15 Nisan 2009 Çarşamba

Her Öğrenci Üniversiteye Girecek

YÖK Başkanı sürpriz çıkışlarına bir yenisini daha ekledi. Her öğrenci üniversiteye girecek...

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan sürpriz çıkışlarına bir yenisini daha ekleyerek, "İki yıl sonra üniversiteye giremeyen lise mezunu kalmayacak" dedi. Benim de icra kurulu üyesi olduğum TÖ- DER (Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği) yönetim kurulu üyeleriyle yaptığı toplantıda, dershanecilere de şu mesajı gönderdi: "Artık eskisi gibi öğrenci bulamayabilirsiniz." Bu nasıl olacak? Elbette yeni üniversiteler ve meslek yüksek okulları açılarak ve mevcutların kontenjanlarını artırarak. Bu noktada uzaktan eğitimin geliştirilmesi de çok önemlidir. *** Prof. Dr. Özcan, önceki YÖK Başkanlarından çok farklı bir görüntü sergiliyor. Ne olursa olsun statükoyu koruma gibi bir derdi yok. 'Yok, olmazcı' da değil. Bir şeyler yapmak istiyor. Yeni fikirler ortaya atıyor. Örneğin, üniversitelerin paralı olması fikri aslında çok önemlidir. Pek çok problemi çözecektir. Ama tepki alacağı için siyasetçilerin ve bürokratların ortaya atması çok risklidir. Ama O, risk alan biri. Bazen düşünceleri sözlerinin önüne geçebiliyor. Bu hızı ve cesareti bir şans olabilir. Çünkü, taşın altına elini sokmayanlardan dolayı YÖK'ün sorunları yeteri kadar birikti zaten. *** Geçtiğimiz yıl üniversite kontenjanları yüzde 20 artırıldı. 525 bin yeni öğrenci alındı. Bu önemli bir hamledir. Yeterince planlanmadan şişirme yapıldı diye eleştirildi. Ama son 12 yıldır birikim vardı. Öğrencilere okuma hakkı sağlanamıyordu. Büyük ölçüde buna cevap verildi. Şimdi öğrenci sayısı 40 binin üzerinde olan İstanbul Üniversitesi, Marmara, Gazi, Uludağ ve Selçuk Üniversiteleri'nin bölünüp yeni üniversiteler kurulması gündemde. Amaç yeni yapılanmayla verimi artırmak. Ek kontenjanlar da sağlanabilir. Bu işe YÖK karışmasın, üniversiteler kendi içerisinde halletsin diye eleştirenler var. Belki doğru olan bu, ama madem kendi içlerinde çözebiliyorlardı da, bugüne kadar niçin yapamadılar, diye sormamak da elde değil. *** Prof. Dr. Özcan, iki yıl sonra üniversitelerin kontenjanını 725 bine çıkarmayı hedefliyor. Bu yıllık lise mezunu sayısını karşılıyor. Beklemeli öğrencilerin istihdamına yönelik ise, uzaktan eğitim cazip hale getirilecek. Elbette, henüz 500 bin kontenjan olanağı varken, yılda 1.5 milyon öğrenci talebinin karşılanması çok zor. Ama 1 milyonu aşkın öğrenciyi sokaktan kurtarmak için, YÖK'te her zamankinden çok iyi niyet ve cesaret görüyorum. *** Her öğrenciye üniversitede okuma hakkı tanınınca, dershanelerin işi biter mi? Asla. Çünkü her öğrenciye istediği fakültede okuma hakkı sağlanamayacaktır. Daha iyi bir üniversiteye girebilme yarışı olacaktır. Yarışın ve sınavın olduğu her yerde dershanelere ihtiyaç duyulur. Liseye girişlerde olduğu gibi. İlköğretim mezunlarının açıkta kalma durumları yok ama her yıl 1 milyon öğrenci Anadolu ve fen lisesi sınavına giriyor. Dershanelerde hazırlanarak. *** Elbette eğitimde kalite ve verimlilik önemli. Yeterli alt yapı sağlanmadan kontenjan artırmak doğru değil. Ama okuma hakkının verilememesi hiç doğru değil. Yetersiz eğitimden bile mahrum bırakmaktır.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Ergenekon'da öğrenciler Kullanılıyor...

Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan Haberal'ı protesto için öğrencilere baskı yapıldığı öğrenildi.

ÖĞRENCİLER SERVİS ARAÇLARIYLA TAŞINDI Türkiye bu sabah dev bir Ergenekon operasyonu dalgasıyla uyanırken, operasyon kapsamında gözaltına alınan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'a destek için Başkent Üniversitesi'nde okuyan öğrencilere baskı yapıldığı öğrenildi. Üniversiteye ait servis araçlarıyla Haberal'ın evinin önüne öğrenci taşınıyor. Öğrenci velilerinin aranarak destek çağrısı yapıldığı belirtiliyor. Mehmet Haberal, Çayyolu'nda bulunan evindeki aramaların bitmesinden sonra gözaltına alındı. Haberal sağlık kontrolünün ardından İstanbul'a gönderilecek. Haberal'a destek için Başkent Üniversitesi otobüsleri Çayyolu'na öğrenci taşıyor. Destek vermeleri için öğrencilere baskı yapıldığı iddia ediliyor. Öğrencilerin ailelerinin de aranarak destek çağrısında bulunulduğu belirtiliyor. BASKILAR SONUÇ VERDİ, ÖĞRENCİLER PROVOKASYONA ALET EDİLDİ ! Ergenekon soruşturması kapsamında bu sabah aramaların başlatıldığı Başkent Üniversitesi'nde bir grup öğrenci aramayı protesto ediyor. Kampus içerisinde toplanan öğrenciler, "Türkiye laiktir, laik kalacak", "Rektöre uzanan eller kırılsın" şeklinde sloganlar atıyor. Türk bayrağı açan gruba bazı öğretim üyeleri de destek veriyor. Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal da, evinde yapılan aramanın ardından gözaltına alınmıştı.

Sevgi Gönül Tiyatro Günleri

Koç Üniversitesi Tiyatro Kulübü tarafından bu yıl 8.si düzenlenen ‘Sevgi Gönül Tiyatro Günleri’, bugün Sevgi Gönül Kültür Merkezi’nde başlıyor.

