3 Temmuz 2009 Cuma

Öğretmen Liselerine Yeni Uygulama

MEB, eğitim fakültelerine öğrenci yetiştiren Anadolu öğretmen liselerinin kalitesini artırmak amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim fakültelerine öğrenci yetiştiren Anadolu öğretmen liselerinin kalitesini artırmak amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor. Bu liseler arasından 'model okullar' belirleyecek olan bakanlık, seçimde okul temizliği, öğrenci başına yılda okunan kitap adedi, ÖSS başarısı gibi çeşitli kriterleri esas alacak. Tespit edilen model okullara berat verilecek ve eflatun-beyaz flama takılacak. 'Model' olmak için 17 okul başvurdu ve bu liselerin gerekli kriterleri taşıyıp taşımadığı 'merkez değerlendirme kurulu' tarafından incelendi. Halen sürdürülen değerlendirmenin sonuçları daha sonra açıklanacak. Model okullar, fiziki durumları, yönetim ve öğretmenler kurulu çalışmaları, öğretim ve eğitim etkinlikleri, öğretmen yeterlilikleri, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri, okul aile birliği çalışmaları ve özgün çalışmalar açısından değerlendiriliyor. Kurul, okulun ÖSS başarısını, takdir, teşekkür alarak ödüllendirilen öğrenci sayısını, ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenmiş bilim, sanat ve kültür içerikli yarışmalarda derecesinin olup olmadığını, sınıfta kalan, disiplin cezası alan öğrencilerin sayısını dikkate alıyor. Değerlendirmede ayrıca, okulda öğretmen açığının, rehberlik servisinin ve okulun web sayfasının olup olmadığına da bakılıyor.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Rektörün İnanılmaz İntikamı...

Dicle Üniversitesi, yeni rektör Prof. Dr. Ayşegül Saraç’ın seçimde ondan çok oy alan kadın Profesör Naime Canoruç’tan aldığı intikamı konuşuyor.

Dicle Üniversitesi, yeni rektör Prof. Dr. Ayşegül Saraç'ın seçimde ondan çok oy alan kadın Profesör Naime Canoruç'tan aldığı intikamı konuşuyor. Rektör rakibesine 1 maaş kesme, 2 kınama cezası verdi, 11 de soruşturma açtı Diyarbakır Dicle Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ayşegül Jale Saraç, eski rektörün eşi ve rektörlük seçimlerinde en fazla oyu olarak birinci çıkan ve YÖK tarafından Cumhurbaşkanlığı'na gönderilen listeye alınmayan Prof.Dr. Naime Canoruç'u önce Biyokimya Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan aldı, ardından hakkında 11 ayrı soruşturma açtı. İki kınama ve bir maaş kesme cezası alan Prof. Dr. Naime Canoruç'un avukatı Yılmaz Demiroğlu, müvekkili hakkında açılan soruşturmaların hiç bir hukuki gerekçesi olmadığını ileri sürdü. Avukat Demiroğlu, “Müvekilim sindirilmek ve üniversiteden uzaklaştırılmak isteniyor. Hukuki dayanakları olmayan gerekçelerle açılan soruşturmalara her gün bir yenisi ekleniyor” dedi. YÖK listesinde yoktu Dicle Üniversitesi'nde geçen yılın Haziran ayında yapılan rektörlük seçiminde eski rektör Prof.Dr. Fikri Canoruç'un eşi Bio Kimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Naime Canoruç, 148 oy alarak adaylar arasında birinci oldu. Seçimlerde Prof.Dr. Fazıl Hüsnü Erdem 136, Fizik Tedavi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Ayşegül Jale Saraç 112 oy aldı. YÖK, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e gönderdiği listeye en fazla oyu alan Prof.Dr. Canoruç'u almadı. Cumhurbaşkanı Gül, seçimlerde 22 Temmuz genel seçimlerinde AKP'den Diyarbakır milletvekili adayı olan Prof.Dr. Ayşegül Jale Saraç'ı rektör olarak atadı. Prof. Dr. Naime Canoruç'a soruşturma komisyonu tarafından eşinin rektör olduğu dönemlerdeki uçak biletlerinden de yola çıkılarak, hangi tarihte nereye gittiği, neden zamanında göreve başlamadığı, hastalığının uçağa binmesini gerektirmediği halde neden uçak bileti aldığı, başka göreve atanan sekreterine bunu neden zamanında tebliğ etmediği, il dışına neden izinsiz gittiği, izin belgelerinin neden 1 gün gecikmeli işleme verdiği yönünde sorular yönetildi. Prof. Dr. Canoruç, kendisine verilen 2 kınama ve 1 maaş kesme cezası ile ilgili İdare Mahkemesi'nde dava açtı.

