Milli Eğitim Bakanlığı, illerin 'okul kaçağı' haritasını çıkardı. Okula gitmeyen çocukların tespitini yapan bakanlık, 171 bini kız olmak üzere 289 bin çocuğun 'kaçak' olduğunu belirledi.
İlçe ilçe çocuk avına çıkan Milli Eğitim, okullara mahalledeki kayıtsız çocukların adres ve isimlerini bildirdi. İstanbul'un 34 bin çocukla ilköğretime gönderilmeyenler listesinde ilk sırada yer alması dikkat çekti. İstanbul'u Şanlıurfa (25 bin), Van (23 bin) ve Diyarbakır (14 bin) izledi. 'Haydi Kızlar Okula', e-kayıt ve e-okul projeleriyle okul dışında çocuk kalmaması için çalışmalar yürüten bakanlık, okula gitmeyen sayısı en fazla olan 15 ilin vali ve milli eğitim müdürlerini Ankara'da topladı. Yetkililere, okul kaçağı çocukların tespiti ve okula kazandırılması için talimat verdi. İllere tek tek 'karne' veren bakanlık, nisan ve kasım aylarında 'okul kaçaklarının' son durumuyla ilgili yeni karneler düzenleyecek. Okula kazandırılan çocuklar telafi eğitimine alınacak ve emsalleriyle aynı seviyeye gelmeleri için yetiştirme programına dahil edilecek. Veri girişi yapılan 85 bin çocuğun bilgilerine göre Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nde ismi gözüküp de okula gitmeyen çocukların önemli bir kısmının 'yaşı' sorunlu. 11 bin 600 çocuk (yüzde 7,8) yaşı küçük diye ailesi tarafından okula kaydettirilmiyor. Yurtdışındaki çocuk sayısı ise 12 bin 745 (yüzde 8,5). Kayıtsız çocukların okula gitmeme nedenleri arasında 'nüfus cüzdanındaki yaşı ile fiziki yaşının farklılığı' (yüzde 5,4) ilk sırada yer alıyor. Diğer sebepler şöyle sıralanıyor: 16 bin çocuk (yüzde 10,7) taşınmış ve yeni adresi bilinmiyor, 2 bin 600 (yüzde 1,7) vefat etmiş, bin 800 (yüzde 1,2) ilköğretimden mezun olmuş. 6 bin 600 zihinsel, ortopedik, görme veya işitme engelli. 2 bin 700 (yüzde 1,8) özürlü çocuk özel eğitim merkezine gidiyor. 3 bin 600 (yüzde 2,4) geleneksel sebeplerle okula gönderilmiyor. 6 bin 500 'ailevi nedenlerle' okula gidemiyor. 'Eğitimde feda edilecek tek fert yok' İlköğretim çağında olduğu halde okula gitmeyen çocukları okula kazandırmak için çalışma yürüttüklerini belirten Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Şu anda 289 bin çocuğumuz okula kaydolmamış durumda. Bu, Türkiye'de yüzde 2,7'lik bir oranı ifade ediyor. Bizim için eğitimde feda edilecek bir tek bile fert yoktur." dedi. Gelecek adına 289 bin kişilik genç insan gücünün çok önemli bir sermaye olduğunu kaydeden Bakan Çelik, şöyle devam etti: "Bu sermayeyi kimse zayi edemez. Kaydolmamış ve devamsız çocukların yüzde 63'ü 15 ilde. Bu illerin içinde ne yazık ki İstanbul da var. Tabii İstanbul'un sorunu göçlerden kaynaklanıyor." Bakan Çelik ayrıca okula gitmeyen bir tek çocuk bile kalmayıncaya kadar çalışmalarının süreceğini vurguladı.
14 Ocak 2009 Çarşamba
En Fazla Okul Kaçağı İstanbul'da...
Gönderen
Adsız
zaman:
01:10
0
yorum
Etiketler: Çelik, Devlet Okulları, Hüseyin Çelik, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, MEB, Meslek Okulları, Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eğitim Müdürü, okul, Okul Kaçağı, Okullar
Okullarda Filistin İçin Saygı Duruşu...
