Milli Eğitim Bakanlığınca, 2007-2008 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının son sınıf ve alt sınıflardan sorumlu dersleri olanlara sınav yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2007-2008 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında öğrenim gören ve alt sınıflardan sorumlu dersleri bulunan öğrencilerin, ders kesimini takip eden ilk hafta içinde yapılacak sorumluluk sınavına girebileceği bildirildi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in imzasıyla yayımlanan genelgede, mezun olabilecek durumdaki öğrencilerin mezuniyet puanlarının hesaplanarak Temmuz ayı içerisinde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'ne bildirilmesi gerektiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Bu itibarla, 2007-2008 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında öğrenim gören ve alan değişikliğinden dolayı sorumlu tutulduğu dersler de dahil, alt sınıflardan sorumluluğu bulunan öğrencilerin mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla 'Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği'nin 41'inci maddesine göre 2007-2008 öğretim yılı ders kesimini takip eden ilk hafta içinde yapılacak olan ve sadece daha önceki yıllarda mezun olamayıp, sınav hakkı bulunan beklemeli durumdaki son sınıf öğrencilerinin sınava alınacağı sorumluluk sınavı döneminde, 2007-2008 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında öğrenim gören ve alt sınıflardan sorumlu dersleri bulunan öğrencilerin de sınava alınmaları hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim."
28 Mayıs 2008 Çarşamba
Ortalama Ve Sorumluluk Sınavı...
Erken Tatil Ücret Kaybı...
Eğitim-Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, 8. ve 11. sınıf öğrencilerinin bir hafta erken tatile girmesinin, öğretmenlerin ek ders ücretlerinde kayıp yaratacağını savundu.
Eğitim-Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, 8. ve 11. sınıf öğrencilerinin bir hafta erken tatile girmesinin, bu sınıflara derse giren öğretmenlerin ek ders ücretlerinde kayıp yaratacağını savundu. Bozgeyik, yaptığı açıklamada, ''kronik sorun olarak beliren sınavların eğitimde ölçme-değerlendirmenin aracı olmaktan çıkıp, sistemin amacı haline dönüştüğünü'' de belirtti.
Kontenjana İtirazı Olan Rektörler...
YÖK Genel Kurulu 20 üyenin 9’unun ret oyu vermesine karşın üniversitelerde yüzde 20’yi bulan kontenjan artışını onayladı.
YÖK Genel Kurulu 20 üyenin 9'unun ret oyu vermesine karşın üniversitelerde yüzde 20'yi bulan kontenjan artışını onayladı. Rektörler, kontenjan artışı konusunda üniversitelere danışılmamasının yanı sıra altyapı yetersizlikleri nedeniyle üniversitelerin büyük sorunlarla karşılaşacağını işaret ederken, eğitimin kalitesini önemli ölçüde düşüreceğini öne sürdüler.
YÖK Genel Kurulu, lisans eğitiminde yaklaşık 163 bin olan kontenjanları 42 bin artırırken, ön lisans programlarında da yaklaşık yüzde 20 artış yaparak 195 bin olan kontenjan miktarını 235 bine çıkardı. Söz konusu kontenjan artışı YÖK'ü ikiye bölerken, 20 üyenin 9'u kontenjan artışlarının bir plana göre yapılmadığı, üniversitelere danışılmadığı ve üniversiteleri okullaştıracağı gerekçesiyle artışa ret oyu verdi. ANKA'ya açıklamada bulunan rektörler, söz konusu artışın üniversiteleri büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakacağını bildirirlerken, eğitim kalitesini de önemli ölçüde düşüreceğini savundular. Rektörler, kontenjan artışı için yeterli altyapı bulunmadığına da işaret ettiler. Bazı rektörlerin konuya ilişkin görüşleri şöyle:
-“BÜYÜK TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”-
Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurkuran: “Bu orandaki bir artış için kalite anlayışından vazgeçmek gerekiyor. Çok büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Tabiî ki dışarıdaki bir buçuk milyon öğrenciyi de düşünmek gerekiyor ama işe yaramayan diploma anlayışına geçmemeliyiz. Bu orandaki bir artış üniversiteleri liseleştirecektir. Teknik ve sağlık dallarında yapılan artışın ne kadar olduğunu bilmiyoruz ama bu oran da çok yüksek ise çok büyük sıkıntılar olacaktır.”
-“KONTENJAN ARTIRIMI KAYNAK AKTARMADAN 12 ÜNİVERSİTE AÇMAKTIR”-
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras: “Bizlere sorulmadan bu artış yapıldı. Üniversitelerimizin bu artışı karşılayacak imkanları yok. Yüzde 20'ye yakın yapılan bu artış, hiçbir kaynak aktarmadan 10-12 üniversite açmaktır. Özellikle uygulamalı tıp fakültelerinde, bu artış, eğitimin kalitesini çok büyük oranda düşüreceği kesindir. Bun konunun ciddi bir biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.”
-“TÜRKİYE'YE YAPILAN EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR”-
ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut: “Bu orandaki kontenjan artışını Türkiye'nin geleceği açısından tehlikeli bir karar olarak görüyorum. Türk üniversiteleri son 5-6 yıldır hem mali hem de insan kaynakları açısından sıkıntı yaşıyordu. Kalite Komisyonu raporuna göre bir öğretim görevlisine 19 öğrenci düşecek düzeye getirilmesi gerekiyor. Fakat Türkiye'de bir öğretim görevlisine 40 öğrenci düşerken bu artış yapıldı. Bu nedenle Türkiye'deki üniversiteler ilk 500'e giremeyecek. Eğitimin kalitesi çok düşecek. Zaten en yüksek işsiz grubu yükseköğretim mezunlarından oluşuyordu. Bundan sonra kalitesiz mezunlar işsizliği artıracak. Kadro ve bütçe vermeden bu artış 4 yıl sonra 250 bin öğrenci artışı demektir. Yani YÖK, 10 bin öğrencisi bulunan 25 üniversiteyi bütçe ve kadro vermeden açmış oldu. Bu Türkiye'ye yapılmış en büyük kötülüktür. Bu durum Türkiye'nin AB'ye giriş hedeflerine de karşıdır. Avrupa'da da Türkiye alay konusu olacaktır. Umarız bu yanlıştan dönerler.”
-“SIKINTI GETİRECEK”-
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Kılıç: “Bu artışın üniversitelerin alt yapısı, öğretim üyesi sayısı gibi faktörlere bakılarak yapılması gerekiyordu. Bazı sıkıntılar getirecektir, özellikle de bizim gibi gelişmekte olan üniversiteler açısından. Üniversitelere çok sayıda öğrenci alınması çabası her zaman olmuştur ve olacaktır ama dikkatli yapılması gerekiyor. Umarız kaosa neden olmaz. Daha önce de üniversitelerden mezun olan herkes iş buluyor gibi bir durum yoktu. Şimdi de fazla bir fark olmayacak bu konuda, herkes yeteneklerine göre değerlendirilecek. Umarız bu artışın yansımaları iyi olur. Fakat mali imkanlar da iyi düşünülmeliydi.”
TÜRKSOY Genel Müdürü Seçildi...
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, TÜRKSOY’a üye ülkelerin Kültür Bakanları ve Heyet Başkanları ile biraraya geldi.
Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi'nin (TÜRKSOY) “24. Dönem Daimi Konsey Toplantısı” kapsamında, Azerbaycan Medeniyet ve Turizm Bakanı Ebulfez Karayev, Kazakistan Kültür ve Bilgi Bakanı Vekili Beibit İssabayev, Kırgız Kültür ve Bilgi Bakanı Sultan Rayev, Türkmenisten Kültür ve Teleradyo Yayınları Bakanı Gulmurad Muradov, Başkurdistan Başbakan Yardımcısı ve Kültür ve Ulusal Siyaset Bakanı İldus İlişev, Gagavuz Yeri Kültür İdaresi Başkanı Dimitri Kambur, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak, Tataristan Kültür Bakanlığı adına Radik Dimatdinov ve Tiva Kültür ve Bilgi Siyaseti Bakanlığı adına Galina Sürün Alekseyevna, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın makamında bir araya geldi.
Bakan Günay burada yaptığı konuşmada, dün gerçekleştirilen “24. Dönem Daimi Konsey Toplantısı”nda, TÜRKSOY'un yeni Genel Müdürü olarak Kazakistan eski Kültür Bakanı Duysen Kaseinov'un oy birliği ile seçildiğini açıkladı. Bakan Günay, TÜRKSOY'un Genel Müdürlüğü için bir devlet adamı ve akedemisyen olmasının yanı sıra çok değerli bir sanatçının görevlendirildiğine dikkat çekti. Kaseinov'un aynı zamanda bir keman virtüözü olduğunu anlatan Günay, “TÜRKSOY'un esas görevi Türk dili konuşan ülkeler arasında kültür açısından dayanışmayı geliştirmek ve bu kültür zenginliklerimizi dünyaya duyurmak. Bu alanda gerçekten bir sanatçının görev alması son derece sevindirici” diye konuştu.
TÜRKSOY'un bundan sonraki ilk toplantısının Bişkek'te gerçekleştirileceğini söyleyen Günay, burada Cengiz Aytmatov için düzenlenen törenlere katılacaklarını kaydetti. Aralık ayında ise Bakü'de toplanacak Avrupa Kültür Bakanları toplantısına katılacaklarını belirten Günay, böylece Avrupa Kültür Bakanları ile Türk dili konuşan ülkelerin Kültür Bakanlarının bir araya geleceğini dile getirdi.
27 Mayıs 2008 Salı
MEB'den Mesleki Eğitime Dev Proje...
MEB mesleki eğitimde yaşanan sorunların aşılması amacıyla dev bir proje hazırladı. Modelin nasıl işleyeceği ile ilgili ayrıntılar.
Milli Eğitim Bakanlığı, katsayı sorunu sebebiyle sekteye uğrayan mesleki eğitim için dev bir proje hazırladı. Bakanlık, mesleğe yönlendirme, istihdam edilebilir mesleki beceriler kazanma konusunda yeni bir modül çalışması başlattı. Rehberlik çalışmanın en önemli ayağını oluşturacak. Öğrenciler kişisel özelliklerine ve meslek özelliklerine göre mesleklere yönlendirilecek.
KAN TAHLİLİ GİBİ
Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir projeye imza attı. Mesleki eğitimde yaşanan sorunların aşılması amacıyla geliştirilen program öğrencilerin çok küçük yaşlardan itibaren başarılı olabilecekleri mesleklere yönlendirmeyi amaçlıyor. Çalışmaya göre çocuklar tamamen kişisel özelliklerine göre mesleklere yönlendirilecek. Tıpkı bir hastaneye gidince, kan tahlillerinden, çekilen filmlerden sonra doktorun hastalığı yorumlaması gibi her öğrenci de eğitim dönemi boyunca kişisel özellikleri tespit edilerek mesleklere yönlendirilecek.
NASIL İŞLEYECEK?
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Rehberlik Danışma Hizmetleri Genel Müdürü Ruhi Kılıç, modeli "Diyelim ki öğrenci muhasebeci olmak istiyor. Muhasebecilik mesleğinin özelliklerine göre mesela kişinin sabırlı olması, kapalı ortamda çalışması gerekiyor. Kişisel özelliklerinin meslek için gereken 60 özellikten kaçını karşılayacağı belirlenecek. Bu tür bilgileri içeren veriler kendilerine sağlanacak. Veriye dayalı olarak uygun mesleği seçmesinde öğrenciyi, aileyi yönlendirmede temel teşkil edecek verili dosya sunulacak" dedi.
SANAL DOSYALAR OLUŞTURULACAK
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik dev bir projeye daha imza atmaya hazırlanıyor. Bu proje çerçevesinde her öğrencinin kişisel özelliklerini, yeteneklerini, ilgi alanlarını içeren bir sanal dosyası olacak. Her mesleğin de 60'a yakın özelliği tespit edilecek. Bu veriler öğrencinin kişisel özellikleri meslek özelliklerinin karşılaştırılmasında kullanılacak.
Valiye Elini Öptürdü...
Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı, okulu teftişe gitti ama, ters köşe oldu. Bir öğrencinin sorusunu bilemeyince, bükemediği bileği öptü.
Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı, inceleme yaptığı ilköğretim okulunda sohbet ettiği öğrencilerden birinin yönelttiği "8 tane 8 nasıl 1000 eder" sorusunu bilemeyince küçük kızın elini öptü.
Türkiye Kızılay Derneği Eskişehir Şubesi'nin "Kardeş Okul" protokolü imzaladığı 30 Ağustos İlköğretim Okulu'nu ziyaret eden Vali Çalışıcı, ziyaret ettiği sınıfta öğrencilere sorduğu bir matematik probleminin doğru yanıtını alamayınca, çözümünü tahtada gösterdi ve "Bu soru yüzünden sizin gibi okurken 100 pide kaybettim" dedi.
Bunun üzerine 4-C sınıfından Mine Uysal adlı bir kız öğrenci de Çalışıcı'ya "8 tane 8 nasıl 1000 eder" diye sordu. Çalışıcı, soruyu yanıtlayamayınca, "Bükemediğin bileği öpeceksin" diyerek Uysal'ın elini öptü. Uysal, yanıtı şöyle açıkladı: "888'e 88 ekleyip üç 8 toplandığında, 8 tane 8 kullanılarak 1000 rakamına ulaşılır."
Tüm Masraflar Sibel Can'dan ...
Sibel Can, üç yıldır mum ışığında ders çalışan Pınar Soykan'ın eğitim masraflarını üstlenmeye karar verdi..
Manisa Saruhanlı'ya bağlı Nuriye beldesinde yaşayan Saruhanlı Çok Programlı Lisesi 9/B sınıfı öğrencisi Pınar Soykan (15), maddi imkânsızlık nedeniyle elektrikleri kesildiği için 3 yıldır mum ışığında ders çalışıyordu. Her yıl okul birincisi olan, şimdiye dek 9 takdir, 2 teşekkür, 1 onur belgesi alan Pınar'ın okul masraflarını komşuları karşılıyor, otobüs sürücüleri de ücret almıyordu. Haberin yayımlanmasının ardından duygulanan Sibel Can, "Geleceğimiz olan gençlerin maddi imkânsızlık yüzünden okuyamaması beni üzüyor. Daha önce 2 okul yaptırdım. Şimdi de Pınar'a ışık tutacağım" dedi. Sibel Can, Pınar'ın tüm eğitim masraflarını karşılayacak.
HERKES SEFERBER
Sibel Can'ın yardımcısı aracılığıyla aradığını ve hesabına para yatırdığını söyleyen Pınar, "Ünlü bir sanatçının eğitimime destek sağlaması beni ve ailemi çok mutlu etti. Ben de liseyi birincilikle bitireceğim" dedi. Üniversite sınavlarında Türkiye birinciliğini Manisa'ya getireceğini iddia eden Soykan, "Üniversite diplomamı Sibel Can'a ve hayırseverlere armağan edeceğim" diye konuştu. Soykan ailesinin borcu Manisa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından ödenince Pınar 3 yıl sonra yeniden elektrikle ders çalışma imkânına kavuştu. Öte yandan, adlarının açıklanmasını istemeyen 2 hayırsever Pınar'a burs verirken, Manisa Ticaret Odası bilgisayar hediye etti. Manisa'daki Özel Doruk Koleji Pınar'ı burslu olarak kabul etmeye hazır olduğunu açıklarken, Final Dershaneleri ücretsiz olarak üniversite hazırlık kursuna kabul edeceklerini bildirdi. Manisa Ticaret Borsası Başkanı Arif Koşar ve Yönetim Kurulu üyesi Sadık Özkasap Pınar'a eğitim hayatı boyunca her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söylediler.