Öğrencilerini yüzde 82 bursluluk oranıyla alacak olan İstanbul Şehir Üniversitesi, geniş burs olanaklarına "Çok İstiyorum Bursu" adıyla bir yenisini daha ekledi.
Neden İstanbul Şehir Üniversitesi'nde okumak istediğini en iyi anlatan dört öğrenci, Şehir Üniversitesi'ne hangi puanla yerleşirse yerleşsin tam burslu olacak. İstanbul Şehir Üniversitesi "Çok İstiyorum Bursu" kampanyasıyla bir ilke imza atıyor. Öğrenciler, üniversitenin rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya'ya bir mektup yazarak üniversitede tam burslu eğitim alma şansını yakalayacak. "Çok İstiyorum Bursu" ile ilgili bilgi veren İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya; "Üniversitemiz için, öğrencilerin sınavda doğru şıkları işaretlemeleri kadar duygularını, ilgilerini, isteklerini bilmeleri, bunları açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edebilmeleri de önemli. Bu nedenle, İstanbul Şehir Üniversitesi'nin öğretim yapısı, ister mühendis ister sosyolog olsun, tüm öğrencilerimize kendini doğru anlatma, karşısındakini ikna etme, duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde kağıda dökebilme becerisi kazandıracak şekilde kuruldu. Mevcut sınav sisteminin öğrencilerimizin yazma, kendini ifade etme gücü ve yaratıcılıklarını ölçmediğinin farkındayız. Bu nedenle 'Çok İstiyorum Bursu'yla 'kendini en iyi ifade edebilen' dört öğrenci için bir fark yaratmak istiyoruz" dedi. NEDEN ÇOK İSTİYORSUNUZ? Burstan yararlanmak isteyen öğrencilerin "neden ŞEHİR'de okumayı çok istediğini" anlatan bir mektup yazmaları ve daha sonra da ÖSYM tarafından ŞEHİR'in herhangi bir bölümüne yerleştirilmiş olmaları yeterli. rektor@sehir.edu.tr adresine gelen mektuplar ön elemenin ardından, Milliyet Gazetesi Eğitim Editörü Sibel Kahraman, karikatürist Salih Memecan, gazeteci Gürkan Zengin ile İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferhat Kentel'den oluşan Danışma Kurulu tarafından değerlendirildikten sonra Rektör'e sunulacak. Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya tarafından seçilen dört mektubun sahibi olan öğrenciler, İstanbul Şehir Üniversitesi'ne en düşük puanla yerleştirilmiş olsa bile, bu kapsamlı burstan yararlanma şansını elde edecek. Çok İstiyorum Bursu; öğrenim ücretinden muafiyet, öğrenci konukevinde ücretsiz konaklama, ayda 500 TL yemek ve yılda 1.000 TL kitap-kırtasiye desteğini kapsıyor.Hayallerini ŞEHİR'de gerçekleştirmek isteyen öğrencilerin "Çok İstiyorum Bursu"nu neden istediğini anlatan mektuplarını 15 Temmuz 2010 tarihine kadar rektor@sehir.edu.tr adresine göndermeleri isteniyor.
3 Temmuz 2010 Cumartesi
Üniversiteden 'Çok İstiyorum Bursu'...
Gönderen
Adsız
zaman:
03:32
0
yorum
Etiketler: Burs olanakları, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, İstanbul şehir üniversitesi, Kırtasiye, lise, ortaokul, Öğrenciler, Üniversite
2 Ekim 2009 Cuma
Kokulu Kalem Ve Silgi'ye Dikkat...
