22 Şubat 2010 Pazartesi

Yeni İstanbul Milli Eğitim Müdürü...

Yeni İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü belli oldu.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, görevi bir süredir vekaleten yürüten Muammer Yıldız atandı. Bazı bakanlıklara ait atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliklerine Dr. Mehmet Cilacı ve Kadir Balaban atandı. Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Bakanlık Müşavirliğine Çankırı İl Milli Eğitim Müdürü Durmuş Özdemir atanırken, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, bu görevi bir süredir vekaleten yürüten Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi Muammer Yıldız atandı. Sağlık Bakanlığında açık bulunan İlaç ve Eczacılık Genel Müdür Yardımcılığına Bedrettin Uluat'ın atanması kararlaştırıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığında açık bulunan Başmüfettişliklere, müfettişler Cemalettin Ulusoy, Müjdat Yücel, Suzan Kurt, Ali Atlıhan ve Müşerref Can'ın atanması, Çevre ve Orman Bakanlığında açık bulunan Personel Dairesi Başkanlığına Halim Bediz'in atanması uygun görüldü.

Çocuklara Çok Amaçlı Çanta...

Meslek lisesi öğrencileri okul öncesi çağdaki çocukların kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla ilginç bir çanta üretti.

Samsun İlkadım Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsü ve Kız Teknik ve Kız Meslek Lisesince okul öncesi çağdaki çocukların kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla "Uğurlu piti iş başında" adı altında çok amaçlı olarak hazırlanan sırt çantaları, şapka ve maske olarak kullanılabiliyor, duvar süsü yapılabiliyor.
Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsü ve Kız Teknik ve Kız Meslek Lisesi'nce Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen "Meslek Liseleri Proje Tabanlı Beceri Yarışması' için "Uğurlu Piti İş Başında" adlı çok amaçlı bir sırt çantası hazırlandı. Samsun il genelinde birincisi olan projenin Danışmanı Şefika İşiten, yaptığı açıklamada, çantanın okul önce çocukların kişisel gelişimlerinin düşünülerek üç ayda tamamlandıklarını söyledi. Çantanın 6 özelliğinin bulunduğunu belirten İşiten, şu bilgileri verdi: "Çocuklar eline aldığında her bir yerine dokunduğunda farklı bir duyu alsın istedik. Şekilleri tanımasını ve parmak gelişimin sağlasın istedik. Bu oyuncağın aynı zamanda eğlenceli olmasını da istedik. Kanatlara basıldığında müzik çalıyor. Çocuk kendini geliştirmesi ve eğlenmesini sağlıyor. Okul öncesi eğitimde eşleştirme ve ilişki kurmayı önemsiyoruz buna da yer verdik. Uğur böceğinin kanatları sabitlendiğinde bir maske oluşumu sağladık. Bunda çocukların psikolojik dünyaları ile maskelerin altındaki kendi dünyaları çok farklı, bunu anlatabiliyorlar. Oyuncağın sürprizlerle dolu olmasını amaçladık, arkasında gizli bir fermuarı var. Çocukların keşfetme duygusunu gelişmesini sağlamak için fermuarın içinde bir başlık hazırladık. Bunlarla da yetinmedik. Bu başlığın iç kısmına spor bir cep yaptık ve spor sırt çantası haline getirdik. Ayrıca içine yerleştirdiğimiz gizli bataryalarla gece lambası da olabiliyor. Yer tutmasını istemediğimiz için de aynı zamanda da duvar süsü olarak kullanılması için tasarladık." İşiten, çok amaçlı sırt çantalarını 120 TL'ye satışa çıkardıklarını da ifade etti.

İTÜ'de Köklü Reform...

Öğrencisinin önünde önünü ilikleyen sıradışı yeni İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, üniversiteye bir yılda adeta kabuk değiştirtti.

