18 Ocak 2010 Pazartesi

Liselilerin Kavgası Sokağa Taştı...

İstanbul Samandıra'da lise öğrencileri okul içinde meydana gelen tartışmayı dışarı taşıdı.
Samandıra Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri iddiaya göre okul içinde omuz atma yüzünden tartıştı. İki öğrenciyi okul çıkışında sıkıştıran onlarca öğrenci tekme tokat dövmeye başladılar. Öfkeli öğrencilerin uzun süre dövdüğü iki öğrenci kaçmaya çalışırken yardımlarına zabıta ekipleri yetişti. Dayak nedeniyle biri ağır şekilde yaralanan iki öğrenci Samandıra Belediyesi Ek Hizmet Binasına sokularak öfkeli öğrenci grubunun elinden kurtarıldı. Saldırgan öğrenciler basın mensuplarının da çekim yapmasını engellemeye çalıştılar. Olaydan sonra ek hizmet binasına gelen polis ekipleri saldırgan öğrencileri yakalamak için çalışma başlattı. Bazı öğrenciler kavgaya dışarıdan gelen öğrenci olmayan kişilerinde karıştığını ileri sürdüler.

TDK'dan Türkçe Sözlük...

TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, "Türkçe'nin yüz akı olacak Büyük Türkçe Sözlük basım aşamasına geldi.

Prof. Dr. Akalın, Çukurova Kitap Fuarı'na katılmak üzere geldiği Adana'da,yaptığı açıklamada, sanal ortamda kurumun internet sitesinde kullanıma sundukları Büyük Türkçe Sözlük'ün kitaplaştırma çalışmalarının son aşamaya geldiğini bildirdi. Sözlükte, Tük diline ait 570 bin sözcüğün yer aldığını, bu sözlükte bilim ve sanat terimleri, kişi ve yer adları, yöresel ağızlara da yer verildiğini ifade eden Akalın, ''Türkçe'nin yüz akı olacak büyük Türkçe Sözlük basım aşamasına geldi. A4 kağıtlarına basıldığında 27 bin sayfa yaptı, üst üste konulduğunda benim boyumu geçti. Basıldığında 5 bin sayfa, 8 kilogram ağırlığında olacak bu sözlük rahle (üzerinde kitap okunan, yazı yazılan, bazıları açılıp kapanabilen alçak, küçük masa) üzerinde durabilecek'' dedi. TÜRKÇE ÇEKİM MERKEZİ OLUYOR 2005'te yapılan bir araştırma sonucuna göre, dünyada 6 bin 912 dilin bulunduğunu, ancak Türkçe'nin bu diller arasında en güçlü olanlar arasında yer aldığını bildirdi. Akalın, "Türkçe için Türk Dil Kurumu Başkanı olarak söylüyorum bu yüzyılda da önümüzdeki bin yılda da yok olma tehlikesi söz konusu değil" dedi. TDK Başkanı Prof. Dr. Akalın, yok olma bir yana Türkçe'nin bugün en güçlü dönemini yaşadığını, Türkiye'nin bölgesinde güçlü bir ülke olmasıyla birlikte Türkçe'nin çekim merkezi haline gelmeye başladığını vurgulayarak, şöyle devam etti: ''Bugün dünyada, en az bir ortaöğretim kurumunda Türkçe'nin öğretildiği 87 ülke var. 46 ülkede özel kurslarda Türkiye Türkçesi öğretiliyor. 9 ülkede Türkçe öğretim yapan üniversite var. 28 ülkede de Türkoloji bölümü, enstitüsü ya da merkezi bulunuyor. Dünyanın dört bir köşesinde radyolar, televizyonlarımız dinlenebiliyor, izlenebiliyor. Bu yönleriyle baktığımızda, Türkçe'nin asla yok olması gibi, kaybolması gibi bir durum söz konusu değil. Türkçe köklü bir dil. Yeryüzünde 6.912 dil var. Bunlar içerisinde çok azı Çin'ce gibi Arapça gibi İbranice ve Türkçe gibi tarihin derinliklerine kadar uzanabiliyor.''

Yükseköğretimde Suriye İle İşbirliği...

