30 Nisan 2009 Perşembe

Çelik Mommo'yu Tavsiye Etti

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Mommo-Kızkardeşim'' sinema filmini, ''aile bağlarını güçlendirdiği'' gerekçesiyle öğrencilere tavsiye etti.

Çelik, valiliklere gönderdiği genelgede, şu anda gösterimde olan ve yönetmenliğini Atalay Taşdiken'in yaptığı ''Mommo-Kızkardeşim'' adlı filmin, ''aile bağlarının güçlenmesi, kardeşlik bağları ve ilişkilerinin önemi, sevgi, şefkat ve merhamet duygularının hayattaki vazgeçilmezliği gibi hususları ön plana çıkarması açısından öğrencilere rahatlıkta tavsiye edilebilecek bir eser olduğunu'' belirtti. Çelik, ''daha önce '120' ve 'Son Gazi' filmlerinde olduğu gibi yerli ve eğitici özelliği olan eserlerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi bağlamında, ''Mommo-Kızkardeşim'' filminin de okullara ve öğrencilere tavsiye edilmesini'' istedi.

10 Bin Öğrenci Aynı Anda Fidan Dikti...

10 bin öğrencinin aynı anda 33 bin fidanı toprakla buluşturduğu etkinlik, dünya tarihinde bir ilk oldu.

Mersin, dünya tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve 10 bin öğrenci aynı anda 33 bin adet harnup fidanı tohumlarını toprakla buluşturdu. Noter huzurunda gerçekleştirilen deneme ise sadece 3 dakika sürdü. Öğrencilerin kendi elleriyle yetiştireceği fidanlar, 2010 yılı Kasım ayında belirlenecek olan orman alanlarına dikilecek. Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Mersin İl Temsilciliği tarafından, küresel ısınma ve erozyonun bireysel olarak önlenebilmesine, katkıda bulunulması amacıyla düzenlenen etkinlik, Orman Bölge Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce de desteklendi. 'Bebek Fidan Projesi' kapsamında düzenlenen tarihi rekor denemesine Tevfik Sırrı Gür Stadı ev sahipliği yaptı. 9 bin 500 ilköğretim, 500 de ortaöğretim olmak üzere toplam 10 bin öğrencinin katıldığı ekimde her öğrenciye fidan tohumlarını ekebilmesi için poşetlerle toprak dağıtımı gerçekleştirildi.

Mehmetçik Öğrencilere Yakın İlgi Gösterdi

Bingöl’ün Yedisu ilçesindeki YİBO ve 3 köy okulundaki 350 öğrenciye Mehmetçik tarafından giyim malzemesi dağıtıldı.

Türkiye'nin en ücra köşesinde dahi vatan için canını hiç düşünmeden feda eden Mehmetçik, terörle mücadelede gösterdiği başarısını eğitime verdiği desteklerle de sürdürüyor. Mehmetçik önceki gün Yedisu YİBO ve üç köy ilköğretim okulunda okuyan öğrencilere eşofman, kaban, pantolon, gömlek ve çorap malzemeleri dağıttı. Yedisu YİBO salonunda düzenlenen törenle giyim malzemeleri öğrencilere verildi. 'İlk kez eşofmanım oldu' İlçe Kaymakamı Vefa Kaya, Milli Eğitim Müdürü Zeki Ulukan, rütbeli askerlerle birlikte öğrencilere giyim malzemelerini dağıttı. İlköğretim okulu 4. sınıf öğrencisi Derya Yakışan, ilk defa bir eşofmanının olduğunu söyleyerek Mehmetçiğe teşekkür etti. Berfin Sağlık isimli öğrenci ise ilçelerinde en çok Mehmetçik'ten destek gördüklerini belirtti. Giyim malzemesi dağıtım törenine askeri rütbeliler, İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Ulukan, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Giyim malzemesi dağıtım törenine katılan askerler, çeşitli giysileri öğrencilere verirken yakın ilgi gösterdi. Yardım malzemesini alan öğrencilerin sevinçleri yüzlerine yansırken, Mehmetçiklere teşekkür etmeyi de ihmal etmediler.

Öğrenciler Temizlik Malzemesi Üretiyor

Bursa Yeşilyayla Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerince üretilen temizlik ürünleri piyasadaki ürünleri aratmıyor.

