LYS'ye girmek isteyen adaylar, bugün saat 17.00'ye kadar başvuruda bulunabilecek.
Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) en az bir puan türünden 180 puan barajını aşan ve Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) girmek isteyen adaylar, bugün saat 17.00'ye kadar başvurularını yapabilecek. ÖSYM, 14 Mayıs Cuma günü sona erecek olan başvuru süresini bugün saat 17.00'ye kadar uzatmıştı. LYS puan türleri ile öğrenci alan yükseköğretim programlarında okumak isteyen adaylar, YGS'ye ek olarak LYS'ye de girecek. LYS'ye katılma hakkı kazanan adaylar, beş ayrı kategoride yapılacak LYS'den hangilerine gireceklerine karar verdikten sonra LYS ücretini T.C. Ziraat Bankası, T. Vakıflar Bankası, T. Halk Bankası, Akbank ve T. Garanti Bankası şubelerine yatırabilecek. Adayların, katılacakları her bir LYS için 20 TL ödemesi gerekiyor. Adaylar, sınav ücretini ödedikten sonra, başvurularını bireysel olarak internetten veya başvuru merkezi olarak belirlenen okul müdürlüklerinden yapabilecek. YGS sonucunda, LYS'ye 1 milyon 233 bin 580 üniversite adayı katılmaya hak kazanmıştı. SINAV LYS, sadece 81 il merkezi ile Lefkoşa'da yapılacak. LYS'ye katılacak adaylar, 81 il arasından sınava girmek istedikleri yeri tercih edebilecekler. Adaylar en fazla 2 il tercih edebilecek. Sınava Ankara, İstanbul ve İzmir'de katılmak isteyen adaylar, bu illerin yanı sıra bölge tercihi yapacak. Adaylar, katılmak istedikleri LYS'lerin hepsine aynı merkezde girmek zorunda olacak. BEŞ OTURUMDA YAPILACAK LYS, 19-20 Haziran ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde toplam beş oturumda yapılacak. LYS'lerde her test için ayrı soru kitapçığı bulunacak ancak tek cevap kağıdı kullanılacak. Bir test için tanınan süre bittiğinde ilgili teste ait soru kitapçıkları toplanırken ve diğer teste ait soru kitapçıkları dğıtılırken ara verilmeyecek. Matematik Sınavı (LYS-1) 19 Haziran Cumartesi günü saat 10.00'da tek oturumda yapılacak ve 120 dakika sürecek. LYS-1'de Matematik ve Geometri testleri bulunacak. Matematik testinde 50 soruya 75 dakika, Geometri testinde 30 soruya 45 dakika cevaplama süresi verilecek. Fen Bilimleri Sınavı (LYS-2) 27 Haziran Pazar günü saat 10.00'da tek oturumda yapılacak ve 135 dakika sürecek. LYS-2'de Fizik, Kimya ve Biyoloji testleri yer alacak. Testlerde 30'ar soru bulunacak ve 45'er dakika cevaplama süresi verilecek. Edebiyat-Coğrafya Sınavı (LYS-3) 26 Haziran Cumartesi günü saat 10.00'da tek oturumda yapılacak ve 120 dakika sürecek. LYS-3'te Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya-1 testleri yer alacak. Türk Dili ve Edebiyatı testinde 56 soruya 85 dakika, Coğrafya-1 testinde 24 soruya 35 dakika cevaplama süresi verilecek. Sosyal Bilimler Sınavı (LYS-4) 20 Haziran Pazar günü, saat 10.00'da tek oturumda uygulanacak ve 135 dakika sürecek. LYS-4'te Tarih, Coğrafya-2, Felsefe Grubu testleri yer alacak. Tarih testinde 44 soruya 65 dakika, Coğrafya-2 testinde 16 soruya 25 dakika, Felsefe Grubu testinde 30 soruya 45 dakika süre verilecek. Felsefe Grubu testinde 10 Psikoloji, 10 Sosyoloji ve 10 Mantık sorusu bulunacak. Yabancı Dil Sınavı (LYS-5) 19 Haziran