İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, ilköğretimde haftalık ders saatini 30 saatten 25 saate indireceklerini söyledi.
TBMM Kayıp Çocuklar Araştırma Komisyonu üyelerinin, eğitim sistemi ve bu sistemin çocuklar üzerindeki etkilerine yönelik sorularını yanıtlayan Er, çocukların sosyal aktivitelere katılmalarının başarıları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, çocukların bu aktiviteleri gerçekleştirebilecekleri zamanı oluşturmak için ilköğretimde haftalık ders saatini 30 saatten 25 saate indireceklerini belirtti. Velilerin, çocuklarının sınavlarda başarılı olabilmesi için dersaneyi bir zorunluluk olarak gördüğünü belirten Er, “Aslında bu yanlış bir kanı. Dersanenin, SBS başarısında hiçbir etkisi yok. Hiçbir ek eğitim kurumuna gerek yok” dedi.
28 Haziran 2010 Pazartesi
Haftalık Ders Saati Düşüyor...
Gönderen
Adsız
zaman:
06:39
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Haftalık Ders Saati Düşüyor, İlköğretim, kayıp çocuklar araştırma komisyonu, lise, ortaokul, SBS, TBMM, Üniversite
9 Şubat 2010 Salı
Arabuluculuk Eğitimine Onay Yok...
Adalet Bakanlığı, bazı eğitim kurumlarının arabuluculuk eğitimi verdikleri iddilarına yanıt verdi.
Adalet Bakanlığı, bazı eğitim kurumlarının Bakanlığın bilgisi dahilinde arabuluculuk eğitimi verdikleri iddilarına ilişkin, Bakanlığın söz konusu eğitim kurumları ile herhangi bir şekilde görüşme yapmasının ve kurumlara onay vermesinin mümkün olmadığını bildirdi.
Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bazı eğitim kurumlarının Bakanlığın bilgisi dahilinde arabuluculuk eğitimi verdikleri ve buralarda eğitim alanların Bakanlıkça yapılacak sınavlara katılabilecekleri yönünde çıkan iddialar anımsatıldı.
Açıklamada, yargı reformu çerçevesinde bir kısım uyuşmazlıkların mahkemelerde görülmesi yerine sulh, uzlaşma gibi alternatif yöntemlerle çözümü sağlamak amacıyla Bakanlıkça hazırlanan “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı”nın 14 Mayıs 2008 tarihinde TBMM'e sevk edildiği anımsatıldı ve tasarının henüz kanunlaşmadığının altı çizildi. Açıklamada şöyle denildi: “Arabuluculuk eğitimi verecek eğitim kurumlarının nitelikleri ve denetlenmesi ile eğitimin içeriği ve standartları, yapılacak olan yazılı ve uygulamalı sınavın ilke ve kurallarının belirlenmesi bu aşamada mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla Bakanlığımızca eğitim kurumları ile herhangi bir şekilde görüşme yapılması ve onay verilmesi söz konusu değildir. Vatandaşlarımızın ileride mağdur olmamaları bakımından belirtilen eğitim programlarını bu açıklama çerçevesinde değerlendirmeleri uygun olacaktır.”
Gönderen
Adsız
zaman:
06:00
0
yorum
Etiketler: adalet bakanlığı, Arabuluculuk Eğitimi, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, TBMM, Üniversite
22 Mayıs 2009 Cuma
Öğrencilerin Borçları Hesaplansın
Yaşar Tüzün, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan öğrenim kredisi alan öğrencilerin borcunun yeniden hesaplanmasını önerdi.
CHP Milletvekili Yaşar Tüzün, TBMM'ye sunduğu kanun teklifi ile Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan öğrenim kredisi alan öğrencilerin borcunun yeniden hesaplanmasını önerdi. Kanun teklifine göre, öğrencinin kredi borcu, öğrenim süresinin bitimi veya kredinin kesildiği tarihe kadar faiz uygulanmadan tespit edilecek. Kredinin kesildiği tarihten, ödemenin başladığı tarihe kadar da TÜİK'in ilan ettiği TÜFE artışlarının yarısı uygulanacak. Kredi borcunun ödenmesi ise borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkilendirilmesinden sonra başlayacak. Borçlu, borcunu kredi aldığı sürenin yarısı kadar sürede ve aylık dönemler halinde ödeyecek.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:26
1 yorum
Etiketler: CHP, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Öğrenci, TBMM
23 Şubat 2009 Pazartesi
Faiz Kalkıyor mu?
DSP, 351 Sayılı Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığına sundu.
