JAPONYA’DAKİ Tokyo Bilim Üniversitesi tarafından geliştirilen “Saya” adlı insansı kadın robot öğretmen, Kudan İlkokulu’nda derse girdi.
Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, 10 yaşındaki öğrencilere bilim ve teknoloji dersi veren Saya, kaşlarını kaldırmaktan gülümsemeye kadar pek çok yüz mimiğini yapabiliyor. Robot, şaşkınlık, korku, öfke, mutluluk, üzüntü ve tiksinme gibi 6 temel duyguyu ifade edebilecek şekilde programlandı. Saya'nın yaratıcısı Prof. Hiroshi Kobayashi, Saya'nın esas amacının çocuklara bilim ve teknolojiyi sevdirmek olduğunu söyledi.
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Robot Öğretmen İlk Dersini Verdi...
Gönderen
Adsız
zaman:
07:10
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Robot Öğretmen, Tokyo Bilim Üniversitesi, Üniversite
Üniversiteli Koşarken Fenalaşıp Öldü...
İzmir’de Ege Üniversitesi’nin Kültür Sanat ve Spor Şenliği’nin başlangıcındaki yürüyüşe katılmak için koşan 23 yaşındaki Mahmut Bora Dağ
İzmir'de Ege Üniversitesi'nin Kültür Sanat ve Spor Şenliği'nin başlangıcındaki yürüyüşe katılmak için koşan 23 yaşındaki Mahmut Bora Dağ, fenalaşıp yere yığıldı. Ambulansla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Dağ'ın, kalp krizinden öldüğü belirlendi. Dağ'ın, kalp damarlarından birinin tıkalı olduğu, kesin ölüm nedenini otopsinin belirleyeceği bildirildi. Arkadaşları, Dağ'ın, eğitimini bitirdikten sonra Çin'e giderek çalışmak istediğini, bunun için 6 ay Çince kurs aldığını vurgularken, ölümüyle büyük üzüntüye boğuldu. Dağ için, bugün okuduğu fakültenin önünde tören düzenleneceği bildirildi. Mahmut Bora Dağ'ın hayatını kaybetmesi nedeniyle Ege Üniversitesi 30'uncu Kültür Sanat ve Spor Şenliği'nde bugün yapılması planlanan müzikli ve danslı gösteriler iptal edildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
06:52
0
yorum
Etiketler: Ege Üniversitesi, Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, İzmir
Dövülen Öğrenci Başka Okula Gitti...
Marmaris’te oturan Kurt ailesi, oğulları D.C.K.’nın (12), sınıf öğretmeni İsmail Orhan Tekin tarafından boş bir odada dövüldüğü iddiasıyla dava açtı.
Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul yönetiminin bu olayla ilgili olarak herhangi bir işlem yapmadığı belirtildi. Aile, olayı duyurunca üstü kapalı olarak tehdit edildiklerini, çocuklarının daha sonra da sınıf öğretmeni Mehmet Ergin tarafından dövüldüğünü öne sürdü. Başka bir okula alınan küçük D., öğretmenin Atatürk'ün fotoğrafını dolaba kaldırıp fen dersinde bile dini konuları anlattığını, buna karşı çıkınca da dayak yediğini iddia etti. Bir özel kolejde meydana gelen olayda, 5. sınıf öğrencisi D., öğretmeni tarafından boş bir sınıfa götürüldü ve boğazı sıkıldı. Tokatlandığı iddia edilen D., olayı ailesine anlattı. Aile şikâyetçi oldu ve dava açtı. Başka bir okula alındı Sağlık kontrolünden geçirilen D.'ye verilen raporda, “öğrencinin boyun ve sol kolunda morluk ile lezyon bulunduğu” belirtildi. İfadesi alınan Tekin, serbest bırakıldı. Okul yönetimi ve suçlanan öğretmenler bir açıklama yapmadı. Küçük çocuk ailesi tarafından başka bir okula alındı.
Gönderen
Adsız
zaman:
06:48
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Marmaris, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci, Öğretmen
12 Mayıs 2009 Salı
Harran'da Üniversiteler Kulaç Yarışında
Harran Üniversitesi Bahar Şenlikleri kapsamında, dün üniversiteler arası Türkiye Finali müsabakaları başladı.
Serbest, kurbağalama, kelebek, sırt üstü ve bayrak yarışı kategorilerinde takım halinde yapılan müsabakalara katılan sporcular, dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti. Yarışma sonunda, Ege Üniversitesi Yüzme Takımı, bayanlar ve erkekler kategorisinde birinciliği elde etti. Bayanlar kategorisinde Boğaziçi Üniversitesi ikinci, Yeditepe Üniversitesi de üçüncü oldu. Erkekler kategorisinde de Kocaeli Üniversitesi ikinci olurken, Hacettepe Üniversitesi de üçüncü sırada yer aldı. Dereceye giren takımların sporcuları, mutluluğunu tribünlerde kendilerine tezahürat yapan arkadaşlarıyla paylaştı. Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu ve Üniversite Sporları Federasyonu Asbaşkanı Yrd. Doç. Dr. Atilla Pulur, yarışma sonunda dereceye giren takımların kaptanlarına kupa ve madalya verdi. -27 ÜNİVERSİTE KATILDI Federasyonu asbaşkanı Pulur, müsabaka sonunda AA muhabirine yaptığı açıklamada, organizasyona 27 üniversiteden, 56 takım ve 229 sporcunun katıldığını söyledi. Şanlıurfa'da bu yıl gerçekleştirilen organizasyondan bütün sporcuların memnun ayrıldığını ifade eden Pulur, organizasyonun diğer şehirlerde yapılanlarla arasında hiçbir fark olmadığını kaydetti. ''Böyle bir organizasyonun Şanlıurfa'da yapılması doğru ve yerinde bir karardı'' diyen Pulur, şöyle konuştu: ''Organizasyona 27 üniversiteden, 56 takım ve 229 sporcu katıldı. Buraya davet edilen üniversitelerin katılmadan önceki tutumları bir hayli endişeli olduğu halde organizasyon bittikten sonra buradan mutlu ayrılmaları bizleri sevindirdi. Müsabakalar sonunda 'Üniversiade Barajı'nı aşanları, 1 Temmuz 2009 tarihinde Sırbistan'da yapılacak etkinliğe davet edeceğiz
Gönderen
Adsız
zaman:
01:27
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, Hacettepe Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Öğrenci, Öğretmen, Üniversite
8 Mayıs 2009 Cuma
İşkence Odanız Var Mı?
Bursa Emniyet Müdürlüğü'nü ziyaret eden 50 lise öğrencisi, birimleri gezerek polislerin çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.
Bazı öğrencilerin polislere, “İşkence odanız var mı” diye sorması dikkat çekti Bursa İl Milli Eğitim ve Emniyet Müdürlüğü'nün lisedeki öğrencilerin sorumluluk duygusunu artırmak amacıyla düzenlediği 'Sorumsuzsan Sorunlusun' projesi kapsamında Cumhuriyet Lisesi'nin 50 öğrencisi, Bursa Emniyet Müdürlüğü'nü gelerek, birimleri ziyaret etti. Emniyet Müdür Vekili Ahmet Cemal Çalışkan'a çiçek veren öğrenciler, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nü de ziyaret ettikleri sırada polislere ilginç sorular sordu. 'Gözaltına aldığınız ancak konuşmayan suçluları nasıl sorguluyorsunuz, İşkence odanız var mı, varsa görebilir miyiz' diye soran öğrencilere polisler, şu şekilde cevap verdi: “Filmlerde ya da dizilerde gördüğünüz gibi yukarıdan aşağıya sarkan bir lambanın olduğu ve zanlının yanında sigara içen polisler yok. Ayrıca, işkence odası da yok. Her şey, yasalar çerçevesinde yürüyor. Konuşmak istemeyen zanlıları, ifadelerini almadan savcılığa sevk ediyoruz.” KARISINI DÖVEN KOCAYA, ÖĞRENCİ AZARI '155 Polis İmdat' hattının bulunduğu ihbar merkezini de ziyaret eden öğrenciler, telefonlara cevap vererek, ekipleri yönlendirdi. Hatların yoğunluğu nedeniyle gelen ihbarlardan sıkılan Nesil Mutlu isimli öğrenci, eğitim gördüğü okulun önünde öğrencilerin kavga ettiği ve bıçakla yaralıların olduğu şeklindeki ihbar üzerine heyecanlı anlar yaşadı. Muhammed Atsız Günaydın isimli öğrenciyse, bir bayanın eşi tarafından dövüldüğü şeklinde ihbar gelmesi üzerine telefondaki bayanın eşini telefona istedi ve onunla tartışmaya başladı. Öğrenci, eşini dövdüğü iddia edilen erkek şahsa “Siz eşinizi dövemezsiniz. Bu hakkı size kimse vermiyor. Eşinizden özür dileyin ve bir buket gülle gönlünü alın. Bir daha el kaldırmayın” dedi. Öğrencilere yönelik düzenlenen Sosyal Sorumluluk Projesi'nin bir ay süreceği bildirildi
Gönderen
Adsız
zaman:
03:23
0
yorum
Etiketler: Bursa, Eğitim Haberleri, Eğtimhaberleri, Emniyet Müdürlüğü, İşkence Odası, Polis
Öğretmen'e Dava...
Antalya Muhakemat Müdürlüğünde görevli görme özürlü avukat Ahmet Özat, kızı Öykü Özat'ın İnönü İlköğretim Okulu 5-B sınıfında öğrenci olduğunu söyledi.
window.google_render_ad();
Antalyalı bir avukat, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerinde dans gösterisine alınmayan kızının üzerindeki gösteri elbiselerini çıkarıp, bu giysileri gösteriye katılacak başka bir öğrenciye veren öğretmen hakkında "kızının psikolojisini bozduğu" gerekçesiyle Antalya Valiliğine şikayette bulundu. Antalya Muhakemat Müdürlüğünde görevli görme özürlü avukat Ahmet Özat, kızı Öykü Özat'ın İnönü İlköğretim Okulu 5-B sınıfında öğrenci olduğunu söyledi. Kızının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerinde dans gösterisi yapmak için iki ay hazırlık yaptığını belirten Özat, bayram günü kızını heyecanını paylaşmak amacıyla yakınlarıyla birlikte Atatürk Stadı'na gittiklerini belirtti. Gösterilere kısa bir süre kala, kızının kura çekimi sonrası dans gösterisine alınmadığını ve gözyaşları içinde yanına geldiğini anlatan Özat, konuyu görüşmek istedikleri beden eğitimi öğretmeni M.K'nin kendisine hakaret ettiğini iddia etti. Bayram sonrası öğretmen M.K. ve yöneticilerle görüşmek üzere okula gittiğini anlatan Özat, burada da kendisine öğretmen ve okul müdür yardımcısı tarafından hakaret edildiğini öne sürdü. Ahmet Özat, 23 Nisan ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda dans gösterisine alınmayan kızının psikolojisinin bozulduğu ve kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle öğretmen M.K. hakkında Antalya Valiliği, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığına şikayet dilekçesi yazdığını bildirdi. Özat, Antalya Valiliğine verdiği şikayet dilekçesinde şu görüşlere yer verdi: "Kızım Öykü Özat, 23 Nisan şenliklerine hazırlanan gruba yaklaşık 2 ay önce beden eğitimi öğretmeni M.K. tarafından seçilmiştir. İki ay boyunca her çalışmaya katılmış ve şenliklere hazırlanmıştır. Okul idaresi tarafından da gösteride giymek üzere kendisine etek ve fular verilmiştir. Bütün çalışma boyunca, kendisinin dans grubunun yedek listesinde olduğuna dair bir uyarı da yapılmamıştır. Ayrıca bayram sırasında bazı öğrencilerin kura yoluyla yedek bırakılacağı da önceden söylenmemiştir. 23 Nisan sabahı giysiler giyilmiş, bayrama hazırlanılmış ve stada gidilmiştir. Dans grubundaki bazı öğrencilerin bayram kıyafetleri ile stada gelmedikleri gözlemlenmiştir." Bayramın başlamasına 10 dakika kala, beden eğitimi öğretmeni M.K'nin çocukları sahanın ortasına toplayarak burada kura çektiğini ifade eden Ahmet Özat, dilekçesinde şunları kaydetti: "Kurada kızımla birlikte başka bir öğrenci yedek bırakılmıştır. Beden eğitimi öğretmeni, çocukların ikisinin kıyafetlerini üzerlerinden alarak, önceden yedek listede olduğu anlaşılan başka öğrencilere vermiştir. Bayram kıyafeti getirmeyen öğrencinin günlük kıyafetini de benim kızımın giymesini istemiştir. Bu durumda da bayramda gösteri yapmak için stada gelen kızım, ağlayarak yanımıza gelmiştir. 23 Nisan Çocuk Bayramı, çocuklara armağan edilmiş özel bir gündür. Böyle bir günde bir çocuğun üzerinden, statta bayram giysinin çıkartılarak (Sen yedeksin) denilerek kenara gönderilmesi hangi eğitim mantığıyla bağdaşır? Stada kıyafet bile getirmeyen öğrenci, kızımın bayram kıyafetiyle gösteriye katılırken, kızım öğretmen tarafından dışlanmıştır. Böyle bir psikolojik çöküntünün hayat boyunca düzelme imkanı var mıdır?" Beden eğitimi öğretmeni M.K'nin 2008-2009 öğretim yılında okula geldiğini ve öğrencilere hoş olmayan davranışlar sergilediğini iddia eden Özat, bu öğretmenin çocuklara kaba davrandığını ve küfürlü konuştuğunu, bir öğretmene yakışmayacak çirkin davranışlar sergilediğini öne sürdü. Özat, " Örneğin, derste bir hareket gösterip, Bu hareketi yapmayan böyledir diyerek eliyle halka işareti yapmaktadır" dedi. Görme özürlü avukat Özat, kızının psikolojisinin bozulduğunu, okula bile gitmek istemediğini, özellikle de beden eğitimi dersine girmek istemediğini, bu nedenle şikayette bulunduğunu söyledi. Antalya Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay, hakkında şikayette bulunan öğretmen hakkında şikayet dilekçesinin değerlendirildiğini, konu hakkında müfettiş görevlendirildiğini, araştırma ve inceleme başlatıldığını bildirdi.
7 Mayıs 2009 Perşembe
'Kız Çocukları Ayrı Okullarda Okutulsun'
Katliamla ilgili konuşan Mardin Valisi'nden ilginç açıklama. Tüm Türkiye'yi yasa boğan ve koruculuk sistemi üzerinde tartışmalara neden olan Mardin'deki katliamla ilgili, şehrin valisi Hasan Duruer NTV'de Can Dündar'ın sorularını yanıtladı.
Can Dündar'ın soruları ve Vali Duruer'in 'ilginç' yanıtları şöyle: Can Dündar: Mardin'i hoşgörü ve güvenlik sorunlarının fazla yaşanmadığı bir kent olarak biliyoruz. Sizin eskortsuz gezdiğinizi de öğrendik. Böyle bir vahşet nasıl yaşandı? Hasan Duruer: Mardin gerçekten bir hoşgörü kenti. 24 tane medeniyetin, binlerce kültür ve dilin buradan geçtiğini ve yaşadığını düşünürsek, bu hadiseyi izah etmek çok zorlaşır. İnsanlar yüzyıllardır hoşgörü içinde yaşıyorlar. Kürdün Türkle, Müslüman'ın Süryani'yle Arap'la sorunu olmamış. Bu açıdan da son derece üzgünüz. Can Dündar: Neden? diye sorarsak. Kamuoyu ihtimaller üzerinde konuşuyor. Siz ne diyebilirsiniz? Hasan Duruer: Bildiğim kadarıyla iki aile arasında uzun yıllardır devam eden bir husumet var. Kan davasına dönüşmemiş ama çıkar çatışması neticesinde böyle bir katliam olmuş gibi görünüyor. Bu gerçek mi, değil mi mahkemeler ortaya çıkaracaktır ancak şu an için görünen sebep bunlar gibi... Can Dündar: Kıskançlıktan söz ettiniz. Kadın ve koruculuk meselesi de konuşuluyor. Basına yansıyan iddialar da var; onlar doğru mudur? Hasan Duruer: İfadelerin çoğu doğru değil. Kıskançlıktan bahsedilen; bir tarafın zengin bir tarafın ise biraz daha fakir olması. Hadisenin koruculuk meselesiyle ilgisi olmadığını değerlendiriyorum. Köy tamamıyla korucu; 24 korucu var. Kin, husumet, nefret, intikam alma duygusu yani tam bir ilkellik var. Mardin'e yakışmayan bir hadise. Can Dündar: Köyün özelliği nedir. Okur-yazar oranı, etnik kimlik durumu... Bunlar sorun yaratmış mıdır? Hasan Duruer: Etnik kimliğin sorun yarattığını düşünmüyorum. Köy, Mardin'in en güzel köylerinden bir tanesi. Eski adı Kırkçeşme. Köyü gördüğünüzde, güzellikleri de görüyorsunuz. 'İnsan neyi paylaşamaz bu dünyada?' diye düşünüyorum. Can Dündar: Devlete ait silahlar kullanılıyor. Bu devlet açısından bir sorun değil mi? Hasan Duruer: Şu an incelemeler yapılıyor. Hangi silahların kullanıldığı konusu ortaya çıkacak. Kullanılmış olma ihtimnali de var tabii. Şu an için kesin bir şey söyleyememem... Can Dündar: İçişleri Bakanı'nın bugünkü açıklaması?.. Hasan Duruer: Kullanılmış olabilir. Çoğu akraba bunların. Faillerden 6 tanesi ölen muhtarın yeğeni yani bacısının çocukları. 3 tanesi teyzesinin torunu... Böyle bir aile yapısı var ortada. Can Dündar: Geride kalanlar koruma bekliyorlar. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü çalışmalara başladı galiba. Bu konuda durum nedir? Hasan Duruer: 44 vatandaş öldürüldü. 17 tanesi bayandı ve 3 tanesi hamileydi. 6 çocuk vardı. 48 çocuk öksüz ve yetim kaldı. 