Cumartesi günü saat 14.30'da tek oturumda uygulanacak ve 120 dakika sürecek. LYS-5, İngilizce, Almanca ve Fransızca olmak üzere 3 dilde yapılacak. Adaylara 80 soru sorulacak. Bu soruların 20'si kelime bilgisi ve dil bilgisi, 12'si çeviri, 48'i okuduğunu anlama ile ilgili olacak. Testler tek soru kitapçığında bulunacak ve tek cevap kağıdı kullanılacak. LYS SONUÇLARI LYS'de 180 ve üzeri puan alanlar, LYS puan türleri ile öğrenci alan lisans programlarını tercih edebilecek. LYS sonuçları internet aracılığıyla internetten adaylara duyurulacak. Sınava giren ve sınavı geçerli sayılan tüm adaylara LYS Sınav Sonuç Belgesi gönderilecek. Bu belgede adayın her testteki doğru ve yanlış cevap sayısı, LYS puanları ve başarı sıraları, OBP ve AOBP'leri, yerleştirme puanları ve başarı sıraları yer alacak. Sınav Sonuç Belgesi'nde bir adayın yerleştirmede kullanılmayacak olan puanları yer almayacak. YGS ve LYS sonuçlarına göre yükseköğretim programlarına yerleştirme merkezi olarak yapılacak.
18 Mayıs 2010 Salı
LYS Başvuruları Bugün Sona Eriyor...
Gönderen
Adsız
zaman:
03:05
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, LYS, lys sonuçları, ortaokul, Üniversite
'Akademisyen Askerliğin' Ayrıntıları...
YÖK, askerliğini yapmamış akademisyenlerin öğretim üyesi açığı olan üniversitelerde askerlik yapmasını tartışıyor.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan'ın açıkladığı “akademisyen askerliğin” ayrıntıları belli oluyor. YÖK Genel Kurulu'nun haziranda yapılacak toplantısında konuyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı'na resmi yazı gönderilip gönderilmeyeceğine karar verilecek. Düzenleme yürürlüğe girerse, askerliğini yapmamış akademisyenler, 1 aylık temel eğitimi kışlada aldıktan sonra, öğretim üyesi açığı olan üniversitelerde ders vererek askerliklerini yapacak. YÖK, öğretmenlerin askerliklerini okullarda yine öğretmen olarak yapmasına benzer bir uygulamayı hayata geçirmeyi planlıyor. Mevcut sisteme göre, Milli Savunma Bakanlığı'nın belirlediği kontenjan çerçevesinde, seçilen öğretmenler belirli eğitimi aldıktan sonra okulda öğretmenlik yaparak askerlik hizmeti veriyor.
Özellikle doğu illerindeki yeni üniversitelerde öğretim üyesi açığının giderek arttığına dikkati çeken YÖK yetkilileri, öğretim üyesi açığının “akademisyen askerlik” ile kapatılabileceğini belirtiyor. Akademik çalışmaların en yoğun olduğu doçentlik döneminde askere giden akademisyenlerin, bilimsel araştırmalarının kesintiye uğradığı savunuluyor. YÖK'te üzerinde çalışma yürütülen plan ile ilgili öne çıkan bazı ayrıntılar şöyle:
Sistemin hayata geçirilmesi için YÖK Genel Kurulu'nun gelecek ay yapılacak toplantısında konu gündeme getirilerek, YÖK üyelerinin görüşleri alınacak. Kurul kararı doğrultusunda Genelkurmay Başkanlığı'na öneri götürülüp götürülmemesine karar verilecek.
Sistem, Genelkurmay'ın izniyle hayata geçebilecek. YÖK'te devam eden çalışma kapsamında askerliğini yapmamış akademisyenlerin sayısı araştırılıyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
03:04
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite, YÖK
Uygulamanın Bu Yıl Başlaması Sektörü Vurur...