Söz konusu kanun teklifinin TBMM'de kabul edilmesi halinde, toptan eşya fiyatları endeksinde artışa bağlanan kredi borçları, artık faizsiz olarak geri ödenecek. DSP İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert, DSP İzmir Milletvekili Harun Öztürk ve DSP Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı; 351 Sayılı Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. -"YÜKSEK OKUL MEZUNLARI İŞSİZ"- Kanun teklifinin gerekçesinde, Türkiye'de büyük ekonomik ve sosyal sıkıntılar yaşandığına dikkat çekilerek geçen yıl başlayan küresel kriz nedeniyle birçok kişinin işsiz kaldığı anımsatıldı. Özellikle işsizliğin yükseköğrenim mezunu gençlerde görüldüğü belirtilen gerekçede, "Yüksek öğrenimde okuyan veya mezun olmuş yüz binlerce öğrencimiz, Kredi ve yurtlar Kurumundan kredi kullanmaktadır. Öğrencilerimiz, iş buluncaya kadar ekonomik ve sosyal yönden büyük sıkıntı yaşamaktadır. Uzun süren bir işsizlik süreci sonunda ancak iş bulabilmektedir. Bu süre içerisinde ya kendi ailelerinin kaynaklarını tüketmekte veya çeşitli şekillerde borçlanmaktadır. Kredi kullanarak okuyan ve uzun yıllar sonra işe giren öğrencilerimiz, mevcut kanun hükümlerine göre, borçlarını TÜİK'in toptan eşya fiyatları endeksindeki artışlar eklenmek suretiyle ödemektedir" denildi. Geçmiş dönemlerde öğrencilerin kredi borçlarını faizsiz olarak ödediği hatırlatılan gerekçede, 1 Ağustos 1996 tarihinde yapılan değişiklikle kredi borcu ödemelerinin toptan eşya fiyatları endeksine bağlandığı anımsatıldı. -KREDİLER, TOPTAN EŞYA ENDEKSİNE GÖRE ARTMAYACAK- Söz konusu kanun teklifinde, 351 Sayılı Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu kanununun 16. maddesinin ikinci , üçüncü ve altıncı fıkraları, "Öğrenci, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren iki yıl (Öğrencinin lisansüstü eğitim yapması halinde üç yıl) sonra başlamak üzere, kredi aldığı kadar sürede ve aylık dönemler ve eşit taksitler halinde kuruma öder. Borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu veya sosyal güvenlik kuruluşu niteliğindeki başka kuruluşlarla ilk defa ilişkilendirildiğinin tespitine kadar, ilgilinin talebi halinde borcunu ödemesi, kredi alma süresinin bitiminden itibaren birer yıllık sürelerle kurumca uzatılabilir" şeklinde değiştirildi. Bu değişiklik ile kredi alınan dönemin yarı zamanında alınan kredi geri ödemelerinin öğrencinin kredi aldığı kadar sürede, aylık dönemlerde ve eşit taksitler halinde ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca Yurtkur, gerekli gördüğü hallerde geri ödeme zamanını bir yıl uzatabilecek.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:41
0
yorum
Etiketler: Balıkesir, DSP, Faiz, Hüseyin Pazarcı, Kanun, Milletvekili, Öğrenci, TBMM
21 Şubat 2009 Cumartesi
Öğrenim Kredilerinin Tahsilatı Mecliste...
DSP İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert, üniversite öğrencilerinin, öğrenim kredilerinin geri ödemesine ilişkin yasa teklifi hazırladı...
DSP İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert, üniversite öğrencilerinin, öğrenim kredilerinin geri ödemesine mezun olduktan 2 yıl sonra başlanması ve kredi aldığı kadar sürede, aylık dönemler ve eşit taksitle ödemesi amacıyla yasa teklifi hazırladı. TBMM Başkanlığına sunulan teklif, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda değişiklik yapılmasını içeriyor. Buna göre, öğrenci, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal süresinin bitiminden itibaren 2 yıl sonra (öğrencinin lisanüstü eğitim yapması halinde 3 yıl) başlamak üzere, kredi aldığı kadar sürede, aylık dönemler ve eşit taksitle ödeyecek. Borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu veya sosyal güvenlik kuruluşu niteliğindeki başka kuruluşlarla ilk defa ilişkilendirildiğinin tespitine kadar, ilgilinin talebi halinde borcunu ödemesi, kredi alma süresinin bitiminden itibaren birer yıllık sürelerle kurum tarafından uzatılabilecek. Kredi borçlarının geri ödenmesine ve taksitlendirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemeye ve aldığı kredinin tamamının normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren bir yıl içinde ödeyenlerin, borç miktarından indirim yapmaya Kurum Yönetim Kurulu karar verecek.
