Geçen sene SBS'de 5. sırada oturan Emet, 9. sıradaki öğrenciyle kopya çektiği iddia edilince mahkemeye başvurdu.
Konya'da lise birinci sınıf öğrencisi Emet Altan'ın Seviye Belirleme Sınavı'nda (SBS) kopya çektiği gerekçesiyle matematik testi cevaplarının hesaplanmaması üzerine, ailesi mahkemeye başvurdu. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Emet Altan (15) geçen yıl ilköğretim 8. sınıf öğrencisiyken SBS'ye girdi. Sınavdan bir süre sonra gelen sonuçlarda Altan, matematik testinin hiç hesaplanmadığını fark etti. Bunun üzerine Altan'ın ailesi, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne durumu anlatan bir dilekçe gönderdi. Daha sonra aileye, Emet Altan'ın ikili kopyaya karıştığı için matematik testinin iptalinin söz konusu olduğu bildirildi. Altan ailesi, avukatları aracılığıyla durumu yargıya taşıdı. Ankara 8. İdare Mahkemesi'nde hala devam eden davada, yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Ailenin avukatı, davanın devam ettiğini, sınavda 5. sırada oturan bir öğrenciyle 9. sıradaki bir öğrencinin kopya çekmesinin imkansız olduğunu, şimdilik yürütmeyi durdurma kararı alındığını söyledi. ÇOCUKLARININ OKUMASI İÇİN KONYA'YA TAŞINMIŞLAR 4 çocuk babası Kenan Altan (39) AA muhabirine, çocuklarının daha iyi eğitim alabilmesi için yaklaşık iki yıl önce Aksaray'ın Eskil ilçesinden Konya'ya taşındıklarını söyledi. Öğrenim hayatında başarılarından dolayı her dönem 'takdir', 'üstün başarı' ve 'onur' belgesi alan kızının SBS sonuçlarında en az kendi kadar öğretmenlerini de şaşırttığını belirten Altan, şunları anlattı: ''Çünkü hepimiz kızımdan iyi bir derece bekliyorduk. Önce kızımın cevap anahtarında kaydırma yaptığını düşündük. Ancak matematik testinin hesaplanmadığını anlayınca durum ortaya çıktı. Kopya muamelesi nedeniyle puan hesaplanmamış. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararından sonra elektronik ortamda kızımın Karatay Anadolu İmam Hatip Lisesi'ne kaydı yapıldı. Dilekçe ile itiraz ettik. Çünkü kızıma verilen 309 puan nedeniyle tercih şansı çok azalmıştı ve bu okulu da istemediğimiz halde tercihlerine yazmıştık. Kopya muamelesi olmasaydı kızım 70 puan fazla alacaktı ve şimdi çok iyi bir okulda olacaktı.'' Altan, kızının istediği bir Anadolu lisesine gidemediğini ve psikolojisinin bozulduğunu bildirdi. KOPYA MUAMELESİ ONU ÇOK ÜZDÜŞimdi düz bir liseye giden Emet Altan ise AA muhabirine, matematik testinin hesaplanmamasından çok kopya muamelesinin kendisini çok yıprattığını belirtti. Sınavda 9. sırada oturan öğrenciyle ikili kopyaya karıştığı gerekçesiyle matematik testinin iptal edildiğini ifade eden Altan, ''İlköğretimi okul ikincisi olarak bitirdim. Ben kimseden kopya çekmedim. Sınava çok çalıştım. O kadar başarı, çalışma boşuna mı gitti. Kopyacı damgası yemek gururumu o kadar çok incitti ki bunalıma girdim'' diye konuştu. Haklı olduğunun ispatlanması için davanın hemen sonuçlanmasını istediğini anlatan Altan, eğitimine her ne olursa olsun başarılı bir şekilde devam etmek istediğini sözlerine ekledi.
11 Mart 2010 Perşembe
SBS'de Kopya İddiası...
Gönderen
Adsız
zaman:
02:47
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, kopya iddası, lise, ortaokul, SBS, Üniversite
'Taş Mektep' Beyaz Perdede...
Sakarya Meydan Muharebesi'ne katılmak için Kayseri Lisesi'nin son sınıfından ayrılıp şehit olan 63 öğrencinin hikâyesi "Taş Mektep" adıyla sinemaya aktarılıyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı yetiştiren, birçok bürokrat ve sanatçıyı Türkiye'ye kazandıran meşhur Kayseri Lisesi'nin Sakarya Savaşı'nda şehit düşen 63 öğrencisinin hikâyesi, beyaz perdeye uyarlanıyor. 3 milyon liralık bütçeyle çekilecek "Taş Mektep" in senaryosunu "Salkım Hanımın Taneleri" ve "Güz Sancısı"ın senaristi Yılmaz Karakoyunlu kaleme alıyor. atv'nin sevilen dizisi "Canım Ailem"le hatırlanan Sadullah Çelen'in yöneteceği filmde, Atatürk'ü yine aynı dizide "Halim" karakterini canlandıran İlker Aksum oynayacak. 29 Ekim'de vizyona girmesi hedeflenen filmde Fikriye'yi Ahu Türkpençe, Fevzi Çakmak'ı ise Bülent İnal canlandıracak. Haziran ayında başlayacak olan çekimler Kayseri ve Ankara'da gerçekleştirilecek. "Taş Mektep" filmine konu olan Kayseri Lisesi öğrencilerinin kahramanlık mücadelesi "Nutuk"ta da yer alıyor. Hikâyeyi, şair Cahit Külebi, yıllar sonra müfettiş olarak görev yaptığı sırada okul kayıtlarını incelerken ortaya çıkarmış ve tarihe geçirmişti. Filmin senaristi Yılmaz Karakoyunlu, Kayseri Lisesi'nin tarihini ise şöyle anlattı: RAYLARI KADINLAR DÖŞEDİ "Tarihte okulların savaşlara katılmasının çok örneği vardır. Ancak milli mücadelede bunun ilk örneği Kayseri Lisesi'dir. Çok zahmetli bir yoldan Ankara'ya gitmişlerdir. Çocukları Ankara'ya götürecek tren için kadınların bir yandan rayları döşeyip yol yapmaları, diğer yandan bebeklerini emzirmeleri gibi dram daha yoktur." Yılmaz Karakoyunlu filmin sadece tarihe tanıklık etmediğini, vatan sevgisini de vurguladığını söyledi. 1893'TE KURULDU, 1923'TE LİSE OLDU 13 Eylül 1893'te "Derece-i ula mekteb-i mülkiyesi idadisi" adıyla kurulan "Taş Mektep" 1915-1916 öğretim yılında "sultani" oldu. 1923'te Ziya Gökalp'in kanun teklifiyle liseye çevrildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
02:46
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, taş mektep, Üniversite
Erzurum'a Vakıf Üniversitesi...
YÖK'ün ikinci devlet üniversitesini kurmayı planladığı Erzurum'a bir de vakıf üniversitesi geliyor.
Bir süre önce Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) Erzurum'a ikinci devlet üniversitesi kurulması yönünde Milli Eğitim Bakanlığı'na teklifte bulunacağı haberleriyle sevinen Erzurumlular'a ikinci sevindirici haber ETSO'dan geldi. Üniversite kurma çalışmalarını, ETSO Araştırma, Geliştirme ve Yardımlaşma Vakfı aracılığıyla sürdüren ETSO Meclisi ve Yönetim Kurulu, vakıf senedinde yapılan değişikliğin ardından bu çalışmalarına hız verdi. Üniversitenin konuşlandırılacağı alanla ilgili girişimlerde bulunan vakıf, Milli Emlak Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan Erzurum-Aziziye karayolu üzerindeki eski DSİ Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu alanı taşınmazlarıyla birlikte 5 yıllığına kiraladı. İl Milli Emlak Müdürü Adnan Yılmaz'ın makamında gerçekleştirilen ihalede 240 Bin TL muhammen bedelle ihaleye çıkarılan alanı kiralayan vakıf adına ihale evraklarına ETSO Meclis Başkanı Saim Özakalın ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik imza attı. Üniversite kampusu için kiralanan 120 dönümlük alanda yaklaşık 25 dönüm de kapalı alan bulunduğunu dile getiren ETSO Meclis Başkanı Saim Özakalın, üniversite kurma yönünde ilk somut adımı atmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. ETSO'nun kuracağı üniversitenin şehrin prestijini artıracağını vurgulayan Saim Özakalın, ETSO'nun üniversite kurma çabalarının ciddiyetle devam ettiğini belirterek, “Bu çabalarımızın karşılık bulacağını biliyoruz. Biz bu konuda üzerimize düşen görevi yapmaya çalışıyoruz. İlgili diğer kurumların da aynı çabayı göstereceğine eminiz” dedi. ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik de, Erzurum'u çağdaş, modern, ufku geniş ve altyapısı güçlü bir vakıf üniversitesine kavuşturma çabasında olduklarını kaydederek, bununla ilgili ilk girişimlerin olumlu sonuçlanmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erzurum'un bir eğitim merkezi olma yolunda hızla ilerlediğinin altını çizen Başkan Yücelik, “Önceki yıllarda Erzurum'a, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'ne (ETÜ) bağlı bir fakülte açılması yönünde girişimlerimiz oldu. Ancak daha sonra hedefimizi büyüterek, şehrimize bir vakıf üniversitesi kurma çabasına girdik. Şimdi de hedefimize ulaşmak için artık somut adımlar atıyoruz. Umut ediyoruz ki bizim attığımız bu adımlar Erzurum'un ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan gelişmesine zemin hazırlayacak adımlar olur.”diye konuştu.
Gönderen
Adsız
zaman:
02:45
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, erzurum vakıf üniversitesi, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite, vakıf üniversitesi
10 Mart 2010 Çarşamba
Okullara F Klavyeler Geliyor...
AK Parti, Türkçe yazmaya daha uygun olan F klavyenin yaygınlaştırılması için kolları sıvadı.
AK Parti, Türkçe yazmaya daha uygun olan F klavyenin yaygınlaştırılması için kolları sıvadı. İlk etapta okullardaki bilgisayarlar, F klavyeli hale getirilecek. Türkiye'de satış yapmak isteyen dizüstü bilgisayar firmalarına da F klavyeli imalat şartı konacak Bilgisayarlarda Türkçe yazmaya daha uygun olan F klavyenin yaygınlaştırılması için kolları sıvayan AK Parti yönetimi, işe “üretim noktası”ndan başladı. Vestel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın ve Vestel Genel Müdürü Timur Tuncer ile bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Ekrem Erdem F klavye için görüş alışverişinde bulundu. Ardından Vestel, Türk Dil Kurumu'nun desteğiyle tuşlardaki ifadelerin de