Eylem yaptıkları gerekçesiyle tasdikname verilerek okuldan uzaklaştırılan 24 öğrenci okullarına geri dönebilecek.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Çekmeköy Mehmetçik Lisesinde ''eylem yaptıkları'' gerekçesiyle ilçe disiplin kurulu tarafından tasdikname verilerek okuldan uzaklaştırılan 24 öğrenciye, il disiplin kurulunun 5 günlük kısa süreli okuldan uzaklaştırma cezası verdiğini belirterek, bu öğrencilerin aynı lisede eğitimlerine devam edebileceğini söyledi. Tekel işçilerinin eylem yaptığı dönemde, Çekmeköy Mehmetçik Lisesinden yaklaşık 150 öğrencinin okulun bahçesinde işçilere destek amacıyla eylem yaptıklarını hatırlatarak, ''İdareciler ve öğretmenler ikaz etmiş. Yaptıkları eylemin yasal olmadığını, dersleri boykot sayılacağını, haklarında disiplin işlemi yapılabileceğini söyleyince çocuklar alanı terk etmiş. Geriye 24 öğrencimiz kalmış. Onlar da oturma eylemini devam ettirmiş'' dedi. Bunun üzerine idari soruşturma başlatıldığını, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü disiplin komisyonunun öğrencileri tasdikname ile okuldan uzaklaştırdığını anımsatan Yıldız, tasdiknamesini alan 4 öğrencinin başka bir liseye kayıt yaptırdığını, 20 öğrencinin ise bir haftalık yasal itiraz süresinde ilçe disiplin kurulunun tasdiknameyle okuldan uzaklaştırılma cezasına İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurarak itiraz ettiklerini söyledi. İl Disiplin Kurulunun toplanarak öğrenciler hakkında değerlendirme yaptığını ifade eden Yıldız, şunları kaydetti: ''Teknik eksikliklerden dolayı dosya okula iade edildi. Eksiklikler tamamlandı. İlçe Disiplin Kurulu tekrar toplanarak aynı cezayı öngördü. Çocukları, tekrar tasdikname ile başka bir okula gönderme cezasıyla cezalandırdı. Yönetmelik, konuyla ilgili karar konusunda İl Disiplin Kuruluna yetki veriyor. İl Disiplin Kurulu toplandı, gerekçelerine bakıldı, 24 öğrencinin de dosyaları incelendi. İl Disiplin Kurulu, öğrencilerin tamamına 5 günlük kısa süreli okuldan uzaklaştırma cezası verdi. 24 öğrenci, Mehmetçik Lisesinde eğitimlerine devam edebilecek. Okula resmi yazıyı gönderiyoruz.'' İl Disiplin Kurulunun dikkatli ve titiz bir çalışma yaptığını, eğitim ve öğretim sürecinin tüm yönleriyle dikkate alındığını ifade eden Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Eğitim ve öğretim sürecinde bu çocuklar bizim çocuklarımız. Umuyoruz ki bu saatten sonra yönetimin, idarenin, milli eğitimimizin çocuklarımıza yönelik bu bakış açısı kendileri tarafından da iyi değerlendirilir. Kendilerine verilen bu imkanı, okullarında hem akademik başarılarında hem de hocalarıyla ilişkilerinde artık yeni bir dönem başlatıldığının somut bir ifadesi olarak iyi niyetle bundan sonraki çalışmaları sürdürürler.'' Eyleme katılan çocukların ailelerinde Tekel işçisi bulunmadığını belirten Yıldız, ''Etkileme de olabilir, arkasında kötü niyetli unsurlar da olabilir. Onları bertaraf etmek yine eğitim camiası olarak, okul idaresi olarak arkadaşlarımıza düşüyor'' dedi. EĞİTİMDE DİSİPLİN CEZALARI ''İl Milli Eğitim Müdürü olarak, çocukların eğitim sürecinde tutulmaları, onların cezayı gerektiren herhangi bir davranışının karşılığını vermek, mevzuat, yönetmelik icabı bile olsa, insan olarak daha toleranslı olmamız gerektiğini düşünüyorum'' görüşünü dile getiren Yıldız, şöyle konuştu: ''Gençleri anlamamız gerekiyor. Onların dönemsel davranışlarını, empati duygusuyla yaklaşarak anlamaya çalışmamız gerekiyor. Bir yanlışı varsa, bunları da kendilerine sabırlı bir şekilde anlatmak gerekir diye düşünüyorum. Benim için insan unsuru, öğrenci, bireyin mutluluğu, kazanımları önemli. Eğitimin birinci görevi, çocuğu eğitim sistemi içinde tutmak ve onu olabildiğince tolore etmek. 