Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS-Lisans) ve 2010 Dikey Geçiş Sınavı'na (DGS) başvuru süresi bugün saat 17.00'de sona erecek.
2010 KPSS-Lisans'a başvuracak adaylar için daha önce 10-21 Mayıs, DGS için de 10-20 Mayıs olarak belirlenen başvuru süreleri bugün saat 17.00'ye kadar uzatılmıştı. Sınavlara başvurular, ÖSYM sınav merkezi yöneticiliklerinin ve belirli ortaöğretim kurumlarının açtıkları başvuru merkezlerince yürütülüyor. Başvuru merkezleri, ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr'' internet adresinde yer alıyor. Adaylar, kılavuz ile aday bilgi formuna da aynı adresten ulaşılabilecek. Kılavuzların dağıtımı ve satışı yapılmıyor.
25 Mayıs 2010 Salı
İki Sınava da Müracaat İçin Son Gün...
Gönderen
Adsız
zaman:
05:24
0
yorum
Etiketler: dgs, dikey geçiş sınavı, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, KPSS, Lisans, lise, ortaokul, ÖSYM, Üniversite
Bardakoğlu'ndan Anne Babalara Tavsiye...
Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu: Çocukları erken yaşta Kur'an öğretimine teşvik etmeli.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, bütün velilere çocuklarını erken yaşta Kur'an öğretimine teşvik etmeleri tavsiyesinde bulundu. Bardakoğlu, Trabzon İl Müftülüğü'nü ziyaretinden basın mensuplarının sorusu üzerine yaptığı açıklamada, yaz dönemi için Kur'an kurslarının tam kapasite hizmete hazır olduğunu söyledi. Bütün velilere çocuklarını erken yaşta Kur'an öğretimine teşvik etmelerini isteyen Bardakoğlu, "Bu anne-babanın en önemli görevlerinden biridir. Tüm camilerimiz ve Kur'an kurslarımız da bu göreve hazır" diye konuştu. İl Müftüsü Veysel Çakı ve diğer yetkililerle bir süre görüşen Bardakoğlu, daha sonra Rize'ye gitti.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:24
0
yorum
Etiketler: Diyanet İşleri Başkanı, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite
Öğrenciler Tarafından 'En Duyarlı Sanatçı' Seçildi...
Türk halk müziği sanatçısı Fatih Kısaparmak, Denizli Özel Severgazi Fen Lisesi öğrencileri tarafından "En duyarlı sanatçı" seçildi.
Konser vermek için Denizli'ye gelen Fatih Kısaparmak, "Toplumsal Duyarlılık ve Eğitim" projesi çerçevesinde 2010 yılının "En duyarlı sanatçısı" ödülüne layık görüldü. Okulu ziyaret eden Kısaparmak, bin yıllık mızık çamından eski kılıç ve oklara, eski ütülerden eski daktilo ve hesap makinelerine, Hitit dönemi testilerinden Çanakkale Savaşı'nda kullanılan top mermilerine kadar birçok tarihî eşyanın sergilendiği sınıfı gezdi. Burada Özel Severgazi Fen Lisesi Müdür Yardımcısı Engin Akkuş, Kısaparmak'a okul hakkında bilgi verdi. Akkuş, okul öğrencilerinin sanatçı Fatih Kısaparmak'ı "En duyarlı sanatçısı" seçtiğini belirterek bir plaket takdim etti. Ödüle teşekkür eden Fatih Kısaparmak, "Biz sadece söz yazan, şiir söyleyen, beste yapıp bunları seslendiren, bunları sadece halk konserleriyle de olsa kitlelere ulaştırmaya çalışan biri olmaktan önce, bunları toplumun ortak paydalarına dönüştürme çabası içindeyiz. Bunu Denizlili gençler tarafından anlaşılmış ve değerlendirilmiş olması beni mutlu etti ve heyecanlandırdı." dedi. "Arife tarif gerekmiyor." diyen Kısaparmak, "Bizim insanımız gerçekten binlerce yılın engin tecrübesiyle oluşmuş müthiş bir sağduyuya aklıselime sahip. Genç kuşaklarımız yetiştiren kadrolara ve o kadroları yüreklendiren iş adamlarımıza herkese teşekkür ediyorum. Eğitim Türkiye'nin en önemli meselesi hatta kader kavşağı olması böylelikle bir kez daha anlam kazanmış oluyor." diye konuştu.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:22
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, en duyarlı sanatçı, fatih kısaparmak, fen liseli müdürü, İlköğretim, lise, ortaokul, türk halk müzigi, Üniversite
Konya'ya 3 Yeni Üniversite...