Türkçe yazılı olduğu dizüstü bilgisayarlar için prototip F klavye yaptı. Konuya ilişkin çalışmaları hakkında bilgi veren Erdem, “Bu işin peşini bırakmayacağım. Q klavye Türkçe'ye ters, Q klavye ile yazmak daha zor. Çünkü Türkçe'de çok kullanılan harflerin yeri kıyıda köşede kalmış. Ancak, F klavye tam tersi; Türkçe'de çok kullanılan harfler hemen parmaklarımızın altında. F klavye ile yazı akıp gidiyor” diye konuştu. HEDEF KİTLE ÇOCUKLAR “Q klavye ile yazma alışkanlığını değiştirmek biraz zor” diyen Erdem bu zorluğu bilgisayarla yeni tanışan çocuklar üzerine yoğunlaşarak aşacaklarını anlattı. “Okullardaki bilgisayar sınıflarındaki klavyelerin F klavyeye çevrilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı'mızla görüşeceğiz. Ardından bunu kamu kurumlarımıza yaygınlaştırmak için gayret göstereceğiz” dedi. 'İSPANYA'DA İSPANYOLCA' TÜRKİYE'de satış yapmak isteyen bilgisayar firmalarına, “Müşteriye sunacağınız seçenekler arasında mutlaka F klavyeli bilgisayar olmalı” şartı getirilmesi gerektiğini söyleyen Erdem, “Arap ülkelerinde klavyeler Arapça, İspanya'da İspanyolca, Türkiye'de de Türkçe olmalı” açıklaması yaptı. F klavye mi Q klavye mi? F klavye mi Q klavye mi tartışması yeniden alevlendi. Türk Dili'ne uygun klavye standardını belirlemek için İhsan Sıtkı Yener'in çabalarıyla yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde 1955'te "Standart Türk Klavyesi" olarak onaylanan F klavyenin geleceği yine gündemde. Hükümet F klavyeyi yaygınlaştırmak için girişimlere başladı. Artık burada üretilen veya ithal edilen bilgisayarların F klavyeli alternatifi de satışa sunulmak zorunda olacak. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı, yeni neslin F klavyeye alışkın olarak yetişmesini sağlamak için projeler geliştirecek. Biz de uzmanlara sorduk... Hükümetin çabasını nasıl değerlendirmeliyiz? Gelecek nesil açısından teknoloji kullanımında rahatlık, kolaylık sağlar mı? Q klavyeye alışkın bireylerin hayatında bir değişiklik olur mu? Melih Bayram Dede / Yeni Şafak Teknoloji Editörü "F klavyeye geçiş için önceki Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik döneminde önemi bir adım atılmıştı, ancak siyasi irade bunun arkasında duramadı/durmadı. Bakan Çelik'in yayınladığı bir genelgeyle, bakanlığa bağlı tüm birimlerde, Standart Türk Klavyesi (F klavye) kullanılacağı ifade edilmişti. Bu uygulanabilseydi, tüm eğitim kurumlarında F klavyeli eğitime geçilecekti. Bunun uygulanmadığı yetmezmiş gibi, öğretmenler için düzenlenen bilgisayar kampanyasında da F klavye tercihinin arkasında durulamadı. Aradan yıllar geçti ve bu konu çözümsüzlüğe doğru gitti. Şu andan sonra, HaberTürk.com'un duyurduğu bu F klavye hamlesi de bir süre konuşulur ve yine unutulur diye düşünüyorum. Q klavyeli bilgisayar ithal eden ve F klavyeli bilgisayar talebin için emek harcamaktan yana olmayan ve sadece çok kar etmeye odaklanmış bir bilgisayar sektörümüz varken, bunun hayata geçmesini, uygulanabilir görmüyorum. En iyi ihtimalle sadece okullarda kullanılan ve okul dışında geçerliliği olmayan bir klavye çeşidi olarak kalabilir F klavye. Umalım ben yanılayım." Yurtsan Atakan / Akşam Gazetesi Teknoloji Editörü Geç kalınmış olmasına rağmen çok yerinde ve doğru bir karar. Eğer somutlaşırsa AKP'nin sigara yasaklarıyla birlikte en doğru icraatlerinden biri olacak bu uygulama. Bir Türk standardı olan F klavyenin, uyduruk Türkçe Q klavyeye teslim edilmesinin nedeni bu konuda bir zorunlu standart konulmamasıydı. Yıllardır yazılarımda, TBMM'de Meclis Araştırma Komisyonu'nda savunduğumm bir şey bu. Katıldığım Meclis Araştırma Komisyonu çalışmalarından sonra bu yönde bir karar alınmıştı zaten, uyugulamaya geçmesi zaman aldı ama bu yolda nihayet somut bir adım atılmış olması çok sevindirici. Hep savunduğum gibi Türkçe F klavye aslında bir sembol. Önem verilmediği, korunulmadığı takdirde kendi standartlarımızı, kendi değerlerimizi ne kolay kaybedeceğimizin bir simgesi. Çünkü F klavye bir Türk araştırmacısı İhsan Yener'in araştırma geliştirme çalışmalarının ürünü olarak çıkmış ve bilgisayarların hayatımıza girmeye başladığı yıllara kadar yaygın kullanım alanı bulmuş bir standart. Ne zaman ki bilgisayar ithalatı başlamış, bilgisayar ithalatçıları daha fazla kâr etmek için klavye maliyetlerini artırmayacak uyduruk bir klavye dizilişi olan Q Türkçe klavyeyi icat etmişler ve Sanayi Bakanlığı'nın da göz yummasıyla millete bu uyduruk klavyeli bilgisayarları pompalamaya başlamışlar. Uyduruk Q klavye böylece yaygınlaşmış ve zamanla Türkçe yazmaya en uygun harf dizilişine sahip F klavyenin yerini almış. Şu anda aynı tehlike bizi cep telefonlarında ve taşınabilir diğer komünikasyon araçlarında bekliyor. F klavyeyi sadece bilgisayarda zorunlu hale getirmek yetmez, klavyesini dokunmatik ekranında taşıyan cihazlar dahil tüm klavyeli elektronik aletlerde F klavye zorunlu standart haline getirilmeli. Şu anda Türkiye'de satılan bu tip cihazların klavyesi uyduruk Q Türkçe klavyeden de daha uyduruk. Türkçe karakterleri yazmak çeşitli cambazlıklar gerektiriyor. Böyle olunca da kullanıcılar mesaj yazarken Türkçe karakterleri kullanmaktan kaçıp, "ğ, İ, ı, ü, ş" gibi harfler yerine aksak karşılıkları olan "g, I, i, u, s" harflerini kullanıyorlar. Eğer Türkçe F klavye standardı zorunlu kılınmazsa yakın bir gelecekte Türkçe alfabemiz de tarih olacak, Türkçe harfler kullanılmaz olacak. Dünyanın çoğu ülkesinde Q klavye kullanılıyor yaygın olarak, F klavyeyi bırakıp Q kullanalım savunması da saçma. Aynı mantıkla bakacak olursak dünyanın çoğu ülkesinde de İngilizce konuşuluyor yaygın olarak, Türkçeyi bırakıp İngilizce konuşalım demekten farkı yok bu savununun. Necla Dalan / Vatan Gazetesi Teknoloji Editörü "Ben 20 senedir mesleğin içinde biri olarak zaten F klavye kullanıyorum. Yeni nesille karşılaştırıldığında farklı karşılanabilir ama ben F kalvye kullanılmasından yanayım. Yıllarca okullarda bize böyle öğretildi. Üniversitede de biz F klavye gördük. Ben laptop aldığım zaman sticker yapıştırmak zorunda kalıyorum. Çünkü Q klavyeye alışamadım bir türlü çünkü aldığım eğitim de onu gerektiriyor. Bence doğru bir karar. Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda F klavyeyi yaygınlaştırması da bence çok mantıklı ve doğru bir karar. Belki Q ile başlamış olsam ben de Q'yu daah rahat kullanacağım ama ben 1989 yılı üniversite girişli olduğum için, o dönemde İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu'nda F klavye ile daktilo dersleri veriliyordu. İlk başladığım gazetede de daktilo vardı ve yine F klavyeydi. Gazeteler yavai yavaş otomasyona geçtikleri zaman da yine biz eskiden gelen gazeteciler olarak, ben hala gazetede F klavye kullanıyorum, F klavye kullandık. Çalıştığım bütün gazetelerde F klavye kullandım. Süreç ister istemez bizi F klavyeye yönlendirdi. Bakmadan F klavye kullanabilirim ama Q klavyede ise harflerin, noktalama işaretlerinin yeri hatta bazı durumlarda rakamların yerinin bile değişik olması işimi zorlaştırıyor. Kullanabilirim ama aynı şekilde hızlı ve verimli çalışma imkanı vermez bana. Yurtdışına çıktığın zaman zor oluyor ama yurtdışında her yerde Q klavye aynı değil. Ülkelere göre Q klavyedeki tuşlar da yer değiştiriyor. En son Barselona'da GSM Kongresi'ne gittim. 200 tane bilgisayarın olduğu basın odası vardı. Q klavye görünüyor ama Macaristan'ın, Polonya'nın klavyeleri ayrı. Hepsi Q olarak görünüyor ama ülke ülke değişiklikler var. Brüksel'de basın odasında da Q görünüyor ama ülke ülke işaret koyuyorlar. Bu açıdan bana göre çok büyük bir handikap değil. Gelecek nesil açısından objektif olmak gerekirse bir kolaylık sağlamaz. Dünyaya entegrasyona göre bakıyorsanız olaya, şimdiki çocuklar baştan Q klavyeyi öğrendikleri için onların Q ile devam etmesi çok daha mantıklı. Ama şirketler F klavyeyi kullanan insanları da düşünmeli. Ben sticker yapıştırmak zorunda kalmamalıyım. Yeni neslin ise gelecejk açısından bakarsanız Q klavyede kalmasını daha mantıklı buluyorum. Gelen cep telefonları Q klavyeye göre organize ediliyor. Şirketleri ikna etmeniz de çok zor, BlackBerry ve iPhone'a Türkçe'ye F klavye ile yap diyemezsin. Çojk büyük sayılar vermen lazım, garantisini vermediğin sürece bilgisayar üreticisine bunu çok yaptıramazsınız. Gelecek nesli düşünürsek Q klavye çocuklar için daha makul. F klavyeye alıştırcaklarsa da sonuşta onun teknik altyapısını oluşturmaları lazım. İthalatta sınırlama getirmeleri lazım, firmaları F klavye yapmaya ikna etmeleri lazım. Yurtdışı konusu önümüze geldiğinde de "Kaç Türk yurtdışında uzun vadeli kalabiliyor?" mantığını geliştirebilirler. Aslında zor bir durum. Benim açımdan F klavyeli laptop almak iyi ama yeni nesil F klavye gördüğü zaman benim Q klavye gördüğüm zaman olduğu gibi kala kalıyor, nasıl kullanacağım diye zorlanıyorlar." Sevan Nişanyan / Gazeteci - Yazar "Cahil insanların boş hayalidir. Başarılı olması ihtimali çok zayıftır. Dünyadan haberi yok bunların. O yüzden böyle şeylerle oyalanıyorlar. Q klavye o kadar yerleşmiştir ki, uluslararası standartların o kadar getirdiği birşey ki, o kadar alışılmıştır ki, böyle birşeyin altından kalkamazlar. Kendilerini Microsoft'tan daha güçlü zannediyorlar. Hayal kuruyorlar. Olumlu bir gelişme olarak görmüyorum ama gerçekleşme ihtimali olmadığı için boş işlerle oyalanıyorlar. (Haberturk)
Gönderen
Adsız
zaman:
03:10
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, f klavye, İlköğretim, lise, okullara klavye, ortaokul, Q klavye, Üniversite
Suriyeli Öğrenciler Türkiye'yi Gezdi...
Şanlıurfa’nın kardeş şehri Rakka’dan lise öğrencileri, Şanlıurfa'ya gezi düzenledi.
Şanlıurfa ile Suriye'nin Rakka arasındaki ilişkiler Şanlıurfa Valiliğinin öncülüğünde gelişerek devam ediyor. Gelişen ilişkiler kapsamında Şanlıurfa'nın kardeş şehri Rakka'dan lise düzeyinde 30 öğrenci ve 3 öğretmen Şanlıurfa'ya gezi düzenledi. Şanlıurfa Valiliğinin koordinesinde mihmandar ailelerin evinde misafir edilen öğrenci ve öğretmenler Şanlıurfa'yı tanıma ve kendi memleketlerinde tanıtma imkânı buldu. Öğrencilerin yaptığı 3 günlük gezi ile kardeş şehirleri Şanlıurfa'nın tarihi turistik yerlerini gezip, kültürünü öğrenirken, iki ülke arasındaki ilişkileri pekişmesini sağladı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın programına da katılan öğrenciler, Başbakan Erdoğan'a Rakka'yı tanıtan hediye verirken, Devlet Başkanları Beşar Esad'ın da selamlarını ilettiler. Karşısında Suriyeli öğrencileri gören Başbakan Erdoğan, bir süre Suriyeli öğrencilerle sohbet ederken, öğrencileri karşısında görmenin mutluluğunu yaşadığı gözlendi.
Gönderen
Adsız
zaman:
03:09
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, suriyeli öğrenciler, Üniversite
Sabancı'da Teknoloji Şöleni...
"Teknoloji Günleri", çeşitli üniversitelerden öğrencileri ve özellikle mezun adaylarını iş dünyasının liderleriyle buluşturacak.
Sabancı Üniversitesi Robot Kulübü, Kariyer Geliştirme Ofisi ve SU-ASME (American Society of Mechanical Engineering) Öğrenci Kolu, tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Teknoloji Günleri'10, 16-17-18 Mart tarihlerinde gerçekleşecek. Sabancı Üniversitesi'nin Tuzla'daki kampüsünde gerçekleşecek etkinliğe üniversitelerden öğrenciler ile iş dünyasının lider teknoloji firmaları katılacak. Çeşitli üniversitelerden öğrencileri ve özellikle mezun adaylarını iş hayatına hazırlamayı hedefleyen "Teknoloji Günleri"nde; öğrenciler ile iş dünyasının lider firmaları buluşacak. 3 gün sürecek olan Teknoloji Günleri'10 ile öğrenciler sektörün dünü, bugünü ve yarını hakkında bilgi sahibi olacak. Teknoloji Günleri ayrıca, teknoloji sektörü için daha kaliteli ve bilinçli bireylerin yetişmesini de amaçlamaktadır. Teknoloji Günlerine katılacak firmalar; alanlarında teknolojinin gelmiş olduğu noktaları öğrencilerle paylaşıp kendi geliştirdikleri son teknolojiler ve eğilimler üzerine seminerler verme fırsatı yakalayacaklar. Seminer süresince öğrenciler; ilgi duydukları şirketleri tanıyıp, üniversite derslerindeki teorik eğitimi üst düzey şirket yöneticilerinin önderliği ve gözetmenliğinde pratiğe dönüştürme ortamını elde edecekler. Katılımcı öğrenciler şirketlere yapılabilecek teknik geziler ile ilgili bilgi sahibi olma, eğitim materyallerine ulaşma, iş ve staj fırsatlarını öğrenme, ücretsiz ürünlere sahip olma gibi farklı fırsatları yakalayacaklar. Sektörün lider firmalarının CEO'ları ve yöneticileri ile buluşma fırsatı sağlayacak ve katılımın ücretsiz olacağı Teknoloji Günleri'10 seminer dizisi, sertifikalı bir aktivite olup, ulaşım Taksim ve Kadıköy'den ücretsiz gerçekleştirilecek.
Gönderen
Adsız
zaman:
03:07
0
yorum
Etiketler: ceo, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, sabancı, sabancı üniversitesi, Üniversite
YÖK'ten Üniversitelere Deprem Yazısı...
Elazığ'daki deprem sonrasında harekete geçen YÖK, tüm üniversiteleri alarma geçirecek.
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'a gazeteciler depremin ardından Elazığ'daki Fırat Üniversitesi binasında hasar olup olmadığını sordu. Özcan bu konuda üniversite rektörü ile görüşmediğini ancak tüm üniversitelere yazı gönderileceğini açıkladı. Yazıda üniversite binalarının olası depreme dayanıklı olup olmadığının kontrol edilmesi istenecek, "dayanıklı değilse önlem alınsın " denecek. Üstelik üniversitelerin bulundukları illerdeki vatandaşları da deprem konusunda bilgilendirmesi istenecek.
Gönderen
Adsız
zaman:
03:06
0
yorum
Etiketler: Deprem, Deprem Tatili, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, elazığ deprem, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite, YÖK