Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayladığı atama kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
-MECLİS'İN FESHEDİLMESİ GEREKİR- AKP'nin 2008 yılında Prof. Dr. Ergun Özbudun'un başkanlığında başlattığı "Sivil Anayasa" çalışma ekibinde ve "Türban'a özgürlük" kampanyasının destekçileri arasında da yer alan Prof. Dr. Yavuz Atar, Danıştay'ın verdiği türban kararı kapsamında yargının Meclis'in belirlediği hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olduğunu belirterek, “Danıştay'ın mantığından hareket edersek yasama organının ne Anayasa'yı ne de kanunları değiştirmesi söz konusu olamaz” diyerek, bu durumda hiçbir işlevi kalmayan Meclis'in feshedilmesi gerektiğini söylemişti. Atar'ın, "Hukuk kuralları zamanın ihtiyaçlarına göre değişir. Bunu yapacak yegane organ da TBMM'dir. Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararı mevcut Anayasa'ya göre bile yanlıştı. Varsayalım ki yasak Anayasa'dan çıktı. Fakat yasama organı Anayasa'yı değiştiriyor. Siz 'Anayasa'yı değiştiremezsiniz' diyebilir misiniz? Böyle bir mantık olur mu? Bundan sonra TBMM yargıya mı soracak Anayasa'yı değiştirmek istiyoruz, şu kanunu değiştirmek istiyoruz bizi izin verir misiniz diye. Yasama organını feshedelim o zaman” sözleri dikkat çekmişti.
14 Temmuz 2010 Çarşamba
Yavuz Atar'ın Yök Üyeliği Onaylandı.
Gönderen
Adsız
zaman:
02:08
0
yorum
Etiketler: AKP, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite
11 Temmuz 2010 Pazar
'12 Eylül'ün İzini Silmek İstiyorsanız YÖK'ü Kaldırın
TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Işıklı, hükümetin 12 Eylül'ün izlerini silebilmesi için öncelikle 12 Eylül’ün eseri olan YÖK’ü kaldırması gerektiğini söyledi.
TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Işıklı 12 Eylül'ün izlerini silmeye yönelik bir Anayasa değişikliği gerçekleştirme niyetinde olan iktidarın, öncelikle 12 Eylül'ün eseri olan YÖK'ü kaldırmayı öngören bir değişiklik önerisiyle ortaya çıkması gerektiğini belirtti.
Tüm Öğretim Elemanları Derneği(TÜMÖD) Genel Başkanı Prof. Dr. Işıklı yaptığı açıklamada, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) 'bilim özgürlüğünü ve üniversite özerkliğini yok sayan' uygulamalarının, son zamanlarda daha da arttığını, sınır tanımayan boyutlara vardığını belirtti. Işıklı, “Öyle anlaşılıyor ki Ergenekon denilen sürecin gerçek bilim insanları ve aydınlar üzerinde estirdiği havanın üniversite ve bilim çevrelerinde tepkisizlik ve sinmişlik doğurmuş olmasına kesin gözüyle bakan YÖK yönetimi ve onu yönlendiren siyasi iktidar çevreleri, yüksek öğrenimi tam bir kargaşaya sürükleme yolundaki ısrarlarında herhangi bir engel ve sakınca görmez olmuşlardır” dedi. AKP iktidarının üniversitelere ilişkin tutumunun, demokrasiye bağlılığının inandırıcılıktan yoksun olduğunun önemli bir göstergesi olduğunu, bu durumun Anayasa değişikliği konusunda izlenen politika çerçevesinde büsbütün belirginleştiğini ifade eden Işıklı şöyle devam etti: “Eğer siyasal iktidar, iddia ettiği gibi 12 Eylül'ün izlerini silmeye yönelik bir Anayasa değişikliği gerçekleştirme niyetinde olsaydı, öncelikle 12 Eylül'ün eseri olan YÖK'ü kaldırmayı öngören bir değişiklik önerisiyle ortaya çıkmış olurdu. Üniversitelerin tüm öğretim kadrolarıyla bir bütün olarak, 12 Eylül rejiminin ülkenin başına getirdiği bunca olumsuzluk ortada dururken, yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini yok etmeye yönelik bir Anayasa değişikliğine 'evet' demesi elbette ki beklenemez. Yakın tarihimiz, üniversiteleri kendi emellerine alet yapmaya çalışanların, ateşle oynamak gibi tehlikeli bir yola saptıklarını kısa zamanda gördüklerine dair örneklerle doludur. Halkımızın demokratik bilincinin ve iradesinin, hukukun egemenliği ilkesini en az zararla yeniden inşa etmeye yeteceğine olan inancımız tamdır.” (Anka)
Gönderen
Adsız
zaman:
23:54
0
yorum
Etiketler: 12 eylül, AKP, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite, YÖK
6 Nisan 2010 Salı
Mezun Olduğu Okulun Öğrencilerini Ağırladı...
