İlköğretim okuluna kayıt için internetten form doldurma, okula başvurma, ön kayıt yaptırma, kayıt parası yatırma gibi işlemlerin gerekmediğini açıkladı.
Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim okuluna kayıt için internetten form doldurma, okula başvurma, ön kayıt yaptırma, kayıt parası yatırma gibi işlemlerin gerekmediğini açıkladı. Çocuklar, Ulusal Adres Veri Tabanı'ndaki adres bilgileri ve T.C. kimlik numaralarının okul adresleriyle eşleştirilmesi sonucunda otomatik olarak kendilerine en yakın okula kaydedilecek. Veliler, çocuklarının hangi okula kaydedildiğini, 29 Haziran 2009'dan itibaren Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sitesindeki veli bilgilendirme sisteminden veya evlerine en yakın ilköğretim okulundan sorarak öğrenebilecek. Öğrenci, okullar açıldığında, isminin çıktığı yere giderek ders başı yapacak. Öğrencinin isminin çıkması aynı zamanda kayıt belgesi anlamına gelecek.
3 Haziran 2009 Çarşamba
İlk Öğretim Kaydı İçin Başvuru Şartı Yok
Gönderen
Adsız
zaman:
23:43
0
yorum
Etiketler: Eğitimhaberleri, İlköğretim Okulu, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, ön kayıt, T.C Kimlik No
Okan Ve Işık'ta Da Sabancı Sistemi
YÖK'ün 'Üniversitelerin hepsinde yok' diye karşı çıktığı bölüm değiştirme özgürlüğünü, Okan ve Işık Üniversiteleri de veriyor.
İSTANBUL- Sabancı Üniversitesi'nin 10 yıldır uyguladığı ancak YÖK'ün 'Güzel uygulama ama ya tüm üniversiteler uygulamalı ya da hiçbiri' diye karşı çıktığı bölümsüz üniversite sisteminin benzerini Işık ve Okan Üniversiteleri de hayata geçirdi. Sabancı Üniversitesi'nden farklı olarak bu iki üniversite fakülte tercihi yapan öğrencilere önce o fakültenin ortak programını uyguluyor. Öğrenci birinci sınıfın sonunda sadece o fakülte içindeki bölümler arasında geçiş yapabiliyor. YÖK'ün 'program gruplarına göre değil bölüme göre öğrenci alın' kararı sonrasında, iki üniversite belirli şartlarla sistemlerini sürdürebilecek. YÖK'ün eleştirilerine karşın Işık ve Okan Üniversitesi rektörleri Türkiye'de üç üniversitede uygulanan bu sistemi “Kaldırmak yerine korumanın yollarını aramak lazım” diye savunuyor. Işık'ta üç yıldır var Işık Üniversitesi üç yıldır fakülteye göre tercih yapılan sistemi uyguluyor. Öğrencilerinin yüzde 30'u birinci sınıfın sonunda, ilk tercih ettikleri bölümden başka bir bölümü seçebiliyor. Rektör Prof. Dr. Ekrem Ekinci öğrencilerin baskı altında tercih yaptıklarını, kendi uyguladıkları sistemin ise buna karşı bir çözüm oluşturduğunu söylüyor. Prof. Dr. Ekinci daha ileri uygulamalardan yana. YÖK'ün de bu sistemi benimsemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ekinci, şöyle konuşuyor: “Fakülte seçiyorsunuz. Örneğin mühendislik seçtiniz. Birinci sınıfı fakültenin diğer bölümlerindeki öğrencilerle ortak derslerden oluşan bir sistemle okuyorsunuz. Meslekleri, bölümleri tanıyorsunuz. Sonra mühendislik fakültesi içindeki