2,5 milyon öğrenciyi yönetirken, benimle görev yapan arkadaşlarımızın bu empati duygusunu yaşatmaları lazım. Kendi çocuklarımıza nasıl davranıyorsak, onlara da o şekilde davranmamız gerekiyor. Çocuklar büyüklerden farklı dönemde yaşıyor ve farklı düşünüyorlar. Dolayısıyla biz belki doğru düşünüyor olabiliriz ama onların da farklı düşüncelerini anlamamız gerekiyor.'' Yıldız, geçmiş yıllara nazaran İstanbul'da büyük çapta disiplin olaylarının olmadığını vurguladı. 2009-2010 eğitim ve öğretim döneminin sonuna gelindiğini hatırlatan Yıldız, ''Çocuklarımızın, bireysel başarılarının yanı sıra İstanbul'un kitlesel başarıları için önümüzdeki kısa süreyi iyi değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Öğretmenlerimize ve idarecilerimize de sevgi odaklı yönetim sergilemelerini tavsiye ediyorum. Çocuklara geleceğin büyükleri nazarıyla bakıp onlara bir değer atfetmeyelim. Onların kendileri zaten kıymetli ve değerli. Bunu onlara hissettirmemiz gerekiyor'' dedi.
21 Mayıs 2010 Cuma
Okuldan Atılan 24 Öğrenci Geri Alındı...
Gönderen
Adsız
zaman:
01:45
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, mehmetçik lisesi, Milli Eğitim Müdürü, ortaokul, Üniversite
Öğretmenlere 100 TL Müjdesi...
Milli Eğitim Bakanlığı, ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutulması önerisini değerlendirmeye aldı.
Milli Eğitim Bakanlığı, sendikanın, öğretmen maaşlarına 100 lira ek zam sağlayacak ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutulması önerisini değerlendirmeye aldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) öğretmen maaşlarına fazladan 100 TL zam sağlayacak formülü gündemine aldı. MEB Kurum İdare Kurulu toplantısında öğretmenlerin aylık gelirlerine ekstra artış getirecek önemli bir öneri gündeme getirildi. Yetkili sendika Eğitim-Bir-Sen’in MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik’e sunduğu öneriyle, öğretmenlere ödenen ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutularak, vergi matrahına dahil edilmemesi isteniyor. Bakanlığın değerlendirmeye aldığı öneri uygun görülür ve ek ders vergiden muaf tutulursa, öğretmen maaşına yaklaşık 100 TL zam gelmesi söz konusu olacak.
DİĞER BAKANLIKLAR ÖRNEK
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez sundukları öneriyi şöyle anlattı: “Milli Eğitim Bakanlığı’na getirdiğimiz öneriyi daha önce Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de ilettik. İlk kez böyle bir öneri geldiği için incelemeye alındı. Diğer bakanlıklardaki ek tazminatlarda vergi muafiyeti var. Örneğin bir Maliye Bakanlığı çalışanına, SGK çalışanına ödenen Maliye tazminatı gelir vergisinden muaf tutuluyor. Öğretmenlere, şeflere, okul müdürlerine, müdür yardımcılarına ödenen ek ders ücretleri ise bu vergiye tabi tutuluyor. Biz bu verginin kesilmeyip, öğretmene ödenmesini istedik. Burada dengesizlik ve mağduriyetin giderilmesi yoluyla eğitim çalışanlarının maaşları ortalama 100 TL artabilir.”
Gönderen
Adsız
zaman:
01:44
0
yorum
Etiketler: Eğitim bir sen, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, maliye bakanı, MEB, ortaokul, Öğretmenler, öğretmenlere zam, Üniversite
ÖSYM'nin Sistemi İflas Etti...
