Tarım Bakanlığı, artan süt üretimine talebin yetersiz kalması üzerine, 50'li yıllardaki gibi süt yardımını gündeme aldı: Yoksul ailelere fiş karşılığı ve beslenme saatinde okulda dağıtılacak..
Tarım Bakanlığı, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na sunmak üzere "gıda paketi" hazırladı. Pakete göre, yoksul vatandaşlara sadece süt alımında kullanabilecekleri fiş verilecek. Üretim fazlalığı nedeniyle fiyatı düşen sütler okullar aracılığı ile beslenme saatlerinde çocuklara dağıtılacak. FİYAT DENGELENECEK Hükümet 1950'li yılarda ABD desteğiyle uygulanan süt yardımını yarım asır sonra yeniden gündeme alıyor. Tarım Bakanlığı'nın, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na (EKK) sunulmak üzere hazırladığı "gıda paketi"ne göre, üretim fazlası ve düşük fiyat nedeniyle stoklarda kalan sütün bir kısmı yoksul vatandaşa dağıtılacak, bir kısmı da süt tozu yapılacak. Böylece, 50 kuruşun altına düşen süt fiyatları dengelenmiş olacak. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır'da düzenlediği sohbet toplantısında, paketin ayrıntılarını şöyle anlattı: *ÇOCUK, YAŞLI VE KADIN: " Türkiye'de, 7 yıl önce 8.4 milyon ton süt üretilirken, 2007'de 12.4 milyon tona çıktı. Süt üreticileri, talebin düştüğünü, marketlerden paralarını alamadıklarını söylüyor. Bunu aşmak için 3 formül geliştirdik. Çocuklar, yaşlılar ve kadınların süt ve süt ürünlerine, kemik sağlığı açısından ciddi ihtiyaçları var. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü'nden gıda paketlerinin içine süt konulmasını talep ettik. Gıda paketlerinin içine artık süt de konulacak. Böylece fazla sütün bir miktarı burada değerlendirilecek. Okullarda süt dağıtımı başlayacak." GÜNDE 100 TON SÜT... * SÜT FİŞİ DAĞITILACAK: "Özellikle sosyal yardımlaşma kararı ile fakirlere dönük belirlenmiş, düzenli yardım alan aileler var. Gıda paketleri dışında onlara süt alımında kullanacakları fiş vermek istiyoruz. Buna da olumlu bakılıyor. Resmiyet kazanması durumunda aylık belli bir limiti içeren süt fişleri verilecek." *HAZİNE'DEN KAYNAK İSTEĞİ: "Hazine ve DPT'den süt tozu için kaynak istedik. Süt tozu sadece dahilde işleme rejimi kapsamında ithal ediliyor. Biz diyoruz ki bize bir fon, bir kaynak verin bu kaynakla mesela her gün piyasadan 500-100 ton taze süt çekelim, bunu süt tozu yapalım..." PROJEYE DESTEK... * YARIM ASIR SONRA TEKRAR: "1950'li yılarda Marshall yardımı kapsamında Türkiye'nin en küçük köylerindeki ilkokullarda bile süt yardımı yapılıyordu. Sütün yanı sıra kuruyemiş, bisküvi gibi gıda ürünleri de veriliyordu. Bu arada Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) de aynı tarihlerde okullara süt yardımı gerçekleştirdi." Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Bedrettin Yıldırım da, sütteki enflasyonun aşılması için "okullarda süt dağıtımına" destek vereceklerini söyledi. Yıldırım, "Böyle bir kampanyaya süt firmaları da verecektir. Böylece süt tüketimi artacak" dedi.
3 Şubat 2009 Salı
Ögrencilere Bedava Süt Dağıtılacak...
Gönderen
Adsız
zaman:
01:33
0
yorum
Etiketler: Bedava, Devlet Okulları, İlköğretim Okul, Kolejler, Okul Müdürü, Öğrenci, Öğretmen, Özel Okullar, Süt, Tarım Bakanlığı
Türk Eğitim-Sen'den 'Yeterlilik' Çıkışı...
Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmende bulunması gereken nitelikleri yayımlamasına nazire olarak, Türk Eğitim-Sen de “Bakan Yeterlilikleri”ni açıkladı.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir öğretmende bulunması gereken bilgi, beceri ve tutum özelliklerini saptayarak, “öğretmen yeterlilikleri” adı altında yayımlamasına nazire olarak, Türk Eğitim-Sen de “Bakan Yeterlilikleri”ni açıkladı. MEB, 2002 yılında başlatılan proje çerçevesinde bir öğretmende bulunması gereken "bilgi, beceri ve tutum özellikleri" saptayarak, “Öğretmen Yeterlilikleri” adı altında yayımladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bakanlığın çalışmasında ifade ettiği özelliklerin, öğretmenlerin öncelikli ve önemli niteliklerinden olması gerektiğini bildirdi. Çalışmayı yaparak bu konuya yeniden dikkat çeken MEB yetkililerine teşekkür eden Koncuk, şu değerlendirmede bulundu: “Bu öncelikler, sendika olarak yıllardır samimiyetle savunduğumuz iddialarımızdır. Yürekten inanıyorum ki, bütün öğretmenlerimiz de bu niteliklerle donanmış bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmeye ve memleketimize hizmet etmeye tüm güçleriyle gayret etmektedirler. Ancak bu noktada, öğretmen yeterliliklerini ilan eden bir yapıda yöneticilik görevini yürütenlerin de bazı kıstasları taşımaları gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle, sendika olarak, yıllara dayanan tecrübe ve birikimlerimiz doğrultusunda bir Milli Eğitim Bakanı'nda olması gereken bilgi, beceri ve tutum özelliklerini saptayarak, 'Bakan Yeterlikleri' adı altında toplamış bulunuyoruz. Diliyoruz ki, bu iyi niyetli önerilerimiz yerini bulur ve bundan sonra gereği yapılır” -“BİR BAKAN AYRIMCILIK YAPMAZ”- Türk-Eğitim-Sen tarafından yapılan Bakan Yeterlilikleri içerisinde şunlar yer alıyor: -“Çalışanlara karşı saygıyla hitap eder. -Eğitim çalışanlarının fikirlerine ve ürettiklerine değer verir. -Kurum içi tüm uygulama ve etkinliklerde demokratik davranır. -İlişkilerinde ve tasarruflarında insan haklarına uygun biçimde davranır. -Çalışanlara, bürokratlara ve sendikalara karşı ayrımcılık yapmaz. -Muhataplarının dünya görüşüne, siyasal duruşuna ve yaklaşımlarına karşı önyargısız davranır. -Her çalışanın mutlu ve huzurlu olması gerektiğine samimiyetle inanır. -Çalışanlar ve onların temsilcisi sendikalar, kendisinin hoşuna gitmeyen söylem ve tavır ortaya koyduğunda bile demokratik bir şekilde olumlu tepki verir. -Sorumlu olduğu çalışanların stres ve sıkıntılarından kurtulmalarına yardımcı olacak yol ve yöntemleri bilir ve uygular. -Temsil ettiği eğitim çalışanlarının da en az kendisi kadar kişisel bakım ve sağlıklarına özen gösterebilecekleri imkanları sağlamaya gayret eder. -Eğitim çalışanlarının yaşadıkları zorlukları ortadan kaldırmak için mücadele eder. -Türk Milli Eğitiminin temel değer ve dayanaklarını bilir ve bunlara uygun icraatları hayata geçirir. -“OKUL İDARECİLERİNİ TAHSİLDAR YERİNE KOYMAZ"- -Eğitim çalışanlarının mesleki gelişimlerini sağlayacakları ekonomik ve fiziki imkanları oluşturmaya gayret gösterir. -Okulların iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için gerekli imkanları sağlayarak; okul idarecilerini tahsildar yerine koyarak velilerle karşı karşıya getirmez. -Mensubu olduğu toplumun değerlerine her seviyede saygı gösterir; bütün çalışmalarında bu değerlere sadık kalır. -Öğrencinin kişisel gelişimi ve başarısının, eğitim çalışanlarının huzur ve refahıyla doğru orantılı olduğunu bilir ve ona göre davranır. -Bakanlığın önceki çalışmalarıyla ilgili kayıtları iyi bilir ve dolayısıyla birbiriyle çelişen uygulamalardan kaçınır. -Demokratik ahlakın öncelikli bir gereği olarak, uygulamaları hayata geçirmeden önce kural ve yöntemleri çalışanlar ve temsilcileriyle birlikte belirler. -Çalışanların kendilerini güvende hissedecekleri, keyfiliğin ve yandaş kayırmacılığının yaşanmadığı huzurlu bir çalışma ortamı oluşturur. -Eğitim çalışanlarını daha iyi tanımak, sorunlarını tes pit etmek, beklentilerini sağlıklı öğrenebilmek için sendikalarla düzenli bir şekilde bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunur. -Eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunlara karşı her zaman duyarlı olur; varlık sebeplerinin başında bu duyarlılığın olduğunu bilir.”
Gönderen
Adsız
zaman:
01:32
0
yorum
Etiketler: Bakan, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci, Öğretmen, Türk Eğitim - Sen
1 Şubat 2009 Pazar
Kameralı Sisteme Son!
Eğitim kurumlarında çocuklarını kamera ile izlenmesi çocukların mahremiyetine saygısızlık” gerekçesiyle kaldırıldı.