bilgisayar, elektronik, endüstri, makine mühendisliği arasında bir seçim yapıyorsunuz. Öğrencileri puana hapsetmek yanlış. YÖK'ün geçmesi gereken sistem bu. Bu sistemi uygulayan üniversiteler azınlıkta olduğu için eşitlik adı altında kapatıyorlar. Bütün üniversiteler bu sisteme çekilmeli. Sabancı'nın uyguladığı sistem daha da ileri bir sistem. YÖK'ü ikna ettik. YÖK'ün en yetkili ağzı da zaten uygulanan sistemin çok ileri olduğunu, böyle bir düzenleme mümkün olmadığı için bu kısıtlamaya gittiğini söylüyor.” Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş da gençleri üniverteye girerken ya anne babalarının kendi isteklerine göre ya da dershanedeki rehber öğretmenlerin puana göre yönlendirdiğini vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Gencin kişisel yapısı, yetenekleri dikkate alınmıyor. Öğrencilerin yüzde 56'sı üniversitede yanlış tercih yapıyor. Bunlar bölümünü bırakıyor tekrar sınava giriyor. Biz de bunun önüne geçmek istedik. Sabancı Üniversitesi örneğini gördük. Onların bize sunuş yapmalarını sağladık, dünya örneklerini gördük, inceledik. Kendi tarzımızı uygulamaya karar verdik. Bu yıl sistemin ilk yılı. Öğrencilerimiz üniversiteyi kazandıktan sonra geçici tercih yapıyor. Mühendislik fakültesinin beş bölümü varsa örneğin makine mühendisliğini işaretliyor. Birinci sınıfta o fakültenin ortak programını alıyor. İş dünyasından gelenlerle sohbetler oluyor, kendisini tanıyor. Birinci sınıfın sonunda o fakülte bölümleri arasında tercihini yapıyor. Yükseköğretimde de yatay geçiş, yan dal gibi yollar var ama kontenjanlar sınırlı.” Puan haksızlığı yok Prof. Dr. Kırbaş, YÖK'ün sisteme yönelik endişelerini ve bunları nasıl giderdiklerini de şöyle anlattı: “YÖK bizim uygulamada düşük puanla girip yüksek puanlı bir yere geçilebilir diye düşündü. Sonuç olarak geçişlerde bir şart getirildi. Diyelim öğrenci makine mühendisliğinden endüstri mühendisliğine geçecek. Bu öğrencinin ÖSS'de almış olduğu puan, diğer üniversitelerdeki endüstri mühendisliği taban puanının altında olmayacak. YÖK 'sistem yanlıştır' demedi. Pedogojik açıdan doğru buldular. Üniversitelerde çeşitlilik olmasından yanayım. Yasal statüde sorun varsa, giderilir. Sistemler pedogojik açıdan yararlı ise korumanın yolunu aramak lazım.” 'Tek tip zihniyeti' Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Prof. Dr. Tahsin Yeşildere ise YÖK'ü, “YÖK başarılı yapıları yok etmeye çalışıyor. Bu karar YÖK'ün üniversiteleri tek tip yapma zihniyetini ortaya koyuyor. Karşı çıktığı sistem fırsat eşitsizliği değil, aksine yaratılan fırsat eşitsizliğini fırsat eşitliğine çeviriyor” diye eleştirdi. Tercih yanlışından erken dönen mutlu 3 bin 600 öğrencisi olan Sabancı Üniversitesi'nde 'Mühendislik ve Doğa Bilimleri', 'Sanat ve Sosyal Bilimler' ile 'Yönetim Bilimleri' olmak üzere üç fakülte var. Öğrenciler fakülte tercihleri yapıp, okulu kazandıktan sonra ilk yıl 'temel