Batman’da, geçen hafta gözaltına alınan 15 üniversite öğrencisinden 13’ü çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.
Batman'da, geçen hafta gözaltına alınan DTP bünyesindeki Yurtsever Demokratik Gençlik Merkezi'ne üye 15 üniversite öğrencisinden 13'ü çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu. Cuma günü polis tarafından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve çoğu Üniversite öğrencisi olan DTP yanlısı Yurtsever Demokratik Gençlik Merkezi üyesi 15 kişi, emniyetteki sorgularının ardından mahkemeye çıkarıldı. Mahkemede 18 saat süren ifade işlemlerinden sonra, 2 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, 13 kişi 'halka zorla kepenk kapattırdıkları, halkı eylemlere yönlendirdikleri ve kamu malına zarar verdikleri' gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.
23 Nisan 2009 Perşembe
Batman’da 13 Üniversiteli Tutuklandı...
24 Şubat 2009 Salı
Zorunlu Din Dersinde Flaş Karar
Antalya 3. İdare Mahkemesi, zorunlu din dersi konusunda flaş bir karara imza attı. İşte mahkemenin verdiği karar...
Antalya 3. İdare Mahkemesi, bir çiftin 5. sınıf öğrencisi kız çocuklarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtığı davada, uygulamanın öğrenci lehine yürütmesini durdurdu. Antalya'da yaşayan M.A.D. ile D.D. çiftinin Muratpaşa ilçesindeki bir ilköğretim okulunun 5. sınıfında eğitim gören kız çocukları S.D'nin zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtıkları davada, Antalya 3. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Muratpaşa Kaymakamlığı aleyhine açılan davada Avukat Nusret Gürgöz, S.D'ye eğitim gördüğü ilköğretim okulunda ailesinin iradesine, dini inançlarına ve felsefi görüşlerine aykırı biçimde dinsel eğitim verildiğini, davalı idarenin işleminin hukuka aykırı olduğunu savundu. Gürgöz, dava dilekçesinde, Anayasa'nın 24. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir” hükmü ile dördüncü fıkradaki, “Din ve ahlak eğitimi ve öğretimi ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din öğretimi, ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlıdır” hükmünü hatırlattı. Gürgöz, dilekçesinde, Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde laiklik ilkesinin esas olduğunu, Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nin de ilköğretim okulları, lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer aldığına işaret etti. Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin 9. maddesine dilekçesinde yer veren ve Anayasa'nın bu çerçevede, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir” kararına işaret eden Nusret Gürgöz, Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 1990 yılında aldığı kararla, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu Hristiyanlık ve Musevilik dinlerine mensup öğrencilerin zorunlu din dersine girmeleri zorunluğunun bulunmadığını bildirdi. Bu kararla, zorunlu din dersinden İslam dinine mensup olmayanların muaf tutulmasının amaçlandığını, herhangi bir dine mensup olmayan kişilerin de çocuklarının bu muafiyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürgöz, benzer bir davada Antalya 2. İdare Mahkemesi'nce 2007 yılında verilen uygulamanın iptali kararı ile Danıştay'ın bu karara yönelik onamasını hatırlattı. Gürgöz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de benzer istemle açılan bir davada Türkiye'yi kusurlu bulduğunu da anımsattı. “İÇSEL ÇATIŞMA VE SINIFTA KALMA RİSKİ” Davacı çiftin çocuklarına bu dersten not verildiğini, öğrencinin içsel çatışma yaşayarak dersi algılamakta zorlandığını iddia eden Gürgöz, dilekçesinde, “Öğrencinin sınıfta kalma riski vardır. İşlem hukuka açıkça aykırıdır. Bu nedenle telafisi güç zararlar oluşmuştur” ifadesine yer verdi. Gürgöz, davacı çiftin çocuklarına yönelik zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulmasını ve işlemin iptalini talep eti. Davalı Muratpaşa Kaymakamlığı da savunmasında, zorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nden sadece Türk vatandaşı Hristiyan ve Musevilik dinine mensup olanların muaf olduğunu, davacı öğrencinin bu muafiyet kapsamı dışında kaldığını öne sürerek, davanın reddedilmesini talep etti. MAHKEMENİN KARARI Zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulması istemine yönelik kararı veren Antalya 3. İdare Mahkemesi, gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 24. maddesi, gerekse İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmesi'nin 9. madde hükümlerinin herkesin dini inancını ve özgürlüğünü koruduğunu ifade etti. Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 9 Temmuz 1990 tarihli kararla, ilk ve orta öğretim okullarında İslam dini öğretimine yönelik okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinden İslam dinine mensup olmayanların muaf tutulduğunu belirten mahkeme heyeti, “Herhangi bir dine mensup olmayan kişilerin velisi oldukları çocuklarının da bu muafiyet kapsamında değerlendirilmesinin ilgili yasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin amacına uygun olacağı açıktır” görüşüne hükmetti. Mahkeme heyeti, zorunlu din dersi uygulamasının davacı öğrenci yönünden yürütmesinin durdurulmasına karar vererek, kararına ilişkin şu tespitlerde bulundu: “Davalı idareye yaptıkları başvuruda veya dava dilekçesinde, okulda zorunlu olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinin dini ve felsefi inançlarına uygun olmadığını belirten davacıların herhangi bir din mensubu olduğuna bakılmaksızın, temel hak ve hürriyetlerden olan dini inanç özgürlüğünün uygulanması kapsamında çocuğunun zorunlu sayılan dersten muaf tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, bu istemin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, yürütmesinin durdurulmasına oy birliğince karar verilmiştir.” Avukat Nusret Görgöz yaptığı açıklamada, müvekkillerinin Alevi inancına mensup bir aile olduğunu belirterek, ilgili yasalar ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin herhangi bir inanca bakılmaksızın zorunlu din dersinin yürütmesini 5. sınıf öğrencisi S.D. lehine durduğunu bildirdi. Farklı dini inancı olan ya da dini inancı bulunmayan vatandaşların zorunlu din eğitime alınamayacağını kaydeden Gürgöz, “Karar emsal teşkil ediyor. Zorunlu din dersinden muaf olmak isteyenler dava açsın” dedi. Gürgöz, kararın Türkiye'de bu yönde verilen 6-7 karardan biri olduğunu söyledi.
Gönderen
Adsız
zaman:
04:13
1 yorum
Etiketler: Ahlak Bilgisi, Antalya, Çocuk, Din Kültürü, Felsefe, İdare Mahkeme, Mahkeme, Sınıf, Sınıf Öğrencisi, Sınıf Öğretmeni
19 Şubat 2009 Perşembe
4 Kız Öğrencisini Taciz Etti İddiası!
Bingöl'de ilköğretim okulu öğretmeni, 4. sınıfta okuyan 4 kız öğrenciyi elle taciz ettiği iddiasıyla tutuklandı.
İddiaya göre göre, Kiğı İlçesi Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda (YİBO) görevli 23 yaşındaki sınıf öğretmeni M.N.K., 4. sınıfta okuyan kız öğrenciler D.G. (10), G.Ö. (11), G.P. (10) ve A.P.'yi (10) ders sırasında elle taciz etti. Eğitim-öğretim yılının ilk döneminde öğretmenlerinin tacizine uğradıkları öne sürülen öğrenciler, olay ikinci dönemde de devam edince durumu ailelerine bildirdi. Olayı duyunca şok yaşayan veliler, Kiğı İlçe Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Savcılığın talimatı üzerine sınıf öğretmeni M.N.K., polis tarafından gözaltına alındı. İfadesi alınan öğretmen, sevk edildiği mahkemede tutuklanarak cezaevine konuldu. Olayla ilgili Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Emniyet Müdürlüğü de geniş çapta soruşturma başlattı. Tacize uğradıklarını öne süren öğrencilerin psikolojilerinin bozulduğu belirtildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
08:13
0
yorum
Etiketler: 4 Kız Öğrenci, Bingöl, Cezaevi, Cinsel Taciz, Emniyet Müdürlüğü, İlköğretim Okulu, Kığı İlçesi, Mahkeme, Öğrenci, Polis, Taciz
9 Şubat 2009 Pazartesi
3 Üniversiteliyi Öldürdü, Ama Serbest...
Erzurum'da minibüsü ile 3 üniversiteli gencin ölümüne neden olan 53 yaşındaki İbrahim Öder 15 yıl hapis istemiyle yargılandığı Erzurum 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakıldı
Erzurum'da minibüsü ile 3 üniversiteli gencin ölümüne neden olan 53 yaşındaki İbrahim Öder, 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan 15 yıl hapis istemiyle yargılandığı Erzurum 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın verdiği raporda, 'birinci' derecede kusurlu bulunan sürücü İbrahim Öder'in cezaevinde 9 ay kadar kalmasını dikkate alan mahkeme, tahliye kararı verdi. Mahkeme heyeti, Öder'in sürücü belgesine 1 yıl süreyle el koyarken, dosya Yargıtay'a gönderildi. Kaza 8 Mayıs 2008 günü Harput Mahallesi'ndeki Beyazevler semtinde meydana geldi. Palandöken İlçesi'nden Atatürk Üniversitesi Kampusu'ne gitmek isteyen Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Bölümü öğrencisi Samsunlu 22 yaşındaki Nafiz Ceylan, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümü öğrencisi Kayserili, 23 yaşındaki Ertuğrul Eroğlu, Fars dili ve edebiyatı bölümü öğrencisi Konyalı, 25 yaşındaki Saliha Aydın ile Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Melek Kaya yolun karşısına geçmek istedi. Bu sırada Bingöl yönünden gelen emekli işçi İbrahim Öder'in kullandığı Orhun tekstile ait 25 FK 911 plakalı minibüs üniversiteli gençlere çarptı. Kazada Nafiz Ceylan, Ertuğrul Eroğlu ve Saliha Aydın ölürken Melek Kaya yaralandı. Kazadan sonra tutuklanan 4 çocuk babası İbrahim Öder hakkında Erzurum 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan dava açıldı. "VİCDAN AZABI ÇEKIYORUM" Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın verdiği raporda 'Birinci' derecede kusurlu bulunan sürücü İbrahim Öder, “Olay günü trafik lambası sarı renkte yanıyordu. Kontrolü geçiş yaptığım sırada orta refüjde bir kadının cep telefonu ile konuşarak yola indiğini farkettim. Bu sırada hem kornaya hem de frene bastım, hatırladığım kadarıyla süratim 55 - 60 kilometreydi. Bayana çarpmamak için direksiyonu sağa ve sola kırdım. Ne olduğunu anlayamadım. Ben de 4 çocuk babasıyım. Yaşadıklarımdan dolayı çok üzgünüm ve büyük vicdan azabı çekiyorum” dedi. Mahkeme heyeti yaklaşık 9 aydan bu yana tutuklu olan sürücü Öder'e 6 yıl hapis cezası verdi. Duruşmalardaki iyi hali dikkate alınan Öder'in cezası 5 yıla indirilirken, cezaevinde kaldığı sürenin de gözönüne alımasıyla tahliyesine karar verildi. Mahkeme heyeti ayrıca Öder'in sürücü belgesine bir yıl süreyle el koydu. Dosyanın Yargıtay'a gönderildiğini söyleyen sürücü Öder'in avukatı Enver Atasever, kararı temyiz ettiklerini açıkladı.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:34
0
yorum
Etiketler: Ağır Ceza Mahkemesi, Ceza, Erzurum, Hapis, Mahkeme, Mibibüs, Sürücü Belgesi, Üniversite