TESK Başkanı Palandöken, okullarda serbest kıyafet uygulamasına 2011’de geçilmesi halinde trilyonlarca malın elde kalacağına dikkat çekti.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, okullarda serbest kıyafet uygulamasının 2012'de başlamasını istedi. Bu uygulamanın 2011 yılında hayata geçirilmesi halinde trilyonlarca malın elde kalacağını ifade eden Palandöken, yapılmış hazır okul formalarının elden çıkarılması için mutlaka süre verilmesi gerektiğini vurguladı. Palandöken, aksi takdirde bu uygulamayla giyim sektörü ve esnafın tamamen yok olacağını belirtti. TESK Başkanı Palandöken, okullarda serbest kıyafet uygulamasına yönelik açıklama yaptı. MEB tarafından serbest kıyafet uygulamasına geçilmesini yanlış bulan Palandöken, bu uygulamayla giyim sektörünün ve esnafın çökeceğini ifade etti. Uygulamaya 2012 yılında geçilmesini isteyen Palandöken, “Aksi halde trilyonluk mal elde şişer. Bu da 10 binlerce insanın işsiz kalması ve binlerce iş yerinin kapısına kilit vurulması demektir. Bu uygulama, giyim sektörümüzü ve esnafımızı perişan eder. Uygulamanın hemen hayata geçirilmesi demek bu işsizlik ve kriz ortamında on binlerce kişinin işsiz, binlerce işyerinin kapanması ve trilyonlarca okul formasının elde şişmesi demektir. Bu tür uygulamaların kararı en az 2-3 yıl önceden alınmalı ki esnaf ve sanatkar kendini ona göre ayarlasın. Acilen uygulamadan vazgeçilmeli, zor durumda olan üreticinin ve esnafın zarar görmemesi için uygulama 2012 yılına kadar ertelenmelidir” diye konuştu. (Anka)
Gönderen
Adsız
zaman:
03:03
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, MEB, ortaokul, tesk, Üniversite
17 Mayıs 2010 Pazartesi
Çevre Dostu Ambalajlar
Mısır protein kaynaklı ambalajlar sadece doğada değil, insan bünyesinde de biyolojik olarak çözünebilmesi nedeniyle yenebiliyor.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) bilim adamlarının yürüttüğü yenilikçi ambalajlar geliştirme çalışmaları başarıyla sonuçlandı. Dünyada daha önce üretilen ancak kırılganlık sorunu nedeniyle kullanılamayan mısır proteini kaynaklı yenilebilir ambalaj, İYTE laboratuvarlarında yüzde 500'e varan oranda esnek hale getirildi. Ambalajın 3-4 yıllık süreçte üretimine başlanabileceği belirtiliyor.
İYTE bünyesindeki Biyoteknoloji ve Biyomühendislik Laboratuvarı'nda farklı disiplinlerden bilim adamlarının yürüttüğü TÜBİTAK destekli çalışmayla Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yemenicioğlu, plastik ambalaj materyallerinin çevre ve insan sağlığına zararlı olması nedeniyle tüm dünyada bilim adamlarının alternatif ambalaj malzemeleri üzerine çalışma yaptığını söyledi.
Dünyada sadece çevre dostu değil, aynı zamanda insan bünyesine de dost materyaller üzerinde yapılan çalışmalarda süt endüstrisi atıklarıyla mısır proteinlerinin ön plana çıktığını dile getiren Yemenicioğlu, şu bilgileri verdi:
"İYTE bünyesinde bu alanda yürüttüğümüz projelerde oldukça ileri seviyeye geldik. Mısır proteinlerinden ambalaj filmi üretimiyle ilgili dünyada bazı çalışmalar vardı. Ancak elde edilen film esnek olmadığı, hemen kırıldığı için uygulanabilir değildi. Biz laboratuarlarımızda yaptığımız çalışmayla mısır proteininden üretilen filmlere yüzde 500'e kadar esneklik kazandırdık. Böylelikle artık bu ürün kullanılabilir hale geldi. Ambalaj sadece doğada değil, insan bünyesinde de biyolojik olarak çözünebilmesi nedeniyle yenebiliyor.
Ayrıca bu filme gıdalardaki mikropları öldüren doğal maddeler ekledik. Yumurta akında bulunan bir antimikrobiyal enzimi ambalaja ekleyerek antimikrobiyal, çayda bulunan doğal fenolik maddeleri de ekleyerek antioksidan özellikler ekledik. Bu ambalaj artık sanayinin kullanımına hazır."
GIDALAR MİKROPLARA KARŞI KORUNACAK
Yemenicioğlu, klasik ambalajların gıdaları toz ve nem gibi etkenlere karşı koruduğunu, mikrobiyal bozulmayı engelleyemediğini belirterek, geliştirdikleri üstün özelliklere sahip bu ambalajın içeriğindeki koruyucu maddeyle gıdaların mikroplara karşı da koruduğunu, raf ömrünün uzadığını belirtti. Gıdaların bozulmaması için içine konan katkı maddelerinin bu ambalajla gereksiz hale geleceğini ifade eden Yemenicioğlu, bunun tüketilen gıdaların lezzeti ve kokusunu da olumlu yönde etkileyeceğini ifade etti.
Yemenicioğlu, 3 yıllık TÜBİTAK projesinin gelecek yıl tamamlanacağını, sanayicinin göstereceği ilgi ve pazar şartlarına göre 3-4 yıllık bir dönemde bu ambalajların kullanılabilir hale geleceğini kaydederek, devletin de bu ambalajlara geçiş konusunda destekleyici olması gerektiğine dikkati çekti
Gönderen
Adsız
zaman:
03:38
0
yorum
Etiketler: Atatürk Üniversitesi, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, İYTE, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, lise, Mısır proteinleri, ortaokul, Prof. Dr. Ahmet Yemenicioğlu
Kıyafet Serbestisine Üreticilerden Tepki
illi Eğitim Bakanlığı'nın ilk ve orta öğretimde okul kıyafetlerini serbest bırakmaya hazırlanması üreticileri tedirgin etti.
Uygulamanın hayata geçmesinin kendileri için 'yıkım' olacağını söyleyen üreticiler, karardan vazgeçilmesini istiyor.
Tasarının hayata geçirilmesi durumunda, hem işsizler ordusuna yeni milyonların katılacağını hem de sektöre milyon dolarlık yatırımlar yapan firmaların iflas bayrağını çekerek yok olacağını ifade eden üreteciler, "Bu olayın ekonomik boyutu. Bunun dışında olayın birde sosyal boyutu ile güvenlik boyutu var." dedi.
Okul kıyafetleri üretiminde Türkiye'nin önde gelen entegre tesislerinden Gaziantep'te kurulu Altınlar Giyim, serbest kıyafet uygulaması öngörüsünün yasallaşması halinde okullarda yaşanacak sıkıntıları, ulusal gazetelerde ilan olarak yayınlattı. "Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya Açık Mektup" adı altında yayınlanan ilanda, kıyafet serbest bırakılmasının kabul edilmesi halinde okullarda öğrencilerin ve eğitimcilerin yaşayacağı sıkıntıları dile getirildi.
İlanı hazırlatan Altınlar Giyim Genel Müdürü Adem Altan, kıyafetlerin okullarda serbest bırakılmasının sosyal ve ekonomik yönden vereceği zararların çok büyük olacağını iddia etti. Okul kıyafeti üretiminin Türkiye'de bir sektör olduğunu dile getiren Altan, "Kıyafet serbestliği kabul edildiği takdirde bu sektörde çalışan yaklaşık 3 milyon insan işsiz kalacak. Olayın bir boyutu bu, bir diğer boyutu ise milyonlarca dolarlık yatırım yaparak insanlara istihdam sağlayan, ülke ekonomisine katkı sunan yaklaşık 5 milyar dolarlık bir piyasa da iflas edecektir." dedi.
Okul kıyafeti üreticilerinin sadece yurt içi pazarında faaliyet göstermediğini ve birçok firmanın yurt dışına açıldığını söyleyen Altan, şöyle devam etti: "Yatırımcılar artık yurt dışına ihracat yapacak konuma geldiler. Hatta birçok firma yurt dışında kendine pazar oluşturmuş durumda. Şimdi siz bu firmaların önünü keseceksiniz, onları iflas ettirip, yurt ışı pazarlarını da ellerinden alacaksınız. Bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir balta vuracaktır."