Okullarındaki atölyelerde ürettikleri ürünleri Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara satan öğrenciler, hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkıda bulunuyor. Okul Müdürü Akif Kasımoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1998 yılında ilköğretim okulu olarak planlanan bir binada eğitim öğretime başlayan Yeşilyayla Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde yetersiz şartlara rağmen en iyi eğitimi vermeye çalıştıklarını belirtti. Okulda bilişim teknolojileri, elektrik, elektrik teknolojileri ve kimya bölümlerinde bin 250 öğrencinin eğitim gördüğünü ifade eden Kasımoğlu, öğrencilerin meslek öğrenmek için atölyelerde çeşitli deneyler yaptıklarını belirtti. Kasımoğlu, şöyle konuştu: ''Kimya bölümü öğrencileri çeşitli deneyler yapıyor, sonra malzemeleri musluklara döküyordu. Deneylerde boşa giden ham maddeleri nasıl mamul haline getiririz diye düşündük. Arkadaşlar okulda üretime yönelik bir çalışma yapılabileceğini söylediler. Önce sabun ürettik. Ardından deterjan, çamaşır suyu, yüzey temizleyicisi ürettik ve bunları okulumuzun temizliğinde kullandık'' diye konuştu. Kasımoğlu, ürünlerin gayet kaliteli ve kullanışlı olduğunu, kimya bölümü öğrencilerinin atölyelerinde öğretmenlerinin gözetiminde ürettikleri bu ürünlerin piyasadakilerden bir eksiği bulunmadığını kaydetti. Öğrencilerin bu ürünler sayesinde hem meslek öğrendiklerine hem de aile bütçelerine küçük de olsa bir katkıda bulunduklarına değinen Kasımoğlu, şunları söyledi: ''Ürünlerimizi Mesleki ve Teknik Eğitim Fuarı'nda tanıttık. Fuarda numunelerini dağıttığımız ürünlerimiz oldukça ilgi gördü. Kullananlar memnuniyetlerini dile getirdiklerinde cesaretimiz ikiye katlandı. Bunun üzerine üretime geçtik. Etiketlerini kendimiz tasarladık. Ambalajlarını İstanbul'dan getirdik. Ürettiğimiz, yüzey temizleme, sıvı el sabunu, cam sil ve çamaşır suyunu Yıldırım ve Osmangazi'deki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara satıyoruz. Sipariş üzerine üretim yapıyoruz. Ürünlerimizin Yeşilyayla EML olarak marka tescilini yaptırdık. Türkiye'de tescil alan tek okuluz. Piyasadan da talepler var ancak TSE belgesi istiyorlar. Bunu almak için de çalışmalara başladık. Geçen yıl 7 ton kadar üretimimiz oldu. Okulumuzun bundan ciddi bir kazancı yok. Amacımız öğrencinin gerçek bir iş üzerinde çalışması, üretmesi ve öz güven kazanması. Bunu da başardığımıza inanıyoruz. Sağlık Müdürlüğü'nden onaylı ürünlerimizin üretimi, paketlenmesinde tamamen öğrenciler çalışıyor. Mezun olan öğrencilerimiz, kendilerine iş yeri açarak gayet başarılı işler yapıyorlar. Ayrıca ürünlerin yurt içi ve yurt dışı marketlerde de satışa sunulabilmesi için Global Numaralandırma Sistemi'ne üye olduk. Ürünlerimizin barkotları var.'' Kasımoğlu, okulun fiziki şartlarının yetersiz olduğuna dikkati çekerek, ''Yetersiz imkanlarımıza rağmen öğrencilerimiz son derece başarılılar. Çok güçlü bir eğitim kadromuz var. Okulumuzun yeni, endüstri meslek lisesine uygun bir binaya ihtiyacı var. Bu konuda hayırseverlerden destek bekliyoruz'' dedi.

29 Nisan 2009 Çarşamba

Karmaşık Problemlere Kolay Çözümler...

Denizli Özel Servergazi Fen Lisesi öğrencileri, matematikte çözülmesi zor olan birçok problemi, 'Fibonacci dizisi' kullanarak anlaşılır hale getirdi.