Başvuruların yoğunluğundan ÖSYM'nin sistemi kilitlendi. Öğrenciler, memur adayları, ÖSYM ve bankaların önünde uzun kuyruklarda saatlerce bekledi.
Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS), Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ve Dikey Geçiş Sınavı (DGS) başvurularının aynı günlere denk gelmesi ÖSYM'nin sistemini kilitledi. Çok sayıda kişinin aday olduğu KPSS ve DGS için başvuru süreleri uzatıldı. LYS'ye başvurular ise dün sona erdi. Ancak ÖSYM, LYS için daha önce 17.00'de sona ereceğini duyurduğu başvuruları, saat 23:59'a kadar kabul etti. Öğrenciler tüm gün ÖSYM ve bankalar önünde kuyruklar oluşturdu. KPSS ve DGS başvuruları ise 25 Mayıs'ta sona erecek. LYS, KPSS ve DGS'ye olan başvuruların süreleri dün akşam saatlerinde yeniden uzatıldı. Bankalara ÖSYM'nin sistemi tıkandığı için ödeme yapamayan öğrenciler, ÖSYM'nin telefonlarını da kilitledi. ÖSYM'de kurum içi telefonlar ve bilgisayarlar da bir süre devre dışı kaldı. ÖSYM bilgi işlem servisi tüm gün olağanüstü çalışmayla sistemi hızlandırmaya çalışsa da yoğun talep nedeniyle sistem hızlandırılamadı. ÖSYM'ye gelenlerin birçoğu ise iki saati aşkın bir süre beklemelerine rağmen kayıtlarını yaptıramadı. Başvuruların çok olması, nedeniyle bekleyen öğrencilerin mağdur olmasına neden oldu. ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamada da, LYS, KPSS ve DGS'ye girecek olan adayların bilgisayar sistemlerindeki tıkanıklık sebebiyle sınav ücreti yatırma ve başvuru işlemlerinde bazı zorluklarla karşılaşıldığı belirtildi. Bu nedenle, KPSS ve DGS sınavları için başvuruların ve banka işlemlerinin bugün saat 10:00'a kadar durdurulduğu ve bu saatten sonra yeniden başlanacağı ve 25 Mayıs'a kadar süreceği açıklandı. (Akşam)
Gönderen
Adsız
zaman:
01:42
0
yorum
Etiketler: dgs, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, KPSS, lise, LYS, ortaokul, ÖSYM, ösym sistemi, Üniversite
Kontenjan 300 Bin Başvuru 850 Bin...
YGS sonucunda, LYS'ye katılmaya hak kazanan 1 milyon 233 bin 580 üniversite adayından yaklaşık 850 bini LYS'ye başvuru yaptı.
LYS'ye katılmaya hak kazanan 1 milyon 233 bin 580 üniversite adayından yaklaşık 850 bini LYS'ye başvuru yaptı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, YGS'de 180 puanı çok az farkla geçen adayların LYS'ye girmekten vazgeçmiş olabileceğini ya da YGS puanıyla açıköğretim veya meslek yüksekokullarını tercih etmeyi uygun bulduklarını söyledi.
SAYI TAHMİNDEN DÜŞÜK
Yarımağan, şöyle konuştu 'İkinci sınava 1 milyon dolayında başvuru olacağını tahmin ettik ama rakam tahminimizin altında kaldı. Bu durum, 'sorun var' anlamına gelmiyor. İlk yıl olduğu için demek ki sağlıklı bir tahmin yapamadık. Aday sayısı az olursa şanslar yükselir. Biraz fazla tahminde bulunduk.'
Geçen sene 'Sayısal-2', 'Sözel-2', 'Eşit Ağırlıklı-2' ve 'Dil' puanıyla öğrenci alan 4 yıllık lisans programları toplamının 275 bin olduğunu belirten Yarımağan, 'Yani bu sene LYS'ye girmesi gereken, sınav sonucuyla öğrenci alacak programların kontenjanlarının toplamı 275 bin. Bu sene biraz artarsa 300 bin dolayında alacak. Yani bu kitle 300 bin kişilik kontenjan için yarışan kitle. Başvuru sayısı da 300 binlik kontenjan için uygun bir
sayı. Anormallik yok' dedi.
