendirme sonucunda, az da olsa bir kısım öğrencinin sınavlarda istenilen başarıyı elde edemedikleri anlaşılmıştır” dedi. Yayımlanan genelgeye göre, eylülde yapılacak yeni sınavlar şöyle uygulanacak: - Sınava girilecek dersler, 16-20 Ağustos 2010 arasında velisi tarafından okula bildirilecek. - Sınav programı, sınav döneminin başlangıcından önce ilan edilecek. - Gerektiğinde cumartesi ve pazar günleri ile çalışma saatleri dışında da sınav yapılacak. - İkinci defa sınıf tekrarı durumuna düşmesi sebebiyle 2009-2010 eğitim-öğretim yılı ders kesimi ve ortalama yükseltme sınavları sonu itibariyle okulla ilişiği kesilen öğrenciler, bu yeni sınav hakkından yararlanabilecek. - Sınav takvimi yapılırken, 2010-ÖSYS'de herhangi bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan ve yeni sınav hakkından yararlanacak öğrencilerin durumları dikkate alınacak. milliyet

Üvey Evlat Mı Daha Hayırlı Öz Evlat Mı?

Milli Eğitim Bakanlığı'nda özel kurumlar bakan tarafından olmasa da bakanlığın diğer bürokratları tarafından hep üvey evlat olarak görülürler. 2010 SBS yerleştirme sonuçları açıklandı. Sonuçlara göre ilk iki okul Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi ve Galatasaray Lisesi. Galatasaray Lisesi çok eski bir okulumuz, tam 530 yıllık. Varlığı ve başarısıyla gurur duyuyoruz. Böyle köklü ve dünya çapında bir kurumumuz olduğu için ne kadar gurur duysak azdır. Yıllar yüzyıllar içinde aldığı yol hepimiz için gurur kaynağı. HENÜZ 4 YILLIK BİR OKUL AMA! Bir de birinci var zira Galatasaray Lisesi ikinci oldu. Birinci Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi 2008-2009-2010 yıllarında hep Türkiye birincisi, okulun kuruluşu 2006 yani okul henüz beşinci yılında. Kurulduğu günden bugüne kadar dünyanın birçok yerinde fen ve matematik alanında ülkemize altın madalya kazandırdı. Geçen yıl Dünya Robotik Yarışması'nda dünya birincisi oldu. O kadar ilginç bir okul ki herhalde ellinci yılında dünyanın en iyi lisesi olacak. Peki, nereden çıktı bu okul? Kim kurdu? Neden en başarılı öğrenciler bu okula koşuyor? Bu okul Bahçeşehir Uğur Eğitim Vakfı tarafından kurulmuş, ABD'de benzerleri var. Okulun müdürü Yrd. Doç. Dr. Sinem Vatanartıran. Sinem Hanım çok genç, dünyanın her tarafını gezmiş, eğitim sistemlerini incelemiş. 'Bizim okulumuz benzerlerinden daha iyi çünkü bizim çocuklarımız daha iyisini hak ediyor' diyor. Sinem Hanım deyim yerindeyse okulda yatıp kalkıyor. Bütün hayatını öğrencilerine adamış. Okulda tüm öğrenciler burslu okuyor, yatılı kalıyorlar, cep harçlıklarını da vakıf veriyor. Dersler çok ilginç, derslerin birçoğuna mühendislik fakültesinden profesörler, doçentler giriyor. Okulda yazılım, genetik, mekatronik gibi dersler var. Öğrenciler öğretim hayatı boyunca en az iki kez Güney Kore, Japonya, ABD gibi ülkelere gidiyorlar. Oralarda eğitim alıyorlar, oradan hocalar geliyor. ÜÇ YILDIR TÜRKİYE BİRİNCİSİ Bunları niye anlatıyorum. Bu okul üç yıldır Türkiye birincisi oluyor. Bütün fen liselerini geride bırakıyor. Eğitimi farklı, yapısı farklı ve başarılı, ama gelin görün ki MEB'in umurunda değil. SBS sonuçları açıklandı. MEB'den herhangi birisi Sinem Hanım'ı arayıp kutlamamış veya bu okulu örnek alıp diğer fen liselerini bu yapıya kavuşturmak için herhangi bir girişimde bulunmamış. Sinem Hanım gayet mütevazı 'Bizim kapılarımız herkese açık istiyoruz ki ülkemizde bu tür okullar artsın. Bütün bildiklerimizi paylaşmaya hazırız' diyor. GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ Ben MEB'in yerinde olsam okulların tabelasını değiştirip 'Anadolu lisesi' yazacağıma bir komisyon kurup Fen ve Teknoloji Lisesi'ndeki sistemi tüm fen liselerine acilen uygularım. İşte o zaman Türkiye dünya çapında bilim adamları yetiştirmeye başlar. Nereden mi biliyorum? Henüz 9. sınıfta dünya çapında başarılar elde etmeye çalışan fen teknoloji öğrencileri bugünden bu ülkeye büyük hizmetlerde bulunacaklarını ispatladılar. Son söz 'Sinem Hanım siz üzülmeyin, güneş balçıkla sıvanmaz.' Turgay Polat-akşam

3 Temmuz 2010 Cumartesi

MEB'in Müstehcen Bulduğu Bölümler...