10 oyunun sahneleneceği hüzün ve kahkaha buluşmasında, özel söyleşiler ve atölyeler de gerçekleştirilecek. Koç Üniversitesi Tiyatro Kulübü ve 'Koç Oyuncuları' tarafından düzenlenen geleneksel Sevgi Gönül 8. Tiyatro Günleri, 13 – 27 Nisan 2009 tarihleri arasında, Koç Üniversitesi Rumelifeneri Kampüsü'nde gerçekleştirilecek. Koç Oyuncuları'nın sahneleyeceği 'Romeolar ve Julietler' adlı oyun ve Koç Oyuncuları mezunlarından oluşan Tiyatro Nefes'in sergileyeceği 'Profesyonel' adlı oyun ile birlikte farklı üniversiteler de oyunlarıyla festivale katılıyor. Festival kapsamında, bu yıl tiyatro sezonunda oldukça ilgi gören, Kent Oyuncuları tarafından sergilenen '39 Basamak' ile Oyun Atölyesi tarafından sahnelen 'Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler' adlı oyunlar seyircilerle buluşacak. Festival boyunca, Muammer Yanmaz'ın '40 Ayna' adlı fotograf sergisi de tiyatroseverlerle Sevgi Gönül Kültür Merkezi'nde buluşacak. Tüm tiyatroseverlere açık olan 'Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Tiyatro Günleri'nde, izleyiciler oyunların yanı sıra, 16 Nisan'da 39 Basamak adlı oyunu sergileyen Kent Oyuncuları ve 22 Nisan 'da Dot Tiyatrosu Kürklü Merkür Oyunu oyuncuları ile söyleşi yapma fırsatı bulacaklar. 23 Nisan Perşembe günü ise Sarıyer ilçesindeki ilköğretim okullarından gelecek öğrenciler Koç Üniversitesi'nin misafiri olacaklar. Öğrenciler, İzmir Bademli Köyü Tiyatrosu tarafından sergilenen “Hortumunu Sevmeyen Fil” adlı oyunu izleyerek, çeşitli sosyal faaliyetlere katılarak Koç Üniversitesi öğrencileriyle şenlik havasında bir gün geçirecekler. 'Koç Oyuncuları'nın bu yılki festival etkinliğine Aygaz, Dominos Pizza, Gürsel Tur, Little Big, Pepsi Bottling, www.herkesetiyatro.com, Radyo D ve R-Drinqa içecekleri destek veriyor. Üniversite öğrencilerinin ve dışarıdan katılımcılara açık olan 8. Tiyatro Günleri'nde profesyonel oyunlar dışında tüm gösterimler ücretsizdir. Tiyatro Festivaline katılım için rezervasyon gerekmektedir. Koç Üniversitesi'ne çeşitli merkezlerden ücretsiz ulaşım sağlanmaktadır. Koç Oyuncuları Hakkında Koç Üniversitesi Tiyatro Kulübü, Koç Oyuncuları, 1999 yılında kuruldu. Bugüne kadar birçok başarılı oyun ve organizasyona imza atan kulüp, Dario FO'dan Anton Çehov'a, Eugene Ionesco'dan William Shakespeare'e birçok yazarın oyunlarını başarıyla sergiledi. Koç Oyuncuları 2002 yılından bu yana, her bahar döneminde üniversitelerarası Sevgi Gönül Tiyatro Günlerini düzenliyor. Koç Üniversitesi “Tiyatro Nefes” Hakkında Koç Üniversitesi Tiyatro Nefes, Koç Oyuncuları Mezunları tarafından 2006 yılında kurulmuştur. Topluluk bugüne kadar Athol Fugard'ın 'Ada', August Strindberg'in 'Alacaklılar' oyunlarını sahnelemiştir. Topluluk, mezuniyet sonrasında da Koç Oyuncuları üyelerinin tiyatroya devam edebilmesini ve bu doğrultuda her sene en az bir oyun çıkarılmasını hedefler. Ayrıca, Tiyatro Kulübü'ne çalışmalarında destek olmayı amaçlar. Festival Programı 13 Nisan, Pazartesi Saat: 18.30 - Açılış Kokteyli Saat: 19.30 Oyun: Romeolar ve Julietler Koç Oyuncuları Yazar: Shakespeare 14 Nisan, Salı Saat : 15.00 Söyleşi : “Özgü Namal” Saat: 19.00 Oyun: Lüküs Hayat Bahçeşehir Üniversitesi Oyuncuları Yazar: Ekrem Reşit Rey 15 Nisan, Çarşamba Saat: 14.00 Oyun: Ziyaretçi Yazar: Tuncer Cücenoğlu Saat: 19.00 Oyun: Ahududu- Galatasaray Üniversitesi Oyuncuları Yazar: Joseph Otto Kesserling 16 Nisan, Perşembe Saat: 17.00 Söyleşi: Kent Oyuncuları – “Hakan Gerçek, Okan Yalabık, Demet Evgar, Bülent Şakrak” Saat: 20.00 Oyun: 39 Basamak - Profesyonel Oyun Kent Oyuncuları Yazar: John Buchan 17 Nisan, Cuma Saat: 19.00 Oyun: Tanrı Mimikomedi Tiyatrosu – Marmara Üniversitesi Yazar: Woody ALLEN 20 Nisan, Pazartesi Saat : 16.00 Söyleşi: “Kenan Işık” Saat: 20.00 Oyun: Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler Profesyonel Oyun Oyun Atölyesi 21 Nisan, Salı Saat :17.00 Söyleşi: Ayça Bingöl Saat: 19.00 Oyun: Amphitryon 2000 Yeditepe Üniversitesi Oyuncuları Yazar: Haldun DORMEN 22 Nisan, Çarşamba Saat: 17.30 Söyleşi: DOT Tiyatrosu Oyuncuları-Serkan Altunorak,Riza Kocaoglu, Tugrul Tulek, Enis Arikan, Engin Altan Duzyatan, Veda Yurtsever İpek, Cemil Buyukdogreli, Cem Ozeren Saat: 19.00 Oyun: Yıldız Teknik Üniversitesi Oyuncuları - İki Efendinin Uşağı Yazar: Carlo Goldoni 23 Nisan, Perşembe Saat: 11.00 Oyun: Çocuk Oyunu İzmir Bademler Köyü Tiyatrosu - Hortumunu Sevmeyen Fil 27 Nisan, Pazartesi Saat: 20.00 Oyun: Profesyonel- Tiyatro Nefes, Koç Oyuncuları Mezunları Yazar: Duşan Kovaçevic

İstanbul Fotoğraf Buluşmaları Başlıyor

Üniversiteli fotoğrafçılarla profesyonelleri buluşturan İstanbul Fotoğraf Buluşmaları 2009, 18 Nisan’da başlıyor.