20 Şubat 2009 Cuma
Öğrenim Kredilerinin Tahsilatı Mecliste...
DSP İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert, üniversite öğrencilerinin, öğrenim kredilerinin geri ödemesine ilişkin yasa teklifi hazırladı...
DSP İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert, üniversite öğrencilerinin, öğrenim kredilerinin geri ödemesine mezun olduktan 2 yıl sonra başlanması ve kredi aldığı kadar sürede, aylık dönemler ve eşit taksitle ödemesi amacıyla yasa teklifi hazırladı. TBMM Başkanlığına sunulan teklif, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda değişiklik yapılmasını içeriyor. Buna göre, öğrenci, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal süresinin bitiminden itibaren 2 yıl sonra (öğrencinin lisanüstü eğitim yapması halinde 3 yıl) başlamak üzere, kredi aldığı kadar sürede, aylık dönemler ve eşit taksitle ödeyecek. Borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu veya sosyal güvenlik kuruluşu niteliğindeki başka kuruluşlarla ilk defa ilişkilendirildiğinin tespitine kadar, ilgilinin talebi halinde borcunu ödemesi, kredi alma süresinin bitiminden itibaren birer yıllık sürelerle kurum tarafından uzatılabilecek. Kredi borçlarının geri ödenmesine ve taksitlendirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemeye ve aldığı kredinin tamamının normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren bir yıl içinde ödeyenlerin, borç miktarından indirim yapmaya Kurum Yönetim Kurulu karar verecek.
17 YAŞINDAKİ TAŞKIN'IN ÖLÜMÜ MECLİS'TE
Ankara'da Sincan Lisesi son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Taşkın'ın, mp3 çalar verileceği vaat edilerek götürüldüğü AKP aday tanıtımı toplantısında hayatını kaybetmesi TBMM gündemine taşındı. CHP Yalova Milletvekili, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Muharrem İnce, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na yazılı bir soru ...
Ankara'da Sincan Lisesi son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Taşkın'ın, mp3 çalar verileceği vaat edilerek götürüldüğü AKP aday tanıtımı toplantısında hayatını kaybetmesi TBMM gündemine taşındı.
CHP Yalova Milletvekili, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Muharrem İnce, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na yazılı bir soru önergesi verdi. İnce, Ankara'nın Sincan ilçesinde Sincan Lisesi son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Taşkın'ın mp3 çalar verileceği vaat edilerek götürüldüğü, AKP aday tanıtımı toplantısına katılmasından sonra, diğer çocuklarla birlikte ödüllendirilmek amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Sincan Gençlik Merkezi'nde saat 21.00'dan sonra havuza girmelerine izin verilmesi ve Taşkın isimli öğrencinin boğularak hayatını kaybetmesini TBMM gündemine taşıdı.
-"OLAYIN KAPATILMASI İÇİN ÇOCUKLAR TEHDİT EDİLDİ" İDDİASI-
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Ankara'da kaç gençlik merkezinin bulunduğunu soran İnce, gençlik merkezlerinde havuza giren gençler için sağlık ekibi ve donanımı bulundurulmasının zorunlu olup olmadığının açıklanmasını istedi.
Tolga Taşkın'ın hayatını kaybettiği gece Sincan Gençlik Merkezi'nin kapanma saati 21.00 olan merkezde çalışma saatlerinin dışında havuza girmelerine kimin izin verdiğini de soran İnce, "Bu çocuklarımızın havuza girdikleri esnada orada cankurtaran bulunmadığı doğru mudur? Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumlularının ölüm olayından sonra Gençlik Merkezi'ne giderek olayın kapatılması için çalışanları tehdit ettikleri yönündeki iddialar doğru mudur? Bir çocuğumuzun ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili, çocukların çalışma saatleri dışında havuza nasıl ve kimlerin talimatıyla girdiklerinin belirlenmesi ve sorumluların cezalandırılması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bir soruşturma açılmış mıdır?" sorularına yanıt istedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:14
0
yorum
Etiketler: AKP, Ankara, CHP, Genç, Kültür, Muharrem İnce, Öğrenci, Spor Komisyonu, TBMM, Tolga Taşkın
TOBB Fen Lisesi Açacak...
TOBB Üniversitesi, fen lisesi statüsünde özel ilk ve ortaöğretim kurumu açacak.
