Eğitim Fakültesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eğitim Fakültesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2010 Cuma

Rektör Kendini Asarak İntihar Etti...

Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap, kendini asarak yaşamına son verdi.

Büyükkasap'ın Eğitim Fakültesi Sosyal Tesisleri'ndeki lojmanındaki cesedi makam şoförü tarafından bulundu. Rektör'ün geçtiğimiz günlerde üniversitenin Yapı İşleri Daire Başkanlığı'na düzenlenen 100 milyon liralık ihale yolsuzluğu operasyonunu onur meselesi yapıp canına kıydığı ileri sürülüyor. Büyükkasap'ın intihar etmeden önce eşi, tıp okuyan oğlu ile lise öğrencisi kızına hitaben bir veda mektubu yazdığı anlaşıldı. Üniversitede yapılan ihale operasyonunu kast ederek, "Ben bunu hak etmedim. Siz de benim yüzümden bu yükün altında daha fazla kalmayın. Erzurum'daki evi Ankara'ya taşıyın, oraya yerleşin." notunu bıraktığı belirlendi. Evli ve iki çocuk babası olan profesörün evde yalnız olduğu, eşinin, Erzurum Bilkent Lisesi'nde okuyan oğluyla bu kentte ikamet ettiği öğrenildi. İntihar notunun ardından Büyükkasap'ın elektrik kablosu ile kendisini oturma odasının kapı koluna astığı belirtildi. Üniversitede bir süre önce yapılan yolsuzluk operasyonunda iki müteahhit ile Erzincan Üniversitesi Yapı İşleri Daire Başkanı, 'ihaleye fesat karıştırmak' iddiasıyla tutuklanmıştı. 7 şüpheli ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Büyükkasap'ın bu olaydan kendini sorumlu tuttuğu ve vicdan azabı çektiği ileri sürülüyor. Rektör'ün Kastamonu'nun Tosya ilçesindeki yakınları olayın şokunu yaşıyor. Kayınpederi İbrahim Kasım, damadının kendisine yansıyan bir sıkıntısının olmadığını söyledi. Amca Sadık Kebelioğlu ise yeğeninin ekonomik sıkıntısı veya borcunun olmadığının altını çizerek, "Üzerine iftira atılmışsa ona dayanamayıp intihar etmiş olabilir. Yeğenim lekeye dayanamaz." dedi. Erzincan Valisi Abdulkadir Demir, intiharda üniversiteye yapılan ihale usulsüzlüğü operasyonunun etkisinin olup olmadığı konusunda Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gerekli açıklamanın yapılacağını bildirdi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ise ellerinde Prof. Dr. Büyükkasap ile ilgili herhangi bir disiplin soruşturması bulunmadığını açıkladı. Cenazesi otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Büyükkasap'ın Tosya'da defnedileceği açıklandı.

5 Şubat 2010 Cuma

AÜ'den Karnem Zayıf Hattı...

Adıyaman Üniversitesi bünyesinde kurulan, ''Karnem Zayıf Psikolojik Destek'' hattı karnesinde zayıf olan öğrencilere ve velilerine rehberlik hizmeti verecek.