TOPLAM 900 BİNE ÇIKABİLİR
Üniversite kontenjanlarının kesinleşmediğini, konuyla ilgili YÖK'ün çalışmasının sürdüğünü kaydeden Yarımağan, şöyle devam etti: 'Son iki yılda kontenjanlarda ciddi artış olmuştu. Birçok program için aslında fiziksel imkanları zorlayan artışlar oldu. Dolayısıyla bu yıl son iki yıldaki oranda artış beklememek lazım. Yine de yeni kurulan üniversiteler var. Bazı programların kontenjanları da üst sınıra dayanmadığı için artırılabilir, yani bir miktar artış olabilir ama bu artış çok fazla olmaz. Örgün öğretim programlarının kontenjanı 650 bin dolayında gerçekleşebilir. Açıköğretime son yıllarda en az 250-300 bin aday yerleşiyor. Bu da merkezi yerleştirme sonunda 900 bin dolayında yerleştirme olacağını ortaya çıkarıyor.'
SINAV ZOR DEĞİL
Matematik sınavına 580 bin, fen sınavına 270 bin, edebiyat sınavında 610 bin, sosyal bilimler sınavına 310-320 bin dolayında başvuru olduğunu açıklayan Yarımağan, 'Sosyal bilimcilerde beklenenin altında başvuru olduğu ortaya çıktı' diye konuştu. LYS'nin lise müfredatına dayalı ve bilgi ağırlıklı olduğunu belirten Yarımağan, soruların zorluk derecelerinin ise 'geçen yıllarda yapılan testlerdeki zorluk derecesiyle aynı' olacağını vurguladı.
LYS'de süre ikinci kez uzatıldı
BİLGİSAYAR sistemindeki tıkanıklık nedeniyle Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) başvuru süresi bir kez daha uzatıldı. ÖSYM'den yapılan açıklamada, dün saat 17.00'de sona erecek 2010 LYS'ye başvuru süresinin, bilgisayar sistemlerindeki tıkanıklık nedeni ile 20 Mayıs 2010 Perşembe günü saat 17.00'ye kadar uzatıldığı duyuruldu. ÖSYM, daha önce 14 Mayıs 2010 olarak açıkladığı başvuru süresini, 18 Mayıs Salı saat 17.00'ye kadar uzatmıştı.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:39
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, LYS, ortaokul, sınavlar, Üniversite, YGS
18 Mayıs 2010 Salı
LYS Başvuruları Bugün Sona Eriyor...
LYS'ye girmek isteyen adaylar, bugün saat 17.00'ye kadar başvuruda bulunabilecek.
Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) en az bir puan türünden 180 puan barajını aşan ve Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) girmek isteyen adaylar, bugün saat 17.00'ye kadar başvurularını yapabilecek. ÖSYM, 14 Mayıs Cuma günü sona erecek olan başvuru süresini bugün saat 17.00'ye kadar uzatmıştı. LYS puan türleri ile öğrenci alan yükseköğretim programlarında okumak isteyen adaylar, YGS'ye ek olarak LYS'ye de girecek. LYS'ye katılma hakkı kazanan adaylar, beş ayrı kategoride yapılacak LYS'den hangilerine gireceklerine karar verdikten sonra LYS ücretini T.C. Ziraat Bankası, T. Vakıflar Bankası, T. Halk Bankası, Akbank ve T. Garanti Bankası şubelerine yatırabilecek. Adayların, katılacakları her bir LYS için 20 TL ödemesi gerekiyor. Adaylar, sınav ücretini ödedikten sonra, başvurularını bireysel olarak internetten veya başvuru merkezi olarak belirlenen okul müdürlüklerinden yapabilecek. YGS sonucunda, LYS'ye 1 milyon 233 bin 580 üniversite adayı katılmaya hak kazanmıştı. SINAV LYS, sadece 81 il merkezi ile Lefkoşa'da yapılacak. LYS'ye katılacak adaylar, 81 