MEB, 400 yıllık ‘Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden Seçmeler’ adlı eserin bazı bölümlerini müstehcen buldu.
Milli Eğitim Bakanlığı, Avrupa Konseyi'nin 21. yüzyılda insanlığa yön veren en önemli 20 kişiden biri olarak seçtiği ünlü seyyah Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nin bazı bölümlerini müstehcen bulup düzeltilmesini istedi. Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sadettin Sabaz imzasıyla İl Milli Eğitim Müdürlüklerine 29 Mart 2010'de gönderdiği genelgede, 100 Temel Eser Iistesinde yer alan eserin, Metropol Yayınları'ndan çıkan baskısında ağırlıklı olarak mahrem ifadelerin yer aldığını belirtti. Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın yaptığı incelemeye yer verilen genelgede, söz konusu kitabın farklı yayınevlerinden çıkan kitaplarla karşılaştırdı ve kitaplarda birlik olmadığı ve sadece Metropol Yayınevi'nin yayınladığı kitabın bazı bölümlerinde müstehcen ifadelerin yer aldığı kaydedildi. MEB genelgede eserin 100 eser listesinden çıkarılmasına gerek olmadığını belirterek, sadece şikayet konusu olan bölümlerinin çıkarılmasının yeterli olacağını da belirtti. Yayıncının haberi yok Evliya Çelebi'nin “Seyahatnamesi'nin bazı bölümlerinin yasaklanması üzerine ulaştığımız Metropol Yayınevi'nin sahibi İrfan Koçyiğit ise, yayınevine MEB'ten bir uyarı gelmediğini ve konudan haberi olmadığını söyledi. Koçyiğit, 4 yıldan beri bu kitabı yayımladıklarını kaydederek, kitaptan şu ana kadar 2 bin adet baskı yaptıklarını söyledi. İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şerafettin Turan ise, genelgeyi okullara ilettiklerini ve kitabın öğrenciler tarafından alınmamasını belirttiklerini ifade etti. “Kültürümüzde var” Sel Yayıncılık'ın sahibi İrfan Sancı: “Osmanlı'da 'Bahname' denilen büyük bir erotik edebiyat külliyesi vardır ve bu yayınlar o dönemde Erzurum'da, Kastamonu'da yayınlandı. Yani bu bizim geleneğimiz. Daha önce de Nasrettin Hoca müstehcen bulunmuştu. Evliya Çelebi dünya edebiyatı için keşif ve edebiyat anlamında çok önemli bir şahsiyettir ve dünyada bıraktığı izi de önümüzdeki yıl UNESCO'nun 'Evliya Çelebi' yılı ilan etmesinden anlaşılabilir. 'Seyahatname'yi yasaklamak 500 sene geriye gitmemiz anlamındadır. Yüzyıllar önce insanlar bu konuda daha hoşgörülüyken bizim bu hoşgörüyü ileri taşımamız gerekirdi. Bugün o dönemin anlayışının çok gerisinde bir bakışla tutup 'Seyahatname' yasaklanmaya çalışılıyor. Kaldı ki erotik edebiyat genellikle çok iyi metinler içeren büyük bir sanat dalıdır. Sadece erotizm de değil her şey edebiyatla anlatılabilmeli. Benim yayınevimde erotik kitap yayınladığı gerekçesiyle halen yargılanıyor. Yayınevimizden çıkan ve UNESCO'nun 'Dünya Kültür Mirası' sayılan Guillaume Apollinaire'in 'Genç Bir Don Juan'ın Maceraları ' adlı kitap dolayısıyla yargılanıyoruz. Bu konuda yapacak çok şey de yok. Yani bu yasakçı zihniyete 'yüzünüz kızarsın', 'Ayıp' ya da 'Utanın' demek lazım. Bu kitapların yayınlanması teşvik edilmeli, okunmalı ve yaygınlaştırılmalı.”
İşte 'Seyahatnameden Seçmeler' adlı kitaptan sakıncalı bölümler
Sayfa 52: “Bütün Müslüman gaziler gemilerde olan ganimet mallarını bin külçe saf altını, bir Fransa kralının el değmemiş kızını, bin adet güneş gibi cihan güzellerini ki bunlar kimi Müslüman kimi gayrimüslim güzellerdi, her biri güneş gibi cihanı aydınlatan edepli güzellerdi, deftere kaydedip Ebülfeth´e (Fatih Sultan Mehmet´e) Allah emaneti olarak verdiler. Sultan Mehmet de bu ganimet mallarını ve Fransa kralının kızını, diğer kızları Akşemsettin´e teslim etti.”Sayfa 56: “Mehmet Han, halamızla yakınlık kurdu, Sultan Beyazıd-ı Veli ondan doğdu. Cem Şah ve Nureddin Şah hep halamızdan doğdular.”Sayfa 95: “Veziriazam Ahmet Paşa´yı Sehzadebaşı´ndaki evinde gizlenmiş olarak buldular. Boğarak öldürdüler. Cesedini at hamalları at meydanına bıraktı. O kargaşa esnasında oğlan pezevengi adıyla anılan İstanbul mollasının üzerine askerler kılıçla saldırdılar.”Sayfa 172: “Sultan IV. Murat´ın huzuruna çıkarılan burnu olmayan çocuğun babası Hacı Envar´a çocuğun ana rahmine kadir gecesi ya da bayram gecesi besmelesiz düşüp düşmediğini sordular. Babası, ´Vallahi, yiğitlik anımızda, kendimizden geçmiş vaziyette kurban bayramı gecesinde eşimle oynaşırken, ´Bismillah´ demek hatırıma gelmedi. Vücuduma bir titreme geldi. Biz de fazlaca kendimizden geçmişiz. Sabahleyin de gönlümüz bitkin durumda bayram namazını kılmadım.

8 Mart 2010 Pazartesi

Kredili Sistem Geri Geliyor...

Meslek liseleri, sınıf geçme yerine ders geçmeyi esas alan kredili sisteme dönüyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, modüllere dayalı sistemin ders geçme yönetmeliği ile birlikte uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümünü, kredili sisteme geçmekte buldu. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun talimatıyla hazırlanan ve son aşamaya gelen yeni sistemde her dersin bir kredisi olacak.
UYGULAMA SENEYE BAŞLIYOR 1991-1994 yılları arasında meslek liseleri de dahil tüm liselerde uygulanıp daha sonra kaldırılan kredili sisteme geçilmesini amaçlayan çalışmalarda, her ders bir modül olarak ele alınıyor. Her modülün bir kredi değerinin olacağı sistemde, sınıf geçmek için gerekli krediyi toplayan öğrenci bir üst sınıfa geçecek. Mezuniyette de diploma alabilmek için kredi sınırı olacak. Uygulamaya mevzuat çalışmalarının tamamlanmasından sonra önümüzdeki yıl geçilebilinecek. Öğrencilerin yeteneklerine imkan vermek için getirilen yeni sistemde liseye başladıktan sonra alan değiştirilebilmesi de kolaylaşacak.

23 Şubat 2010 Salı

Lise Son Sınıflara Müjde...