“...çünkü ne gördüğümüz kim olduğumuzdur” sloganıyla yola çıkan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Kültür Kulübü Fotoğraf Topluluğu, üniversiteli amatör fotoğrafçılar ile profesyonelleri bir araya getiriyor;! Etkinliği düzenleyen İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Kültür Kulübü Fotoğraf Topluluğu, okulun yanısıra katılımcıları etkinlik mekanları olarak Fototrek ve İstanbul Fotoğraf Merkezi'nde buluşturacak. Taksim'deki bu iki mekân, üniversitelilerin çektiği fotoğraflar ve genç fotoğrafçıların sunumları ile 6 gün boyunca dolup taşacak. Bunun yanında profesyonel fotoğrafçılar da çalışmalarıyla etkinliğe katkıda bulunacak. Etkinlik boyunca Türkiye'den pek çok üniversitenin fotoğraf kulüpleri ve bölümleri fotoğraf sunumları yapacak. İFB'de Ahmet Cemal, Murad Sezer, Akif Hakan Çelebi, Fatih Pınar, Murat Süyür, Kemal Cengizkan, Orhan Yayla gibi birçok usta fotoğrafçının işleri görülebilecek. Ayrıca Veysel Gençten Time Lapse Photography atölyesini, Türkiye'nin genç sahne fotoğrafçıları ülkemizde sahne fotoğrafçılığının zorlukları üzerine bir etkinlik yürütecek.

Taşımalı Sistemde Sınırlama

Taşımalı eğitime 658.7 milyon TL ödeyen MEB faturayı küçültmek için kapalı olan köy okullarından uygun olanların açılmasını istedi.

Milli Eğitim Bakanlığı, 20 yıl önce başlayan taşımalı eğitimin yeni öğretim yılında daha ekonomik yapılabilmesi için 81 il valisini uyardı. Bakanlık valilere, belediye sınırları içerisindeki öğrencilerin taşınmaması, çocuk sayısı yeterli olan köy okullarının yeniden eğitime açılması ve Yatılı İlköğretim Bölge Okulları'ndaki boş kontenjanların doldurulması önerilerini yaptı. Bakanlık 20 yıl önce okulu olmayan köylerden şehir merkezine 305 öğrenci taşıyarak başladığı, "Taşımalı Eğitim Sistemi" nde halen yurt genelinde 80 il, 802 ilçe ve 34 bin 519 yerleşim biriminden, şehir merkezlerindeki 5 bin 851 okula 683 bin 415 çocuğu taşıyor. Devlet okula taşınan her çocuk için yıllık 679.3 TL servis ücreti ödüyor. Bu çocuklardan 595 bin 691'i de ücreti her çocuk için yıllık 326.5 TL olan öğle yemeğinden ücretsiz yararlanıyor. Bu durumda Bakanlığın 2008- 2009 öğretim yılında taşımalı eğitim maliyeti 658 milyon 736 bin TL olarak hesaplanıyor. Gelecek eğitim yılında bu bedeli düşürmeyi hedefleyen Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, valiliklere gönderdiği genelgede belediye sınırları içinde kesinlikle öğrenci taşınmamasını istedi. Taşınması ekonomik olmayan yerleşim birimlerindeki öğrencilerin öncelikli olarak Yİ- BO'lardaki (Yatılı İlköğretim Bölge Okulları) boş kontenjanlara yerleştirilmesini isteyen Bakanlık, çevrede yeterli sayıda öğrencisi bulunan kapalı okul binalarının da hızla onarılarak eğitime açılması talimatı verdi. KAPASİTEYE DİKKAT Taşınma merkezi olarak tespit edilecek okulların, derslik-ders araç gereçleri ile öğretmen sayısının da yeterli olmasına dikkat edilmesini isteyen Bakanlık, YİBO ve ikili eğitim yapan okulların taşınma merkezi olarak seçilmesine izin verilmeyeceğini hatırlattı.

10 Nisan 2009 Cuma

Sabırsızlıkla Bekleniyor...

