Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD), 2010 yılında özel bir üniversite kurma çalışmasında sona yaklaştı.
Kurulması halinde üniversitede emekli subay ve generaller ile yakınları öğretim üyesi olacak. TESUD, bu amaçla Türkiye Emekli Subaylar Vakfı (TESUV) ismiyle bir vakıf kurma çalışması yaptı. Üniversite, TESUD'un 2015 Stratejik Planı içerisinde yer alıyor. TESUD Mehmetçik Üniversitesi adıyla kurulacak üniversitenin 2010-2011 eğitim öğretim yılında bin öğrenci ile eğitime başlaması hedefleniyor. 2015'te ise 20 bin öğrenci kapasiteli kampüs oluşturulması planlanıyor. Bu amaçla TESUD ilk önce bir vakıf kuracak. Daha sonra YÖK'e başvuru yapılacak. Üniversite yasa tasarısını TBMM organlarında işleme sokmaya çalışacak TESUD, geçici tesisleri için görüşmeler yapacak. Üniversite binalarını teminde ya mevcut ortaöğretim kurumlarının boş kapasitesinden yararlanılacak ya da bağış ile bina kazanılmaya çalışılacak. Üniversitenin öğretim üyeleri genelde TESUD üyelerinden ve aile fertlerinden oluşturulacak. Üniversite için vakıf kurulmasının gerekli olduğunu gören TESUD yetkilileri vakıf için mevcut gayrimenkullerin beyan edileceğini, 1.000 öğrenci için gerekli bütçenin yüzde 20'si 2-3 milyon TL beyanı açılış için yeterli görüyor. TESUD Genel Başkanı emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu, "Vakıf için düğmeye bastık, söz verdiğimiz gibi üniversite hedefini 2010'da gerçekleştireceğiz." şeklinde görüşlerini ortaya koyuyor.
20 Nisan 2009 Pazartesi
Emekli Subaylar Üniversite Kuracak
Performans Ödevlerine Düzenleme
Velilerin öğrencilik yapar gibi ders çalışmalarına neden olan ilköğretim performans ödevleri, yeniden düzenlendi.
Öğrencinin yapamayacağı performans ödevleri verilmeyecek. Velilerin yaptığı anlaşılan ödevler değerlendirilmeyecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl önce uygulamaya konulan ve velilerin şikâyetlerine neden olan performans görevlerini yeniden değerlendirdi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından bütün okullara gönderilen genelge ile performans ödevlerinde dikkat edilecek hususlar şöyle sıralandı: * Performans görevleri öğrencilerin internetten ya da ansiklopedilerden bilgileri aynen aktarmalarını değil; bilgiyi edinme, düzenleme, kritik etme, kendini ifade etme, yaratıcılığı ve vücut dilini kullanma gibi hem bilişsel hem de duyuşsal becerilerini işe koşmalarını sağlamalı. * Görevler öğrencinin yapmakta, öğretmenin ise takip etmekte ve değerlendirmekte zorlanacağı güçlükte olmamalı. * Velilerin gerekli kaynak ve materyallere ulaşma, yol gösterme gibi konularda öğrencilere yardımları dışında, görevi yapmak gibi katkıları olmamasına dikkat edilmeli.
16 Nisan 2009 Perşembe
Kumbaradaki Paralar Okul Olacak
Milli Eğitim Bakanlığı ve Ziraat Bankası'nın desteği ile başlatılan 'Biriktiriyorum, Arkadaşıma Okul Yaptırıyorum' kampanyası ilk meyvesini verdi.
Yoksul bölgelere okul yaptırmak amacıyla Türk Kızılayı'nın önderliğinde Milli Eğitim Bakanlığı ve Ziraat Bankası'nın desteği ile başlatılan 'Biriktiriyorum, Arkadaşıma Okul Yaptırıyorum' kampanyası ilk meyvesini verdi. İlk olarak Bahçeşehir Süleyman Demirel İlköğretim Okulu öğrencileri, Kızılay'ın ücretsiz olarak dağıttığı ve harçlıklarından artırarak doldurdukları 500 Kızılay Kardeşlik Kulübü Kumbarası'nı, Bahçeşehir Ziraat Bankası Şubesi'ne teslim etti. İlköğretim okullarında öğrencilere Türkiye genelinde bir milyon 500 bin kumbara dağıtıldığını söyleyen Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, ihtiyaç duyulan bölgelerde kura ile her yıl bir okul yaptırmayı planladıklarını söyledi. Kumbara teslim törenine katılan Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Elif Erül de kampanyaya ilk destek veren okul oldukları için okul öğretmenlerine ve öğrencilere teşekkür etti. Erül, proje ile öğrencilerde yardımlaşma duygusunun yanı sıra tasarruf ve yardımlaşma bilincini aşılamış olduklarını dile getirdi. Kumbara teslim töreni öncesinde öğrencilere hitap eden Türkiye Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, bir yıl sonra tekrar bir araya gelerek okulun temelini beraber atacakları ve okul açılışında da kurdeleyi yine beraber kesecekleri sözünü verdi. Projeye destek veren ve öğrencilerle bir araya gelen Ahmet Mete Işıkara, öğrencilere, "Siz bugün çok önemli örnek davranışta bulundunuz. Siz çok iyi fırsatlara sahipsiniz ve ihtiyacı olan kardeşlerinize yardım ediyorsunuz. Bir gün diyeceksiniz ki 'Orda bir okul var uzakta, gitmesek de görmesek de o okul bizim okulumuzdur." dedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:35
0
yorum
Etiketler: MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Ziraat Bankası
Tatil 24 Eylül'e Kadar Uzadı...
Önümüzdeki yıldan itibaren okulların 24 Eylül'de açılacağını belirten Bakan Günay, ailelerin artık bayram sonrası da tatilden yararlanabileceğini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, iç turizmi hareketlendirmek için okulların açılış tarihini önümüzdeki yıldan itibaren Bakanlar Kurulu kararıyla 8 Eylül'den 24 Eylül'e aldırdıklarını söyledi. Günay, erken rezervasyon ağırlıklı bir kampanya düzenleyerek, yerli turistlerin de yabancıların yararlandığı ucuz turizm hizmetlerinden yararlandırılması yoluna gideceklerini ifade etti. Turizm sezonunu açmak üzere Çeşme'ye giderken İzmir'e de uğrayan Bakan Ertuğrul Günay, İzmir Ticaret Odası'nda (İZTO) sektör temsilcilerine hitap etti.
SON DAKİKA REZERVASYONU ARTTI Günay, okulların aynı tarihlerde açılması ve kapanmasının turizm sezonuna olumsuz etkisini ortadan kaldırmak için Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmeler yaptıklarını, Bakanlar Kurulu kararıyla açılışın Ramazan Bayramı sonrasına bırakılmasının kararlaştırıldığını belirterek, eylül ayının bayramdan sonra bir haftasını daha iç turizmin hizmetine sunduklarını vurguladı. Kriz dolayısıyla Avrupa, Rusya ve Ukrayna'da, erken rezervasyon yerine son dakika tercihlerine dönüldüğünü anlatan Günay, yine akılda kalan ve tercih edilen bir ülke olma yolunda yaygın ve etkili bir tanıtım kampanyası için Maliye Bakanlığı'nı zorladıklarını kaydetti. Günay, İzmir'i Antalya'daki "her şey dahil" kitle turizmi modelinden farklı, butik turizme yönelik çabalarda ön plana almayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Kayıtlar İnternet Üzerinden
E-Kayıt başvuruları ilköğretimde 1 Haziran, liselerde 1 Ağustos 2009 tarihinde başlayacak.
2009-2010 eğitim-öğretim yılı kayıt başvuruları, internet üzerinden gerçekleştirilecek. Bu kayıt döneminden itibaren şehit ve gazi çocuklarının yanı sıra özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar da istedikleri okula kaydolabilecekler. Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim okullarına e-kayıt uygulaması konusunda bir genelge yayımlayarak, öğrenci yerleştirme komisyonlarının çalışmalara başlamalarını istedi. Genelgede, konuyla ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine işaret edilerek 2009-2010 eğitim-öğretim yılından itibaren ilköğretim okullarına öğrenci kayıtlarının Ulusal Adres Veri Tabanı'ndaki adresler ve çocukların MERNİS nüfus bilgilerinin esas alınarak elektronik ortamda gerçekleştirileceği vurgulandı. Ortaöğretim Ortaöğretimde de sınavla öğrenci alan fen ve anadolu ile sosyal bilimler liseleri dışındaki liselere kayıt başvuruları 1 Ağustos 2009'da başlayacak. Ortaöğretimde de kayıt başvuruları internet üzerinden gerçekleştirilecek ve ilköğretim okullarındaki yöntem aynen izlenecek. Bu çerçevede il ve ilçelerde kurulacak "Öğrenci Yerleştirme Komisyonları" her okulun kayıt bölgesini ve kontenjanını belirleyecek. Belirlenen kayıt bölgeleri okul müdürlüklerine bildirilecek. Okul müdürlükleri, kontenjanlarındaki öğrenci sayısı kadar kayıt yapacak. İnternet üzerinden kayıt İnternet üzerinden okula kayıt uygulaması, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre öğrencilerin, velilerin ikametlerine en yakın okullara yerleştirilmesini esas alıyor. Bu çerçevede veliler, internet aracılığıyla Milli Eğitim Bakanlığının web sitesinden form doldurarak kayıt başvurusu yapabiliyor. Velilerin başvuruları değerlendirildikten sonra öğrenciler, öğrenci yerleştirme komisyonlarınca ikametgahlarına en yakın okula yerleştiriliyor. Öğrencilerin hangi okullara yerleştirildikleri listelerle ilan ediliyor. Öğrencilerin kesin kayıt işlemleri ise ilan edilen bu listelere göre okul müdürlüklerince gerçekleştiriliyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:33
0
yorum
Etiketler: Devlet Okulları, E-Kayıt, Okul Kayıt
Öğrencilerin Şakası Kanlı Bitti...
Eskişehir'de bir lise öğrencisi, şakalaştığı sınıf arkadaşını bıçakla bacağından yaraladı.
Alınan bilgiye göre, meslek lisesi 11. sınıf öğrencisi öğrencisi Y.D. (17), elindeki bıçakla sınıfta arkadaşlarıyla şakalaşırken, M.K'yı bacağından yaraladı. Yaralanan M.K, arkadaşlarının yardımıyla Özel Anadolu Hastanesine götürüldü. Hafif yaralanan M.K, tedavisinin ardından taburcu edildi. Arkadaşını bıçakla yaraladığı iddia edilen Y.D, olay yerine gelen Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekiplerine teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
15 Nisan 2009 Çarşamba
Her Öğrenci Üniversiteye Girecek
YÖK Başkanı sürpriz çıkışlarına bir yenisini daha ekledi. Her öğrenci üniversiteye girecek...
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan sürpriz çıkışlarına bir yenisini daha ekleyerek, "İki yıl sonra üniversiteye giremeyen lise mezunu kalmayacak" dedi. Benim de icra kurulu üyesi olduğum TÖ- DER (Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği) yönetim kurulu üyeleriyle yaptığı toplantıda, dershanecilere de şu mesajı gönderdi: "Artık eskisi gibi öğrenci bulamayabilirsiniz." Bu nasıl olacak? Elbette yeni üniversiteler ve meslek yüksek okulları açılarak ve mevcutların kontenjanlarını artırarak. Bu noktada uzaktan eğitimin geliştirilmesi de çok önemlidir. *** Prof. Dr. Özcan, önceki YÖK Başkanlarından çok farklı bir görüntü sergiliyor. Ne olursa olsun statükoyu koruma gibi bir derdi yok. 'Yok, olmazcı' da değil. Bir şeyler yapmak istiyor. Yeni fikirler ortaya atıyor. Örneğin, üniversitelerin paralı olması fikri aslında çok önemlidir. Pek çok problemi çözecektir. Ama tepki alacağı için siyasetçilerin ve bürokratların ortaya atması çok risklidir. Ama O, risk alan biri. Bazen düşünceleri sözlerinin önüne geçebiliyor. Bu hızı ve cesareti bir şans olabilir. Çünkü, taşın altına elini sokmayanlardan dolayı YÖK'ün sorunları yeteri kadar birikti zaten. *** Geçtiğimiz yıl üniversite kontenjanları yüzde 20 artırıldı. 525 bin yeni öğrenci alındı. Bu önemli bir hamledir. Yeterince planlanmadan şişirme yapıldı diye eleştirildi. Ama son 12 yıldır birikim vardı. Öğrencilere okuma hakkı sağlanamıyordu. Büyük ölçüde buna cevap verildi. Şimdi öğrenci sayısı 40 binin üzerinde olan İstanbul Üniversitesi, Marmara, Gazi, Uludağ ve Selçuk Üniversiteleri'nin bölünüp yeni üniversiteler kurulması gündemde. Amaç yeni yapılanmayla verimi artırmak. Ek kontenjanlar da sağlanabilir. Bu işe YÖK karışmasın, üniversiteler kendi içerisinde halletsin diye eleştirenler var. Belki doğru olan bu, ama madem kendi içlerinde çözebiliyorlardı da, bugüne kadar niçin yapamadılar, diye sormamak da elde değil. *** Prof. Dr. Özcan, iki yıl sonra üniversitelerin kontenjanını 725 bine çıkarmayı hedefliyor. Bu yıllık lise mezunu sayısını karşılıyor. Beklemeli öğrencilerin istihdamına yönelik ise, uzaktan eğitim cazip hale getirilecek. Elbette, henüz 500 bin kontenjan olanağı varken, yılda 1.5 milyon öğrenci talebinin karşılanması çok zor. Ama 1 milyonu aşkın öğrenciyi sokaktan kurtarmak için, YÖK'te her zamankinden çok iyi niyet ve cesaret görüyorum. *** Her öğrenciye üniversitede okuma hakkı tanınınca, dershanelerin işi biter mi? Asla. Çünkü her öğrenciye istediği fakültede okuma hakkı sağlanamayacaktır. Daha iyi bir üniversiteye girebilme yarışı olacaktır. Yarışın ve sınavın olduğu her yerde dershanelere ihtiyaç duyulur. Liseye girişlerde olduğu gibi. İlköğretim mezunlarının açıkta kalma durumları yok ama her yıl 1 milyon öğrenci Anadolu ve fen lisesi sınavına giriyor. Dershanelerde hazırlanarak. *** Elbette eğitimde kalite ve verimlilik önemli. Yeterli alt yapı sağlanmadan kontenjan artırmak doğru değil. Ama okuma hakkının verilememesi hiç doğru değil. Yetersiz eğitimden bile mahrum bırakmaktır.