22 Mart 2010 Pazartesi

Üniversite İçin İlk Viraj 11 Nİsan'da...

Üniversiteye giriş için ilk basamak olan YGS 11 Nisan'da yapılacak. Uzmanlar sınava girecek öğrencilere önemli tavsiyelerde bulunuyor.
Üniversiteye giriş için değiştirilen yeni sınav sistemi bu yıl ilk kez uygulanacak. Buna göre üniversiteli olmak isteyenlerin ilk adımı olan Yüksek öğretime Geçiş Sınavı (YGS) 11 Nisan Pazar günü yapılacak. Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) ise haziran ayında 5 ayrı kategoride gerçekleştirilecek. YGS yaklaştıkça, sınava girecek adayların kaygıları da artıyor. Meslek liseleri için katsayı adaletsizliğinin giderilememiş olması öğrencilerin motivasyonunu düşürüyor.
YGS öncesi öğrencilere taktik veren rehberlik uzmanları, stratejik çalışmalarla kalan zamanı iyi değerlendirmenin rakiplere fark attıracağını belirtiyor. Derslerine iyi çalışan öğrenciler başarılarını ispatlayamama endişesi yaşıyor. Buna mukabil, Fem Dershaneleri rehberlik uzmanı Faruk Ardıç, sınavın bir zekâ ölçme testi değil, yükseköğretim görmek isteyenler arasında yapılan bir sıralama sınavı olduğunu hatırlattı. Ardıç, sınava az kala öğrencilerde görülen şiddetli huzursuzluk, ders çalışırken dikkati toplayamama, kalp atışlarının hızlanması, diğer arkadaşlarının sınava daha iyi hazırlandığı, kendisinin az hazırlandığı düşüncesi ve panikleme hallerinin doğal olduğuna dikkat çekti. Ardıç "Kaygının giderilmesinin en etkili yolu, hedeflere ulaşabilmek için gerekli planlamayı yapmak ve bu planları uygulamaya koymaktır." dedi.
Yeni sınav sistemine göre YGS'de alınacak puanların LYS'ye etkisi yüzde 40 oranında olacak. Faruk Ardıç, YGS'ye az bir zaman kala yapılacak çalışmaların şu ana kadar yapılan çalışmalardan daha etkili olduğunu belirtti. Ardıç, sınava hazırlanan öğrencilerin alanlarına yönelik tavsiyelerde bulundu. Buna göre, sayısal endeksli çalışma yapan bir öğrenci, matematik ve fen alanlarında konuları tekrarlamalı ve istenilen düzeye geldiğinde soru odaklı bir çalışma yapmalı. Eşit ağırlık bölümünden sınava hazırlanan öğrenci, matematik ve Türkçe ağırlıklı çalışmanın yanında sosyal bilimler ve fen bilimlerinden de yapabileceği konulara yönelmeli. Sözel alandan hazırlanan adaylar ise, Türkçe ve sosyal bilimler haricinde matematik ve fen bilimlerinden de birkaç soru çözmenin önemli olabileceğini unutmamalı.
Aile destek olmalı
Üniversite sınavına hazırlanmak öğrencinin sorumluluğu, ama ailelerin desteği de çok önemli. Ancak ebeveynlerin öğrencinin sorumluluklarına müdahale etmemesi gerekiyor. Rehberlik uzmanı Ardıç, "Öğrencinin eksik olduğu konuları, kapatması gereken açıkları, hangi derslere ne kadar çalışacağını belirlemek gencin sorumluluğundadır. Aile, bunları üstlendiğinde gencin motivasyonu düşecektir." diye konuştu. Ailenin çocuğuyla kuracağı etkin iletişim biçiminin 'dinleme' olacağını aktaran Ardıç'a göre, 'sana güveniyorum, sen en iyi bölümlere layıksın, senin kazanamaman gibi bir ihtimali düşünemiyorum' şeklindeki ifadeler öğrenciyi olumsuz etkiler ve taşıyabileceğinden fazla yük yükler. "Kazanamazsam aileme ne diyeceğim?" şeklinde kaygılara kapılabilir. Doğru olan ise, "Kazanamasan da seni seiyoruz. Sınav senden, hayatından, sağlığından önemli değil" yaklaşımıdır. Denemeleri ihmal etmeyin Rehberlik uzmanı Faruk Ardıç'ın son günlerde deneme çözmeye yönelik tavsiyeleri şu şekilde: Deneme sınavlarına düzenli katılın. Unutmayın, deneme sınavları temelde sizin çalışma düzeyinizi, derslere ve konulara göre bilgi düzeyinizi ölçmek ve varsa eksiklerinizi görmek için yapılıyor. Deneme sınavları sonunda eksikliklerinizi belirleme, sınavın yapısı, kapsamı, süresi, soru tipleri, hangi konudan kaç soru geldiği gibi değerli bilgileri uygulayarak öğrenme imkânınız olacak. Zamanı kullanma becerisi ancak deneme sınavlarıyla kazanılabilir. Öğrencilerin girecekleri ilk YGS, tüm öğrenciler için 160 dakikadır. Tavsiye olunan süre ise her bölüm için 40 dakika. Bunu bilerek lüzumsuz yere sınava ara vermeden, gerçek sınavdaymış gibi deneme çözün. (Zaman)

