ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ
Atatürk Üniversitesi’nin kurumsal kimliği şu değer ve ilkelerden oluşmaktadır: Bilimsellik, yaratıcı düşünce ve eleştiriye açık olma, ulusal ve evrensel değerlere bağlılık, Türkçeyi doğru ve güzel kullanma, katılımcılık ve paylaşımcılık, şeffaflık, adalet ve özgürlükten yana olma, liyakate değer verme, kendini sorgulama, emeğe saygı gösterme ve başarıyı takdir etme, şikayet etmek yerine çözüm üretme ve uygulama, yaşam boyu öğrenme, eğitimde kuram kadar uygulamaya da önem verme; toplumsal, kültürel, çevresel ve sanatsal duyarlılık, toplam kalite yönetimi felsefesini benimseme, kaynakları etkin kullanma, sürekli ilerlemeyi ve yeniliği teşvik etme, insan haklarına ve düşünce farklılıklarına saygılı olma, yönetişim anlayışını benimseme ve uygulama.
28 Aralık 2010 Salı
Gönderen
Adsız
zaman:
13:55
0
yorum
Etiketler: ata ünüversitesi, Atatürk Üniversitesi, çevresel ve sanatsal duyarlılık, İLK ÖĞRETİM, kültürel, toplumsal, ünüversite Atatürk, Ünüversite Okulları
17 Mayıs 2010 Pazartesi
Çevre Dostu Ambalajlar
Mısır protein kaynaklı ambalajlar sadece doğada değil, insan bünyesinde de biyolojik olarak çözünebilmesi nedeniyle yenebiliyor.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) bilim adamlarının yürüttüğü yenilikçi ambalajlar geliştirme çalışmaları başarıyla sonuçlandı. Dünyada daha önce üretilen ancak kırılganlık sorunu nedeniyle kullanılamayan mısır proteini kaynaklı yenilebilir ambalaj, İYTE laboratuvarlarında yüzde 500'e varan oranda esnek hale getirildi. Ambalajın 3-4 yıllık süreçte üretimine başlanabileceği belirtiliyor.
İYTE bünyesindeki Biyoteknoloji ve Biyomühendislik Laboratuvarı'nda farklı disiplinlerden bilim adamlarının yürüttüğü TÜBİTAK destekli çalışmayla Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yemenicioğlu, plastik ambalaj materyallerinin çevre ve insan sağlığına zararlı olması nedeniyle tüm dünyada bilim adamlarının alternatif ambalaj malzemeleri üzerine çalışma yaptığını söyledi.
Dünyada sadece çevre dostu değil, aynı zamanda insan bünyesine de dost materyaller üzerinde yapılan çalışmalarda süt endüstrisi atıklarıyla mısır proteinlerinin ön plana çıktığını dile getiren Yemenicioğlu, şu bilgileri verdi:
"İYTE bünyesinde bu alanda yürüttüğümüz projelerde oldukça ileri seviyeye geldik. Mısır proteinlerinden ambalaj filmi üretimiyle ilgili dünyada bazı çalışmalar vardı. Ancak elde edilen film esnek olmadığı, hemen kırıldığı için uygulanabilir değildi. Biz laboratuarlarımızda yaptığımız çalışmayla mısır proteininden üretilen filmlere yüzde 500'e kadar esneklik kazandırdık. Böylelikle artık bu ürün kullanılabilir hale geldi. Ambalaj sadece doğada değil, insan bünyesinde de biyolojik olarak çözünebilmesi nedeniyle yenebiliyor.
Ayrıca bu filme gıdalardaki mikropları öldüren doğal maddeler ekledik. Yumurta akında bulunan bir antimikrobiyal enzimi ambalaja ekleyerek antimikrobiyal, çayda bulunan doğal fenolik maddeleri de ekleyerek antioksidan özellikler ekledik. Bu ambalaj artık sanayinin kullanımına hazır."
GIDALAR MİKROPLARA KARŞI KORUNACAK
Yemenicioğlu, klasik ambalajların gıdaları toz ve nem gibi etkenlere karşı koruduğunu, mikrobiyal bozulmayı engelleyemediğini belirterek, geliştirdikleri üstün özelliklere sahip bu ambalajın içeriğindeki koruyucu maddeyle gıdaların mikroplara karşı da koruduğunu, raf ömrünün uzadığını belirtti. Gıdaların bozulmaması için içine konan katkı maddelerinin bu ambalajla gereksiz hale geleceğini ifade eden Yemenicioğlu, bunun tüketilen gıdaların lezzeti ve kokusunu da olumlu yönde etkileyeceğini ifade etti.
