Denizli Valiliği, iki ilçe ve bazı köylerdeki okulları, yoğun kar yağışı sebebiyle tatil etti.
Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre Çameli ve Serinhisar ilçeleriyle köyleri, Honaz ilçesinin Karaçay beldesi ve Aydınlar köyü, Beyağaç ilçesinin Sazak, Kapız ve Kızılcaağaç köylerinde ilk ve orta dereceli okullar bir günlüğüne tatil edildi.
8 Şubat 2010 Pazartesi
Eğitime Kar Engeli...
Gönderen
Adsız
zaman:
01:52
0
yorum
Etiketler: denizli valiliği, Eğitim Haberleri, Eğitime Kar Engeli, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite
001 Cangül'ün İbretlik Azmi...
001 numaralı öğrenci olarak Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne kayıt yaptıran İsmail Naci Cangül, şimdi aynı fakültenin dekanı oldu.
Bursa'nın Keles ilçesinde babası PTT müdürlüğü yapan İsmail Naci Cangül, doktor ve mühendisliğin revaçta olduğu bir dönemde Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi matematik bölümünü kazandı. Ailesi ve çevresinin "Tüh, keşke tıp fakültesini kazansaydın." sitemlerine rağmen o yıl 168 öğrenci alan fakültenin ilk öğrencisi olarak '001' numarayla kaydını yaptırdı. Matematik bölümünü 1987'de bitirdi. Mezun olduğu fakültede yüksek lisansa başlayan Cangül, 1988'de araştırma görevlisi olarak çalışma hayatına atıldı. 1989'da yüksek lisansı tamamlayıp YÖK bursu ile yurtdışına gitti. Sırasıyla 1995'te yardımcı doçent, 1999'da doçent ve 2005'te 38 yaşında profesör oldu. Prof. Cangül, üniversite rektörünün değişmesiyle birlikte geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimde, mezun olduğu fen edebiyat fakültesine dekan olarak atandı. Fakülteye ilk öğrenci olarak kayıt yaptırdığında çevresinden farklı tepkiler aldığını belirten Prof. Dr. İsmail Naci Cangül, şunları anlatıyor: "Burayı kazandığımda farklı duygular yaşadım. Çünkü bina, hemşirelik bölümünün yatakhanesi olarak kullanılıyormuş. Yatakhane boşaltılmış olmasına rağmen içeride halen yataklar bulunuyordu. Bazen öğlenleri gider, ranzalarda uyurduk. Gerçekten binanın fiziki şartları çok kötüydü. Mezun olduktan sonra da matematiği çok sevdim. Kendimi geliştirdim. Kaderde, 001 numaralı diplomasını aldığım fakültenin dekanlığını yapmak da varmış." Fakülteye bir vefa borcu olduğunu söyleyen Dekan, "Günümüzde direkt para kazandıran meslekler tercih ediliyor. Geleceğin bilim adamlarının yetiştiği okulumun şartları gerçekten yetersiz. Sadece geçen yıl 4 tuvalet yıkılarak laboratuvara çevrildi. Tuvaletten bozma laboratuvarlarda çalışmak zorundayız." diye konuşuyor. Fakültede Biyoloji, Fizik, Kimya ve Matematik gibi dört temel bilim alanının yanı sıra Arkeoloji, Felsefe, Psikoloji, Sanat Tarihi, Sosyoloji, Tarih ve Türk Dili ve Edebiyatı gibi temel sosyal bölümlerin olduğunu aktaran Prof. Dr. Cangül, öncelikli hedefinin yeni fakülte binasını bitirmek olduğunu vurguluyor: "Rektörümüz Mete Cengiz'in de katkılarıyla yıllar önce temeli atılan yeni fakülte binası inşaatını hızlandıracağız." Dekan, 19 bin metrekare kapalı alana sahip olacak yeni fakülte binasının Türkiye'nin en modern fakültesi olacağını sözlerine ekliyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:52
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, ptt, Üniversite
Türk-İtalyan Üniversitesi Kuruluyor...
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye’de Bir Türk-İtalyan Üniversitesi Kurulması kararlaştırıldı.