İstanbul Teknik Üniversitesi 1773 kuruluş yılından beri ilk kez köklü bir değişime gidiyor. Öğrencisinin önünde önünü ilikleyen sıradışı yeni İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, üniversiteye bir yılda adeta kabuk değiştirtti. Geçen yıl öğrenci sayısını sabitleyen üniversite, gelecek yıllarda da mevcudu 7 bine düşürerek lisans değil, yüksek lisansta araştırma geliştirme (ARGE) üniversitesine dönüşecek. Hedef, ARGE'lerle en iyi 100 üniversite sıralamasında yer almak. Üniversite, yerli helikopterden, uyduya ve hatta 'bilim insanı' geliştirmeye kadar sadece 6 projede 250 milyon TL'lik bütçeye ulaştı. İTÜ'de 1.5 yıldır rektör olarak görev yapan Prof. Şahin, Türkiye'nin en çok patent üreten Teknopark'ından, gizli yürüttükleri askeri güvenlik projelerine kadar her alanda iddialı olduklarını söyledi. ARIKOPTER HAZIR SIRA UYDUDA En yakın takipçisi üniversiteden bile yüzde 35 daha büyük bir bütçeye sahip olan üniversite olduklarına dikkat çeken Şahin “Devlet Planlama Teşkilatı'nın talebi ve 35 milyon TL kaynakla 2002'de start verilen 'arıkopter' projesi bu senenin sonunda tamamlanıyor. Uydu projesi için de yaklaşık 10 milyon TL ayrıldı. Üzerine daha büyük kameraların konulacağı bu uydu sayesinde 'ABD bizi evimizin içine kadar görüntülüyor' söylemi artık Türkiye için de kullanılabiliyor olacak” dedi. Mevcut yasaların üniversitelerin kaynak sağlama konusunda yetersiz kaldığını ifade eden Şahin “Biz tüm bu uğraşlarımız sonunda kazandığımız parayı maliyeye devredeceksek neden para kazanıyoruz. Bu tutum dünya üniversiteleriyle rekabet edecek konuma gelmemizi engelliyor. Üniversitelere mali ve idari özerklik verilmeli, özkaynaklar konusunda serbest bırakılmalı” diye konuştu. YÜZDE 100 İNGİLİZCE ŞART Rektör Şahin, 'Teknopark' projelerine 350'den fazla şirketin talip olduğunu vurgulayarak varacağı son noktanın hayaliyle çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. Tartışmalı olmasına rağmen önümüzdeki eğitim-öğretim yılında yüzde 100 İngilizce eğitime geçecekleri bilgisini de veren Prof. Şahin şunları söyledi: Dünya üniversiteleriyle yarışabilmek için İngilizce eğitim şart. İTÜ'de şu an yüzde 30 İngilizce eğitim yapılıyor. Yüzde 100'e çıktığında öğrencilerimiz de yurtdışında master ya da doktoraya gittiğinde oradaki hayata daha kolay entegre olacak. Bütçe rekoru kırdı Bakanlıklar, belediye ve genel müdürlüklerin yanı sıra özel sektörle yüzlerce irili ufaklı projeye start veren İTÜ'nün, bu yıl ve geçen yıl başlayan sadece 6 projesi bile 250 milyon TL'ye yaklaştı. • Yüksek Başarılı Hesaplama Projesi: Devlet Planlama Teşkilatı'ndan alınan bütçe 46 milyon TL • Nano Teknoloji Uygulama Araştırma Merkezi: 25 Milyon TL (Çok sayıda özel şirketin sponsorluğunda) • Uzay Bilimleri Projeleri: 40 milyon TL • Arıkopter: 35 milyon TL • Teknokent: 50 milyon TL • İTÜ-Araştırmacı Ve Bilim İnsanı Yetiştirme Programı: 45 Milyon TL

20 Şubat 2010 Cumartesi

Askeri Okulların Yeni Yönetmeliği...

Gülhane Askerî Tıp Akademisi, Harp Okulları ile Astsubay Meslek Yüksek Okulları yönetmeliklerinde yapılan değişiklikler..
Gülhane Askerî Tıp Akademisi, Harp Okulları ile Astsubay Meslek Yüksek Okulları yönetmeliklerinde yapılan değişiklikle, askeri öğrencilerin okullardan ayrılmalarına ilişkin süreler yeniden belirlendi. Milli Savunma Bakanlığı'nca Gülhane Askerî Tıp Akademisi Yönetmeliği, Harp Okulları Yönetmeliği ile Astsubay Meslek Yüksek Okulları Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikteki değişiklikle, öğrenciler “askerî tıp fakültesine giriş tarihlerinden itibaren dördüncü sınıfın Temmuz ayının son gününe kadar olan süreyi 'geçirdikten sonra' yapılan masrafları ve yasal faizlerini ödese dahi” okuldan çıkamayacak. Ancak, dördüncü sınıfın Temmuz ayının son gününe kadarki 'süre içinde'; 18 yaşını tamamlayan öğrenciler kendi başvurularıyla, tamamlamayan öğrenciler ise velilerinin isteği ile Devlet tarafından yapılan masrafları ve kanunî faizlerini ödemeleri kaydıyla okuldan çıkabilecek. Eski yönetmelikte bu süre askerî tıp fakültesine giriş tarihlerinden itibaren birinci yıl olarak belirlenmişti. Harp Okulları Yönetmeliği'nde yapılan değişikle de, daha önce intibak eğitimi başlangıcından itibaren Devletçe yapılan masrafları ve kanuni faizlerini ödemeleri kaydıyla başka bir şart aranmaksızın okuldan ayrılma süresi bir yıldan dört yıla çıkartıldı. Böylece, Harp okullarındaki öğrenciler, okula giriş tarihlerinden, intibak eğitimi başlangıcından itibaren dördüncü sınıfın Temmuz ayının son gününe kadar olan sürede okul masraflarını ödemeleri kaydıyla başka bir şart aranmaksızın okuldan çıkabilecekler. Astsubay Meslek Yüksek Okulları Yönetmeliği'nde de yapılan değişiklikle de, öğrencilerin daha önce intibak eğitimi başlangıcından itibaren Devletçe yapılan masrafları ve kanuni faizlerini ödemeleri kaydıyla başka bir şart aranmaksızın okuldan ayrılma süreleri bir yıldan iki yıla çıkartıldı. Bu okullardaki öğrenciler de, okula “intibak eğitimi başlangıcından itibaren ikinci sınıfın Temmuz ayının son gününe kadar olan sürede okul masraflarını ödemeleri kaydıyla ve başka bir şart aranmaksızın okuldan” ayrılabilecekler.

19 Şubat 2010 Cuma

Formasyonda 2.5 Şartı...

YÖK yetkilileri, pedagojik formasyon almak isteyenlere getirdiği 4 üzerinden 2,5 diploma notu şartında son kararı açıkladı.
YÖK geçen ay eğitim fakülteleri dışındaki fakültelerde okuyup da öğretmen olmak isteyenlere pedagojik formasyon için 4 üzerinden 2,5 diploma notu şartı getirdi. Kurul'un aynı kriteri eski mezunlara da getirmesi öğretmen adaylarını mağdur etti. Okulu bitirdikleri için not ortalamalarını yükseltme şansları bulunmadığına dikkat çeken eski mezunlar, ortalamanın düşürülmesini istiyor. Formasyon almak isteyen fen edebiyat fakültesi öğrencilerinden Muhammet Sarsık, mağduriyetini şöyle anlatıyor: "Benim gibi yüzlerce arkadaş 2,5 not barajı nedeniyle mağdur oldu. Mezun olduğumuz için notu da yükseltme şansımız olmuyor, bu durumda artık öğretmen olma şansımız hiç kalmadı. Benim ortalamam 2,46 ama 2,5 olmadığı için formasyon alamıyorum." Formasyon bekleyen adaylar şikayetlerini ilettikleri YÖK'ten umduklarını bulamadı. Çok fazla sayıda öğretmen adayının öğretmenlik beklediğini kaydeden YÖK yetkilileri, kaliteyi düşürmemek için not barajını indirmeyeceklerini açıkladı.

YÖK Yeni Dekanları Atadı...

YÖK, 9 fakülteye dekan ataması yaptı. İşte ataması yapılan fakülte ve dekanlar...
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplanan YÖK Genel Kurulu sona erdi. Toplantıda 9 fakülteye dekan ataması yapıldı. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, KTO Karatay Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından rektör adayı olarak Yükseköğretim Kurulu'na önerilen Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu ile ilgili olumlu görüş bildirilmesine karar verildiği belirtildi. Gedik Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı'nın kurmak istediği meslek yüksek okuluna ilişkin sunum izlendiği, olumlu görüşle Milli Eğitim Bakanlığı'na bildirilmesine karar verildiği kaydedildi. Antalya'da Gaye Eğitim, Sağlık, Spor ve Çevre Vakfı'nca Antalya İbn-i Sina Üniversitesi; Alanya'da Hamdullah Emin Paşa ve Haremi Hatice Tahire Hanım Vakfı'nca Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi; Ankara'da Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Vakfı ile Türkiye Devlet Hastaneleri ve Hastalara Yardım Vakfı'nın müştereken Ankara Bilge Üniversitesi kurma taleplerinin görüşüldüğü, adı geçen vakıfların sunum yapmak üzere Yükseköğretim Kurulu'na davet edilmelerine karar verildiği aktarıldı. Ataması yapılan fakülte ve dekanlar şöyle: "Adıyaman Teknoloji Prof. Dr. Turhan Koyuncu, Anadolu İİBF Prof. Dr. Recai Dönmez İktisat Prof. Dr. Sadık R. Karluk, Mühendislik-Mimarlık Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, Çukurova Tıp Prof. Dr. Behnan Alper, İzmir Y. Teknoloji Fen Prof. Dr. İsmail Hakkı Duru, Selçuk İİBF Prof. Dr. Tahir Akgemci, Sinop Eğitim Prof. Dr. Levent Bat, Yalova Hukuk Prof. Dr. Seyithan Deliduman." Ayrıca, iki vakıf üniversitesinin mütevelli heyet başkanlıklarının, üniversitelerinin fakültelerine dekan atanmasına yönelik teklifleri değerlendirildi. Bu kapsamda tekliflere, Bahçeşehir Fen-Edebiyat Prof. Dr. Gül Canan Ergin, Maltepe Eğitim Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen şeklinde olumlu görüş belirtildi. Bir sonraki Genel Kurul toplantısı 4 Mart'ta yapılacak.

Uzay Kampı Türkiye'ye Büyük İlgi...

İzmir'de faaliyet gösteren Uzay Kampı Türkiye, dünyada kendi alanında eğitim veren dört merkezden biri.

Ziyaretçilerine uzay mekiğiyle uçma fırsatı sunan kamp, kentin modern endüstri merkezi Ege Serbest Bölge Kurucu ve işleticisi AŞ (ESBAŞ) 10 yıl önce kuruldu. Merkez, bugüne kadar başta Avrupa, Amerika ve Arap dünyası olmak üzere 45'ten fazla ülkeden 90 bin öğrenciye eğitim verdi. ESBAŞ'ın kurucu işleticisi olduğu tesiste hem çocuklar hem de yetişkinler için farklı programlar sunuluyor. Mesela 7-15 yaş grubundaki öğrenciler, bilim ve teknoloji alanlarında bilgilendirilip uygulamalı eğitimlere tabi tutuluyor. Türkçe ve İngilizce programlarda öğrenciler, NASA tarafından hazırlanan simülatörlerle takım çalışması ve liderlik becerilerini de geliştirmeye çalışıyor. Sanal uzay mekiği uçuşu yapıyor, astronomi eğitimi alıyor, laboratuvarda deneylerle model roket yapıyor ve fırlatabiliyor. Merkezin halkla ilişkiler yöneticisi Melda Güner, uzay kampının yapılmasına, 'Apollo 11'i taşıyan roketlerin tasarımcısı, Alman asıllı bilim adamı Dr. Wernher Von Braun'un ilham verdiğini söylüyor. Dr. Braun'un bu düşüncesini, 1982 yılında Huntsville Amerika'da açılan ilk uzay kampıyla hayata geçirdiğini aktaran Güner, "ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Tuncer, yakın dostu olan Apollo proje mühendisi İsmail Akbay'ın önerisiyle Türkiye'de de uzay kampı açmaya karar verdi. Üç yıllık proje çalışmasını takiben Haziran 2000'de hizmete girdi." diyor. Melda Güner'in verdiği bilgilere göre Uzay Kampı Türkiye, tam entegre bir bina olarak projelendirildi. Toplam 325 kişi kapasiteli yatakhanesi bulunan kampta eğitim simülatörleri, bilgisayar, fen ve hidroponik laboratuvarları, Mars kontrol odası, bire bir ölçülerdeki uzay mekiği modeli, yer kontrol merkezi, gözlemevi ve yıldızevi (planetaryum) bulunuyor. Programlara katılan öğrenciler, yaş gruplarına göre 10-12 kişilik takımlara ayrılıyor ve her birinin başında sorumlu bir eğitimci görevlendiriliyor. Uzay Kampı Türkiye'ye yurtiçi ve yurtdışından gelenler, kaldıkları güne ve programa göre ücret ödüyor. Öğrenciler için altı günlük uluslararası yaz kampının İngilizce programı 600, Türkçe programı 550 dolar. Ücretlere yemek, konaklama, eğitimde kullanılan doküman ve malzemeler, şapka ve tişörtler dahil. 9-15 yaş arası çocuklara yönelik kampa katılmak isteyenler ise İngilizce programda 500, Türkçe programda 460 dolar ödüyor. İki günlük 'Yıldızlar ve Gezegenler Macerası' programı, yaklaşık 260 dolar. Ayrıca 7-11 yaş arası çocuklar, aileler ve yetişkinliklere yönelik programlar da tertipleniyor. Randevulu kabul edilen günübirlik ziyaretlere ise 10 dolar alınıyor.