Lise Öğrencileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lise Öğrencileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2011 Cumartesi

Lise Öğrencileri Silahlı Kavgaya Karıştı

Lise Öğrencileri Silahlı Kavgaya Karıştı

Eskişehir'de iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi yaralandı. Olaya karıştıkları iddiasıyla aralarında lise öğrencilerinin de bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, dün öğle saatlerinde bir lise önünde kavga ettikten sonra gece saatlerinde Güllük Mahallesi Bilen Sokak'ta karşılaşan H.K. (19), K.G. (19), M.T. (21), K.Ö. (19), K.Y. (19), H.U. (19), Ü.D. (18), S.T. (17), Y.K. (17), G.Y. (20), A.K.E. (20) ile A.M.Ş. (20), K.Ç. (20), D.A. (18), S.Ü. (18), B.K. (19) ve E.K. (17) arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın büyüyüp kavgaya dönüşmesi üzerine A.M.Ş'nin üzerinde taşıdığı tabancayla H.K'yı bacağından yaraladığı öne sürüldü. 112 Acil Servis ekipleri tarafından Eskişehir Devlet Hastanesine kaldırılan H.K. tedavisinin ardından gözaltına alındı.

Olaya karıştıkları iddia edilen şüphelilerin üzerlerinde ve olay yerinde yapılan kontrollerde 2 tabanca, 13 boş kovan, bir balta, bir bıçak ile çok sayıda sopa ele geçirildi.

Kavgaya karıştıkları iddiasıyla aralarında lise öğrencilerin de bulunduğu 17 kişinin gözaltına alındığı, olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.

25 Mart 2010 Perşembe

Gençler İnterneti Chat Yapmak İçin Kullanıyor...