Kırtasiye ürünleri satın alınırken azo boyası içerip içermediğine dikkat edilmesi gerekiyor.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, "Resim boyaları, renkli kalemler ve oyun hamurlarının üretiminde kullanılan Azo boyalarının kanserojen olduğuna" işaret ederek, bu tür ürünler satın alınırken azo boyası içerip içermediğine dikkat edilmesi uyarısında bulundu. Akdur, kırtasiye malzemelerinin sağlığa zararlı maddeleri barındırabileceğini belirterek, bu maddelerin dört grupta toplandığını söyledi. Bunlardan birinin, önlük, forma gibi giysileri, matara, beslenme çantası, okul çantası, kalemlik, oyun hamuru gibi kırtasiye malzemelerini boyamakta kullanılan ürünlerin içinde yer alan "Azo boyaları" olduğunu bildirdi. Akdur, bu tür boyaların özellikle sulu ya da yağlı boya içinde de bulunduğunu bildirdi. Prof. Dr. Akdur, malzemeleri boyama ve dayanıklı hale getirmek için kullanılan kurşun gibi ağır metallerin, plastik malzemeye elastikiyet kazandıran fitalatların ve eritici olarak kullanılan (keçe kalemler, zamklar gibi) ve koku taşıyıcı olarak kullanılan (parfüm kokulu malzeme) organik çözücülerin de kırtasiye malzemelerinde kullanılan zararlı maddeler olduğunu söyledi. Akdur, giysilerin, resim boyalarının, çantaların, sulukların ve kalem gibi sık kullanılan ürünlerin sağlığa zararlı madenden yapılmamış olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Resim boyaları, renkli kalemler ve oyun hamurlarının üretiminde kullanılan azo boyaları kanserojendir. Bu nedenle anneler babalar, çocuklarına resim boyaları ve kalemleri alırken üzerinde 'azo boyası' veya sağlığa zararlı diğer bir madde içermediğine ilişkin bilgi ve not olup olmadığına dikkat etmelidir. Çanta kalemlik ve benzeri vinileks yada kumaş kırtasiye malzemelerinin boyanmasında da azo boyaları kullanılabilmektedir. Çocuklara boyasız ya da olabildiğince az boyalı kırtasiye malzemesi alınmalıdır. Başta kurşun olmak üzere ağır metaller içeren boyalar ile boyanmış malzemeden kaçınılmalı. Bu tür boyalar başta metal olmak üzere sert materyal ile hazırlanman kalemlik matara gibi malzemelerin boyanmasında kullanılmaktadır." Xylol, xylene, toluol, hexol, etilasetat gibi organik çözücülerin de kırtasiye malzemesinde, zamk ve yapıştırıcıların yapışkan maddesini eritmek, beyaz tahta kalemi, resim kalemi ve ince uçlu kalemlerde gibi keçe kalemlerin mürekkeplerini eritmek ve kokulu ürünlerin parfüm kokmasını sağlamak için kullanıldığını anlatan AÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dal ı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, şöyle devam etti: "Mürekkebinde çözücü olarak etilasetat, kesilen gibi organik çözü cüler bulunan (solvent bazlı) her türden keçe kalemlerin kullanılması öğretmenlerin ve öğrencilerin sağlığı için çok zararlıdır. Bu tür organik çözcülerin kendisi kanserojendir, maruz kalanlarda kan kanserine neden olur. Ayrıca bu maddeler çocuklarda koklama alışkanlığı yaratarak geleceğin tiner, bali ve uhu koklayıcısı çocuklarının oluşmasına zemin hazırlarlar. Bu nedenle velilerimiz ve öğretmenlerimiz 'etilasetat veya ksilen ve benzeri organik çözücü içeren boyalardan yapılmış (solvent bazlı) keçe kalemleri kesinlikle kullanılmamalıdır. Anne babalar ve öğretmenler beyaz tahta kalemi ve benzeri keçe kalemleri alırken üzerinde suda çözülmüş (su bazlı) veya 'alkolde çözülmüş (alkol bazlı) boyadan yapılmış 'olduğuna ilişkin bilgi notu ya da 'sağlığa zararlı madde içermediğine' dair uyarı aramalıdır. Satın almada su bazlı, alkol bazlı kalemleri tercih ederek, solvent bazlı kalemler kesinlikle satın alınmamalıdır." Akdur, bazı zamklarda da yapıştırıcı maddeyi eritmek için xylol, toluol, hexol ve tiner gibi organik çözücülerin kullanıldığını ifade ederek, "Bu tür organik çözücülerin kendisinin kanserojen olması yanında, çocuklarda koklama/çekme alışkanlığı yapmakta, diğer bağımlık yapan maddelerin kullanımına da zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle, organik çözücülerle hazırlanmış (solvent bazlı) zamk yerine su bazlı ürünler tercih edilmelidir" diye konuştu. Ele bulaşan zamkın, yıkama ile kolayca temizlenebilmesinin ürünün su bazlı olduğunun göstergesi olduğunu anlatan Akdur, "Aksine ele bulaştırılan zamk su ile elden temizlenemiyor ise solvent bazlıdır ve bu tür zamklar çocuklardan uzak tutulmalıdır" dedi. Kokulu kalem, silgi ve benzeri parfüm içeren kırtasiye malzemesinde kullanılan çözücülerin de kanserojen olduğunu ifade eden AÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akdur, bu ürünlerin de çocuklarda koklama alışkanlığı yapabileceğini söyledi. Akdur, "Türkiye'de tiner bağımlılığın bu kadar yaygın olmasında bu tür kırtasiyenin payı var" iddiasında bulundu. Akdur, bu ürünleri alırken mutlaka TSE ve CE damgasının aranması, bu konuda velilerin ve öğretmenlerin bilinçli olması ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın denetim, eğitim ve uyarılarını sıklaştırması gerektiğini bildirdi.
Gönderen
Adsız
zaman:
02:31
0
yorum
Etiketler: Ankara Üniversitesi, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Kırtasiye, Tıp Fakültesi, Üniversite