geliştirme' adlı programdan geçiyor. Sayısal, eşit ağırlık farkı gözetmeksizin tüm öğrenciler Türkçe, ınkılap tarihi, fen bilimleri, sosyal bilimler dersleri alıyor. Birinci sınıfın sonunda kimi öğrenciler üniversiteye girdiği puan türü dışında daha başarılı olduğunu fark ediyor, yeteneklerini keşfediyor ve buna göre ilk seçtiği bölümü değiştirebiliyor. İkinci sınıfta öğrenciler seçmek istedikleri bölümün temel derslerini alıyorlar. Üçüncü sınıfta karar veriliyor. Temel derslerini aldıkları bölümle üçüncü sınıfa devam edebiliyorlar. Öğrenciler temel derslerini aldıkları bölümü de kendilerine uygun bulmazsa başka seçim hakları da var. Ancak o zaman seçmek istedikleri bölümün temel derslerini almaları gerekiyor, bu da bir yıl kaybettirebiliyor. Sayısal yerine eşit ağırlıklı bölüm Üniversitenin 'Sanat ve Sosyal Bilimler', 'Mühendis ve Doğa Bilimleri' ve 'Yönetim Bilimleri' fakültelerinde biyoloji bilimleri ve biyo mühendislik, bilgisayara bilimi ve mühendisliği, elektronik mühendisliği, üretim sistemleri ve endüstri mühendisliği, malzeme bilimi ve mühendisliği, mekatronik mühendisliği, görsel sanatlar ve iletişim tasarımı, ekonomi, kültürel çalışmalar, siyaset bilimi gibi pek çok bölüm yer alıyor. Öğrenciler, Sabancı Üniversitesi'nin sisteminden oldukça memnun. 22 yaşındaki Yavuz Altun Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Kültürel Çalışmalar bölümü 4. sınıf öğrencisi. Sayısal'da Türkiye 571'incisi olarak üniversiteye giren Altun eşit ağırlıklı bu bölümü bitirerek mezun oluyor. Sistemin çok yararlı olduğunu söyleyen Altun şöyle konuşuyor: “Sayısalda çok yüksek puan almıştım, şimdi bu puanın çok altında bir bölümdeyim ama istediğim bölümde okuyorum. Temel Geliştirme Programı'nda mühendislik derslerinin yeteneklerimi karşılamayan dersler olduğunu anladım. Sözelde kendimi rahat ifade ediyorum. İnsanlar puanına yazık ediyorsun dediler. Birçok arkadaşım okuduğu bölümü beğenmeyip bir sene sonra sınava girdi ve bölüm değiştirdi. Bence diğer üniversiteler de buna göre düzenlemeli.” Mühendislik tercihi yapan ancak yönetim bilimleri fakültesini tercih edecek olan Görkem Güneş de karar sürecini şöyle anlatıyor: “Birinci sınıfta Temel Geliştirme Programı alıyoruz. 58 krediyi tamamlayan ikinci sınıfta seçmeyi düşündüğü bölümün temel derslerini alabiliyor. Mühendislikte olması gereken analitik düşünce yapısına sahip değilim. Mühendisliğin temel dersleri fizik, matematik, kimya... Bunları zorlama öğrendiğimi fark ettim. Serbest ders seçme hakkımda işletme dersi aldım. Çok zevk aldım. Şimdi ikinci sınıftayım, yönetim bilimlerinin temel derslerini alıyorum. Çok şanslıyım.”
Gönderen
Adsız
zaman:
23:42
0
yorum
Etiketler: Eğitimhaberleri, Fakülte, Okan Üniversitesi, sabancı, sistem, Üniversite, YÖK
1 Haziran 2009 Pazartesi
Üstün zekalı öğrenciler eğlendi
İnanç Türkeş özel Lisesi'nin geleneksel şenliğinde öğrenciler doyasıya eğlendi.