Türk-İtalyan Üniversitesi kurulmasına ilişkin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türkiye'de Bir Türk-İtalyan Üniversitesinin Kurulmasına Dair Anlaşma” bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Türkiye ile İtalya arasında Türk-İtalyan Üniversitesi kurulmasına dair imzalanan anlaşma, 17 Temmuz 1951'de Kültürel İşbirliği Anlaşması ve 22 Kasım 2007'de İstanbul'da imzalanmış olan Ortak Deklarasyondan hareketle gerçekleştirildi. Anlaşmayla, Türk ve İtalyan dillerinde eğitim verecek bir üniversitenin, Türk mevzuatına uygun olarak İstanbul'da kurulması kararlaştırıldı. Üniversite kuruluş aşamasında Mimarlık Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi'nden oluşacak ve Komitenin önerisiyle üniversite Senatosu tarafından fakültelerin sayılarında ve isimlerinde değişiklik olabilecek. -ÖĞRENCİLER NASIL SEÇİLECEK?- Üniversiteye kabul edilecek toplam öğrenci sayısının yarısının Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi (ÖSYM/ÖSS) Öğrenci Seçme Sınavını başarıyla geçen adaylardan seçileceği, diğer yarısının da İtalyan dilinde eğitim veren Türk liselerinden mezun olmuş veya mezun oldukları Türk liselerinde İtalyanca'yı seçmeli yabancı dil olarak okumuş olan Türk uyruklu öğrencilerin katılabileceği iştirak edebileceği özel bir sınav düzenlenerek seçileceği belirtildi. Söz konusu sınava ise, ÖSYM/ÖSS sonucunda YÖK tarafından tespit edilen asgari puanı elde etmiş öğrencilerin katılabileceği de kaydedildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:50
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Türk-İtalyan Üniversitesi, Üniversite
Üniversite Hayalinize Yol Verin...
YGS ve LYS'ye hazırlık sürecinde birçok öğrenci, bazı "yanlış düşünce kalıplarının" etkisiyle gerçek performansını ortaya koyamıyor.
YGS ve LYS'ye hazırlık sürecinde birçok öğrenci bazı "yanlış düşünce kalıplarının" etkisiyle bu sınavlara yeterince hazırlanamamaktadır. "Bulaşıcı" bir özelliği olan bu yanlış düşünce kalıpları, özellikle üniversiteye hazırlık konusunda bilinçsiz olan öğrenciler arasında yaygınlık göstermekte ve bu öğrencilerin gerçek performanslarını ortaya koymasını engellemektedir. Bu öğrenciler için adeta bir "pranga" olan bu düşünce tarzlarının bertaraf edilmesi için ebeveynlere ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Bu yanlış düşünce kalıplarını şöyle sıralayabiliriz: Sınava girmeme daha çok var, sonra çalışırım: Özellikle 9, 10 ve 11. sınıflarda gözlenen bu düşünce tarzının etkisiyle birçok öğrenci sınava hazırlanmayı sürekli erteler. Günler, haftalar, aylar, hatta yıllar birbirini takip eder. Bu ertelemelerin neticesinde çalışılması gereken konular yığılır ve zamanla altından kalkılamayacak bir hal alır. Bu öğrenciler 12. sınıfa geçtiklerinde yaptıkları hatanın farkına varır, fakat geride bıraktıkları tablo çoğu kez ümitlerinin kırılmasına sebep olur. Sınava çok az bir zaman kaldı, konuları yetiştirmem mümkün değil: 12. sınıfa kadar "henüz erken" diyerek çalışmayı ihmal eden öğrenciler, YGS ve LYS ile karşılaşınca adeta boşluğa düşerler. Bir taraftan biriken konuları bitirmenin telaşı, diğer taraftan sınavı kazanamama ve çevresine karşı mahcup olma endişesi bu öğrencileri ciddi bir girdaba sürükler. Hâlbuki sistematik ve emin adımlarla çalıştıktan sonra "bir yıl" asla küçümsenecek bir zaman dilimi değildir. Önemli olan, küçük adımlarla da olsa çalışmaya başlamaktır. Çalışsam da yine kazanamam: Bu düşünce tarzı, özellikle sayısal derslerde başarılı olamayan öğrencilerde gözlenen tipik bir "öğrenilmiş çaresizlik" örneğidir. Bu öğrenciler sayısal derslerdeki başarısızlıklarını bütün derslere genelleyerek "çalışsam da yine kazanamam" düşüncesine kapılır. Oysa bu süreçte "havlu atıp" sınavdan kopmak yerine değişik