Adıyaman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Yerlikaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, amaçlarının karne ve sınav döneminde yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek olduğunu söyledi. İki yıldan bu yana yürüttükleri hizmetle, ailelere nasıl nasıl yapıcı davranışlar sergileyebileceklerine ilişkin bilgiler verdiklerini ifade eden Yerlikaya, şöyle konuştu: ''Bazen aileler çocuklarına karşı bilinçsiz davranışlar sergileyebiliyor. Bazen de öğrenciler karnelerindeki notları farklı değerlendirebiliyor. Basından takip ediyoruz, intihar ya da evden kaçma gibi olaylar yaşanabiliyor. Psikolojik destek hizmetiyle bize telefonla ulaşan ailelere ve öğrencilere çeşitli önerilerde bulunuyoruz. Sorunların yapıcı olarak çözülmesine yardımcı oluyoruz. Bu hizmetimiz sadece karne döneminde değil önemli sınavlar öncesinde ve sonrasında da geçerli.'' Yerlikaya, ailelere, karne notlarının sadece öğrencinin değil, aileler ve öğretmenler gibi birçok unsurun etkisiyle oluştuğunu anlatmaya çalıştıklarını vurguladı. Karnedeki notların çocuğun kişiliğine verilen notlar olmadığını, karnedeki kötü notların düzeltilebileceğini dile getiren Yerlikaya, ''Bu konuda öğrenciye köstek değil nasıl destek olunabilir?. Bir karne, sadece akademik başarıya yönelik bir değerlendirmedir'' dedi.

18 Mart 2009 Çarşamba

Disiplin Yönetmeliğinin İptali İstendi...

Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, YÖK Disiplin Yönetmeliğindeki bazı maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay'a dava açtı.

İşyerinde odasına giderken ıslıkla 'Halimem' türküsünü söyleyince hakkında soruşturma başlatılan Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, YÖK Disiplin Yönetmeliğindeki bazı maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay'a dava açtı.
Prof. Kuruüzüm, disiplin yönetmeliğinin iptalini istedi. Yaklaşık 27 yıldır yürürlükte olan disiplin yönetmeliğinin kanun dışı ve insan haklarına aykırı olduğunu söyleyen Kuruüzüm, "Şimdiye kadar dava açılmamış olması şaşırtıcı. 10 Mart'ta açtığım dava, yönetmeliğin iptaline ilişkin açılan ilk dava. Daha önce yüzlerce öğretim görevlisi bu yönetmelik sebebiyle cezalandırıldı. Ama seslerini çıkarmadılar. Neden? Çünkü, başlarında ceberrut bir yönetmelik var" dedi. Bu yönetmelik uyarınca ceza aldığı için yargıya gittiğini belirten Kuruüzüm, "Yüzde yüz kazanacağımı düşünüyorum. Çünkü yönetmelik, açık seçik olarak yasaya aykırı" diye konuştu. Hakkında iki kınama ve bir de maaş kesme cezası bulunan Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, cezaların iptali için de harekete geçti. Kuruüzüm'ün bu davası da halen Antalya 3'üncü İdare Mahkemesi'nde devam ediyor. Kuruüzüm, üstüne basa basa, "Ceza verirlerse yargıya koşacağım" diyor.

27 Şubat 2009 Cuma

YÖK, 18 Fakülteye Dekan Atadı...

Yükseköğrenim Genel Kurulu'nun dün gerçekleştirilen toplantısında 18 fakülteye dekan atandı.

YÖK'ten yapılan açıklamada, İstanbul'daki toplantıda, Eğitim, Mevzuat, Kadro ve Vakıf Üniversiteleri Koordinasyon komisyonlarının raporlarının görüşüldüğü ve 18 fakülteye dekan atandığı bildirildi. Açıklamaya göre, dekan atanan fakülteler ve dekanların isimleri şöyle: - Batman Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesine Prof. Dr. Mehmet Bayrak. - Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesine Prof. Dr. Hüseyin Levent Akın. - Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesine Prof. Dr. Mehmet Canbazoğlu. - Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesine Prof. Dr. Mustafa Toprak. - Harran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Prof. Dr. Bahri Karlı. - İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine Prof. Dr. Hasan Sabri Meriç. - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine Prof. Dr. Adem Sözüer. - İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine Prof. Dr. Mehmet Bilgin Saydam. - Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesine Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu. - Karabük Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesine Prof. Dr. İbrahim Kadı. - Kırıkkale Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine Prof. Dr. Salih Akkaş. - Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Prof. Dr. Ekrem Yıldız. - Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesine Prof. Dr. Selda Fatma Bülbül. - Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesine Prof. Dr. Özden Baştürk. - Mersin Üniversitesi Tarsus Teknik Eğitim Fakültesine Prof. Dr. Yusuf Gürcan Ültanır. - Niğde Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine Prof. Dr. Musa Şaşmaz. - Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine Prof. Dr. Gürcan Eskitaşcıoğlu. - Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesine Prof. Dr. Erdal Coşkun. -12 MARTTA TOPLANACAK- Açıklamada ayrıca, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nde yapılacak değişikliklere ilişkin görüşmelere başlandığı kaydedildi. Bundan sonraki Genel Kurul toplantısının 12 Mart 2009'da gerçekleştirileceği belirtildi.

5 Ocak 2009 Pazartesi

Ödevler Çocukta Özgüveni Kaybediyor...

İlköğretim öğrencilerine kapasitelerini aşan ödevlerin verilmesi ve ödevlerin veliler tarafından yapılması çocuklarda özgüven kaybına yol açıyor.

İlköğretim öğrencilerinin yaratıcılıklarını geliştirmeleri için kapasitelerini aşan performans ödevleri verilmesinin ödevlerin veliler tarafından yapılmasına, bu durumun da çocuklarda özgüven kaybına yol açtığı bildirildi.

Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kutlu, 2005-2006 Eğitim-Öğretim yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu "Yeni Müfredat Programı"nın eğitim bilimcileri tarafından hazırlanan iyi bir sistem olduğunu, ancak uygulamada sorunlar yaşandığına işaret etti.

En büyük sorunun performans ödevlerinden kaynaklandığına dikkat çeken Kutlu, ezbere dayalı öğrenimi engellemek için başlatılan "performansa dayalı ödev sistemi"nin öğrencinin kapasitesini aşacak kadar abartıldığını, bazı ödevlerin öğrencilerin gelişim düzeyine ve ilgisine uygun olmadığını savundu.

Kutlu, "Bu durum, öğrencinin ödevini velinin üstlenmesine yol açıyor. Maalesef, performans ödevleri veli merkezli olmaya başladı. Oysa, ödevini velisine yaptıran öğrencinin bırakın yaratıcılığını geliştirmesini, özgüveni kayboluyor. Bunun yanısıra okul motivasyonu da düşüyor" dedi.

Eğitim-öğretim işinin bir ekip çalışması olduğunu, bu ekipte önemli bir rolü olan ailelerin üzerlerine düşen görevin doğru yerine getirilmediğini belirten Kutlu, "Ailelerin görevi, çocuklarının proje ve performans ödevlerini bizzat yapmak değil, onlara rehberlik etmektir. Eğer çocuklarımızın öğreneceklerini uygulayan, günlük sorunlarının çözümüne transfer edebilen, yaratıcı, üretici ve eleştirel düşünebilen bireyler olmalarını istiyorsak kendimizi geliştirmeli, tüm bu zorluklara direnmeli ve daha gelişmiş bir ülke için bilinçli bir şekilde çaba gösterebilmeliyiz" diye konuştu.

Kutlu, ödevlerin belirlenmesi ve hazırlanan projelerin kontrol edilmesinde öğretmenlerin de son derce hassas davranması gerektiğini vurgulayarak şöyle dedi:

"Öğretmenler kutup yıldızı gibi olmalı. Öğrencilerine görevlerin yerine getirilmesinde gerekli rehberliği yaparak, yeteneklerini kullanarak ödev hazırlamalarını sağlamalı. Çocukların kapasitelerini doğru analiz etmeli ve bunlara uygun taleplerde bulunmalı. Ödevleri iyi kontrol etmeli, öğrenciye gerekli geri bildirimi sağlamalı. Ayrıca, velilerle iletişimini kuvvetli tutarak ödevlerin yapılma sürecine ne kadar dahil olacaklarını onlara anlatmalı. Bu sayede yeni sistemde hedeflenen amaca ulaşılabilir."