24 Temmuz 2008 Perşembe

TOBB'dan Tercih Önerileri...

TOBB Başkan Yardımcısı Üzülmez, üniversite adaylarından gelecek vaat eden meslekleri seçmelerini istedi.

Üzülmez'e göre, sağlık ve perakendecilik eğitimi alanların işsizlik kaygısı olmayacak

TOBB Başkan Yardımcısı ve Konya Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Üzülmez, Türkiye'de ağırlık verilecek 8 yeni teknoloji ile sağlık ve perakende eğitimi alan gençlerin gelecekte işsizlik kaygısı olmayacağını bildirdi. Üzülmez, bugünlerde tercih arifesinde olan üniversite adaylarının geleceğine yön verecek bölümleri tercih ederken, ufuklarını geniş, girişimci ruhlarını ön plana çıkarabilecekleri ve mutlak başarı elde edeceklerine inandıkları alanları seçmelerini istedi.

Yakın gelecekte son dönemlerde yeni yeni konuşulmaya başlayan mühendislik dallarının popüler olacağını ifade eden Üzülmez, teknolojik gelişmeye bağlı olarak ortaya çıkan mühendislik dalları arasında hayal gücü ve girişimcilik gerektiren mühendislik dallarının ön plana çıkacağını söyledi. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) strateji belgesine göre ülkede 8 yeni teknolojiye ağırlık verileceğini belirten Üzülmez, şöyle konuştu:

GELECEĞİN MESLEKLERİ

''Buna göre, biyoteknoloji ve gen teknolojileri, bilgi ve iletişim teknolojileri, nanoteknoloji, enerji ve çevre teknolojileri, mekatronik mühendisliği, üretim ve sayaç teknolojileri, malzeme teknolojileri ve tasarım teknolojileri ile sağlık ve perakendeyi geleceğin meslekleri arasında sayabiliriz. Bu teknolojilerle ilgili Türkiye'deki üniversitelerde yeni bölümler açılmaya başladı. Öyle görünüyor ki bu bölümlerden mezun olanların işsizlik kaygısı da olmayacak.''

Üzülmez, Türkiye'de bilgisayar bilimleri ve mühendislikleri, biyolojik bilimler ve biyo mühendisliği, makine ve elektrik tasarım ve üretim teknolojileri ile inşaat mühendislerinin de gelecek kaygısı olmayan meslekler olduğunu bildirdi. Üzülmez, ''Mühendis, var olmayan ürünleri hayalinde üretebilmek demektir. Mühendis, hayalinde canlandırdığı ürünleri fiziksel olarak üretebilendir. Bu nedenle artık mühendislik eğitimi de değişecek. Masa başında mühendislik dönemi artık sona ermektedir'' dedi.

22 Temmuz 2008 Salı

Açık Liselilere Ek Sınav...

Milli Eğitim Bakanlığı, Açık öğretim liseleri için ek sınav şansı getirdi. Ek sınav ne zaman nerelerde yapılacak, kimler katılabilecek? İşte ayrıntılar...

Milli Eğitim Bakanlığı, Açık öğretim liseleri için ek sınav şansı getirdi. Ek sınav 81 il merkezinde 16-17 Ağustos tarihlerinde yapılacak. Meslek dersinden kalan öğrenciler için yapılacak olan uygulamalı sınav ise 01-07 Eylül tarihlerinde yapılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk imzalı "Sınav" başlıklı genelgede, açık öğretim lisesi ve mesleki açık öğretim liseleri için ödev, sözlü sınav, kanat, ortalama yükseltme sınavlarının olmadığına işaret edildi. Bu okul öğrencileri için ek sınav şansı getirildiği kaydedilen genelgede kimlerin ek sınavlardan yararlanabileceği anlatıldı.

EK SINAVA KİMLER KATILABİLECEK

2007-08 eğitim yılı 2. dönemi itibariyle öğrencilik durumu aktif ya da donuk olanlar ile açık öğretim lisesinin 3 yıllık genel lise programına kayıtlı olup en az 5 en fazla 40 kredi eksiği bulunanlar sınavlara girebilecek. Mesleki açık öğretim lisesine kayıtlı olup, 6 dönem ve üzerinde eğitim görmüş, yüz yüze eğitimini ve stajını tamamlamış, mezun olabilmesi için 40 krediye kadar eksiği bulunanlar ile yüz yüze eğitiminde başarısız dersi olan, ancak kültür derslerinde en fazla 24, meslek derslerinden ise en fazla 26 kredi olmak üzere toplamda 50 kredi eksiği bulunanlar sınava katılabilecek.

