12 Ekim 2009 Pazartesi

Açıköğretim Kayıtlarına Dikkat...

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim fakültesi kayıtlarında son gün ne zaman ?

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakültelerine ÖSYS ile yerleştirilen adayların ve Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (YÖS) sonucuna bağlı olarak ön kayıtlar sonunda kayıt yaptırmaya hak kazanan adayların internet başvuru ve kayıt işlemlerinin 16 Ekim mesai bitiminde sona ereceği bildirildi. AÜ Rektörlüğünden alınan bilgiye göre, adayların kayıt işlemleri, ''internet başvuru'' ve ''Açıköğretim bürolarından kayıt'' olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilecek. İnternetten başvuru için adresin ''http://aofkayit.anadolu.edu.tr'' olduğu belirtildi. Bu tarihten sonra internetten veya başka bir yöntemle başvuru yapılması mümkün olmayacak. İnternetten başvuru süresinin uzatılmayacağı ifade edildi. İnternetten başvuru yapmayan adaylar kayıt olamayacak. İnternetten başvuru yapmak da kayıt için yeterli değil. Adaylar, internet başvuru işlemi sonunda oluşturacakları ''İnternet Başvuru Belgesi''nin yazıcı dökümünü alarak, adreslerine postalanan ''2009–2010 Öğretim Yılı Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakülteleri İnternet Başvuru, Kayıt ve Öğrenci Kılavuzu''nda açıklanan diğer kayıt belgelerini de hazırlayarak illerdeki AÖF bürolarında kayıt yaptıracaklar. ''İnternet Başvuru, Kayıt ve Öğrenci Kılavuzu''na ''http://www.anadolu.edu.tr'' adresindeki ''Açıköğretim'', ''Kılavuzlar'' linkinden ya da ''http://aofkayit.anadolu.edu.tr'' internet başvuru sitesinin ''ÖSYS Yeni Kayıt'' linkinden de ulaşılabilecek veya AÖF bürolarından temin edilebilecek. -KAYIT İŞLEMLERİ- Kayıt işlemleri 16 Ekim mesai bitiminde sona erecek. 17, 19 ve 20 Ekim tarihlerinde mazeretli olanların kayıtları yapılacak. Kayıt için adayların tam olarak hazırlanan kayıt belgeleri ile 16 Ekim mesai bitimine kadar Açıköğretim Fakültesi bürolarına bizzat başvurmaları gerekiyor. Bu tarihler arasında mazeretleri nedeniyle kayıt yaptıramayanlar 17, 19, 20 Ekim tarihlerinde bizzat veya yakınları aracılığıyla kayıt yaptırabilecek. 20 Ekimden sonra mazeret beyan edip kayıt yaptırmak isteyenlerin başvuruları kabul edilmeyecek. 17 Ekim Cumartesi günü AÖF büroları kayıt işlemleri için açık olacak ve kayıt yapılabilecek. Kayıt belgeleri eksik olanların kayıtları yapılmayacak, belgeleri tamamlamak üzere ek süre de verilmeyecek.

9 Ekim 2009 Cuma

'Mobil Otobüs'te Anaokulu Dönemi

Dezavantajlı çocukların okul öncesi eğitim almaları için bakanlık tarafından "mobil" okullar oluşturulacağını bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Okul Öncesi Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Osman Çolak, MEB tarafından hazırlanan "Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"ne yönelik çalışmalar kapsamında Adana'da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, proje kapsamındaki bileşenlerden biri olan hibe programı kapsamında 81 ilde eğitim kurumları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör kuruluşlarının ortaklıklar kurarak teklif çağrısı yoluyla önerecekleri pilot projelerle okul öncesi eğitim hizmetlerinin kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Çolak, bu projeyle ilgili olarak belirlenen takvim çerçevesinde çeşitli illerde birer günlük bilgilendirme toplantıları düzenlendiğini belirterek, "Bakanlığımız Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Merkezi Finans ve İhale Birimi ile Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu'ndan konunun uzmanı olan yaklaşık 10 personel, bilgilendirme toplantılarına iştirak edecek" dedi. Çolak bakanlığın özellikle dezavantajlı bölgelerde bu eğitimi alamayan çocukların okul öncesi eğitim alabilmesi için mobil sınıflar oluşturulduğuna dikat çekerek şunları kaydetti: "Eski fakat hala kullanılabilen otobüsler ana sınıfına dönüştürülerek bu bölgelerdeki öğrencilerimizin okul öncesi eğitim görmeleri sağlanacak. Özellikle bu projeyle ilgili olarak belediyelerle iş birliği içinde olmak gerekir. Önümüzdeki yıllarda okul öncesi eğitimde de e-kayıt uygulaması başlayacak. Bu konuda çalışmalar devam etmektedir." Çolak, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun okul öncesi eğitime çok önem verdiğini ve eğitimin önümüzdeki yıllarda kesintisiz 9 yıla çıkacağını, bu sebeple okul öncesi eğitimin çocuklara mutlaka verilmesi gerektiğini kaydetti. Bir ülkede öğrencilerin başarısı ya da başarısızlığıyla okul öncesi eğitimin doğru orantılı olduğunu vurgulayan Çolak, Türkiye'de okul öncesinin mutlaka yüzde 100'lere çıkartılması gerektiğini, hedeflerinin 10 yıl içerisinde yüzde 100'e uluşmak olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye Neden En iyi 100'de Yok?

Prof.Dr. Yusuf Ziya Özcan, dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitesi bulunmamasını değerlendirdi

Dün Trabzon'da YÖK Genel Kurul toplantısı yapan, geceyi de kentte geçiren Başkan Özcan ve yönetim kurulu üyeleri, bu sabah Rize'ye geçti. Rize Üniversitesi Turgut Kıran Denizcilik Meslek Yüksek Okulu'na giden YÖK heyetini burada Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu ve Rektör Prof.Dr. N. Turan Okumuşoğlu karşıladı. Burada kahvaltı yaptıktan sonra bir gazetecinin, dün açıklanan dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında bir Türk üniversitesi bulunmamasını değerlendirmesini istemesi üzerine konuşan Prof.Dr. Özcan, şurları söyledi: "Dünyada 100 üniversite arasına girmek zor bir iştir ama o listeler değişik şekillerde hazırlanıyor. Belki değişik parametreler kullanılsaydı biz de de girecek üniversiteler olabilirdi. Biz de de bir sürü güzel ve büyük üniversite var. İstanbul, İstanbul Teknik, Boğaziçi, Bilkent, Sabancı, Koç üniversiteleri olabilir. Niye olmasın? Hepsi iyi durumda." Daha sonra Rize Üniversitesi Rektörlüğü ile Rize Valiliğini ziyaret eden Prof.Dr. Özcan, valiliği ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, Rize Üniversitesi'nin yeni kurulan bir üniversite olduğunu belirterek, "Buradaki arkadaşlarımızın ne kadar hırslı olduklarını da şimdi öğreniyorum. YÖK olarak bu hırs neyi gerektiriyorsa, ne yapılıyorsa ona aynı şekilde cevap vermeyi isteriz. Onlardan gelecek talepleri en kısa zamanda değerlendirmek ve yapılacak ne varsa yapmak isteriz" dedi.

Yıldız Okulunun Kurbanı Oldu...

Gözde üniversitelere girebilecekken açıkta kalan Yıldız'ın itirazını ÖSS de kabul etmedi.

Bu yıl son kez yapılan Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) yaşanan bir olay öğrencilerin ne kadar dikkatli olması gerektiğini ortaya koydu. 2009 ÖSS'ye bir yıl boyunca hazırlanan Cumhuriyet Lisesi mezunu Seda Yıldız, ÖSS sonuçları açıklandığında oldukça sevindi. İyi bir puan alan Yıldız, Hacettepe, Ankara ve Gazi gibi önde gelen üniversitelerin matematik, istatistik, biyoloji gibi bölümlerini tercih listesine yazdı. 17 tercih yapan Yıldız'ın bir bölüme gireceğinden hiç şüphesi yoktu. Ancak sonuçlar açıklandığında Yıldız tam anlamıyla bir şok yaşadı. Genç kız hiçbir bölüme kayıt hakkı kazanamamıştı. Yıldız, dershane öğretmenleriyle görüşünce acı gerçek ortaya çıktı. Sayısal alan mezunu Seda Yıldız, okulunun yaptığı hata sonucu sisteme 'eşit ağırlık' öğrencisi olarak girmişti. ÖSYM'ye başvuran öğrenci herhangi bir şey yapılamayacağı yanıtıyla yıkıldı. Milli Eğitim Bakanlığı okul hakkında soruşturma başlattı. İYİ KONTROL ETMELİYDİNİZ İdare Mahkemesi'ne dava da açan Yıldız'ın yürütmeyi durdurma talebi 8'inci İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Yıldız bu karara da önceki gün itiraz etti. ÖSYM, İdare Mahkemesi'ne gönderdiği savunmada ÖSS kılavuzunda her türlü hatanın sorumluluğunun öğrencide olduğunu ifade ederek, öğrencilerin kontrollerini iyi yapıp varsa bunları 12 Haziran'a kadar kendilerine bildirilmesi gerektiğini hatırlattı. Hatasını kabul eden Yıldız, 'Kontrol etmem gerekiyormuş. Ancak okulumun yanlış yapacağını düşünmemiştim. Bizim okuldan birkaç arkadaşım da benzeri durumda. Ancak onlar zaten düşük puan alıp yerleşemedikleri için sorun da oluşturmadı' dedi. Hukukta 'ceza' yerine 'onarma' olması gerektiğini ifade eden Yıldız, mahkeme kararına da itiraz ettiğini vurguladı. ÖSYM'den sorunu çözmelerini beklediğini anlattı. YAPACAK BİR ŞEY YOK ÖSYM yetkilileri de düzeltmelerin 12 Haziran'da bitmesine karşın bir sorumlulukları olmadan 3 Ağustos tarihine kadar bu düzeltmeleri il milli eğitim müdürlükleri aracılığıyla aldıklarını belirterek, 'Biz yeterince inisiyatif kullandık ve süreleri uzattık. Öğrencileri de uyardık' dedi.

8 Ekim 2009 Perşembe

Kravat Müdürü Koltuğundan Etti...

Cizre'deki bir Anadolu Lisesinin kravatlarının üzerindeki fotoğrafın,Abdullah Öcalan'a benzediği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde Anadolu Lisesi öğrencilerinin 3 yıldır kullandığı kravatların üzerindeki fotoğrafın, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a benzediği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Anadolu Lisesi Müdürü Hıdır Oktaykaan görevinden alınarak Cizre Sağlık Meslek Lisesi'ne İngilizce öğretmeni olarak atandı. Öğrencileriyle vedalaşan Oktaykaan, gözyaşlarıyla eski okuluna veda etti. Kravatları basan şirketin sahibi ise önce gözaltına alındı, ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kravatlar 3 yıldır kullanılmasına rağmen bir süre önce kimliği belirsiz bir kişi emniyete, 'öğrencilerin taktığı kravatların üzerinde Öcalan'ın fotoğrafı var' ihbarında bulundu. Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı. Bunun üzerine okul idaresi de tartışma doğuran kravatları, üzerinde okul amblemi bulunan yenileriyle değiştirdi. Kravat ihalesini alan şirketin sahibi ise baskı hatasından dolayı fotoğrafın Atatürk'e benzetilemediğini savundu.

Okul Velinin Ayağına Gidiyor...

Okulda sorun çıkaran öğrencinin velisini okula çağırmak yerine, okul velinin evine gidecek

Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü ilginç bir proje başlattı. Özellikle okulda sorun çıkaran öğrencinin velisini okula çağırmak yerine, okul velinin evine gidecek. Böylece öğrencinin yaşadığı sorunlar yerinde tespit edilecek. Bugüne kadar olan uygulamada sorunlu öğrencinin velisi telefon ya da öğrenciye verilen yazılı bir mesajla okula çağrılıyordu. Genel veli toplantıları hariç, özellikle okulda sorun çıkaran öğrencinin velisi okula çağrılmak yerine okul velinin ayağına gidecek. Proje ile öğrencinin okulda yaşadığı sorunların aile ortamından kaynaklanıp kaynaklanmadığı yerinde görülecek. Rehber ve sınıf öğretmeni, velinin evine giderek, öğrencinin velisiyle evinde görüşecek, sorunu tespit edip çözmeye çalışacak. Sakarya Milli Eğitim Müdürü Murat Yazıcı, öğrencinin okul başarısının yaşadığı aile ortamı ile yakından ilgili olduğunu belirterek, evde sorun yaşayan, huzurlu olmayan öğrencinin okulda da başarılı olamayacağını söyledi. Yazıcı, "Velinin evine gitmek, okula çağırmaktan daha etkili oluyor. Velinin ayağına gidilmesiyle sorunlar daha rahat ve kısa sürede çözülüyor." diye konuştu.

En Büyük Motivasyon Aile Desteğidir...

Anne-babanın takdir edici ifadelerinin öğrenci başarısındaki en önemli motivasyon kaynağı olduğu belirlendi.

Ebeveynlerin 'bu işi başarabilirsin' mesajını vermesi öğrenci başarısını olumlu yönde etkiliyor. İlköğretim okullarında Zaman yönetimi projesinin sonuçları, öğrencilerin başarıyı yakalaması için zamanı verimli şekilde kullanmanın ve öğrenci başarısı için yapılabileceklerin ipuçlarını veriyor. Soyut kavramları somutlaştırma yeteneklerinin geliştiği 5. sınıf ve sonrası eğitim düzeyindeki öğrenciler üzerinde yapılan araştırmaya göre, zaman yönetiminin en önemli adımlarından biri, her işin başı olan planlama. Plan günlük yapılmalı, anne veya babayla birlikte bir gün öncesinden hazırlanmalı ve mutlaka bir plan defterine kaydedilmeli. Öğrencinin performansının en yüksek olduğu saatler belirlenmeli, öğrenci evde ders tekrarını ihmal etmemeli. Öğrenci aynı mola süresi içerisinde iki farklı etkinliği yapmamalı. Öğrenci 2 saat ders çalıştıktan sonra verdiği molada oyun oynamalı, televizyon izlemeli ya da bir başka etkinlik yapmalı. 'Bu işi başarabilirsin' deyin Öğrenci başarısındaki en önemli motivasyon kaynağının anne-baba takdiri olarak belirtildiği araştırmaya göre, ebeveynlerin 'bu işi başarabilirsin' mesajını vermesi gerekiyor. Öğretmen ve arkadaş takdiri ise diğer motivasyon kaynakları olarak ifade edildi. Öğrencinin mutlaka dinlemeyi öğrenmesi gerektiğine işaret edilen araştırmaya göre, bu konudaki en önemli aktör anne ve baba. Evde dinleme alışkanlığı kazanmayan çocuk okulda da öğretmenini ve arkadaşlarını dinlemiyor. İletişim sorunu yaşayan öğrenci kendisinden ne istendiğini bilmiyor, bu da başarısızlıktan antisosyalliğe kadar birçok sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Yasak ve baskılar başarıyı engelliyor Araştırmada, öğrenci başarısındaki en önemli engellerden ikisini yasak ve baskıların oluşturduğu vurgulandı. Devamlı baskı gören öğrenci sınav başarısının değil, kendi benliğinin değerlendirildiğini düşünüyor. 5. sınıf ve sonrası öğrencilerin birçok sorumluluğu alması gerektiğine dikkat çekilen araştırmada, hazırlanan plan defterinin altına 'gerçekleştirdiğim sorumluluk' adında bir bölüm açılarak o gün içerisinde çocuğun yerine getirdiği sorumlulukların mutlaka yazılması gerektiği kaydedildi. Araştırmaya göre, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerin belirlenmesi, planın bu hedeflere uygun olarak hazırlanması başarıda önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Öğrencinin öncelikleri belirleyerek günlük programını buna göre yapması gerekiyor. Erteleme yığılmaya, yığılma da başarısızlığa sebep olur. Bu yüzden günübirlik ders tekrarı çok önemlidir. Programın öğrenci tarafından harfiyen uygulandığı günlerde, aile tarafından 'doğru bir şekilde uyguladığına şahidim' ifadesiyle birlikte imzalanması, erteleme tuzağına karşı etkili bir önlemdir. Çalışma ortamında tuzaklar olmasın Milli Prodüktivite Merkezi'nin (MPM) TÜBİTAK desteğiyle yaptığı araştırmada, anne-babanın takdir edici ifadelerinin öğrenci başarısındaki en önemli motivasyon kaynağı olduğu belirlendi.