Sınavın ertesi günü geçirdikleri kazada babası ve kardeşini kaybeden Fulya, ÖSS Erzincan 3'üncüsü oldu. "Yaşaması mucize" denilen Fulya'nın ayağa kalkması bekleniyor..
Geçen yıl ÖSS sınavına giren 19 yaşındaki Fulya Yalvaç'ın sınavının kötü geçtiğini düşünen babası Selahattin Yalvaç (42), ertesi gün eşi Hülya (38) ve oğlu Samet'i de (16) alarak ailesini gezintiye çıkardı. Ancak Yalvaç ailesinin hayatı, dönüş yolunda geçirdikleri kazayla alt üst oldu. Erzincan- Sivas karayolunun 7. kilometresinde şarampole yuvarlanan araçta Fulya, hem babasını hem de kardeşini kaybetti. Anne Yalvaç ise kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. Feci kazada, omurgası ve bacakları kırılan Fulya için doktorlar "Yaşaması mucize, yüzde 1 ihtimal var. Eğer tepki verirse gözlerini açması aylarca sürebilir. Her şeye hazırlıklı olunmalı" demişti. Ancak kazadan 84 gün sonra gözlerini açan Fulya, ÖSS'de Erzincan 3'üncüsü olduğunu ve öğretmenlerinin onun yerine Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydını yaptırdığını öğrenince mutluluktan havalara uçtu. GATA SAHİP ÇIKTI Fulya, Erzincan ve Trabzon'daki tedavilerinin ardından soluk borusundaki daralma nedeniyle apar topar Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne getirildi. Soluk borusunun sürekli daralması nedeniyle nefes alıp vermekte zorlanan genç kız burada birçok ameliyat geçirdi. Hızla iyileşen Fulya Yalvaç'ın en büyük hayali yürüyebilmek. Çünkü kazada kırılan iki bacağı da tutmuyor. "Yürümek istiyorum. Bana yardım edin" diyen Fulya, GATA'ya bağlı TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'nde tedavi altına alındı. Doktorlar, GATA'da çok kapsamlı tedavi gören Fulya'nın yürüyüp, yürüyemeyeceği konusunda kesin bir şey söylemenin erken olduğunu düşünüyor. Tedavinin başlangıç aşamasında olduğunu belirten doktorlar "Zaman bize her şeyi gösterecek. Fulya, yoğun bir tedavi sürecinden geçiyor. Umutla biz de tedaviye tepki vermesini bekliyoruz" dedi. OKUYUP SAVCI OLMAK İSTİYOR Babası ve kardeşini kaybettiğini hâlâ bilmeyen Fulya'nın annesi Hülya Yalvaç, kızının başından bir dakika olsun ayrılmıyor. Aylardır kızıyla birlikte hastane hastane dolaşan acılı anne, "Allah'ım Fulya'yı bana bağışladı. O yeter ki iyileşsin, başka bir şey istemiyorum" dedi. Fulya ise en büyük hayalini "İyileştikten sonra üniversiteye gideceğim ve savcı olacağım" sözleriyle anlattı.
4 Mayıs 2009 Pazartesi
ÖSS 3'üncüsü Yürüyebilecek Mi?
Gönderen
Adsız
zaman:
01:40
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haber, Eğitim Haberleri, Erzincan, Hastane, ÖSS, tedavi
Grip, Okulları Erken Tatile Sokabilir
Dünya Sağlık Örgütü'nü (WHO) 5. derecede alarma geçiren öldürücü grip salgınına Türkiye'de hazırlıklar hızla devam ediyor. Grip Türkiye'de görülürse okullar erken tatil olabilir.
