29 Ocak 2010 Cuma

Öğretmenler Becayiş Hakkı İstiyor...

Becayiş hakkı uygulaması konusunda, Hükümet de Milli Eğitim Bakanlığı da bu konuda bir düzenleme yapmadı.

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 2008'deki toplu görüşmelerde
özellikle sözleşmeli personelle ilgili becayiş hakkı uygulaması konusunda mutabakata varıldığını hatırlatarak, Hükümet de Milli Eğitim Bakanlığı da bu konuda bir düzenleme yapmadı dedi.

Koncuk, konuyla ilgili ANKA'ya yaptığı değerlendirmede, 657 sayılı devlet memurları kanununun 73. maddesinde Aynı kurumun başka başka yerlerde bulunan aynı sınıftaki memurları, karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanmalarını isteyebilirler. Bu isteğin yerine getirilmesi atamaya yetkili amirlerince uygun bulunmasına bağlıdır hükmünün yer aldığını belirterek, şunları söyledi:

Becayiş hakkı, 2008 toplu görüşmelerinde mutabakata vardığımız konulardan biridir. Ancak 2010'da hala kullanamıyoruz. Hükümet de Milli Eğitim Bakanlığı da bu konuda bir düzenleme yapmadı. Hükümetin ilgili kurumlara talimat göndermesi lazım.
Sözleşmeli öğretmenler becayiş hakkını kullanamıyor. Biz, bütün memurlar için bunu talep ettik, özellikle de sözleşmelilerle ilgili gündeme getirdik, sözleşmelilerin atama ve yer değiştirmelerine yönelik bir yönetmelikleri yok. Yıllarca bulundukları yerde çalışmak zorunda kalıyorlar.

Koncuk ayrıca, kadrolu öğretmenlere eş durumundan il emrine tayin hakkı verilirken, sözleşmelilere bu hakkın da tanınmadığını belirtti.

-OSMANİYE ŞUBE'DEN BECAYİŞ KAMPANYASI-

Türk Eğitim Sen Osmaniye Şube Başkanı Ahmet Rasim Asker ise,
sağlık personeline zaman zaman becayiş hakkı tanındığını ancak öğretmenlere bu zamana kadar becayiş hakkı tanınmadığını söyledi. Asker, öğretmenlerin internet sitelerinde yer alan forumlara yazdıkları notlardan şu örnekleri verdi:
-Biz atandığımızda il emri hakkımız vardı. Bu nedenle evimizden ayrı yerleri yazdık. Bize bunu yapacaklarını nereden bilebiliriz. Yalan evliliklerin önüne geçmek için il emrini kaldırdılar ama suçluyu bulacaklarına suçsuzu cezalandırdılar.
-Benim oğlum 8 aylıkken anneme ve eşime bıraktım çünkü bulunduğum yerde bakıcı bulamadık ne yürümeye başladığını nede ilk diş çıkardığını göremedim. Tatillerde ise çocuğum beni tanımıyordu yanımda ağlıyordu.

-Eşim atandığında hamileydi. 2 yaşında oğlum var arada bin 200 kilometre olduğu için ortalama 2 ayda bir görüyorum. Hala baba diyemiyor. Kucağıma alınca sanki başkasının çocuğunu seviyormuşum gibi geliyor. Her vedalaşmada gizli gizli ağlamaktan yoruldum.
Asker, internet sitelerinde öğretmenlere becayiş hakkı için dilekçe kampanyası başlattıklarını da duyurdu.



YÖK'ten Kritik Açıklama...

YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada önemli ayrıntılara yer verildi.

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), Yabancı Uyruklu
Öğrenci Sınavı'nın (YÖS) son kez 2009-2010 eğitim-öğretim yılında 16 Mayıs 2010 tarihinde yapılacağı bildirildi.

YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, yükseköğretim kurumlarının yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin YÖK Genel Kurulunda alınan kararın kamuoyunda yanlış değerlendirmelere yol açtığı belirtilerek, tartışmaya konu olan hususlara ilişkin açıklama yapılmasına gerek duyulduğu ifade edildi.

YÖK Genel Kurulunun, 21 Ocak 2010 tarihli toplantısında, Türkiye'deki üniversitelerde okumak isteyen adaylara yönelik düzenlenen YÖS'ün kaldırılmasına, üniversitelerin yurt dışından öğrenci kabul edilecek kontenjanları, yöntemleri ve minimum puanları belirlemelerine karar verildiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Üniversitelerin bu ilkeler çerçevesinde belirleyecekleri yöntemlerden birisi olan YÖS, son kez 2009-2010 eğitim-öğretim yılında 16 Mayıs 2010 tarihinde yapılacaktır. Bu sınavın da aynı özzellikteki diğer üniversite giriş sınavlarında olduğu gibi geçerlilik süresi 2 yıl olacaktır.

2010-2011 öğretim yılında yükseköğretim kurumlarının yurt dışından kabul edilecek öğrenci kontenjanları ve kabul şartları üniversitelerin bu konudaki teklifleri dikkate alınarak hazırlanacak olan 'Yurt Dışından Öğrenci Kabul Edilecek Öğrenci Kılavuzu'nda yer alacak olup, ayrıca duyurulacaktır.''

Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Ayrıldı...

Gazi Üniversitesi bünyesinde bulunan Mühendislik Mimarlık Fakültesi ayrıldı.

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, Gazi Üniversitesi Senatosu tarafından 5 Ocak 2010 tarihinde Mühendislik Mimarlık Fakültesinin kapatılmasına, üniversiteye bağlı Mühendislik Fakültesi ve Mimarlık Fakültesi kurulmasına oy birliğiyle karar verildiği bildirildi.

Özel Eğitimin Payı Arttırılacak...

MEB Nimet Çubukçu, özel eğitim alanını milli eğitimin alternatifi değil, kardeşi, yakını, paydaşı olarak gördüğünü söyledi.

Türkiye Özel
Okullar Birliği tarafından ''Okulda Yenilenme'' konulu sempozyum, Antalya Sheraton Otel'de başladı.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, sorunların tartışılmasında ve çözüm arayışlarında bu tür platformların önemli açılımlar ve fırsatlar sunduğunu söyledi.

Özel okulların, eğitim sistemine çok yönlü katkı sağlayan kurumlar olduğunu ifade eden Çubukçu, ''Özel okullarımız da eğitim kalitesinin artırılmasında birçok yeniliğin eğitim sistemimize girmesinde ve yeni eğitim yaklaşımlarının eğitimimize kazandırılmasında öncü bir görev üstlenmektedir'' diye konuştu.

''Okulda yenilenme'' teması etrafında yapılacak tartışmaların çocuklara, gençlere daha çağdaş, daha yaratıcı, daha özgür eğitim ortamları oluşturma çabasına katkıda bulunacağını belirten Çubukçu, ''Okullarımızın çağın gerektirdiği eğitim ortamlarına kavuşması için yaptığımız çalışmalar sonucunda eğitimin fiziki alt yapısında çok önemli gelişmeler elde ettik. Büyük bir mutlulukla söyleyebiliriz ki özel ve resmi okulların tamamı birçok batı ülkesinde bulunmayan standartlara sahiptir'' dedi.

Çubukçu, resmi okullarda olumlu gelişmeler yaşanırken, özel okullarda da eğitimin kalitesini artırma yönünde kayda değer gelişmelerin sağlandığını vurgulayan Çubukçu, ''Bunları söylerken bu kıyaslamayı yapmayı doğru da bulmuyorum. Özel eğitimi milli eğitimin alternatifi değil, kardeşi, yakını, paydaşı olarak görüyorum. Özel okullar her yıl yapılan SBS ve ÖSS sınavlarında ulusal ve uluslararası bilim olimpiyatlarında, sosyal ve sportif yarışmalarda öne çıkmaktadır'' diye konuştu.
Özel okulların küresel ekonomik kriz ortamında öğrenci sayısını 25 bin artırarak, 419 bine çıkardığına dikkati çeken Çubukçu, bu başarının kendiliğinden olmadığını, önemli fedakarlıklar yapıldığını söyledi.