Yemenicioğlu, 3 yıllık TÜBİTAK projesinin gelecek yıl tamamlanacağını, sanayicinin göstereceği ilgi ve pazar şartlarına göre 3-4 yıllık bir dönemde bu ambalajların kullanılabilir hale geleceğini kaydederek, devletin de bu ambalajlara geçiş konusunda destekleyici olması gerektiğine dikkati çekti
Gönderen
Adsız
zaman:
03:38
0
yorum
Etiketler: Atatürk Üniversitesi, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, İYTE, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, lise, Mısır proteinleri, ortaokul, Prof. Dr. Ahmet Yemenicioğlu
5 Ağustos 2009 Çarşamba
Bilimsel Yayında Başkent Birinci!
Üniversiteler Değerlendirme Raporu'na göre, bilimsel yayın sayısı bakımından zirve Başkent Üniversitesi'nin oldu.
Üniversiteler Değerlendirme Raporu'na göre, bilimsel yayın sayısı bakımından Türkiye üniversiteleri sıralamasında Başkent Üniversitesi, öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı sıralamasında ise ODTÜ birinci oldu. Erciyes Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, eski Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras, eski Hacettepe Üniversitesi Rektörü ve eski YÖK üyesi Prof. Dr. Tunçalp Özgen, eski Anadolu Üniversitesi Rektörü ve eski YÖK Üyesi Prof. Dr. Engin Ataç, eski Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Aşkar ve Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Sütbeyaz'dan oluşan çalışma gurubunun hazırladığı Üniversiteler Değerlendirme Raporu'nun sonuçları açıklandı. Bilimsel yayın sayısı bakımından Türkiye üniversiteleri arasında ilk sırayı Başkent Üniversitesi aldı. Bunu Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Erciyes Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Fatih Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi izledi. Öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı sıralamasında ODTÜ, Erciyes Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Malatya İnönü Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Samsun Ondokuzmayıs Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi ilk 10'da yer aldı.
Gönderen
Adsız
zaman:
00:34
0
yorum
Etiketler: Atatürk Üniversitesi, Eğitim Haberleri, Hacettepe Üniversitesi, ODTÜ, Üniversite, YÖK
25 Şubat 2009 Çarşamba
Bir Yılda 5 Kitap!...
Ankara'da yapılan araştırmada üniversite öğrencilerinin yüzde 46'sının bir yıl içinde en fazla 5 kitap okuduğu belirlendi.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş ve Yrd. Doç. Dr Coşkun Polat ile Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümü araştırma görevlisi Yonca Odabaş tarafından yapılan ''Üniversite Öğrencilerinin Okuma Alışkanlığı: Ankara Üniversitesi Örneği'' konulu bilimsel çalışmada, üniversite öğrencilerinin yeterli okuma alışkanlığına sahip olmadığı tespit edildi. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş, bilimsel çalışmalarında Ankara Üniversitesi'nde eğitim gören 153'ü kız 304 öğrenciyle yaptıklarını, bu öğrencilerin 151'nin fen, 153'ünün de sosyal bilim eğitimi gördüğünü söyledi. ÜNİVERSİTELİ BİLE OKUMUYOR Yılda okuduğu kitap sayısı 5'i geçmeyen az, 6 ile 11 kitap arasında okuyanların orta, 12'yi aşan kitap okuyanların ise çok okuyan okur tipi olarak nitelendirildiğini ifade eden Odabaş, yaptıkları çalışmada, üniversite öğrencilerin yüzde 46'sının bir yıl içinde en fazla beş kitap okuduklarını belirlediklerini söyledi. Öğrencilerin yüzde 4.5'inin hiç kitap okumadıklarını beyan ettiklerini anlatan Odabaş, ''Öğrencilerin sadece yüzde 11'i üst düzey okuma alışkanlığına sahip olduğunu belirledik. Orta düzey kitap okuma alışkanlığına sahip öğrenci oranı ise yüzde 38.5 oldu'' şeklinde konuştu. KIZ-ERKEK FARKI YOK AMA Kız ve erkek öğrenciler arasında da kitap okuma oranı açısından anlamlı bir fark bulmadıklarına dikkati çeken Odabaş, ''Alt düzey ve orta düzey okuma alışkanlıklarında erkek ve kız öğrenciler arasında erkeklerin daha az okuduklarının gösteren bir ilişkinin varlığından söz edilebilir. Ayrıca bir yıl içinde hiç okumayan erkek öğrenciler, kız öğrencilerden yarı yarıya fazladır'' şeklinde konuştu. OKUMAYA AYRILAN SÜRE Çalışmada, öğrencilerin günlük okumaya ayırdıkları süreyi de belirlediklerini ifade eden Odabaş, öğrencilerin