YGS'de Topuklu Ayakkabı Yasağı...

Yüksek Öğretime Geçiş (YGS) sınavı tarihi yaklaşırken sınava hazırlıklar da başladı.

Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü ve Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖYSM) Temsilcisi Prof. Dr. Ali Erdoğan, 11 Nisan 2010 tarihinde yapılacak olan YGS sınavına ilçede 242 salonda 4 bin 352 öğrencinin gireceğini söyledi. YGS ile ilgili yazılı açıklama yapan Prof. Dr. Erdoğan, 14 okul, 242 salon yapılacak olan sınavda 547 öğretmen ve 104 hizmetli olmak üzere toplam 651 kişinin görev yapacağını bildirdi. Erdoğan, sınav öncesi ve sınav sırasında alınacak tedbirlerle ilgili Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu, Belediye Başkanı Şükrü Sözen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Bilge, İlçe Emniyet Müdürü Alper Tunga Gündoğmuş, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Ahmet Başoğlu, Sağlık Grup Başkanı Dr. Aşur Eker ve Manavgat MYO Müdür Yardımcısı Levent Sözen'in katılımıyla birlikte toplantı yaptıklarını ifade etti. Sınav öncesi İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nün Cumhuriyet Meydanı ve Manavgat Kapalı Spor Salonu yanında danışma ofisleri kuracağını belirten Erdoğan, Manavgat Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü sınava girecek öğrencilere barınma konularında yardımcı olacağını ifade etti. Erdoğan, "Sınavda görevli kişilerin öğrencilerin dikkatini dağıtacak harekette bulunmasını istemiyoruz. Bu nedenle sınavda görevli kişilerin 11 Nisan'da ses çıkartacak topuklu ayakkabı giymemelerini ve okumak için kitap ve gazete getirmemelerini istiyoruz. Sınav günü, saat 07.30'dan itibaren ilçede ek otobüs seferleri yapılacak. Sınav günü okul çevrelerinde gürültü kirliliği yapacak inşaat, yol yapımı ve onarım çalışmalarına izin verilmeyecek. Aynı zamanda sınav süresince düğün konvoyu geçişlerine geçit verilmeyecek." diye konuştu.

19 Mart 2010 Cuma

Cennet'in Sırlı İntiharı...

Lise öğrencisi Cennet Yükselici (15) Haliç köprüsünden atlayarak intihar etti.

