Öğretim Üyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öğretim Üyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2009 Perşembe

Çocuklar Gördüğünü Yapıyor!...

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu söyledi.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yeşilyaprak, çocuklar ve gençlerin bir yanlışlık içerisinde olduğunun anlaşılması durumunda otoriter olmak yerine arkadaş gibi problemin dinlenmesinin de önemine dikkat çekti. Ordu'nun Ünye İlçesi Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu, 'Eğitim Yoluyla Şiddetin Azaltılması ve Suçun Önlenmesi için Anne-Baba Eğitimi Seferberliği' projesi kapsamında 'Eğiticinin Eğitimi' konulu konferans düzenledi. Cumhuriyet Başsavcılığı, Ünye Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle Ünye Ticaret Odası'nda düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç yaptı. Konferansa konuşmacı olarak katılan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Yeşilyaprak, çocuklar ve gençlerin herhangi bir yanlışlık içerisinde olduğunun anlaşılması durumunda otoriter olmak yerine arkadaş gibi problemin dinlenmesi, sözlü ve örnekli bir biçimde ikna yolu kullanılmasını istedi. Türkiye'de her üç aileden biri şiddete maruz kalırken, her iki aileden birinin ise sözel ya da fiziksel şiddetle karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak "Anne ve babalar aile içinde ya da dışında başta kendi davranışlarına dikkat etmeleri gerekir. Çünkü özenti, taklit yapma duygusu en fazla çocuklarda mevcuttur. Gerek konuşma gerekse fiili davranışlarda; bir fotoğraf makinesi misali çocuklar gördüklerinin adeta fotoğrafını çeker ve beyninde onu muhafaza eder. Bir gün aynı olayla kendisi karşılaştığında, anne babadan veya çevreden aldığı o fotoğrafı kes-yapıştır uygulamasını kullanarak karşı karşıya olduğu duruma montajlar. Bu olumsuz davranışın önüne geçmek için kişi tedbiri baştan elinde tutmalıdır. Yoksa insan kafasına düşen bir saksı misali, insanın başına düştükten sonra iş işten geçmiş olur. Problem için çözüm çok zor hatta çözümsüz olur." dedi. Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, yine ortaokul ve lise çağındaki çocukların bireylerin özentilerinden dolayı kendi aralarında doğruluğunu araştırmadan risk alma, örneğin; çete kurma yoluna gitmeleri, yine doğruluğunu araştırmadan adrenalinli riskli olaylara karışarak macera yaşama adı altında insanda zıt etki yapabilecek yollar kullandıklarına vurgu yaparak, "İşte bunların önüne geçmek için ne güzel söylemişler; 'Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.' Çocuklar takıldığı ortamlara kadar her şeyi ile gözetimimiz, takibimiz altında olmalıdır." diye konuştu.

18 Şubat 2009 Çarşamba

Öğrenci ve Öğretim Üyesi Değişim Programı...

Yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişim çalışmalarını düzenleyen Farabi Değişim Programı'na ilişkin yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik, üniversite ve yüksek teknoloji enstitüleri bünyesinde ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora düzeyinde eğitim-öğretim yapan yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişim esaslarını kapsıyor. Değişim programına katılmak isteyen ön lisans ve lisans öğrencilerinin genel akademik not ortalamasının 4'lük sistemde en az 2.0, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin genel akademik not ortalamasının ise yine 4'lük sistemde en az 2.5 olması gerekiyor. Öğrencilere değişim programı kapsamında en az 1, en çok 2 dönem öğrenim hakkı verilecek. Öğretim üyelerine de 1 ya da 2 yarı yıl ders verme imkanı verilirken, daha önce değişim faaliyetlerinde yer almayan öğretim üyelerinden gelen başvurulara öncelik tanınacak.

2 Ocak 2009 Cuma

Özel Üniversitelere Kalite Standardı...

Yükseköğretim Kurulu, vakıf (özel) üniversitelerindeki eğitimi sınıflandırmak için kalite kriterleri getirdi.

Yükseköğretim Kurulu, vakıf (özel) üniversitelerindeki eğitimi sınıflandırmak için kalite kriterleri getirdi. Belirlenen ölçütleri taşıyan üniversitelere öğrenci kontenjanlarının artırılması, öğretim üyesi kadrosu, yeni fakülte kurulması ve teknik eksikliklerin giderilmesi gibi taleplerinde öncelik verilecek.

Kriterler, YÖK Genel Kurulu üyeleri Yekta Saraç ve İsa Eşme'nin eşbaşkanlığındaki uzman bir heyet tarafından hazırlandı. Son şekli vakıf üniversitesi rektörleri ile birlikte verildi. 36 vakıf üniversitesine form gönderilerek, taşıdıkları özellikleri yazmaları istendi. Özel üniversitelerin mevcut durumunu ortaya koyacak bilgiler, Kurul'un internet sitesinde de ilan edilecek. Böylece hem kamuoyunun vakıf üniversitelerinin durumunu şeffaf bir şekilde bilmesi hem de YÖK'ün bu kurumlarla ilgili karar alırken bilgi sahibi olması sağlanacak. Formlar 12 Ocak'a kadar doldurulacak.
Sonuçlar internette yayınlayacak

Kadrolu öğretim üyesi başına düşen öğrenci.

Doçentlik sınav jürisinde görev yapan profesör.

Üniversitenin toplam öğrenci, aynı yıl son sınıf ve hazırlıktan mezun ve kaydolan öğrenci sayısı.

Programların ulusal-yerel ihtiyaçlara uygunluğu.

Okutmanlar hariç öğretim elemanı başına düşen yayın sayısının yıllara göre gelişimi.

Son beş yılda ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleleri.

Üniversite tarafından düzenlenmiş olan toplantı, sempozyum, panel ve konferanslar.

Ulusal ve uluslararası desteklenen projeler.

Eğitimde öğrenci başına harcanan kaynak.

Üniversite kütüphanesinin yayın açısından güncel durumu ve zaman içindeki gelişimi.

Öğretim üyesi yetiştirmeye ayrılan kaynak.