yüzde 14'nün okuma için günlük 2 saatten fazla zaman ayırdıklarını belirtti. Üniversite öğrencilerinin yüzde 35'nin okumaya 1-2 saat, yüzde 38'nin yarım saat ila 1 saat arasında, yüzde 13'nün de en fazla yarım saat ayırdıklarını söyledi. Odabaş, çalışmada sosyal bilim öğrencilerinin fen bilim öğrencilerine göre daha fazla okumaya süre ayırdıklarını da kaydetti. ENGELLER Yaptıkları bilimsel çalışma için düzenledikleri ankette öğrencilere okuma alışkanlığı kazanma ve bu alışkanlığı sürdürme konusunda karşı karşıya kaldıkları en önemli engelin ne olduğu da sorduklarını kaydeden Odabaş, şunları söyledi: ''Öğrencilerin yüzde 34.5'i bir işte çalışıyor olmaları nedeniyle okuyamadıklarını belirtmişlerdir. Kitap pahalılığı ve gelir düşüklüğü nedeniyle okumalarına engel olarak ekonomik koşulları ileri süren öğrencilerin oranı ise yüzde 15'dir. Ama çalışmamızda sosyoekonomik bakımdan orta üstü ve üst sıralarda yer alan öğrencilerin 6 ve üzeri kitap okuyanların orta altı sosyoekonomik düzeyli öğrencilerden daha düşük bir okuma alışkanlığına sahip olması dikkate değer bir durumdur. 12'den çok kitap okuyan öğrenci grubuna bakıldığında ise sosyoekonomik bakımdan alt ve üst sıralarda yer alan öğrencilerin sosyoekonomik bakımdan orta altı ve orta üstü gruba göre oldukça düşük okuma yüzdesine sahip olduğu görülmektedir. Ancak alt ve üst gelir grubunun oldukça yakın değerlere sahip olması okuma davranışı konusunda sosyoekonomik koşulların öğrenciler arasında derin bir farka neden olmadığını göstermektedir.'' ÖĞRENCİLERİN KÜTÜPHANE KULLANMA KONUSUNDAKİ TUTUMLARI Üniversite öğrencilerinin yüzde 3.5'inin her gün, yüzde 15.5'inin ise hafta bir kütüphane gittiğini belirlediklerini söyleyen Odabaş, öğrenciler arasında her ay kütüphaneye gidenlerin oranının yüzde 16, nadiren gidenlerin oranın ise yüzde 64 olduğunu ifade etti. Öğrencilerin yüzde 72'sinin kütüphanelerden yılda en fazla üç kitap ödünç aldığını da kaydeden Odabaş, sadece yüzde 1.5'inin yıl içinde 16'dan fazla kitap aldığını belirtti.
Gönderen
Adsız
zaman:
23:48
0
yorum
Etiketler: Ankara, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat, Erzurum, Fakülte, Kitap, Öğrenci, Üniversite
9 Şubat 2009 Pazartesi
Atatürk Üniversitesi Karıştı!
Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, üniversitenin internet sitesinde yer alan duyuruyla ilgili olarak suç duyurusunda bulundu
Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, üniversitenin internet sitesinde yer alan duyuruyla ilgili olarak, ''Bir şekilde web sitemize girilerek yapılan bu haksız müdahaleyle ilgili olarak yasal yollara başvurulmuş, idari ve adli kovuşturma başlatılmıştır'' dedi. Prof. Dr. Koçak, bir gazete ve bazı internet sitelerinde yer alan haberlerin ardından yaptığı yazılı açıklamada, Atatürk Üniversitesi web sitesine 7 Şubat 2009'da yasal olmayan şekilde girilerek ''Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak'' adıyla bir duyuru yayınlandığını belirtti. Konuyla ilgili internet sitelerinde gerekli açıklamanın yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Koçak, şunları kaydetti: ''Gerçek dışı ifadelerin yer aldığı bu duyuru, Atatürk Üniversitesi web sitesinde bir süre kaldıktan sonra yetkililerin fark etmesiyle kaldırılmıştır. Bu hadise, şüphesiz, şahsımı olduğu kadar ülkemizin önemli bir bilim kuruluşu olan Atatürk Üniversitesi'ni de hedef alan alçakça yapılmış bir eylemdir. Bir şekilde web sitemize girilerek yapılan bu haksız müdahaleyle ilgili olarak yasal yollara başvurulmuş, idari ve adli kovuşturma başlatılmıştır.'' Atatürk Üniversitesi'nin Türkiye'nin en önemli ve büyük bilim kuruluşlarından biri olduğunu vurgulayan Koçak, açıklamasında, ''Ben ve ekibim adeta 24 saat bu güzide kurumu daha da ileri götürmek ve etkin hale getirmek için her türlü çabayı ortaya koyuyoruz, koymaya da devam edeceğiz. Etik olmayan bu davranışları, Atatürk Üniversitesi'nin gelişmesini ve huzur ortamını bozmaya yönelik bir çaba olarak görüyor ve şiddetle kınıyoruz'' ifadelerine yer verdi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:29
0
yorum
Etiketler: A.Ü, Atatürk, Atatürk Üniversitesi, Öğrenci, Öğretmen, Üniversite