31 tanesi hem annesini hem babasını, 10 tanesi annesini, 7 tanesi babasını kaybetti. Köyde, psikolojik destek vermek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çocukların devletin denetimi, gözetimi altında yurtlara yerleştirilebileceğini söyledik. Şu an acı taze olduğu için, köylüler yanaşmak istemedi ve 'biz sahip çıkarız' dediler. İnanıyorum ki, ileride devletin şevkatli ellerine teslim olacaklardır. Elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz. Can Dündar: Bir göç hazırlığı var mı? Hasan Duruer: Özellikle faillerin aileleri köyü belli ölçüde terk etti. Geri kalanlar da gitmek istiyorlar; kan davasına dönüşmemesi için. Biz vatandaşların güvenliğini sağlamak için bir karakol kurduk... Can Dündar: Turizm açısından korkularınız var mı? Bazı iptaller olmuş sanırım... Hasan Duruer: Hoşgörü kenti ve turizmin etkilenmemesi mümkün değil tabi ama umarım kısa sürer... Can Dündar: Dün konuştuğumuz Mardin Üniversitesi Rektörü Prof. Serdar Bedii Omay, modarnite-gelebek çatışması yorumu yaptı, katılır mısınız? Hasan Duruer: Rektörümüzün sözlerine katılıyorum. Maalesef bölgede bir cehalet hakim. Özellikle kadınların ve kızların eğitimi konusunda... Bütün sebep cehaletten kaynaklanıyor. Eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Bu konuyla ilgili herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Eğitimle ilgili desteklere ihtiyacımız var. Okul öncesi eğitim, kızların kadınların eğitimi konusunda çok ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor. Can Dündar: Siz bir vali olarak bu konunun çözümü için ne tavsiye edersiniz? Hasan Duruer: Olay sosyolojik ve psikolojik açıdan çok iyi değerlendirilmeli. Buradaki aşiret yapısının, töre düzeninin, insanların yapısının iyi analiz edilmesi gerekiyor. Kız çocuklarının okuması konusunda gayret göstermemiz gerekiyor. Yörenin inançları gereği, kız çocuklarının ayrı okullarda okumasının faydalı olacağını düşünüyorum. Erkeklerle aynı okullarda okumaları istenmiyor. Bu çocukları eve mahkum etmemek için, çok sayıda kız okullarına, yurtlarına ihtiyacımız olacaktır. Okul öncesi eğitimi açısından yüzde 20'ler düzeyindeyiz. Bu çok süratli biçimde yüzde 80'lere 100'ler çıkartılmalı. Şu anda kızların okuması gibi bir şeyin söz konusu olamayacağını değerlendiriyorum. Kızlarımızı kadınlarımızı eğitirsek, aile ve toplumu eğitmiş oluruz... Biz geçen hafta şiddetin önlenmesi konusunda anne-baba eğitimi çalışması yapmıştık. Buna devam etmemiz gerekiyor. STK'ların her konuda yardıma, hayırsever iş adamlarına okul yapma davetinde bulunuyorum. Eğitim problemini çözmek zorundayız. Can Dündar: Kız çocuklarının ayrı okuması düşüncesini bakanlara ilettiniz mi? Hasan Duruer: Çalışmalarda bulunuyoruz. Yörenin örf, adet ve inançları gereği ayrı okulların olması; eve mahkum olmasından daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Can Dündar: Soruşturma ne zaman bitecek? Önümüzdeki süreçte bizleri ne bekliyor? Hasan Duruer: Şu anda tahkikat safhasında ve mahkemede dava açılacak. Ne kadar sürecek bilemem. Mardin hoşgörü kentidir ve bu olayda köyde olmuştur. Bütün Mardin'e mal edilemez. Mardin tekrar eski güzel günlerine kavuşacak diye düşünüyorum. İnşallah çok fazla etkilenmeyiz.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:45
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haberleri, Eğitimhaberleri, katliam, Mardin, Mardin Valisi, NTV