Okullar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okullar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2009 Perşembe

Andımız'ı Kaldırmak İçin Bir Çalışma Yok...

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ilk dersini "ayrımcılık" konusunda verdi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yaklaşık 15 milyon öğrenci ile 600 bin öğretmenin ders başı yaptığı 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ilk dersini "ayrımcılık" konusunda verdi. Çubukçu Okullarda öğrenciler tarafından okunan 'Andımız'ın kaldırılması için bir çalışma içinde olmadıklarını belirtti. İstanbul Beşiktaş'taki İsmail Tarman İlköğretim Okulu'nda düzenlenen yeni eğitim-öğretim yılı açılış törenine katılan Çubukçu, ayrımcılık konusunu işlediğui dersin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin "Demokratik açılım çerçevesinde 'Andımız'ın kaldırılacağı" iddialarını" hatırlatması üzerine Çubukçu "Böyle bir çalışma yok. Olduğu zaman söyleriz" diye konuştu. Bu arada, 'Andımız'a yönelik itirazlar, okulların açılması dolayısıyla bazı sivil toplum örgütleri tarafından bir kez daha dile getirildi. Kurdi-Der Van Şubesi Başkanı Levent Ürün, Van'ın Hacıbekir Mahallesi'ndeki Dumlupınar İlköğretim Okulu önünde gerçekleştirdikleri eylemde, ana dilleri Kürtçe olan çocukların okullarda okudukları 'Andımız'da geçen 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' ile 'Ne mutlu Türküm Diyene' cümlelerinin değiştirilmesini istedi. Mazlum- Der Diyarbakır Şubesi de bir basın açıklaması düzenleyerek Anrımız'ın kaldırımsanı isteyerek Türkiye Cumhuriyeti, Türk etnik kimliğiyle bareber, otuzu aşkın diğer etnik kimlikleri barındıran çok kimlikli bir mozaiktir" dedi. BEN AYRIMCILIK GÖRMEDİM AMA... Çubukçu, verdiği ayrımcılık dersinde "Ben cinsiyetimden dolayı bir ayrımcılığa uğramadığım için bugün bu noktadayım. Bu ülkede benimle aynı şansa sahip olmayan sayısız kız çocuğu var" dedi. Okulların sırayı, dersi, bilgiyi, silgiyi, simidi, düşünceyi, sevinci, korkuyu, başarıyı paylaşmanın mekanı olduğunu söyleyen Çubukçu, "Çocukların, geleceğin Türkiyesi'nde ayrımcı unsurlar barındırmayan, bir başkasını ötekileştirmeyen, bireyler olmasını istiyorum" diye konuştu.

10 Nisan 2009 Cuma

Sabırsızlıkla Bekleniyor...

Son 5 yılda 40 bin kişinin izlediği eski model otobüsteki kütüphane, bilgi dağıtmaya devam ediyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi bünyesinde hizmet veren gezici kütüphane, şehir merkezine uzak olan köy ve mahalle okullarına yeni yılda da hizmet götürmeye devam ediyor. 1996'da Yeniceabat'ta düzenlenen törenle hizmete giren gezici kütüphaneden son 5 yılda 40 bin kişi faydalandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin, kütüphanesi olmayan okulların bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla oluşturduğu gezici kütüphane, kütüphaneye hasret olan çocukların özlemini gideriyor. Okuma alışkanlığının çocuk yaşta kazanılacağı düşüncesiyle öğrencilerin ayaklarına kadar giden 'gezici kütüphane' bünyesinde bilim teknik, araştırma inceleme, hikaye, roman ve edebiyat türünde binlerce çeşit kitap bulunduruyor. Kütüphanesi olmayan ya da kütüphanesi yetersiz kalan onlarca okula hizmet götüren gezici kütüphane, öğrencilerin isteği doğrultusunda ödünç kitaplar da veriyor. Gezici kütüphane, Büyükşehir Belediyesi'nin sınırlarının genişlemesinin ardından yeni bağlanan ilçe ve ilk kademe belediyelerinde de önümüzdeki aydan itibaren hizmet vermeye başladı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi yetkilileri, okullarındaki kütüphaneleri yetersiz kalan veya olmayan öğrencilerin, özellikle hafta sonu ve yıl sonu ödevlerini yapmak için gezici kütüphaneden yararlandığını bildirdi. Gezici kütüphanenin artık postacı gibi beklendiğini ifade eden yetkililer, "Öncelikle kütüphanesi olmayan ya da kütüphanesi yetersiz kalan okullara gitmeye çalışıyoruz. Öğrencilerin gezici kütüphaneye olan ilgilerinin memnuniyet verici. Bugüne kadar belirlenen okulların dışına çıkarak, öğrencilerin gezici kütüphaneden daha fazla yararlanmalarını sağlayacağız. Eskiden postacıların gelişi merakla bekleniyordu. Yeni nesilde kütüphanemizin gittiği bölgelerde sabırsızlıkla bekleniyor" dedi. Gezici kütüphaneden bu yılın ilk 3 aylık bölümünde merkez Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçelerindeki Adnan Türkay İlköğretim Okulu, Ali Hadi Türkay İlköğretim Okulu, Farabi İlköğretim Okulu, Lütfü Banuşoğlu İlköğretim Okulu, Orhanbey İlköğretim Okulu, Yusuf Köstem İlköğretim Okulu, Yeniceabat İlköğretim Okulu, Mehmet Aker İlköğretim Okulu, Hatice Salihoğlu İlköğretim Okulu, Ürünlü İlköğretim Okulu, Mustafa Dörtçelik İlköğretim Okulu, Emine Sait Uyar İlköğretim Okulu ve Karapınar İlköğretim Okulu'nda yaklaşık 6 bin öğrenci yararlandı.

