İlerleyen Teknoloji Okulları Adeta 'Teknoloji Üssü' Haline Getirdi. Birçok Okulda Teknoloji Sınıflarının Yanında, Görsel Eğitim İçin Sinevizyon Sistemleri Kuruldu.
İlerleyen teknoloji okulları adeta 'teknoloji üssü' haline getirdi. Birçok okulda teknoloji sınıflarının yanında, görsel eğitim için sinevizyon sistemleri kuruldu.
Eğitim için yapılan bu yatırımlar ise güvenliğin az olan okullarda hırsızların iştahını kabartıyor. Son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan hırsızlık olaylarında artış yaşanmaya başladı.
Karnelerin verilmesinden sonra başlayan 3 aylık yaz tatili döneminde okullarda yaşanan hırsızlık olayları korkutuyor. Doğu Anadolu'nun birçok ilinde okulların korumasız olması, devlet bütçesinde ağır faturalara mal oluyor.
Özellikle yaz tatili döneminde hiçbir güvenlikçinin olmadığı okullar, başta hırsızlar olmak üzere; balici, tinerci ve diğer sokak çocuklarının hedef noktasını oluşturuyor. Bu olumsuz durumu personel eksikliğine bağlayan eğitimciler, her yıl bir çok okulda hırsızlık olayının yanı sıra camların kırıldığını, binalarda değişik tahribatlar meydana geldiğini bildirdi.
Eğitimciler bu sorunların temelinde 'eğitimsizlik'in yattığını ifade ediyor. Okulların en önemli problemlerinden birinin de güvenlik sorunu olduğuna dikkat çeken eğitimciler, bakanlığa güvenlik personeli talebinde bulunduklarını belirtiyor. Hırsızlara karşı birçok okulun pencereleri ise demir parmaklıklarla kapatılmış durumda.
Geçtiğimiz günlerde Ağrı Patnos Atatürk İlköğretim Okulu'nda da hırsızlık olayı meydana geldi. Atatürk İlköğretim Okulu'nun öğretmenler odasının penceresinden içeriye giren kişi veya kişiler bilgisayarın monitörünü çaldı.
Bilgisayarın kasasını da çalmak isteyen hırsızlar kasayı pencerelerin korkuluğundan geçiremeyince vazgeçti. Ayrıca Patnos merkezde bulunan Vali Yusuf Yavaşcan İlköğretim Okulu ile Kerem Şahin İlköğretim Okulu'nun da yine daha önce kimliği belirsiz kişiler tarafından camları kırılırken, geçtiğimiz yıl Patnos İbrahim Karaoğlanoğlu İlköğretim Okulu'ndan ise 10 adet bilgisayar çalınmıştı.
Zaman zaman okullarda hırsızlık olaylarının meydana geldiğini dile getiren Ağrı Milli Eğitim Müdürü Turgut Koçak, il genelinde 681 okul bulunduğunu belirtti.
Kenar mahallelerde bulunan okullara kamera yerleştirildiğini söyleyen Koçak, hırsızlıklara karşı okul müdürleri, emniyet ve jandarmayla birlikte gerekli tedbirleri almaya çalıştıklarını ifade etti.
Iğdır Milli Eğitim Müdürü Selahattin Şimşek ise okullardaki güvenlik probleminin çok önemli bir sorun teşkil ettiğini ifade ederek, Iğdır genelinde faaliyet gösteren 159 okul için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 200 güvenlik personeli talebinde bulunduklarını belirtti.
Büyük okulların güvenliği için bakanlığa kadro talebinde bulunduklarını vurgulayan Kars Milli Eğitim Müdürü Ekrem Ekici de tatil dönemlerinde okul müdürlerinin tedbirlerini daha da sıklaştırdığını kaydetti.
Kars genelinde 461 okulun faaliyette olduğunu açıklayan Ekici, yaklaşık 90 güvenlik kadrosuna ihtiyaç duyduklarının altını çizerek, ilde büyük okullarda kamera sistemi kurulduğunu ifade etti.
Ardahan Milli Eğitim Müdürü Şemsettin Görgülü de Ardahan'ın küçük bir vilayet olmasından dolayı okulların asayişi konusunda ciddi anlamda sıkıntı yaşamadıklarını belirtti. Görgülü, karne tatilinden sonra da yaz okulları açtıklarını bu vesileyle gerekli önlemleri de bu şekilde almaya çalıştıklarını söyledi.
Okullardan zaman zaman hırsızlıklar yaşandığını dile getiren Van Milli Eğitim Müdürü Yahya Yıldız, güvenlik konusunda emniyet ve jandarmadan gerekli yardımları aldıklarını ifade ederek, bazı okullara kamera yerleştirildiğine vurgu yaptı.
19 Haziran 2009 Cuma
Doğudaki Okullar Personel Yetersizliği Sebebiyle Korumasız
İstanbul'dan Mardin'e Sevgi Köprüsü
İstanbul'da Çeşitli Üniversitelerde Okuyan 50 Genç, Birleşmiş Mimarlar Derneği Önderliğinde ve İstanbul'dan Mardin'e Sevgi Köprüsü Kapsamında Mardin'in Midyat İlçesine Geldi. İstanbul'da çeşitli üniversitelerde okuyan 50 genç, Birleşmiş Mimarlar Derneği önderliğinde ve İstanbul'dan Mardin'e Sevgi Köprüsü kapsamında Mardin'in Midyat ilçesine geldi.
Öğrencileri, Kaymakam Mustafa Yılmaz ve Milli Eğitim Müdürü Şehmuz İleri ve okul müdürleri karşıladı.
Üniversiteli gençlerin onuruna kız yurdunda yemek veren Kaymakam Yılmaz, Midyat'ı tanıtıcı açıklamalarda bulundu.
Birleşmiş Mimarlar Derneği ve grup adına açıklama yapan öğrenci Yunus Fırat Aydın Bilge köyündeki katliamın ardından köyü ziyaret ederek taziye dileklerinde bulunduklarını belirtti.
Aydın, "Türkiye için en tehlikeli şey kimine göre bölücülük, kimilerine göre irtica, kimilerine göre terör, kimilerine göre ise işsizlik. Biz İstanbul'un bütün üniversitelerinden bir araya gelen, bu ülkenin geleceği olan gençler, bu ülke için en tehlikeli şeyin saçmalığın, yanlışlığın sıradanlaşması olduğunu düşünüyoruz. Bir tarafta geleneklerine, göreneklerine göre beslenen unsurlar, bir tarafta da gitmesek de, kalmasak da o köyün hala bizim olduğunu söyleyen vatanseverler zihniyetler. Kümelenen insanlar dışlanan unsurlar değişmeyen zihniyetler bunların sıradanlaşması bu ülke için büyük bir tehlikedir." dedi.
İstanbul'dan gelen öğrenciler, geceyi Midyat'ta geçirdikten sonra Mardin'in Kızıltepe, Nusaybin, Savur ve Batman'ın Hasankeyf ilçelerinde tarihi ve turistik bölgeleri dolaşacak.
Kayıt Parası Emlakçılara Ödeniyor!
İlköğretime başlayacak öğrenciler, artık Milli Eğitim Bakanlığı'nca otomatik olarak okullara yerleştirilecek.
Ulusal adres veri tabanındaki bilgiler esas alınarak, her çocuk oturduğu semte en yakın kuruma yazılacak. Veliler okul yöneticileri ile muhatap olmayacağı için 'kayıt parası' ödemekten kurtulacak. Ancak otomatik e-kayıt sistemi, varoş ve elit kesim arasındaki eğitim-öğretim uçurumunu daha da derinleştirecek. Gelir seviyesi düşük bölgelerde oturan aileler, çocuğunu iyi semtlerdeki okullara yazdıramayacak. Özellikle kalabalık ilçelerde ikamet edenler, sınıf mevcudu 60-70'lerdeki kurumlara evladını göndermek zorunda kalacak. Veliler, 29 Haziran'da yapılacak otomatik yerleştirme öncesi telaşa düştü. Çocuğunun geleceğinden endişe duyanlar, semt değiştirmeye başladı. Kayıt parasını şimdi emlakçılara ödüyorlar. Çaresiz kalan bazı velilerse bir adreste 2-5 aile oturuyormuş gibi gösteriyor. Sahte kontratlarla nüfus müdürlüklerine adres değişikliği için başvuruyorlar. Bu durumun en çarpıcı örnekleri İstanbul'un Bakırköy ilçesinde yaşanıyor. Kaymakam Dursun Ali Şahin son bir ay içinde yaklaşık 2 bin ailenin Nüfus Müdürlüğü'nde adres değişikliği yaptığını söylüyor. "Çok sayıda evde en az iki ailenin yaşadığı görülüyor. 3 aile hatta 5 ayrı soyisimden insanın bile kaldığı evler var." bilgisini veriyor. Bazı semtlerde kiraların yüzde 10 ile 20 arasında yükseldiğine dikkat çekerek, "Bazı emlakçılar, 2–3 aylık kira parasını alıyor, daha sonra kontratı iptal ediyorlar." diyor. Şahin, Bakırköy'deki resmi ilköğretimlerde okuyan 27 bin öğrencinin yarısının diğer ilçelerden geldiğini ifade ederek, şunları kaydediyor: "Nüfus artış hızı eksilerde olan bir ilçeyiz. Bazı okullarımız bu yıl 130 öğrenci alabilecekken okul çağına gelen öğrenci sayısı 25–30 civarında. Bu yüzden bakanlıktan Bakırköy'ün otomatik e-kayıt sistemi dışında tutulmasını istedim." İstanbul gibi büyükşehirlerde semtlere göre okulların kalitesi arasında adeta dağlar var. Zamanında nüfus yoğunluğu değil, arsaların mevcudiyetine göre okul yapıldığı için bazı semtlerde sınıf mevcutları 15–20 kişide kalırken bazılarında ise 80 kişiye bile ulaşabiliyor. Bakırköy'de bir dersliğe 30, Kadıköy'de 34 öğrenci düşerken, varoş sayılabilecek Sultanbeyli'de 76, Esenler'de 71 öğrenci düşüyor. Yeni dönemde Esenler gibi bir tane bile okul yapacak arsa bulunmayan ilçelerdeki sınıf mevcutları 100'lere kadar ulaşacak. Bahçelievler Yenibosna'da oturan Abdullah Özcan, haksız uygulamaya isyan eden velilerden. Çocuklarından birinin Ataköy'de okuduğunu anlatarak, şunları söylüyor: "Diğer çocuğum okul çağına geldi. İşyerimden dolayı Yenibosna'da oturuyorum. Ataköy'de ev tutacak gelirim yok. Devlet beni oturduğum bölgeden dolayı cezalandırıyor. Çocuğumu Yenibosna'daki kalitesi düşük okullara göndermek zorunda mıyım? Devlet önce bütün semtlerdeki okulların kalitesini aynı düzeye getirsin."
Gönderen
Adsız
zaman:
05:49
0
yorum
Etiketler: Çocuklar, E-Kayıt, İlköğretim, MEB, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğrenci
17 Haziran 2009 Çarşamba
YÖK'ten Onaylı Sanal Üniversite
Beykent Üniversitesi, uzaktan ve yüz yüze eğitim veren sanal üniversite eğitimini başlattı.
Geleneksel eğitim modellerinden farklı olan sistemde öğrenci istediği ortamda bilgisayar yardımıyla derse katılabiliyor. YÖK'ün tanıdığı sistemin tanıtımını yapan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Cuma Bayat, çalıştığı için eğitim olanağını yakalayamayan, çocuğu olduğu için kariyer yapamayan ve üniversitesi olmayan bir kentte görev yapan kişiler için üniversitelerinin ideal olduğunu belirtti. Üniversitelerinin kapasitelerinin 100 bin öğrenciyi eğitecek durumda olduğunu açıkladı.
AÜ'de Mezuniyet Karmaşası
Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu'nda mezuniyet karmaşası yaşanıyor..