alternatiflere yönelmek daha mantıklı bir tercih olacaktır. Sözgelimi sayısal derslerin etkisinin daha az olduğu bir alandan sınava hazırlanabilir. Ya da sayısal derslerdeki konuların tümüne çalışmaktansa seçici olmak ve çalışırken "sonuç alabileceği" konulara yüklenmek daha yararlı olacaktır. Kazanamayan sadece ben değilim ki!: Bu düşünce daha çok liseden mezun olan ve üniversite sınavını kazanamayan öğrencilerde görülür. Yaşadıkları bu başarısızlık adeta onların iç dünyasında fırtına koparır. Öğrenciler, bazen bu fırtınayı "umursamazlık maskesi" ile dindirmeye çalışırken bazen de "sınavı kazanamayan sadece ben değilim ki; kazanamayan birçok arkadaşım var" diyerek rahatlamaya çalışır. İşte öğrencilerin kazanamamayı doğal karşılayıp değişik mazeretlerin arkasına sığınması, kendilerine olan güvenlerini sarsacağı gibi çalışma iştiyaklarını da yok edebilir. Oysa bu süreçte yapılması gereken ciddi bir özeleştiri ve bir sonraki yıl için üniversite sınavına dört elle sarılmaktır.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:49
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, LYS, ortaokul, Üniversite, YGS
5 Şubat 2010 Cuma
YÖS'ün Tarihi Değişti...
Bu sene son kez yapılacak olan ve daha önce tarihi 16 Mayıs 2010 olarak belirlenen YÖS'ün tarihi değişti.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında yapılan YÖK Genel Kurulu toplantısı sona erdi. Toplantının ardından yapılan açıklamada Turgut Özal Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından rektör adayı olarak YÖK'e bildirilen Prof. Dr. Erol Oralın ile Kadir Has Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından rektör adayı olarak YÖK'e bildirilen Prof. Dr. Mustafa Aydın'ın atamalarının gerçekleştirildiği bildirildi. Açıklamada, 6 fakülteye dekan atamasının yapıldığı ifade edildi. Buna göre, atanan dekanların isimleri şöyle: ''Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Prof. Dr. Hürriyet Konyar, Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Uğurlu, Çankırı Karatekin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Prof. Dr. Suna Çevik, Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Prof. Dr. Bülent Yeşilata, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Metalürji Fakültesi Prof. Dr. Sadriye Küçükbayrak Oskay, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Prof. Dr. Zeki Alpan'' Açıklamada, üç vakıf üniversitesinin mütevelli heyet başkanlıklarının üniversitelerinin fakültelerine dekan atamasına yönelik tekliflerinin de değerlendirildiği ifade edilerek, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Haluk Gürgen, Çankaya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Aykut Kansu, İstanbul Şehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesine Prof. Dr. Tahsin Erkan Türe'nin dekan olarak atanmasına karar verildiği bildirildi. Ayrıca, bu sene son kez yapılacak olan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı'nın daha önce 16 Mayıs 2010 olarak belirlenen tarihinin, Milli Eğitim Bakanlığının düzenlediği başka bir sınavla aynı güne denk gelmesi nedeniyle 9 Mayısa alındığı ifade edildi. Açıklamada, ''Açık Öğretim Fakültesi Laborant ve Veteriner Sağlık Önlisans Programı'nınn 1 Aralık 2009 tarihine kadar söz konusu programdan mezun olanlar ile programa kayıt olanlar için mesleki bir üst öğrenim sayılmasına, ancak aynı tarihten sonra adı geçen programa kayıt olanlardan ise sadece ''laborant'' veya ''laborant teknisyenleri'' için mesleki üst öğrenim sayılmasına karar verilmiştir'' denildi. YÖK Genel Kurulu 18 Şubat 2010 tarihinde toplanacak.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:32
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, ortaokul, Üniversite, YÖK, yös
Üniversiteden Atılanlara Müjde...