Lise öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre gençler, bilgisayarı yüzde 53 oranında Facebook ve MSN'ye girmek için kullanıyor.
Antalya'da iki lise öğrencisi, gençler arasında iletişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin bir araştırma yaptı. 15-18 yaş aralığındaki öğrencilerle yapılan anket sonucuna göre gençler bilgisayarı en çok Facebook ve MSN'ye girmek için kullanıyor. Gençlerin bilgisayarı yüzde 53 Facebook ve MSN, yüzde 32 eğlence ve oyun için kullanıyor. Ödev ve araştırma yapmak için bilgisayar kullanımı ise yüzde 13'te kullanıyor.
Antalya Anadolu Lisesi'nde okuyan Oylum Özdemir ve Elvan Kama isimli iki öğrenci TÜBİTAK'ın düzenlediği Ortaöğretim Öğrencileri Arası Proje Yarışması için bir proje hazırladı. Sosyoloji dalında bölge elemelerine kalan proje gençlerin iletişim teknolojilerine olan düşkünlüğünü gözler önüne serdi. Lisede okuyan 598 öğrenciye anket uygulayan iki öğrenci, arkadaşlarının bilgisayar, cep telefonu, televizyon, müzik çalar, fotoğraf makinesi gibi teknolojik ürünleri aşırı ve gereksiz kullandığını ortaya çıkardı.
Ankete katılan 15-18 yaş arasındaki gençlerin cevaplarına göre öğrencilerin yüzde 26'sı ilk cep telefonuna ilköğretimde, yüzde 61,5'i ortaokul öğrencisiyken sahip oluyor. Gençlerin sadece yüzde 2'si henüz bir cep telefonuna sahip değil.
Anket sonuçlarına göre öğrencilerin yüzde 24'ü ikinci, yüzde 26'sı üçüncü, yüzde 19'u dördüncü telefonunu kullanırken, 5 ve üstü cep telefonu değiştirenlerin oranı yüzde 8. Öğrencilerin yüzde 32'si cep telefonunu gün içinde 2 saatten fazla kullanıyor. Cep telefonu yüzde 69 mesajlaşmak, ve müzik dinlemek için kullanıyor. Telefonu arama yapmak için kullanan gençlerin oranı yüzde 26'da kalıyor.
Gençlerin bilgisayar kullanımıyla ilgili sorulara verdiği cevaplar da ilginç sonuçlar ortaya koydu. Buna göre gençlerin yüzde 27'si her gün düzenli olarak, yüzde 19'u her gün sınırsız bilgisayar kullanıyor. Gençler arasında bilgisayar yüzde 53 Facebook ve MSN'ye girmek, yüzde 32 oyun ve eğlence amaçlı kullanılıyor. Ödev ve araştırma için kullananların oranı ise yüzde 13'te kalıyor. Gençlerin yüzde 87'si internet olmasaydı bilgisayarı bugünkü sıklıkta kullanmayacağını söylüyor.
Anket sonucuna göre ortaokul ve lise gençliği televizyonda en çok film ve dizi izliyor. Gençler arasında film yüzde 40, dizi yüzde 38 oranında izleyici buluyor. Haber (yüzde 11) ve belgesel (yüzde 9) izleyenlerin oranı ise sadece yüzde 20'de kalıyor.
Gençlerin gün içinde en sık kullandığı teknolojik ürünler ise şu şekilde sıralanıyor: Yüzde 37 cep telefonu, yüzde 23 müzik çalar, yüzde 13 bilgisayar, yüzde 13 televizyon, yüzde 10 fotoğraf makinesi. Ankete katılanların yüzde 4'ü ise en çok hangisini kullandığına karar veremediğini söylüyor.
Projeyi hazırlayan öğrenciler arkadaşlarına bilgisayar, cep telefonu ve müzik çalar üçlüsünden hangisini hayatlarından çıkarabilecekleri de sordu. Öğrencilerin yüzde 47'si 'hiçbiri' derken, yüzde 13'ü 'hepsi' cevabını verdi. Öte yandan ankete katılanların yüzde 62'si iletişim teknolojilerini ihtiyacından fazla kullandığını düşünmüyor.
Oylum Özdemir ve Elvan Kama projelerini anketin dışında deneye ve gözleme dayalı olarak da yaptı. Deney için 6 öğrenci kullanılırken, 497 öğrenci üzerinde gözlem yapıldı. Öğrenciler üzerinde hafta içi yapılan gözlemde, gençlerin teknoloik ürünleri en fazla cuma günü kullandığı görüldü. Öğrenciler sonuçları pedagog Halil Dönmez ile Ömer Mavi'ye yorumlattı. (Cihan)

25 Ocak 2010 Pazartesi

Lise Öğrencileri Sınava Alınmamış...

Çanakkale'de 5 lise öğrencisi, okul aidatını ödemedikleri gerekçesiyle sınava alınmadıklarını iddia etti.
Lise öğrencileri C.H, Ü.Ç, Y.A, Y.K. ve S.K, 90 TL'lik okul aidatını ödemedikleri gerekçesiyle coğrafya dersinin sınavına alınmadıklarını, okul idarecilerinin aidatlar ödendiği takdirde sorunun çözüleceğini söylediğini iddia ederek, konuyu İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirdi. Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı, yaptığı açıklamada, öğrencilerin iddiaları üzerine okul müdürüyle görüşerek konuyla ilgili bilgi aldığını söyledi. Okul idaresinin sunduğu gerekçelerle çocukların iddiaları arasında örtüşmeyen noktalar olduğuna işaret eden Bardakçı, şöyle devam etti: "İki taraf da kendine göre haklı görünüyor. İdare tarafından bana aktarılana göre, konu çocukların bahsettiği gibi değil. Ancak şöyle bir şey var: Devletin dili yazı dilidir. Ortada bir iddia varsa ki okul aidatını ödemedi diye böylesi bir şey yapılıyorsa, bu bana göre korkunç bir iddiadır. Bu gerekçelerle öğrencinin eğitim hakkından mahrum bırakılması son derece ciddi bir konudur. Çocuklara bu iddiayı önemsediğimi, bu duruma tanık olanlar ve bunu ispatlayıcı nitelikte belge ve bulguları varsa bana bir dilekçeyle vermelerini, bununla ilgili yasal işlemleri başlatacağımı söyledim." "ÖĞRENCİYİ MUHATAP ALMAK YANLIŞTIR" Okulun maddi konularıyla ilgili öğrencilerle değil okul aile birlikleriyle görüşülmesi konusunda idarecileri uyardığını ifade eden Bardakçı, öğrencilerin eğitim hakkının korunmasından yana olduğunu söyledi. Bardakçı, şöyle konuştu: "Öğrenci demek, zengin çocuğu bile olsa desteğe ihtiyacı olan kişi demektir. Biliyorsunuz ki bizim inancımızda sadaka verilebilecek kişiler sıralanır ve bu sıranın en başında öğrenciler gelir. Onların başarılı olabilmesi için desteklenmesi gerekirken, böyle basit bir konuya indirgenip böylesi bir işlem gerçekleşmişse bunu yapan her kim olursa olsun hakkında gerekli her türlü işlemi yaparım."