Okullar Depreme Hazır...

Beklenen Marmara depremine karşın İstanbul'da 550 okul binası güçlendirildi, 600 bin öğrencinin can güvenliği sağlama alındı. En az 70 bin kişinin ölümü ve 30 milyar dolarlık maddi zararın yaşanacağı beklenen Marmara depremine karşı okul binalarını sağlamlaştırma çalışmaları devam ediyor. İstanbul'un kamu binalarını güçlendirmekle görevli İl Özel İdaresi Proje Koordinasyon Birimi Müdürü Gökhan Elgin, güçlendirme kapsamına alınan 1.050 okuldan 550'sinin onarıldığını söyledi. YURTLAR DA SAĞLAM Elgin, bu okullarda öğrenim gören 600 bin öğrencinin sağlam okullara kavuştuğunu, geriye kalan 500 okulun üç yıl içinde tamamlanacağını umduklarını belirterek, '15 Haziran 2009'da il genelinde 100 okul binanısı daha tamamlanacak' dedi. Güçlendirme çalışması yapılacak okul, hastane ve tarihi yapıların bulunduğu arazilerin Boğaz öngörünüm ve sit alanları içinde bulunması nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını kaydeden Gökhan Elgin şunları söyledi; 'Depreme karşı bu yapıları güçlendirmek için bürokratik engelleri aşmaya uğraşıyoruz. Bazı okulların da arazisi sit alanı içinde. Bu nedenle Taksim İlköğretim Okulu'nu yıkıp yeniden yapmamız gerekirken, ancak güçlendirme çalışması yürütebildik.' Hastaneler ve sağlık kurumları ile öğrenci yurtlarının da güçlendirilmeye devam edildiğinin altını çizen Elgin, Koşuyolu Kalp Hastanesi yerine bir çocuk hastanesi yapılacağını belirtti.

İlköğretim Kayıtları İnternetten...

Ulusal adres veri tabanındaki bilgiler esas alınmak üzere, bu yıldan itibaren özel okullar dahil bütün kayıtlar internet üzerinden otomatik olarak yapılacak. Böylece aileler, her yıl tartışmalara yol açan 'kayıt parası'nı ödemek zorunda kalmayacak. Ancak hiçbir veli, çocuğunu oturduğu mahallenin dışındaki bir devlet okulunda okutamayacak. e-kayıt sistemi, öğrencileri ikametlerine en yakın okula yerleştirecek. Özel okula gidecek çocuklar da mecburi olarak mahallelerindeki ilköğretim okuluna (özel veya devlet) kaydolacak. Veliler, daha sonra isterlerse çocuklarını başka bir özel okula nakil ettirebilecek. Bu kapsamın dışında tutulan devlet okullarında ise nakil hakkı sadece şehit ve gazi çocukları ile özel eğitime muhtaç öğrencilere tanınacak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik yayınladığı genelgeyle tüm ilköğretim okullarına kayıtların bu yıldan itibaren ulusal adres veritabanındaki adresler ve MERNİS nüfus bilgileri kullanılarak yapılacağını duyurdu. e-Dönüşüm Türkiye Projesi kapsamında geçilen uygulama ile özel okullara kayıtların da merkezî sistemle yapılacağını bildirdi. Genelgeye göre kayıtlarda bu yıl okul yöneticilerinin hiçbir dahli olmayacak. Her il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde kayıt komisyonları oluşturulacak. Komisyonlar, ilköğretime yeni başlayan çocukları adres bilgilerine göre otomatik olarak ikametlerine en yakın okullara yerleştirecek. Kayıt ve nakillerde ulusal adres veritabanındaki adresler esas alınacak. Düzenlemenin özel okulları da kapsaması sektörde tedirginlik oluşturdu. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, çocuğunu özel okula yazdırmak isteyen bir velinin önce en yakın okula gitmesinin anlamsız olduğunu vurguladı. Gülan, "Kimin özel okula çocuğunu göndereceğini nereden bileceksiniz? Genelgenin düzeltilmesi için uğraşacağız." dedi.