Lise ara sınıf öğrencisi olarak mesleki açık öğretim lisesine kayıt yaptıran meslek açık öğretim lisesinde en az bir kez sınava girmiş olup, tasdiknamesinde alacağı meslek dersi olmayan ve stajını tamamlamış öğrenciler ek sınava girebilecek. Ayrıca, lise ara sınıflarından ayrılarak açık öğretim lisesi genel lise programına kayıt yaptıran ve açık öğretim lisesinde en az bir kez sınava girmiş olup, 2007-08 öğretim yılının 1 veya 2. döneminde öğrenim görmüş olanlar da ek sınava girebilecekler.

BAŞVURULAR 21-30 TEMMUZ'DA

Ek sınav 81 il merkezinde 16-17 Ağustos 2008 tarihlerinde merkezi sistemle yapılacak. Meslek dersinden kalan öğrenciler için yapılacak olan uygulamalı sınav ise 01-07 Eylül 2008 tarihlerinde yapılacak. Ek sınava girecek öğrencilerin sınav ücreti olarak 20 YTL yatırması gerekiyor. Ek sınava katılmak isteyen öğrencilerin 21-30 Temmuz 2008 tarihleri arasında Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerine başvurmaları gerekiyor.

Eğitim Fakülteleri Hukukla Yarışıyor...

Yüksek puanlı hukuk, tıp, mühendislik gibi bölümler arasına öğretmen yetiştiren fakülteler de katıldı.

Gazi'de Türkçe öğretmenliği 355 puana ulaştı. İstanbul Üniversitesi'nde sınıf öğretmenliği 338 puan oldu

Üniversitelerde tıp, diş hekimliği, mühendislik, hukuk gibi programlar, kendi puan türleri arasında en yüksek taban puanlı programlar olarak öne çıkıyor. Tercih yapacak adayların, 2008-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alan tabloları dikkatli incelemeleri gerekiyor. Kılavuzda, programların taban puanlarının yanı sıra, öğretim süreleri, puan türleri, genel kontenjanları, okul birincisi kontenjanları, program için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan burs verilip verilmediği, özel koşulları bulunup bulunmadığı ve o programı tercih eden öğrencilerin başarı sıralarına ilişkin bilgiler yer alıyor.

Adayların tercih yaparken öncelikle, o programın başarı sırası ile kendi başarı sıralarını karşılaştırmaları öneriliyor. Kılavuzda programların taban puanları da öğrencilere fikir verebiliyor, ancak talebin yoğunluğuna göre taban puanlar değişebiliyor. Adayların bu durumu mutlaka göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Kılavuza göre, üniversitelerin tıp, diş hekimliği, mühendislik, hukuk gibi programları en yüksek taban puanlı bölümler olarak öne çıkıyor.

TIP'TA TABAN 350-370

Sayısal-2 puan türüne göre öğrenci alan tıp fakültelerinin taban puanları 350-370, Sayısal-2'ye göre öğrenci alan diş hekimliğinin 348-355, Eşit Ağırlıklı-2'ye göre öğrenci alan hukuk fakültelerinin 330-345, Eşit Ağırlıklı-2'ye göre öğrenci alan sınıf öğretmenliğinin 315-332, Sözel-2'ye göre Türkçe öğretmenliğinin 331-353, Eşit Ağırlıklı-2'ye göre öğrenci alan iktisatın 265-359, Sayısal-2'ye göre öğrenci alan inşaat mühendisliğinin 308-352, Sözel-2'ye göre öğrenci alan Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünün 211-317 arasında değişiyor.

OKS'nin Sıfırcıları Erkek...

OKS'de erkekler daha tembel çıktı. Sıfır puan alan 31 bin 221 öğrencinin 22 bin 412'si erkek..

Bu yıl yapılan Ortaöğretim Kurumları Sınavı'nda (OKS) 31 bin 221 öğrenci, verdiği yanlış yanıtlar doğru yanıtlarını götürdüğü için ham puan barajını geçemedi ve sıfır puan aldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre, özel okullardan 71 öğrenci sıfır puan alırken, devlet okullarından sıfır çeken öğrenci sayısı 31 bin 150 oldu.