TÜRK Eğitim Vakfı'na bağlı, üstün yetenekli çocukların eğitim gördüğü İnanç Türkeş özel Lisesi'nin geleneksel şenliğinde öğrenciler doyasıya eğlendi. Türkiye'de sadece Gebze'de bulunan ve sadece üstün zekalı öğrencilerin 3 aşamalı sınavı geçerek eğitim görme hakkı kazandığı İnanç Türkeş Lisesi'nde eğitim gören öğrenciler okul bahçesinde gerçekleştirilen geleneksel şenlik kapsamında çuval yarışı, ip yarışı, basketbol turnuvası, futbol turnuvası, duvar boyama ve çeşitli etkinliklerle stret attı. TEV Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra, bağışçıların, öğrencilerin, mezunların ve velilerin de katıldığı şenlik gün boyu sürdü. Öğrencilerin şenlikte stres atıp eğlendiklerini söyleyen Okul Müdürü Azmi Özkardeş, “Maddi durumu iyi olmayan ve aynı zamanda üstün zekalı öğrencilerin çeşitli sınavlarla test edildikten sonra okulumuza girebiliyor. Okuldan mezun olan öğrencilerimizin tamamına yakını yurt dışında burslu eğitimlerini sürdüyor. Bugün de öğrencilerimiz geleneksel şenlikte çeşitli etkinliklerle doyasıya eğlendi” dedi.
Boydak'tan Cizre'ye İlköğretim Okulu
Boydak Holding, Şırnak'ın Cizre ilçesine yaptırdığı özel ilköğretim okulunun açılışını yaptı.
İlçeye inşa edilecek lisenin de temeli atıldı. Cizre'de dört yıl önce yapılan Özel İstikbal İlköğretim Okulu bahçesinde düzenlenen açılış törenine Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, Şırnak Valisi Ali Yerlikaya, milletvekilleri ile diğer yetkililer ve vatandaşlar katıldı. Özel İstikbal Koleji'nin açılış kurdelesini Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüz Kaya, Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, Vali Ali Yerlikaya birlikte kesti. Açılış sonrası davetliler, sınıfları gezip Okul Müdürü Malik Demir'den bilgi aldı. Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, ilk defa geldiği Cizre'de birlik ve beraberliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüğünü söyledi. Doğu ve Güneydoğu halkının kardeşleri olduğunu vurgulayan Hacı Boydak, "Bizim atalarımız yıllar önce omuz omuza savaşlarda mücadele etmişler, kardeşçe yaşamışlardır. Aramıza fitne sokmak istiyorlar, onun için eğitimli olmamız lazım, çalışmamız lazım, birbirimize sıkı sıkı sarılmamız lazım." dedi. Vali Yerlikaya da Kayserili işadamı ve Boydak Holding Başkanı Hacı Boydak'a ilçe eğitimine göstermiş olduğu ilgiden dolayı bir teşekkür plaketi ve yöreye has ve çok değerli olan 'şal şapik kumaşı' hediye etti.
Sınav Yarışı Başladı
Sınavlar dönemi dün özel yabancı okullar sınavıyla açıldı. Şimdi sırada SBS ve ÖSS sınavı var.
İLKÖĞRETİM 8'inci sınıf öğrencileri bu yıl ilk kez ayrı yapılacak olan Özel Yabancı Ortaöğretim Okullarına Giriş Sınavı'na girdi. 18 bin 500 öğrenci saat 10'da başlayan sınav için sabah erken saatlerden itibaren yollara döküldü. Sınav Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Mersin, Muğla, Samsun ve Zonguldak'taki merkezlerde yapıldı. Öğrencilere yöneltilen 100 soruda bu yıl ilk kez 10 soru Dil Öğrenme Yeteneği'ne ayrıldı. 1000 puan üzerinden hesaplanacak sınav sonuçları ise 25 Haziran 2009'da açıklanacak. Özel yabancı okullar sınavının ardından haftaya ise Seviye Belirleme Sınavları başlayacak. 