AK Parti İl Başkanı Ömür Kabak mezun olduğu ilköğretim okulu öğrencilerini kabul ederek, 'okul gazetesi'ne röportaj verdi.
AKP İzmir İl Başkanı Ömür Kabak, bir dönem öğrenim gördüğü Kanuni Süleyman İlköğretim Okulu'nun öğrencilerini kabul etti. Okulun çıkartacağı “okul gazetesinin” ilk sayısına röportaj veren Kabak, öğrencilerin "Siyasete ne zaman başladınız? Avukatlık mı siyaset mi? Okul müdürü olsaydınız neler yapardınız? Eğitim sistemini nasıl buluyorsunuz?" gibi sorularını yanıtladı. Kabak, AKP'nin milli eğitim sistemini övdü.
Kabak, eğitime son yıllarda ayrılan kaynağa dikkat çekti. Kendi okuduğu dönemde 1.sınıfı teneke bir barakada okuduğunu söyleyen Kabak, “Son 5 yıla bakacak olursanız en fazla bütçe Milli Eğitim Bakanlığımıza ayrılıyor. Çok güzel okullar yapıldı. Her şehirde üniversiteler açıldı. İzmir'imiz eğitimde de hak ettiği noktayı yakalasın diye, 7 yılda 5 bin 500 yeni derslik yapıldı. Yaklaşık 27 bin adet bilgisayar gönderilerek, Bilişim teknolojileri sınıfları kuruldu” dedi.(Anka)
Gönderen
Adsız
zaman:
11:17
0
yorum
Etiketler: AK Parti, AKP, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, parti, Üniversite
30 Mart 2009 Pazartesi
"Öğrenci Yok Dolduramayız"
Ankara'da düzenlenen ulusalcı organizasyonlara rektörü olduğu üniversitenin öğrencilerini götüren Haberal, eylemleri de üniversitenin tatil günlerine göre belirlemiş.
Ergenekon silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianameye göre, Başkent Üniversitesi Hastanesi'nin başhekimi Prof. Dr. Mehmet Haberal, örgüt üyeleriyle birlikte parti kurma çalışmalarında bulunmuş.
Ergenekon soruşturmasında tutuklanan emekli Orgeneral Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek ile eski milletvekili Kamran İnan ve eski Bakan Ufuk Söylemez ile sık sık gizli toplantılarda buluşarak, AK Parti'yi bölmek için strateji belirlemiş. Milli İktidar Harekâtı (MİH) adı altında oluşturulan yapılanma çerçevesinde toplantılar düzenleyen Haberal, oluşumun başına geçmeyi düşünüyormuş. Ankara'da düzenlenen ulusalcı organizasyonlara rektörü olduğu üniversitenin öğrencilerini götüren Haberal, eylemleri de üniversitenin tatil günlerine göre belirlemiş. 13 Şubat 2008'de Ali E. ve Mümtaz S.'nin Şener Eruygur'la yaptığı görüşmede Haberal'ın söyledikleri şu sözlerle aktarılıyor: "O yarın 17'yle ilgili olarak Haberal diyor ki. Onu diyor pazartesiye alsanız diyor, çünkü öğrenci yok, dolduramayız orayı diyor. Yoksa nakilde bir sorun yok diyor. Yarın sabahleyin bunu bir görüşüp de diğerleriyle yani onlar açısından bir sorun yoksa pazartesi alalım. Televizyonda Haberal diyor ki o gün öğrenci yok, bir şey yok diyor. Bunu pazartesiye alsanız diyor." CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başkent Üniversitesi'nin televizyonu olan Kanal B'de katıldığı canlı yayında sunucunun, "Sizi başkan seçmek için her türlü p...tluğu yapma talimatı aldık." demesi Mehmet Haberal'ı tekrar gündeme getirmişti. Program sayesinde Kanal B'nin sahibi olan Haberal'ın, AK Parti'nin oylarının büyük şehirlerde bölünmesi için çalışanlarına talimat verdiği ortaya çıkmıştı. Haberal'ın siyasete farklı yollarla müdahalesi bunlarla da sınırlı değil. Şimdi ismi Ergenekon terör örgütü zanlılarıyla anılan Haberal, Bülent Ecevit'e de 'iş göremez' raporu verdiği iddialarıyla gündeme gelmişti.