82 bin öğrencisi ile birçok üniversiteden daha fazla öğrenciye sahip Konya, yeni kurulan ve kurulacak olan üniversitelerle ''üniversiteler şehri'' olma yolunda ilerliyor.
Selçuk Üniversitesi'nden sonra yeni kurulacak ikinci devlet üniversitesi ile Mevlana ve KTO-Karatay vakıf üniversiteleriyle Konya, ''Mevlana şehri'', ''Tahıl ambarı'', ''KOBİ Merkezi'' gibi unvanlarının yanı sıra ''üniversiteler şehri'' unvanını da almak istiyor. Dünyanın ilk yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük'ün bulunduğu Selçuklulara başkentlik yapan Konya, kentin her dönem ilim ve kültür merkezi olma özelliğini bu dönemde de sürdürmek istiyor. Konya Ticaret Odası (KTO) öncülüğünde kurulan KTO-Karatay Üniversitesi ile Gevher Sultan Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından kurulan Mevlana Üniversitesi, altyapısını tamamlayarak önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde öğrenci almaya hazırlanıyor. Konya'nın ikinci devlet üniversitesi olacak Konya Üniversitesi'nin de önümüzdeki yıllarda eğitime başlayabileceği bildirildi. KTO-Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, YÖK'e başvurarak önümüzdeki dönemde 500 öğrenci kontenjanı talebinde bulunduklarını belirtti. Üniversitelerinde mühendislik, iktisadi ve idari bilimler ile hukuk fakültelerinde eğitim verileceğini ifade eden Babaoğlu, yurt dışında eğitim almış birçok öğretim üyesinin yer aldığı kaliteli eğitim kadrosuyla hizmet vereceklerini bildirdi. ''TÜRKİYE'DE EN FAZLA BURS VEREN ÜNİVERSİTE OLACAK'' Babaoğlu, kaliteli eğitim kadrosuna karşılık kaliteli öğrencileri çekmek için de yüksek tutarlarda burs vereceklerini vurgulayarak, ''Sınavlarda ilk 10'a giren öğrencilere aylık 2 bin 500, ilk 100'e girene 2 bin, ilk 1000'e girene bin 500, ilk 2 bin 500'e girene bin lira, ilk 5 bine girene de 500 lira burs vereceğiz. Bu anlamda Türkiye'de en yüksek tutarlarda burs veren üniversite olacağız. Ayrıca dereceye giremeyip de sınıfta dereceye giren öğrencilerimizin de bu burslardan faydalanmasını sağlayacağız'' diye konuştu. Şu anda Konya'da 2 vakıf üniversitesi bulunduğunu anlatan Babaoğlu, yeni kurulan bu üniversitelerin kente yeni bir hava getirerek rekabet ortamını ve eğitimin kalitesini yükselteceğine inandığını bildirdi. MEVLANA ÜNİVERSİTESİMevlana Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahattin Adam ise yeni öğretim yılında mühendislik ve eğitim fakültelerinde eğitim vereceklerini ve bu fakültelerdeki bölümler için 580 öğrenci almak için YÖK'e başvurduklarını bildirdi. Nitelikli akademik kadro ile Türkiye'nin eğitim alanındaki yükünü paylaşmak istediklerini dile getiren Prof. Dr. Adam, şunları kaydetti: ''Mevlana Üniversitesi, kuruluşundan itibaren öğretim üyesi başına düşen uluslararası bilimsel yayın sayısı bakımından Türkiye'nin en önde gelen üniversiteleri arasında yer almayı ve yüksek öğretimde öncü bir rol üstlenmeyi hedeflemektedir. Üniversitemiz, raflarda kalmayacak, üretime dönüşecek, bölgenin sanayi ve ticaret alanındaki problemlerini çözecek, ürün kalitesini artıracak ve bu ürünlerin uluslararası pazarlardaki satış stratejilerini geliştirecek