Akdeniz Üniversitesinde (AÜ) bazı öğrencilere önce tek ders sınavında başarı göstererek mezun olduğunun, bir hafta sonra da sistemden kaynaklanan hatadan dolayı notlarda yanlışlık yapıldığının ve mezun olamadığının bildirildiği iddia edildi. AÜ Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu öğrencisi 23 yaşındaki İpek Barış, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulda tek ders sınavlarına giriş hakkı kazandığını ve mezuniyet için sınava girdiğini söyledi. Yıl sonunda iki dersten DC, bir dersten CC, bir dersten de FF notu aldığını belirten Barış, bu sonuçlarla tek ders sınavına girmeye hak kazandığını kaydetti. 8 Haziran Pazartesi günü tek ders sınavına girdiğini belirten Barış, şöyle konuştu: ''Sınav sonuçları aynı gün açıklandı. Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu Öğrenci İşlerini telefonla aradığımızda sınavdan geçtiğimiz ve mezun olduğumuz söylendi. 28 Haziranda da okuldan belgemizi alabileceğimiz bildirildi. 8 Haziran aynı zamanda doğum günüm. Okulda tek ders sınavını verince doğum günümü çifte sevinçle kutladım. Ancak bu sevincim bir hafta sürdü. Okulun Öğrenci İşleri'nden öğrenciler tek tek aranarak Akdeniz Üniversitesinin bilgisayar sisteminden kaynaklanan sorun nedeniyle notlarda hatalar oluştuğu ve sınavlarda başarılı bulunmadığımız, dolayısıyla mezun olamadığımız bildirildi. 'Sistemde hata var. Kusura bakmayın. Mezun olamadınız' dediler. Ne yapacağımızı şaşırdık. İş için birkaç şirkete de başvurmuştum. Şimdi ne yapacağımı bilemiyorum. Doğum günümde okuldan mezun olduğum söylendi. Bir hafta sonra da, sınavda başarılı olamadığım bildirildi. Mezuniyet sevincim bir hafta sürdü.'' Kızının okuldan mezun olamadığını öğrenince büyük şaşkınlık yaşadıklarını ifade eden anne Miyase Barış da hatanın cezasını öğrencilerin çektiğini söyledi. Barış, Rektörlük Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı ile Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu yönetiminin topu birbirlerine attığını, sorunun çözümü yönünde çaba harcamadığını öne sürdü. Barış, ''Sınavdan bir hafta sonra öğrenciler tek tek aranarak durumlarıyla ilgili bilgi veriliyor ve okuldan mezun olamadıkları söyleniyor. Öğrenciler sınav sonrası memleketlerine döndü, kimileri de yurt dışına çıktı. Bazıları da iş başvurusunda bulundu. Ne olacak bu çocukların durumu?'' diye sordu. -YETKİLİLERİN GÖRÜŞLERİ- AÜ Turizm İşletmeciliği ve Otelciliği Meslek Yüksekokulu Müdürü Akın Aksu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sorunun kendilerinden değil Akdeniz Üniversitesindeki sistemden kaynaklandığını, bu nedenle sorunun muhatabının Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı olduğunu iddia etti. Aksu, hatanın sadece Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulunu değil başka fakülte ve yüksekokullardan öğrencileri de ilgilendirdiğini kaydetti. AÜ Öğrenci İşleri Daire Başkanı Serhan Yaylacı da iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kendilerine herhangi bir şikayet gelmediğini söyledi. Yaylacı, ''Böyle bir sıkıntı olsa bilgim olur. Böyle bir şey yok. Bize şikayet gelmedi. Sorun, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu'nun kendi yaptığı hatadan kaynaklanmış olabilir. Sorunun bizimle ilgisi yok. Bize bugüne kadar şikayet gelmedi'' dedi. Yaylacı, sorunla ilgili gerekli inceleme ve araştırmayı yapacaklarını belirtti. AÜ'deki sorundan en az 200 öğrencinin etkilendiği öne sürüldü.
Bir Hafta Dersleri Uzadı
Üsküdar İMKB Kız Meslek Lisesi’nde, 9. ve 10. sınıflar bir hafta daha okula gidecek.
Üsküdar İMKB Kız Meslek Lisesi'nde, bir yarı yıl süresince coğrafya dersi alamayan 9. ve 10. sınıflardan 2'şer şube öğrencisine, bu hafta 36 saat ders verileceği bildirildi. Ferah Mahallesi'ndeki Üsküdar İMKB Kız Meslek Lisesi'nde 12 Haziran'da karnelerin dağıtılmasının ardından, okul idaresince, 9. ve 10. sınıflardan ikişer şube öğrencisinin velilerine, cep telefonu yöntemiyle mesaj çekilerek, öğrenciler bir hafta süreyle eğitime davet edildi. Öğrencilerin bir bölümü okula giderek, 1. dönem tamamen boş geçen ve toplamı 36 saat tutan coğrafya eğitimini almaya başladı. Okul Müdürü Özge Erhan, 9. sınıflarda 17, 10. sınıflarda ise 12 şube olduğunu hatırlatarak, bunlardan ikişer şubenin coğrafya derslerinin 1. dönem süresince boş geçtiğini söyledi. Öğrencilerin bu dersten 1. dönem için karnelerde notu bulunmadığını ifade eden Erhan, okulda 2 coğrafya öğretmeni bulunduğunu, ancak sınıf sayısının fazla olması dolayısıyla bu öğretmenlerin tüm sınıflara derse giremediğini belirterek, şunları söyledi: “1. dönem 4 şubemizin coğrafya dersi boş geçti. Biz de 36 saat tutan bu eğitimi verebilmek amacıyla bir haftalık program yaptık. Yarım gün eğitim alacak öğrenciler, hafta sonuna kadar 35 saat ders almış olacak. 'Çocuklar tatilden geri kalmasın' diye biz bunu bir haftada bitirmeyi planladık. Bu konuyu bir yazıyla Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bildirdik. Yönetmeliğe ve usule uygun.” Bir haftalık eğitimin ardından öğrencilerin sınava girecekleri, bu dersin 1. dönem notunun da karnelerine işleneceği öğrenildi.
16 Haziran 2009 Salı
Cambridge, Harvard İstanbul'a Geliyor
YÖK, Cambridge, Harvard gibi dünyanın en başarılı üniversitelerinin İstanbul'da eğitim vermesini sağlayacak.
'Serbest eğitim bölgesi' modelini hayata geçirmeyi hedefliyor. Türk gençleri ABD ve Avrupa'ya gitmeden 15-20 bin dolar maliyetle diploma alabilecek Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Cambridge, Harvard gibi dünyanın en başarılı üniversitelerini Türkiye'ye çekmek için eğitimde “serbest bölge” modeline geçiyor. Artık Türk gençlerin dünyaca ünlü Avrupa ve ABD üniversitelerini Türkiye'de evinden ayrılmadan okuyabilecek. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, dünyanın önde gelen üniversitelerinin vergiden muaf olarak kampüs açabilecekleri yeni modeli, İstanbul'da hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı. Özcan, dünyanın tanınmış üniversitelerine kurulacak “eğitim serbest bölgesi” içinde yapacakları binalarda yer göstereceklerini ve serbest bölge muafiyetleri tanıyacaklarını söyledi. İstanbul'da kurulması planlanan Türkiye'nin ilk “eğitim serbest bölgesi”nde devlet tarafından hazırlanacak üniversite binaları yabancı üniversitelere kiralanacak. YASAL KOLAYLIK SAĞLANACAK 'Eğitim serbest bölgeleri' sanayideki serbest bölgelerin bir benzeri olacak. Serbest bölgede dünyanın tanınmış özel üniversitelerinin de bölüm açabilmeleri için 2547 sayılı YÖK yasasında da gerekli değişiklikler yapılacak. Bu bölgelerde kira ödeyerek eğitime başlayacak üniversiteler vergiden muaf olacak. Eğitim serbest bölgelerinde faaliyet gösterecek üniversiteler için “sıfır bürokrasi” esas alınacak. ORTADOĞU'DAN ÖĞRENCİ Özcan “Abu Dabi mi, İstanbul mu desek, herkes İstanbul'u tercih eder. 15-20 bin dolar veren iyi üniversitelerden mezun olabiir” dedi. Halen dünyada Dubai'de ve Abu Dabi'de başarıyla uygulanan bu modelle her yıl, Ortadoğu ülkelerinden ve Arap dünyasından onbinlerce öğrenci bu şehirlere akın ediyor. Eğitim serbest bölgeleri sayesinde dünyaca ünlü özel üniversitelerde okumak için Avrupa ve ABD'de yüksek maliyetle karşı karşıya kalan öğrenciler bu yükten kurtulacak. Başbakan'a sunum yapılacak YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan projeyle ilgili önümüzdeki günlerde Başbakan Erdoğan'a bir sunum yapacağını ve Başbakan'ın onayından sonra uygulamaya geçeceklerini anlattı. Erdoğan'ın onayından sonra İstanbul'da serbest bölge için geniş bir arazi tahsis edilmesi planlanıyor.