17 Şubat 2009 Salı

Okullara Deprem Tatili!

Kütahya'nın Simav ilçesinde 5.0 büyüklüğünde deprem meydana gelmesi sonucu tüm ilde ilk ve orta dereceli okullar tatil edildi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırmaları Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre, saat 07.28'de, merkez üssü Kütahya'nın Simav ilçesi olan 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği, 6,5 kilometre olarak kaydedildi. Sabah saatlerinde meydana gelen deprem sebebiyle paniğe kapılan vatandaşlar evlerinden çıkarken, ölen ya da yaralanan olup olmadığı, herhangi bir hasarın meydana gelip gelmediği henüz bilinmiyor. OKULLAR TATİL EDİLDİ Kütahya'da meydana gelen deprem sonrası alınan ilk bilgilere göre hafif yaralılar var, belediye hoparlörleri depdrem nedeniyle okulların tatil olduğunu anons etti. Sabah saatlerinde meydana gelen sallantıyı hisseden vatandaşlar panik için evlerinden çıkarken, ilk gelen bilgilere göre hafif yaralılar olduğu ve okulların tatil edildiği belirtildi.

26 Ocak 2009 Pazartesi

Öğrencisiyle Görüntüleri İnternette!

18 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi ile sevişirken cep telefonuyla çekilen kayıtları internete düşen İngilizce öğretmenine velilerden tepki yağıyor.

35 yaşındaki İngilizce öğretmeni Miroslava Prillerova, 18 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Karel Kucera ile sevişirken, bir cep telefonuyla çekilen 5 dakikalık görüntüleri internette tık rekoru kırarken, veliler ayaklandı. Çek Cumhuriyeti'nin güneyindeki, Znojmo kentindeki olay üzerine veliler, okula akın etti ve öğretmenin derhal görevden alınmasını istedi. Ancak okul müdürü Miroslav Krivanek, olayın tüm ülkede yankılanmasından sonra kapısını aşındıran gazetecilere açıklama yapmak zorunda kaldı ve öğretmeni neden okuldan uzaklaştıramadığına açıklık getirdi. Müdür "Ne yazık ki öğrenci 18 yaşında, yani reşit sayılıyor. Olay, okul dışında meydana gelmiş ve bu açıdan da bir işlem yapmak mümkün değil. Yasalar, bu durumda yetersiz" dedi. Görüntülerin internette dolaşması üzerine rapor alarak izne çıkan skandal öğretmen, gazetecilere "Yıl başından bir gün sonraydı ve çok içkiliydim. Ne yaptığımı bilmiyordum" dedi. Ancak veliler, Eğitim Bakanlığı'na başvuruda bulunarak, böyle bir öğretmene çocuklarını emanet etmeyeceklerini bildirdi.

14 Ocak 2009 Çarşamba

En Fazla Okul Kaçağı İstanbul'da...

Milli Eğitim Bakanlığı, illerin 'okul kaçağı' haritasını çıkardı. Okula gitmeyen çocukların tespitini yapan bakanlık, 171 bini kız olmak üzere 289 bin çocuğun 'kaçak' olduğunu belirledi.