18 Ocak 2010 Pazartesi

Liselilerin Kavgası Sokağa Taştı...

İstanbul Samandıra'da lise öğrencileri okul içinde meydana gelen tartışmayı dışarı taşıdı.
Samandıra Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri iddiaya göre okul içinde omuz atma yüzünden tartıştı. İki öğrenciyi okul çıkışında sıkıştıran onlarca öğrenci tekme tokat dövmeye başladılar. Öfkeli öğrencilerin uzun süre dövdüğü iki öğrenci kaçmaya çalışırken yardımlarına zabıta ekipleri yetişti. Dayak nedeniyle biri ağır şekilde yaralanan iki öğrenci Samandıra Belediyesi Ek Hizmet Binasına sokularak öfkeli öğrenci grubunun elinden kurtarıldı. Saldırgan öğrenciler basın mensuplarının da çekim yapmasını engellemeye çalıştılar. Olaydan sonra ek hizmet binasına gelen polis ekipleri saldırgan öğrencileri yakalamak için çalışma başlattı. Bazı öğrenciler kavgaya dışarıdan gelen öğrenci olmayan kişilerinde karıştığını ileri sürdüler.

6 Ocak 2010 Çarşamba

Meslek Liseliyi Rahatlatacak Formül...

YÖK, 2 yıllık meslek lisesi mezunlarına kendi branşlarında yatay geçiş imkanı getiriyor.

Yeni sisteme göre, meslek yüksek okulu mezunu, 2 yıllık eğitiminin ardından 2 yıl daha okursa 4 yıllık lisans diploması alabilecek. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın, “Meslek Yüksek Okulları'ndan mezun olanlara lisan yapma imkanı tanıyacağız” açıklaması, gözleri 2+2 sisteminin ayrıntılarına çevirdi. YÖK'ün hazırlıklarını sürdürdüğü çalışmaya göre; Meslek Yüksek Okulları'ndan mezun olanlar, kendi branşlarında 4 yıllık lisans diploması alabilecek. UZAKTAN EĞİTİM İMKANI YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, “İşyeri Tabanlı Eğitim Sistemi” olarak adlandırdıkları yeni formülle, artık isteyen öğrencilerin 2 yıllık eğitimin ardından aynı branşta 2 yıl daha örgün eğitim alarak 4 yıllık lisans diploması alabileceklerini söyledi. 2 yıllık okuldan mezun olup çalışma hayatına atılanlar ise internet üzerinde uzaktan eğitim alarak lisans eğitimlerini tamamlayabilecekler. Prof. Günay, çalışmaların hızla sürdüğünü, yeni formülün en geç 1 yıl içinde uygulanmaya başlanacağını dile getirdi. Günay, yeni sistemin Meslek Yüksek Okulu'ndan mezun olanlara kendi branşlarında lisans eğitimi için yatay geçiş imkanı vereceğini belirtti. Yeni sistemle, bilgisayar bölümünden mezun bir Yüksek Meslek Okulu mezunu, Bilgisayar Mühendisliği okuyabilecek. KATSAYIYA 2+2 FORMULÜ Üniversiteye girişte uygulanan katsayıdan dolayı sadece Meslek Yüksek Okulu'nu tercih etmek zorunda kalan öğrencilerin önündeki engel de 2+2 formülüyle aşılacak. YÖK'ün ÖSS'de 0.02'ye indirdiği katsayı uygulaması nedeniyle, meslek lisesinin bilgisayar bölümünde okuyan bir öğrenci, bilgisayar mühendisliğini tercih ettiği taktirde puanı düşüyordu. Yeni formül, eski katsayı uygulamasından mağdur olanlara da 4 yıllık lisans diploması almanın yolunu açacak.

