19 Mart 2010 Cuma

1 Puanlık Fark Binlerce Sıra Değiştiriyor

Yüksek Öğretim Kurulu katsayı farkının daha fazla açılmasının ciddi sorunlar doğurabileceğini ve kontenjanların boş kalmasına sebep olacağını belirtti.


Danıştay'ın daha önceki katsayı kararlarına geçit vermemesi üzerine katsayı farkını 15 puana çıkaran Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yeni düzenlemesinin gerekçesini açıkladı. YÖK, 0,12 ve 0,15 olarak belirlenen son katsayıları, 'farklı alana yönelmek isteyen öğrencilerin geleceğini belirleme hakkını kullanmalarını imkansızlaştıran değil, yargı kararları doğrultusunda oldukça zorlaştırıcı etki yapan bir oran' olarak nitelendirdi. Söz konusu oranın, yeni sistemin bütünlüğünü bozmayacak ölçme ve değerlendirme ilkelerine uygun maksimum oran olduğunu belirtti. Sınavda 1 puanlık farkın bile binlerce öğrencinin sıralamasını değiştirdiğine dikkat çeken Kurul, katsayı farkının daha fazla açılmasının ise ciddi sorunlar oluşturacağını ve kontenjanların boş kalmasına sebep olacağını vurguladı.
Üniversite sınavında alanı içinde bir bölüm seçenlerin Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) 0,15, alanı dışında tercih edenlerin ise 0,12 katsayı ile çarpılması kararı alan YÖK, gerekçesinde, getirilen 0,03 puanlık katsayı farkı ile AOBP'si en düşük olan öğrenciler arasında alan farkından dolayı 3 puan, AOBP'si en yüksek olan öğrenciler arasında ise alan farkından dolayı 15 puanlık bir fark doğduğuna dikkat çekti. Yığılmanın AOBP'si 70-100 arasında olan öğrencilerde olduğunu vurgulayarak, uygulamada bu farkın 8-15 puan aralığında olacağını kaydetti. Gerekçede, artırılan katsayı farkının öğrenciler arasında büyük puan farkına yol açacağı şöyle açıklandı: "Bölüm kontenjanlarının ortalama 40-100 arasında olduğu düşünüldüğünde, yerleştirme puanında meydana gelen 15 puan, çok ciddi bir farklılık doğurmaktadır. 15 puanlık farkın, 2009 için yerleştirme sırasını SAY-2 puan türünde 17 bin 381 ile 70 bin 694 arasında (Bu puan türünde lisans programlarına yerleşen tüm öğrencilerin sayısı 121 bin 815), SÖZ-2'de 4 bin 994 ile 85 bin 64 arasında (Bu puan türünde lisans programlarına yerleşen tüm öğrencilerin sayısı 36 bin 689), EA-2'de 15 bin 907 ile 122 bin 241 arasında (Bu puan türünde lisans programlarına yerleşen tüm öğrencilerin sayısı 91 bin 978) değiştiği görülmektedir." YÖK, meslek liseleri ile Anadolu öğretmen liselerinin kendi alanlarındaki programları tercih ederken alacakları ek puanı da 30 puana yükseltti. Öğretmenlik liselerinin eğitim fakültelerine, imam-hatiplerin ilahiyata, motor bölümü öğrencisinin ise motor öğretmenliğine giderken AOBP'si 0,15 katsayıya ilave olarak 0,06 ile çarpılacak. Yasa gereği uygulanan bu sistemle meslek liseleri ve öğretmen liselerine ortaöğretim başarı puanına bağlı olarak 6-30 ilave puan verilecek. (Zaman)

KPSS'de Nasıl Başarılı Olunur?

Devlet garantisi altında çalışmak isteyenler için aşılması gereken sınav: KPSS. KPSS nasıl bir sınavdır ve başarılı olmak için neler yapılmalı?
Ekonomik kriz özel sektörü istihdam daraltmaya iterken, devlet garantisi altında çalışmanın cazibesi yükseliyor. Ancak bu yolda da aşılması gereken bir sınav var: KPSS. Peki KPSS nasıl bir sınav, başarılı olmak için neler yapılmalı? Murat Eğitim Kurumları KPSS Türkiye Genel Koordinatörü Levent Karaylı yanıtladı. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik krizlerle beraber üretimin azalması, özel kurumların tedbirler ve çözümler geliştirmelerine neden oluyor. Bu tedbirlerin başında da istihdamı azaltma arayışları geliyor. Sık yaşanan bu dalgalanmalar ise herhangi bir devlet kurumunda resmi olarak çalışma ve devlet garantisi altında olmanın cazibesini artırıyor. Bir devlet kurumunda görev almak için de temel şart Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) katılmak ve başarılı olmak. Bu sınavın aynı eğitim düzeyindeki herkese, aynı koşullarda uygulanması, adayların da yoğun ilgi göstermesine neden oluyor. Çünkü arzulanan kadrolar her adaya eşit uzaklıkta. Yapılacak tek şey KPSS'de başarılı olmakBu durumun farkında olan adaylar, artık ÖSS'de olduğu gibi, KPSS için de hazırlıklara sınav tarihinden çok önce başlıyor. KPSS'de başarılı olabilmek amacıyla şartları uygun olanlar kurslara katılıyor, bu olanağı bulamayanlar ise farklı kurumların yayınladıkları basılı kaynaklarla sınava hazırlanıyor. KPSS bu yıl lisans mezunları için 10-11 Temmuz'da, lise ve ön lisans mezunları için 26 Eylül'de yapılacak. KPSS nasıl bir sınav, başarılı olmak için neler yapılmalı? Biz sorduk; Murat Eğitim Kurumları KPSS Türkiye Genel Koordinatörü Levent Karaylı cevapladı: KPSS nedir? Devlet kurumlarına atanacak tüm personel bu sınavla belirleniyor. Sınav her yıl ÖSYM tarafından yapılıyor. Tüm eğitim kademeleri için ayrı bir sınav mı yapılıyor? KPSS-Lisans, KPSS-Lise/Önlisans olmak üzere iki sınav bulunuyor. KPSS-Lisans'a dört ve daha fazla yıllık yükseköğretim programlarından mezun olanlar ile mezun olabilecek durumda olan adaylar giriyor. KPSS-Lise/Önlisans'a ise lise ve önlisanstan mezun ve mezun olabilecek durumdaki adaylar katılıyor. İlköğretim mezunları katılamıyor KPSS-A ve KPSS-B kadrolar neler? KPSS-A Grubu kadrolar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müfettiş, müfettiş yardımcılığı, uzman, uzman yardımcılığı, denetmen, denetmen yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı aday meslek memurluğu, kaymakam adaylığı gibi kadrolar. Ayrıca öğretmen adayları da bu kadrolarda kabul ediliyor. A Grubu kadrolar için her yıl KPSS düzenleniyor. KPSS-B Grubu kadrolar, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ekli listelerinde yer alan, genel ve katma bütçeli kurumlarla bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, il özel idareleri ve belediyeler ve bunların kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ilk defa kamu hizmeti ve görevlerine atama yapılacak kadro ve görevlere atanacaklar için. Başka bir deyişle, B grubu kadrolar, A grubu kadrolar dışında atanacak personel için. B grubu kadrolar için iki yılda bir KPSS düzenleniyor. İlköğretim mezunları sınava girebilir mi? İlköğretim mezunları KPSS'ye katılamaz. A grubu kadrolar için dört yıllık üniversite/fakülte mezunları, B grubu kadrolar için ise dört yıllık üniversite/fakülte mezunları, ortaöğretim ve önlisans mezunları KPSS'ye katılabilir. KPSS-A grubu kadrolarda yaş sınırı var mı? Genel olarak kurum/kuruluşlar yaş sınırlamalarını kendi yönetmelik ve tüzüklerine göre belirliyor. Kadrolar ne zaman açıklanıyor? KPSS'ye katılan adaylar, elde ettikleri puanları iki yıl boyunca kullanabiliyor. Kamu kurum ve kuruluşları gerek duyduğunda basın ve internet yoluyla ne zaman ve ne kadar personel almak istediğini ilan eder. Bu personel alımlarının kesin, belirli tarihleri yok. Yabancı dil testini tüm adayların çözmesi gerekiyor mu? Tüm adayların çözmesi gerekmiyor. Ancak yabancı dilin etkilediği puan türlerinin sonuçlarının adaylara gelebilmesi için, doğru/yanlış olması önemli olmadan en az bir soruya yanıt vermiş olmaları gerekir. Bu durum tüm dersler için geçerli. Ayrıca bazı kurumlar kendi sınav şartlarında yabancı dilden belirli soru sayısının (Örneğin 60 yabancı dil sorusundan 42'sinin doğru yanıtlanması gibi) doğru yanıtlanmasını da isteyebilir. Akademik kariyer yolunda ALES var Yükseköğretim kurumlarında öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim öğretim planlamacısı kadrolarına atamalarda, lisansüstü eğitime girişte ve yurtdışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların seçiminde ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) puanları kullanılıyor. ALES'e bir lisans programından mezun olabilecek durumda bulunanlar, lisans programını bitirenler ile denklik belgesi almış olmak kaydıyla yurtdışında lisans eğitimi almış olanlar başvurabiliyor. Yılda iki kez ilkbahar ve sonbahar döneminde yapılan sınavda, sayısal ve sözel bölümden oluşan test uygulanıyor. Sınavda toplam 160 soru için 180 dakika veriliyor. Sayısal bölüm, sayısal ve mantıksal akıl yürütme, sözel bölüm ise sözel akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşuyor. 70 puan barajı Yükseköğretim kurumlarında öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen atanabilmek için alanındaki puan türünde yüz üzerinden 70 puan alan adaylar başarılı sayılıyor. Yükseköğretim kurumlarının lisansüstü eğitim programlarına başvuracak adayların, ilgili puan türünde (sayısal, sözel veya eşit ağırlık) en az 55 (lisans diplomasıyla doktora veya sanat yeterlilik programına başvuracaklar için en az 70) puan almaları gerekiyor. Her iki durumda da alınan ALES puanları doğrudan atama veya lisansüstü eğitime başlama hakkı tanımıyor. ALES'ten yeterli puan alan adaylar, yalnızca ilgili sınavlara katılma hakkı kazanıyor. Ayrıca, güzel sanatlar fakülteleri ile konservatuvarlara alınacak yüksek lisans, sanatta yeterlik ve doktora öğrencilerinden ALES'e girme koşulu aranmıyor. Atamalar nasıl yapılıyor? Yerleştirmede ne esas alınıyor? A grubu atamalar için, ilgili kurum ve kuruluşlar belirli KPSS puanlarına göre, kendileri de bir sınav ve devamında mülakat düzenleyip, başarılı olanların atamalarını gerçekleştirir. Örneğin İçişleri Bakanlığı, kaymakam alımları için, KPSSP 37 puan türünü baz alarak ilan verir. Bakanlık bu puan türünden belli bir puan üstünde alanlara (örneğin 85 ve üzeri gibi...) sınav düzenlediğini duyurur. Belirtilen tarihlerde şartları uyan adaylar başvurularını yapar. Bakanlığın ÖSYM ile yaptığı sınavdan başarılı olan adaylar, mülakat sınavına davet edilir. Mülakat sınavında da başarılı olanların atamaları yapılır. Bu işleyiş tüm A grubu kadrolar için aynıdır. B grubu kadrolar için de belirtilen yıllarda elde edilen KPSS puanı iki yıl boyunca kullanılır. Açılan kadrolar için adaylar, tercih yoluyla başvurularını yapar. İlgili kadrolar için yapılan başvurulardan en yüksek puandan itibaren atamalar doğrudan yapılır. Herhangi bir başka sınav ya da mülakat gerçekleştirilmez. Düşük puanlı adaylar da yerleşebiliyor mu? A Grubu kadrolarda düşük puanlı adayların yerleşme olanağı kesinlikle yok. Çünkü kurum/kuruluş kendi düzenleyeceği sınava KPSS'de belli bir puanın üstünde alan adayları çağırır. Bu nedenle düşük puan alanlar bu sınava katılamayacağı için atamalarının da olması mümkün değil. B Grubu kadrolarda düşük puanlı bir adayın ataması olabilir. Çünkü açıklanan kadrolar için şartları uyan her aday KPSS puanının ne olduğu önemli olmaksızın başvuruda bulunabilir. Bu nedenle ilgili kadro için yapılan başvurulardaki en yüksek puandan atama yapılır. Bu atama bir kadro için 98 gibi yüksek bir puan olurken, başka bir kadro için 62 gibi daha düşük bir puan olabilir. Mezuniyete göre test KPSS'de mezun olunan alana göre yapılması gereken çeşitli testler bulunuyor. Sınavda, genel yetenek, genel kültür, yabancı dil, eğitim bilimleri, hukuk, iktisat, işletme, maliye, muhasebe, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, ekonometri, istatistik, kamu yönetimi ve uluslararası ilişkiler testleri yer alıyor. (Milliyet)

17 Mart 2010 Çarşamba

Yıkıldı Yıkılacak Okulda Eğitim...

Depreme karşı güçlendirilmesi kararı alınan 50 yıllık okul binasında eğitim devam ediyor.

Haiti, Şili ve Elazığ depremlerinden sonra korkuları artan veliler, yapıldığı günden beri hiç tamirat görmediğini belirttikleri okulun bir an önce yıkılmasını ve yerine yenisinin yapılmasını istiyor. Bir öğrenci velisinin okul içinde çektiği görüntüler ise binanın içler acısı durumunu gözler önüne seriyor. Küçükçekmece'de yaklaşık bin öğrencinin eğitim gördüğü Yeşilyuva İlköğretim Okulu için yıkım kararı alındı. Velilerin verdiği bilgiye göre 50 yıl önce inşa edilen okulun yıkılması beklenirken eğitime açıldı. Eski mimariye göre inşa edilen okula yıllardır bir çivi çakılmamış. Bir öğrenci velisinin çektiği görüntülere göre; tahta suntalarla bölünen sınıfların ön cephelerini kaplayan pencerelerin ahşap çerçeveleri çürümüş. Okulda görev yapan öğretmenler ve sınıflardaki öğrenciler, pencerelerin her an üzerlerine devrileceği korkusu ile ders yapıyor. Okulun çatısına konulan depoların su kaçırması nedeniyle sınıfların tavanları rutubet içinde. Öğrencilerin kullandığı tuvaletlerin kapıları ise yıllar önce takılmış. Kapıların birçoğu kapanmıyor. Tahtalarla bölünen sınıflarda ayrı ayrı ders yapan öğretmenlerin sesleri birbirine karışıyor. Dışarıdan da adeta terk edilmiş bir binayı andıran okulun duvarlarında kolon demirleri görünüyor. Okul binasının fiziki şartları ile ilgili tepkilerini dile getiren öğrenci velileri, yıkım kararı verilen okulda eğitim gören çocukları için endişe duyduklarını belirtti. Elazığ depreminden sonra korkularının iyice arttığını ifade eden veliler, "Okul için geçen yıkım kararı verilmiş. Bizler okulun yıkılmasını beklerken yeniden eğitime açıldı. Çocuklarımızı korku içinde okula gönderiyoruz. Okul idarecileri ve öğretmenler ellerinden geleni yapıyor. Ancak yetkililer arasındaki yazışmalar ve bürokratik engeller nedeniyle okulun yıkımının geciktiği belirtiliyor." diye konuştu. 3 bloktan oluşan okulun B ve C blokları için çıkartılan yıkım kararının bir an önce uygulanmasını isteyen veliler ve öğrenciler, yeni bir binada eğitim görmek istediklerini belirtti. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri de, Yeşilyuva İlköğretim Okulu A bloğunun İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında güçlendirildiğini, diğer iki bloğun ise güçlendirme kapsamına alındığını söyledi. Müdürlük yetkilileri, "Ancak Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, bize, 'güçlendirme yerine biz bir bağışçı bulalım, iki bloğu yıkıp yerine yenisini yaptırtalım' diye teklifte bulundu. Biz de bu iki bloğu proje kapsamından çıkardık. Proje kapsamından çıkartılmasaydı önümüzdeki Haziran ayında güçlendirme çalışmalarını yapacaktık. Okul, belediyenin katkılarıyla yeniden yapılmayı bekliyor." dedi.

Akademisyenler Antidemokratik Ortamdan Rahatsız...

Akademisyenler üniversitedeki antidemokratik ortamdan ve farklı fikirlere tahammülsüzlükten yakınıyor.

Memur Sen Konfederasyonu bünyesinde faaliyet gösteren Eğitim Bir Sen, üniversitede görev yapan 300 akademisyenle yüz yüze görüşme yaparak karşılaştıkları sorunları tespit etti. Yedi üniversitede görev yapan 300'ü aşkın öğretim üyesi en çok 'üniversitelerin antidemokratik ortamından ve farklı fikirlere tahammülsüzlükten' yakındı. Akademisyenler üniversitelerdeki sorunları şöyle sıraladı: "Fikirlerin özgürce dile getirilememesi, sendikalaşma oranının yüzde 17'lerde kalması, baskılardan dolayı akademisyenlerin siyasi görüşlerini açıklayamaması, rektörlerin büyük çoğunluğunun tıp fakültelerinden seçilmesi." 'Eğitim-Öğretim-Bilim Hizmet Kolu Çalışanları, Sorunları ve Çözüm Önerileri Şûrası' kapsamında İzmir, Uşak, Manisa, Aydın, Muğla ve Denizli illerinde yapılan çalışmada oluşturulan komisyon, yaklaşık 15 günde 300'ü aşkın akademisyenle tek tek görüştü. Sıkıntıları yerinde dinleyen komisyon üyeleri, sonuçta bir rapor hazırladı. Ankara'daki genel şûrada aktarılan bilgiler, önümüzdeki günlerde kitap haline getirilecek. Rapor hakkında bilgi veren Memur Sen İzmir İl Başkanı Abdurrahim Şenocak, şunları dile getirdi: "Raporlarda göze çarpan en önemli unsur, üniversitelerin antidemokratik yönetilmesi oldu. Bilgi üretmesi gereken merkezler maalesef bu işlevi yerine getiremiyor, çünkü farklı görüş ortaya çıktığında hemen kafası eziliyor. Mevcut düzeni savunan, yardakçılık yapan ve alkışlayanlar el üstünde tutuluyor." Bunun en somut delilinin, bütün sendikaların toplamının üniversitelerde yüzde 17 üyesi bulunması olduğunu vurgulayan Şenocak, Milli Eğitim okullarında ise aynı şartlarda yüzde 55 oranında sendikalı öğretmen bulunduğunu kaydetti. Bu durumu üniversitelerdeki baskıya bağlayan Abdurrahim Şenocak, üniversitelerde yapı hakkında şu yorumlarda bulundu: "Bu, üniversitelerin ayıbıdır. Bu durum, üniversitelerde demokratikleşme ikliminin çok uygun olmadığını gösteriyor. İnsanlar renksiz görünme çabası içinde. 'Bizi burada böyle tanırlarsa ileride sıkıntı yaşarız.' diyorlar. Üniversite yönetimi hakkında bir açıklama yaptıkları takdirde, anında ceza alıyorlar. Halbuki sivil toplum olmadan demokrasi olmaz, demokrasi olmadan da ülkemiz gelişemez. Bunun en güçlü olarak yankılanacağı yerlerin üniversiteler olması gerekirken karşımıza yasakları savunan bir portre çıkıyor." Özgür bir üniversite ortamı isteyen öğretim üyeleri beklentilerini şöyle sıralıyor: -TUS benzeri sınavlarla geleceğin bilimadamları seçilmeli -YÖK'ten bağımsız özerk üniversiteler kurulmalıdır -Araştırma görevlisi unvanı kaldırılmalı, bunun yerine proje asistanlığı getirilmeli -Her beyinde bir fırtına var, bunun önü açılmalı. -Hiyerarşi yapısı esnetilmeli, demokratik bir yapı oluşturulmalı -Öğrenci birliklerine önem verilmeli, fikirleri hürce ifade edilmelidir -Örgütlenme hakkı, basıklara maruz bırakılmamalı. -Kongre ve Sempozyumlara katılımlarda üniversite mali destek sağlamalıdır. -Bizi engelleyen değil, destek veren yöneticilere ihtiyaç var. -Üniversite senato ve yönetim kurullarının yapısı değiştirilmeli.

Türkiye Genç Yönetmenlerini Arıyor...

İstanbul Lisesi öğrencilere genç yaşta sinema sevgisi kazandırmak amacıyla kısa film yarışması düzenliyor.
Öğrencilere genç yaştan itibaren sinema sevgisi kazandırarak Türk sinemasının geleceğine katkıda bulunmayı amaçlayan İstanbul Lisesi Sinema Kulübü düzenlediği yarışmayla genç yönetmen adaylarına fırsatlar sunuyor. Geçen yıl Türkiye'nin dörtbir yanından gelen 114 kısa filme ev sahipliği yapan yarışmaya katılmak isteyenler için son başvuru tarihi 10 Mayıs olacak. Katılımcıların doldurulmuş ön başvuru formunu, eserin 4 DVD kopyasını, filmle ilgili en az 2 siyah-beyaz veya renkli fotoğrafı (filmin afişi veya filmden kare) ve filmin özetini bir CD içerisinde öğrenci belgelerini de ekleyerek İstanbul Lisesi Sinema Kulübü adresine ulaştırmaları gerekiyor. Yarışma jürisinde yönetmenler Selim Demirdelen ve yönetmen Yeşim Tabak, senaryo yazarı ve yönetmen Ümit Ünal, İstanbul Erkek Liseliler Eğitim Vakfı Genel Müdürü Kemal Kafadar, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceyhan Kandemir, sinema eleştirmeni ve yazar Yekta Kopan, sinema eleştirmeni ve yazar Ceylan Özçelik, oyuncu Bennu Yıldırımlar, oyuncular Erkan Can, Ruhi Sarı, Güven Kıraç ve Pelin Batu ile CNBC-E Dergisi sinema editörü Süha Kalkıvik yer alıyor. Yarışmada birinciye kamera, ikinciye dijital fotoğraf makinesi, üçüncüye IPOD ve mansiyon olarak DivX DVD oynatıcı verilecek. Yarışma sonuçları, genç sinemacı öğrencilerin ustalar ile bir araya geleceği ve ödüllerin sahiplerini bulacağı Haziran ayında yapılacak festival gecesiyle son bulacak. Yarışma süreci, katılım şartları, ön başvuru ve iletişim için tüm bilgi ve gelişmelere İstanbul Lisesi Sinema Kulübü'nün "www.ielsinema.com" adresli internet sitesinden ulaşılabilecek.

YÖK Deprem Talimatı Verdi...

YÖK, üniversitelere bir yazı göndererek başta deprem olmak üzere doğal afetlerle ilgili yapılacak çalışmalar hakkında bilgi istedi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, üniversitelere ''Deprem'' konulu yazı gönderdi. Yazıda, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğuna işaret eden Özcan, ''Deprem ve doğal afetler öncesinde tehlikelerin saptanması, buna dayalı risk yönetimi oluşturulması, afet sonrasında ise acil durum yönetimi ile yenileme çalışmaları yapılması'' talimatı verdi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, bu doğrultuda alınacak tedbirler ve yapılacak çalışmaların YÖK'e bildirilmesini istedi.

Sınavsız Üniversite Açıklaması...

YÖK, yurtdışında okuyan Türk öğrencilerin istedikleri üniversiteye sınavsız gireceği iddialarına açıklık getirdi.

Yurtdışında okuyan Türk öğrencilerin üniversiteye sınavsız giriş hakkı kalktı. Öte yandan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, YÖK Genel Kurulu'nun görüştüğü yeni katsayı düzenlemesiyle ilgili, ''Karar verme süreci kaldı, oylama yapılacak'' dedi. Özcan başkanlığındaki YÖK Genel Kurulu toplantısına öğle yemeği arası verildi. Özcan, gazetecilerin katsayı konusunda getirilecek yeni düzenlemeye ilişkin soruları üzerine, konunun görüşüldüğünü belirterek, ''Az kaldı, konuşmalar bitti. Karar verme süreci kaldı, oylama yapılacak, oylaması kaldı'' karşılığını verdi. ''Görüş farklılığı var mı?'' sorusuna YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, ''Hayır, tartışıyoruz'' yanıtını verdi. Özcan, toplantıda alınacak kararın öğleden sonra açıklanacağını da belirtti.