8'inci sınıflar 6 Haziran, 7'inci sınıflar 7 Haziran, 6'ıncı sınıflar ise 13 Haziran'da SBS'ye girecek. Öğrenci Seçme Sınavı ise 14 Haziran'da gerçekleşecek. Bir sonraki hafta ise yani 21 Haziran'da ise ÖSYS Yabancı Dil Sınavı var. ÖSS'ye gireceklerin yarısında kaygı artıyor karın ağırısı başlıyor Türk Eğitim-Sen'in ÖSS araştırmasına göre, ankete katılan öğrencilerin yüzde 43.3'ü kaygı ve endişe duygularında artış, yüzde 15.6'sı büyük stres ve baskı altında hissederken, yüzde 8.6'sı “depresyonda” olduğunu söyledi. Bin 100 lise son sınıf öğrencisi üzerinde ÖSS ile ilgili bir anket çalışması gerçekleştirdi. Üniversite sınavına dershaneye giderek hazırlandığını söyleyenlerin oranı yüzde 68.5, sadece okulda aldığı eğitimle sınava hazırlandığını belirtenlerin oranı yüzde 19.3. Öğrencilerin yüzde 55'i, ÖSS'nin nitelikli bir eğitim almak ve iyi bir kariyer yapmak için gerekli olduğunu düşünürken, yüzde 32.2'si ÖSS'yi yaşamının dönüm noktası olarak nitelendirmekte. Ankete katılan öğrencilerin yüzde 43.3'ü, “ÖSS dolayısıyla kaygı ve endişe gibi duygularında artış” olduğunu, 15.6'sı “büyük stres ve baskı altında” olduğunu dile getirdi. Öğrenciler sınava hazırlanırken karın ağrısı ve baş dönmesi çetkitlerini de belirtti.
28 Mayıs 2009 Perşembe
Yabancı Okullarda Geri Sayım
Yabancı özel okullara öğrenci seçecek sınav pazar günü yapılacak.
window.google_render_ad();
Sınava 18 bin 500 öğrenci katılacak Yabancı özel okullara öğrenci seçecek sınav için geri sayım başladı. İstanbul, İzmir ve İçel illerinde faaliyet gösteren özel yabancı ortaöğretim okulları, öğrencilerini Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak sınavla alacaklar.
Pazar günü yapılacak sınava 18 bin 500 öğrenci katılacak. Soruların yüzde 70'i 8. sınıf, yüzde 30'u 7. sınıf kazanımlarından olacak. 120 dakika sürecek sınavda, 25 Türkçe, 25 matematik, 20 soru fen bilgisi, 20 sosyal bilgiler, 10 dil öğrenme yeteneği soruları yer alacak. Sınav İstanbul'da yalnızca Tuzla ve Beylikdüzü bölgesindeki okullarda yapılacağı için özellikle bu merkezlere uzak oturan adayların sabahın erken saatlerinde yola çıkması gerekiyor. Geçen yıl 14 ilde bulunan Türk ve yabancı 92 özel okul için 19 bin 934 aday başvuru yapmıştı. Bu yıl ise 3 ilde bulunan 14 yabancı özel okul için 18 bin 500 aday başvurdu. SÜREKLİ SAATİNİZE BAKMAYIN - Sınav sorularını çözmeye alıştığınız tarzda başlayın. Sınava hazırlık sürecinde deneme sınavlarında soruları nasıl bir sırayla çözüyorsanız aynı yöntemi kullanmanız başarınızı artıracaktır. - Sınavda zamana karşı yarıştığınızı aklınızdan çıkarmayın. Ancak zamanlama yaparken sürekli saate bakmayın, bölüm aralarında saatinizi kontrol edin. - Çözemediğiniz soruların yanına soru işareti koyarak bu soruları geçin. Yapamadığınız soruların başına kırmızı kalemle işaret koyabilirsiniz. Bu sizin algınızı güçlendirecektir. - Soru köklerindeki verilerin tümünü okuyun. Parantez içindeki ifadelere dikkat edin. Altı çizili ve olumsuz ifadelere (çıkarılamaz, söylenemez, değildir, yoktur vb.) dikkat edin. Mutlaka bu ifadelerin altını çizerek okuyun. - Soruların hepsini okuyun. Çünkü çözmekte zorlanmayacağınız veya okul hayatınızın herhangi bir anında beyninize yerleşmiş bir bilgi ummadığınız bir soruyu çözmenize yardım edebilir. - Seçeneklerin de hepsini okuyun. Çeldiriciler doğru cevaba çok benzer, unutmayın. - Sözel sorular da dahil olmak üzere bütün soruları kalem kullanarak çözün. Kalem kullanırsanız dikkat ve algı düzeyiniz çok yükselecek, hata yapma olasılığınız azalacaktır. - İşlemlerinizi düzgün yazarak yapın, sağlama yapın. Özellikle öğrenciler basit dört işlemlerde bariz hatalar yapıyor. - Bulduğunuz ve doğruluğundan emin olduğunuz cevapları cevap kağıdına biriktirmeden, hemen düzgün ve doğru şekilde işaretleyin. Toplu işaretlemeden kaçının. Cevaplarınızı optik formaya ya tek tek ya da sayfa sayfa geçirin. - Sınav süresini, sonuna kadar ve en iyi şekilde değerlendirin. Sınavdan erken çıkmanın bir getirisi olmadığını unutmayın. - Son kontrolü yaparken kalemi bırakın çünkü kalem size yüzde yüz emin olmadığınız cevaplarınızı değiştirme baskısı yapabilir. - İlk verdiğiniz cevabın kesinlikle yanlış olduğundan emin değilseniz cevapları değiştirmeyin.
İlkokullara Cep Yasaklanıyor
Fransa’da cep telefonlarının sağlığa etkilerini inceleyen Sağlık Bakanlığı ilkokullarda cep telefonunu yasaklama kararı aldı.
Cep telefonu şirketlerinin çocuklar için sadece mesaj gönderen özel telefonlar üretmeleri zorunlu hale getiriliyor. Sağlık Bakanı Rosalyne Bachelot, cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik radyasyonun çocuk beynine verebileceği zararı önlemek için bir dizi kararlar aldıklarını ve sadece kulaklıkla çalışan cep telefonu üretimi yapılmasını talep edileceğini söyledi. Üç şehirde başlatılan pilot bir uygulama kapsamında da baz istasyonlarının yaydığı radyasyonun azaltılması için girişimler başlatıldı. Cep telefonu gibi kablosuz internetin de zararlı olabileceğinin belirlenmesinin ardından ülkedeki tüm kütüphanelerde kablosuz internet ağlarının kaldırılmasına karar verildi. Kararlar, cep telefonları ve kablosuz internetin çevreye yaydığı radyasyon konusunda yürütülen 6 haftalık bir çalışma sonucunda alındı. Bachelot, gelecek eylül ayına kadar hükümetin bu konuda çıkarılması gereken yasaları meclise getireceğini açıkladı. Cep telefonu ve kablosuz internetin yaydığı rasyasyonun özellikle çocuklarda baş ağrısı, uykusuzluk, yorgunluk ve kanser riski artışına yol açtığı tespit edildi. Fransa'da cep telefonu karşıtı yüzlerce dernek ve kampanya grubu, 14 yaşında altındaki çocuklara cep telefonunun yasaklanmasını talep ediyor. Ülke şu anda cep telefonlarının yalnızca sınıflarda kullanılması yasak. Öte yandan eylül ayında baz istasyonlarına karşı alınan önlemlerin de genişletilmesi söz konusu. Hükümet şimdiye dek baz istasyonlarının insan sağlığına olumsuz bir etkisi olduğunu gösteren bir araştırma bulunmadığı için bu konuda hareke geçmiyordu. Ancak geçen şubatta bir mahkeme, Lyon yakınlarındaki bir köyde bulunan üç baz istasyonunun çevredeki ailelerin sağlıkları konusunda endişe yarattığı için kaldırılması kararını aldı. Baz istasyonlarının okul, hastane ve evlerin çevrelerinden kaldırılması talep ediliyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
07:48
0
yorum
Etiketler: Cep Telefonu, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Fransa, Öğrenci, Rosalyne Bachelot