21 Ocak 2009 Çarşamba

Karne Baskısı Bunalıma Sokuyor...

Patnos Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Sinan Demir, karnesinde zayıf olan öğrencilere baskı yapılmaması, başarılı olan öğrencilerin de ölçülü ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sinan Demir, yüksek başarı beklentisi, başarının sadece notlarla değerlendirilmesi, ilgi ve yetenekler gözetilmeksizin öğrencinin her dersten başarılı olmasının beklenmesinin, öğrenci üzerinde yoğun baskı oluşturduğu gibi başarısını da etkilediğinin altını çizdi. Demir, yoğun baskıyla başa çıkamayan öğrencinin bir süre sonra başarısızlıkların sebebini kendi yapısında arayabileceği gibi buna bağlı olarak kendilerini başarısız, yetersiz, işe yaramaz gibi olumsuz sıfatlarla etkileyebileceklerini ifade etti. Ailelere önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Demir, ''Aileler, sadece karnedeki notlara bakarak çocuğun başarısını ya da gelişimini değerlendirmek yerine çocukta baskın olan ilgi ve yeteneklere odaklanmalı. Örneğin çocuğun karnesinde sözel ağırlıklı dersler daha iyiyken, sayısal ağırlıklı ders notları daha düşük olabilir. Bu durumda öğrenciye kızmak ve onu yargılamak yerine onun ilgi ve yeteneklerine odaklanılmalıdır.'' diye konuştu. Çocukların değerinin karneyle ölçülmemesi gerektiğini belirten Demir, çocuğa 'karnen nasıl olursa olsun, sen bizim için daima değerlisin' mesajı verilmesi gerektiğini kaydetti. Demir, ''Karneler alındıktan sonra yapılan en önemli hatalardan biri de çocuğunu başkasıyla kıyaslamaktır. Çocuklar çoğu kez kendilerini bir kıyaslama içinde bulurlar. Çocuğu, kardeşleriyle, akrabalarıyla, sınıf arkadaşlarıyla ya da komşu çocuklarıyla kıyaslamak öğrenciyi olumsuz etkiler. Kıyaslama, çocuğun kendini değersiz hissetmesine ve derslerden daha da uzaklaşmasını sağlayacağı gibi aileye karşı da öfke geliştirmesine neden olabilir.'' ifadesini kullandı. İyi bir karne getiren öğrenciyi ödüllendirirken de aşırıya kaçmamaya özen gösterilmesi gerektiğine dikkat çeken Demir, şunları söyledi: ''Maddi ödüllerden çok manevi ödüllere başvurmak daha yararlı olacaktır. 'Aferin kızıma', 'Tebrik ederim', 'Seninle gurur duyuyorum' gibi ifadelerle de çocukları ödüllendirmek mümkün. İyi bir karne bazen aileleri daha da hırslandırabilir. Çocuğu yoğun bir çalışma temposuna sokmak için zorlayabilir. Tatilin büyük bir kısmını ders çalışarak geçirmesini isteyebilir. Elbette ki bu çocuğu olumsuz etkileyecektir. Çocuklar tatillerini doyasıya yaşabilmeli ama bunun yanında zaman zaman tekrarlar yapılarak, derslerden uzaklaşmaması da sağlanmalıdır.''

Şırnak'ta Okul Kundaklandı...

Şırnak’ta bir ilköğretim okulunun müdür odası kundaklandı. Öğretmenler odasına bırakılan notta ise eylemin okul müdürüne karşı PKK adına yapıldığı yazıyordu.

Şırnak'ın Güçlükonak İlçesi'ne bağlı Karalar Beldesi'nde bulunan 31 öğretmenin görev yaptığı Karalar İlköğretim Okulu'na dün saat 21.00 sıralarında kimlikleri belirlenemeyen kişi veya kişilerce kapısı kıralarak girildi. Okul Müdürü Ali Sidar'ın odasını ateşe veren saldırganlar, duvarda asılı müdürün fotoğrafının üzerine de çarpı işareti attı. Saldırganlar öğretmenler odasına bıraktıkları el yazısında ise, 'Biz bu eylemi müdür ve yandaşlarına karşı PKK adına yapıyoruz' denildi. Saldırganlar olay yerinden ayrılırken, okuldan dumanların yükseldiğini gören vatandaşlar kendi imkanlarıyla yangını büyümeden söndürdü. Güvenlik güçleri okula düzenlenen kundaklamayla ilgili soruşturma başlattı. Güçlükonak Kaymakamı Ahmet Arık ve ilçe Milli Eğitim Müdürü yetkilileri incelemelerde bulundu. Açıklama yapan Güçlükonak Kaymakamı Ahmet Arık, okula giren bazı kişilerin müdür odasında yangın teşebbüsünde bulunduğunu, çok ciddi bir durum olmadığını belirterek, “Müdürün odasında yangın çıkarıldıktan sonra bir not bırakılmış. Bizim ilk incelememizde edindiğimiz izlenim bu işin tehdit amaçlı örgütünde adı kullanılarak kişisel bir durum olduğuyla ilgili. Ama net bir şey söylemek henüz erken, güvenlik güçlerinin araştırmaları devam ediyor” dedi. Yarı yıl tatiline 3 gün kala okuldaki kundaklama yüzünden okul tatile erken sokuldu.

Karnesini Alamadan Canını Verdi...

Ataköy'de ilköğretim öğrencisi bir çocuk, yoldan karşıya geçerken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti.

Ataköy'de ilköğretim öğrencisi bir çocuk, yoldan karşıya geçerken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Cuma günü karne alacak olan Ataköy İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Rasim Can Güloğlu, sabah saat 07.40 sıralarında Ataköy Galleria yakınlarında yoldan karşıya geçmek istedi. Servisi kullanmayıp okula bir arkadaşı ile yürüyerek gitmek isteyen ilköğretim öğrencisi, K.İ.'nin kullandığı Polo marka otomobilin altında kaldı. Talihsiz çocuk olay yerinde can verdi. Olay yerine çok yakın oturan küçük çocuğun ailesi, cesedin başında sinir krizi geçirdi. Sürücü gözaltına alındı.

İzgaz'ın Satışına Üniversitelilerden Tepki...

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin Fransız firması Gaz de France Suez'e sattığı İzmit Gaz A.Ş.'nin devir protokolünün imzası sırasında iki üniversiteli kız, belediyeyi birbirine kattı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin bir süre önce ihaleye çıkararak 549 milyon dolara Fransız firması Gaz de France Suez'e sattığı İzmit Gaz A.Ş.'nin (İzgaz) bugünkü devir protokolünün imzası sırasında iki üniversiteli kız, belediyeyi birbirine kattı. Halkevleri Derneği üyesi olduklarını söyleyen iki öğrenci 'İzgaz'ı satanlar vatan hainidir' diye bağrıp Fransız firmasının temsilcisine yumurta attı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bir süre önce yapılan ihale ile özelleştirilen İzgaz'ı, Fransız firması Gaz de France Suez'e 549 milyon dolara sattı. Kentteki siyasi parte ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin büyük bir bölümünün karşı çıkmasına ve satışın iptalini istemesine rağmen Fransız firması dün 317 milyon doları Botaş'a, 232 milyon doları da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin kasasına girmek üzere toplam 549 milyon doları yatırdı. Bugün de İzgaz A.Ş.'nin devri gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı AKP'li İbrahim Karaosmanoğlu, devir sırasında yaptığı konuşmada birçok kişinin karşı çıkmasına rağmen, kanun gereği bu özelleştirmeyi yapmak zorunda olduklarını söyledi. İzgaz'ın satışının da ideal koşullarda gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Fransız firmasının temsilcisi Eric Stab ise İzgaz'da hizmet ve kaliteyi daha da arttıracaklarını söyledi. YUMURTALI PROTESTO Devir töreninin ardından imzalar atıldıktan sonra, Halkevleri Derneği üyesi olduklarını söyleyen ve adları açıklamayan Kocaeli Üniversitesi öğrencisi 2 kız, ellerindeki dövizlerle Büyükşehir belediyesi binası önünde sloganlar atmaya başladı. 'İzgaz'ı satanlar vatan hainidir' diye bağıran iki öğrenci, daha sonra merdivenlerden inen Fransız firması temsilcisi Eric Stab'a yumurta fırlattı. Ancak yumurtalar isabet etmedi. Kız öğrencilerin bu protestosu üzerine belediyenin zabıta ekipleri ile özel güvenlik görevlileri hemen onların çevresini sararak etkisiz hale getirmeye çalıştı. Öğrenciler, üniversite öğrencilerinin faturaları ödeyemedikleri için soğukta oturduklarını, özelleştirme ile dogalgaz fiyatlarının daha da artacağını ileri sürdü. Protestocu öğrenciler, belediye önüne gelip çadır kuracaklarını da söyledi. Haklarında herhangi bir işlem yapılmayan 2 öğrenci daha sonra belediyeden ayrıldı.

19 Ocak 2009 Pazartesi

Yasak Ama Uygulayan Yok...

13 ilde yasak olmasına rağmen binlerce öğrenciye SBS denemesi yapıldığı ortaya çıktı. Özel bir şirkete yaptırılan sınavdan kişi başı 125 TL ücret alındığı ortaya çıktı.

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda Seviye Belirleme Sınavı (SBS) deneme sınavı yapılmasını yasaklarken, yüzü aşkın okulun özel bir şirketle anlaşarak yasağı deldiği ve binlerce ilköğretim öğrencisine yasal olmayan bir şekilde deneme sınavı yaptığı ortaya çıktı. Ankara Çankaya'da Gaziosmanpaşa Necla-İlhan İpekçi İlköğretim Okulu velilerinden gelen şikayet, 13 ilde yüzden fazla okulda yasak olmasına rağmen SBS denemesi yapıldığını ortaya çıkardı. ÖĞRENCİ BAŞINA 125 TL ALINDI Yasak olan sınavın maliyeti de öğrencilere yüklendi. Örneğin Ankara Çankaya'da Gaziosmanpaşa Necla-İlhan İpekçi İlköğretim Okulu'nda 6,7 ve 8. sınıf öğrencilerinin her birinden 125 TL sınav ücreti toplandı. 1025 öğrencisi bulunan okulda toplanan ücretler okul Aile Birliği üzerinden sınavı yapan şirkete aktarıldı. Deneme sınavı sonuçlarının her ders için karne notu olarak değerlendirilmesi ve karneye de ders notu olarak geçirilmesi üzerine veliler şaşkına döndü. Karne notu olan deneme sonuçları "www.e-karne.net" adlı bir adreste özel şirket tarafından yayınlanırken, öğrenciler notlarını öğrenmek için bakanlığın sitesi yerine bu adrese girmek zorunda kaldı.Velilerin şikayeti üzerine görüştüğümüz okul yöneticileri Verda Yayınları adlı özel bir şirketle anlaştıklarını belirtti. ÖĞRETMENLERİN ORTAK KARARI Çankaya'daki okullara deneme sınavı yapan Verda Yayınları'nın sahibi Rıfat Rençber, sınav ücretlerinin okul aile birliğinden tahsil edildiğini belirtirken uygulamayı Türkiye genelinde yüzlerce okulda okul müdürlerinin talebi üzerine yürüttüklerini söyledi. Rençber, "Öğretmenlerin ortak olarak aldığı zümre kararı ile bu sınavları yapıyoruz" diye konuştu. Ankara'nın Çankaya ilçesinde Dr. Reşit Galip İlköğretim Okulu, Gaziosmanpaşa Necla-İlhan İpekçi İlköğretim Okulu, Seyranbağları İlköğretim Okulu, Tevfik İleri İlköğretim Okulu yasak olmasına rağmen öğrencilere deneme sınavı uygularken, toplam 13 ilde yüzü aşkın okulda aynı uygulamanın yapıldığı belirlendi. ''Hocalarımız yaşlı mecburen yaptırdık'' Yasal olmayan deneme sınavını yapan okullarda öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı'nın e-okul sistemi ile muhatap olmadığı ve deneme sınavını yapan DataSoft Bilgisayar-Okul Yönetim Yazılımları-Sınav Hizmetleri adlı şirketin yetkililerinin okulların tüm "E-okul" işlemlerini hallettiği de belirtildi. Şirket ayrıca devamsızlık bilgileri girişi, kimlik ve veli bilgileri girişi, personel bilgilerinin bilgisayar ortamında tutulması, yöneltme bilgilerinin bilgisayar ortamında tutulması, karne ,takdir, teşekkür ve diplomaları da hazırlıyor. Okul müdürleri özellikle ileri yaşta olan öğretmenlerin internet kullanımını bilmediklerini ve bu uygulamanın işlerini kolaylaştırdığını savunuyor. Yüzbinlerce liraya malolan SBS deneme sınavı sadece yıl sonunda SBS'ye girecek olan 6-7 ve 8. sınıflara yapılmıyor. İlköğretim 2,3,4,5. sınıf öğrencileri de ücret karşılığı sınava alındı. Okuluna göre not SBS'deki gibi 23 Türkçe, 20 Matematik, 20 Fen ve Teknoloji, 20 Sosyal Bilgiler, 17 İngilizce olmak üzere toplam 100 soru soruldu. Örneğin Türkçe'den o okulda en çok doğru yanıt veren öğrencinin karne notu 100 yazılırken, diğer öğrencilerin notları da buna göre sıralandı. Genelgeyle yasaklan SBS deneme sınavı 13 ilde yapıldı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik 3 Kasım 2008 tarihinde bir genelge yayınlayarak, öğretim programlarınının amacına hizmet etmeyeceği gerekçesiyle, dönem içinde veya yıl sonunda okullarda seviye tespit ve başarı değerlendirme sınavlarının yapılmaması talimatı vermişti. Valiliklere gönderilen genelgeye rağmen, birçok okul müdürü Bakan Çelik'i dinlemedi. Okullara deneme sınavını yapan özel şirketin sahibi Rıfat Rençber'in eski Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ile yakınlığı da dikkat çekti. Rençber, 3 Kasım 2002'de eski Bakan Bostancıoğlu'nun kurduğu Yeni Türkiye Partisi'nden Ankara'da milletve-kili adayı olmuştu. Ancak ne Ankara birinci sıra adayı Bostancıoğlu ne de 15. sıra adayı Rençber TBMM'ye giremedi. Verda Yayınları'na ait internet sitesinde 13 ilde SBS denemesi yapan okulların listesi var. Şu illerde 100'ü aşkın okul aynı yayınevinden, Bakan Çelik'in yasakladığı SBS deneme sınavını yapıyor: Adana, Aksaray, Ankara, Bursa, Elazığ, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Manisa, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Şanlıurfa.

İÜ'de Devir Teslim Gerçekleşti...

İstanbul Üniversitesi'nde devir teslim töreni düzenlendi. Rektörlük binasında gerçekleşen törenle Prof.Dr.Mesut Parlak görevi Prof.Dr.Yunus Söylet'e teslim etti.
window.google_render_ad();
İstanbul Üniversitesi Rektörlük binasında gerçekleşen törenle Prof.Dr.Mesut Parlak görevi Prof.Dr.Yunus Söylet'e teslim etti. Mesut Parlak yaş haddinden emekli olurken Prof.Dr.Söylet önümüzdeki 4 yıl boyunca rektörlük görevini yürütecek. İstanbul Üniversitesi'de 28 yıl sonra ilk rektörlük devir teslim töreni gerçekleştirildi. Sıcak bir ortamda gerçekleşen törene eski ve yeni rektörün yanısıra çok sayıda öğretim görevlisi katıldı. Prof.Dr.Mesut Parlak üniversitenin temsili anahtarını ve mührünü yeni rektör Söylet'e teslim etti. Söylet'e başarılar dileyen Parlak, "Bu kutsal emaneti sağlık içinde devredebildiğim için çok mutluyum" dedi. İstanbul Üniversitesi'nde çok uzun yıllardan beri ilk kez böyle bir tören yapıldığını hatırlatan Parlak, "Artık bunlar olmalı. Türkiye Cumhuriyeti belli bir düzeye geldi. Yunus Söylet 34 yıl önce benim öğrencimdi. Bu kutsal emaneti ona devrettiğim için mutluyum" şeklinde konuştu. Prof.Dr. Yunus Söylet, Mesut Parlak'a görev süresince yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etti. İstanbul Üniveristesi'nde 28 yıl sonra ilk kez devir teslim töreni yapıldığını belirten Rektör Söylet, Parlak'a minnettar olduğunu kaydetti. Çok ağır bir yükü omuzlarına aldığının bilincinde olduğunu dile getiren Söylet, İstanbul Üniversitesi'nin tarihinin ve öneminin bilincinde olduğunu söyledi. Parlak'tan aldığı bayrağı daha ileri noktalara taşımak için çaba harcayacağını ifade eden Söylet, "Ülkemize ve üniversitemize hayırlı olsun" dedi. Yapılan konuşmaların ardından Mesut Parlak yeni rektöre İstanbul Üniversitesi'nin temsili anahtarını ve mührünü verdi, bir de plaket takdim etti. Söylet de Parlak'a bir buket çiçek ve çini süslemeli bir tabak hediye etti. Tokalaşmanın ardından Parak, Söylet ve akademisyenler hatıra fotoğrafı çektirdi. Yeni Rektör Prof.Dr. Yunus Söylet önümüzdeki hafta bir basın toplantısı düzenleyerek projelerini anlatacak.

Doçentlik Sınavına Yeni Düzenleme...

Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nde yapılacak değişiklikle, doçentlik sınavına başvurabilmek için gerekli yabancı dil puanının 65'ten 60'a indirilmesi öngörülüyor.
window.google_render_ad();
Taslakta, sınava başvuru ve sınavla ilgili ayrıntılı düzenlemelerin yanı sıra ''intihal'' konusu da yeniden ele alınıyor. Alınan bilgiye göre YÖK, 18 Haziran 2008 tarihli 5772 sayılı Kanun doğrultusunda, doçentlik sınavına ilişkin usul ve esasları belirleyen yönetmelik taslağı hazırlayarak, görüş almak üzere Üniversitelerarası Kurul'a (ÜAK) gönderdi. Taslağa göre, doçentlik sınavı ancak anabilim dalı veya bilim dalında açılabilecek. Belirli bir bilim disiplininin anabilim dalı veya bilim dalı olarak kabulüne ÜAK yetkili olacak. ÜAK'nin anabilim dalı veya bilim dalı olarak belirlediği bilim disiplinleri, her yıl Ocakta güncellenmiş olarak YÖK'ün internet sitesinden yayımlanacak. Adaylar ancak doktora veya tıpta uzmanlık yapmış ya da sanatta yeterlik sahibi olduğu anabilim dalında veya aynı anabilim dalı altında yer alan bilim dallarından birinde doçentlik başvurusunda bulunabilecek. -''SINAV YILDA İKİ KEZ''- Doçentlik başvuruları nisan veya ekim ayları içinde ÜAK'ın belirleyeceği bir tarihe kadar yapılacak. Doçentliğe başvuracak adayların şu koşulları taşımaları gerekiyor: -Bir anabilim veya bilim dalında Türkiye'de doktora veya tıpta uzmanlık yapılmış ya da yurt dışında yapılmış olan doktora veya tıpta uzmanlık öğreniminin ÜAK tarafından bir anabilim veya bilim dalı ile ilişkilendirilerek denkliğinin kabul edilmiş olması, - Merkezi yabancı dil sınavında başarılı olunması, - Doktora, tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik unvanı iktisap edildikten sonra, doçentlik başvurusunda bulunulacak olan anabilim dalında özgün bilimsel yayın ve çalışmaların yapılmış olması. Doçentlik başvuruları, ÜAK'a yapılacak. ÜAK bünyesinde Doçentlik Sınav Komisyonu kurulacak. Bu Komisyon, farklı bilim disiplinlerindeki anabilim veya bilim dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından ÜAK'ın seçeceği 21 profesörden oluşacak. -YABANCI DİL- Taslakta, doçentlik başvurusunda bulunabilmek için adayın İngilizce, Fransızca veya Almanca'dan birinde, merkezi yabancı dil sınavında en az 60 puan alarak başarılı olması öngörülüyor. Bu puan daha önce 65 olarak belirlenmişti. Uluslararası düzeyde yapılan yabancı dil seviye tespit sınavlarındaki başarı notunun doçentlik başvurusu için aranan merkezi yabancı dil sınavındaki başarı şartını karşılayıp karşılamadığına YÖK Yürütme Kurulunca karar verilecek. İngilizce, Fransızca veya Almanca dilinin anadili olarak konuşulduğu ülkelerdeki bir yükseköğretim kurumunda lisans veya doktora öğrenimi görmüş ve bu öğreniminin denkliği Türkiye'de kabul edilmiş olan kişilerin doçentlik başvurusu için merkezi yabancı dil sınavına girme şartı bulunmayacak. ÜAK, Doçentlik Sınav Komisyonunun önerisi üzerine, doçentlik başvurusunda bulunan adaylardan her biri için 5 kişilik bir jüri ve bu jüri için 2 yedek üye belirleyecek. -SINAV- Doçentlik sınavı, eser incelemesi ve sözlü sınav olmak üzere, iki aşamada yapılacak. Doçentlik sınav jürisini oluşturan asıl ve yedek üyeler, eserlerin kendilerine ulaştığı tarihten itibaren 3 ay içinde, adayın akademik çalışmalarının her birini değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını iki nüsha olarak, mensubu bulundukları üniversite rektörlüğü aracılığı ile ÜAK'a gönderecek. Değerlendirmeye esas alınan jüri raporlarının birer nüshası, eser incelemesi sonucuna ilişkin bildirim yazısıyla birlikte adaya gönderilecek. Değerlendirmeye esas alınan jüri raporları itibarıyla çoğunlukla eser incelemesinde başarılı bulunan aday, sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü sınavın yapılacağı yer, tarih ve saat, ÜAK tarafından adaya, mazereti kabul edilenler dışındaki asıl ve yedek jüri üyelerine bildirilmek üzere, mensubu oldukları üniversite rektörlüklerine ve sınavın yapılacağı üniversite rektörlüğüne bildirilecek. Sözlü sınavın yapılacağı üniversitenin rektörü, sınav için gerekli fiziki ve teknik imkanları hazırlamakla yükümlü olacak. Sözlü sınav sonunda jüri, adayın başarılı olup olmadığına çoğunlukla karar verecek ve bu karar düzenlenen tutanakta imza altına alınacak. Bu karar, jüri başkanı tarafından jüri üyeleri önünde adaya sözlü olarak bildirilecek. Sözlü sınavda başarılı olanlara ÜAK tarafından Doçentlik Belgesi verilecek. Adayın sözlü sınava gelmemesi halinde, bu durumu tespit amacıyla düzenlenen tutanak, jüri üyeleri tarafından imza altına alınacak. Sözlü sınava ilişkin olarak düzenlenen tutanak, jüri başkanı tarafından ÜAK'a gönderilmek üzere sınavın yapıldığı üniversite rektörüne veya rektörün sınavın yapılmasıyla ilgili olarak görevlendirdiği dekana imza karşılığında teslim edilecek. Sözlü sınava gelmeyen aday, bu sınava gelmesine engel olacak nitelikte bir mazeretinin ortaya çıkması halinde, bu mazeretini, varsa belgeleyen evrakla birlikte ÜAK'a bildirecek. Üniversitelerarası Kurul, mazeret olarak bildirilen sebep hakkında, bildirim tarihini izleyen ilk toplantıda karar verecek. Mazeret bildiriminde bulunmaması veya bildirdiği mazeretin Üniversitelerarası Kurul tarafından kabul edilmemesi halinde, aday sözlü sınavda başarısız sayılacak. Sözlü sınava gelmeyen adayın bildirdiği mazeret sebebinin kabul edildiğine dair ÜAK tarafından karar verildiği takdirde, sözlü sınav, ÜAK'ın yeniden belirleyeceği yer, tarih ve saatte yenilenecek. Sözlü sınavda başarısız olan veya başarısız sayılan aday, belirlenen sürelerde yeniden başvuruda bulunması halinde, tekrar sözlü sınava alınacak. Bu başvuruda, doçentlik başvurusu için aranan şartların taşındığına dair belgelerin yeniden ibrazı istenmeyecek. Tekrar sözlü sınava alınacak aday için yeni bir jüri oluşturulmayacak. -ALTERNATİFLER- Yönetmelik taslağında, sözlü sınavda başarısız olan adayların yeniden başvurusuna ilişkin dört ayrı alternatif sıralandı. Birinci alternatife göre eser incelemesinde başarılı olmasına rağmen sözlü sınavlarda üç defa başarısız olan veya başarısız sayılan aday, yeni eserleri de eklemek suretiyle yeniden doçentlik başvurusunda bulunabilecek. Bu durumda, aday için yeni bir jüri oluşturulacak ve eser incelemesi dahil doçentlik sınav süreci tekrarlanacak. İkinci alternatifte, eser incelemesinde başarılı olmasına rağmen sözlü sınavlarda üç defa başarısız olan veya başarısız sayılan adayın sözlü sınav için yeniden başvurduğunda, bu sınavı yapmak üzere yeni bir jüri oluşturulması öngörülüyor. Yeni jüri oluşturulmasında üyelerin tamamının veya en azından mevcut jürinin salt çoğunluğu sağlayacak sayıda üyesinin değiştirilmesi şart olacak. Üçüncü alternatife göre eser incelemesinde başarılı olmasına rağmen sözlü sınavlarda üç defa başarısız olan veya başarısız sayılan aday, sözlü sınav için yeniden başvurduğunda, bu sınavı yapmak üzere yeni bir jüri oluşturulacak. Yeni jüri oluşturulurken önceki jürinin bir veya iki üyesinin bu jüride görevlendirilmesi şart olacak. Dördüncü alternatifte eser incelemesinde başarılı olmasına rağmen sözlü sınavda başarısız olan veya başarısız sayılan adayın sözlü sınav için yeniden başvurduğunda, bu sınavı yapmak üzere yeni bir jüri oluşturulması ve bu jürinin üyelerinin tamamının veya en azından mevcut jürinin salt çoğunluğu sağlayacak sayıda üyesinin değiştirilmesi şartı getiriliyor. -İNTİHAL- Taslakta, ''intihal'' konusu da yeniden ele alındı. Buna göre, eser incelemesi yapan jüri üyeleri, başvuru dosyasında yer alan herhangi bir eserde intihal olduğunu tespit ederse, durum bir raporla ÜAK'a bildirilecek. İntihal iddiası ile ilgili olarak bir karar verilinceye kadar, Üniversitelerarası Kurul doçentlik başvurusu ile ilgili herhangi bir işlem yapmayacak. ÜAK, intihal iddiası hakkında gerekli işlemlerin yapılması için durumu belgeleri ile birlikte YÖK'e gönderecek ve ayrıca diğer jüri üyeleri derhal durumdan haberdar edilerek, iddia sonuçlandırılıncaya kadar rapor hazırlamamaları sağlanacak. İntihal iddiasıyla ilgili, Yükseköğretim disiplin mevzuatına göre işlem yapılacak. İntihal iddiasının doğru olmadığının tespiti halinde, doçentlik süreci kaldığı yerden devam edecek. İntihal iddiasının doğru olduğunun tespiti halinde, aday, doçentlik başvurusunda başarısız sayılacak. Adayın idari, cezai ve hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı olacak. Doçentlik sınavı için başvuru dosyasının içeriği bağlamında disipline aykırı bir durumun varlığı nedeniyle soruşturma başlatılmış olması halinde, durum ÜAK'a bildirilecek. Bu soruşturma sonuçlanıncaya kadar ÜAK, doçentlik başvurusu ile ilgili herhangi bir işlem yapmayacak.