Hakkâri Üniversitesi Türkiye'de bir ilke imza atarak, Doğu ve Güneydoğu Bölge Kadınlarının sorunları kongrede tartışılıcak.Hakkâri Üniversitesi Türkiye'de bir ilke imza atarak, Doğu ve Güneydoğu Bölge Kadınlarının sorunlarını tartışmak amacıyla 25-27 Eylül tarihleri arasında, 'Kürt Kadını Kongresi' düzenleyecek. Kürt Kadını Kongresi'nin gelecek yıllarda da devamlılığını sağlamak hedefleniyor. Kongre kapsamında, Kürt kadınının aile içindeki yeri, maruz kaldığı şiddet ve töre olayları, ekonomik güçleri, siyasete karşı duruşları, toplum içerisindeki sosyal statüsü, bir Kürt kadınının anne olarak fotoğrafı, adli süreçlerdeki durumları ve tutumları, yoklukla baş etme yolları, zorunlu ve gönüllü göçte yaşadıkları ve uyum becerileri gibi konular kapsamlı bir şekilde ele alınacak. Kongrede Kürt katılımcılar için simultane Kürtçe çeviri yapılacak, ayrıca katılımcılar Kürtçe bildiri de sunabilecek. Hakkâri Üniversitesi tarafından 25-27 Eylül 2009 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan kongredeki oturumlarda ele alınacak konulardan bazıları şöyle: * Kürt Kadının Sosyal Statüsü * Bölge Ekonomisi ve Kadın ( Kadınların Ekonomik Özgürlükleri) * Kürt Sorunu Kürt Kadını ve Etnik Kimlik * Kürt Kadını, Töre ve Şiddet * Aile İçi İletişim Becerileri * İnsan Hakları, Demokrasi ve Bölge Kadınına Yansımaları * Sosyal Hizmetler, Sosyal Yardımlar ve Yoksulluk Sürecinde Kadın * Siyaset-Kadın Etkileşimi * Kadınların Siyasi Tercihleri ve Bu Tercihleri Yönlendiren Etkenler * Hukuki Adli İdari Süreçlerde Kürt Kadını * Bölge Kadının Anne Yüzü (Çocuk Yetiştirme Tarzları) * Göç Etkisiyle Kentsel Uyum ve Sosyal İlişkilerde Kadın * Kürt Kadını, Erken Yaşta Evlilik ve Çok Eşlilik * Kürt Kadını ve Sanat * Tarihte Kürt Kadını * Diğer Kürt Kadınını İlgilendiren Benzer Konular
8 Temmuz 2009 Çarşamba
Okullarda Önlük Yerine Etek Dönemi
Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki ‘kıyafet’ çalışmasının ayrıntıları netleşiyor.Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki 'kıyafet' çalışmasının ayrıntıları netleşiyor.?Buna göre ilköğretimde haftanın bir günü kıyafet 'serbest' olacak, diğer günlerde de etek veya pantolon giyilebilecek Öğrencilerin okul kıyafetlerini yeniden düzenlemek için harekete geçen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmen, öğrenci, veli, bürokrat ve sendikaların katılımıyla düzenlenen çalıştayın ardından, mevzuat değişikliği çalışmalarına başladı. Bu konuda henüz yazılı bir metin oluşturulmazken, ilk olarak bazı ayrıntılar öne çıktı. İlköğretimdeki kız öğrencilerin önlük yerine diz kapağını örtecek şekilde etek veya pantolon giyebileceği, okullarda haftanın bir günü de serbest kıyafet uygulamasına geçileceği belirtildi. Mevzuatta etek boyu! Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun açılışını yaptığı Okul Kıyafetlerini Değerlendirme Çalıştayı'nda görev alan komisyonların raporlarında, özetle kılık kıyafetin bir cumhuriyet projesi olduğu vurgulanarak, herhangi bir dini, ideolojik, etnik sembol ve renkleri içermemesi gerektiği belirtilmişti. Ayrıca, “Kıyafet, öğrenciler için aidiyet duygusu yaratır. Kılık kıyafet bir Cumhuriyet projesidir” denilmişti. Çalıştay sonrası gerçekleştirilen çalışmalarda, MEB ile Diğer Bakanlıklara Bağlı Okullardaki Görevlilerle Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin Yönetmelik'te düzenleme yapılması gündeme geldi. Yönetmeliğin 12. maddesinde, lise ve dengi okullardaki kız öğrencilerin okul kıyafetlerinin etek boyuyla ilgili olarak “diz kapağını örtecek boyda forma giyerler” deniliyor. İlköğretimdeki kız öğrencilerle ilgili 11. maddede ise etek boylarıyla ilgili herhangi bir ifade yer almıyor. Kulislerde, 11. maddede kız öğrenciler için belirlenen “önlük giyerler, beyaz yaka takarlar” ifadesinin, “pantolon veya diz kapağını örtecek boyda etek giyebilirler” şeklinde değiştirileceği konuşuluyor. 