İstanbul Bağcılar'daki Alaattin Nilüfer Kadayıfçıoğlu Kız Teknik ve Meslek Lisesi öğrencisi Cennet Yükselici, Haliç Köprüsü'nden atlayarak intihar etti. Geçen Cumartesi doğum gününü kutlayan Cennet Yükselici, facebook sayfasında son olarak "Gün gelir gidersin elbet, zaten alıştı gönlüm uzaktan sevmeye, sen de git şimdi ardına bile bakmadan, eğer dönersen bil ki ben orda olmam. Çünkü yoruldum artık" diye yazdı. Turizm Sektörü Gıda Alanı Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Otel İşletmeciliği Bölümü öğrencisi Cennet Yükselici bu sabah okula gitmek yerine Haliç Köprüsü'nün Eyüp ayağına geldi. Okul çantasını köprünün üzerine bırakan Cennet Yükselici, daha sonra, Haliç Köprüsü'nden geçenlerin gözleri önünde kendisini boşluğa bıraktı. Cennet Yükselici'nin atladığını gören bir kişi hemen suya girdi. Ancak suyun bulanık ve çamurlu olması yardım çabasına boşa çıkardı. Görgü tanıkları polise haber verdi.Olay yerine 112 Acil Servis'ten sağlık ekipleri ve deniz polisi sevk edildi. Deniz polisinden gelen iki ekip, önce su üzerinde tarama yaptı. Taramadan sonuç alınamayınca görgü tanıklarının verdiği bilgiler doğrultusunda suya giren iki dalgıç yaklaşık bir saat boyunca suda arama yaptı. Deniz polisinin çalışması yetersiz kalınca olay yerine Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı Kıyı Suları Arama Kurtarma Birliği'nden gelen bir ekip, dalgıç polislerle arama çalışmasına katıldı. Dalgıçların sudaki 2 saat süren çalışmasından da bir sonuç alınamadı.Cennet Yükselici, Facebook sayfasına yazdıkları arasında "Elden düşme sevgiler değil benim istediğim, ya kalbinin sahibi olayım ya da hiç bir şeyin. Kalbin benim değilse zaten anlamı yok hiç bir şeyin" de vardı.

Saldırganlar Adliyede...

Iğdır'da bayan öğretmenin kesici aletle yüzünü parçalayıp burnunu kıran saldırganlar adliyeye çıkarıldı.

Iğdır'da geçtiğimiz günlerde Atatürk Caddesi'nde ilköğretim öğretmeni P.O.'yu darp ederek yaralayan iki kişi güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan iki kişi Emniyet'teki sorgularının ardından güvenlik önlemleri altında Adliye'ye çıkartıldı. Zanlılar tarafından darp edilen öğretmen P.O. da aynı araçla adliyeye geldi. Zanlıların sorguları devam ediyor. Önceki gün Iğdır'da ilköğretim okulu öğretmeni P.O. sokak ortasında kimliği belirsiz iki kişinin saldırısına uğramış, bayan öğretmenin 'muşta' tabir edilen kesici alet ile önce yüzü parçalanmış, sonra da burnu kırılmıştı.

Rektör Kendini Asarak İntihar Etti...

Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap, kendini asarak yaşamına son verdi.