6 Şubat 2009 Cuma

Lise Öğrencileri Çok Agresif!

Diyarbakır'da yapılan bir anket çalışmasına katılan lise öğrencilerinin yüzde 55'inin nedensiz ve çabuk öfkelendiklerini, yüzde 35'inin ise ailesiyle geçinemediğini söylediği bildirildi.

Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Biyoistatistik Bölümü'nce lise öğrencilerinin sorunlarını belirlemek amacıyla farklı sosyo ekonomik çevrelere hitap eden 3 lisedeki bin 135 öğrenci üzerinde anket uygulandı. Biyoistatistik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Satıcı, düzenledikleri anketle ilgili yaptığı açıklamada, bin 135 öğrenciye uyku, beslenme, cinsellik, özgüven, psikolojik durum, ailevi ilişkiler gibi çeşitli konularda 50 soru yönelttiklerini belirtti. Satıcı, ankete katılan öğrencilerden yüzde 45'inin uyku problemi, yüzde 39'unun sürekli halsizlik yaşadığını ve yüzde 20'sinin de yeterince beslenemediklerinin belirlendiğini kaydetti. Satıcı, anket sonuçlarını şöyle açıkladı: "Ankete katılanlardan 'öfke patlamaları yaşıyorum, nedensiz çabuk sinirleniyorum' diyenlerin oranı yüzde 55 olarak gerçekleşti. Ailesi ile geçinemeyenlerin oranı yüzde 35, öğretmenlerinin daha çok gözde öğrencilerle ilgilendiğini belirterek, bunu bir sorun olarak görenlerin oranı ise yüzde 54 oldu. Ankette 'kendime güvenim yok' diyenlerin oranı yüzde 16, kendisini utangaç ve sıkılgan olarak nitelendirenlerin oranı ise yüzde 26 olarak belirlendi. Ankete göre, öğrencilerin yüzde 29'u ise okul saati dışında bir işte çalışıyor." Araştırmayı değerlendiren DÜ Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Sır da çocuk sayısının fazla olması nedeniyle ailelerin çocuğa yeterince ilgi gösteremeyebileceğini belirterek, bu durumun çocukta önemsenmeme duygusu yaratmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Bu çocukların kendilerini aile ve toplum içinde kanıtlamaya çalıştığını, bu nedenle istenmeyen yer ve yöntemlere yönelebileceğini de kaydeden Sır, ayrıca toplumda şiddetin yaygın olduğunu ve şiddet görenlerin içine kapanık, kendilerine güvenlerinin de az olduğunu ifade etti. "Araştırmalara göre şiddet görenlerin şiddete başvurması da yaygın" diyen Sır, "Şiddetin yaygın olduğu yerde çocukların çabuk sinirlenmesi normal. Bu çocuklar duygularını, düşüncelerini şiddetle ya da bedensel şikayetlerle ifade ediyor. Buna somatizasyon (bedenselleştirme) deniliyor. Yani insanlar duygularını, tepkilerini sözlü ifade edemeyince beden aracılığıyla da anlatıyorlar" diye konuştu.