MEB, üniversite sınavına hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin sahte sağlık raporlarıyla uğraşmaması için yeni bir düzenleme getirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı, üniversite sınavına hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin sahte sağlık raporlarıyla uğraşmaması için devamsızlıkta 'rapor yerine velinin yazılı başvurusunu' yeterli saydı.
Halen 20 gün 'özürsüz', 25 gün de rapor alarak 'özürlü' devamsızlık yapabilen lise öğrencileri artık 25 günlük özürlü devamsızlıkları için de rapor almak zorunda olmayacak. Sadece lise son sınıf öğrencilerine verilen bu imkanla 'öğrenci velisinin okul müdürlüğüne yazılı olarak başvurması halinde beyan edeceği süre' de özürlü devamsızlıktan sayılacak. Ancak özürlü ve özürsüz devamsızlık süresi 45 günü yine geçemeyecek. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu dün 'özürlü devamsızlık' konulu illere bir genelge göndererek uygulamanın detaylarını bildirdi. Genelgede Bakan Çubukçu, 'ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin yıl boyu yoğun bir çalışma temposu göstererek ÖSS'ye hazırlandıklarını' kaydetti. Öğrencilerin 'sınav streslerinin azaltılması, derslere motivasyonlarının sağlanması ve sınavlara psikolojik olarak daha rahat girmelerini' amaçladıklarını vurgulayan Nimet Çubukçu, "Bu yıla mahsus olmak üzere yönetmelikte belirtilen özürlerin yanı sıra öğrenci velisinin okul müdürlüğüne yazılı olarak başvurması halinde beyan edeceği sürenin de özürlü devamsızlıktan sayılması, öğrenci ve velilerine moral kazandıracaktır." dedi. Benzer bir genelge geçen sene nisan ayında da yayınlanmıştı. Bu sene üniversite sınavlarının iki aşamalı olması ve birinci basamak sınavının (YGS) nisan ayında yapılacak olması nedeniyle öğrenciler 'rapor' telaşına erken düşmüştü. Bakanlık da geçen seneki genelgesini bu sene erkene aldı ve öğrencileri rahatlattı.

21 Ocak 2010 Perşembe

Öğrencilerin Karne Heyecanı...

Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri, 22 Ocak Cuma günü karne almaya hazırlanıyor.

15 milyon öğrenci karne alarak, iki haftalık tatile çıkacak. Okulla bu yıl tanışan 1 milyon 307 bin ilköğretim öğrencisi de ilk karnelerini alacak. 2009-2010 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı 8 Şubat Pazartesi günü başlayacak. Eğitim öğretim yılı 18 Haziran Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek. İlköğretim ikinci kademe öğrencileri Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) katılacak. Milli Eğitim Bakanlığının sınav takvimine göre, SBS, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziranda yapılacak. İlköğretim 7. sınıf öğrencileri SBS'ye 6 Haziranda, 8. sınıf öğrencileri ise 5 Haziranda girecek. İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) 2 Mayısta gerçekleştirilecek. Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için 18 Ocak Pazartesi günü başlayan başvurular 12 Şubatta sona erecek. YGS 11 Nisanda yapılacak. Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları'nın (LYS) başvuru tarihi 3-14 Mayıs, LYS tarihleri de 19-20 Haziran ile 26-27 Haziran olarak belirlendi.

19 Ocak 2010 Salı

MEB'te Büyük Reform Hazırlığı...

Milli Eğitim Bakanlığı, önümüzdeki 5 yılın hedeflerini belirledi.. MEB'in hedefleri arasında çok önemli projeler var. İşte MEB'in hedefleri...

Milli Eğitim Bakanlığı, dershanelerin "özel okula" dönüştürülmesini teşvik edecek, YÖK, standart belirleme, koordinasyon, planlama ve denetimden sorumlu olacak şekilde yeniden yapılandırılacak. Tüm eğitim kademelerinde okullaşma oranlarının yükseltilmesi ve hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalara ağırlık verileceği vurgulanırken, istatistiklere de yansıyan eğitimde cinsiyet ayrımcılığı ve çocuk hakları konularında tüm okullarda bilinçlendirme çalışması yapılması hedefler arasında yer aldı. Stratejik Planda, okul öncesi eğitimde hedefler şöyle sıralandı: ''-Halen yüzde 33 olan okullaşma oranı 2014 yılı sonuna kadar yüzde 70'in üstüne çıkarılacak, -Kamu envanterine kayıtlı ve atıl durumdaki okul ve kurum binaları okul öncesi eğitim kurumu olarak kullanılacak, -Öğretmen ihtiyacının alan mezunlarından karşılanamaması durumunda sözleşmeli ve ücretli öğretmenler sisteme dahil edilecek, -2014 yılı sonuna kadar okul öncesi sınıf sayısı 45 bine çıkarılacak, -Okullaşma oranının nispeten düşük olduğu belde ve ilçelerde bağımsız anaokulu yapımına öncelik verilecek, -Okullaşmanın düşük olduğu bölgelerde anne-babalara yüz yüze bilgilendirme yapılacak.'' CİNSİYET AYRIMCILIĞI Planda, ilköğretimdeki hedefler anlatılırken, okullaşma oranının yüzde 100'e çıkarılması, okula devamın sağlanması ve sınıf mevcutlarının azaltılması ana başlıkları oluşturdu. İlköğretimdeki hedefler, şöyle anlatıldı: ''-Halen yüzde 98.20 olan okullaşma oranı 2014 sonuna kadar yüzde 100'e çıkarılacak, -Kız çocuklarının okullaştırılmasına özel önem verilecek. -Cinsiyet ayrımcılığı ve çocuk hakları konularında okul, ilçe ve il düzeyinde bilinçlendirme çalışmaları yapılacak. -Derslik başına düşen öğrenci sayısı 30'a çekilecek, -Bütün öğrencilerin eğitim kurumlarında koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanması sağlanacak. YİBO'LARDA DUŞ VE ODA SİSTEMİNE GEÇİLECEK -Taşımalı ilköğretim uygulamasının hizmet kalitesi artırılacak. Yatılı İlköğretim bölge okullarının kullanım kapasitesi 2014 sonuna kadar yüzde 90'ın üzerine çıkarılacak ve burs hizmetlerinden yararlanan öğrenci sayısı her yıl yüzde 5 oranında artırılacak, -Öğrencilerin çağa uygun ortamlarda barınabilmeleri için, 2014'e kadar genel banyo bulunan YİBO'ların banyoları duş sistemine ve koğuş tipi yatakhane bulunanların ise oda tipine dönüştürülmeleri sağlanacak, KAPALI OKULLAR SATILACAK -Ülke genelinde kapalı bulunan yaklaşık 16 bin okuldan ihtiyaç dışı olanlar, kamu kurum ve kuruluşlarına devredilecek veya satılacak. İhtiyacı karşılamayan ancak bulunduğu konum itibarıyla çok değerli olan okulların satılabilmesi ve elde edilen gelirle sadece okul yapılabilmesine yönelik çalışma yapılacak, -İlköğretimde İkili eğitimden tekli eğitime geçilecek, -Her öğretmen en az beş yılda bir hizmet içi eğitim faaliyetine katılacak.'' ORTAÖĞRETİMDE HEDEFLER Ortaöğretimdeki 5 yıllık hedeflerde de ağırlıkla okullaşma oranının ve okula devamın artırılması ile mesleki eğitimde okullaşmanın artırılması üzerinde duruldu. Ortaöğretimdeki hedefler de şöyle belirlendi: ''-Ortaöğretimde yatay ve dikey geçişlere imkan veren esnek yapıya geçilecek, -Okullaşma oranlarındaki bölgesel farklılıklar giderilerek, brüt okullaşma oranı yüzde 90'ın üzerine çıkarılacak, -Ortaöğretime ve üniversiteye giriş sistemi, ''okul başarısına dayalı ve eğitim programlarıyla daha uyumlu ve okul dışı öğrenmeye ihtiyaç duymayacak bir yapıya'' kavuşturulacak, OKUL PANSİYONLARINDA AÇIK BÜFE KAHVALTI -Okul pansiyonlarında sabah kahvaltılarının açık büfe şeklinde verilmesi için çeşitli uygulamalarla öğrencilerin pansiyon hizmetlerinden memnuniyet oranı artırılacak, -Sayısı 3 bin 283'ü bulan özel öğrenci yurtlarının yaygınlaştırılmasına çalışılacak, -Mesleki ve teknik eğitimde okullaşma oranı 2014 sonuna kadar yüzde 50'ye çıkarılacak.'' ÖZEL OKULLAR VE DERSHANELER Özel öğretim kurumlarının örgün eğitim içindeki payının yükseltilmesine ilişkin hedefler, Stratejik Plan'da ayrı bir başlıkta ele alındı. Planda, dershane kurucularının geleceğe dönük yatırım planlarının özel okullara yönlendirilmesinin sağlanacağı vurgulandı. Bu kapsamda, özel öğretimdeki hedefler şöyle sıralandı: ''-MEB'e bağlı örgün özel öğretim kurumları oranı yüzde 5.21'den yüzde 9'a çıkarılacak, -Ortaöğretim ve yükseköğretime hazırlık dershanelerinden özel okula dönüştürülebilecekler saptanarak, 2014 sonuna kadar yüzde 70'inin özel okula dönüştürülmesi teşvik edilecek, -Bağımsız binaya sahip olmayan dershanelerin okula dönüşümünde uzlaşmacı yöntemler oluşturulacak, -Dershaneleri özel okula dönüştürmeye yönelik olarak teşvikler (arsa tahsisi, vergi muafiyeti vb.) içeren yeni mevzuat geliştirilecek. Mevzuat düzenlemesiyle okullara yönelik mevcut ve yeni teşviklerin dönüşüm tercihi yapacak dershaneler tarafından kullanılmasına imkan tanınacak Dershane personelinin dönüşümden olumsuz etkilenmemesi sağlanacak.'' YÖK ''YKK'' OLACAK Stratejik Plan'da yükseköğretim alanındaki şu hedeflere yer verildi: ''-Yurt dışına lisansüstü öğrenim görmek için gönderilecek öğrenci sayısı her yıl yüzde 10 oranında artırılacak, -Yeni ihtisas üniversiteleri kurulması yerine belli alanlarda ağırlıklı mevcut üniversitelerin bölünerek ihtisas üniversiteleri haline getirilmesinin daha yararlı olacağı değerlendirilecek, -Üniversitelerin bulundukları bölgelerin ihtiyacını dikkate alarak ihtisaslaşmaları sağlanacak, -YÖK, standart belirleme, koordinasyon, uzun dönemli planlamadan ve denetimden sorumlu olacak şekilde yeniden yapılandırılacak. YÖK'ün Yükseköğretim Koordinasyon Kuruluna (YKK) dönüştürülmesi için sistemin tamamı gözden geçirilecek, konunun taraflarının uzlaşması halinde gerekli yasal düzenlemeler yapılacak. Akademik konularda en üst akademik organ olarak Üniversitelerarası Kurul'un yetkili olması sağlanacak, -Öğretim elemanı açığını kapatmak amacıyla yurt dışında eğitim görmüş yerli öğretim üyeleri ile yabancı akademisyenlerin Türkiye'ye gelmesi teşvik edilecek, -45 olan vakıf üniversitesi sayısı artırılacak.''

6 Ocak 2010 Çarşamba

Milli Mücadele Kadınları Derslerde...

Milli Mücadele döneminde faaliyet gösteren kadın dernekleri tarih dersinde anlatılacak.

Edinilen bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı, hazırlanmakta olan TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi taslak öğretim programında Milli Mücadele'ye hazırlık döneminde kadınların kurdukları cemiyetlerin anlatılması için çalışma başlattı. Konuya ilişkin açıklama yapan TTK Başkanı Tufan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya Sivas'a yaptığı ziyaret sırasında Valiliğin hazırladığı "Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti" kitabının verildiğini belirterek, "Sayın Bakanımız onu bana verdi.

27 Eylül 2009 Pazar

Artan Ders Saatlerine Tepki Geldi...

Meslek liselerindeki 8 saatlik derslerin 9 saate çıkarılması hoş karşılanmadı.