Büyükkasap'ın Eğitim Fakültesi Sosyal Tesisleri'ndeki lojmanındaki cesedi makam şoförü tarafından bulundu. Rektör'ün geçtiğimiz günlerde üniversitenin Yapı İşleri Daire Başkanlığı'na düzenlenen 100 milyon liralık ihale yolsuzluğu operasyonunu onur meselesi yapıp canına kıydığı ileri sürülüyor. Büyükkasap'ın intihar etmeden önce eşi, tıp okuyan oğlu ile lise öğrencisi kızına hitaben bir veda mektubu yazdığı anlaşıldı. Üniversitede yapılan ihale operasyonunu kast ederek, "Ben bunu hak etmedim. Siz de benim yüzümden bu yükün altında daha fazla kalmayın. Erzurum'daki evi Ankara'ya taşıyın, oraya yerleşin." notunu bıraktığı belirlendi. Evli ve iki çocuk babası olan profesörün evde yalnız olduğu, eşinin, Erzurum Bilkent Lisesi'nde okuyan oğluyla bu kentte ikamet ettiği öğrenildi. İntihar notunun ardından Büyükkasap'ın elektrik kablosu ile kendisini oturma odasının kapı koluna astığı belirtildi. Üniversitede bir süre önce yapılan yolsuzluk operasyonunda iki müteahhit ile Erzincan Üniversitesi Yapı İşleri Daire Başkanı, 'ihaleye fesat karıştırmak' iddiasıyla tutuklanmıştı. 7 şüpheli ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Büyükkasap'ın bu olaydan kendini sorumlu tuttuğu ve vicdan azabı çektiği ileri sürülüyor. Rektör'ün Kastamonu'nun Tosya ilçesindeki yakınları olayın şokunu yaşıyor. Kayınpederi İbrahim Kasım, damadının kendisine yansıyan bir sıkıntısının olmadığını söyledi. Amca Sadık Kebelioğlu ise yeğeninin ekonomik sıkıntısı veya borcunun olmadığının altını çizerek, "Üzerine iftira atılmışsa ona dayanamayıp intihar etmiş olabilir. Yeğenim lekeye dayanamaz." dedi. Erzincan Valisi Abdulkadir Demir, intiharda üniversiteye yapılan ihale usulsüzlüğü operasyonunun etkisinin olup olmadığı konusunda Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gerekli açıklamanın yapılacağını bildirdi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ise ellerinde Prof. Dr. Büyükkasap ile ilgili herhangi bir disiplin soruşturması bulunmadığını açıkladı. Cenazesi otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Büyükkasap'ın Tosya'da defnedileceği açıklandı.

Yeni Katsayı Oranları...

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Danıştay'ın iki kez yürürlüğünü durdurduğu katsayılarla ilgili yeni bir karar aldı.

Dün toplanan YÖK Genel Kurulu, 10 puanlık katsayı farkını 15 puana çıkardı. Lisedeki alanına göre bir fakülte tercih eden öğrencinin Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı 0,15 ile, alanı dışında tercih yapan öğrencinin puanı ise 0,12 ile çarpılacak. Böylece, bir meslek lisesi öğrencisi ile genel lise öğrencisi arasında 8 ile 15 puan arasında fark olacak. Bu fark sınavda 10-12 soru ile aşılabilecek. 10 yıldır öğrencileri mağdur eden eski katsayılar (0,3-0,8) 50 puana kadar fark oluşturuyordu.
Bir önceki katsayı oranı alan içinde 0,15, alan dışında 0,13 idi. Bu katsayı öğrenciler arasında 10 puanlık (7-8 soruluk) bir fark oluşturuyordu. YÖK'ten yapılan açıklamada, "Sonuçta alan dışı tercihlerde aynı soruları cevaplayan adayların yerleştirme puanlarında 3 ila 15 puanlık bir fark değil, asıl öğrenci kitlesinin yoğunlaştığı aralıkta aşılması oldukça zor olan 8 ila 15 puanlık fark ortaya çıkacaktır." denildi. 'Yargı kararlarının gerekçeleri esas alınarak' karar verildiği belirtilirken, sınavda bir puanlık farkın bile binlerce öğrencinin sıralamasını değiştirdiği hatırlatıldı. "Bölüm kontenjanlarının ortalama 40-100 arasında olduğu düşünüldüğünde, yerleştirme puanında meydana gelen 15 puanlık bir fark çok ciddi bir farklılık doğurmaktadır." denilen açıklamada, 15 puanlık farkın 2009 yılı için yerleştirme sırasını SAY-2 puan türünde 17 bin 381 ile 70 bin 694 arasında değiştirdiği ifade edildi. 15 puan, SÖZ-2 puan türünde 4 bin 994 ile 85 bin 64 arasında, EA-2 puan türünde ise 15 bin 907 ile 122 bin 241 arasında sıralamayı değiştiriyor. İstanbul Barosu'nun açtığı davalar üzerine Danıştay önce YÖK'ün 'eşit katsayı'sını, daha sonra 2-10 puanlık fark getiren 0,13-0,15'lik katsayıları durdurmuştu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, YÖK'ün itirazını 14'e karşı 15 oyla reddetmişti. 10 puanlık katsayı farkını 'sembolik' bulan Kurul, farkın açılmasını istemişti. İstanbul Barosu Başkanlığı, ilk önce Yükseköğretim Genel Kurulu'nun yükseköğretime girişte farklı katsayı puanı uygulamasını kaldıran 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açmıştı. Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün eşit katsayı kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştu. Bunun üzerine YÖK, 17 Aralık 2009'da 'farklı katsayı' uygulanması kararı almış ve puanlar hesaplanırken adayların kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları'nın 0,15, alan dışı tercihte 0,13 ile çarpılmasını kararlaştırmıştı. YÖK'ün üniversiteye girişte öğrenciler arasındaki katsayı adaletsizliğini gideren kararı aleyhine dava açan İstanbul Barosu, yeni katsayı düzenlemesini de şikayet etmişti.
29 Aralık'ta herhangi bir açıklama yapmadan dava dilekçesini mahkemeye ulaştıran Baro, YÖK kararını yeterli bulmayarak iptalini istemişti. Danıştay 8. Dairesi, 8 Şubat 2010'da YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasına ilişkin 17 Aralık tarihli kararının yürütmesini de oy birliğiyle durdurmuştu. Daire, yürütmeyi durdurma kararına ilişkin gerekçesinde, "alan içi tercihlerde 0,8, alan dışı tercihlerde 0,3 katsayısının esas alınacağına ilişkin düzenlemenin değiştirilerek alan içi 0,15, alan dışı 0,13 katsayı farkına dönüştürülmesine ilişkin dava konusu kararın hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığı sonucuna ulaşıldığını" belirtmişti.
Liseyi yurtdışında tamamlayan öğrencileri sevindiren karar geri çekildi Liseyi yurtdışında okuyan Türk öğrencilerin üniversiteye daha kolay bir prosedürle giriş hakkı kalktı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), lisenin tamamını dışarda okuyan Türk öğrencilerin, yabancılar gibi Türkiye'deki üniversitelere girebilmesine yönelik kararından geri adım attı. YÖK, kaldırdıkları düzenlemenin doğru olduğuna dikkat çekerken, 'kamuoyunda konunun 'sınavsız üniversite' şeklinde yanlış anlaşılmalara neden olduğu ve yapılan bazı açıklamaların Türkiye'de ortaöğretimini tamamlayan adaylar üzerinde olumsuz etki yaparak motivasyonlarını bozabileceği' gerekçesiyle uygulamadan vazgeçtiklerini açıkladı. Kurul'un 'geri adımı' sonrasında mesela liseyi yurtdışında okuyan bir büyükelçi çocuğu, hiç görmediği müfredatın detaylı sorularına muhatap olarak üniversite sınavlarında başarılı olmaya çalışacak. Türk öğrenciler eskiden olduğu gibi kontenjanı son derece sınırlı ve talep edilmeyen bölümlerden oluşan Yurtdışında Çalışanların Çocukları İçin Yükseköğretime Giriş Sınavı ile üniversiteye girme şansı arayacak. Kaldırılan sistemde liseyi yurtdışında okuyan Türk öğrenciler yabancı öğrenciler gibi; uluslararası sınavlar, kendi ülkelerinin sınavları, Türk üniversitelerinin yapacağı sınavlar veya Türk üniversitelerinin belirleyip YÖK'ün uygun bulacağı kurallara göre ve üniversitelerin belirleyeceği kontenjanlar dahilinde Türk üniversitelerine alınacaktı. Yani iddiaların aksine 'sınavsız üniversite' söz konusu değildi.