TOBB Üniversitesi, kuracağı eğitim bilimleri enstitüsü bünyesinde, fen lisesi statüsünde özel ilk ve ortaöğretim kurumu açabilecek, bu okullardaki öğrencilerin yüzde 70'i burslu olacak. Öğrencilerin bursları, üniversite personelinin gelir vergisinden karşılanacak. TBMM Genel Kurulunda, Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanununda değişiklik yapan kanun tasarısı kabul edilerek, yasalaştı. Yasaya göre, İstanbul'da "Yeni Yüzyıl" ve Gaziantep'te "Zirve" adıyla, iki vakıf üniversitesi kurulacak. Böylece vakıf üniversitesi sayısı 38'e ulaştı. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Ankara'da ve kalkınmada öncelikli illerde, eğitim bilimleri enstitüleri kurabilecek. Bu enstitülerin yerleşkelerinde, laboratuvar ilk ve ortaöğretim kurumları açılacak. Açılacak okullar, fen lisesi statüsünde eğitim verecek. Ayrıca bu okullarda üniversitenin öğretim elemanları da ders verebilecek. Laboratuvar okullarının 10. sınıfından 11. sınıfına geçişte, üniversitenin belirleyeceği, Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilerek onaylanacak uluslararası sınavlarda başarılı olma şartı aranacak. Bu liselerden mezun olabilmek için uluslararası bakalorya diploması alınması da zorunlu tutulacak. Okullara alınacak öğrencilerin en az yüzde 70'i burslu olacak. Bu öğrencilerin bursları ile sağlık merkezi, lojman, misafirhane gibi her türlü tesisin kurulması ve işletilmesiyle ilgili ücretler de dahil, TOBB Üniversitesi personelinin ücretlerinden kesilecek gelir vergisi tutarından karşılanacak. Personelden 25 yıl süreyle kesilecek gelir vergisi, özel bir hesapta toplanacak. TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, çalışma süresinin tamamlanması üzerine birleşimi 24 Şubat Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.
Gönderen
Adsız
zaman:
00:48
0
yorum
Etiketler: Eğitim, Ekonomi, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Şubat, TBMM, TOBB, TOBB Üniversitesi, Üniversite
19 Şubat 2009 Perşembe
Üniversitelere Eşit Muamele...
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, üniversitelerdeki sorunların çözümünde devlet üniversite ile vakıf üniversitesi ayrım yapmadıklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin oluşturacağı eğitim bilimleri enstitüsü bünyesinde, fen lisesi statüsünde özel ilk ve orta öğretim kurumları açılması, ''Zirve'' ve ''Yeni Yüzyıl'' adıyla 2 vakıf üniversitesi kurulmasına ilişkin kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmelerde, AK Parti grubu adına söz alan Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, görüşülen tasarının, ülkede yüksek öğretime önemli katkı sağlayacağını söyledi. Eğitim ve teknolojiye yatırım yapan ülkelerin geliştiğini belirten Erdoğan, bu konuda Güney Kore'nin en iyi örneklerden biri olduğunu ifade etti. Daha sonra Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik soruları yanıtladı. Çelik, öğretmenleri yüksek lisans, doktora yapmaları konusunda teşvik ettiklerini, bunun bir eksi değil, artı olacağını söyledi. Bakan Çelik, ''TOBB Başkanı'nın AK Parti'ye yaptığı hizmetlerin mükafatı olarak bu tasarının getirildiği'' yönündeki iddiaya karşılık şunları söyledi: ''Bu iddia, TOBB gibi saygın kuruma yapılan haksızlıktır. (Eğer bize muhalefet etseymiş, yine getirir miymişiz?) şeklinde soru var. İster vakıf, ister başka bir kurum, makul, meşru, mantıklı olması kaydıyla öneri kimden gelirse gelsin biz bunun gereğini yaparız. Eğerlerle meğerlerle siyaset yapılmaz. Eğer ile meğeri evlendirmişler, nur topu gibi (keşke) adlı çocukları olmuş...'' Çelik, uyuşturucu kullanımıyla ilgili istatistiki çalışmaya izin vermediği yönündeki bir soruya da ''AB ülkelerinde uygulanan bir form soru var. Buradaki sorular bizim aile yapımıza, gelenek göreneklerimize aykırı. Okullarda çocuklara versek çok ciddi şekilde eleştirilir. Gayri ahlaki diyebileceğimiz sorular var. (Bu soruları ayırın) dedim. AB'nin her formatını kabul etmek zorunda değiliz'' şeklinde yanıt verdi. Bakan Çelik, üniversitelerin sorunlarının çözümünde devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi ayrımı yapmadıklarını sözlerine ekledi. Genel kurulda, tasarının maddeleri üzerinde görüşülmesine geçildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:16
0
yorum
Etiketler: Adıyaman, AKP, Bakan Çelik, Ekonomi, Güney Kore, Hüseyin Çelik, MEB, Milletvekili, Milli Eğitim Bakanlığı, TBMM, Teknoloji Üniversitesi, TOBB, Üniversite
23 Aralık 2008 Salı
Listede Yok Ama Satılıyor...