Alınan tedbirler konusunda bilgi vermek üzere dün basınla bir araya gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ henüz Türkiye'de domuz gribi ile ilgili herhangi bir vakanın tespit edilmediğini söyledi, ancak hemen ardından ekledi: "Ancak bu, yarın ülkemizde görülmeyeceği anlamına gelmiyor. Virüs artık Avrupa'da." Aslında bakanlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre hastalığa domuz gribi adı vermek yanlış. Yeni virüs insan gribi, kuş gribi ve son olarak domuz gribinin karışımı. Bu yüzden yeni hastalığa "Meksika Gribi" demek birçok yanlış bilginin de engellenmesini sağlayacak. Özellikle Türkiye'de hastalığın domuzlardan insanlara geçtiğine, domuzla temasın düşük olması nedeniyle de salgının olmayacağına yönelik yanlış bir inanış var. Hastalığın domuzdan insana geçme evresini çoktan tamamladığına dikkat çeken Recep Akdağ, "Virüs artık insandan insana geçiyor. Bu yüzden Türkiye de ciddi tehdit altında" diye konuştu. Akdağ, pandemi için çok ciddi tedbirler aldıklarını söyleyerek, "İnşallah virüs Türkiye'ye hiç girmez. Ancak virüsün Türkiye'ye girişinin geciktirilmesi için de elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" dedi. Akdağ, seyahatin ve ülkeler arası trafiğin çok yoğun olduğu dünyada virüsün bir ülkeden başka bir ülkeye geçişinin çok kolay olduğunu hatırlatarak özellikle virüsün görüldüğü ülkelerden Türkiye'ye gelen kişilere yönelik olarak uçaklarda ve havaalanlarında gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Akdağ, vatandaşlara "Virüsün görüldüğü ülkelere gitmeyin" tavsiyesinde bulunarak "Eğer zorunlu değilse ertelesinler. Zorunlu ise gittikleri ülkelerde gerekli tedbirleri almalarını öneriyoruz" dedi. Virüs gelirse okullar tatil olabilir Sağlık Bakanı Akdağ, şu ana kadar virüsün Türkiye'ye girmemiş olmasının gerekli hazırlıkların yapılması ve vatandaşın farkındalığının sağlanması açısından önemli fırsat yarattığını belirtti. Virüsün Türkiye'ye girmesi halinde çok seri bir şekilde tedbirlerin alınacağını bildiren Bakan Akdağ, "Şu anda gündemde değil ama bu seri tedbirler içinde okulların tatil edilmesi gibi kararlar da olabilir" dedi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ şunları söyledi: "Eğer virüs Türkiye'de görülürse bu virüsü alan kişilerin evde kalmaları ve toplumla temas kurmamaları gerekiyor. Çünkü bu aynı zamanda toplumsal bir görevdir. İkinci konu da vatandaşların kalabalık ortamlardan kaçınmaları olacaktır." Alınan tedbirlere de değinen Bakan Akdağ, kamuoyunun virüse ilişkin olarak basın yoluyla sözlü ve yazılı olmak üzere her gün bilgilendirileceğini kaydederek "Gerekirse günde birden fazla da bilgilendirme yapabiliriz" dedi. Bakan Akdağ, Meksika gribiyle ilgili olarak bakanlıkta 24 saat bilgi akışını sağlayacak özel bir büronun kurulduğunu da açıkladı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Meksika gribi aşısıyla ilgili olarak henüz dünyada bir üretim sürecinin başlamadığını belirterek "Bu aşının geliştirilmesi ve üretilmesi 6-7 aylık bir süre gerektiriyor. Eğer böyle bir aşı üretilirse Türkiye, bu aşı için para ayıracak ve satın alma konusunda cömert davranacak az sayıda ülkeden biridir. Bedeli ne olursa olsun bu aşıyı satın alma konusunda sıraya girecek ülkeler içindeyiz" dedi. Meksika gribiyle ilgili gelişmeleri ve hazırlıkları kamuoyuna açıklamak üzere İstanbul'da bir basın toplantısı düzenleyen Akdağ, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Akdağ, virüsün şekil değiştirme ihtimali nedeniyle henüz aşı üretimine yönelik dünyada bir çalışma olmadığını söyledi. Akdağ Meksika gribinin görüldüğü birkaç ülkede virüsün beşinci evrede bulunduğunu hatırlatarak "Şu anda herhangi bir firmanın üretim aşamasına geldik diye bir beyanı olmadı. Çünkü virüs daha yeni yeni tanımlanıyor. Biz yine de aşı için her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz ve her türlü kaynağı ayıracak durumdayız" diye konuştu. 4 yeni termal kamera ekleniyor Bakan Akdağ, virüsle mücadelede kişisel korumanın birinci sırada geldiğini vurgularken cerrahi maske kullanımı gibi bir durumun bu aşamada söz konusu olmadığını söyledi. Akdağ, havaalanlarına yerleştirilen termal kamera sayısının da artırılacağını belirterek "Havaalanlarında bulunan mevcut termal kameralara şimdi 4 yeni termal kamera daha ekleyeceğiz. Bunlardan ikisi Antalya Havalimanı'nda, biri Dalaman'da, diğeri de İzmir'de bulunacak" dedi. Neden domuz gribi değil de Meksika gribi Toplantıda virüsle ilgili bilgi veren İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Eraksoy da hastalığın yapısıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu gribe artık domuz gribi demek belki doğru olmayacak. Çünkü domuz kaynaklı bu grip artık gelişimini tamamladı. Genetik yapısında hem domuz gribi virüsü hem insan gribi virüsü, hem de kuş gribi virüsünü taşıyan öğeler var. Yani melez bir virüsten söz ediyoruz. Bu virüse artık domuz virüsü muamelesi yapmamak gerekiyor. Çünkü konu artık insandan insana geçen bir virüse karşı mücadele konusudur. Meksika kaynaklı bu virüse Meksika gribi demek daha doğru. Artık Avrupa'ya geçmiş bulunuyor. İnsandan insana bulaşarak yayılan virüsün Türkiye'ye gelmemesi için elimizden geleni yapmalıyız." Domuz çiftlikleri kapanıyor Toplantıda basın mensuplarının "Türkiye'de domuz çiftliği var mı" şeklindeki sorusuna ise bakanlık yetkilileri, resmi ruhsatlı domuz çiftliği bulunmadığını belirtirken, ruhsatsız olarak faaliyet gösteren birkaç çiftlik bulunduğunu, bunların da kapatılması için Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile görüşme yapıldığını kaydettiler. Bakan Recep Akdağ da "Türkiye'de domuz çiftliği yok, dolayısıyla virüsün Türkiye'de ortaya çıkması gibi bir ihtimal de yok gibi bir düşünceye kapılmak kesinlikle yanlıştır. Çünkü artık tehlike virüsün insandan insana geçmesi" diye konuştu. ÖNEMLİ NOKTALAR * Meksika gribini normal grip ile ayırt etmek çok güç. Bu ancak yapılacak testler sonrasında anlaşılabiliyor. * Soğuk algınlığı dışında gerçekten insan gribine yakalananlarda yüksek ateş, boğaz ağrısı, halsizlik ve kas ağrısı oluyor. * Her gribe yakalananın test olması gerekmiyor. Sadece hastalık hikâyesinde Meksika gribi vakası olan ülke ya da insanlarla temas olup olmadığı önemli. * Meksika gribi akciğerlerde hasara neden oluyor ve zatürreeye dönüşerek ölüme neden oluyor. * ABD'de şüpheli vakaların yüzde 1'i Meksika'da ise yüzde 3'ü öldü. * Grip virüsleri sıcakta daha az etkili oluyor, bu yüzden yaklaşan yaz mevsimi Türkiye için şans. * Tedavi tam olarak bilinmiyor. Ancak antiviral ilaçlar hastalık üzerinde etkili. * Sağlık Bakanlığı'nın elinde 1.2 milyon kişiye yetecek 1.2 milyon kutu antiviral ilaç var. Bu rakama ilaç şirketi ve eczanelerin elindeki ilaçlar dahil değil. * Özellikle bu dönemde bebekler dahil insanların birbirini öpmemesi ve tokalaşmaması çok büyük önem taşıyor. Çünkü hastalık solunum yoluyla insandan insana taşınıyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:37
0
yorum
Etiketler: avrupa, Eğitim Haber, Eğitim Haberleri, meksika, Sağlık Bakanlığı, Virüs, WHO
1 Mayıs 2009 Cuma
Çelik Mommo'yu Tavsiye Etti
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Mommo-Kızkardeşim'' sinema filmini, ''aile bağlarını güçlendirdiği'' gerekçesiyle öğrencilere tavsiye etti.
Çelik, valiliklere gönderdiği genelgede, şu anda gösterimde olan ve yönetmenliğini Atalay Taşdiken'in yaptığı ''Mommo-Kızkardeşim'' adlı filmin, ''aile bağlarının güçlenmesi, kardeşlik bağları ve ilişkilerinin önemi, sevgi, şefkat ve merhamet duygularının hayattaki vazgeçilmezliği gibi hususları ön plana çıkarması açısından öğrencilere rahatlıkta tavsiye edilebilecek bir eser olduğunu'' belirtti. Çelik, ''daha önce '120' ve 'Son Gazi' filmlerinde olduğu gibi yerli ve eğitici özelliği olan eserlerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi bağlamında, ''Mommo-Kızkardeşim'' filminin de okullara ve öğrencilere tavsiye edilmesini'' istedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:27
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haber, Eğitim Haberleri, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı
30 Nisan 2009 Perşembe
Çelik Mommo'yu Tavsiye Etti
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Mommo-Kızkardeşim'' sinema filmini, ''aile bağlarını güçlendirdiği'' gerekçesiyle öğrencilere tavsiye etti.
Çelik, valiliklere gönderdiği genelgede, şu anda gösterimde olan ve yönetmenliğini Atalay Taşdiken'in yaptığı ''Mommo-Kızkardeşim'' adlı filmin, ''aile bağlarının güçlenmesi, kardeşlik bağları ve ilişkilerinin önemi, sevgi, şefkat ve merhamet duygularının hayattaki vazgeçilmezliği gibi hususları ön plana çıkarması açısından öğrencilere rahatlıkta tavsiye edilebilecek bir eser olduğunu'' belirtti. Çelik, ''daha önce '120' ve 'Son Gazi' filmlerinde olduğu gibi yerli ve eğitici özelliği olan eserlerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi bağlamında, ''Mommo-Kızkardeşim'' filminin de okullara ve öğrencilere tavsiye edilmesini'' istedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:05
0
yorum
Etiketler: Bakan Çelik, Eğitim Haberleri, Hüseyin Çelik, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Mommo-Kızkardeşim, Öğrenci, Öğretmenler, Son Gazi, Valilik
10 Bin Öğrenci Aynı Anda Fidan Dikti...
10 bin öğrencinin aynı anda 33 bin fidanı toprakla buluşturduğu etkinlik, dünya tarihinde bir ilk oldu.
Mersin, dünya tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve 10 bin öğrenci aynı anda 33 bin adet harnup fidanı tohumlarını toprakla buluşturdu. Noter huzurunda gerçekleştirilen deneme ise sadece 3 dakika sürdü. Öğrencilerin kendi elleriyle yetiştireceği fidanlar, 2010 yılı Kasım ayında belirlenecek olan orman alanlarına dikilecek. Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Mersin İl Temsilciliği tarafından, küresel ısınma ve erozyonun bireysel olarak önlenebilmesine, katkıda bulunulması amacıyla düzenlenen etkinlik, Orman Bölge Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce de desteklendi. 'Bebek Fidan Projesi' kapsamında düzenlenen tarihi rekor denemesine Tevfik Sırrı Gür Stadı ev sahipliği yaptı. 9 bin 500 ilköğretim, 500 de ortaöğretim olmak üzere toplam 10 bin öğrencinin katıldığı ekimde her öğrenciye fidan tohumlarını ekebilmesi için poşetlerle toprak dağıtımı gerçekleştirildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:04
0
yorum
Etiketler: Eğitim Haber, Eğitim Haberleri, Haberler, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci, Öğretmen, TEMA
Mehmetçik Öğrencilere Yakın İlgi Gösterdi
Bingöl’ün Yedisu ilçesindeki YİBO ve 3 köy okulundaki 350 öğrenciye Mehmetçik tarafından giyim malzemesi dağıtıldı.
Türkiye'nin en ücra köşesinde dahi vatan için canını hiç düşünmeden feda eden Mehmetçik, terörle mücadelede gösterdiği başarısını eğitime verdiği desteklerle de sürdürüyor. Mehmetçik önceki gün Yedisu YİBO ve üç köy ilköğretim okulunda okuyan öğrencilere eşofman, kaban, pantolon, gömlek ve çorap malzemeleri dağıttı. Yedisu YİBO salonunda düzenlenen törenle giyim malzemeleri öğrencilere verildi. 'İlk kez eşofmanım oldu' İlçe Kaymakamı Vefa Kaya, Milli Eğitim Müdürü Zeki Ulukan, rütbeli askerlerle birlikte öğrencilere giyim malzemelerini dağıttı. İlköğretim okulu 4. sınıf öğrencisi Derya Yakışan, ilk defa bir eşofmanının olduğunu söyleyerek Mehmetçiğe teşekkür etti. Berfin Sağlık isimli öğrenci ise ilçelerinde en çok Mehmetçik'ten destek gördüklerini belirtti. Giyim malzemesi dağıtım törenine askeri rütbeliler, İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Ulukan, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Giyim malzemesi dağıtım törenine katılan askerler, çeşitli giysileri öğrencilere verirken yakın ilgi gösterdi. Yardım malzemesini alan öğrencilerin sevinçleri yüzlerine yansırken, Mehmetçiklere teşekkür etmeyi de ihmal etmediler.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:03
0
yorum
Etiketler: Bingöl, Eğitim Haber, Eğitim Haberleri, Mehmetçik
Öğrenciler Temizlik Malzemesi Üretiyor
Bursa Yeşilyayla Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerince üretilen temizlik ürünleri piyasadaki ürünleri aratmıyor.