En Büyük Fark Eşit Ağırlıkta

YÖK’ün yeni katsayı oranlarıyla ortaya çıkan 9 soruluk fark, sıralamalarda 122 bin öğrenciyi etkileyecek.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Danıştay'ın iki kez belirlenen katsayı oranlarını iptal etmesinin ardından, yeni katsayıları açıkladı. 0.12- 0.15 olarak belirlenen yeni katsayılara göre, alan içi ile alan dışı tercih yapan adaylar arasında 15 puanlık fark oluştu. Adaylar bu farkı Fen, Matematik, Türkçe-Sosyal alanlarına göre 9-12 soru fazla yaparak kapatılabilecek. En Büyük Fark Eşit Ağırlıkta Ancak bu 15 puana denk gelen katsayı farkı, 1.5 milyon öğrencinin girdiği sınavda 2009 yılı yerleştirme sırasına göre SAY-2 puan türünde 17 bin 381 ile 70 bin 694 arasında, SÖZ-2'de 4 bin 994 ile 85 bin 64 arasında, EA-2'de ise 15 bin 907 ile 122 bin 241 kişi arasında değişiklik yaratacak. 'Hukuku Arkadan Dolaşıyorlar' Yeni katsayı farkını açıklamasının ardından gözler, YÖK'ün aldığı kararların hepsine itiraz eden İstanbul Barosu'na çevrildi. İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, YÖK'ü yeniden hukuku arkadan dolanmaya çalışmakla suçlarken, kararda hukuka aykırılık olduğunu tespit ederlerse yine itiraz edeceklerini belirtti. Aydın, “Bu yeni katsayı oranı da Danıştay'ın bir önceki yürütmeyi durdurma kararı ile çatışmakta. Yani YÖK, 'Dediğim dedik, çaldığım düdük' ile kararlar almaya devam ediyor. Bunu yaparken de, 'öğrenciyi mağdur eder miyim' endişesini hiç yaşamıyor. Biz şu an YÖK'ün 0.12 - 0.15'lik katsayı kararını inceliyoruz. Eğer oranın hukuka aykırılığını tespit edersek, Danıştay'a itiraz edeceğiz” dedi. Eskiden imkansızdı şimdi çalışan yapar YGS'ye günler kala meslek lisesi öğrencileri, bir yandan eskiden yaklaşık 35 soru çözmelerine neden olan farkın, 9 soruya inmesinden mutlu olurken, bir yandan da tam eşitlik sağlanamamasından rahatsız. Halkalı İMKB Kız Teknik ve Meslek Lisesi 4. sınıf öğrencisi Burcu Güldağı, “Fazladan çözmemiz gereken 9 soruyu yapabilmem mümkün değil. Çünkü sürekli değişen sistem nedeniyle sınava olması iyi hazırlanamadım. Ama sistemli bir biçimde bu sınava çalışan arakadaşlarımın 9 soruluk farkı yapabileceklerine inanıyorum. Eskiden başarılması mümkün olmayan bir fark varken, en azından artık çok iyi çalışanların başarabileceği bir fark var” dedi. Başaracağım ama gelecek belirsiz... Tuncay Azaphan Anadolu İletişim Meslek Lisesi son sınıf öğrencisi Büşra Yılmaz “YÖK'ün öne sürdüğü katsayı makasına göre alanlar için değişen 9-12 soruluk fark benim gibi düzenli çalışan bir öğrencinin aşamayacağı bir fark değil. Geçen sene ki 35 soruluk farkla karşılaştırıldığında sevindirici bir durum. Ama yine de önümüzü göremiyoruz. Bu karar da Danıştay'dan döner mi, bilmiyoruz. Ama bu değişiklikler motivasyonumuzu çok düşürüyor” diye konuştu. YGS İçin Endişe Etmeyin! Eğitim ve hukuk uzmanları öğrencilerin 11 Nisan'da yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sınavı için endişe etmemeleri gerektiğini vurguladı. Eğitimciler, en kötüsünü düşünüp, YÖK'ün aldığı bu kararın Danıştay tarafından iptal edildiğini varsaysak bile katsayı oranlarının hesaplamada etkili olduğunu belirttiler. Bu nedenle uzmanlar öğrencilerin aynı motivasyonla sınava çalışmaya devam etmeleri gerektiğini söylediler.(Star)