Çelik, MHP'li Ekici'nin "Kızınıza okutur musunuz?" dediği 'Anayurt Oteli'nin 100 eser listesinden çıkarıldığını söyledi. Ancak kitabın listedeymiş gibi satıldığı ortaya çıktı..
TBMM'de eğitim bütçesi görüşülürken, "Anayurt Oteli" kitabı tartışması yaşandı. MHP'li Mehmet Ekici, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e "Kızınıza yüksek sesle okutur musunuz?" diyerek, kitabın 100 Temel Eser arasında bulunduğunu söyledi. Ancak kitap nisan ayında listeden çıkarılmıştı. Ancak, ağustos baskılı kitaplarda bile, "100 Temel Eser" arasında bulunduğu ifadesi yer alıyor.
'ÇIKTI' DEDİ
Milli Eğitim Bakanlığı'nin bütçe görüşmelerinde söz alan MHP Milletvekili Mehmet Ekici, hazırlandığı dönemde içindeki müstehcen ifadeler nedeniyle "porno kitap" olmaya aday tartışmalarına neden olan Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli'nin 100 Temel Eser kapsamında lise öğrencilerine tavsiye edilmesine tepki gösterdi. Bakan Çelik'e seslenen Ekici, "Bu Anayurt Oteli'ni kızınızla yüksek sesle okuyabilir misiniz" diye sordu.
'OSMANCIK' EKLENDİ
Bakan Çelik, Ekici'ye yanıt verirken bu kitapların onlarca düşünce ve fikir adamının bir araya gelerek oluşturduğu Komisyon tarafından belirlendiğini anlattı, eleştirilen kitabın da uygunsuz ifadeler nedeniyle listeden çıkarıldığını söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre tartışma konusu olan kitap Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nce 29 Nisan 2008 tarihinde yayınlanan genelge ile listeden çıkarıldı. Yerine Tarık Buğra'nın "Osmancık" kitabı eklendi. Genelge bütün okullara gönderilirken yeni kitabın ismi de Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde yer alan 100 Temel Eser listesine eklendi.
AĞUSTOS BASKISI
Bakanlık'ın 100 Temel Eser'den çıkarma kararına rağmen kitabın "Milli Eğitim Bakanlığı tavsiyeli" olarak satışının sürdüğü belirlendi. "Anayurt Oteli"nin ağustos baskısında bile kitabın üzerinde 100 Temel Eser arasında olduğu ifadesi bulunuyor.
MHP'li Mehmet Ekici: Müstehcen ifadeler içeren ve 100 Temel Eser listesinde yer alan Anayurt Oteli kitabını yüksek sesle kızınıza okutur musunuz?
Bakan Hüseyin Çelik: Kitaplar onlarca düşünce ve fikir adamı tarafından belirlenir. Eleştirilen bu kitap uygunsuz ifadeler nedeniyle listeden çıkarıldı.
PINAR KÜR / Yazar
Sözcüklerden öte anlamı var
Yusuf Atılgan Türk modern edebiyatının en önemli yazarlarından biri ve 'Anayurt Oteli' de artık klasikleşmiş bir roman. Bu romanın müstehcen olduğunu ileri sürmek son derece komik. Zaten gerçek bir edebiyat eseri olan herhangi bir romanın müstehcen olması söz konusu değildir. Eserin içinde geçen sözcüklerden çok öte bir anlamı vardır.
AHMET ÜMİT / Yazar
Bu tartışma ilkel, barbarca
Bu tartışmayı ilkelce ve barbarca buluyorum. Bu tür zihniyetleri, çocuklarımızı sanattan ve edebiyattan uzaklaştırıp tek tip, sadece başarıyı düşünen insanlar yaratmaya yönelik yanlış anlayışın ürünü olarak görüyorum. Bu tip örümcek zihniyetleri sadece mecliste değil Türkiye'nin her yerinde görüyoruz.
REFİK DURBAŞ / Yazar
Bence yersiz bir çıkış ve yorum
Çok çirkin ve ayıp bir şey. Anayurt Oteli son derce özgün bir eser, Yusuf Atılgan da değerli bir edebiyatçıdır. Bence çok yersiz bir sataşma. Anadolu'nun ücra köşesinde bir otel katibinin macerasını anlatır kitap. Yıllardır okunan ayrıca filmi de yapılan bir eser. Bence yersiz bir çıkış ve yorum.