2010'da başlayacak Yönetmelik taslağının kısa sürede hazırlanması planlanıyor. Mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, son kararı Çubukçu verecek. Uygulamanın, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında başlaması hedefleniyor. Günlük kıyafet serbest oluyor Edinilen bilgiye göre, 1-8. sınıf ilköğretim öğrencilerinin yeni kıyafetlerinin belirlenmesine ilişkin ayrıntılar şöyle olacak: * Kıyafet seçimini, okul aile birlikleri yapabilecek. * Her okulun kıyafeti farklı olacak. İklim ve yöresel şartlara göre çeşitlilik gösterebilecek. * Kıyafetlerin renk, desen, kumaş gibi özelliklerine okul aile birlikleri karar verebilecek. * Etek ve pantolonlar kadife, kanvas olabilecek, mevsimine göre ceket, yakalı tişört, kazak, hırka, süveter, mont giyilebilecek. Örneğin, erkekler kış aylarında kumaş ceket yerine polar ceket, kızlar yaz aylarında kumaş gömlek yerine penye tişört tercih edebilecek. Kot ve benzeri kumaşların kullaımı yasak olacak. * Erkek öğrencilere kravat zorunluluğu kaldırılabilecek. * Okullarda haftada bir gün okula günlük kıyafetle gelinebilecek. * Kıyafetler dini, etnik, ideolojik sembol ve renkleri taşımayacak. * Sandalet ve terlik gibi, ayağı açıkta bırakan ayakkabılar giyilemeyecek.
7 Temmuz 2009 Salı
Basını Susturmak İçin Para Teklifi
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Zehra Seyfikli’nin, aleyhinde haber yapan yerel gazetecileri susturmak için para teklif ettiği ortaya çıktı.
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Zehra Seyfikli'nin, üniversite ile ilgili olumsuz yönde haber yapan yerel gazetecileri susturmak için para teklif ettiği belirtildi. Skandal iddiayı Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili haberleri ile dikkat çeken Kanal 60 TV Program Yapımcısı Hüseyin Kömür ortaya attı. Kömür, yerel bir gazeteye verdiği röportajda inanılmaz ifadeler kullandı. Kömür, özellikle kendisine Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ni hedef alan programlar yapmaması için para teklif edildiği iddiasında bulundu. “HABER YAPMAYIN PARA VERELİM” TEKLİFİ Hüseyin Kömür, Tokathaber isimli gazeteye şu ifadeleri kullandı: Biz Sayın Rektöre, siz yönetici olarak çevrenizdeki insanlarla beraber üniversiteyi iyi yönetemiyorsunuz dedik. Bizim derdimiz Dr. Zehra Seyfikli değil, Gaziosmanpaşa Üniversitesi yönetimi usûlsüzlükle, yolsuzlukla, ya da belli mahkemeye sevkedilmiş tutuklamalarla anılıyor. Bakınız biz bazı şeyleri biliyoruz ama burada açıklamıyoruz. İki programdan sonra Sayın Rektör Hanım mı gönderdi, başka birileri mi gönderdi bilmiyorum; buraya gelerek bu programları yapmayınız, bizim çok ciddi paralarımız var, bizden para alınız gibi bize çok ciddi paralar teklif edildi. Biz bunu kamuoyuyla paylaşmadık Ekrem Bey. Açıkça bu programları yapmayın, bu programlar zarar veriyor, bu programlardan vazgeçin, bizde çok büyük paralar dönüyor, bu paralardan