Son 5 yılda 40 bin kişinin izlediği eski model otobüsteki kütüphane, bilgi dağıtmaya devam ediyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi bünyesinde hizmet veren gezici kütüphane, şehir merkezine uzak olan köy ve mahalle okullarına yeni yılda da hizmet götürmeye devam ediyor. 1996'da Yeniceabat'ta düzenlenen törenle hizmete giren gezici kütüphaneden son 5 yılda 40 bin kişi faydalandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin, kütüphanesi olmayan okulların bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla oluşturduğu gezici kütüphane, kütüphaneye hasret olan çocukların özlemini gideriyor. Okuma alışkanlığının çocuk yaşta kazanılacağı düşüncesiyle öğrencilerin ayaklarına kadar giden 'gezici kütüphane' bünyesinde bilim teknik, araştırma inceleme, hikaye, roman ve edebiyat türünde binlerce çeşit kitap bulunduruyor. Kütüphanesi olmayan ya da kütüphanesi yetersiz kalan onlarca okula hizmet götüren gezici kütüphane, öğrencilerin isteği doğrultusunda ödünç kitaplar da veriyor. Gezici kütüphane, Büyükşehir Belediyesi'nin sınırlarının genişlemesinin ardından yeni bağlanan ilçe ve ilk kademe belediyelerinde de önümüzdeki aydan itibaren hizmet vermeye başladı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi yetkilileri, okullarındaki kütüphaneleri yetersiz kalan veya olmayan öğrencilerin, özellikle hafta sonu ve yıl sonu ödevlerini yapmak için gezici kütüphaneden yararlandığını bildirdi. Gezici kütüphanenin artık postacı gibi beklendiğini ifade eden yetkililer, "Öncelikle kütüphanesi olmayan ya da kütüphanesi yetersiz kalan okullara gitmeye çalışıyoruz. Öğrencilerin gezici kütüphaneye olan ilgilerinin memnuniyet verici. Bugüne kadar belirlenen okulların dışına çıkarak, öğrencilerin gezici kütüphaneden daha fazla yararlanmalarını sağlayacağız. Eskiden postacıların gelişi merakla bekleniyordu. Yeni nesilde kütüphanemizin gittiği bölgelerde sabırsızlıkla bekleniyor" dedi. Gezici kütüphaneden bu yılın ilk 3 aylık bölümünde merkez Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçelerindeki Adnan Türkay İlköğretim Okulu, Ali Hadi Türkay İlköğretim Okulu, Farabi İlköğretim Okulu, Lütfü Banuşoğlu İlköğretim Okulu, Orhanbey İlköğretim Okulu, Yusuf Köstem İlköğretim Okulu, Yeniceabat İlköğretim Okulu, Mehmet Aker İlköğretim Okulu, Hatice Salihoğlu İlköğretim Okulu, Ürünlü İlköğretim Okulu, Mustafa Dörtçelik İlköğretim Okulu, Emine Sait Uyar İlköğretim Okulu ve Karapınar İlköğretim Okulu'nda yaklaşık 6 bin öğrenci yararlandı.

Kırgız Öğrencilerden 'Kolbastı' Şov...

Tüm dünyada renkli görüntülere sahne olan Türkçe Olimpiyatları'nın ülke finalleri heyecanı Kırgızistan'da da yaşandı. Başkent Bişkek'te düzenlenen olimpiyat finali şölen havasında geçti. Kırgız öğrencilerin "Kolbastı" gösterisi büyük ilgi topladı. Zaman Gazetesi'nin haberine göre, Türkçe Olimpiyatları'nın Kırgızistan finaline katılan Kırgız ve Türk üst düzey yetkililer, yarışmanın muhteşem geçtiğini dile getirdiler. Türkçe Olimpiyatları Kırgızistan finali töreninde öğrencilerin seslendirdikleri şarkı ve şiirlerin yanı sıra oynadıkları halk oyunları profesyonelleri aratmazken, Türkiye'den binlerce kilometre uzaklıkta Kırgızistan'da yaşayan Türk ve Kırgız vatandaşlar öğrencileri ayakta alkışladılar. Karadeniz yöresine ait "Kolbastı" oynayan Kırgız öğrenciler davetlilere coşkulu dakikalar yaşattı.