Velilerin okulöncesi eğitim kurumlarında çocuklarını kamera ve internet aracılığıyla izlemesi “çocuk ve eğitmen haklarının ihlaline ve çocukların mahremiyetine saygısızlık” gerekçesiyle kaldırıldı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okulöncesi eğitim kurumlarında çocukların kamera ve internet aracılığıyla izlenme uygulamasını, “çocuk ve eğitmen haklarının ihlaline ve çocukların mahremiyetine saygısızlık” gerekçesiyle kaldırdı. MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'ı (TTK), okulöncesi eğitim kurumlarının bir kısmının Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'ne (SHÇEK) bağlı olması nedeniyle, bu kuruma bir yazı gönderdi. SHÇEK de okullara bilgi verdi. SHÇEK, yeni başlayan çocukların velilerini rahatlatmak ve ortamda güven duygusunun sağlanması amacıyla, uyum sürecinde çok kısa süreli izlemenin planlanması gerektiğini vurguladı. Haklara aykırı Yazıda, herhangi bir nedenle çocukların özel yaşamlarına ilişkin bir görüntü kaydedilmemesi ve gizliliğe riayet edilmesi istendi. Yazıda, şunlar belirtildi: “Bu doğrultuda çocukların özel kullanım alanları, lavabo, WC, uyku odası ile çeşitli etkinlikleri yapıldığı grup odalarının kamera ve internet aracılığıyla izlenmemesi; bu alanların dışında kalan giriş, çıkış, koridor, bahçe gibi yerlerin güvenlik açısından doğal yaşamı koruyacak biçimde izlenmesi gerektiğine dair, özel kreş ve gündüz bakımevi ve çocuk kulübü bulunan tüm illere bilgi verilmiştir.” Özel Okulöncesi Eğitim Kurumları Birliği Başkanı Nebahat Boğut da, kurumların kameraları ticari ve reklam amacıyla okullara koyduklarını belirterek, izlemenin insan ve çocuk haklarına aykırı olduğunu vurguladı. Okula müdahale “Öğretmenden ve veliden onay alınmadan gözetlemeydi bu. İzleme değildi. Şöyle manzaralar vardı: Çocuk, anne ve babası için resim yapıyordu. Çocuk, o kurumlara niye geliyor? Sosyalleşmek, yaratıcılığını geliştirmek için... Veli evde ıspanak yemeyen çocuğunun okulda yediğini görünce sinirleniyordu. Öğretmenlerimiz ilkokul öğretmeni gibi ceketli, pantolonlu ve hiç oynamayan öğretmenler haline geldi. Hatta veliler, 'Ben çocuğumu göremiyorum, oradan kaldırın' diyordu. Çocuk tam konsantre olup etkinliğe başlamış, birdenbire öğretmen, çocuğa 'kalk oradan, şuraya geç' diyordu.”
30 Ocak 2009 Cuma
87 Ülkede Türkçe Öğretiliyor...
Madagaskar'dan Maldiv Adaları'na, Fildişi Sahilleri'nden Japonya'ya kadar toplam 87 ülkenin ilk ve ortaöğretim kurumlarında, Türkçe öğretiliyor.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın, CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın soru önergesine verdiği yazılı yanıtta, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların öğretim ihtiyacını karşılamak amacıyla, öğretim kurumlarında, ülkenin mevzuatına göre, Türkçe dersinin okutulduğunu belirtti. Aydın, Türk nüfusunun yoğunluğuna ve talebe göre, 87 ülkede ilk ve ortaöğretim kurumlarında Türkçe'nin öğretildiğini bildirdi. Aydın'ın verdiği bilgiye göre, en az bir öğretim kurumlarında Türkçe'nin öğretildiği ülkeler şöyle: "ABD, Afganistan, Almanya, Angola, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bangladeş, Belçika, Benin, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Burkina-Faso, Burma, Çad, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator Ginesi, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahilleri, Filipinler, Fransa, Gabon, Gana, Gine, Güney Afrika, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, İngiltere, Japonya, Kampoçya, Kamerun, Kanada, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kosova, Laos, Letonya, Liberya, Litvanya, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Maldiv Adaları, Malezya, Mali, Meksika, Moğalistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Nepal, Nijer, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Papua Yeni Gine, Polonya, Romanya, Rusya, Senegal, Sırbistan, Sri Lanka, Sudan, Sudi Arabistan, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tayvan, Togo, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Ürdün, Vietnam ve Yemen." Aydın, 46 ülkede, talebe göre özel kurslarda Türkçe öğretildiğine, 9 ülkede de Türkçe öğretiminin yapıldığı üniversite bulunduğuna işaret etti.
Sınıfa Bombayla Geldiler!