il arasından sınava girmek istedikleri yeri tercih edebilecekler. Adaylar en fazla 2 il tercih edebilecek. Sınava Ankara, İstanbul ve İzmir'de katılmak isteyen adaylar, bu illerin yanı sıra bölge tercihi yapacak. Adaylar, katılmak istedikleri LYS'lerin hepsine aynı merkezde girmek zorunda olacak. BEŞ OTURUMDA YAPILACAK LYS, 19-20 Haziran ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde toplam beş oturumda yapılacak. LYS'lerde her test için ayrı soru kitapçığı bulunacak ancak tek cevap kağıdı kullanılacak. Bir test için tanınan süre bittiğinde ilgili teste ait soru kitapçıkları toplanırken ve diğer teste ait soru kitapçıkları dğıtılırken ara verilmeyecek. Matematik Sınavı (LYS-1) 19 Haziran Cumartesi günü saat 10.00'da tek oturumda yapılacak ve 120 dakika sürecek. LYS-1'de Matematik ve Geometri testleri bulunacak. Matematik testinde 50 soruya 75 dakika, Geometri testinde 30 soruya 45 dakika cevaplama süresi verilecek. Fen Bilimleri Sınavı (LYS-2) 27 Haziran Pazar günü saat 10.00'da tek oturumda yapılacak ve 135 dakika sürecek. LYS-2'de Fizik, Kimya ve Biyoloji testleri yer alacak. Testlerde 30'ar soru bulunacak ve 45'er dakika cevaplama süresi verilecek. Edebiyat-Coğrafya Sınavı (LYS-3) 26 Haziran Cumartesi günü saat 10.00'da tek oturumda yapılacak ve 120 dakika sürecek. LYS-3'te Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya-1 testleri yer alacak. Türk Dili ve Edebiyatı testinde 56 soruya 85 dakika, Coğrafya-1 testinde 24 soruya 35 dakika cevaplama süresi verilecek. Sosyal Bilimler Sınavı (LYS-4) 20 Haziran Pazar günü, saat 10.00'da tek oturumda uygulanacak ve 135 dakika sürecek. LYS-4'te Tarih, Coğrafya-2, Felsefe Grubu testleri yer alacak. Tarih testinde 44 soruya 65 dakika, Coğrafya-2 testinde 16 soruya 25 dakika, Felsefe Grubu testinde 30 soruya 45 dakika süre verilecek. Felsefe Grubu testinde 10 Psikoloji, 10 Sosyoloji ve 10 Mantık sorusu bulunacak. Yabancı Dil Sınavı (LYS-5) 19 Haziran Cumartesi günü saat 14.30'da tek oturumda uygulanacak ve 120 dakika sürecek. LYS-5, İngilizce, Almanca ve Fransızca olmak üzere 3 dilde yapılacak. Adaylara 80 soru sorulacak. Bu soruların 20'si kelime bilgisi ve dil bilgisi, 12'si çeviri, 48'i okuduğunu anlama ile ilgili olacak. Testler tek soru kitapçığında bulunacak ve tek cevap kağıdı kullanılacak. LYS SONUÇLARI LYS'de 180 ve üzeri puan alanlar, LYS puan türleri ile öğrenci alan lisans programlarını tercih edebilecek. LYS sonuçları internet aracılığıyla internetten adaylara duyurulacak. Sınava giren ve sınavı geçerli sayılan tüm adaylara LYS Sınav Sonuç Belgesi gönderilecek. Bu belgede adayın her testteki doğru ve yanlış cevap sayısı, LYS puanları ve başarı sıraları, OBP ve AOBP'leri, yerleştirme puanları ve başarı sıraları yer alacak. Sınav Sonuç Belgesi'nde bir adayın yerleştirmede kullanılmayacak olan puanları yer almayacak. YGS ve LYS sonuçlarına göre yükseköğretim programlarına yerleştirme merkezi olarak yapılacak.
Gönderen
Adsız
zaman:
03:05
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, LYS, lys sonuçları, ortaokul, Üniversite
'Akademisyen Askerliğin' Ayrıntıları...