Milli Eğitim Bakanlığının genelgesi doğrultusunda, İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonucu hayatını kaybedenler için dün saat 11.00’de okullarda 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu
Çelik, okullarda yapılan saygı duruşuyla demokratik tepkinin ifade edildiğini belirterek, “Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik” dedi. Milli Eğitim Bakanı Çelik, dün devlet bursuyla yurtdışına lisans üstü eğitime gönderilecek bin öğrenciye yönelik düzenlenen toplantının ardından bir gazetecinin Filistin için başlatılan yardım kampanyasını sorması üzerine şöyle konuştu: “Türkiye'deki Yahudi vatandaşlarla asırlardır barış içinde yaşanıyor. İsrail'in Filistin'de sergilediklerinde Türkiye'de oturan Yahudi vatandaşlarımızın hiçbir kusuru, günahı yok. O insanlar da bu işten son derece muzdarip. Yahudi karşıtlığı anlamına gelebilecek eylemlerden, söylemlerden herkesin kaçınması gerekiyor. Katılım zorunlu değil Ancak İsrail'in saldırıları sonucu öğrenciler, çocuklar, anneler, babalar ölürken seyirci kalmamız söz konusu olamaz. Günün birinde İsrailli çocuklara böyle bir şey yapılırsa onlar için de saygı duruşunda bulunuruz. Gazze'de yaşayanlar, ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Yardım kampanyasına katılım zorunlu değil. Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama aldığımız duyumlar üzerine bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik.”
Gönderen
Adsız
zaman:
00:44
0
yorum
Etiketler: Çelik, Hüseyin Çelik, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, okul, Okullar, Öğrenci, Öğretmen, Sınıf, Sınıf Öğretmeni
9 Ocak 2009 Cuma
Zihinsel Engellilere Ücretsiz Kitap...
Milli Eğitim Bakanlığı, zihinsel engelli öğrenciler için ücretsiz dağıtılmak üzere kitap bastırıyor. Kitaplar ikinci döneme yetiştirilecek.
window.google_render_ad();
Milli Eğitim Bakanlığı, yarıyıl tatilinin ardından zihinsel engelli öğrencilerin yüzünü güldürecek. Çantalarında ders kitapları olmadığı için buruk bir şekilde okula giden çocuklar için özel kaynaklar hazırlanıyor. Kitaplar, 2. dönem başına yetiştirilecek. Böylece 242 okuldaki 10 bin zihinsel engelli öğrenci, derslerini daha kolay takip edecek. Uygulamanın 'bir ilk' olduğunu vurgulayan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, kitapların ücretsiz olarak verileceğini açıkladı. Çelik, şimdiye kadar kaynak ihtiyacı yaşayan özel eğitim öğretmenlerinin de dersleri yürütebileceğini kaydetti. Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürü Ruhi Kılıç da "Zihinsel engelli öğrenciler, şimdiye kadar çantalarında ders kitabı olmadığı için üzülüyor, neden bizim kitabımız yok diyorlardı. Artık bu öğrencilerin çantalarında da ders kitabı olacak." dedi. Bugüne kadar öğretmenlerin ellerinde materyal olmaması nedeniyle kendi imkanlarıyla bir şeyler hazırlayıp çocukları eğitmeye çalıştığını anlatan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni uygulama ile bugüne kadar fotokopilerle idare eden öğretmenlerin kaynak ihtiyacı giderilecek. 'Bu benim kitabım' diyecek öğrencilerin de aidiyet duyguları gelişecek." Düzenlemeye göre zihinsel engelli öğrenciler için 'matematik, sosyal hayat, müzik, okuma yazma, toplumsal uyum becerileri, hayat bilgisi, dil ve konuşma, trafik ve ilk yardım ve beslenme bilgisi' gibi 13 ayrı ders kitabı basılacak. Talim ve Terbiye Kurulu'nun uygun bulduğu bu kitaplardan özel rehabilitasyon merkezlerine devam eden zihinsel engelliler ile özel sektörün açtığı okullardaki öğrenciler de yararlanabilecek. Yeni kaynakları, özür durumları biraz daha yüksek olan iş okulları ile 'eğitim uygulama okullarına' devam eden çocuklar kullanacak.
23 Aralık 2008 Salı
Listede Yok Ama Satılıyor...