1. Sınıf Kayıtları Kafaları Karıştırıyor...

Bakanlık her ne kadar minimum hata yapmak istiyorsa da sistemin bazı aksaklıkları olduğu açıkça belli olmaktadır.

Bakanlık her ne kadar da konuya çok ehemmiyetle eğiliyor ve minimum hata yapmak istiyorsa da sistemin bazı aksaklıkları olduğu açıkça belli olmaktadır. En önemli konu vatandaşın muhatabı yok… Herkes topu başkasına atıyor. Örnek 1:Vatandaş eski sistem gereği önce en yakın okula gidiyor. Okul listeleri çıkarıp asmış. Vatandaş listeye bakıyor çocuğunun ismi yok. Aman ne oldu diye idareye geliyor. İdare durumu biraz inceledikten sonra siz A okuluna gideceksiniz diye yönlendirme yapıyor. Vatandaş ısrarla bu okulun adres bölgesinde oturduğunu söylüyor. E-okul'dan adres incelemesi yapıldığında daha önce oturduğu adres kaydını vatandaşın değiştirmediği görülüyor. Yani vatandaş Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminde adresini değiştirmemiş. Doğal olarak okul idaresi Nüfus Müdürlüğüne yönlendiriyor. Vatandaş haklı olarak oraya gidiyor gerekli düzeltmeyi de yapıyor fakat yine çocuğu bu okula kaydedemiyor çünkü sisteme işlememiş. Bakanlık bu konuda bir açıklama yapmadığından okul idaresi ile vatandaş karşı karşıya kalıyor. Örnek 2: Vatandaşın elinde Nüfus Müdürlüğü kaydı var, adresi o okul bölgesinde, fakat çocuk yine listede yok. Vatandaş bu kez muhatap bulamıyor. Aşağıda verdiğimiz örneklere bakılacak olursa aynı sokakta oturan Sanem ve Simay o okulun bölgesinde oldukları halde E-kayıt listesinde Simay'ın ismi var fakat Sanem'in ismi yok. Aynı sokağın başka numaralarını başka okul alıyordur savunması mümkün değil çünkü bu okul ve adres bizzat bildiğimiz bir okul. Muhtemelen bakanlık hileli müracaatları engellemek için belli bir tarihten sonra nakil olanları sistem dışında bırakmaktadır. Bunun en önemli sakıncası ise kişi gerçekten taşınmışsa bu okula kayıt yaptıramayacak mıdır sorusunun cevabıdır? Bakanlığın yaptığı açıklamada Nakil yoluyla bazı sorunların çözümleneceğinin işareti veriliyorsa da bu durum çok büyük istismarları yeniden gündeme getirebilir. Bu nedenle nakiller de ADSNK'ye bağlı kalarak yapılıp yapılmayacağı, bu konudaki denetimlerin titizlikle gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği açıklanmalıdır. Mahallesindeki okula kayıt yaptırmak istemeyen vatandaşın halen devam eden beklentileri konusunda kesin bir dille açıklama yapılmalıdır. Geçmiş yıllarda kesin dille ifadelerde bulunulmuş daha sonra anasınıfında okuyan öğrenci o okula, anne babasının işyerine yakın olan okula, kardeşinin okuduğu okula kayıt yaptırabilecekleri açıklanmıştı. Bu esneme bazı sorunları da beraberinde getirmişti. Bu nedenle olacaksa bir esneme şimdi, açıklanmalı aksi halde hiç esneklik sağlanmamalıdır. Konu ile ilgili; Bu uygulama ne kadar doğru mu? Vatandaşa istediği okula kayıt hakkı verilmeli mi? Öğrencisi azalacak okullar Ana temalarını içeren detaylı bir çalışmayı daha sonra ele alarak yayımlayacağız

30 Haziran 2009 Salı

YÖK'te 'Yeter Sayı' Krizi...

YÖK üyesi Bülent Serim, yabancı dille öğretim yapılmasına ilişkin Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliğin kanunen yok hükmünde olduğunu söyledi.