YÖK, üniversitelerden atılanlar için "Af Kanunu" gerektirmeyecek bir düzenlemeye gidiyor. Ayrıntılar
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Yükseköğretim Kanununda yapılacak değişiklikler kapsamında üniversitelerden atılanlar için "Af Kanunu" gerektirmeyecek bir düzenlemeye gidilmesi yönündeki çalışmanın tamamlandığını bildirdi. Özcan, YÖK Genel Kurulu toplantısı devam ederken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşme için YÖK'ten ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir soru üzerine, Özcan Başbakan Erdoğan'a mutat bir ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, "Her 1-2 ayda gidiyorum. Burada ne yaptıklarımızı, geleceğe yönelik planlarımızı anlatacağım" dedi. Özcan, bugünkü toplantıda Yükseköğretim Kanunu'nda yapılması planlanan değişikliklerin ele alındığını belirterek 6 maddeyi görüştüklerini kaydetti. Bazı maddelerin değiştirilerek Milli Eğitim Bakanlığına sunulduğunu, bazılarının da şu anda Bakanlar Kurulunda olduğunu söyleyen Özcan, bugün görüşülen maddelerle birlikte değiştirilecek 13-15 madde bulunduğunu anlattı. Özcan, gazetecilerin bugünkü toplantıda hangi maddelerin görüşüldüğünü sormaları üzerine, "Bunların içinde sizin en çok ilgilendiğiniz bir madde var. Af Kanunu gerektirmeyecek bir düzenleme vardı, o bitti" dedi. Yatay geçiş Yönetmelik Taslağının bugünkü toplantıda görüşülüp görüşülmediğinin sorulması üzerine Özcan, zaman kalmadığı için görüşülmediğini, 18 Şubatta yapılacak toplantıda ele alınacağını bildirdi. Yönetmeliğin bu yıl uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki soruyu Özcan, "Eğer bitirebilirsek olur. Bu bizim hızımıza bağlı. Bir dahaki toplantıda bitirirsek ondan sonra uygulamaya konulur" diye yanıtladı. Bir gazetecinin, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayıyla ilgili son kararına karşı Danıştay'da yeniden dava açıldığını hatırlatması üzerine, "Açsınlar ne yapalım. Her zaman açıyorlar" dedi. Gazetecinin, "Katsayıların sembolik olduğu söyleniyor" sözleri üzerine Özcan, "Hayır sembolik değil" karşılığını verdi.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:31
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, MEB, ortaokul, Üniversite, üniversiteden atılmak
Okullar Pazartesi Açılıyor...
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı 8 Şubat Pazartesi günü başlayacak.
İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15 milyon öğrenci ile 650 bine yakın öğretmen, 2 haftalık yarıyıl tatilinin ardından ders başı yapacak. Eğitim-öğretim yılı 18 Haziran Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek. İlköğretim ikinci kademe öğrencileri, Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) katılacak. Milli Eğitim Bakanlığının sınav takvimine göre, SBS, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziranda yapılacak. İlköğretim 7. sınıf öğrencileri SBS'ye 6 Haziranda, 8. sınıf öğrencileri ise 5 Haziranda girecek. İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) 2 Mayısta gerçekleştirilecek. Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için 18 Ocak Pazartesi günü başlayan başvurular 12 Şubatta sona erecek. YGS 11 Nisanda yapılacak. Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları'nın (LYS) başvuru tarihi 3-14 Mayıs, LYS tarihleri de 19-20 Haziran ile 26-27 Haziran olarak belirlendi.
Gönderen
Adsız
zaman:
06:49
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İlköğretim, lise, Okullar açılıyor, okullar ne zaman açılıyor, ortaokul, pazartesi okullar açılıyor, SBS, Üniversite, YGS