TÜBİTAK'ın Antalya'da düzenlediği proje yarışmasına katılan Abdullah Özer ve Kemal Ünlü, bölge birincisi ve Türkiye finalisti oldu. Projenin rehber öğretmeni Kurbani Kaya, Fibonacci sayılarına doğada çok sık rastlandığını belirtti. Bu sayıların Pascal veya Binom üçgeninde, Mimar Sinan'ın eserlerinde ya da Da Vinci'nin resimlerinde görüldüğünü kaydeden Kaya, "Fibonacci dizisinin altın örnekleri Selimiye ve Süleymaniye camilerinin kubbe ve minarelerinde gözlenebilir." diye konuştu.

İşte Önümüzdeki Yılın Takvimi...

2008–2009 eğitim öğretim yılının son günlerine geldiğimiz bu günlerde Milli Eğitim Bakanlığı 2009–2010 eğitim öğretim yılının çalışma takvimini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzasıyla yayımlanan genelgeye göre, 2008–2009 eğitim ve öğretim yılı 12 Haziran 2009 Cuma günü sona erecek. Genelgede 2009–2010 eğitim öğretim yılının “Türkiye'nin coğrafi konumu ve bölgeler arası iklim farklılıkları ile turizm sezonunun değişkenlik göstermesi nedeniyle öğrencilerin ve velilerin olumsuz etkilenmemesi için'' 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlamasının kararlaştırıldığı bildirildi. Genelgeye göre 2009–2010 eğitim öğretim yılı ise 18 Haziran 2010 Cuma günü sona erecek. 2009–2010 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi, 22 Ocak 2010 Cuma günü sona erecek ve yarıyıl tatili, 25 Ocak–5 Şubat arasında yapılacak.

ÖSS'ye Hipnoz Ederek Hazırlıyor...

Hipnoz uzmanı Dr. Nihat Uysal, ÖSS, SBS gibi sınavlara hazırlananları hipnoz seanslarıyla sınava hazırlıyor.

Hipnozun insanın beyninde bulunan birçok pencereden birinden içeri girerek çeşitli telkinlerde bulunmak olduğunu belirten Dr. Nihat Uysal, "Bu telkinler sayesinde hayati öneme sahip şeyleri hipnoz olanlara dikte ediyoruz. Yani bu duruma bilinçli bir bilinçsizlik hali diyebiliriz. Kişinin korkularından yavaş yavaş ayrıştığını telkin ediyoruz. Bu korkular sınav korkusu olabilir, heyecan olabilir, yanlış yapacağım kaygısı olabilir. Biz seanslarımızda bu korkuları birer uçan balona koyup uçuruyoruz ve bu balonlar uçtukça kişideki korku, kaygı gibi duygular yavaş yavaş azalıyor" dedi. Kendisine en çok gençlerin başvurduğunu da dile getiren Nihat Uysal, "Gençlerin gelme sebebi ise SBS, ÖSS, KPSS gibi sınavlara girmeden önce korku ve kaygılarını yok etmek. Biz bu gençlere yaptığımız seanslarda bu sınava binlerce kez girdiklerini söylüyoruz ve hipnozla bu sınavları kendisine tekrar yaşatıyoruz. Sınava girmeden 3-4 seans önce bu telkinleri veriyoruz ki kişi sınava girdiğinde korkuya kapılmasın. Örneğin bu telkinlerimizle öğrencinin soruyu ve doğruyu görme oranını 10'a katlayabiliyoruz. Bu sayede soruyu bütün halde görebiliyor ve doğru cevabı daha kolay bulabiliyor" şeklinde konuştu. Hipnozla başarı oranının yüzde 95-98 seviyelerinde olduğunun da altını çizen Uysal, "Örneğin 7. sınıf öğrencisi bir kızımız geldi. Sınava girdiğinde herkesin korkudan ağladığını ancak kendisinin daha önce bu sınavı yaşadığını ve bu nedenle çok sakin olduğunu anlattı. Çünkü biz kendisine hipnozla bu sınavı daha önce yaşattık. Böyle öğrenciler teşekkür için sonradan bana çok geliyor. Ama şunu belirtmek isterim hipnoz olmayan bilgiyi artırmaz. Sadece olanı yüzeye çıkarır" şeklinde ifade etti.