Okul kıyafeti uygulamasının son bulmasının ekonominin yanı sıra sosyal yapıya da zarar vereceğini vurgulayan Altan, "Okul kıyafetlerinin en önemli kısmı okullarda öğrencilerle sivilleri birbirlerinden ayırmasıdır. Kıyafet uygulaması serbest kalırsa, okul kapılarının önündeki tinerci, balici ve diğer satıcılar öğrencilerin arasına kolaylıkla sızabilecek. Bu olayın bir boyutu. Bir diğer boyutu ise sınıflarda kıyafetlerinden dolayı zengin, fakir öğrenci ayrışması yaşanacak. Maddi durumu daha iyi olan bir öğrenci her gün okula değişik bir kıyafetle gelirken, maddi durumu buna yeterli olmayan bir başka öğrenci ise her gün aynı kıyafetlerle okula gelecek. Haliyle o öğrenci diğer arkadaşlarına bakarak psikolojik olarak bir yıkıntı yaşayacak. Sadece kıyafetten dolayı disiplinsizlik hat safhaya ulaşabilecek. Daha da kötüsü sınıflar podyuma dönecek ve zamanla öğrenciler arasında haftanın şıkı rüküşü bile seçilecek." diye konuştu. (Cihan)
Gönderen
Adsız
zaman:
03:36
0
yorum
Etiketler: Adıyaman Üniversitesi, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, Okul Kıyafeti Serbest, ortaokul, Özür Öğrenci
15 Mayıs 2010 Cumartesi
ÖSYM Tarihinde Bir İlk...
LYS’ye girmeye hak kazanan 1 milyon 233 bin adayın yarısı sınava girmek için başvurmayınca ÖSYM süreyi ilk kez uzattı.
LYS'ye girmeye hak kazanan 1 milyon 233 bin adayın yaklaşık yarısı son güne kadar başvuru yapmayınca, ÖSYM işlemlerin yetişmeyeceği gerekçesiyle başvuru süresini uzattı. ÖSYM'nin açıklamasına göre LYS'ye girecek adaylar 18 Mayıs 2010 Salı günü saat 17:00'a kadar başvuruda bulunabilecek. Sınavın zorlaştırıldığını ve öğrencilerin yeni puanlamayı anlamakta zorlandıklarını belirten eğitimciler, ilk defa bu kadar düşük başvuru yapıldığını ve öğrencilerin üniversiteye girme inancının kalmadığını söyledi.
ÖSYM Başkanı bankalara bağladı
Daha önce süreyi uzatmayacaklarını söyleyen ve önceki gün başvuruların 520 binde kaldığını açıklayan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan yaptığı açıklamada, dün akşam saatlerine kadar başvuruların 700 bine ulaştığını belirtti. Yarımağan, “Başvuru sayısı düşük değil. KPSS, DGS başvuruları da denk geldiği için banka işlemleri ve başvuruda tıkanmalar oldu. Takvimimiz çok sıkışık uzatma yapmayacaktık. Ancak çocuklar işlemleri yetiştiremez diye çekindiğimiz için süreyi uzattık. Başvuru yapacak en az 200 bin kişi var. Sınava 900 binden fazla adayın gireceğini zannediyoruz. 1 milyon 233 bin hak sahibinin hepsinin başvurmasını beklemiyorduk. Örgün eğitimde yaklaşık 700 bin kontenjanımız var. 250 bin kişi de açıköğretime kayıt olabiliyor. Açıköğretime girmek isteyen ve puanını yeterli görmeyen adaylar sınava girmeyebilir. Bu adaylar neden birinci sınava girdiler onu bilemiyorum. Sınav daha zor değil ama daha çok soru var. En önemli konu tercih. Adaylar kontenjanları eşit derecede tercih etmediği için boş kalan yerler oluyor” dedi.