Özel okulların, eğitimin önemli bir parçası olduğunu dile getiren Çubukçu, özel okullardaki öğrenci sayısının artırılması için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.
Çubukçu, özel okulların eğitime verdiği desteğin devlete ciddi anlamda katkı sağladığını belirterek, özel okulların sadece okul yatırımı yapmada değil, eğitimdeki kaliteyi artırmada, iyi yetişmiş öğrenci profilini geliştirmede önemli rol oynadığını vurguladı.
Bakan Çubukçu, Milli Eğitim Bakanlığının 2010-2014 Stratejik Planı'na da değinerek, bu planda özel okulların eğitim sektörüne yatırım yapmaya teşvik edilmesinin, daha çok kişinin özel öğretim kurumlarından yararlanmasının sağlanmasına yer verildiğini kaydetti.

Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrencilerin oranının AB ülkeleri, Orta Doğu ve Doğu Bloku ülkelerinden çok geride olduğunu ifade eden Çubukçu, ''Strateji planımızda özel öğretimin genel eğitimimiz içindeki payını 2014 yılı sonuna kadar yüzde 2,76'dan yüzde 5'e çıkarmak bir alt hedef olarak belirlenmiştir'' diye konuştu.

Yeni mevzuat çalışmalarıyla özel okulların sorunlarının giderilmesine devam edildiğini anlatan Çubukçu, özel okulların sınavlarda veya bilim, kültür, sanat, spor gibi alanlarda başarılı olan öğrencilere karşılıksız burs imkanı sağlandığını anımsattı.
Çubukçu, Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi'nde de özel okulların lehine önemli değişiklikler yapılacağını duyurdu.

27 Ocak 2010 Çarşamba

Atanamayan 10 Bin Öğretmene Müjde...

MEB, şubat ayında ataması yapılamayacağı için sitem eden binlerce öğretmen adayının sesini duydu.