YÖK'ün yeni yönetmeliğinde 'toplantı yeter sayısı' krizi çıktı. YÖK üyesi Bülent Serim, yabancı dille öğretim yapılmasına ilişkin Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliğin kanunen yok hükmünde olduğunu söyledi Yüksek Öğretim Kurumu'nda (YÖK) yönetmelik tartışması yaşanıyor. 'Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik' değişikliği, önceki günkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak, YÖK üyesi Bülent Serim, açıklama yaparak, 'Bu Yönetmelik, toplantı yeter sayısı olmadan alındığı için 'yokluk'la malüldür' dedi. Serim, açıklamasında, YÖK'ün 11 Haziran 2009 günü yapılan toplantısında alınan yönetmelik değişikliği kararı sırasında, içeride sadece 12 YÖK üyesi bulunduğunu, YÖK Kanunu'nda toplantı yeter sayısının 14 olduğunu belirtti. TOPLANTIYI TERK ETTİLER Serim, toplantı sürerken, Prof. Dr. Engin Ataç, Prof. Dr. Mustafa İlhan, Prof. Dr. Fikret Şenses ve kendisinin, 'görülen gerek üzerine' toplantıyı terk ettiğini ifade ederek, 'Toplantının açılışında yetersayı olması, her kararda bu sayının esas alınmasını geçerli kılmaz. Hukuka uygun olan her karar alınırken toplantı yeter sayısının göz önünde bulundurulmasıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararı da bu görüşü desteklemektedir' dedi. Yeni yönetmeliğe göre, üniversitelerde dersler, senato kararı ve YÖK onayı alınarak, sadece belirli bir yabancı dille veya Türkçe ve belirli bir yabancı dille karma olarak verilebilecek. Derslerin Türkçe ve belirli bir yabancı dille karma olarak verildiği programlarda zorunlu ve seçmeli derslere ilişkin kredi saatlerinin asgari yüzde 30'luk kısmının bu yabancı dille verilmesi şartı aranacak.

Öğretmen Anneyi Evladı Yaktı...

Öğretmen olan annesini başını taşla ezerek öldürdü.

Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü 2. sınıfta terk eden şizofreni hastası C.İ, emekli öğretmen olan annesini başını taşla ezerek öldürdü. Sonra cesedi evle birlikte ateşe verdi İzmir'in Menderes İlçesi'nde yaşayan 34 yaşındaki C.İ., önceki gece emekli sanat tarihi öğretmeni olan annesi Aysel İ. (62) ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine evin bahçesine çıkan şirofreni hastası C.İ., elinde büyük bir taş parçasıyla geri dönüp annesine saldırdı. JANDARMA GÖZALTINA ALDI Taşla annesinin başını ezerek öldüren C.İ. cesetle birlikte evi de yaktı. Vatandaşların ihbarıyla olay yerine gelerek yangını söndüren iftfaiye ekipleri, talihsiz kadının cesedini buldu. Olayın ardından soruşturma başlatan jandarma, C.İ'yi gözaltına alıp Menderes İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürdü. BABASINA DA SALDIRMIŞ Şizofreni hastası olduğuna dair raporu bulunan C.İ«nin, işlemlerinin ardından Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edileceği bildirildi. C.İ'nin, aralarında sorun olan emekli öğretmen babası Hüseyin İ'yi de darp ettiği, babanın olay anında evde bulunmadığı öğrenildi. Genç adamın Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'ndeki eğitimini 2. sınıfta bıraktığı belirtildi.

Dünyadaki En İyi 100 Üniversitenin Farkı...