araştırmaları teşvik edecektir.'' SELÇUK ÜNİVERSİTESİSelçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ise Konya'nın üniversiteler şehri olması yönünde gerçekleştirilen çalışmaları yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini bildirdi. Üniversite yönetimi olarak Konya'nın ''üniversiteler şehrine'' dönüşmesinden büyük bir gurur ve mutluluk duyacaklarını ifade eden Okudan, ''Yüzölçümü itibariyle dünyanın bazı ülkelerinden bile büyük olan Konyamızın bünyesinden çok daha fazla üniversiteyi rahatlıkla çıkarabileceği kanaatindeyim'' dedi. AK Parti Konya Milletvekili Hasan Angı da Konya Üniversitesi'nin kurulmasıyla ilgili tasarının bu hafta Komisyon'da görüşülüp Meclis'e gönderileceğini, tasarının kanunlaşmasıyla da Konya'nın ikinci devlet üniversitesine kavuşmuş olacağını kaydetti. Konya'nın potansiyeli ve konumunun pek çok üniversiteyi barındırabileceğini dile getiren Angı, şöyle devam etti: ''Konya'da kurulan vakıf üniversiteleri ve yeni kurulacak ikinci devlet üniversitesi kente kültürel, sosyal ve ekonomik anlamda büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum. Konya, yeni kurulan ve kurulacak üniversitelerle 'Üniversiteler şehri' olma yolunda ilerliyor. Kentin eğitim veren üniversite açısından 7-8 hatta 9-10'a çıkabilecek potansiyeli olduğuna inanıyorum.''
Gönderen
Adsız
zaman:
05:22
0
yorum
Etiketler: 3 yeni üniversite, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite, yeni üniversite
21 Mayıs 2010 Cuma
Koç Üniversitesi'ne Uluslararası Ödül...
Koç Üniversitesi Üretim ve Otomasyon Araştırma Merkezi, Uluslararası "Machine Tool Technology Research Foundation (MTTRF) 2010" ödülüne layık görüldü.
Yapılan açıklamaya göre, Koç Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. İsmail Lazoğlu'nun direktörlüğünü yaptığı Üretim ve Otomasyon Araştırma Merkezi, yürüttüğü üst düzeydeki araştırma projelerinin uluslararası bilimsel katkılarının değerlendirilmesi sonucu ödüle değer bulundu. Dünyanın önde gelen yaklaşık 12 üniversitesine ve araştırma merkezine verilen ödülü, bu yıl ilk kez Türkiye'den bir üniversite aldı. Ödül töreni, Temmuzda San Francisco'da yapılacak. Bu ödül çerçevesinde, üretim alanında Japonya'nın önde gelen Mori Seiki firması tarafından yeni üretilen yüksek hassasiyetli ve dünyadaki en hızlı 5 eksen bilgisayar kontrollü CNC isleme merkezlerinden biri, araştırmalara destek vermek amacıyla Koç Üniversitesi Üretim ve Otomasyon Araştırma Merkezine gönderilecek. Yeni 5 eksen CNC İşleme Merkezinin, Koç Üniversitesi Otomasyon Araştırma Merkezinde yürütülen özellikle otomotiv, uçak, uzay, havacılık, otomasyon, mekatronik ve biyomedikal sektörlerine yönelik araştırmalara önemli katkı sağlayacağı bildirildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:52
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, koç üniversitesi, lise, Machine Tool Technology Research Foundation, MTTRF, ortaokul, Uluslar arası ödül, Üniversite
Okulda Kıyafet Serbestliğine Tepki...
Öğrencilerin kot pantolon hariç istedikleri kıyafetlerle okula gelmesine olanak sağlayan çalışmayı şimdiden tepkilere neden oldu.
