Antalya Kemer’de, ilköğretim okulu öğrencisi 8 yaşındaki Süleyman Cengiz Yavuz, bisikletiyle gezerken bir otomobil altında kalarak can verdi.
Antalya Kemer'de, ilköğretim okulu öğrencisi 8 yaşındaki Süleyman Cengiz Yavuz, bisikletiyle gezerken bir otomobil altında kalarak can verdi. Küçük çocuğun ölümü ailesini yasa boğarken, okuldaki arkadaşları, dün sırasına çiçekler ve çok sevdiği eşyalarını koyarak Cengiz'i andı. Küçük çocuğun, 1 hafta önce Hayat Bilgisi dersinde hazırladığı serbest ödevde 'arabalar' başlığı altında bir trafik kazasını anlattığı ortaya çıktı. Talihsiz çocuğun ödevinde, ''Bir adam arabasını çok hızlı kullanıyormuş. Öbür taraftan gelen arabaya çarpmış, ambulans gelip onları hastaneye götürmüş. Doktorlar, onları muayene etmiş. Sonra doktor yakınlarına 'Durumları şimdilik iyi' demiş. Onlar bir mutluluk yaşamışlar'' diye yazması yürekleri sızlattı. (aa)
25 Mart 2010 Perşembe
Ödevinde Yazdığı Gibi Bir Kazada Öldü...
Gönderen
Adsız
zaman:
06:24
0
yorum
Etiketler: antalya kemer, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, hayat bilgisi, İlköğretim, İlköğretim Okulu, lise, ortaokul, Ödev, Üniversite
5 Ocak 2009 Pazartesi
Ödevler Çocukta Özgüveni Kaybediyor...
İlköğretim öğrencilerine kapasitelerini aşan ödevlerin verilmesi ve ödevlerin veliler tarafından yapılması çocuklarda özgüven kaybına yol açıyor.
İlköğretim öğrencilerinin yaratıcılıklarını geliştirmeleri için kapasitelerini aşan performans ödevleri verilmesinin ödevlerin veliler tarafından yapılmasına, bu durumun da çocuklarda özgüven kaybına yol açtığı bildirildi.
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kutlu, 2005-2006 Eğitim-Öğretim yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu "Yeni Müfredat Programı"nın eğitim bilimcileri tarafından hazırlanan iyi bir sistem olduğunu, ancak uygulamada sorunlar yaşandığına işaret etti.
En büyük sorunun performans ödevlerinden kaynaklandığına dikkat çeken Kutlu, ezbere dayalı öğrenimi engellemek için başlatılan "performansa dayalı ödev sistemi"nin öğrencinin kapasitesini aşacak kadar abartıldığını, bazı ödevlerin öğrencilerin gelişim düzeyine ve ilgisine uygun olmadığını savundu.
Kutlu, "Bu durum, öğrencinin ödevini velinin üstlenmesine yol açıyor. Maalesef, performans ödevleri veli merkezli olmaya başladı. Oysa, ödevini velisine yaptıran öğrencinin bırakın yaratıcılığını geliştirmesini, özgüveni kayboluyor. Bunun yanısıra okul motivasyonu da düşüyor" dedi.
Eğitim-öğretim işinin bir ekip çalışması olduğunu, bu ekipte önemli bir rolü olan ailelerin üzerlerine düşen görevin doğru yerine getirilmediğini belirten Kutlu, "Ailelerin görevi, çocuklarının proje ve performans ödevlerini bizzat yapmak değil, onlara rehberlik etmektir. Eğer çocuklarımızın öğreneceklerini uygulayan, günlük sorunlarının çözümüne transfer edebilen, yaratıcı, üretici ve eleştirel düşünebilen bireyler olmalarını istiyorsak kendimizi geliştirmeli, tüm bu zorluklara direnmeli ve daha gelişmiş bir ülke için bilinçli bir şekilde çaba gösterebilmeliyiz" diye konuştu.
Kutlu, ödevlerin belirlenmesi ve hazırlanan projelerin kontrol edilmesinde öğretmenlerin de son derce hassas davranması gerektiğini vurgulayarak şöyle dedi:
"Öğretmenler kutup yıldızı gibi olmalı. Öğrencilerine görevlerin yerine getirilmesinde gerekli rehberliği yaparak, yeteneklerini kullanarak ödev hazırlamalarını sağlamalı. Çocukların kapasitelerini doğru analiz etmeli ve bunlara uygun taleplerde bulunmalı. Ödevleri iyi kontrol etmeli, öğrenciye gerekli geri bildirimi sağlamalı. Ayrıca, velilerle iletişimini kuvvetli tutarak ödevlerin yapılma sürecine ne kadar dahil olacaklarını onlara anlatmalı. Bu sayede yeni sistemde hedeflenen amaca ulaşılabilir."
Gönderen
Adsız
zaman:
00:21
0
yorum
Etiketler: Çocuk, Çukurova Üniversitesi, Eğitim, Eğitim Fakültesi, İlköğretim, lise, Ödev, Öğretim, Öğretmenler, Özgüven, Üniversite