“Üniversiteler boş kalacak”
Sadık Gültekin (Eğitim Uzmanı) “Üniversiteler boş kalacak, kontenjanlar dolmayacak. Vakıf üniversiteleri de boş tribünlere oynayacak. Bu yıl tercih yapanlar çok şanslı. Neredeyse sınava giren her öğrenci üniversiteye girecek. Başvuruların az olmasının sebebi sınav eskiye göre çok zorlaştı. Daha zor sorular soruluyor. Eski mezunlar bertaraf ediliyor. YÖK liseden mezun olan herkesi üniversiteye sokmak istiyor. Eski mezun adaylar barajı geçse bile LYS'de başarılı olamayacağını gördü. Üniversiteye girme inancı azaldı. Başvuran adayların sadece yarısı iyi tercihle istediği yere girecek.
“İlk defa bu kadar düşük başvuru”
Faruk Köprülü (ÖZDEBİR Başkanı): “Dikkat çekici ve rahatsız edici bir durum. Birinci sınavı görüp, ikinci sınav daha zor olacak başaramam kaygısı taşıyan öğrenciler vardı. Çok şaşkınız, açıkçası şok olduk. Sorunun cevabını arıyoruz. 40 yıllık eğitimciyim ilk defa başvurusu süresinin uzatıldığını ve bu kadar az başvuru yapıldığını görüyorum.”
“Yüzde 25'i pes edip havlu attı”
Prof. Dr. Ali Baykal (Boğaziçi Üni. Öğr. Üyesi): “YGS'de 180 ile 220 arasında puan alan bir çok aday ikinci sınavda şansı olmadığını biliyor. Bir çoğu ilk sınava meraktan girdi. İkinci sınav hem çok zor hem de maliyetli. Her bir sınava giriş 20 TL. Herkes evinin yanında sınava giremiyor. Yol ve konaklama ücretini gören bu zahmete girmeye değmez diyerek başvurmaktan vazgeçmiş. Eski mezunlar denemekten vazgeçmiş olabilir. Sınavın kazananı tepedeki yüzde 20'lik kesim olacak. Bu grup ilk sınavdaki yüzde 25'in içinden çıkar. YGS'de barajı geçenlerin en az yüzde 25'i pes edip, havlu attı. Üniversiteye girişte iki sınava gerek yok. Tek aşamada bu iş rahatlıkla biter.”(Vatan)
Gönderen
Adsız
zaman:
05:07
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, LYS, ortaokul, ÖSYM, Üniversite
Serbest Kıyafet Uygulaması Başlıyor...
Gelecek öğretim yılından itibaren öğrenciler okula mavi önlük ya da okulların belirlediği formaları giymeden gidecek.
MEB öğretmen, öğrenci ve veliler arasında yaptığı “Okul kıyafetleri serbest olsun mu?” anketine göre “Önlük kalksın, serbest kıyafet gelsin” diyenlerin sayısı “Önlük uygulaması devam etsin” diyenlerin önüne geçti.
İşte yeni öğretim yılında okullarda geçerli olacak kıyafet:
-Kışın pamuklu yazın keten pantolon giyilecek.
-Kota izin yok.
-Şort ve askılı giymek yasak.
-Kızlarda etek giyme. zorunluluğu yok. Etek boyu dizin hemen altında olacak.
-Erkek öğrenciler kışın renk şartı olmaksızın gömlek ve ceket giyecek yazın tişört serbest.
-Erkek öğrencilerde tek renk kravat zorunluluğu kaldırıldı.
-Kıyafetler dini, etnik, ideolojik sembol ve renkleri taşımayacak.
-Başörtüsü, türbana izin yok.
-Sandalet ve terlik gibi ayağı açıkta bırakan ayakkabılar giyilemeyecek.
'SİYAH' YASADAN DA ÇIKACAK
MEB, “Okullardaki Görevlilerle Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin Yönetmelik”te de değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Yasada hâlâ ilköğretim ve or ta öğ re - tim okullarında okuyan çocukların “siyah” önlük giymesine yönelik kural var. MEB'in daha önce düzenlediği çalıştayda kıyafetlere serbestlik getirilmesi önerisi yer almıştı. (Habertürk)
Gönderen
Adsız
zaman:
05:05
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite