12 Ekim 2009 Pazartesi

Meslek Liselerinde Kontenjanlar Doldu...

Meslek liseleri, üniversiteye girişte uygulanan katsayı adaletsizliğinin giderilmesiyle altın çağını yaşıyor.

Kontenjanları tamamen dolan meslek okulları, düz liseden yatay geçiş yapan öğrencilere sınıf bulmakta güçlük çekiyor. Bu sebeple İstanbul'da bazı okullarda valilik izniyle hafta sonu da eğitim yapılması kararlaştırıldı. Geçen yıla oranla bu yıl endüstri meslek liselerine başvurular yüzde 80 artarken, 250 bin olan meslek liseli sayısı 320 bine çıktı. Düz liseden meslek lisesine geçen öğrenci sayısı da 10 kat arttı. Ortaöğretime düz lisede başlayıp 9. sınıfın sonunda başarılı olarak Anadolu meslek liselerine geçen öğrencilerde de rekor bir artış yaşanıyor. Gelişmeyi "Meslekî eğitimin memleket meselesi olduğu tescillendi" şeklinde değerlendiren iş dünyası ise meslek liselilere kapılarını açmaya hazır. TUSKON Başkanı Rızanur Meral, "Gerekirse meslek liseliler için atıl durumdaki fabrikaları okula dönüştürebiliriz." diyor. Geçen yıl 1.100 öğrencinin başvurduğu Bağcılar Endüstri Meslek Lisesi'ne bu yıl 1.842 öğrenci ön kayıt yaptırdı. Ortaöğretime düz lisede başlayıp 9. sınıfın sonunda başarılı olarak Anadolu meslek liselerine geçen öğrenci sayısında da rekor bir artış yaşanıyor. En prestijli meslek liselerinden Bahçelievler Erkan Avcı Anadolu Meslek Lisesi'ne düz liseden geçen yıl başvuran öğrenci sayısı 30 iken bu eğitim yılının başlangıcında 290 öğrenci müracaatta bulundu. Düz liselerden gelen yoğun öğrenci talebine cevap vermekte zorlanan meslek liseleri, kendi öğrencilerini için sınıf bulamıyor. Düz liseden meslek lisesine geçişler 10 kat artarken, bu durum lise ikinci sınıfa geçen meslek liselileri okulsuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Çünkü alan tercihlerinin yapıldığı ikinci sınıfa geçebilmek için not ortalamasına bakılıyor. Düz liseden gelen öğrencilerin ortalamasının meslek liselilerden yüksek olması sebebiyle sınıfları düz liselilerin doldurduğu belirtiliyor. Lise birinci sınıfı okuyan binlerce meslek liseli ortada kalırken kontenjan sorunu çözülmezse sınıf bulamayan meslek liseliler, düz liselere geçmek zorunda kalacak. Eğitim yılı başlamasına rağmen ders başı yapamayan öğrenciler, velileriyle birlikte Milli Eğitim Müdürlüğü'ne şikâyette bulundu. Şenol Şahin (17), düz liseden meslek lisesine geçmek isteyen yüzlerce öğrenciden sadece biri. Makine mühendisliği hayaliyle düz liseye giden Şenol, katsayı engelinin kalkmasıyla meslek liselerinin çok cazip hale geldiğini düşünüyor. 9. sınıfı Bağcılar Lisesi'nde bitiren Şenol, 10. sınıfta Bağcılar Teknik Meslek Lisesi Makine Teknolojileri Bölümü'nde devam etmek için müracaat etti. Ancak yoğun başvuru ve kontenjan yetersizliği sebebiyle istediği bölüme yerleşemiyor. O da düz liseden geçen yüzlerce arkadaşı gibi meslek lisesinde kendisine sıra gelmesini bekliyor. İSTANBUL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ: ÖĞRENCİ TALEBİNE YETİŞEMİYORUZ Kendi öğrencisini ortada bırakmak istemeyen İstanbul'daki her üç meslek lisesinden biri, ikili öğretime geçti. Ancak öğretmen sayısının kısıtlı olması diğer liselerin ikili öğretime geçişini engelliyor. Meslek liselinin üniversite sınavında göreceği Türkçe, matematik, fen gibi temel derslerin müfredata konulmasıyla ders saati sayısı da arttı. Günlük 9 saate çıkan ders sayısındaki artış sebebiyle okullarda sabah 06.00'dan akşam 21.00'e kadar eğitim yapılıyor. Meslek liselerine olağanüstü bir talebin bulunduğunu belirten İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ise bu ihtiyaca yetişemediklerini kaydediyor.

Veliler Ödevleri Yapmamalı

Veliler tarafından en çok yapılan hatalardan biri, çocuklarının ev ödevlerini kendilerinin yapması, çocuğun okul başarısını olumsuz etkiliyor.

Çocuğun ev ödevinin veliler tarafından yapılmasının okul başarısını olumsuz etkilediği belirtildi. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Ayşe Sarı, veliler tarafından en çok yapılan hatalardan birinin çocuklarının ev ödevlerini kendilerinin yapması olduğunu söyledi. "Ne yazık ki veliler işin kolaycılığına kaçıyor. (Bir an önce bitsin, çocuk fazla soru sormasın, çok uğraşmayayım) düşüncesiyle çocukların ev ödevlerini kendileri yapıyor çocuğa veriyor" diyen Sarı, bu hareketin çocuğun hem okul başarısını olumsuz etkilediğini, hem de yalana alıştırdığını vurguladı. Ev ödevini velilerin yaptığı çocuğun kolaycılığa alışacağını ve kendi yapacağı işleri başkasından bekleyeceğine işaret eden Sarı, bunun da davranış bozukluğuna sebep olacağının altını çizdi. Aynı zamanda çocuğun ders tekrarından yoksun kalacağını, dersini iyi anlamayacağını, dolayısıyla okul başarısının olumsuz etkileneceğini uyarısında bulunan Sarı, "Velinin çocuğunun ödevini yapması her açıdan çok sakıncalı. Okul başarısını olumsuz etkilemesinin yanı sıra yalan söylemeye de alıştırıyor. Öğretmen ödevin çocuk tarafından yapmadığını kontrollerde anlıyor. Ancak çocuk öğretmenden çekinerek 'ev ödevimi ben yaptım' diyor. Bunun sürekli tekrarlanması durumunda da çocuk yalancılığa alışıyor." diye konuştu. Çocuğun ev ödevini uğraşıp kendisi yapması ve velinin ise en son ödevi kontrol etmesi gerektiğini ifade eden Sarı, şu önerilerde bulundu: "Ödev yapan çocuğa hiç karışılmamalı. Sadece soru sorarsa cevap vermeli ve ödevini bitirmesi beklenmeli. Ödev bittikten sonra veli kontrol etmeli. Eğer ödevde yanlış bir kısım varsa, veli hemen doğruyu kendisi yapmamalı ve çocuğa bir kez daha kontrol etmesini söylemeli. Çocuk yine o konuyu yanlış yapmışsa, nerde yanlış yaptığı gösterilmeli ve doğru çözüm çocukla birlikte yapmalı. Hiçbir zaman veli çocuğun ödevini kendisi yapmamalı."

Açıköğretim Kayıtlarına Dikkat...

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim fakültesi kayıtlarında son gün ne zaman ?

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakültelerine ÖSYS ile yerleştirilen adayların ve Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (YÖS) sonucuna bağlı olarak ön kayıtlar sonunda kayıt yaptırmaya hak kazanan adayların internet başvuru ve kayıt işlemlerinin 16 Ekim mesai bitiminde sona ereceği bildirildi. AÜ Rektörlüğünden alınan bilgiye göre, adayların kayıt işlemleri, ''internet başvuru'' ve ''Açıköğretim bürolarından kayıt'' olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilecek. İnternetten başvuru için adresin ''http://aofkayit.anadolu.edu.tr'' olduğu belirtildi. Bu tarihten sonra internetten veya başka bir yöntemle başvuru yapılması mümkün olmayacak. İnternetten başvuru süresinin uzatılmayacağı ifade edildi. İnternetten başvuru yapmayan adaylar kayıt olamayacak. İnternetten başvuru yapmak da kayıt için yeterli değil. Adaylar, internet başvuru işlemi sonunda oluşturacakları ''İnternet Başvuru Belgesi''nin yazıcı dökümünü alarak, adreslerine postalanan ''2009–2010 Öğretim Yılı Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakülteleri İnternet Başvuru, Kayıt ve Öğrenci Kılavuzu''nda açıklanan diğer kayıt belgelerini de hazırlayarak illerdeki AÖF bürolarında kayıt yaptıracaklar. ''İnternet Başvuru, Kayıt ve Öğrenci Kılavuzu''na ''http://www.anadolu.edu.tr'' adresindeki ''Açıköğretim'', ''Kılavuzlar'' linkinden ya da ''http://aofkayit.anadolu.edu.tr'' internet başvuru sitesinin ''ÖSYS Yeni Kayıt'' linkinden de ulaşılabilecek veya AÖF bürolarından temin edilebilecek. -KAYIT İŞLEMLERİ- Kayıt işlemleri 16 Ekim mesai bitiminde sona erecek. 17, 19 ve 20 Ekim tarihlerinde mazeretli olanların kayıtları yapılacak. Kayıt için adayların tam olarak hazırlanan kayıt belgeleri ile 16 Ekim mesai bitimine kadar Açıköğretim Fakültesi bürolarına bizzat başvurmaları gerekiyor. Bu tarihler arasında mazeretleri nedeniyle kayıt yaptıramayanlar 17, 19, 20 Ekim tarihlerinde bizzat veya yakınları aracılığıyla kayıt yaptırabilecek. 20 Ekimden sonra mazeret beyan edip kayıt yaptırmak isteyenlerin başvuruları kabul edilmeyecek. 17 Ekim Cumartesi günü AÖF büroları kayıt işlemleri için açık olacak ve kayıt yapılabilecek. Kayıt belgeleri eksik olanların kayıtları yapılmayacak, belgeleri tamamlamak üzere ek süre de verilmeyecek.

9 Ekim 2009 Cuma

'Mobil Otobüs'te Anaokulu Dönemi

Dezavantajlı çocukların okul öncesi eğitim almaları için bakanlık tarafından "mobil" okullar oluşturulacağını bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Okul Öncesi Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Osman Çolak, MEB tarafından hazırlanan "Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"ne yönelik çalışmalar kapsamında Adana'da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, proje kapsamındaki bileşenlerden biri olan hibe programı kapsamında 81 ilde eğitim kurumları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör kuruluşlarının ortaklıklar kurarak teklif çağrısı yoluyla önerecekleri pilot projelerle okul öncesi eğitim hizmetlerinin kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Çolak, bu projeyle ilgili olarak belirlenen takvim çerçevesinde çeşitli illerde birer günlük bilgilendirme toplantıları düzenlendiğini belirterek, "Bakanlığımız Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Merkezi Finans ve İhale Birimi ile Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu'ndan konunun uzmanı olan yaklaşık 10 personel, bilgilendirme toplantılarına iştirak edecek" dedi. Çolak bakanlığın özellikle dezavantajlı bölgelerde bu eğitimi alamayan çocukların okul öncesi eğitim alabilmesi için mobil sınıflar oluşturulduğuna dikat çekerek şunları kaydetti: "Eski fakat hala kullanılabilen otobüsler ana sınıfına dönüştürülerek bu bölgelerdeki öğrencilerimizin okul öncesi eğitim görmeleri sağlanacak. Özellikle bu projeyle ilgili olarak belediyelerle iş birliği içinde olmak gerekir. Önümüzdeki yıllarda okul öncesi eğitimde de e-kayıt uygulaması başlayacak. Bu konuda çalışmalar devam etmektedir." Çolak, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun okul öncesi eğitime çok önem verdiğini ve eğitimin önümüzdeki yıllarda kesintisiz 9 yıla çıkacağını, bu sebeple okul öncesi eğitimin çocuklara mutlaka verilmesi gerektiğini kaydetti. Bir ülkede öğrencilerin başarısı ya da başarısızlığıyla okul öncesi eğitimin doğru orantılı olduğunu vurgulayan Çolak, Türkiye'de okul öncesinin mutlaka yüzde 100'lere çıkartılması gerektiğini, hedeflerinin 10 yıl içerisinde yüzde 100'e uluşmak olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye Neden En iyi 100'de Yok?

Prof.Dr. Yusuf Ziya Özcan, dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitesi bulunmamasını değerlendirdi

Dün Trabzon'da YÖK Genel Kurul toplantısı yapan, geceyi de kentte geçiren Başkan Özcan ve yönetim kurulu üyeleri, bu sabah Rize'ye geçti. Rize Üniversitesi Turgut Kıran Denizcilik Meslek Yüksek Okulu'na giden YÖK heyetini burada Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu ve Rektör Prof.Dr. N. Turan Okumuşoğlu karşıladı. Burada kahvaltı yaptıktan sonra bir gazetecinin, dün açıklanan dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında bir Türk üniversitesi bulunmamasını değerlendirmesini istemesi üzerine konuşan Prof.Dr. Özcan, şurları söyledi: "Dünyada 100 üniversite arasına girmek zor bir iştir ama o listeler değişik şekillerde hazırlanıyor. Belki değişik parametreler kullanılsaydı biz de de girecek üniversiteler olabilirdi. Biz de de bir sürü güzel ve büyük üniversite var. İstanbul, İstanbul Teknik, Boğaziçi, Bilkent, Sabancı, Koç üniversiteleri olabilir. Niye olmasın? Hepsi iyi durumda." Daha sonra Rize Üniversitesi Rektörlüğü ile Rize Valiliğini ziyaret eden Prof.Dr. Özcan, valiliği ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, Rize Üniversitesi'nin yeni kurulan bir üniversite olduğunu belirterek, "Buradaki arkadaşlarımızın ne kadar hırslı olduklarını da şimdi öğreniyorum. YÖK olarak bu hırs neyi gerektiriyorsa, ne yapılıyorsa ona aynı şekilde cevap vermeyi isteriz. Onlardan gelecek talepleri en kısa zamanda değerlendirmek ve yapılacak ne varsa yapmak isteriz" dedi.

Yıldız Okulunun Kurbanı Oldu...

Gözde üniversitelere girebilecekken açıkta kalan Yıldız'ın itirazını ÖSS de kabul etmedi.

Bu yıl son kez yapılan Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) yaşanan bir olay öğrencilerin ne kadar dikkatli olması gerektiğini ortaya koydu. 2009 ÖSS'ye bir yıl boyunca hazırlanan Cumhuriyet Lisesi mezunu Seda Yıldız, ÖSS sonuçları açıklandığında oldukça sevindi. İyi bir puan alan Yıldız, Hacettepe, Ankara ve Gazi gibi önde gelen üniversitelerin matematik, istatistik, biyoloji gibi bölümlerini tercih listesine yazdı. 17 tercih yapan Yıldız'ın bir bölüme gireceğinden hiç şüphesi yoktu. Ancak sonuçlar açıklandığında Yıldız tam anlamıyla bir şok yaşadı. Genç kız hiçbir bölüme kayıt hakkı kazanamamıştı. Yıldız, dershane öğretmenleriyle görüşünce acı gerçek ortaya çıktı. Sayısal alan mezunu Seda Yıldız, okulunun yaptığı hata sonucu sisteme 'eşit ağırlık' öğrencisi olarak girmişti. ÖSYM'ye başvuran öğrenci herhangi bir şey yapılamayacağı yanıtıyla yıkıldı. Milli Eğitim Bakanlığı okul hakkında soruşturma başlattı. İYİ KONTROL ETMELİYDİNİZ İdare Mahkemesi'ne dava da açan Yıldız'ın yürütmeyi durdurma talebi 8'inci İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Yıldız bu karara da önceki gün itiraz etti. ÖSYM, İdare Mahkemesi'ne gönderdiği savunmada ÖSS kılavuzunda her türlü hatanın sorumluluğunun öğrencide olduğunu ifade ederek, öğrencilerin kontrollerini iyi yapıp varsa bunları 12 Haziran'a kadar kendilerine bildirilmesi gerektiğini hatırlattı. Hatasını kabul eden Yıldız, 'Kontrol etmem gerekiyormuş. Ancak okulumun yanlış yapacağını düşünmemiştim. Bizim okuldan birkaç arkadaşım da benzeri durumda. Ancak onlar zaten düşük puan alıp yerleşemedikleri için sorun da oluşturmadı' dedi. Hukukta 'ceza' yerine 'onarma' olması gerektiğini ifade eden Yıldız, mahkeme kararına da itiraz ettiğini vurguladı. ÖSYM'den sorunu çözmelerini beklediğini anlattı. YAPACAK BİR ŞEY YOK ÖSYM yetkilileri de düzeltmelerin 12 Haziran'da bitmesine karşın bir sorumlulukları olmadan 3 Ağustos tarihine kadar bu düzeltmeleri il milli eğitim müdürlükleri aracılığıyla aldıklarını belirterek, 'Biz yeterince inisiyatif kullandık ve süreleri uzattık. Öğrencileri de uyardık' dedi.

8 Ekim 2009 Perşembe

Kravat Müdürü Koltuğundan Etti...

Cizre'deki bir Anadolu Lisesinin kravatlarının üzerindeki fotoğrafın,Abdullah Öcalan'a benzediği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde Anadolu Lisesi öğrencilerinin 3 yıldır kullandığı kravatların üzerindeki fotoğrafın, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a benzediği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Anadolu Lisesi Müdürü Hıdır Oktaykaan görevinden alınarak Cizre Sağlık Meslek Lisesi'ne İngilizce öğretmeni olarak atandı. Öğrencileriyle vedalaşan Oktaykaan, gözyaşlarıyla eski okuluna veda etti. Kravatları basan şirketin sahibi ise önce gözaltına alındı, ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kravatlar 3 yıldır kullanılmasına rağmen bir süre önce kimliği belirsiz bir kişi emniyete, 'öğrencilerin taktığı kravatların üzerinde Öcalan'ın fotoğrafı var' ihbarında bulundu. Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı. Bunun üzerine okul idaresi de tartışma doğuran kravatları, üzerinde okul amblemi bulunan yenileriyle değiştirdi. Kravat ihalesini alan şirketin sahibi ise baskı hatasından dolayı fotoğrafın Atatürk'e benzetilemediğini savundu.