pasta payınızı alın misali şeyler söylendi. Biz o paraların ne olduğunu çok iyi biliyoruz Ekrem Bey. O paralar Tokat'ın parası, o paralar Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nin parası... Ne rektör hanımın parası, ne rektörün çevresindeki yönetimin parası, ne de rektörlükten faydalanmaya çalışan Tokat'ta belli firmalar var onların parasıdır...” REKTÖR, CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN HAKKINDA İLERİ GERİ KONUŞUYOR Rektörün Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nin gelişmesi için çalışmadığını ve Tokat'ı sevmediğini söyleyen Hüseyin Kömür, Rektörün belli toplantılara katılıp Başbakan ve Cumhurbaşkanı hakkında ileri geri konuştuğunu söyledi. Kömür şunları söyledi: “...Yoksa belli toplantılarda gidip bu Başbakan'ı düşürmek lazım, bu Cumhurbaşkanı'nı istememek lazım türü Ana Muhalefet Partisi gibi çalışıp iktidarın Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ne vermesi gereken destekleri, ödenekleri nasıl kesmiş. Bunları söylesin. Bugün tekrar söylüyorum. Tokatımızda üst seviyede görev yapan bir bürokrata, o bürokratın ismini söylemiş olsam yer yerinden oynar; gerizekalı, aptal adam diye hakaret eden ben değil, Sayın Rektördür. Profesör Dr. Zehra Seyfikli ediyor bu hakareti. Tokat'ı seven bir kişi bunları nasıl yapıyor. İktidardan gelen ödeneklerin hepsini engelliyorsun, belediyeyle küssün, bürokratla küssün, hakaret ediyorsun, milletvekilleriyle küssün, Tokat halkına Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ni tamamen kapatmışsın, daha sonra da diyorsun ki; 'Gaziosmanpaşa Üniversitesi olarak, Rektör olarak Tokat'ı çok seviyorum.' Şimdi bu nasıl sevmek? Tokat'ın basını program yapıyor; bilmiyorum kendisi mi gönderiyor, altındaki elemanlar mı gönderiyor, basına sen para teklif ettiriyorsun.
Olimpiyata Türk Lisesi Damgasını Vurdu
Güney Afrika Cumhuriyeti'nde her yıl 20 bin öğrencinin katıldığı SAASTA bilim olimpiyatlarına bu yıl bir Türk okulu damgasını vurdu.
Johannesburg Sema Türk Lisesi 45. Güney Afrika Ulusal Bilim Olimpiyatları'nda ilk dört dereceyi elde ederek büyük başarı elde etti. Olimpiyat birincisi Sema Lisesi öğrencisi Fatime Mansoor da Londra Bilim Forumu'na davet edildi. Güney Afrika'nın en prestijli bilim olimpiyatı SAASTA olimpiyatları bu yıl başkent Johannesburg'da gerçekleşti. 20 bin öğrencinin katıldığı olimpiyatlarda Sema Türk Lisesi ilk beşe dört öğrenci sokma başarısı gösterdi. Olimpiyatın en başarılısı seçilen okul, Güney Afrika Bilim ve Teknoloji Bakanı Ms Naledi Pandor ve ülkenin önde gelen bilim kurumları ve akademisyenlerin katıldığı törenle ödüllendirildi. 'En başarılı okul' ödülüne layık görülen Sema Koleji'nin ödülünü okul müdürü Yavuz Aydın aldı. Aydın, yakalanan başarıyı 'olağanüstü' olarak nitelendirirken, "Başarı başta biyoloji öğretmeni Ayşe Veli ve sınıf öğretmenleri Remzi Hasanlı olmak üzere tüm okulun kolektif çalışması sonunda Allah'ın bize lütfudur. Çok çalıştık, sonuçta mutlu sona ulaştık." ifadesini kullandı. Aydın, başarılarının her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Sema Koleji öğrencisi Fatime Mansoor, en başarılı öğrenci seçilerek bir haftalık Londra Bilim Forumu'na davet edildi. Bilim ve Teknoloji Bakanı Naledi Pandor, Bilim Olimpiyatları Müdiresi Beverly Damonse, koordinatör Dr. J Jabu Nukeri'nin de katıldığı ödül töreninde Türk okulu öğrencileri büyük mutluluk yaşadı.