MEB'in internetten düzenlediği öğrenci kıyafetlerinin serbest olup olmamasına yönelik ankette istediği desteği bulan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, konuyu önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu gündemine getireceğini söyledi. OKULLAR PODYUMA DÖNER Karara en yüksek sesli tepki okul kıyafeti üreticilerinden geldi. Sektörden 3 milyon insanın ekmek yediğini belirten Levra Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özcan, “Öğretmenler ders mi verecek yoksa çocuklarının kıyafetlerini mi denetleyecek. Bakanlığın sektörden bizim durumumuzdan haberi yok” diye konuştu. Altılar Giyim Genel Müdürü Adem Altan, kararın uygulanmaya geçmesiyle işsizler ordusuna yenilerinin katılacağını söyledi. Altan “Ülke ekonomisine katkı sunan yaklaşık 5 milyar dolarlık bir piyasa iflas eder. Öğrenci maddi durumu iyi değilse her gün aynı kıyafetle okula gidecektir. Sınıflar podyuma döner” dedi. TEK TİP DAYATMASI Eğitim sendikaları ise serbest kıyafet uygulamasını destekliyor. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez, “Tek bir standarda ve renge endekslenmiş kılık kıyafet uygulamasından vazgeçilmesi yönündeki çalışmaları olumlu buluyoruz” açıklamasını yaptı. Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı ise, “Tek tip öğrenci ve tek tip öğretmen profili eğitim psikolojisiyle bağdaşmaz” dedi. Psikologlor ne diyor? FORMA EZiCi FARKI ÖRTÜYOR Psikolog Sevgin Esemenli, okul üniformasının sosyo-ekonomik farkı kapattığını belirtti. Esemenli şunları söyledi: “Bir çocuk okula çok iyi marka kıyafetle gelirken diğeri daha farklı giysiyle gelecek. Çocuklar kendini bu durumda ezik hissedecektir. Bakanlık bu noktada durumu iyi olmayan ailelere giyim yardımı yapabilir.” KIYAFETi OLMAYAN NE YAPACAK? Prof. Dr. Arif Verimli ise kıyafeti olmayan çocukların “Neden benim bundan yok” fikrine kapılacaklarını belirtiyor. Verimli, “Çocuklar birbirlerinin kıyafetlerini inceler. Eğer kendisinde yoksa bu çocukta isyana neden olur. Kıskançlıklar artar. Bu durumda kalıcı psikolojik sorunlara yol açar” dedi. Prof. Verimli Türkiye'de evinde ekmek bulamayan kişilerin olduğuna dikkat çekerek karara karşı çıktığını belirtti. YOKSUL ÖĞRENCi DAHA ÇOK ÇALIŞIR Okullarda önlüğün kaldırılmasının yoksul ve zenginlik açısından gerginliğe neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan konuyu şu şekilde yorumladı: “Yoksul öğrencilerin kendilerini kötü hissetmesi olası bir risktir. Bu risk, varlıklı öğrencilerin onları anlama ve yardımına neden olabileceği, yoksul öğrenciyi daha çok çalışmaya itip motive edebileceği gibi bir olumlu etkiyi doğurması da mümkündür.” ESKİŞEHiR'DE DENENDi Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Harun Karacan, üç yıl önce Eskişehir'deki okullarda haftada bir kez serbest kıyafet uygulamasının yapıldığını ve disiplinsiz davranışların artış gösterdiğini vurguladı. VELİLER KARŞI ÇIKIYOR Öğrenci velisi Ayşe Özdemir, anaokulunda bile çocukların birbirlerine 'Sen her gün aynı kıyafetle okula geliyorsun' dediklerini belirtti. Özdemir, “Çocuklar arasında marka rekabeti başlayacak, durumu iyi olmayan çocukları eziklik hissedecek” dedi. ÇUBUKÇU AÇIKLAYACAK Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, serbest kıyafet uygulamasına bu ay içinde son şeklinin verileceğini bildirdi. Anketle ilgili sonuçları da Bakan Nimet Çubukçu'nun açıklayacağı kaydedildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:50
0
yorum
Etiketler: bakanlar kurulu, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, MEB, ortaokul, Öğrenciler, Üniversite, veliler
Öğretmenleri Katledilen Minikler Okula Döndü...
Öğretmenlerinin boğazının kesilmesine tanık olan 22 minik okula döndü.
