Anadolu Üniversitesi, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından hava aracı bakım eğitimi konusunda yetkilendirildi.
50. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Anadolu Üniversitesi, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından hava aracı bakım eğitimi konusunda yetkilendirildi.
Türkiye'de ilk kez akademik düzeyde bir eğitim kuruluşuna verilen bakım eğitimi sertifikası, Anadolu Üniversitesi'nin kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde, Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru tarafından Rektör Prof. Dr. Fevzi Sürmeli'ye teslim edildi.
Kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye'de Genel Havacılığın Gelecek 50 Yılı: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu panele, Ulaştırma Bakanlığı'nı temsilen Sivil Havacılık Genel Müdürü Dr. Ali Arıduru ve DHMİ Genel Müdürü Orhan birdal panelist olarak katıldı. Anadolu Üniversitesi'nin geçmişten günümüze gelişimini anlatan “Kökler'den İlklere” adlı sinevizyon gösterimi ve Rektör Prof. Dr. Fevzi Sürmeli'nin açılış konuşması ile başlayan panel Genel Müdür Dr. Ali Arıduru'nun konuşmasıyla devam etti.
Sivil havacılık sektöründe yaşanan gelişmelere değinen Genel Müdür Arıduru, şunları söyledi:
“2002 yılında İstanbul ve Ankara'dan iki merkezden THY, 25 noktaya uçuş yapılabiliyordu. O yıllarda toplam yolcu sayısı ise 8.5 milyon civarındaydı. 2007 yılında ise Türkiye'de 7 merkezden 5 tarifeli havayolu işletmesi tarafından 41 noktaya uçuş yapılabiliyor. İç hat yolcu sayısı 8.5 milyondan 32 milyona ulaştı. Türk sivil havacılığı kısa sürede çok hızlı yol kat etti.”
9 Haziran 2008 Pazartesi
Anadolu Üniversitesi 'Bakım' Yetkili...
Baykal Harvard 1.Sini Kutladı...
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni birincilikle bitiren Can Yeğinsü’yü kutladı.
CHP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Baykal, Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni birincilikle bitiren ve mezuniyet töreninde 8 bin kişi önünde konuşan Can Yeğinsü'ye bir kutlama mesajı gönderdi. Can Yeğinsü, Baykal'a, Londra'da işe başladığını ve en büyük arzusunun uzun vadede uluslar arası platformda Türkiye'yi temsil etmek olduğunu söyledi.
'Proje Yapmayı Bilmiyoruz'
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 6.ÇP çerçevesinde Türkiye’nin 245 milyon Euro ödeme yaptığını, geri dönüşümün yüzde 15’te kaldığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 6.ÇP çerçevesinde Türkiye'nin 245 milyon Euro ödeme yaptığını, buna karşın geri dönüşümün yüzde 15'te kaldığını söyledi. Çelik, “Kabul edilmeyen projelerimizin çoğu esastan değil usul nedeniyle elenmişler. Bu, proje yapmayı bilmediğimizi ortaya koyuyor. Ama 7.ÇP itibariyle bunun değişeceğini sanıyorum. TÜBİTAK olsun, MEB olsun, bu konuda önemli çalışmalar yapıyoruz” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın desteklediği Türkiye Vodafone Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı'nın birlikte yürüttüğü “Öğretmene Proje Yaptırma Eğitimi Projesi (ÖPYEP) kapsamında gerçekleştirilen Anadolu Öğretmen Liseleri Proje Yarışması ödül töreni yapıldı. Ödül töreni öncesinde konuşan Bakan Çelik, eğitim konusunda sivil toplum örgütleri, özel sektör gibi kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışılması gerektiğini belirterek, “Milli Eğitim Bakanlığı hiçbir dönem şimdiki kadar sivil toplum örgütleri, özel sektör, tüzel kişiler ve kurumlarla bu kadar işbirliği yapmadı. MEB, 200'ün üzerinde protokol imzaladı” dedi. 20 milyon öğrencinin bulunduğunu ve eğitimin dolaylı ve dolaysız 70 milyon insanı ilgilendirdiğini söyleyen Çelik, “Bizim olsun küçük olsun anlayışı ile olmaz. Büyük olsun, hepimizin olsun, teknolojik alt yapısı en iyi olsun” dedi. Eğitime ideolojik olarak yaklaşmadıklarını da ifade eden Çelik, MEB'in eğitime sadece pedagojik olarak yaklaştığını kaydetti.
-AÖL SAYISI 200'E ÇIKARTILACAK-
İyi bir eğitimin ilk olarak iyi öğretmen yetiştirilmesi ile mümkün olacağını belirten Çelik, bu nedenle Anadolu öğretmen liselerine önem verdiklerini söyledi. Çelik, Anadolu öğretmen liselerinin 137 olan sayısını 200'e çıkarmayı hedeflediklerini anlattı.
-“PROJE YAPMAYI BİLMİYORUZ”-
Bakan Çelik, Türkiye'de proje yapımının bilinmediğine işaret ederek ÖPYEP'in önemine dikkat çekti. 6. Çerçeve Programı (6.ÇP) çerçevesinde Türkiye'nin 245 milyon Euro ödeme yaptığını belirten Çelik, “Geri dönüşler ise sadece yüzde 15 oldu. Kabul edilmeyen projelerimizin çoğu ise esastan değil usul nedeniyle elenmişler. Bu, proje yapmayı bilmediğimizi ortaya koyuyor. Ama 7.ÇP itibariyle bunun değişeceğini sanıyorum. TÜBİTAK olsun MEB olsun bu konuda önemli çalışmalar yapıyoruz” dedi.
Bakan Çelik'in konuşmasının ardından yarışmada dereceye giren proje sahiplerine ödüllerini verdi. Anadolu Öğretmen Liseleri Proje Yarışması çerçevesinde 'engelsiz bir dünya', 'küresel ısınma', 'atık yağlar', 'bor madenleri' gibi farklı konularda 360 proje değerlendirildi. Birinciliği İzmir AÖL alırken, ikinciliği Manisa AÖL, üçüncülüğü ise Sarıyer Mustafa Kemal AÖL kazandı. Birinci olan okula 4 bin YTL verilirken, öğrencilere toplam 2 bin YTL, danışman öğretmenlere ise bin YTL verildi. İkinci projeyi hazırlayan öğrencilere toplam bin 500 YTL verilirken, üçüncü projeyi hazırlayan öğrencilere toplam bin YTL ödül verildi. Ayrıca öğrencilerin her birine saat, danışman öğretmenlere ise cep telefonu hediye edildi.
-ÖPYEP İLE PROJE TABANLI EĞİTİM-
Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü, Türkiye Vodafone Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı işbirliği içinde hayata geçirilen ÖPYEP Projesi'nin ilk aşamasında Türkiye genelinde eğitim veren 159 öğretmen, öğrencilerin eleştirel düşünme ve sorgulama yeteneklerini güçlendirecek “Proje Tabanlı Eğitim Sistemi” konusunda eğitim aldı. Öğrencilerin, bireysel öğrenme süreçlerini planladıkları, sorumluluk aldıkları ve işbirliği yapmayı öğrendikleri projenin içeriği, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim görevlileri tarafından geliştirildi. İzleme ve değerlendirme çalışmaları Cambridge Üniversitesi öğretim görevlileri tarafından yürütüldü. Proje faaliyetlerinin etkin bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için 158 teknoloji sınıfı oluşturularak dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı, yazıcı ve akıllı tahtadan oluşan setler okullara bağışlandı.
ÖSYM Başkanı Cevapladı...
Üniversite adaylarının ÖSYS ve üniversite yaşamı ile ilgili sorulara, ÖSYM Başkanı Prof.Dr.Ünal Yarımağan verdiği cevaplar
Üniversite adaylarının ÖSYS ve üniversite yaşamı ile ilgili sorularına yanıt vermeye çalıştığımız Sınav Günlüğü programının dün yayınlanan 30. bölümüne ÖSYM Başkanı Prof.Dr.Ünal Yarımağan katıldı. Canlı yayında, program yapımcısı Alev Nallar ile birlikte, e-postayla sizlerden gelen soruları ve merak edilen birçok konuyu, Ünal Hocamıza yönelttik. Kendisinin, o sakin ve akılcı tavrı eminim ki, programı izleyen herkesi aydınlatmış ve rahatlamıştır. Sayın Yarımağan'ın izleyicilerle paylaştıklarını, programı izleyemeyenler için özetlemek istiyorum.
Bu sene sınava giriyor olmak geçen senelere oranla ortalama % 25 daha avantajlı. Bu avantajın nedeni, sınava giren aday sayısında beklenen düşüş değil, çünkü lise son seviyesindeki adayların sayısı düşmüş olsa da mezun durumunda olan adayların sayısı arttı. Toplamda önemli bir düşüş yaşanmadı. Şansın artmasının nedeni kontenjanlardaki artış.
Kontenjanlardaki artışın bir bölümü yeni açılan bölüm ve üniversitelerden kaynaklanıyor ama büyük çoğunluğu mevcut bölümlerdeki artış.
Mevcut bölümlerdeki artış, tüm devlet üniversitelerine ve bölümlere yansımış durumda (mühendislik, tıp ve hukuk bölümleri dahil). Ancak her programda aynı oranda artış yok.
Kontenjanlardaki artışın, eğitim kalitesi açısından büyük sorun yaratacağını söyleyemeyiz.
160 ve 185 puan barajları ile ilgili ÖSYM ve YÖK birlikte çalışıyor. İki hafta içinde barajlarda bir düşme yapılıp yapılmayacağı açıklanabilir.
ÖSS'de sistem değişikliğinin ne boyutta olacağı ve bunun 2009'a yansıyıp yansımayacağı henüz belli değil. Ama aday sayısı ve kontenjanlar arasındaki fark azalmadığı sürece radikal değişiklikler yapmak mümkün gözükmüyor.
Sistem değişikliği konusunda söylentilere kulak vermemek gerekiyor. Adayların endişelenmesine gerek yok. Tüm değişiklikler iyileşme yönünde, adayların lehine olacaktır.
Sınava giriş belgesi eline ulaşmamış adayların telaşlanmasına gerek yok. Adaylar, çarşamba gününe kadar bekleyip, belge kendilerine hâlâ ulaşmamışsa, bulundukları ildeki ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri'ne perşembe gününden itibaren başvurabilirler. Cumartesi de dahil olmak üzere bu merkezlerden belgelerini alabilirler.
Adaylar ancak sınava giriş belgelerinin aslı ile sınava alınabilir. Fotokopi ya da bilgisayar çıktısı olan belgeler geçerli olmayacaktır.
Cep telefonu ile sınava gelenler kesinlikle sınava alınmayacaklardır.
7 Haziran 2008 Cumartesi
10 Bin 797 Öğretmen Ataması ...
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2003-2008 yılları arasında 10 bin 797 öğretmen ataması yapıldığını bildirdi.
BBP Genel Başkanı, Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu'nun soru önergesini yazılı olarak yanıtlayan Çelik, öğretmen ihtiyacının, bütçe imkanları ölçüsünde, alanlar ve iller bazında belirlendiğini kaydetti.
2003-2008 yılları arasında; 266'sı fizik, 183'ü kimya, 668'i biyoloji, 2 bin 296'sı matematik, 672'si felsefe, bin 236'sı coğrafya ve 5 bin 476'sı da sosyal bilgiler alanında olmak üzere toplam 10 bin 797 kadrolu/sözleşmeli öğretmen ataması ya da görevlendirmesi yapıldığını ifade eden Bakan Çelik, 3 Nisan tarihi itibarıyla fizik, kimya, matematik alanlarında öğretmen fazlalığı bulunduğunu bildirdi.
Hüseyin Çelik, diğer branşlardaki öğretmen ihtiyacının, öncelikle kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerle, bu şekilde karşılanamadığı durumlarda ise ücretli öğretmenlerle karşılandığını ifade etti.
OKS Soru&Cevaplarının Sırrı...
120 dakika sürecek OKS sınavında çoğu cevabın sorularda gizli olduğuna dikkat edin. Öncelikli kuralınız soruyu iyi okuyup anlamak olsun. İşte cevapların sırrı .
Türkçe testinde vurguya dikkat
ÖRNEK SORU
'Bugünlerde oğlum; gördüğü, okuduğu, dinlediği her şeyi bir şiirle anlatmak hevesinde. Bir şeyden etkilenmeye görsün, hemen bir köşeye çekilip şiir yazıyor ve yazdığı şiiri, beğenilme-sini isteyen bir havayla uzatıyor. Henüz anlayamayacağı şeyleri ona anlatmak, yazdıklarının çocukça şeyler olduğunu, hevesini ve kalbini kırmadan söylemek zor oluyor. Ama...' diyen birinin sözlerine aşağıdakilerden hangisi ile devam etmesi beklenmez?
a) Şiir yazmanın bu kadar kolay olmadığını bilmesi gerekiyor.
b) Şiir yazmayı da kendinden öncekiler kadar iyi öğrenmesi gerekiyor.
c) Yine de doğruyu göstermek zorunda hissediyorum kendimi.
d) Bunları anlatmaktan başka çaremin olmadığını biliyorum.
Soruda vurgulanan ve ifade edilmek istenen altı çizilerek belirtilmektedir.
Okuduğunuz cümleyle cevap şıkları arasındaki bağı yakalamanız istenir. Soruda verilen cümlenin anlamını kendi cümlelerinizle bir yere kaydettiğinizde cevabın şıklarda olduğunu göreceksiniz.
Soruların üçte birlik kısmı olumsuz soru kipiyle biter. En çok hata yapılan soru tipleri bunlardır. Sorunun tamamını okumak ve altı çizili soru kökünü elimizdeki kalemle tekrar belirginleştirmekte fayda vardır.
Sorulara açık bir zihinle ve odaklanarak bakmanız sizin soruyu çözmedeki ilk adımı attığınız anlamına gelir.
Size muğlak ve cevabı kesin olmayan sorular sorulmayacaktır. Sorulara şüphe ile bakmayın. Olduğu gibi kabul edin.
Sözel sorularda temel kuralınız, toplam sorunun yarısı kadar sürede çözmek olsun. Çözüm zamanınızı ne kadar aza indirirseniz (sorunun ve soruların tamamını okumak şartıyla) soruları doğru cevaplama ihtimaliniz artar. Acaba diye ikinci kez yöneldiğiniz soruların yanlış çözülme ihtimali fazladır.
Matematik testi kabus olmayacak
YukarIda görüldüğü üzere matematik soruları bu sene de şekilli ve çoklu zekáya uygun gelecek. Özellikle SBS formatına yakın soru tipleri ile karşılaşacağız. Buna göre matematik sorularını yaparken;
Sorunun tamamını okuyup ne istendiğini anlamaya çalışın.
Kendiniz eklemeler ve çıkarmalar yapmayın.
Soruda size verilen bütün verileri kullanın.
Şekilleri doğru anlarsanız sorunun büyük bir kısmını çözmüş olursunuz.
Soru üzerinde çizim ve karalama yapabilirsiniz.
Soruyu kendi anladığını şekilde boş bir yere aktarın. Ancak bu iş kısa sürede olmalıdır. Eğer önceden pratik ettiyseniz aklınızdan da yapabilirsiniz. Ancak gerektiği gibi odaklanmamışsanız bu eksik bilgi alabileceğiniz anlamına gelir. Bu nedenle hata yapmanıza sebep olabilir.
İşlemi yaparken dikkatli olun. Özellikle dört işlemde çarpımları veya bölümleri kalemle yaparak işlemin doğru olmasını sağlayın. Bu işi iki kere yapmayın. Önce aklınızdan yapıp sonra da káğıda dökmeyin.
Yapamadığınız sorularla vakit kaybetmeyin. İşaret koyup sona bırakın.
En zor veya yapamadığınız soruları çözerken mevcut yöntemlerin dışına çıkabilirsiniz. Örneğin soruyu cevap şıklarından deneyerek yanıtlayabilirsiniz. Ancak bu size çok vakit kaybettirir.
En fazla hata
olumsuz soruda
Sosyal bilgilerden karşılaşacağımız sorular da yukarıdaki gibi kesin vurguyu içeren sorulardır. Özellikle sorulmak istenen kısmın altı çizilerek sizin soru kökünde nereye bakmanız gerektiğini göstermektedir.
Sosyal soruları genel olarak günlük hayatımızdan alıntılar içerecektir. Bu nedenle çözümüne yönelirken sosyal yaşamınızda gördüklerinizden ve bildiklerinizden faydalanabilirsiniz.
Sosyal bilgiler sorularında en çok hata yapılan kısımlar 'değildir, olamaz' gibi olumsuz biten sorulardadır.
Soru kökünün uzun olması sorunun çözümünün daha kolay olacağı anlamına gelir. Bunu gözden kaçırmamalısınız.
Sosyal sorularda en önemli nokta soruları çözmek için kullandığınız zamandır. Bu tür soruları toplam soru sayısınınn yarısı kadar sürede çözmeniz doğru yapma olasılığınızı artıracaktır.
Bilmediğiniz soruları işaretleyip geçiniz. Bunun sosyal sorular için anlamı aslında şudur; haturlayamadığınız bir bilginin sorulduğu bir sorununun o hatırlayamadığınız kısmı bir başka sorunun içindeki bir kelimeyle size çağrışım yapabilir.
Tarih sorularında öncüllü sorular da olacağı için öncülün sizden neyi istediğini sorulardan çıkarmanız işinizi kolaylaştırır.
Asıl ipucu şekillerde
Yukarıda görüldüğü üzere fen grubundan çıkacak sorular şekillerle donatılmış olacaktır. Bu nedenle görsel zekanızı en çok kullanacağınız yer burasıdır. Özellikle verilen şekli doğru analiz etmek sorunun çözümüne çok yaklaşmak anlamına geliyor.
Şeklin dışında soru kökü olarak verilen kısım şekilde görmeniz gerekenleri size metin olarak aktarır. Bu nedenle şekli incelemeden bu metin kısmını okumanız şekilde ne arayacağınızı bilmeniz açısından önemlidir.
Fen grubu soruları mutlaka şekillerle desteklenerek sorulacaktır.
Fen grubu sorularında en çok hataya düşülen nokta soruyu tam anlayamamaktır. Anlamayı yarım gerçekleştirdiğinizde çözümünüz de ona göre yarım olacaktır.
Fen grubu soruları genel olarak bilimsel verilere dayalı matematiksel kesinlikte olacakları için soruda bilimsel otoritelerin ikileme düştükleri bir kural veya bilgi hem sorulmayacak hem de soru da böylesi bir bilgi olmayacaktır.
Fen grubu soruları en çok 'kesinlikle, en çok, mutlaka' gibi ifadelerle biter. Bu ifadeler sorunun cevabını yüzde yüz etkileyen en önemli faktörlerdir. Bu kelimelerin altını soruyu hazırlayanların çizmiş olmasına rağmen siz de mutlaka çizin.
Diğer önemli bir husus şekilli soruları ard arda çözmeyin. Bu şu demektir. Mesela geometri sorularını çözdükten sonra özellikle fen grubundan fizik sorularını çözmeyin. Araya metin ağırlıklı başka bir fen dersinin 'biyoloji gibi' sorularını alın. Bu sürekli şekillere bakan göz kaslarınızın yorulmamasını sağlayacak, ayrıca gözünüzün bakış açısında farklılıklar oluşturacağı için doğru yapma ihtimalinizi artıracaktır.
Fen grubu soruları da bu sene SBS tarzında çıkacaktır. Şekil üzerinde yorum yapmanız istenecektir. Bu soru tipleri aslında cevaplarını da içinde barındırır. Yani soruların bu şekilde olması siz öğrencilerimizin işini kolaylaştıracaktır.
Harvard Hukukta İlk Kez Oldu...
Harvard'da Hukuk Fakültesi adına ilk kez bir Türk öğrenci konuşma yaptı. Can Vedat Yeğinsü Oxford'da İngiliz Edebiyatı bölümünü de birincilikle bitirdi..
ABD'nin Harvard Üniversitesi'nde perşembe günü yapılan mezuniyet töreninde ilk kez bir Türk öğrenci, Can Vedat Yeğinsü, Hukuk Fakültesi adına mezuniyet konuşması yaptı. İngiltere'nin en önemli hukuk okulu Inner Temple'ı birincilikle bitirdikten sonra Harvard'da uluslararası hukuk alanında yüksek lisans yapan Yeğinsü (27), 70 değişik ülkeden okul birincilerinin kabul edildiği fakültede bu eğitimi yapmanın önemine değindi, buradan yetişen avukatların geleceğin dünya liderleri olacağının altını çizdi. Sekiz bin kişiye seslenen Yeğinsü, duygularını SABAH'a anlattı: "Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet konuşmasını ilk defa bir Türk'ün vermesinden ülkem adına gurur ve heyecan duydum."
'OBAMA'NIN ZAFERİ TESADÜF DEĞİL'
80 bin Amerikan doları olan okul kayıt ücretinin yüzde 80'ini burslu karşılayan Yeğinsü, ABD başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti adayı olan Barack Obama ve eşi Michelle Obama'nın da Harvard Hukuk Fakültesi'nden mezun olduğunu hatırlatarak, "Obama'nın zaferi bir tesadüf değildir. Hukuk bir ülkenin omurgasıdır. Obama'nın Harvard Hukuk Fakültesi'ni seçmesi ülkesini tanımak içindi" dedi.