20 Şubat 2009 Cuma
17 YAŞINDAKİ TAŞKIN'IN ÖLÜMÜ MECLİS'TE
Ankara'da Sincan Lisesi son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Taşkın'ın, mp3 çalar verileceği vaat edilerek götürüldüğü AKP aday tanıtımı toplantısında hayatını kaybetmesi TBMM gündemine taşındı. CHP Yalova Milletvekili, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Muharrem İnce, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na yazılı bir soru ...
Ankara'da Sincan Lisesi son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Taşkın'ın, mp3 çalar verileceği vaat edilerek götürüldüğü AKP aday tanıtımı toplantısında hayatını kaybetmesi TBMM gündemine taşındı.
CHP Yalova Milletvekili, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Muharrem İnce, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na yazılı bir soru önergesi verdi. İnce, Ankara'nın Sincan ilçesinde Sincan Lisesi son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Tolga Taşkın'ın mp3 çalar verileceği vaat edilerek götürüldüğü, AKP aday tanıtımı toplantısına katılmasından sonra, diğer çocuklarla birlikte ödüllendirilmek amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Sincan Gençlik Merkezi'nde saat 21.00'dan sonra havuza girmelerine izin verilmesi ve Taşkın isimli öğrencinin boğularak hayatını kaybetmesini TBMM gündemine taşıdı.
-"OLAYIN KAPATILMASI İÇİN ÇOCUKLAR TEHDİT EDİLDİ" İDDİASI-
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Ankara'da kaç gençlik merkezinin bulunduğunu soran İnce, gençlik merkezlerinde havuza giren gençler için sağlık ekibi ve donanımı bulundurulmasının zorunlu olup olmadığının açıklanmasını istedi.
Tolga Taşkın'ın hayatını kaybettiği gece Sincan Gençlik Merkezi'nin kapanma saati 21.00 olan merkezde çalışma saatlerinin dışında havuza girmelerine kimin izin verdiğini de soran İnce, "Bu çocuklarımızın havuza girdikleri esnada orada cankurtaran bulunmadığı doğru mudur? Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumlularının ölüm olayından sonra Gençlik Merkezi'ne giderek olayın kapatılması için çalışanları tehdit ettikleri yönündeki iddialar doğru mudur? Bir çocuğumuzun ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili, çocukların çalışma saatleri dışında havuza nasıl ve kimlerin talimatıyla girdiklerinin belirlenmesi ve sorumluların cezalandırılması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bir soruşturma açılmış mıdır?" sorularına yanıt istedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:14
0
yorum
Etiketler: AKP, Ankara, CHP, Genç, Kültür, Muharrem İnce, Öğrenci, Spor Komisyonu, TBMM, Tolga Taşkın
19 Şubat 2009 Perşembe
Üniversitelere Eşit Muamele...
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, üniversitelerdeki sorunların çözümünde devlet üniversite ile vakıf üniversitesi ayrım yapmadıklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin oluşturacağı eğitim bilimleri enstitüsü bünyesinde, fen lisesi statüsünde özel ilk ve orta öğretim kurumları açılması, ''Zirve'' ve ''Yeni Yüzyıl'' adıyla 2 vakıf üniversitesi kurulmasına ilişkin kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmelerde, AK Parti grubu adına söz alan Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, görüşülen tasarının, ülkede yüksek öğretime önemli katkı sağlayacağını söyledi. Eğitim ve teknolojiye yatırım yapan ülkelerin geliştiğini belirten Erdoğan, bu konuda Güney Kore'nin en iyi örneklerden biri olduğunu ifade etti. Daha sonra Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik soruları yanıtladı. Çelik, öğretmenleri yüksek lisans, doktora yapmaları konusunda teşvik ettiklerini, bunun bir eksi değil, artı olacağını söyledi. Bakan Çelik, ''TOBB Başkanı'nın AK Parti'ye yaptığı hizmetlerin mükafatı olarak bu tasarının getirildiği'' yönündeki iddiaya karşılık şunları söyledi: ''Bu iddia, TOBB gibi saygın kuruma yapılan haksızlıktır. (Eğer bize muhalefet etseymiş, yine getirir miymişiz?) şeklinde soru var. İster vakıf, ister başka bir kurum, makul, meşru, mantıklı olması kaydıyla öneri kimden gelirse gelsin biz bunun gereğini yaparız. Eğerlerle meğerlerle siyaset yapılmaz. Eğer ile meğeri evlendirmişler, nur topu gibi (keşke) adlı çocukları olmuş...'' Çelik, uyuşturucu kullanımıyla ilgili istatistiki çalışmaya izin vermediği yönündeki bir soruya da ''AB ülkelerinde uygulanan bir form soru var. Buradaki sorular bizim aile yapımıza, gelenek göreneklerimize aykırı. Okullarda çocuklara versek çok ciddi şekilde eleştirilir. Gayri ahlaki diyebileceğimiz sorular var. (Bu soruları ayırın) dedim. AB'nin her formatını kabul etmek zorunda değiliz'' şeklinde yanıt verdi. Bakan Çelik, üniversitelerin sorunlarının çözümünde devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi ayrımı yapmadıklarını sözlerine ekledi. Genel kurulda, tasarının maddeleri üzerinde görüşülmesine geçildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:16
0
yorum
Etiketler: Adıyaman, AKP, Bakan Çelik, Ekonomi, Güney Kore, Hüseyin Çelik, MEB, Milletvekili, Milli Eğitim Bakanlığı, TBMM, Teknoloji Üniversitesi, TOBB, Üniversite
18 Şubat 2009 Çarşamba
Bürokrasiyi Yendi, Öğretmenliğe Başladı...
Görme engelli olduğu için öğretmenliğe kabul edilmeyen Ramazan Koçak, çok sevdiği mesleğine başladı.
Bir hafta önce Edirne'de Uzunköprü Mehmet Arif Dilmen Ticaret Meslek Lisesi'nde rehber öğretmen olarak ders başı yapan Koçak, kendisiyle aynı durumda olan arkadaşlarının da sorunlarının çözülmesini istiyor. AK Parti milletvekili Lokman Ayva, Koçak'ın mağduriyetinin giderilmesinin memnuniyet verici olduğunu söyledi. Ayva, "Koçak'ın sorunu çözüldü. Ümit ediyorum aynı durumda olan diğer engelli öğretmen adaylarının da mağduriyetleri en kısa zamanda giderilir." diye konuştu. Ramazan Koçak, Boğaziçi Üniversitesi'nden onur derecesiyle mezun oldu. İleri derecede İngilizce bilen Koçak, hedefi olan rehberlik öğretmenliğine yaklaşmıştı ki, özrü önüne engel olarak çıkarıldı. Edirne'de bir liseye ataması yapılan Koçak, geçici olarak çalıştığı rehabilitasyon merkezinden istifa ederek hazırlıklarını tamamladı. Evraklarını alıp tayininin yapıldığı ilçeye giden Koçak, raporunda 'Yurdun her yerinde, her iklimde öğretmen olur.' ibaresi yazmadığı için geri çevrildi. Koçak, hakkını aramak için hukukî yollara başvurdu. Beyazay Derneği'nde düzenlenen bir yemekte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ulaşmayı başardı. Koçak, "Başbakan, yanında bulunan İstanbul Milletvekili Lokman Ayva'ya dönerek, "Lokman, bu meseleyi çözün. Çözemezseniz getirin ben çözeyim." dedi. Aradan bir aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen gelişme olmadı." diye konuşmuştu. Ayva, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in, 'alınsınlar' diyerek yönetmelik çıkarttığına; fakat diğer yöneticilerin keyfî zorluk yaşattığına dikkat çekmişti. Ramazan Koçak'ın mağdur olduğunu anlatan Ayva, "Sorumluluklarımızı yerine getirmiyorsak niye varız? Adamlar keyfî olarak uygulamıyor." demişti.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:10
0
yorum
Etiketler: AK Parti, AKP, Edirne, Meslek Lisesi, Öğretmen, Ticaret, Ticaret Meslek Lisesi, Uzunköprü
4 Şubat 2009 Çarşamba
Bakan Çelik'e Ayakkabılı Saldırı...
Irak'ta Bush'a atılarak başlanan ayakkabı fırlatma eyleminin son muhattabı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik oldu.
Irak'lı bir gazetecinin ABD başkanı Bush'a fırlattığı ayakkabı olayının ardından geçen gün de İngiltere'de Çin Başbakanına ayakkabı atılmıştı. Bugün bir benzeri de Van'da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in başına geldi.
Van'da AK Parti aday tanıtımında Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in kürsüye gelişi sırasında ayakkabı fırlatma girişiminde bulunan bir kişi polis tarafından gözaltına alındığı bildirildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:58
0
yorum
Etiketler: AKP, Bakan, Hüseyin Çelik, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Van