Ağustosta yapacağı atamanın 10 binini hazirana çekme kararı aldı. Böylece KPSS süresi temmuz ayında dolacak öğretmen adaylarının sıkıntısını hafifletti. Ancak karara şimdi de yeni mezun olacak adaylar tepki gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), şubat ayında yapmayacağını ilan ettiği öğretmen atamasını haziran ayına kaydırdı. Şubatta atama bekleyen öğretmen adaylarının yoğun tepkisini dikkate alan bakanlık, bu yıl bir kere ve ağustos ayında yapacağını duyurduğu öğretmen atamasının 10 binini haziran ayında yapacak. Böylece şubat ayında atama yapılacağını düşünerek aralıktaki atamalara başvurmayan ve Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süresi temmuz ayında dolacak olan öğretmen adaylarının mağduriyeti telafi edilecek. Her yıl şubat ayında atama yapıldığını dikkate alarak kendilerini ayarlayan öğretmen adayları aralık sonunda, 'şubat ayında atama yapılmayacağının' açıklanması üzerine bakanlığa tepki göstermişti. Genel anlamda yılda bir defa atama yapılmasına karşı olmayan öğretmen adayları, ancak açıklamanın geç yapılması nedeniyle bu şubat ayında 'verilmiş bir hakkın alınmaması için' son bir kez atama yapılmasını istiyordu. Bakanlık ise 'eğitim öğretimin aksamaması' için 2010 yılı Şubat ayında atama yapılmayacağını, atamaların artık bir kez ve ağustos ayında gerçekleştirileceğini duyurmuştu. Bu kez de yeni mezunlar tepkili Haziran ayı sonunda yapılacak atamalar için başvurular yine haziran ayında alınacak. Yüksek puanlı adayların geçen seneki atamalarda görevlerine başlamış olmaları nedeniyle haziranda yapılacak atamada puanlar önemli oranda düşecek. Bu duruma ise bu sene mezun olacak öğretmen adayları tepkili. Temmuz ayında yapılacak KPSS'ye hazırlandıklarını ve yeni mezun olacaklarını dile getiren adaylar, "Öğretmen ataması bir kez ve ağustos ayında yapılmalı. Puanı yüksek olan da atanmalı. Birkaç kez atama yapılınca puanı çok düşük olanlar çok iyi yerlere atanıyor. Ayrıca eğitim öğretim devam ederken yeni atama yapılması tüm eğitimi aksatıyor. Haziranda yapılacak atamanın kadrosu bizim hakkımız. Girsinler sınava puanları yetiyorsa onlar atansın." dedi. 2010'da 40 bin öğretmen atanacağının ilan edilmesine rağmen mevcut rakamlar bu rakam için yeni kanun çıkarılmasını gerektiriyor. Bütçe Kanunu'na göre 2010'da devlete toplam 21 bin memur kadrosu verildi. Milli Eğitim ise 21 bin toplam kadronun 20 binine talip oldu. Ancak her yıl toplam kadronun yarısının Milli Eğitim'e verildiği, kalanının ise tüm kamu kurumlarına paylaştırıldığı dikkate alındığında bu yıl MEB'e 21 bin kadronun 10 bininin verilmesi bekleniyor. Bu arada her yıl 17-18 bin civarında öğretmen emekli olurken geçen sene bu sayı 10 binde kaldı. Bu durum bakanlığa 5 bin kadro sağladı. Böylece MEB'in 2010 yılında yapabileceği atama sayısı 15 bin civarında olacak.

ODTÜ'te Yolsuzluk...

Prof. Ural Akbulut'un, ODTÜ'deki rektörlüğü döneminde usulsüz uygulamalara imza attığı ortaya çıktı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Ural Akbul'un görevli olduğu 2007 yılı hesaplarını mercek altına alan Sayıştay denetçileri yapılan yolsuzlukları tek tek tespit etti. Üniversitede milyonlarca liralık usulsüz harcama yapıldığı belirlenirken, birçok yasadışı uygulamanın da gerçekleştirildiği anlaşıldı. Akbulut hakkında yasal işlem yapılması için YÖK'e yazı yazıldı. Kamu zarara uğratıldı Denetçilerin raporunda Akbulut'a yönelik çok sayıda suçlamaya yer verildi. Mevzuatta yeri olmadığı halde bir profesörü rektör danışmanı olarak atayan Akbulut'un yine yasalara aykırı olarak birçok firmadan doğrudan temin yöntemi ile alımlar gerçekleştirdiği kaydedildi. İncelenen 2007 hesaplarında personel maaşlarının İş Bankası'ndan ödenmesi karşılığında yapılan protokolden alınması gerekli olan vergilerin Maliye'ye yatırılmadığı tespit edilirken, bütçe kanunlarına aykırı olarak Maliye Bakanlığı'nın izni olmadan Uluslararası kuruluşlara üye olunduğu belirlendi. Üniversiteye ait spor tesislerinin bedelsiz olarak çeşitli kişilere kullandırıldığı öğrenilirken, ödenen bedellerin de Kamu Sosyal Tesis Tebliği'ne aykırı olarak belirlenmesi sonucu kamunun zarara uğratıldığı raporda belirtildi. Yine Akbulut'un emri doğrultusunda Üniversite lojmanlarının bir kısmının belli kişilere misafirhane olarak verildiği ve bu konutlarda üniversitenin demirbaşının da kullanıldığı saptandı. Üniversiteye ait çarşıda yer alan büroların kira bedellerinden KDV tahsilatı yapılmayarak 866 bin TL hazinenin zarara uğratıldığına dikkat çekilen raporda, üniversite arazilerinde mevzuatta yeri olmadığı halde ODTÜ Geliştirme Vakfı Şirketi olan EBİ A.Ş'ye yap-işlet-devret modeli ile çarşı, yurt, lojman yaptırıldığı suçlamasına yer verildi. Olmayan bölüme atama yapıldı ODTÜ Geliştirme Vakfına yasalara aykırı olarak bedelsiz, kayıtsız ve şartsız olarak 400 hektar arazi tahsisinin yaptırıldığının da aktarılan raporda, Akbulut dönemine ait şu usulsüzlüklere de yer verildi: ** Üniversite bünyesinde bulunmayan bölümlerin araştırma görevlisi kadrolarına sınavsız atama yapıldı. ** Ataması yapılan araştırma görevlilerinin yüksekokul yerine Rektörlük emrinde uzman olarak çalıştırıldı. ** Araştırma görevlisi kadrolarına dil şartı tutmayanlar atandı. l Araştırma görevlisi kadrosunda bulunanlar Yurt Müdürlüğü kadrolarına atandı. ** Yıllık 500 bin TL değerindeki tenis kortlarının gelirleri ODTÜ Spor Kulübü Derneğine aktarılırken giderleri ise üniversite bütçesinden karşılandı. ** Anaokulu gelirlerinin 87 bin TL değerindeki kısmı Yuva Anaokulu Okul Aile Birliği hesabına aktarıldı.

