13 Temmuz 2010 Salı

İstanbul “Çocuk” Üniversitesi...

İstanbul Üniversitesi Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi ve “İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi”ni 2010 yaz döneminde hayata geçirdi.
Dünyanın en köklü üniversitelerinden biri olan İstanbul Üniversitesi Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi ve “İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi”ni 2010 yaz döneminde hayata geçirdi. Program zenginliği açısından dünyanın ilk üç çocuk üniversitesi uygulamasından biri olan İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi'nin yapısı, işleyişi ve son durumu hakkında kamuoyuna bilgi vermek amacıyla 14 Temmuz 2010 tarihinde İstanbul Üniversitesi Merkez Bina Mavi Salon'da bir basın toplantısı düzenlenecek. Toplantı sonrası İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Bilim Atölyelerinde gerçekleştirilecek olan Genetik Laboratuarı'ndaki “Gen Transferi Deneyi” ve Astronomi Gözlem Evi'ndeki “Güneş Patlamaları Gözlemi” izlenebilecek.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Umutcan'a İkinci Şok...

SBS'de Türkiye üçüncüsü olan Umutcan Gölbaşı, gittiği dershane tarafından ulusal gazetelere verilen tam sayfaya yakın ilanlarda birinci olarak gösterildi.

Umutcan'ın puanının yanlış hesaplandığını, aslında birinci olması gerektiğini savunan ve itirazda bulunan mühendis anne Hüsne Gölbaşı, ilana yönelik tepkisini de dile getirdi. Hüsne Gölbaşı, “Dershanenin reklam amacıyla bunları yapması çocuklarımızın psikolojik dengesini de alt üst ediyor” dedi. SBS üçüncüsü olan ve ailesi ile birlikte Bodrum'un Gölktürkbükü Beldesi'ndeki otelde tatilini sürdüren İstanbul Özel Alev İlköğretim Okulu öğrencisi Umutcan Gölbaşı, bu sabah gazeteleri açtığında şoke oldu. Umutcan, eğitim gördüğü Sevgi Çiçeği Anafen Dergileri ve Dershanesi tarafından ulusal gazetelere veriler tam sayfaya yakın ilanlarda, 'Türkiye birincisi' olarak gösterildi. Bu durum, zaten oğullarının puanının yanlış hesaplandığını ve aslında birinci olması gerektiğini düşünen aileyi ikinci kez üzdü. 'BAKANLIKTAN YANLIŞIN DÜZELTİLECEĞİ SÖYLENDİ' Bodrum'un Gölktürkbükü Beldesi'ndeki otelde tatillerini sürdüren aileden jeoloji mühendisi anne Hüsne Gölbaşı, şunları söyledi: “Dershaneler reklam yapmak için kelime oyunları ile bunu yapıyorlar. Dershanelerin bugün yaptığı açıklamalara bakarsanız yaklaşık 1540 birinci var. Reklam amacıyla bunları yapmaları çocuklarımızın psikolojik dengesini de alt üst ediyor. Dün zaten yeterince yıpranmıştık. Bugün reklamlara bakarsanız oğlum birinci, MEB'e bakarsanız üçüncü. Ne olursa olsun bakanlığın yaptığı açıklamayı doğru olarak kabul etmek zorundayız. Zaten beklediğimiz sonucu alamadığımız için şoke olmuş ve itirazda bulunmuştuk. Okul müdürlüğümüz ve Valilik aracılığıyla MEB'e yaptığımız müracaat sonucunda yanlışlığın düzeltileceğini söylediler. Bugün sabah da bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde durumun değerlendirildiğini ve yanlışlığın düzeltileceği yönünde şifai bilgi verdiler. Ancak biz resmi bir açıklama bekliyoruz. Resmi açıklama yapılınca yine bunu kamuoyu ile paylaşacağız.” 'REKLAMA DEĞİL, MOTİVASYONA DÖNÜK' Anafen Dergisi ve Dershaneleri Reklam Koordinatörü Remzi Adıgüzel ise DHA muhabirine telefonda yaptığı açıklamada, “Biz bugünkü ilanları ailenin ve öğrencimizin okulunun yaptığı açıklamalar doğrultusunda verdik. Dün aile de okul yönetimi de birincilik için itirazlarını yapmıştı. Yani bize Türkiye birincisi olacağı söylenince böyle bir ilan vermekte sakınca görmedik. Zaten birincilik için gerekli itirazlar da yapıldı. Reklama dayalı değil öğrencimizin motivasyonuna yönelik bir ilandı. Farklı yorumlamaya gerek yok” diye konuştu.

Okulda İkinci Taciz Skandalı...

Türkiye'nin en iyi eğitim kurumlarından olan okul, ikinci kez cinsel taciz iddiasıyla çalkalanıyor.
TÜRKİYE'NİN en iyi eğitim kurumlarından olan okul, ikinci kez cinsel taciz iddiasıyla çalkalanıyor. Akşam Gazetesi'nden Gülden Kılıç'ın haberi şöyle: Geçtiğimiz yıl 4. sınıfta eğitim gören bir kız öğrencinin, aynı sınıftan bir kız arkadaşıyla birlikte 2 erkek öğrenci tarafından cinsel tacize uğradıkları iddia edilmişti. Hem mağdur, hem de şüpheli öğrenciler okuldan uzaklaştırılmıştı. 2 öğrencinin de Beyoğlu Çocuk Mahkemesi'nde, ilköğretim bölümünün müdürü G.H.'nin ise Sarıyer 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaları sürerken bu kez aynı okulda ikinci bir taciz iddiası patlak verdi. BUNALIMA GİRDİ Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusuyla ikinci taciz iddiası ortaya atıldı. İddiaya göre; 7. sınıf öğrencisi D.O, 2008'de M.Ç. ve M.Ö. isimli 2 erkek öğrencinin yatakhanede cinsel tacizine maruz kaldı. Tacizle korku ve panik yaşayan ve bunalıma giren D.O, yarı yıl tatilinin ardından, ailesine okula gitmek istemediğini söyledi. Eğitimine ara veren D.O'ya ailesi, okul doktorunun tavsiyesiyle 'fulsac' diye bir sakinleştirici verdi. D.O, annesinin ısrarıyla olayı anlattı. Aile, ilk olarak okulun psikolojik danışmanını aradı ve taciz olayını aktardı. Ancak danışmandan okulda böyle bir olayın gerçekleşmesinin mümkün olamayacağı yanıtını aldı. Aile, okul yöneticileriyle de görüştü. Ailenin iddiasına göre, okulun genel müdürü N.A, aileye 'Çocuğunuzu buzmana tedavi ettirin. Bu sene sınıfını geçireceğiz. Alın çocuğunuzu gidin' dedi. 2009-2010 eğitim yılında yeniden okula dönen D.O, yine tacize maruz kaldı. Yine ailenin iddiasına göre, 2009 Eylül'ünde D.O.'yu, H.B, A.S ve Ö.G adlı erkek öğrenciler taciz eti ve darp etti. D.O. olayı yönetime anlattı ancak yönetim girişimde bulunmadı. İddiaya göre; yönetimin sadece sınavlara gelmesinin yeterli olacağını söylediği D.O. okuluna devam etmedi. Bu eğitim yılı sonunda aile, D.O'nun notları üzerindeki değerlendirmenin sonunda, çocuklarının okulla ilişiğinin kesildiği haberiyle yıkıldı.

TOBB / CISCO Girişimcilik Eğitimleri Başlıyor...

TOBB /CISCO Girişimcilik Programı’nın Ankara dışında uygulanan dördüncü merkezi, İstanbul Kadir Has Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçecek.
TOBB'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, TOBB /CISCO Girişimcilik Programı'nın Ankara dışında uygulanan dördüncü merkezi, İstanbul Kadir Has Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçecek. Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ile birlikte sürdürülecek olan eğitimlerin ilki, “Bilişim Çağında İşletme Yönetimi Sertifika Programı” adını taşıyor. Eğitim Programı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Aynur Bektaş, Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Nuri Has ve Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın'ın katılımıyla Pazartesi günü başlayacak. (Anka)

11 Temmuz 2010 Pazar

KPSS Tamamlandı...

Lisans düzeyinde sadece A grubu ve öğretmenlik kadrolarına yönelik Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın (KPSS) öğleden sonraki oturumu sona erdi.

KPSS, ÖSYM tarafından 81 il merkezi ve Lefkoşa'da gerçekleştirildi. Sınavın öğleden sonraki oturumuna toplam 86 bin 552 aday girdi. Saat 14.30'da başlayan sınav 3,5 saat sürdü. Adaylar sınavda çalışma ekonomisi ve endüstrisi ilişkileri, ekonometri, istatistik, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler testlerini çözdü. Böylece dün ve bugün 4 oturumda uygulanan KPSS tamamlandı. İki gün süren sınava toplam 1 milyon 370 bin 565 aday katıldı. AA

'12 Eylül'ün İzini Silmek İstiyorsanız YÖK'ü Kaldırın

TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Işıklı, hükümetin 12 Eylül'ün izlerini silebilmesi için öncelikle 12 Eylül’ün eseri olan YÖK’ü kaldırması gerektiğini söyledi.


TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Işıklı 12 Eylül'ün izlerini silmeye yönelik bir Anayasa değişikliği gerçekleştirme niyetinde olan iktidarın, öncelikle 12 Eylül'ün eseri olan YÖK'ü kaldırmayı öngören bir değişiklik önerisiyle ortaya çıkması gerektiğini belirtti.
Tüm Öğretim Elemanları Derneği(TÜMÖD) Genel Başkanı Prof. Dr. Işıklı yaptığı açıklamada, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) 'bilim özgürlüğünü ve üniversite özerkliğini yok sayan' uygulamalarının, son zamanlarda daha da arttığını, sınır tanımayan boyutlara vardığını belirtti. Işıklı, “Öyle anlaşılıyor ki Ergenekon denilen sürecin gerçek bilim insanları ve aydınlar üzerinde estirdiği havanın üniversite ve bilim çevrelerinde tepkisizlik ve sinmişlik doğurmuş olmasına kesin gözüyle bakan YÖK yönetimi ve onu yönlendiren siyasi iktidar çevreleri, yüksek öğrenimi tam bir kargaşaya sürükleme yolundaki ısrarlarında herhangi bir engel ve sakınca görmez olmuşlardır” dedi. AKP iktidarının üniversitelere ilişkin tutumunun, demokrasiye bağlılığının inandırıcılıktan yoksun olduğunun önemli bir göstergesi olduğunu, bu durumun Anayasa değişikliği konusunda izlenen politika çerçevesinde büsbütün belirginleştiğini ifade eden Işıklı şöyle devam etti: “Eğer siyasal iktidar, iddia ettiği gibi 12 Eylül'ün izlerini silmeye yönelik bir Anayasa değişikliği gerçekleştirme niyetinde olsaydı, öncelikle 12 Eylül'ün eseri olan YÖK'ü kaldırmayı öngören bir değişiklik önerisiyle ortaya çıkmış olurdu. Üniversitelerin tüm öğretim kadrolarıyla bir bütün olarak, 12 Eylül rejiminin ülkenin başına getirdiği bunca olumsuzluk ortada dururken, yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini yok etmeye yönelik bir Anayasa değişikliğine 'evet' demesi elbette ki beklenemez. Yakın tarihimiz, üniversiteleri kendi emellerine alet yapmaya çalışanların, ateşle oynamak gibi tehlikeli bir yola saptıklarını kısa zamanda gördüklerine dair örneklerle doludur. Halkımızın demokratik bilincinin ve iradesinin, hukukun egemenliği ilkesini en az zararla yeniden inşa etmeye yeteceğine olan inancımız tamdır.” (Anka)

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Üniversiteden 'Çok İstiyorum Bursu'...

Öğrencilerini yüzde 82 bursluluk oranıyla alacak olan İstanbul Şehir Üniversitesi, geniş burs olanaklarına "Çok İstiyorum Bursu" adıyla bir yenisini daha ekledi.
Neden İstanbul Şehir Üniversitesi'nde okumak istediğini en iyi anlatan dört öğrenci, Şehir Üniversitesi'ne hangi puanla yerleşirse yerleşsin tam burslu olacak. İstanbul Şehir Üniversitesi "Çok İstiyorum Bursu" kampanyasıyla bir ilke imza atıyor. Öğrenciler, üniversitenin rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya'ya bir mektup yazarak üniversitede tam burslu eğitim alma şansını yakalayacak. "Çok İstiyorum Bursu" ile ilgili bilgi veren İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya; "Üniversitemiz için, öğrencilerin sınavda doğru şıkları işaretlemeleri kadar duygularını, ilgilerini, isteklerini bilmeleri, bunları açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edebilmeleri de önemli. Bu nedenle, İstanbul Şehir Üniversitesi'nin öğretim yapısı, ister mühendis ister sosyolog olsun, tüm öğrencilerimize kendini doğru anlatma, karşısındakini ikna etme, duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde kağıda dökebilme becerisi kazandıracak şekilde kuruldu. Mevcut sınav sisteminin öğrencilerimizin yazma, kendini ifade etme gücü ve yaratıcılıklarını ölçmediğinin farkındayız. Bu nedenle 'Çok İstiyorum Bursu'yla 'kendini en iyi ifade edebilen' dört öğrenci için bir fark yaratmak istiyoruz" dedi. NEDEN ÇOK İSTİYORSUNUZ? Burstan yararlanmak isteyen öğrencilerin "neden ŞEHİR'de okumayı çok istediğini" anlatan bir mektup yazmaları ve daha sonra da ÖSYM tarafından ŞEHİR'in herhangi bir bölümüne yerleştirilmiş olmaları yeterli. rektor@sehir.edu.tr adresine gelen mektuplar ön elemenin ardından, Milliyet Gazetesi Eğitim Editörü Sibel Kahraman, karikatürist Salih Memecan, gazeteci Gürkan Zengin ile İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferhat Kentel'den oluşan Danışma Kurulu tarafından değerlendirildikten sonra Rektör'e sunulacak. Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya tarafından seçilen dört mektubun sahibi olan öğrenciler, İstanbul Şehir Üniversitesi'ne en düşük puanla yerleştirilmiş olsa bile, bu kapsamlı burstan yararlanma şansını elde edecek. Çok İstiyorum Bursu; öğrenim ücretinden muafiyet, öğrenci konukevinde ücretsiz konaklama, ayda 500 TL yemek ve yılda 1.000 TL kitap-kırtasiye desteğini kapsıyor.Hayallerini ŞEHİR'de gerçekleştirmek isteyen öğrencilerin "Çok İstiyorum Bursu"nu neden istediğini anlatan mektuplarını 15 Temmuz 2010 tarihine kadar rektor@sehir.edu.tr adresine göndermeleri isteniyor.