Öğretmenlerinin derste katledilmesine tanık olan 6 yaş grubu anaokulu öğrencileri için 7 uzman psikolog, “Aynı sınıfta, farklı eşyalarla eğitime devam” yönünde rapor verdi. Bu şekilde cinayetle yüzleşip, travmayı atlatmaları öngörülen minik öğrenciler 1'inci sınıftan itibaren farklı şubelere dağıtılacak. İstanbul Bağcılar'da 2.5 ay önce 6 yaş grubu anaokulu öğrencilerinin gözü önünde öğretmenlerinin katledildiği sınıf, uzmanların raporları doğrultusunda farklı eşyalarla donatılarak yeniden aynı öğrencilerle eğitime açıldı. Çocukların önümüzdeki yıl başlayacak ilköğretim 1'inci sınıftan itibaren farklı sınıflara dağıtılması kararı alındı. Bilindiği gibi, İstanbul Ticaret Odası İlköğretim Okulu'nda, Müdür Yardımcısı Ekrem Şavran (33) tarafından aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle öğretmen Derya Çakır (25), ders sırasında önce kurşunlanıp sonra bıçaklanarak öldürülmüştü. Olay sonrası mahkeme süreci Şavran için “Ömür boyu hapis” istemiyle devam ederken, sınıfta bulunan 22 çocukla ilgili 7 uzman psikoloğun yürüttüğü “Travma Sonrası Psikoloji Çalışma Raporu” da tamamlandı. Psikologlar, öğrencilerin cinayetin işlendiği sınıftan uzak tutulması yerine rengi, oyuncakları ve eşyaları değiştirilerek aynı sınıfta ders yapmasının daha iyi olacağına karar verdi. EVLERDE TAKİP EDİLDİ Bunun üzerine sınıf yeniden eğitime açıldı. Cinayeti kaydeden kamera görüntüleri de internete düşmemesi için emniyet tarafından alındıktan sonra bilgisayarın harddiski tamamen silindi. Savcıya teslim edilen görüntüleri, yalnızca mahkeme heyeti izleyebilecek. Cinayetin ardından İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız, olaya tanık olan öğrencilerin travmayı atlatabilmeleri için 7 psikologdan oluşan uzman bir ekip oluşturdu ve öğrenciler haftalarca evinde takip edildi. Uzman psikologların, “Kesinlikle sınıfı eğitime kapatmayın. Öğrencilerin travmayı atlatması için yüzleşmesi şart” uyarısı üzerine İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü de bu sınıfı derslik olarak kullanmama kararından vazgeçti. Raporda, cinayet travmasına maruz kalan öğrencilerin 1. sınıfa geçişte farklı şubelere dağıtılması konusu ise özellikle tavsiye edildi. Yüzleşme için, duvar rengi değiştirilmesi tavsiye edilen sınıf yeniden boyandı. Oyuncaklar değiştirildi ve 22 minik yeniden ders başı yaptı. EN ÇOK MÜDÜR ETKİLENMİŞ Okulda yaşanan bu olaydan en çok, cinayet silahı ve bıçağını saldırgan yardımcısı Ekrem Şarvan'ın elinden alan Okul Müdürü Mehmet Ulugöl'ün etkilendiği saptandı. Psikologların öğrencilerin yanı sıra, okuldaki 4 idareci, 45 öğretmen, 8 personel ve 28 veliye psikolojik destek verdiği kaydedildi. Uzmanlar: Artık tepkiler normal Raporu hazırlayan psikolojik danışmanlar Emine Küle, Yılmaz Gülsoy, Zeynep Yılmaz, Hasan Demir, Serpil Öz, Kamuran Yıldırım ve Bünyamin Can, İTO İlköğretim Okulu'nda Psikoeğitim Programı'nın planlandığı gibi gerçekleştirildiğini bildirdiler. Uzmanlar raporun sonuç bölümünde şu görüşlere yer verdi: “Çalışma sonunda çocukların aşamalı bir şekilde travma sonrası stres tepkileri normalleşmiş ve okula uyumları yeniden sağlanmıştır. Yeni anasınıfı öğretmeninin de öğrenci ve veli oturumlarına katılması sağlanarak, çocukların yeni öğretmene adaptasyon süreci hızlandırılmıştır. Anasınıfı öğrenci ve velileri okula devam konusunda uyum sağlıyor. Okul personelinin travmaya karşı stres tepkileri azalıyor.” (Habertürk)
Gönderen
Adsız
zaman:
01:46
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, ito ilköğretim okulu, lise, müdür yardımcısı, ortaokul, Öğretmenler, Üniversite