Çelik, MHP'li Ekici'nin "Kızınıza okutur musunuz?" dediği 'Anayurt Oteli'nin 100 eser listesinden çıkarıldığını söyledi. Ancak kitabın listedeymiş gibi satıldığı ortaya çıktı..
TBMM'de eğitim bütçesi görüşülürken, "Anayurt Oteli" kitabı tartışması yaşandı. MHP'li Mehmet Ekici, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e "Kızınıza yüksek sesle okutur musunuz?" diyerek, kitabın 100 Temel Eser arasında bulunduğunu söyledi. Ancak kitap nisan ayında listeden çıkarılmıştı. Ancak, ağustos baskılı kitaplarda bile, "100 Temel Eser" arasında bulunduğu ifadesi yer alıyor.
'ÇIKTI' DEDİ
Milli Eğitim Bakanlığı'nin bütçe görüşmelerinde söz alan MHP Milletvekili Mehmet Ekici, hazırlandığı dönemde içindeki müstehcen ifadeler nedeniyle "porno kitap" olmaya aday tartışmalarına neden olan Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli'nin 100 Temel Eser kapsamında lise öğrencilerine tavsiye edilmesine tepki gösterdi. Bakan Çelik'e seslenen Ekici, "Bu Anayurt Oteli'ni kızınızla yüksek sesle okuyabilir misiniz" diye sordu.
'OSMANCIK' EKLENDİ
Bakan Çelik, Ekici'ye yanıt verirken bu kitapların onlarca düşünce ve fikir adamının bir araya gelerek oluşturduğu Komisyon tarafından belirlendiğini anlattı, eleştirilen kitabın da uygunsuz ifadeler nedeniyle listeden çıkarıldığını söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre tartışma konusu olan kitap Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nce 29 Nisan 2008 tarihinde yayınlanan genelge ile listeden çıkarıldı. Yerine Tarık Buğra'nın "Osmancık" kitabı eklendi. Genelge bütün okullara gönderilirken yeni kitabın ismi de Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde yer alan 100 Temel Eser listesine eklendi.
AĞUSTOS BASKISI
Bakanlık'ın 100 Temel Eser'den çıkarma kararına rağmen kitabın "Milli Eğitim Bakanlığı tavsiyeli" olarak satışının sürdüğü belirlendi. "Anayurt Oteli"nin ağustos baskısında bile kitabın üzerinde 100 Temel Eser arasında olduğu ifadesi bulunuyor.
MHP'li Mehmet Ekici: Müstehcen ifadeler içeren ve 100 Temel Eser listesinde yer alan Anayurt Oteli kitabını yüksek sesle kızınıza okutur musunuz?
Bakan Hüseyin Çelik: Kitaplar onlarca düşünce ve fikir adamı tarafından belirlenir. Eleştirilen bu kitap uygunsuz ifadeler nedeniyle listeden çıkarıldı.
PINAR KÜR / Yazar
Sözcüklerden öte anlamı var
Yusuf Atılgan Türk modern edebiyatının en önemli yazarlarından biri ve 'Anayurt Oteli' de artık klasikleşmiş bir roman. Bu romanın müstehcen olduğunu ileri sürmek son derece komik. Zaten gerçek bir edebiyat eseri olan herhangi bir romanın müstehcen olması söz konusu değildir. Eserin içinde geçen sözcüklerden çok öte bir anlamı vardır.
AHMET ÜMİT / Yazar
Bu tartışma ilkel, barbarca
Bu tartışmayı ilkelce ve barbarca buluyorum. Bu tür zihniyetleri, çocuklarımızı sanattan ve edebiyattan uzaklaştırıp tek tip, sadece başarıyı düşünen insanlar yaratmaya yönelik yanlış anlayışın ürünü olarak görüyorum. Bu tip örümcek zihniyetleri sadece mecliste değil Türkiye'nin her yerinde görüyoruz.
REFİK DURBAŞ / Yazar
Bence yersiz bir çıkış ve yorum
Çok çirkin ve ayıp bir şey. Anayurt Oteli son derce özgün bir eser, Yusuf Atılgan da değerli bir edebiyatçıdır. Bence çok yersiz bir sataşma. Anadolu'nun ücra köşesinde bir otel katibinin macerasını anlatır kitap. Yıllardır okunan ayrıca filmi de yapılan bir eser. Bence yersiz bir çıkış ve yorum.