11 Nisan 2008 Cuma

Çelik'ten Genel Liselere Müjde...

Çelik, Fen liselerinin, Finlandiya okullarından bile daha başarılı olduğunu belirtirken, genel liselerin de başarı oranını yükseltmek için program çokluğuna dayalı bir eğitime geçileceğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Fen liselerinin, eğitimde en başarılı ülke olan Finlandiya okullarından bile daha başarılı olduğunu belirtirken, genel liselerin de başarı oranını yükseltmek için program çokluğuna dayalı bir eğitime geçileceğini söyledi.

Çelik, yeni uygulamaya konulan müfredatın AB eğitim anlayışı ile örtüştüğünü belirterek, müfredattaki değişimin sonuçlarının görülmesi için bir süre beklenmesi gerektiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Fen liselerinin, eğitimde en başarılı ülke olan Finlandiya okullarından bile daha başarılı olduğunu belirtirken, genel liselerin de başarı oranını yükseltmek için program çokluğuna dayalı bir eğitime geçileceğini söyledi. Çelik, yeni uygulamaya konulan müfredatın AB eğitim anlayışı ile örtüştüğünü belirterek, müfredattaki değişimin sonuçlarının görülmesi için bir süre beklenmesi gerektiğini söyledi.
OECD Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın (PISA) ele alınacağı “Eğitimde Bir Başarı Örneği, Finlandiya: PISA Sonuçlarının Etkenlerinden Program Geliştirme ve Öğretmen Eğitimi” Paneli TOBB ETÜ'de yapıldı. Dünyada en öncelikli meselenin eğitim olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanı Çelik, bu konunu ülkelerin zenginliğinin hesaplanmasında da öne çıktığına işaret etti. Bakan Çelik, ülkelerin zenginliğinin önceden sahip olunan mallar ile doğru orantılı olarak hesaplandığını belirtirken, bu durumun artık yetişmiş insan kaynakları ile doğru orantılı olduğunu ifade etti. Çelik, Dünya Bankası'nın 1995 yılından sonraki raporlarında ülkelerin zenginliğini yüzde 60'ının yetişmiş insan kaynağı olarak belirtildiğine işaret ederek, bilgi temelli toplumun büyük önem taşıdığını ortaya çıktığını kaydetti.

-“FEN LİSELERİMİZ FİNLANDİYA OKULLARINDAN BİLE BAŞARILI”-

Çelik, Türkiye'nin PISA'ya 2003 yılında girdiğini ve daha önce bu programa girilmemesinin önemli bir eksiklik olduğunu söyleyerek, “Başkalarının bize ayna tutmasından rahatsız olmamalıyız. PISA da bizim için bu işlevi görüyor” dedi. PISA'da Türkiye'nin hak ettiği yeri alamadığını belirten Çelik, bu durumun Türkiye'de okul türlerinin çokluğundan kaynaklandığını ifade etti. Çelik, “Finlandiya Fen bilimleri okur yazarlığında birinci sırada. Türkiye ise yeterli başarı sağlayamadı bunun nedeni Anadolu Lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi gibi ayrımdan kaynaklanıyor. Buralara giremeyenler genel liselere giriyor. Bu nedenle bu okullarımız genel liselere oranla daha başarılı. PISA sınavına gireceklerin 71'i genel liseden 17'si ise Anadolu liselerinden seçildi. Aslında bakarsanız Türkiye'de Fen liselerinin başarısı Finlandiya'nın bile üzerinde. Anadolu Liseleri de Finlandiya ile aynı seviyede. Fakat genel liselerimizin başarısı Finlandiya seviyesinin çok çok altında” diye konuştu.

-“EĞİTİM ALANINDAKİ DEĞİŞİMİN SONUÇLARI SÜRE ALIR, SABIRLI OLMALIYIZ”-

Çelik, Türkiye'deki okul türleri arasında önemli farklar bulunduğunu ve bu sorunu gidermek için okul türü çeşitliliği yerine program çeşitliliğine dayalı bir sisteme geçeceklerini anlattı. 2003 yılındaki müfredatın Avrupa ülkelerindeki müfredat ile taban tabana zıt olduğunu ifade eden Çelik, o dönemki müfredatın kitle tipi eğitim olduğunu ve herkesi aynı zeka düzeyindeymiş gibi eğitim aldığını söyleyen Çelik, “Artık çoklu zeka kuramının öngörüldüğü, öğretmen merkezli değil, öğrenci merkezli bir müfredata sahip olduk. Ezberci değil öğrenmeyi öğreten yapısalcı bir müfredatı devreyle soktuk” dedi. AB'nin eğitim anlayışı ile yeni müfredatın uyum örtüştüğünü kaydeden Çelik, eğitim alanındaki değişikliklerin sonuçlarının görülmesinin ise belli bir süre alacağını, sabırlı olunması gerektiği uyarısında bulunda.

-VAKIFLARA ÜNİVERSİTE KURUN DESTEĞİ-

Çelik, eğitimde müfredat değişimi ile başarı ortalamasının daha yukarı seviyelere getirilmesinin amaçlandığın belirtirken, okullaşma oranını da yukarı çekmeyi planlandıklarını söyledi. 2012 yılına kadar ilköğretimde okullaşma oranını yüzde 100 ortaöğretimde ise yüzde 90 seviyesine çıkarma hedefleri olduğunu dile getiren Çelik, yükseköğretimde de hedefler doğrultusunda son 5 yılda 40 üniversite açtıklarına dikkat çekti. Çelik, “Vakıfların üniversite açması için de oluyoruz” dedi.

-“OECD'DE EĞİTİME EN YÜKSEK PAY AYIRAN 3 ÜLKEDEN BİRİ TÜRKİYE”-

Çelik, 2003 yılından beri en fazla bütçenin eğitime ayrıldığın kaydederken, daha önce en yüksek payın savunmaya yapıldığına işaret etti. Çelik, OECD ülkelerinin GSMH'sine oranla eğitime ortalama yüzde 5,8 pay ayırdığını kaydeden Çelik, Türkiye'nin eğitime ayırdığı payın yüzde 7,3 olduğuna dikkat çekti. Çelik son 5 yıldır OECD ülkeleri arasında GSMH'ye oranla en yüksek pay ayıran 3 ülke arasında Türkiye'nin yer aldığını belirtti.

-“POPÜLİST POLİTİKALAR ÜLKEYİ BU HALE GETİRDİ”-

Çelik, öğretmen maaşlarının da artırılması istediklerini belirtirken, bir öğretmenin maaşının Bayındırlık Bakanlığı'nda çalışan bir mühendisle de aynı olduğuna işaret ederken, “Öğretmenlerimizin maaşlarının 3 katına çıkarılmasını tabi ki isterdik. Ama ülke şartları ile ihtiyaçları bir noktada birleştirmemiz lazım. Popüliste politikalar gütmemeliyiz. Popülist politikalar ülkeyi bu hale getirdi” dedi

10 Nisan 2008 Perşembe

14. Uluslararası 7-77 Ankara Karikatür Festivali 18-21 Nisan 2008 tarihleri arasında çocuklara yönelik olarak yapılacak.

Karikatür Vakfı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 14. Uluslararası Karikatür Festivali'nin 18-21 Nisan 2008 tarihleri arasında yapılacağı bildirildi.

Açıklamada, festival kapsamında yer alan "Uluslararası 7-77 Karikatür Yarışması"nın yarının büyükleri çocuklara karikatürü sevdirmek, mizah duyarlılığının gelişmesinde katkıda bulunmak ve çocukların dünyalarını karikatürle zenginleştirmek amacıyla düzenlendiği ve yarışmaya 61 ülkenin karikatür ustalarının, çocuklar için toplam 911 karikatür çizip gönderdiği belirtildi. Yarışma jürisinin, Ukrayna'dan Yuriy Kosobukin'in karikatürünü 2 bin dolarlık "7-77 Ödülü"ne uygun bulduğu bildirildi.

Festival kapsamında çocuklar arasındaki kardeşlik, sevgi, dostuluk bağlarının geliştirilmesi amacıyla "Nasrettin Hoca 800 Yaşında" konulu "Ulusal 7-17 Karikatür Yarışması" düzenlendiği ve bu yarışmaya ülke genelinde çocuklar tarafından çizilen 1097 karikatürün gönderildiği kaydedildi. Yarışma jürisinin, Darüşşafaka İlköğretim Okulun'dan Kutay Ekmen'in karikatürünü 1000 YTL'lik "7-17 Ödülü"ne uygun bulduğu bildirildi.

Ankara okulları arasında yapılan Avrupa Bilgi Yarışması Ankara finalinde Çubuk Anadolu Lisesi birinci oldu.

Yarışmanın Ankara finali, Nevzat Ayaz Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.

Ankara'daki çeşitli okulların katılımıyla yapılan yarışma sonucunda Çubuk Anadolu lisesi birinci oldu. Cumhuriyet Anadolu Lisesi'nin ikinci olduğu yarışmada, üçüncülüğü Yenimahalle Gazi Anadolu Lisesi ile Elvankent Bilgi Anadolu Lisesi paylaştı.

Yarışma sonucunda dereceye girenlere, Avrupa Birliği Bilgi Merkezi'nce plaket ve çeşitli hediyeler verildi.

Çubuk Anadolu Lisesi, 9 Mayıs Avrupa Günü'nde yapılacak finalde diğer 14 ilin birincileriyle yarışacak. Burada birinci olan öğrenciler bu yaz Brüksel ve Berlin'e davet edilecek.

Avrupa Bilgi Yarışması, Milli Eğitim Bakanlığı, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, İstanbul ve Ankara'daki Avrupa Birliği bilgi merkezleri ile Adana, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Mersin, Trabzon, Samsun ve Van'daki Avrupa Birliği bilgi bürolarından oluşan Avrupa Birliği bilgi ağı işbirliğiyle düzenleniyor.

9 Nisan 2008 Çarşamba

7. Sınıf Öğrencisi Bakandan Yardım İstedi...

Osmaniye’de 7. sınıf öğrencisi olan ancak bir haftadır ailesi tarafından okula gönderilmeyen Mahmut Ülger, Milli Eğitim Bakanlığı’na dilekçe yazarak Bakan Çelik’ten yardım istedi

Osmaniye'de bir haftadır ailesi tarafından okula gönderilmeyen Mahmut Ülger, Milli Eğitim Bakanlığı'na dilekçe yazarak, Bakan Çelik'e “Okumak istiyorum, bana yardım edin” çağrısında bulundu. Ülger, yazısında “Size şu an erkek sözü veriyorum, okula gittiğimde derslerime çalışırım” sözü de verdi.
Osmaniye'nin Mehmet Akif İlköğretim Okulu 7-C sınıfı öğrencisi Mahmut Ülger isimli öğrenci, ailesinin okumasına izin vermemesi nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Çelik'ten yardım istedi. Bakan Çelik'e iki kez dilekçe gönderen Ülger'e Bakanlık yardım eli uzatırken, Osmaniye Valiliği'ne bir an önce Ülger'in okula dönmesi için gerekli işlemleri yapması talimatında bulundu.

-“ERKEK SÖZÜ VERİYORUM, DERSLERİME ÇALIŞACAĞIM”-

Mahmut Ülger isimli küçük öğrenci Bakanlığa gönderdiği yazıda, “Ben okumak istiyorum ama ailem bana karşı geliyor. Bir haftadır okula gitmiyorum. Beni okuldan çıkardılar. Şu an çalışıyorum. Bu dilekçeyi çalıştığım yerden gönderiyorum. Sevgili Milli Eğitim Bakanlığı'na sizden şunu istiyorum. Lütfen ben okumak istiyorum. Bana ardım ederseniz çok sevinirim” dedi. Ders notlarının “normal” olduğunu söyleyen Ülger, yazısında “Size şu an erkek sözü veriyorum, okula gittiğimde derslerime çalışırım” sözü de verdi. Ülger yazısını, “Lütfen size ricam bana yardım edin” diyerek bitirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı, Osmaniye Valiliği'ne talimat vererek Mahmut Ülger'in okula dönmesi için gerekli işlemlerin başlatılmasını istedi.

OKS sisteminde kimin hangi ortalamayla hangi okulu tercih edebildiği de önemli bir ayrıntı.

Fen lisesi ve özel fen lisesi tercihinde 8'inci sınıfta öğrenim görmekte olan öğrencilerden, 6 ve 7'nci sınıflarda Türkçe, matematik ve fen bilgisi derslerinin her birinin yıl sonu notu en az "orta" ve bu derslerin yıl sonu ağırlıklı ortalamasının en az 4.00 olması gerekiyor.

Sosyal bilimler lisesi tercihinde 8'inci sınıfta öğrenim görmekte olan öğrencilerden, 6 ve 7'nci sınıflarda Türkçe, matematik ve sosyal bilgiler derslerinin her birinin yıl sonu notu en az 3.00 ve bu derslerin yıl sonu ağırlıklı ortalamasının 4.00 olması gerekiyor.

OKS'de geçen yıl uygulanmaya başlayan ilköğretim başarı puanının bu sınavda sonuçlar üzerinde hangi oranında etki yapacağı belirlendi.

OKS'de geçen yıl uygulanmaya başlayan ilköğretim başarı puanı bu sınavda da sonuçlar üzerinde yüzde 7 oranında etki yapacak..


Geçen yıl Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı'nda (OKS) ilk kez uygulanan öğrencinin okul başarısı yani diploma notu İlköğretim Başarı Puanı (İBP) adı altında sınav sonuçlarını yüzde 7 oranında etkiledi.

Bu uygulama bu yıl da devam edecek. İlköğretim diploma notlarından elde edilecek ilköğretim başarı puanları sınav puanına eklenerek, yerleştirme puanı oluşturulacak. Bu amaçla öğrencilerin diploma notlarından İBP hesaplanacak. İBP hesaplanmasında sınava girsin girmesin bütün adayların diploma notlarından yararlanılacak. Elde edilen İBP, toplam ağırlıklı standart (100 - 500 puan aralığına dönüştürülmemiş) puana ortalama yüzde 7 oranında eklenecek. Ancak merkezi sistem ile öğrenci alan 92 özel okul geçen yıl olduğu gibi bu yıl da İlköğretim Başarı Puanı'nı kullanmayacak. Bu yıl OKS'de değişmeyenlerden biri de soru sayısı, türleri, süresi ve puan hesaplaması. Sınav yine tek oturumda yapılacak. 120 dakika sürecek. Sınavda 25'er soruluk 4 test yani toplam 100 soru yer alacak. Türkçe, matematik, fen ve teknoloji ile sosyal bilgilerden 25'er soru gelecek. Türkçe sorularından çıkacak 25 soru Türkçe kullanma gücü ile ilgili olacak. Matematik sorularının 9'u geometriyi kapsayacak. Fen ve teknoloji sorularının 10'u fizik, 9'u biyoloji ve 6'sı da kimya sorusu olacak. Sosyal bilgilerdeki soruların da 14'ü tarih, 11'i coğrafya konularından çıkacak.

İKİ TÜR PUAN HESAPLANACAK
OKS'de iki tür puan hesaplanıyor. Bu puanlar okula yerleştirmede kullanılıyor. Bu puanlardan biri OKS-MF (Matematik fen) Puanı. Bu puan fen liseleri, fen ve teknoloji liseleri ve sağlık meslek liselerine yerleştirmede kullanılıyor. Hesaplanan ikinci puan ise OKS-TM (Türkçe matematik) puanı. Bu puan da OKS-MF puanla öğrenci alan okullar dışındaki tüm okullara yerleştirmede, 8'inci sınıf Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk ve Polis Koleji Aday Tespit Sınavı'nda kullanılıyor.

Milli Eğitim'de Skandal...

Bayrampaşa’da polis memuru E.S., 28 Mart Cuma günü 14.00’te, evinde, öğretmen eşiyle birlikte yakaladığı İstanbul Milli Eğitim Şube Müdürünü feci şekilde dövdü.

E.S.'nin şikáyeti üzerine Yıldırım Polis Merkezi'nde tutanak düzenlendi. Milli Eğitim Bakanlığı soruşturma başlattı. Gaziosmanpaşa'daki bir ilköğretim okulunda anaokulu öğretmenliği yapan S.S. ile Mehmet Hayri Bilici açığa alındı. Mehmet Ali Bilici'nin, anaokulu öğretmeni S.S.'nin evinde bulunmasını "Tayinle ilgili bir konu vardı. Onun için buradaydım" diye açıklamaya çalıştığı öne sürüldü. 21 yıllık öğretmen S.S.'nin, daha önce Bayrampaşa'da bir anaokulunun müdürüyken, 2006 yılında 24 bin YTL'yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla soruşturma geçirdiği, daha sonra Gaziosmanpaşa'da üç okulda anaokulu öğretmenliği yaptığı belirlendi. S.S.'nin, Gaziosmanpaşa'da son çalıştığı okulun tüm kadrosu, dün soruşturma için Cağaloğlu'ndaki Milli Eğitim Müdürlüğü'ne çağırıldı.