6 Temmuz 2009 Pazartesi
Yeni Nesil Kazandı
Sıra yüzünden ÖSYM ile mahkemelik olan Talha, "ben kaybettim ama yeni nesil kazandı" dedi.Üniversite sınavı, milyonlarca öğrencinin hayatındaki en önemli dönüm noktası. Aylar hatta yıllarca hazırlandıkları sınavın kusursuz geçmesi en büyük dilekleri. Ancak büyük gün geldiğinde bazıları hayal kırıklığıyla karşılaşabiliyor. Kimi gürültü sebebiyle cevabını bildiği halde soruları çözemiyor kimi de uygunsuz fiziki şartlar yüzünden sınava adapte olamıyor. Ve üniversite hayalleri hüsranla sonuçlanıyor. 1,86 boyundaki Talha İmamoğlu, konsantre olamadığı için ÖSS'yi kaybeden öğrencilerden yalnızca biri. Talha'ya 2004 yılında girdiği ÖSS'de sınav yeri büyük bir şanssızlık eseri Eyüp Serdar Aksun İlköğretim Okulu çıkmış. Boyu neredeyse sınıfın tavanına değecek kadar uzun olan öğrenci, küçücük ilkokul sırasına oturmak zorunda kalmış. Bacakları sığmadığı için sınava yoğunlaşamayan genç, bildiği soruları bile cevaplayamamış. Haksızlığa uğradığını düşünen Talha, kendisi gibi binlerce öğrenciye 'oturma sıkıntısı' çektiren Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'ni (ÖSYM) mahkemeye vermiş. Ancak aynı mağduriyeti yaşayan on binlerce öğrenci için umut olan davayı kaybetmiş. Ankara 10. İdare Mahkemesi, ÖSYM'nin, sınava girecek öğrencilerin fiziki ve diğer özel durumlarını bilmesinin imkansız olduğunu gerekçe göstererek, ikiye karşı bir oyla Talha'nın aleyhine karar vermiş. Davayı temyize götüren Talha'nın avukatı Mustafa Tuncel, bir üst mahkemeden de sonuç alamadıklarını belirterek, Türkiye'de iç hukuk yolunun kapandığını kaydediyor. "Maddi imkanım olsa AİHM'ye başvurmak istiyorum." diyen gence, avukatı şu sözlerle destek veriyor: "Eleştirdiğimiz fiziki şartlardan bir bölümü sonraki yıllarda davalı tarafından giderilmeye çalışıldı. Bu da davamızın hukuka uygun olduğunu göstermektedir." Mağdur öğrenci Talha, kendisi mahkemeyi kaybetse de yeni neslin kazandığına dikkat çekiyor. "Benden sonra sınava girecek öğrencilere bir şeyler kazandırdığıma inanıyorum. Ancak bu oturma düzeni sadece ÖSS ile sınırlı kalmamalı. ÖSYM'nin yaptığı 42 sınavda da uygulanmalı." temennisinde bulunuyor. ÖSYM, artık oturma düzeni ve gürültülü yerlerde sınav yapılmaması konusuna büyük özen gösteriyor. Sınav başvuru belgesinde öğrencilerden boy uzunluklarını belirtmelerini isteyerek, muhtemel mağduriyetlerin önüne geçmeyi hedefliyor.