HAKKÂRİ İLK SIRADA
3 bin 526 öğrencinin sınava girdiği Hakkari'de 339 öğrenci sıfır puan aldı. Bu Hakkâri'de sınava giren her 10 öğrenciden birinin sıfır çektiğini gösterdi. Sıfırcı iller sıralamasında ikinci il ise Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in memleketi Van oldu. 11 bin 158 öğrencinin sınava girdiği Van'da 339 öğrenci sıfır çekti. Hakkâri ve Van'ı, Ağrı, Şırnak, Bingöl, Siirt, Mardin, Muş, Kars ve Iğdır izledi. Sınavın en başarılı 10 ili arasında bulunan Yalova en az sıfırcının da çıktığı il oldu. 2 bin 764 öğrencinin sınava girdiği Yalova'da sadece 48 öğrenci sıfır puan aldı.

İSTANBUL'UN KARNESİ
OKS'de 18 birinci çıkaran İstanbul sıfırcı öğrenci sayısı ile de üç büyük ilin içinde birinci oldu. 163 bin 721 öğrencinin sınava girdiği İstanbul'da 30 öğrenciden biri sıfır çekerken, İzmir'de 34 öğrenciden biri, Ankara'da 36 öğrenciden biri sıfır çekti. 17 bin öğrencinin sınava girdiği Diyarbakır'da ise 19 öğrenciden biri sıfır aldı. Sıfırcı öğrencilerin 22 bin 412'sini erkekler oluştururken kız öğrencilerin sayısı 8 bin 809'da kaldı. Sınavda sıfırcıların en başarısız olduğu ders matematik oldu.

Kocasının Israrıyla Derece Yaptı...

Ev hanımı Zehra İlhan, ne yıllarca üniversite sınavına hazırlandı ne de ödüllü büyük hedeflerin peşinden koştu.

Ev hanımı Zehra İlhan, ne yıllarca üniversite sınavına hazırlandı ne de ödüllü büyük hedeflerin peşinden koştu. Onun tek hedefi, üniversitede Türk dili ve edebiyatı bölümünde okumaktı.

Zehra İlhan, açık liseyi bitirdiğinde evlendi. 1 yıl içinde çocuğu olan genç kadın, tam 'hayallerim bitti' derken eşi Mehmet İlhan'ın ısrar ve teşvikiyle yeniden üniversite sınavına hazırlandı. Zehra İlhan, Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) Sözel alanda 347 puan alarak Türkiye 157.si ve Sözel 2 puanında da Türkiye 198.si oldu. Zehra İlhan, aldığı puanla Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı veya Fatih Üniversitesi'nin aynı bölümünü burslu tercih etmek istiyor.

Zehra İlhan, "Arkadaşlarım hep 'senin okuma işin artık hayal' diyordu. Ancak ben o yıl açık liseyi bitirip üniversiteye hazırlanmaya başladım. Kitaplardan kendi kendime çalışıyordum. ÖSS'ye hazırlandığım yıl kızım Azra dünyaya geldi. O sene 322 puan alınca herkes şaşırdı. Bu puanla felsefe öğretmenliği gibi bölümlere girebiliyordum ama ben Türk dili okumak istiyordum. Eşim beni teşvik etti. 'Sen de potansiyel var, okuyabilirsin' dedi. Bunun üzerine büyük hedefler koydum." diye konuştu. Sene başında sınava hazırlık amacıyla bir dershaneye kayıt yaptırmak için gittiğinde 'paranızı boşa harcamayın, hem evlisiniz hem de çocuğunuzla bu işi başarma imkânınız çok zor' gibi bir tepkiyle karşılaştığını anlatan Zehra İlhan, bu tür olumsuzluklara rağmen dershaneye girdiğini ve yapılan bütün deneme sınavlarında şube birinciliği elde ettiğini söyledi.

Başarısında en büyük katkıyı kocası Mehmet İlhan'ın verdiğini ifade eden Zehra İlhan şöyle konuştu: "Eşim işletme fakültesi mezunu olduğu için, benim aynı zamanda matematik öğretmenim oldu. Bana akşamları sürekli matematik çalıştırdı. Dershaneye gittiğimde çocuğa baktı, gerektiğinde yemek yaptı, bulaşık yıkadı, ev işlerinde bana yardımcı oldu."

Günlük 4-5 saate kadar ders çalıştığını kaydeden İlhan, başarısında istikrarlı çalışmanın büyük payının olduğunu vurguladı. Boğaziçi Üniversitesi'ni tercih etmesi durumunda çift anadal programı sayesinde iki fakülte bitirmek istediğini söyleyen İlhan, verilen emeklerin karşılığını görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Koca Mehmet İlhan ise "Eşimin okuması için her türlü desteği verdim, vermeye de devam edeceğim. Şimdi eşimin seçeceği iki üniversitenin bulunduğu yerlerde ev bakıyoruz. Tercihler aşamasından sonra taşınacağız." diye konuştu.

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Öğrenci Bilgiyi Nasıl İçselleştirir?

Bilgiye ulaşma ve bilginin beceriye dönüştürülerek günlük yaşamda kullanılabilmesi için, eğitim sürecinde sosyal etkinliklere de yer verilmesi gerekir.

Bilgiye ulaşma ve bilginin beceriye dönüştürülerek günlük yaşamda kullanılabilmesi için, eğitim sürecinde sosyal etkinliklere de yer verilmesi gerekir. Sosyal aktivitelerle öğrencilere hayal bile edilemeyecek nitelikler kazandırılabili

Eğitimin en temel amacı, öğrencilere birey olma niteliklerini kazandırmak ve bu bireyleri hayata hazırlamaktır. Eğitim kurumlarının bu işlevini yerine getirebilmesi için öğretmenlerin bakış açısı, bilgi ve birikim konusunda donanımlı olması gerekir. Öğrencilerde istendik davranış değişikliği yapmayı hedefleyen eğitimciler, sahip oldukları vizyon ve taşıdıkları misyon bilinci ile hedeflerine daha kısa sürede ulaşabileceklerdir.

Geleneksel eğitimci portresinin karakteristik özelliklerinden birisi, öğrenme ve öğretme sürecinde müfredatı yetiştirme endişesidir. Bu endişeye kapı aralayan bakış açısı, belki de öğretimden eğitime geçilemeyişin temel sebebidir. Ezberci öğretimden işlevsel öğrenmeye geçmeyi engelleyen temel anlayış da bu olsa gerek. Alışılagelen öğretim anlayışı, öğrencilere mevcut bilgileri ezberletmekten öte bir şek kazandıramaz. Eğitimde çağdaş dünyanın takip ettiği strateji, yöntem, teknik ve taktiklerinin uygulanmaya başlaması gerekir. Eğitimciler, ellerindeki müfredatı bir yol haritası olarak görmeleri ve öğrencilerin edindikleri bilgileri beceriye dönüştürebilmelerinin ortamlarını hazırlama amacı taşımalıdırlar.

Sosyal aktivitelerin işlevi

Bilgiye ulaşma ve elde edilen bilgilerin beceriye dönüştürülerek günlük yaşamda işe yarayacak bir şekilde kullanılması için, eğitim sürecinde sosyal etkinliklere sık sık yer verilmesi gerekmektedir. Sosyal aktivitelerle öğrencilere hayal bile edemediğimiz nitelikler kazandırılabilir. Öğrencilerin müfredatta belirtilen kazanımların ötesinde nitelik kazanmalarına ve beceri geliştirmelerine ortam hazırlar. Okullarda bu amaçla yapılacak etkinlikler arasında belirli gün ve haftaların kutlama etkinlikleri (günün anlam ve önemini belirten yazı yazma, yazdığı yazıyla ilgili topluluk karşısında konuşma yapma, şiir okuma, skeç ya da parodide rol alma vb.), okul, sınıf gazete ve dergilerinde görev üstlenme, piyeste rol alma, şiir dinletilerinde şiir okuma, değişik konularda düzenlenen yarışmalara katılma, araştırma, gezi ve gözlem etkinliklerinde bulunma vb. sayılabilir. Sosyal aktivitelerle öğrencilere kazandırılacak niteliklerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

İletişim becerisi

Sosyal etkinlikte görev alan öğrenciler çevresindeki insanlarla sağlam bir iletişim kurabilme yeteneğini kazanırlar. Yanlış anlamalardan doğan iletişim kazalarına uğramazlar.

Öz güven duygusu ve sorumluluk alma bilinc

Etkinliklerde rol üstlenen bireylerin kendilerine olan güvenleri artar. Üstlendikleri görevleri yerine getirdikten sonra daha karmaşık, üst düzey görevlere talip olabilirler. Başarı başarıyı getirir. Öz güveni artan bireyler sorumluluk almaktan kaçınmazlar. Bu niteliği kazanan bireylerin hayatta başarılı olma konusunda büyük avantajlar elde ettiği unutulmamalıdır. Öğrencilere değişik sosyal etkinliklerle öz güven duygusu ve sorumluluk bilinci kazandıran eğitim kurumları, bireyleri hayata hazırlama konusunda büyük bir işlevi yerine getirmiş sayılırlar.


Sosyal ve toplumsal bilinç

Farklı etkinliklerde görev alan öğrencilerin sosyal ve toplumsal olaylara karşı duyarlılıkları artar. İyiyi kötüden, yararlıyı zararlıdan ayırarak tepki göstermekten ya da takdir duygularını dile getirmekten geri durmaz


Birlikte uyum içinde çalışma ve iş yaşamında başarı

İş ve sosyal yaşamda başarılı olmanın en temel şartlarından birisi içinde bulunduğu ortamda çevresindekilerle uyumlu olmaktır. Kaynaşma ve dayanışma ruhu içerisinde hareket edebilmek, nerede ve nasıl konuşup, nasıl davranacağını bilebilmek önemli özelliklerdendir. Bu özelliklerin kazanılmasında sosyal etkinliklerin önemi büyüktür.

İnisiyatif kullanabilme

Eldeki bilgileri doğru yorumlamak inisiyatif kullanarak doğru ve çabuk karar alabilmek bireylerin sahip olmaları gereken en önemli nitelikler arasındadır. Yine gözlemlenen olaylarla ilgili olarak sebep sonuç ilişkisi kurmak ve eldeki verilerden çıkarımlarda ve önsezide bulunabilmek önemli kişisel niteliklerdendir. Çevresinde olup bitenlere at gözlüğüyle bakmaktan kurtulan bireyler, maruz kalmaları muhtemel olan birtakım olumsuzlukları görerek önceden tedbir alabilirler.

Olaylara geniş ve farklı perspektiften bakabilme

Karşılaşılan durumların artıları ve eksilerinin iyi hesap edilerek isabetli tercihlerde bulunmak önemlidir. Olayları çok yönlü düşünerek uzun vadede sonuçlarının nasıl olacağını iyi hesap etmek gerekir. Bu ise olaylara farklı bakış açılarından bakmayı gerektirir.


Temel dil becerilerini geliştirebilme


Anlama ve anlatma alanları ve bu alanların üzerine inşa edildiği dört temel ayak olan okuma ve dinleme (anlama), konuşma ve yazma (anlatım) becerilerinin öğrenme ve öğretme süreci uygulamalarıyla geliştirileceği unutulmamalıdır. Sosyal etkinlikler bu becerileri kazandırılıp geliştirilecek önemli uygulama alanı olarak düşünülmelidir.

Görüldüğü gibi eğitimde sosyal aktivitelere yer vererek, öğrencilerin programlarda belirtilen temel becerileri edinmeleri sağlanmakta, hatta daha üst düzey becerileri kazanmalarına ortam hazırlamaktadır. Bu yüzden, eğitimcimler, sosyal etkinlikleri amaçsız bir eylem olarak görme anlayışından vazgeçip, öğrenme ve öğretme sürecinde mümkün olduğu kadar sosyal etkinliklere yer vermeli, öğrencilerin bilgiyi beceriye dönüştürmelerinin ortamını hazırlamalıdırlar.

Bu şekilde hareket ettiklerinde müfredatı yetiştiremeseler bile, eğitimin en temel amacı olan bireyi hayata hazırlama konusunda önemli bir görevi yerine getirdiklerini unutmamalıdırlar.

Bilim Olimpiyatlarında Türkiye'ye 3 Altın...

İspanya, Macaristan ve Hindistan'da yapılan uluslararası bilim olimpiyatlarında Türk öğrenciler madalyaları topladı.

Matematik, kimya ve biyoloji milli takımına katılan 14 öğrenci, 3 altın, 4 gümüş ve 6 bronz madalya kazandı.

Uluslararası Bilim Olimpiyatları'nda Türkiye'yi temsil eden milli takımlar, madalyaları topladı. Uluslararası matematik, kimya ve biyoloji milli takımına katılan 14 öğrencinin 13'ü madalya kazandı. Öğrenciler 3 altın, 4 gümüş ve 6 bronz madalya elde etti.

İlk sevindirici haber İspanya'nın başkenti Madrid'de yapılan 49. Uluslararası Matematik Olimpiyatları'ndan geldi. 535 lise öğrencisinin yarıştığı Matematik Olimpiyatları'na 6 öğrenciyle katılan Türkiye, 3 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalyayla tarihindeki en büyük başarıyı elde etti. Türkiye 97 ülke arasında 8. olurken, 5 yılda üç birincilik, iki ikincilik alan Çin bu yıl birinci, Rusya ikinci, ABD üçüncü sırada yer aldı. Türk öğrencilerinin başındaki öğretmen Şahin Emrah, "Bu zamana kadarki en iyi derecemizi aldık. Şimdiye kadar 1 altın madalyayı geçememiştik, ama bu kez 3 altın madalya aldık." dedi. 1959 yılından bu yana yapılan Uluslararası Matematik Olimpiyatları'nda son olarak 2003'te sekizincilik elde eden Türkiye, 2007'de 17., 2006'da 19., 2005'te 21., 2004'te 32. olmuştu.

Öğrencilerin bireysel olarak yarıştırıldığı olimpiyatlarda altın madalya alabilmek için toplamda 31 puanı yakalamak yeterli. İzmir Fen Lisesi'nden Umut Varolgüneş 36, Ankara Pınar Koleji'nden Melih Üçer ve Ankara Fen Lisesi'nden Ömer Faruk Tekin 35'er puanla altın madalya kazandı. İzmir Fen Lisesi'nden Fehmi Emre Kadan gümüş, Ankara Samanyolu Koleji'nden Alper İnecik ve İzmir Yamanlar Koleji'nden Semih Yavuz da bronz madalya aldı. 49. Uluslararası Matematik Olimpiyatları ödül töreni, İspanya Veliaht Prensi Felipe ve İspanya Eğitim, Sosyal Politika ve Spor Bakanı Mercedes Cabrera'nın katılımıyla bugün akşam yapılacak.

Macaristan'da yapılan 40'ıncı Uluslararası Kimya Olimpiyatları'nda da milli takımdaki 4 öğrenci madalya aldı. Yamanlar Koleji'nden Mahmut Tekin ile İstanbul Fatih Koleji'nden Hüseyin Ergüven gümüş, İstanbul Fatih Koleji'nden Mehmet Vural ve Ankara Samanyolu Lisesi'nden Muammer Yusuf Yaman bronz madalya almaya hak kazandı. Hindistan'da yapılan 19'uncu Uluslararası Biyoloji Olimpiyatları'nda da Ankara Samanyolu Koleji öğrencisi Mustafa Burak Tunç gümüş, İzmir Yamanlar Koleji'nden Emine Müleyka Yükselen ile Ankara Samanyolu Koleji'nden İlkay Şamil Beydilli bronz madalya almayı başardı. 39'uncu Uluslararası Fizik Olimpiyatları 20-29 Temmuz 2008 tarihlerinde Vietnam'da, 20'nci Uluslararası Bilgisayar Olimpiyatları 16-23 Ağustos'ta Mısır'da yapılacak.

Bilim olimpiyatlarında üç madalya almalarının Türk milleti adına gurur verici olduğunu söyleyen Yamanlar Eğitim Kurumları Genel Müdürü Sebahattin Kasap, her madalya kazandıklarında Türk Milli Futbol Takımı şampiyon olmuş gibi sevindiklerini söyledi. Yamanlar Eğitim Kurumları'nın, bugüne kadar uluslararası bilim olimpiyatlarında 136 madalya ile Türkiye'nin en çok madalya kazanan okulu olduğunu söyleyen Kasap, şunları söyledi: "Gelecek hafta Vietnam'da yapılacak fizik olimpiyatlarında da öğrencilerimizin ülkemize yeni madalyalar kazandırmalarını bekliyoruz."