Okullarındaki atölyelerde ürettikleri ürünleri Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara satan öğrenciler, hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkıda bulunuyor. Okul Müdürü Akif Kasımoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1998 yılında ilköğretim okulu olarak planlanan bir binada eğitim öğretime başlayan Yeşilyayla Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde yetersiz şartlara rağmen en iyi eğitimi vermeye çalıştıklarını belirtti. Okulda bilişim teknolojileri, elektrik, elektrik teknolojileri ve kimya bölümlerinde bin 250 öğrencinin eğitim gördüğünü ifade eden Kasımoğlu, öğrencilerin meslek öğrenmek için atölyelerde çeşitli deneyler yaptıklarını belirtti. Kasımoğlu, şöyle konuştu: ''Kimya bölümü öğrencileri çeşitli deneyler yapıyor, sonra malzemeleri musluklara döküyordu. Deneylerde boşa giden ham maddeleri nasıl mamul haline getiririz diye düşündük. Arkadaşlar okulda üretime yönelik bir çalışma yapılabileceğini söylediler. Önce sabun ürettik. Ardından deterjan, çamaşır suyu, yüzey temizleyicisi ürettik ve bunları okulumuzun temizliğinde kullandık'' diye konuştu. Kasımoğlu, ürünlerin gayet kaliteli ve kullanışlı olduğunu, kimya bölümü öğrencilerinin atölyelerinde öğretmenlerinin gözetiminde ürettikleri bu ürünlerin piyasadakilerden bir eksiği bulunmadığını kaydetti. Öğrencilerin bu ürünler sayesinde hem meslek öğrendiklerine hem de aile bütçelerine küçük de olsa bir katkıda bulunduklarına değinen Kasımoğlu, şunları söyledi: ''Ürünlerimizi Mesleki ve Teknik Eğitim Fuarı'nda tanıttık. Fuarda numunelerini dağıttığımız ürünlerimiz oldukça ilgi gördü. Kullananlar memnuniyetlerini dile getirdiklerinde cesaretimiz ikiye katlandı. Bunun üzerine üretime geçtik. Etiketlerini kendimiz tasarladık. Ambalajlarını İstanbul'dan getirdik. Ürettiğimiz, yüzey temizleme, sıvı el sabunu, cam sil ve çamaşır suyunu Yıldırım ve Osmangazi'deki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara satıyoruz. Sipariş üzerine üretim yapıyoruz. Ürünlerimizin Yeşilyayla EML olarak marka tescilini yaptırdık. Türkiye'de tescil alan tek okuluz. Piyasadan da talepler var ancak TSE belgesi istiyorlar. Bunu almak için de çalışmalara başladık. Geçen yıl 7 ton kadar üretimimiz oldu. Okulumuzun bundan ciddi bir kazancı yok. Amacımız öğrencinin gerçek bir iş üzerinde çalışması, üretmesi ve öz güven kazanması. Bunu da başardığımıza inanıyoruz. Sağlık Müdürlüğü'nden onaylı ürünlerimizin üretimi, paketlenmesinde tamamen öğrenciler çalışıyor. Mezun olan öğrencilerimiz, kendilerine iş yeri açarak gayet başarılı işler yapıyorlar. Ayrıca ürünlerin yurt içi ve yurt dışı marketlerde de satışa sunulabilmesi için Global Numaralandırma Sistemi'ne üye olduk. Ürünlerimizin barkotları var.'' Kasımoğlu, okulun fiziki şartlarının yetersiz olduğuna dikkati çekerek, ''Yetersiz imkanlarımıza rağmen öğrencilerimiz son derece başarılılar. Çok güçlü bir eğitim kadromuz var. Okulumuzun yeni, endüstri meslek lisesine uygun bir binaya ihtiyacı var. Bu konuda hayırseverlerden destek bekliyoruz'' dedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
05:02
0
yorum
Etiketler: Bursa, Eğitim, Eğitim Haber, Eğitim Haberleri, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı