Çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2009 Cuma

Kayıt Parası Emlakçılara Ödeniyor!

İlköğretime başlayacak öğrenciler, artık Milli Eğitim Bakanlığı'nca otomatik olarak okullara yerleştirilecek.

Ulusal adres veri tabanındaki bilgiler esas alınarak, her çocuk oturduğu semte en yakın kuruma yazılacak. Veliler okul yöneticileri ile muhatap olmayacağı için 'kayıt parası' ödemekten kurtulacak. Ancak otomatik e-kayıt sistemi, varoş ve elit kesim arasındaki eğitim-öğretim uçurumunu daha da derinleştirecek. Gelir seviyesi düşük bölgelerde oturan aileler, çocuğunu iyi semtlerdeki okullara yazdıramayacak. Özellikle kalabalık ilçelerde ikamet edenler, sınıf mevcudu 60-70'lerdeki kurumlara evladını göndermek zorunda kalacak. Veliler, 29 Haziran'da yapılacak otomatik yerleştirme öncesi telaşa düştü. Çocuğunun geleceğinden endişe duyanlar, semt değiştirmeye başladı. Kayıt parasını şimdi emlakçılara ödüyorlar. Çaresiz kalan bazı velilerse bir adreste 2-5 aile oturuyormuş gibi gösteriyor. Sahte kontratlarla nüfus müdürlüklerine adres değişikliği için başvuruyorlar. Bu durumun en çarpıcı örnekleri İstanbul'un Bakırköy ilçesinde yaşanıyor. Kaymakam Dursun Ali Şahin son bir ay içinde yaklaşık 2 bin ailenin Nüfus Müdürlüğü'nde adres değişikliği yaptığını söylüyor. "Çok sayıda evde en az iki ailenin yaşadığı görülüyor. 3 aile hatta 5 ayrı soyisimden insanın bile kaldığı evler var." bilgisini veriyor. Bazı semtlerde kiraların yüzde 10 ile 20 arasında yükseldiğine dikkat çekerek, "Bazı emlakçılar, 2–3 aylık kira parasını alıyor, daha sonra kontratı iptal ediyorlar." diyor. Şahin, Bakırköy'deki resmi ilköğretimlerde okuyan 27 bin öğrencinin yarısının diğer ilçelerden geldiğini ifade ederek, şunları kaydediyor: "Nüfus artış hızı eksilerde olan bir ilçeyiz. Bazı okullarımız bu yıl 130 öğrenci alabilecekken okul çağına gelen öğrenci sayısı 25–30 civarında. Bu yüzden bakanlıktan Bakırköy'ün otomatik e-kayıt sistemi dışında tutulmasını istedim." İstanbul gibi büyükşehirlerde semtlere göre okulların kalitesi arasında adeta dağlar var. Zamanında nüfus yoğunluğu değil, arsaların mevcudiyetine göre okul yapıldığı için bazı semtlerde sınıf mevcutları 15–20 kişide kalırken bazılarında ise 80 kişiye bile ulaşabiliyor. Bakırköy'de bir dersliğe 30, Kadıköy'de 34 öğrenci düşerken, varoş sayılabilecek Sultanbeyli'de 76, Esenler'de 71 öğrenci düşüyor. Yeni dönemde Esenler gibi bir tane bile okul yapacak arsa bulunmayan ilçelerdeki sınıf mevcutları 100'lere kadar ulaşacak. Bahçelievler Yenibosna'da oturan Abdullah Özcan, haksız uygulamaya isyan eden velilerden. Çocuklarından birinin Ataköy'de okuduğunu anlatarak, şunları söylüyor: "Diğer çocuğum okul çağına geldi. İşyerimden dolayı Yenibosna'da oturuyorum. Ataköy'de ev tutacak gelirim yok. Devlet beni oturduğum bölgeden dolayı cezalandırıyor. Çocuğumu Yenibosna'daki kalitesi düşük okullara göndermek zorunda mıyım? Devlet önce bütün semtlerdeki okulların kalitesini aynı düzeye getirsin."

27 Ocak 2009 Salı

Bilgisayar Geçleri Dünyaya Küstürüyor...

Küçük yaşta bilgisayarla tanışan çocuklar, yeterli önlem alınmazsa kısa zamanda bir 'bağımlı' haline dönüşüyor. Günde 30 dakika bilgisayar kullanmak çocuk için yeterli..

Son yıllarda, ailelerin çocuklarıyla ilgili duydukları endişelerin başında 'bilgisayar bağımlılığı' geliyor. Çünkü bu sorun gençlerin önce aile, sonra diğer sosyal ilişkilerini bozuyor. Bilgisayara bağımlı, fast-food tarzında beslenen, depresyona girmiş, iletişimi bozulmuş gençler, ailelerin psikiyatri uzmanlarına başvurmasına neden oluyor. International Hospital Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, gençleri yaşamdan koparan bilgisayar bağımlılığı, tedavisi ve konuyla ilgili önerilerini anlattı. * Çocukları ve gençleri bilgisayar bağımlılığından korumak için neler yapılabilir? Çocuklar bilgisayar başına çok küçük yaşlarda oturuyor. İlk başlarda eğlence için kullanılan bilgisayar, bir süre sonra çocukların sosyal alanlarda gelişimlerine zarar veriyor. Bunu engelleyebilmek için çocuğu, daha sosyal ilişkilerin yaşandığı grup oyunlarına ve spor faaliyetlerine yönlendirmek doğru olur. Diğer taraftan aile içi ilişkiler geliştirilmeye çalışılabilir. Aynı zamanda enerjisini harcayabileceği çalışmalar da bedensel gelişimi açısından faydalı olacaktır. * Çocukları, hangi yaşta bilgisayarla tanıştırmamız daha doğru? 5-7 yaş arasında tanışması uygun. Ancak günümüzde çocuklar üç yaşından itibaren bilgisayar ile tanışmaya başlıyor. Başlangıcı ne olursa olsun, çocuğun bilgisayar başında geçireceği zamanı 30 dakika ile sınırlamak gerekli. 7 yaşından sonra bu süre kademeli artırılabilir. * Peki kontrolü sağlamanın bir yolu var mı? Küçük yaşlarda denetimi sağlamak daha kolay olur. Yaş ilerleyince bazen aileler bilgisayarı kaldırmak, klavyeyi evden götürmek gibi davranışlar sergileyebiliyor. Ancak çocuğun bilgisayar üzerinde kontrolünü sağlamak için başlangıçtaki bu uygulamaların kaldırılarak, sorumluluk duygusunun geliştirilmesine fırsat tanınmalı. AİLEDE ÇATIŞMA OLABİLİR * Aileler çocuklarını bilgisayar bağımlığına karşı nasıl ikna etmeli? Hangi yöntemleri kullanmalı? Bilgisayar bağımlılarında sıkıntı, tepkilerde artma ve ders başarısında azalma görülebilir. Bu belirtiler görüldüğünde çocuk ile konuşarak, bu durumun ona zarar verdiğini anlatmak gerekir. Ancak ergenlik döneminde aile ile gencin arasında çatışmalar olduğundan, genç bu duruma tepkili yaklaşabilir. Bu durumda da sözünü dinleyebileceği bir büyüğü; dayı, teyze gibi ya da arkadaşları bu konuşmayı yaparak ona destek olabilirler. * Asosyal, odasından çıkmayan bağımlı çocuklara yaklaşım nasıl olmalı, bir hekim yardımına gereksinim duyuluyorsa genci bu konuda nasıl ikna etmeliyiz? Ailenin, gencin yakın bir arkadaşının desteğini de alarak bu soru ve sonuçları anlatması, kesin bir dille yardım alacağını söylemesi gerekiyor. İkna etmekte zorlanılırsa; en azından sadece bir görüşme yapılacağı, ondan sonrasındaki terapi sürecine kendisinin karar vereceği ifade edilebilir. Deneyimlerimiz göstermektedir ki, ilk motivasyon seansından sonra psikiyatri uzmanının çabalarıyla genç, kaygılarının yersiz olduğunu anlayıp genellikle terapiye devam kararını veriyor.

12 Ocak 2009 Pazartesi

Çocuklarımız Oyun Bağımlısı Oldu...

Dünya genelinde 11 milyon kayıtlı oyuncusu bulunan 'World Of Warcraft' (WOW) oyunu, ABD'de eğitim sistemine darbe vurmaya başladı.

Son dönemde lise ve üniversite düzeyinde pek çok öğrencinin, WOW ve benzeri çoklu ortam oyunları nedeniyle devamsızlıklarının arttığı ve not ortalamalarından gözle görülür düşüşler olduğu belirtiliyor. Federal Komünikasyon Komisyonu üyesi Deborah Taylor Tate, Amerikan üniversite gençliğinin son dönemde karşılaştığı en önemli sorunlardan birisinin 'online oyun bağımlılığı' olduğunu belirtti. Uzun saatler boyunca bilgisayar başından kalkmayan gençlerin hem fiziksel hem de psikolojik sorunlar yaşamaya başladığının altını çizen Tate, oyun bağımlılığının da en az alkol ve uyuşturucu kadar büyük bir problem halini almaya başladığını kaydetti. Oyunun yapımcısı Blizzard Entertainment firması yetkilileri, iddialara ilişkin cevap vermekten kaçınıyor. Bu arada ABD'de bazı firma ve işyerlerinin, yeni eleman alımları sırasında adaylara WOW ve benzeri oyunları oynayıp oynamadıklarını sormaya başladığı belirtiliyor. İşverenler, bu tür oyunlarla yakından ilgilenen kişilerin dikkatlerini bir işe tam alnamıyla vermekte güçlük çektiğini, bunun da çalışma verimliliklerini düşürdüğünü öne sürüyor.