Suriye ile diplomatik, siyasal ve ekonomik alanlarda gelişen ilişkilere eğitim de eklendi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Suriye ile yükseköğretimde öğretim elemanı ve öğrenci değişiminin yanında ortak lisans ve lisansüstü programların açılacağını duyurdu. Yapılan yazılı açıklamaya göre, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında aralarında rektörlerin de bulunduğu heyet, Suriye'de yükseköğretim alanında önemli işbirliği adımları attı. Suriye Yükseköğretim Bakanı Ghias Barakat'ın daveti üzerine Lazkiye'de gerçekleşen ziyarette; lisans ve lisansüstü programlarda müşterek çalışmalar yürütülmesi, öğrenci ve öğretim üyesi değişimi, Halep Üniversitesi'ndeki Türk edebiyatı bölümünün diğer üniversitelerde de yaygınlaştırılması kararlaştırıldı. Türk üniversiteleri ile Şam, Halep, Teşrin, El-Bas ve El-Furat üniversiteleri arasında işbirliği yapıldı. Suriye'nin Türkiye'ye devlet bursuyla öğrenci göndermesine karar verildi.

Sınav Başvurular Bugün Başladı...

Üniversiteye girişte bu yıl ilk kez uygulanacak yeni sınav sisteminin 1. aşaması olan YGS başvuruları başladı.
2010 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'ne (ÖSYS) başvurular 12 Şubat'ta sona erecek. 2010-2011 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve önlisans (sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek veya yurtdışında öğrenim görmek isteyen adayların 2010-ÖSYS'ye müracaat etmeleri gerekiyor. Okul müdürlükleri, ÖSYM Sınav Merkezi yöneticilikleri ve ÖSYM büroları, başvuru merkezi olarak görev yapacak. Adaylar başvuru merkezlerinden, içinde Aday Bilgi Formu da bulunan 2010-ÖSYS Kılavuzu'nu 2 TL'ye alacak. YGS ücreti olarak 35 TL, sadece sınavsız geçiş başvurusu için 10 TL ödenecek. Başvuru merkezine giderken 2010-Aday Bilgi Formu, fotoğraflı ve onaylı kimlik belgesi, banka dekontu ile ortaöğretim diplomasının (mezunlar için) bulundurulması gerekiyor. Başvuru sırasında formdaki 'İnternet üzerinden işlem yapmak istemiyorum' seçeneğini işaretleyen adaylar, sınav sonuçlarını internetten öğrenemeyecekler ve ayrıca internet üzerinden bazı işlemleri yapamayacak.

15 Ocak 2010 Cuma

Öğretim Üyelerinden Yumruklu Kavga...

Sakarya Üniversitesi'nde (SAÜ) iki öğretim üyesi arasında yumruk yumruğa kavga yaşandı.
Öğrencilerin gözü önünde Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Poyraz ile Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zafer Danış, yumruk yumruğa kavga etti. Öğretim üyeleri birbirlerinden şikâyetçi oldu. Olay, SAÜ'nün Sosyal Hizmet Bölümü'nde 5 Ocak 2010 tarihinde meydana geldi. Zafer Danış, aynı bölümde öğretim üyeliği yapan Yrd. Doç. Dr. Kazım Yıldırım'ın öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında ayrım yaptığını ve herkesi 'Şucu-bucu' diye damgaladığını ifade etti. Olayın bu sebeple patlak verdiğini iddia eden Danış, 5 Ocak tarihinde yaşanan kavgalı şöyle anlattı: "Bir gurup öğrenci ile odasında otururken Kazım Yıldırım sert bir şekilde odama girdi. Öğrencileri odamda görünce sinirlendi. Ben de 'Buyurun oturun hocam' dedim. Öğrencilere bağırdı, ancak oturmadı ve koridora çıkarak 'Öğrencileri kullanma' diye bağırıp çağırmaya başladı. Yıldırım'ın eşi Yrd. Doç. Dr. Neşide Yıldırım da bizim bölümümüzün başkanı. Ben Neşide Hanım'a gidip olayı anlatmak, rahatsızlığımı dile getirmek istedim. Kazım Yıldırım, eşinin odasına girerek kapıyı kilitledi. Bölüm başkanı olan eşiyle görüşmemi engelledi. Ben de bu odanın bölüm başkanına ait olduğunu, böyle kilitleyemeyeceğini söyledim. Kapının kolunu tutarak açmalarını istedim. Kapı açılmadı. Ben odama döndüm. Öğrencilerle bir saati aşkın konuştum. Daha sonra odamdan çıktığımda koridorda Prof. Dr. Hakan Poyraz Bey'i gördüm. Konuyu paylaşayım diye yanına gittim. Onunla da sözlü bir tartışma yaşadık. Hakan Bey sonra da bana yumruk attı. Ben kafamı çekince elimdeki dizüstü bilgisayar, dosyalarım ve gözlüğüm yere düştü. Ben de kendimi savundum, birkaç yumruk attım. Daha sonra bizi ayırdılar. Ertesi gün rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Durman ve Genel Sekreter Zafer Demir Hakan Bey'e geçmiş olsuna geldiler. Beni o dönemde arayan soran olmadı. Bu istenmeyen olayı benim ağzımdan kimse dinlemedi. En nihayetinde silahlı saldırı girişimini rektör beyin sekreterine ilettim. Ardından beni geçmiş olsun diyerek aradı. " SİLAHLI SALDIRI GİRİŞİMİ İDDİASI Olaydan üç gün sonra 8 Ocak Cuma günü, öğle vakti Serdivan'da bulunan evinden çıktığını ve yan binanın yanında siyah giyimli iki kişi gördüğünü dile getiren Danış, kendisine silah doğrultulduğunu iddia etti. Danış "Önce bunları inşaat için geldiklerini düşündüm. Ardından bana doğru gelmeye başladılar. Biri silah çekti ve mermiyi namlunun ağzına verdi. Hocalarımıza kimse yamuk yapamaz diye bağırıyordu. Eşim bu arada bizi görmüş, kapıyı açmış. Ben de hemen kendimi 'Hanım beni öldürüyorlar' diye bağırmaya başladım ve kendimi içeriye zor attım. Sonra bu şahıslar kaçmaya başladı. Ancak evin yanında bulunan şantiyede bir görevli aracın plakasını almış. Hemen polisi aradım. Olay polise intikal etti. Eşkâli verdim. 3 saat sonra araç ve içindeki iki kişi yakalandı. Emniyette ifadeleri alındı. Daha sonra serbest bırakıldı. Bu kişilerden birisi ülkü ocaklarında görevliymiş. Aracın da kiralandığı ortaya çıktı. Araç Sakarya Ülkü Ocakları Başkanı İsmail Zafer Tanrıverdi adına kiralanmış." diye konuştu. Kendisi hakkında bir linç kampanyası başlatıldığını ileri süren Danış "Benim ve ailemin can güvenliğinden endişe ediyorum." şeklinde konuştu. İDDİALARI YALANLADILAR SAÜ sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kazım Yıldırım, Danış'ın iddialarını reddetti. Yıldırım, "Zafer Bey bölümümüze bu dönem doçent olarak atandı. Bölümümüze intikal ettiğinden beri ortalığı birbirine katmıştır. Söylediği iddiaların hiç birisi doğru değildir. Konu adli mercilere intikal etmiştir. Adli merciler meseleyi çözecektir. Kendisinden şikâyetçiyim." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Hakan Poyraz ise tartışmayı ayırdıktan bir saat sonra Danış'ın kendisine gelerek şahitlik yapmaması konusunda uyardığını ve kendisine saldırdığını iddia etti. Sakarya Ülkü Ocakları Başkanı SAÜ Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsmail Zafer Tanrıverdi ise iddiaları reddederek kiralanan araçla bir ilgisi olmadığını, ülkücü camianın bu olaylarla yıpratılmaya çalışıldığını söyledi. REKTÖRLÜK: DİSİPLİN SORUŞTURMASI BAŞLATILDI SAÜ Rektörlüğü olayla ilgili disiplin soruşturması başlatıldığını açıkladı. Rektörlükten yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: "5 Ocak 2010 tarihinde saat 18.15 sıralarında Fen Edebiyat Fakültesi Ek Binasında Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Poyraz ile Sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Zafer Danış arasında tartışma ile başlayan üzüntü verici bir olay yaşanmıştır. Olayın haber alınması üzerine ilgili emniyet güçlerine haber verilmiş ve olay adli makamlara intikal ettirilmiştir. Olayla ilgili Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığımızca disiplin soruşturması başlatılmış olup, benzer bir üzücü olayın tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirler alınmıştır."

14 Ocak 2010 Perşembe

YÖK Başkanının Rektörlerden İsteği...

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan rektörlerden, üniversiteleri karıştırmayı planlayanlara kesinlikle müsaade etmemelerini istedi.

Üniversitelerin özgür ve rahat bir şekilde eğitim yapmasının önemine değinen Özcan, rektörleri zorunlu hallerde emniyetle işbirliği yaparak her türlü tedbiri almaları yönünde uyardı. YÖK Başkanı Özcan, yeni kurulan üniversitelerle birlikte Doğu ve Güneydoğu'daki 32 üniversitenin sorunlarını Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde dinledi. İki günlük toplantıda üniversiteler, kontenjan artışının oluşturduğu güçlükler, idari ve akademik personel azlığı, kapasite arttığı için yaşayan yurt sorunu, bölüm açılmasının kolaylaştırılması ve üniversite güvenliği konusunda sıkıntılarını iletti. Toplantıda rektörler üniversitelerin karıştırılmak istendiğini dile getirirken, özellikle terör olaylarından dert yandı. Diyarbakır ve Batman üniversiteleri bu sorunları yaşayanların başında gelirken YÖK Başkanı Özcan, rektörlerden üniversitelerin karıştırılmaması için emniyetle işbirliği yapabileceklerini kaydetti. Özcan, "Üniversitelerin güvenli olması, buralarda rahat ve özgür bir şekilde eğitimin yapılması çok önemli. Her türlü önlemi alın. Biz arkanızdayız." dedi. Özcan, "Terör olayları ve şehirdeki çalkantılı hayat üniversiteyi de etkiliyor. Üniversitenin içine birileri geliyor, karıştırmak ve propagandasını yapmak istiyor. Buna izin verilemez." diye konuştu. Türkiye'nin önde gelen üniversiteleri arasından 'mükemmeliyet merkezi' seçmek istediklerini, bu merkezlere de 'ulusal araştırma merkezleri' kurmayı düşündüklerini anlatan YÖK Başkanı, şöyle devam etti: "En iyi üniversitelerden 3-5 tanesini mükemmeliyet merkezi seçmeyi ve buralara daha fazla kaynak aktarmayı planlıyoruz. Her üniversitede küçük küçük araştırma merkezleri yerine daha çok bu üniversitelere ulusal araştırma merkezi kuracağız. Bu merkezler diğer üniversitelerin hatta özel sektörün kullanımına da açık olacak. Dünyadaki teknolojiyi buraya getirir, dünya çapında araştırmalar yapılmasını sağlayabiliriz." Bu yıl bütçeleri önemli oranda arttığı için maddi açıdan çok fazla sıkıntı duymayan üniversiteler, bütçenin öğrenci sayısı gibi belli kriterlere göre verilmesini istedi. Rektörlere destek veren YÖK Başkanı da, "Yeni kurulan üniversitelerin bütçeleri ciddi oranda arttı. YÖK olarak biz de ayrıca Anadolu Üniversitesi'nden aldığımız paradan katkı yapacağız. Ancak üniversite bütçelerinin anlaşılır şekilde, öğrenci sayısına, yatırımına, araştırmasına bakılarak belli parametrelere göre belirlenmesi gerekir. Önümüzdeki yılın bütçelerinin belirlenmesinde uygulanacak kriterlerle ilgili bir çalışma başlattık." dedi. Öte yandan bütçe kanunu ile üniversitelere tahsis edilen 7 bin öğretim elemanının 2 bini öncelikle yeni kurulan üniversitelerin araştırma görevlisi ihtiyacı için kullanılacak. Bu kadronun üniversitelere nasıl dağıtılacağı kurulacak bir komisyon aracılığıyla tespit edilecek.

6 İlde Özel Üniversite Yurdu Yok...

Türkiye'de 151 bin 811 yatak kapasitesine sahip bin 379 özel yükseköğretim kurumu yurdunda, 81 bin 760 öğrenci barınıyor.

6 ilde ise özel üniversite yurdu bulunmuyor. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yükseköğretim yurtlarına ilişkin soru önergesini cevapladı. Çubukçu'nun verdiği bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, Bingöl, Hakkari, Mardin, Tunceli, Şırnak ve Iğdır'ın dışındaki tüm illerde bin 379 özel yükseköğretim kurumu öğrenci yurdu bulunuyor. İstanbul, 132 özel yurt ile birinci sırada yer alırken, bunu 117 yurt ile Ankara, 85 ile Konya, 75 ile İzmir, 63 ile Sakarya, 58 ile Çanakkale ve 53 yurtla Kocaeli izliyor. Türkiye genelinde bulunan özel yükseköğretim kurumlarında 81 bin 760 öğrenci barınırken, 70 bin 51 yatak kapasitesi ise boş duruyor.