Anadolu ve Fen Liselerine Ek Kontenjan
Sınavla öğrenci alan fen, sosyal bilimler ve Anadolu liselerinin kontenjanları yüzde 10 civarında arttı.Sınavla öğrenci alan fen, sosyal bilimler ve Anadolu liselerinin kontenjanları yüzde 10 civarında arttı. Seviye Belirleme Sınavları (SBS) ile girilen liselere geçen sene 250 bin öğrenci yerleşebilirken bu yılki kontenjan 278 bine çıktı. Bir milyon ilköğretim 8. sınıf öğrencisinin katıldığı sınav sonucunda yaklaşık 4 öğrenciden 1'i liseye yerleşebilecek. Diğer öğrenciler ise genel liseye veya ya da meslek liselerine devam edecek. Öğrencilerin en fazla tercih ettiği ve asıl yarışın yaşandığı fen liselerine bu yıl 7 bin 272, sosyal bilimlere ise bin 56 öğrenci alınacak. Geçen sene 110 bin öğrencinin girdiği Anadolu liselerinin kontenjanı 12 bin 500 artırılırken bu yıl Anadolu liselerine 122 bin 500 öğrenci yerleştirilecek. Geçen yıl 18 bin kişinin girdiği Anadolu imam hatip liselerine bu yıl 19 bin 170, geçen yıl 17 bin 700 kontenjanı olan Anadolu öğretmen liselerine ise bu yıl 19 bin 110 öğrenci girecek. Anadolu meslek liselerinin kontenjanları da yüzde 10 civarında arttı. Buna göre bu yıl Anadolu teknik, meslek, tarım ile tapu ve kadastro meslek liselerine 35 bin 256; Anadolu kız teknik ve meslek liselerine 20 bin 163; Anadolu iletişim, ticaret, otelcilik ve turizm ile adalet meslek liselerine 26 bin 454; Anadolu sağlık meslek liselerine 16 bin 32 öğrenci alınacak. İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin katıldığı Seviye Belirleme Sınavı sonuçlarının da eklendiği Ortaöğretim Yerleştirme Puanları (OYP) 13 Temmuz'da açıklanacak. Ancak bakanlık yetkilileri sonuçları 10 Temmuz'da açıklamak için 'gayretlerinin sürdüğünü' belirtti. Soruları genel olarak 'zor' olduğu söylenen 8. sınıf SBS'de tüm soruları çözen 50'nin üzerinde öğrenci olduğu bildirildi. Sonuçları 25 Haziran'da açıklanan Özel Yabancı Okullara Giriş Sınavı'nda da 52 öğrenci tüm soruları çözmüştü. 8. sınıf öğrencileri 13-17 Temmuz tarihleri arasında lise tercihlerini yapacak. ÖĞRETMEN ATAMASI İLLERE BIRAKILIYOR MEB, binlerce 'geçici görevlendirmeli' öğretmenle eğitimini sürdüren Anadolu türü liselerin öğretmen atama sorununun çözülmesi için yeni bir yönetmelik hazırlıyor. Bakanlık fen, Anadolu, sosyal bilimler ve meslek liselerine yapılan öğretmen atamalarını illere bırakıyor.
Türk Okulundan Büyük Başarı
Kanada'nın Toronto kentindeki Türk okulu, büyük bir başarıya imza attı. Nil Akademi'nin son sınıf öğrencilerinin tümü üniversiteyi kazandı.
2008-2009 eğitim-öğretim yılındaki yüzde 100'lük performans, akademiyi ülkedeki en başarılı özel okullar listesine dahil etti. Önümüzdeki dönem mezun olacak 9 gencin bir yıl önceden üniversitelerden kabul alması da okul yönetimine büyük sevinç yaşattı. Geçen yıl Maltepe Coşkun Lisesi'nden Nil'e gelen 6 öğrenci ise imtihansız olarak doğrudan ülkenin en kaliteli üniversitelerine yerleşti. Öğrencilerinin elde ettiği başarıdan büyük gurur duyan Nil Akademi'nin Müdür Yardımcısı Yakup Çamur, yeni eğitim dönemi için okula kayıtların sürdüğünü belirtiyor. Bu yıl lise sınıf kapasitesini 4 sınıfta 15'er öğrenci olmak üzere toplam 60 kişiye çıkaracaklarını kaydediyor. Lise çağında fazla Türk bulunmaması sebebiyle Türkiye'den öğrenci transfer etmeye devam eden akademi, fiyatlarının Türkiye ve ABD'deki özel okulların yarısı olması sebebiyle cazip imkânlar sunuyor.