İki İlköğretim öğrenci, barış konusunun işlendiği ders için sınıfa, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bomba getirdi. "Barış dersi" için sınıfa bomba getirmeyi "uygun gören" iki arkadaş, bombayı Okinava adasında, okulun yakınındaki bir şantiyede geçen hafta bulduklarını belirttiler. Şonan İlköğretim Okulu'nun müdür yardımcısı Yoşiyasu Henzan, çocukların bombanın iyi bir inceleme konusu olabileceğini düşündüklerini, bu nedenle derse getirdiklerini kaydederek, bombanın ateşleme düzeneğinin olmadığını hemen anladıklarını söyledi. 9 santimetre genişliğinde 30 santimetre uzunluğunda ABD yapımı bomba, uzmanlara teslim edildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:51
0
yorum
Etiketler: ABD, Bombai Kurtuluş Savaşı, Ders, okul, Savaş, Sınıf, Şonan İlköğretim Okulu
Usulsüz Atama İptal Edildi...
Milli Eğitim Bakanlığı, fen liselerinde görev yapmamalarına karşın, Fen Lisesine müdür yardımcılığına atanan iki öğretmenin atamalarını iptal etti. Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından İskenderun Tosçelik Fen Lisesinde boş bulunan müdür yardımcılığı kadrolarına Fen Lisesi Öğretmeni olmayan 2 öğretmenin ataması yapıldı. Bu okulda görev yapan ve sınav kazanan 2 öğretmenin başvuruları ise reddedildi. Konuyla ilgili ataması reddedilen Ali Yıldırım ve Savaş Tiker isimli öğretmenler şikayette bulunmasına karşın Hatay İlköğretim Müfettişleri Başkanlığı yapılan uygulamanın “doğru” olduğu yanıtını verdi. Bu durum üzerine Türk Eğitim-Sen konuyu Milli Eğitim Bakanlığı'na bildirerek atamanın kanunlara aykırı olduğunu bildirdi. -BAKANLIK ATAMALARI İPTAL ETTİ- Milli Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgili araştırmanın yapılmasından sonra atamaların geri alındığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kemal Köseoğlu ve Cafer Yıldız isimli öğretmenlerin Tosçelik Fen Lisesine müdür yardımcısı olarak atandıkları belirtilerek, “Söz konusu fen lisesi müdür yardımcılıklarına öncelikle ilgili mevzuata göre atanmış olmak kaydıyla bu kurumlarda görev yapan ya da yapmış olan adayların atanması gerektiğinden, bu adaylar dışında yapılan atamaların iptal edilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir” kararını verdiği bildirildi. Bakanlık, Kemal Köseoğlu ve Cafer Yıldız'ın müdür yardımcılığının iptal edilerek yerlerine Savaş Tiker ve Ali Yıldırım'ın müdür yardımcısı olarak atandığını açıklarken Cafer Yıldız'ın Antakya Karlısu Anadolu Öğretmen Lisesi'ne Müdür Yardımcısı olarak, Kemal Köseoğlu'nun ise İskenderun Tosçelik Fen Lisesi'ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandıklarını duyurdu.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:51
0
yorum
Etiketler: Fen, Fen Liseleri, Hatay, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, lise, MEB, okul
87 Ülkede Türkçe Öğretiliyor...
Madagaskar'dan Maldiv Adaları'na, Fildişi Sahilleri'nden Japonya'ya kadar toplam 87 ülkenin ilk ve ortaöğretim kurumlarında, Türkçe öğretiliyor.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın, CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın soru önergesine verdiği yazılı yanıtta, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların öğretim ihtiyacını karşılamak amacıyla, öğretim kurumlarında, ülkenin mevzuatına göre, Türkçe dersinin okutulduğunu belirtti. Aydın, Türk nüfusunun yoğunluğuna ve talebe göre, 87 ülkede ilk ve ortaöğretim kurumlarında Türkçe'nin öğretildiğini bildirdi. Aydın'ın verdiği bilgiye göre, en az bir öğretim kurumlarında Türkçe'nin öğretildiği ülkeler şöyle: "ABD, Afganistan, Almanya, Angola, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bangladeş, Belçika, Benin, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Burkina-Faso, Burma, Çad, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator Ginesi, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahilleri, Filipinler, Fransa, Gabon, Gana, Gine, Güney Afrika, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, İngiltere, Japonya, Kampoçya, Kamerun, Kanada, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kosova, Laos, Letonya, Liberya, Litvanya, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Maldiv Adaları, Malezya, Mali, Meksika, Moğalistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Nepal, Nijer, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Papua Yeni Gine, Polonya, Romanya, Rusya, Senegal, Sırbistan, Sri Lanka, Sudan, Sudi Arabistan, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tayvan, Togo, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Ürdün, Vietnam ve Yemen." Aydın, 46 ülkede, talebe göre özel kurslarda Türkçe öğretildiğine, 9 ülkede de Türkçe öğretiminin yapıldığı üniversite bulunduğuna işaret etti.