Anadolu Meslek ve Meslek Liselerinde önceki yıllarda 8 olan ders saati 9 saate çıkarılması büyük çoğunluğu ikili eğitim veren Meslek Liselerinde, eğitim alan öğrenci, öğretmen ve okul yöneticilerini, sabah saat 07.00'den akşam saat 20.00'ye kadar okula bağladığı iddia edildi. -BAKANLIK ÇÖZÜM ARIYOR- Günde 8 saatlik ders uygulamasının, öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bazı Meslek lisesi yöneticileri daha önce bir rapor hazırlayarak konuyu Milli Eğitim Bakanlığı'na ilettikleri söylediler. Dünyanın birçok yerinde eğitimle ilgili farklı uygulamaların yapıldığını, eğitim planları yapılırken 8.00-17.00 sabit saatlerin yanında 9.00 da başlayıp 21.00 de biten düzenlemelerin de yer aldığını ifade eden Bakanlık yetkilileri de değişik formüllerle ilgili çalıştıklarını belirtti. -CUMARTESİ-PAZAR FORMÜLÜ BİLE MASADA- Birçok velinin de meslek lisesi öğrencilerinin üniversiteyi kazanma süreçlerine yönelik ekstra dersler istediğinin de altını çizen Bakanlık yetkilileri, sistem içinde bütün alternatiflerin değerlendirileceğini ve çözüm arayışı içinde olduklarını belirtirken, Cumartesi-Pazar formüllerinin bile masada olduğunu açıkladılar. Konunun önümüzdeki günlerde netleşeceği bildirildi.

24 Eylül 2009 Perşembe

Andımız'ı Kaldırmak İçin Bir Çalışma Yok...

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ilk dersini "ayrımcılık" konusunda verdi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yaklaşık 15 milyon öğrenci ile 600 bin öğretmenin ders başı yaptığı 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ilk dersini "ayrımcılık" konusunda verdi. Çubukçu Okullarda öğrenciler tarafından okunan 'Andımız'ın kaldırılması için bir çalışma içinde olmadıklarını belirtti. İstanbul Beşiktaş'taki İsmail Tarman İlköğretim Okulu'nda düzenlenen yeni eğitim-öğretim yılı açılış törenine katılan Çubukçu, ayrımcılık konusunu işlediğui dersin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin "Demokratik açılım çerçevesinde 'Andımız'ın kaldırılacağı" iddialarını" hatırlatması üzerine Çubukçu "Böyle bir çalışma yok. Olduğu zaman söyleriz" diye konuştu. Bu arada, 'Andımız'a yönelik itirazlar, okulların açılması dolayısıyla bazı sivil toplum örgütleri tarafından bir kez daha dile getirildi. Kurdi-Der Van Şubesi Başkanı Levent Ürün, Van'ın Hacıbekir Mahallesi'ndeki Dumlupınar İlköğretim Okulu önünde gerçekleştirdikleri eylemde, ana dilleri Kürtçe olan çocukların okullarda okudukları 'Andımız'da geçen 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' ile 'Ne mutlu Türküm Diyene' cümlelerinin değiştirilmesini istedi. Mazlum- Der Diyarbakır Şubesi de bir basın açıklaması düzenleyerek Anrımız'ın kaldırımsanı isteyerek Türkiye Cumhuriyeti, Türk etnik kimliğiyle bareber, otuzu aşkın diğer etnik kimlikleri barındıran çok kimlikli bir mozaiktir" dedi. BEN AYRIMCILIK GÖRMEDİM AMA... Çubukçu, verdiği ayrımcılık dersinde "Ben cinsiyetimden dolayı bir ayrımcılığa uğramadığım için bugün bu noktadayım. Bu ülkede benimle aynı şansa sahip olmayan sayısız kız çocuğu var" dedi. Okulların sırayı, dersi, bilgiyi, silgiyi, simidi, düşünceyi, sevinci, korkuyu, başarıyı paylaşmanın mekanı olduğunu söyleyen Çubukçu, "Çocukların, geleceğin Türkiyesi'nde ayrımcı unsurlar barındırmayan, bir başkasını ötekileştirmeyen, bireyler olmasını istiyorum" diye konuştu.

23 Eylül 2009 Çarşamba

Haydi Bilardo Dersine...

Bilardo Federasyonu, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalayacağı protokolle bilardo sporunu okullara sokmayı hedefliyor.
Federasyonun MEB ile imzalayacağı bilardo sporunun yaygınlaşmasını sağlayacak protokolün süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, bu bir yılın son bir ayında, taraflardan itiraz gelmemesi halinde sürecin devam etmesi öngörüldüğü kaydedildi. Federasyon yetkilileri, bu sürenin 3-4 yıl olması yönündeki taleplerini MEB'e illettiklerini ve görüşmelerin devam ettiğini belirttiler. Federasyon yetkililerinden edinilen bilgiye göre, bilardo sporunun okullarda oynanmasının önündeki en büyük engelin MEB Talim Terbiye Kurulu'nun "Okullara bilardo masası konulmaz" kararı olduğu, ancak bu kararın MEB ile imzalanacak protokolle ortadan kalkacağı belirtildi. Yetkililer, federasyonun Talim Terbiye Kurulu'nun almış olduğu bu kararın bilardonun önündeki en büyük engel olarak nitelerken, okullar projesi aracılığıyla bu sporun daha geniş kesimlere yayılacağını ifade etti. Lise ve dengi okullarda ve üniversitelerde bilardonun, alt spor dalı olmasının yanı sıra okullarda seçmeli ders olacağı, böylelikle federasyonun çalışma ortamının artacağı ve lisanslı sporcu sayısının yükseleceği kaydedildi. Federasyon başkanı Uğur Kurugöllü, MEB ile yapılacak protokolle Bilardo Federasyonu'nun çok farklı görüleceğini bildirdi. Başkan Kurugöllü, Türk halkının bilardoyu kahvehanelerle özdeşleştirdiğini belirterek, "Açılan nezih salonlar görmezden geliniyor. Bu konuda bir imaj sorunu var. Okullar projesiyle bilardonun kahvehanelerle ilgisi olmadığını göstermeyi hedefliyoruz" dedi. Bilardonun okullara ulaşmasıyla bu sporun temel eğitimde yer alacağını, dolayısıyla sporun da gençleri kötülüklerden arındıracağını söyleyen Kurugöllü, "Gençler, disiplin altına girmeyi öğrendiği zaman, her anlamda devletine faydalı bir birey haline gelecektir. Okullar projesiyle buna katkıda bulunmak istiyoruz" diye konuştu. Kurugöllü, okullar projesinin Avrupa Birliği'ne (AB) de sunulacağını ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu projenin Avrupa Birliği'ne sunulmasıyla bilardonun önü çok açı lacak. Bu konuda iki arkadaşımızın üzerinde çalıştığı, AB'den okullara hibe bilardo tesisi projesini gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz."

12 Eylül 2009 Cumartesi

Ders Zili Pazartesi Çalıyor

Okul öncesi ve ilköğretim 1. sınıf öğrencileri için ders zili pazartesi günü çalacak.

2009-2010 öğretim yılı 24 Eylül Perşembe günü açılacak. Okul öncesi ve ilköğretim 1. sınıf öğrencileri ise 14 Eylül'de öğretime başlayacak. Bu yılki eğitim-öğretim yılı Ramazan Bayramı'nın ardından 24 Eylül Perşembe günü başlayacak. Okul öncesi ve ilköğretim 1. sınıf öğrencileri, uyum sağlayabilmek için bir hafta erken okula gidecek. Okul öncesi ve ilköğretim 1. sınıf öğrencileri ise okula 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak. 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi, 22 Ocak 2010 Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili, 25 Ocak-5 Şubat arasında yapılacak. İkinci dönem, 8 Şubat Pazartesi günü başlayacak ve 18 Haziran'da yaz tatiline girilecek. Çalışma takvimi, bu tarihler dikkate alınarak, 'Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitim Kurumlarının Çalışma Takvimi' örneği esaslarına göre, valiliklerce düzenlenecek. 2010-2011 eğitim-öğretim yılının da 13 Eylül 2010 Pazartesi günü başlaması kararlaştırıldı.

15 Bin Öğretmen Atanacak

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) yapacağı 15 bin 800 öğretmen ataması için başvurular bugün sona erecek. MEB, 4 bin 800'ü kadrolu, 11 bini sözleşmeli toplam 15 bin 800 öğretmen atayacak. Öğretmen atamaları 2008 ve 2009 KPSS10 puan üstünlüğü esasına göre yapılacak. Adaylar, '2009-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu'na bakanlığın 'http://personel.meb.gov.tr' adresinden ulaşabilecek. Atamalar, 14 Eylül 2009 Pazartesi günü saat 10.00'da Bakanlık merkez binasında Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun katılımıyla yapılacak. Sonuçlar aynı gün Bakanlığın 'http://personel.meb.gov.tr' adresinden duyurulacak. Kadrolu öğretmenliğe atananlardan kılavuzda belirtildiği üzere göreve başlama esnasında istenen belgeleri hazır olanlar 15 Eylül 2009 tarihinden itibaren atandıkları il milli eğitim müdürlüklerine başvurarak görevlerine başlayabilecek.

7 Eylül 2009 Pazartesi

Meslek Liseleri Yeniden Gözde

Katsayı adaletsizliği sona erince yeniden meslek liseleri gözde oldu.

Malatya'da, meslek liselerine ilginin arttığı, İmam Hatip Lisesi'nin tek olan eğitiminin bu öğretim yılında ikili öğrenime döneceği belirtildi. Kız meslek liselerinde de yer olmaması nedeniyle başka okullarda geçici eğitim yapılacağı bildirildi. EK BİNALARDA EĞİTİM Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut, yaptığı açıklamada, meslek liselerine yoğun talep olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Özellikle kız meslek liseleri, imam hatip ve teknik okullara yoğun talep var. İmam Hatip Lisesi'nde öğrenci yoğunluğu nedeniyle muhtemelen ikili öğretime geçeceğiz. Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi'nin 200'e yakın öğrencisini, Orgeneral Eşref Bitlis Lisesi bünyesinde bir yıl boyunca burada eğitime tabi tutacağız. Merkezdeki Kız Meslek Lisesi'nin 500'e yakın öğrencisini de Göztepe Mahallesi'nde yeni bitirdiğimiz 32 derslikli lisemizi bir yıllığına kullanacağız. Sabancı Kültür Merkezi yanında inşaatı süren ve bir yıl sonra eğitime açılacak olan kız meslek lisesine nakil yapacağız." İKİNCİ BİR OKUL AÇILACAK Teknik liselerin ise kapasitelerini zorlayarak öğrencilere eğitim vereceklerini belirten Bulut, şunları söyledi: "Teknik liselere ilgi artınca genel liselerde biraz rahatlama olacak. Ayrıca Fatih Lisesi'nde ise kapasite fazlası başvuru oldu. Bu bölgede ikinci bir lise yapılması için arsa çalışmalarımız sürüyor." İlköğretim birinci sınıflar ve ana sınıflarının 14 Eylül'de diğer okulların da 24 Eylül perşembe günü itibarıyla eğitime başlayacağını hatırlatan Mehmet Bulut, sözlerine şöyle devam etti: "Öğretmen atamaları gerçekleştirildi. Ayrıca 15 bin öğretmen atamasından da ilimize atanacak öğretmenler var. Onları da yerleştireceğiz."

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Dolandırıcılar Okullara Dadandı

Milli Eğitim Bakanlığı, birçok devlet okulunun ilginç bir yöntemle dolandırıldığının ortaya çıkması üzerine, bir yazı ile okulları uyardı.

