Lise öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre gençler, bilgisayarı yüzde 53 oranında Facebook ve MSN'ye girmek için kullanıyor.
Antalya'da iki lise öğrencisi, gençler arasında iletişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin bir araştırma yaptı. 15-18 yaş aralığındaki öğrencilerle yapılan anket sonucuna göre gençler bilgisayarı en çok Facebook ve MSN'ye girmek için kullanıyor. Gençlerin bilgisayarı yüzde 53 Facebook ve MSN, yüzde 32 eğlence ve oyun için kullanıyor. Ödev ve araştırma yapmak için bilgisayar kullanımı ise yüzde 13'te kullanıyor.
Antalya Anadolu Lisesi'nde okuyan Oylum Özdemir ve Elvan Kama isimli iki öğrenci TÜBİTAK'ın düzenlediği Ortaöğretim Öğrencileri Arası Proje Yarışması için bir proje hazırladı. Sosyoloji dalında bölge elemelerine kalan proje gençlerin iletişim teknolojilerine olan düşkünlüğünü gözler önüne serdi. Lisede okuyan 598 öğrenciye anket uygulayan iki öğrenci, arkadaşlarının bilgisayar, cep telefonu, televizyon, müzik çalar, fotoğraf makinesi gibi teknolojik ürünleri aşırı ve gereksiz kullandığını ortaya çıkardı.
Ankete katılan 15-18 yaş arasındaki gençlerin cevaplarına göre öğrencilerin yüzde 26'sı ilk cep telefonuna ilköğretimde, yüzde 61,5'i ortaokul öğrencisiyken sahip oluyor. Gençlerin sadece yüzde 2'si henüz bir cep telefonuna sahip değil.
Anket sonuçlarına göre öğrencilerin yüzde 24'ü ikinci, yüzde 26'sı üçüncü, yüzde 19'u dördüncü telefonunu kullanırken, 5 ve üstü cep telefonu değiştirenlerin oranı yüzde 8. Öğrencilerin yüzde 32'si cep telefonunu gün içinde 2 saatten fazla kullanıyor. Cep telefonu yüzde 69 mesajlaşmak, ve müzik dinlemek için kullanıyor. Telefonu arama yapmak için kullanan gençlerin oranı yüzde 26'da kalıyor.
Gençlerin bilgisayar kullanımıyla ilgili sorulara verdiği cevaplar da ilginç sonuçlar ortaya koydu. Buna göre gençlerin yüzde 27'si her gün düzenli olarak, yüzde 19'u her gün sınırsız bilgisayar kullanıyor. Gençler arasında bilgisayar yüzde 53 Facebook ve MSN'ye girmek, yüzde 32 oyun ve eğlence amaçlı kullanılıyor. Ödev ve araştırma için kullananların oranı ise yüzde 13'te kalıyor. Gençlerin yüzde 87'si internet olmasaydı bilgisayarı bugünkü sıklıkta kullanmayacağını söylüyor.
Anket sonucuna göre ortaokul ve lise gençliği televizyonda en çok film ve dizi izliyor. Gençler arasında film yüzde 40, dizi yüzde 38 oranında izleyici buluyor. Haber (yüzde 11) ve belgesel (yüzde 9) izleyenlerin oranı ise sadece yüzde 20'de kalıyor.
Gençlerin gün içinde en sık kullandığı teknolojik ürünler ise şu şekilde sıralanıyor: Yüzde 37 cep telefonu, yüzde 23 müzik çalar, yüzde 13 bilgisayar, yüzde 13 televizyon, yüzde 10 fotoğraf makinesi. Ankete katılanların yüzde 4'ü ise en çok hangisini kullandığına karar veremediğini söylüyor.
Projeyi hazırlayan öğrenciler arkadaşlarına bilgisayar, cep telefonu ve müzik çalar üçlüsünden hangisini hayatlarından çıkarabilecekleri de sordu. Öğrencilerin yüzde 47'si 'hiçbiri' derken, yüzde 13'ü 'hepsi' cevabını verdi. Öte yandan ankete katılanların yüzde 62'si iletişim teknolojilerini ihtiyacından fazla kullandığını düşünmüyor.
Oylum Özdemir ve Elvan Kama projelerini anketin dışında deneye ve gözleme dayalı olarak da yaptı. Deney için 6 öğrenci kullanılırken, 497 öğrenci üzerinde gözlem yapıldı. Öğrenciler üzerinde hafta içi yapılan gözlemde, gençlerin teknoloik ürünleri en fazla cuma günü kullandığı görüldü. Öğrenciler sonuçları pedagog Halil Dönmez ile Ömer Mavi'ye yorumlattı. (Cihan)
25 Mart 2010 Perşembe
Gençler İnterneti Chat Yapmak İçin Kullanıyor...
Gönderen
Adsız
zaman:
06:20
0
yorum
Etiketler: Chat, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Facebook, Gençler, İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ, İlköğretim, lise, Lise Öğrencileri, Messenger, Msn, ortaokul, Üniversite
27 Şubat 2009 Cuma
Kişisel Bilgiler Tehdit Altında...
KTÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik- Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Buğra Ayan,ÖSYM'nin ‘osym.gov.tr’ adresli resmi sitesinde güvenlik açığı olduğunu iddia etti.
Dünyanın en büyük sosyal iletişim platformu sayılan Facebook ve Youtube başta olmak üzere birçok internet sitesinin güvenlik açıklarını bulan ve bu konuda yetkilileri uyaran KTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Buğra Ayan, son olarak ÖSYM'nin resmi internet sitesinde önemli kusuru ortaya çıkardı. Yükseköğretim Kurumu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine ait 'www.osym.gov.tr' adresli sitede, programlama hatasından kaynaklanan ve adrese özel bir kod eklenerek 2008 yılında sınava giren 1 milyon 530 bin kişinin fotoğraflarına tek tuşla ulaşılabileceğini söyleyen Buğra Ayan, ÖSYM yetkililerinin çok kısa sürede önlem almasını gerektiğini belirtti. Aksi taktirde kötü niyetli kişilerin virüsleri site üzerinde gezdirerek hem siteye zarar verebileceklerini, hem de binlerce öğrencinin fotoğraflarını kolaylıkla kopyalayabileceklerini belirten Ayan, şunları söyledi: “Sitede basit bir şifreleme tekniği kullanılmış. Bu yüzden geçen yıl ÖSS'ye giren 1.5 milyon kişinin kişisel bilgileri ve fotoğrafları tehdit altında buluyor. Benim bulduğum gibi, kötü niyetli kişiler 'www.osym.gov.tr' adresine özel bir uzantı ekleyerek girebilirler. T.C. kimlik numarasıyla istediği kişinin fotoğrafına ulaşabilirler. Ayrıca, T.C. kimlik numaralarıyla Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) kimlik ve adres bilgileri de alınabilir. Niyeti bozuk kişiler, elde ettikleri bu fotoğrafları sanal ortamda kullanarak, sahte profiller açabilir ve yasa dışı işlere zemin hazırlayabilirler. Daha önce yaptığım gibi, ÖSYM yetkililerine e-mail göndererek güvenlik açığının kapatılması önerisinde bulundum.”
26 Şubat 2009 Perşembe
Facebook ve Myspace Çocuklara Zararlı...
Bir nörobilimci Facebook, MySpace ve diğer sosyal içerikli web sitelerinin çocukların beyinlerini etkileyerek daha fazla bencil olmalarına yol açtığı ve dikkatlerini azalttığı konusunda aileleri uyarıyor.
Oxford Üniversitesi'nden nörobilimci Susan Greenfield sitelerdeki iletişimin içeriği ve niteliğinin beyin gelişimini engelleyebildiğini söyledi. Greenfield bilgisayar oyunlarına, aksiyon filmlerine, chat odalarına ve sosyal ağ sitelerine maruz kalmayla dikkat eksikliği olan bir nesil ortaya çıktığını belirtiyor. Buna örnek olarak, 30 yaşlarında bir öğretmenin kendisine öğrencilerinin diğerlerini anlama yeteneklerinde çok net bir sapma olduğunu söylediğini açıkladı. Ayrıca, Toxic Childhood kitabının yazarı Sue Palmer ise, "Çocukların beyin gelişimleri hasar gördü, çünkü çocuklar binlerce yıldır eğlendikleri aktivitelerle meşgul olmuyorlar. Ben teknolojiye ve bilgisayara karşı değilim. Fakat çocuklar bu sosyal sitelere alışmadan önce insanlarla gerçek iletişim kurmayı öğrenmek zorundaydılar" dedi.
18 Aralık 2008 Perşembe
Üniversitede Facebook Skandalı...
Denizli’deki Pamukkale Üniversitesi’nde Doç. Dr. Sadettin Sarı hakkında, Yrd. Doç. Dr. Safi Avcı adına Facebook’da arkadaş grubu kurduğu iddiasıyla dava açıldı.
Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Ana Bilim Dalı'nı karıştıran olay, bölümde okuyan bazı öğrencilerin Yrd. Doç. Dr. Safi Avcı'ya, "Hocam, Facebook'ta arkadaşlık davetinizi kabul ettim" demesi üzerine ortaya çıktı. Facebook'a üye olmadığını söyleyen Avcı, siteye girip fotoğrafı kullanılarak adına açılan sayfayı görünce şoke oldu. Sayfada çoğunluğu kız olan 170'den fazla kişinin arkadaş olarak eklendiğini, bunlara resim ve arkadaşlık davetleri gönderildiğini belirleyen Avcı, suç duyurusunda bulundu. IP araştırması sonucu, Facebook'taki Avcı adına yapılan işlemlerin aynı bölümün öğretim üyelerinden Doç. Dr. Sadettin Sarı'nın evindeki modemden yapıldığı tespit edildi. İki yıla kadar hapsi istenen Sarı ise suçlamaları kabul etmedi ve kullandığı kablosuz internet bağlantısına başkasının girmiş olabileceğini söyledi.
Gönderen
Adsız
zaman:
00:24
0
yorum
Etiketler: Denizli, Facebook, Facebook Skandalı, Pamukkale Üniversitesi, Skandal, Üniversite, Üniversite Facebook