YÖNVER'le Yeni Sınav Sistemi Anlatılacak...

YÖNVER Projesi kapsamında yönetici, öğretmen ve öğrencilere yenilenen sınav sistemi anlatılacak.

İstanbul Kültür Üniversitesi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde yürütülecek YÖNVER Projesi kapsamında, İstanbul'daki orta öğretim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmen ile öğrencilere yenilenen üniversiteye giriş sınav sistemi anlatılacak. Şubat ayında hayata geçirilecek projenin protokolü, İstanbul Kültür Üniversitesinde Rektör Prof. Dr. Dursun Koçer ile İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız tarafından imzalandı. Üniversitelerle işbirliğine büyük önem verdiklerini kaydeden Yıldız, Yeni Öğrenci Seçme Yerleştirme Sisteminde Oyunun Kuralları 2010 (YÖNVER) Projesi eğitim camiası adına büyük yarar sağlayacağını kaydetti. Prof. Dr. Koçer ise üniversiteye giriş sınavlarının lise eğitiminde öğrencilerin başarısının göstergesi olduğunu belirtti. Proje kapsamında kent genelindeki orta öğretim kurumlarındaki yönetici, öğretmen ve öğrencilere ÖSS performansları konusunda detaylı bilgilerin verileceğini anlatan Prof. Dr. Koçer, ayrıca yeni sınav sistemine yönelik bilgilendirme konferanslarının da gerçekleştirileceğini kaydetti. PROJE HAKKINDA YÖNVER projesi, İstanbul'daki orta öğretim kurumları müdürlerine, bu kurumlarda görev yapan rehber öğretmenlere ve öğrencilere 2010'da uygulanacak yeni Öğrenci Seçme Yerleştirme Sistemini tanıtmayı, öğrencilerin üniversite ve meslek tercihleri konusunda güncel bilgiler edinmelerini sağlamayı amaçlıyor. 2009-2010 eğitim öğretim yılında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge birimi ve İstanbul Kültür Üniversitesi Ar-Ge Merkezi işbirliğinde gerçekleştirilecek projede, bilgilendirme konferansları, fikir ve önerilerin internet üzerinden paylaşılarak tartışıldığı e-platform ile 2009 yılı ÖSS performanslarının istatistiki olarak değerlendirildiği kitapçıkların yayın ve dağıtım projesinden oluşuyor.