Yaklaşık 30 ilde birçok okulun parasını kaptırmasına yol açan olaylarla ilgili savcılıklar da soruşturma başlattı. Dolandırıcıların son hedefi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okulları oldu. Bazı okul müdürlerinin durumu il milli eğitim müdürlükleri aracılığıyla bakanlığa bildirmesi üzerine ortaya çıkan ilginç dolandırıcılığın şöyle gerçekleştirildiği öğrenildi: Okulları ve ilçe milli eğitim müdürlüğü yetkililerini telefonla arayıp bakanlık üst düzey yetkililerinin ismini kullanan kimliği belirsiz kişiler, "Sizin okulunuza yatırım yapacağız. Ancak bu yatırımın ön ödemesi için bir miktar ücret yatırın" diyerek, okul müdürlerine açtırdıkları sahte PTT hesaplarını verdiler. Bakanlıktan arandığını ve okulunun alt yapı eksikliğinin tamamlanacağını düşünen okul müdürleri de bu hesaba belirtilen miktarı yatırdılar. Parayı alan dolandırıcılar ise sahte kimlikle açtırdıkları hesapları kapatarak ortadan kayboldular. Aradan zaman geçmesine rağmen hizmet alamayan okul müdürlerinin durumu il müdürlüklerine, buradan da bakanlığa bildirilmesi üzerine, dolandırıcılık olayı ortaya çıktı. Öğrenci velilerinden topladıkları bağışlarla okullarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan okul yöneticileri, yaşanan olaylar karşısında büyük üzüntü yaşadı. Ek bina, laboratuar, bilgisayar sınıfı, spor salonu gibi hizmetlerin yapılmasını bekleyen okul yönetimleri ellerindeki kısıtlı parayı da dolandırıcılara kaptırmış oldu. Bakanlığın yaptığı ilk incelemede, yaklaşık 30 ilde birtakım okulların dolandırıcıların kurbanı olduğu belirlendi. Okul yönetimlerinin kimliği henüz belirlenemeyen kişilere 500 TL ile 5 bin TL arasında değişen miktarlarda para yatırdıkları anlaşıldı. Okul yönetimleri dolandırıcılık olayının ortaya çıkmasıyla bulundukları illerin savcılıklarına başvurdular. Savcılıklar, zanlıların belirlenmesi için adli soruşturma başlatırken, Milli Eğitim Bakanlığı da Müsteşar Muammer Yaşar Özgül'ün imzasıyla illere bir yazı göndererek, bu tür olaylara karşı dikkatli olunmasını istedi. Özgül'ün gönderdiği yazıda, benzer olayların devam edebileceği hatırlatılarak, il ve ilçe yöneticileri ile okul müdürlerinin her türlü tedbiri alması istendi. Yazıda, dolandırıcılara karşı izlenecek yöntem ise şöyle belirtildi: "Böyle durumlarda karşılaşan idarecilerin derhal bir üst makamı bilgilendirmesi, bilgiyi alan makamın da Bakanlığımızı haberdar etmesi, böylece zincirleme kontrol ve müdahale mekanizmasının çalıştırılması gerekmektedir."

24 Haziran 2009 Çarşamba

M.E.B'den İki Önemli Haber

Milli Eğitim Bakani Nimet Çubukçu sözleşmeli öğretmenlere yönelik iki önemli karar aldıklarını söyledi.

Türkiye Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun kendilerine bundan sonra artık sözleşmeli öğretmen alınmayacağını, mevcut sözleşmeli öğretmenlerin tamamının kadroya geçirileceğini söylediğini bildirdi. Koncuk ve beraberindeki sendika yöneticileri, Milli Eğitim Bakanı Çubukçu'yu makamında ziyaret ederek, eğitim sistemindeki sorunların, çözüm önerilerinin ve isteklerin dile getirildiği bir rapor sundu. Ziyaretin ardından gazetecilere açıklama yapan Koncuk, Çubukçu'nun bundan böyle sözleşmeli öğretmen alınmayacağını kendilerine ifade ettiğini belirtti. İsmail Koncuk, şunları kaydetti: ''Sayın Bakan, bundan sonraki süreçte sözleşmeli öğretmen ataması yapılmayacağını, bütün öğretmenlerin kadrolu olarak istihdam edileceğini söyledi. Sayın Bakan, sözleşmeli öğretmenlerin hepsinin kadroya geçirileceğini ifade etti. Mevcut durumda 50 bin sözleşmeli öğretmen var. Sözleşmeli öğretmenlerin tamamı zaman içinde kadroya geçirilecek.'' Koncuk, bundan böyle öğretmenlerin kadrolu istihdam edilecek olmasının çok sevindirici olduğunu dile getirdi ve Milli Eğitim Bakanlığının 150 bin öğretmen ihtiyacı bulunduğunu, yaklaşık 220 bin öğretmen adayının da atama beklediğini ve Ağustos ayında en az 50 bin öğretmen atanmasını istediklerini ifade etti.

Okul Öncesine Zorunlu Eğitim Takvimi

Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), gelecek eğitim öğretim yılında 32 ilde planladığı "zorunlu" okul öncesi eğitimi,başlatılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), gelecek eğitim öğretim yılında 32 ilde başlatılmasını planladığı "zorunlu" okul öncesi eğitimi, 2013-2014 eğitim öğretim yılında tüm Türkiye'de yaygınlaştıracak. MEB'nın, okul öncesinde, 5 yaş (60-72 ay) grubunun zorunlu eğitime dahil edilmesine ilişkin projeyi 5 yılda tamamlamayı planladığı öğrenildi. Bu çerçevede hazırlanan takvime göre, ilk aşamada okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 50'nin üzerinde olan 32 ilde gelecek yıldan itibaren "zorunlu eğitim" uygulaması başlayacak. Yeni eğitim-öğretim yılında Amasya, Nevşehir, Çanakkale, Bilecik, Edirne, Karabük, Ardahan, Gümüşhane, Trabzon, Yalova, Karaman, Tunceli, Kilis, Bolu, Kırıkkale, Bayburt, Burdur, Kırklareli, Muğla, Düzce, Bartın, Artvin, Çankırı, Kütahya, Rize, Isparta, Kırşehir, Giresun, Uşak, Eskişehir, Sinop ve Samsun'da okul öncesi eğitim zorunlu olacak. Projeye, 2010-2011 eğitim öğretim yılında Mersin, Antalya, Balıkesir, Aydın, Elazığ, Manisa, Niğde, Osmaniye, Sakarya, Kocaeli, Denizli, Afyonkarahisar, Yozgat; 2011-2012 eğitim öğretim yılında Iğdır, Erzincan, Tekirdağ, Malatya, Aksaray, Siirt, Tokat, İzmir, Zonguldak, Kayseri, Kastamonu, Ankara; 2012, 2013 eğitim-öğretim yılında Hatay, Çorum, Bursa, Bitlis, Sivas, Muş, Bingöl, Konya, Adıyaman, Batman, Ordu, Diyarbakır, Adana, Kahramanmaraş; 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Şırnak, Kars, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Mardin, Van, Şanlıurfa, Hakkari ve Ağrı dahil edilmesi öngörülüyor. Bu illerdeki derslik, öğretmen, donatım ve materyal ihtiyacı eğitim-öğretim yılı başlamadan değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda gerekirse bazı iller daha önce, bazıları da daha sonraki eğitim-öğretim dönemlerinde zorunlu eğitim kapsamına alınabilecek. Okul öncesi eğitimin zorunlu olması öğretmen ihtiyacını da artacağı için bu doğrultuda istihdam sağlanacak.

19 Haziran 2009 Cuma

Kayıt Parası Emlakçılara Ödeniyor!

İlköğretime başlayacak öğrenciler, artık Milli Eğitim Bakanlığı'nca otomatik olarak okullara yerleştirilecek.

Ulusal adres veri tabanındaki bilgiler esas alınarak, her çocuk oturduğu semte en yakın kuruma yazılacak. Veliler okul yöneticileri ile muhatap olmayacağı için 'kayıt parası' ödemekten kurtulacak. Ancak otomatik e-kayıt sistemi, varoş ve elit kesim arasındaki eğitim-öğretim uçurumunu daha da derinleştirecek. Gelir seviyesi düşük bölgelerde oturan aileler, çocuğunu iyi semtlerdeki okullara yazdıramayacak. Özellikle kalabalık ilçelerde ikamet edenler, sınıf mevcudu 60-70'lerdeki kurumlara evladını göndermek zorunda kalacak. Veliler, 29 Haziran'da yapılacak otomatik yerleştirme öncesi telaşa düştü. Çocuğunun geleceğinden endişe duyanlar, semt değiştirmeye başladı. Kayıt parasını şimdi emlakçılara ödüyorlar. Çaresiz kalan bazı velilerse bir adreste 2-5 aile oturuyormuş gibi gösteriyor. Sahte kontratlarla nüfus müdürlüklerine adres değişikliği için başvuruyorlar. Bu durumun en çarpıcı örnekleri İstanbul'un Bakırköy ilçesinde yaşanıyor. Kaymakam Dursun Ali Şahin son bir ay içinde yaklaşık 2 bin ailenin Nüfus Müdürlüğü'nde adres değişikliği yaptığını söylüyor. "Çok sayıda evde en az iki ailenin yaşadığı görülüyor. 3 aile hatta 5 ayrı soyisimden insanın bile kaldığı evler var." bilgisini veriyor. Bazı semtlerde kiraların yüzde 10 ile 20 arasında yükseldiğine dikkat çekerek, "Bazı emlakçılar, 2–3 aylık kira parasını alıyor, daha sonra kontratı iptal ediyorlar." diyor. Şahin, Bakırköy'deki resmi ilköğretimlerde okuyan 27 bin öğrencinin yarısının diğer ilçelerden geldiğini ifade ederek, şunları kaydediyor: "Nüfus artış hızı eksilerde olan bir ilçeyiz. Bazı okullarımız bu yıl 130 öğrenci alabilecekken okul çağına gelen öğrenci sayısı 25–30 civarında. Bu yüzden bakanlıktan Bakırköy'ün otomatik e-kayıt sistemi dışında tutulmasını istedim." İstanbul gibi büyükşehirlerde semtlere göre okulların kalitesi arasında adeta dağlar var. Zamanında nüfus yoğunluğu değil, arsaların mevcudiyetine göre okul yapıldığı için bazı semtlerde sınıf mevcutları 15–20 kişide kalırken bazılarında ise 80 kişiye bile ulaşabiliyor. Bakırköy'de bir dersliğe 30, Kadıköy'de 34 öğrenci düşerken, varoş sayılabilecek Sultanbeyli'de 76, Esenler'de 71 öğrenci düşüyor. Yeni dönemde Esenler gibi bir tane bile okul yapacak arsa bulunmayan ilçelerdeki sınıf mevcutları 100'lere kadar ulaşacak. Bahçelievler Yenibosna'da oturan Abdullah Özcan, haksız uygulamaya isyan eden velilerden. Çocuklarından birinin Ataköy'de okuduğunu anlatarak, şunları söylüyor: "Diğer çocuğum okul çağına geldi. İşyerimden dolayı Yenibosna'da oturuyorum. Ataköy'de ev tutacak gelirim yok. Devlet beni oturduğum bölgeden dolayı cezalandırıyor. Çocuğumu Yenibosna'daki kalitesi düşük okullara göndermek zorunda mıyım? Devlet önce bütün semtlerdeki okulların kalitesini aynı düzeye getirsin."

3 Haziran 2009 Çarşamba

SBS'de artık 12 tercih yapılacak

İlköğretim 8'inci sınıflar bu yıl Seviye Belirleme Sınavı sonucuna göre 20 yerine en fazla 12 tercih yapabilecek.

Sınava girecek diabet, astım, tansiyon ve epilepsi hastalığı olan öğrenciler için ilaç ve tuvalet kolaylığı sağlanacak Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, '2009 Seviye Belirleme Sınavı Uygulaması' konulu bir genelge yayımlayarak, SBS'nin ilköğretim 6'ncı sınıflar için 13 Haziran, 7'nci sınıflar için 7 Haziran'da, 8'inci sınıflar için 6 Haziran'da gerçekleştirileceğini anımsattı. Çubukçu, kimlik kontrollerinin ve salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için öğrencilerin en geç saat 09.30'da fotoğraflı sınav giriş belgelerinde belirtilen salonlara alınacağını ifade etti. Çubukçu, SBS'ye girecek diabet, astım, tansiyon ve epilepsi hastalığı olan öğrencilerin sınav anında ilaç kullanmaları ve tuvalet ihtiyacının karşılanmasında kolaylık gösterileceğini bildirdi. KONTENJANLARA STANDART Bakan Çubukçu'nun kontenjan girişi, tercih ve yerleştirme işlemlerinde dikkat edilecek hususlara da değindiği genelgeye göre, her türlü Anadolu liseleri ile fen ve sosyal bilimler liseleri ve merkezi yerleştirme ile öğrenci alan diğer liselerin kontenjanları belirlenirken, alan seçimleri de göz önünde bulundurulacak. TERCİHLER 13-17 TEMMUZDA Kontenjan girişleri okullar tarafından 1-8 Haziran 2009 tarihleri arasında e-okul sisteminden yapılacak. Bakanlık birimleri de 15-19 Haziran 2009 tarihleri arasında bunları kontrol edecek. Ortaöğretim Yerleştirme Puanı ise 13 Temmuz 2009 tarihinde ilan edilecek. Tercihler, 13-17 Temmuz 2009 tarihleri arasında okul müdürlüklerince alınacak. Bu yıl öğrenciler en fazla 12 tercihte bulunacak.