YÖK, askerliğini yapmamış akademisyenlerin öğretim üyesi açığı olan üniversitelerde askerlik yapmasını tartışıyor.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan'ın açıkladığı “akademisyen askerliğin” ayrıntıları belli oluyor. YÖK Genel Kurulu'nun haziranda yapılacak toplantısında konuyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı'na resmi yazı gönderilip gönderilmeyeceğine karar verilecek. Düzenleme yürürlüğe girerse, askerliğini yapmamış akademisyenler, 1 aylık temel eğitimi kışlada aldıktan sonra, öğretim üyesi açığı olan üniversitelerde ders vererek askerliklerini yapacak. YÖK, öğretmenlerin askerliklerini okullarda yine öğretmen olarak yapmasına benzer bir uygulamayı hayata geçirmeyi planlıyor. Mevcut sisteme göre, Milli Savunma Bakanlığı'nın belirlediği kontenjan çerçevesinde, seçilen öğretmenler belirli eğitimi aldıktan sonra okulda öğretmenlik yaparak askerlik hizmeti veriyor.
Özellikle doğu illerindeki yeni üniversitelerde öğretim üyesi açığının giderek arttığına dikkati çeken YÖK yetkilileri, öğretim üyesi açığının “akademisyen askerlik” ile kapatılabileceğini belirtiyor. Akademik çalışmaların en yoğun olduğu doçentlik döneminde askere giden akademisyenlerin, bilimsel araştırmalarının kesintiye uğradığı savunuluyor. YÖK'te üzerinde çalışma yürütülen plan ile ilgili öne çıkan bazı ayrıntılar şöyle:
Sistemin hayata geçirilmesi için YÖK Genel Kurulu'nun gelecek ay yapılacak toplantısında konu gündeme getirilerek, YÖK üyelerinin görüşleri alınacak. Kurul kararı doğrultusunda Genelkurmay Başkanlığı'na öneri götürülüp götürülmemesine karar verilecek.
Sistem, Genelkurmay'ın izniyle hayata geçebilecek. YÖK'te devam eden çalışma kapsamında askerliğini yapmamış akademisyenlerin sayısı araştırılıyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
03:04
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite, YÖK
Uygulamanın Bu Yıl Başlaması Sektörü Vurur...
TESK Başkanı Palandöken, okullarda serbest kıyafet uygulamasına 2011’de geçilmesi halinde trilyonlarca malın elde kalacağına dikkat çekti.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, okullarda serbest kıyafet uygulamasının 2012'de başlamasını istedi. Bu uygulamanın 2011 yılında hayata geçirilmesi halinde trilyonlarca malın elde kalacağını ifade eden Palandöken, yapılmış hazır okul formalarının elden çıkarılması için mutlaka süre verilmesi gerektiğini vurguladı. Palandöken, aksi takdirde bu uygulamayla giyim sektörü ve esnafın tamamen yok olacağını belirtti. TESK Başkanı Palandöken, okullarda serbest kıyafet uygulamasına yönelik açıklama yaptı. MEB tarafından serbest kıyafet uygulamasına geçilmesini yanlış bulan Palandöken, bu uygulamayla giyim sektörünün ve esnafın çökeceğini ifade etti. Uygulamaya 2012 yılında geçilmesini isteyen Palandöken, “Aksi halde trilyonluk mal elde şişer. Bu da 10 binlerce insanın işsiz kalması ve binlerce iş yerinin kapısına kilit vurulması demektir. Bu uygulama, giyim sektörümüzü ve esnafımızı perişan eder. Uygulamanın hemen hayata geçirilmesi demek bu işsizlik ve kriz ortamında on binlerce kişinin işsiz, binlerce işyerinin kapanması ve trilyonlarca okul formasının elde şişmesi demektir. Bu tür uygulamaların kararı en az 2-3 yıl önceden alınmalı ki esnaf ve sanatkar kendini ona göre ayarlasın. Acilen uygulamadan vazgeçilmeli, zor durumda olan üreticinin ve esnafın zarar görmemesi için uygulama 2012 yılına kadar ertelenmelidir” diye konuştu. (Anka)
Gönderen
Adsız
zaman:
03:03
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, MEB, ortaokul, tesk, Üniversite