İlçe ilçe çocuk avına çıkan Milli Eğitim, okullara mahalledeki kayıtsız çocukların adres ve isimlerini bildirdi. İstanbul'un 34 bin çocukla ilköğretime gönderilmeyenler listesinde ilk sırada yer alması dikkat çekti. İstanbul'u Şanlıurfa (25 bin), Van (23 bin) ve Diyarbakır (14 bin) izledi. 'Haydi Kızlar Okula', e-kayıt ve e-okul projeleriyle okul dışında çocuk kalmaması için çalışmalar yürüten bakanlık, okula gitmeyen sayısı en fazla olan 15 ilin vali ve milli eğitim müdürlerini Ankara'da topladı. Yetkililere, okul kaçağı çocukların tespiti ve okula kazandırılması için talimat verdi. İllere tek tek 'karne' veren bakanlık, nisan ve kasım aylarında 'okul kaçaklarının' son durumuyla ilgili yeni karneler düzenleyecek. Okula kazandırılan çocuklar telafi eğitimine alınacak ve emsalleriyle aynı seviyeye gelmeleri için yetiştirme programına dahil edilecek. Veri girişi yapılan 85 bin çocuğun bilgilerine göre Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nde ismi gözüküp de okula gitmeyen çocukların önemli bir kısmının 'yaşı' sorunlu. 11 bin 600 çocuk (yüzde 7,8) yaşı küçük diye ailesi tarafından okula kaydettirilmiyor. Yurtdışındaki çocuk sayısı ise 12 bin 745 (yüzde 8,5). Kayıtsız çocukların okula gitmeme nedenleri arasında 'nüfus cüzdanındaki yaşı ile fiziki yaşının farklılığı' (yüzde 5,4) ilk sırada yer alıyor. Diğer sebepler şöyle sıralanıyor: 16 bin çocuk (yüzde 10,7) taşınmış ve yeni adresi bilinmiyor, 2 bin 600 (yüzde 1,7) vefat etmiş, bin 800 (yüzde 1,2) ilköğretimden mezun olmuş. 6 bin 600 zihinsel, ortopedik, görme veya işitme engelli. 2 bin 700 (yüzde 1,8) özürlü çocuk özel eğitim merkezine gidiyor. 3 bin 600 (yüzde 2,4) geleneksel sebeplerle okula gönderilmiyor. 6 bin 500 'ailevi nedenlerle' okula gidemiyor. 'Eğitimde feda edilecek tek fert yok' İlköğretim çağında olduğu halde okula gitmeyen çocukları okula kazandırmak için çalışma yürüttüklerini belirten Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Şu anda 289 bin çocuğumuz okula kaydolmamış durumda. Bu, Türkiye'de yüzde 2,7'lik bir oranı ifade ediyor. Bizim için eğitimde feda edilecek bir tek bile fert yoktur." dedi. Gelecek adına 289 bin kişilik genç insan gücünün çok önemli bir sermaye olduğunu kaydeden Bakan Çelik, şöyle devam etti: "Bu sermayeyi kimse zayi edemez. Kaydolmamış ve devamsız çocukların yüzde 63'ü 15 ilde. Bu illerin içinde ne yazık ki İstanbul da var. Tabii İstanbul'un sorunu göçlerden kaynaklanıyor." Bakan Çelik ayrıca okula gitmeyen bir tek çocuk bile kalmayıncaya kadar çalışmalarının süreceğini vurguladı.

Okullarda Filistin İçin Saygı Duruşu...

Milli Eğitim Bakanlığının genelgesi doğrultusunda, İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonucu hayatını kaybedenler için dün saat 11.00’de okullarda 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu

Çelik, okullarda yapılan saygı duruşuyla demokratik tepkinin ifade edildiğini belirterek, “Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik” dedi. Milli Eğitim Bakanı Çelik, dün devlet bursuyla yurtdışına lisans üstü eğitime gönderilecek bin öğrenciye yönelik düzenlenen toplantının ardından bir gazetecinin Filistin için başlatılan yardım kampanyasını sorması üzerine şöyle konuştu: “Türkiye'deki Yahudi vatandaşlarla asırlardır barış içinde yaşanıyor. İsrail'in Filistin'de sergilediklerinde Türkiye'de oturan Yahudi vatandaşlarımızın hiçbir kusuru, günahı yok. O insanlar da bu işten son derece muzdarip. Yahudi karşıtlığı anlamına gelebilecek eylemlerden, söylemlerden herkesin kaçınması gerekiyor. Katılım zorunlu değil Ancak İsrail'in saldırıları sonucu öğrenciler, çocuklar, anneler, babalar ölürken seyirci kalmamız söz konusu olamaz. Günün birinde İsrailli çocuklara böyle bir şey yapılırsa onlar için de saygı duruşunda bulunuruz. Gazze'de yaşayanlar, ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Yardım kampanyasına katılım zorunlu değil. Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama aldığımız duyumlar üzerine bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik.”