Harvard, Yale, Cambridge, Oxford, California Institute of Technology, McGill, University of Chicago vb. üniversiteler, yıllardır dünyadaki en iyi 100 üniversite listesinde yer alıyor. Rıfat SARICAOĞLU / VATAN Dünyadaki en iyi 100 üniversitenin farkı Harvard, Yale, Cambridge, Oxford, California Institute of Technology, McGill, University of Chicago vb. üniversiteler, yıllardır dünyadaki en iyi 100 üniversite listesinde yer alıyor. Bunların diğerlerinden farkları nedir? Türkiye'de de merak edildiğini düşünerek bu sorunun cevabı üzerine kendime göre bir araştırma yaptım. Bu farkları direkt en yetkililerin ağzından aşağıda bulacaksınız... *** McGill Universitesi, Rektörü Heather Munroe-Blum. Üniversitelerinin 2000 yılından bu yana uluslararası eğitim camiasındaki en iyi 830 hocayı kendilerine çekmelerini sağlayan araştırma bütçelerinin önemini vurguluyor. Uluslararası işbirlikleri ve network sayesinde de yurt dışından, alanlarında en iyi öğrencileri çektiklerini belirtiyor. University of Chicago, Rektör Robert Zimmer. En önemli farklılıkları, her konuyu sorgulamaları.. - Aydınlık bir gelecek için muhakemenin riayetten üstün olduğunu, tartışmanın doğruyu ve yanlışı bulmada en büyük etken olduğunu, karmaşık problemlerin yoğun olarak ve değişik açılardan analiz edildiğini... - Kendi çevrelerine uygun ve katkıda bulunabilecek en özgün hoca ve öğrencileri seçtiklerini ve bu şekilde topluma sorgulama esasına göre katkıları olduğunu belirtiyor. Australian National University, Rektör Ian Chubb. Üniversitenin itibari öğrenci sayısı, binalarının ihtişamı, ama en çok eğitim kadrosunun kaliteli öğrenime katkısı ve eğitim kadrosunun entelektüel merakı. University College London, Rektör Malcolm Grant. Genel araştırmanın yanında hocalarının ve öğrencilerinin bulundukları topluma katkılarının etkisini vurguluyor. Son yıllarda ise araştırmalarını uluslararası boyuta taşıyıp “küresel” topluma katkılarından ötürü dünyadaki en iyi 10 üniversiteden birisi olduklarını ve üniversitelerin belirli konulara odaklananıp sonuçlar üretmesi gerektiğini belirtiyor. National University of Singapore, Rektör Tan Chorh Chuan. Asya'nın uluslararası nitelikteki üniversitesini oluşturduklarını, entelektüel ortamdan ilham aldıklarını ve altyapıyı öğrencilerinin yeteneklerini keşfetmeleri üzerine oluşturduklarını ama Asya'nın yerel kültürüne ve görüşlerine de sadık kaldıklarını dile getiriyor. University of Kyoto, Rektör Yardımcısı Toshio Yokoyama. Üniversitesini aykırılıktan beslenenen, kitaplardakinin dışında kendi dilini oluşturan bir yer diye tarif ediyor. Politikacı yetiştirmek yerine araştırma yapmanın daha doğru olduğunu belirtiyor, akademik özgürlüğün ve diyaloğun önemini vurguluyor. University of Pennsylvania, Rektör Amy Gutmann. 1 ABD Doları'nın üzerinde resmi ve adı bulunan üniversitenin kurucusu Benjamin Franklin'in takipçisi olarak ilkleri gerçekleştirmeleriyle övünüyor: İlk tıp fakültesi, ilk eğitim hastanesi, ilk işletme okulu (ünlü Wharton Business School) ve ilk bilgisayar. Başarılarının sırrının ise ayrımcı değil eşitlikten yana, yerel ve küresel etkileşime giren, demokrasiye saygılı, bilgiye dayalı ama aynı zamanda pratik uygulamaya yönelik yapıları olduğunu belirtiyor. *** Dikkat edilirse, belli başlı konulara odaklananlar, ilkleri yaratanlar, ülke ve dünyadan en iyi hocaları bünyelerine dahil edip yabancı öğrenci çekebilenler, araştırmaya önem veren, değişik uygulamaları deneyen, özgürlükçü, uluslararası ilişki ve işbirliğine açık olanlar ve her şekilde sorgulamacılığı tercih edenler başarılı olabiliyor. Türkiye'den de herhangi bir okul bu listeye dahil olacaksa devlet yönetimi ile birlikte bunun yolunu açabilecek olan yönetim şekli budur ve üniversite yönetimlerinin yapacakları da bunlardır demek gerekiyor.

29 Haziran 2009 Pazartesi

Açık Öğretim Kayıtları Sürüyor

Açık öğretim lise ve ilköğretim okullarına kayıtların devam ettiği bildirildi.

Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü yetkilileri, açık öğretim okulu yeni kayıtlarının 10 Temmuz 2009 günü sona ereceğini belirtiler. Yetkililer yeni kayıtların yanı sıra halen okumakta olan açık ilköğretim öğrencilerinin kayıt yenileme çalışmalarının 1-31 Ekim tarihleri arasında yapılacağını belirterek, "Açık öğretim lise sınav sonuçları açıklandı ve sınav sonuçları internetten öğrenebilecekler. Mezun olamayan öğrencilerin 12-30 Ekim tarihleri arasında kayıt yenilemelerini yaptırmaları gerekiyor. Açık öğretim bölümlerine kayıt yaptırmak isteyenlerin bankaya para yatırarak, nüfus cüzdanlarıyla birlikte müdürlüklere başvurmaları gerekiyor" dediler