11 Ekim 2008 Cumartesi

ÖĞRETMENLER MEB'DE ÇELİK'İ GÖRMEK İSTEMİYOR

Öğretmenler Arasında Yapılan Ankette, En Fazla Milli Eğitim Bakanı Görülmek İstenen Siyasetçi Anamuhalefet Partisi CHP'nin Yalova Milletvekili Muharrem İnce ve YÖK Eski Başkanı AKP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam Oldu.



"Öğretmenlerin Gözü Kulağı" sloganı ile yayın yapan "www.memuruz.net" tarafından öğretmenler arasında yaptığı geniş katılımlı ankete göre, öğretmenler Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i Bakan olarak görmek istemiyor.
Başta öğretmenler olmak üzere memurları bilgilendirme amacıyla yayın yapan ve "Öğretmenlerin Gözü Kulağı" sloganı ile tanınan "www. memuruz.net" internet sitesi "Kimi Milli Eğitim Bakanı olarak görmek istiyorsunuz?" başlıklı bir anket yaptı. 19 bin 975 öğretmenin katılımı ile yapılan ankette 5 isim öne çıkarken, En az oyu ise 430 oy ve yüzde 2.15'lik pay ile Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik aldı.


Ankete göre öğretmenlerin Bakan olarak görmek istediği iki isim bulunuyor. Oyların yüzde 31.81'i olan 3 bin 354 oy Anamuhalefet CHP Yalova Milletvekili ve TBMM Eğitim Komisyonu Üyesi Muharrem İnce'ye verilirken, İnce'yi oyların yüzde 29.26'sı olan 5 bin 844 oy alan YÖK eski Başkanı ve Kahramanmaraş Milletvekili ve TBMM Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Sağlam takip etti. MHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Akif Akkuş ise bin 989 oy alırken, DTP Milletvekili Şerafettin Halis ise bin 354 oy aldı.

Söz konusu anket hala www.memuruz.net internet adresinde ise hala devam ediyor.

TÜRK EĞİTİM -SEN: "OKULLARIN BORÇLARI MEB TARAFINDAN ÖDEMELİDİR"

Türk Eğtitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, TEDAŞ'ın borcunu ödemeyen okulların elektriğini kesmeye başladığını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı diğer illere yayılmadan skandala el koymalı ve okulların borçları MEB tarafından derhal ödenmelidir" uyarısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, yaptığı açıklamada, TEDAŞ'ın abonelerin elektriğini Ramazan Bayramı'ndan so...



Türk Eğtitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, TEDAŞ'ın borcunu ödemeyen okulların elektriğini kesmeye başladığını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı diğer illere yayılmadan skandala el koymalı ve okulların borçları MEB tarafından derhal ödenmelidir" uyarısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, yaptığı açıklamada, TEDAŞ'ın abonelerin elektriğini Ramazan Bayramı'ndan sonra keseceğini açıkladığını ve uygulamanın borcunu ödeyemeyen kimi okullarda başladığını açıkladı. Konya'da borcu bulunan ilköğretim okullarının elektriklerinin kesildiğini bildiren Koncuk, "Bu çağdışı uygulama okulları zor durumda bıraktı. Dersleri elektrik olmadan yapmaya çalışan eğitimciler isyan ediyor. Konuyla ilgili sendikamıza da telefonlar geliyor ve 21. yüzyıla yakışmayacak bu uygulamanın kaldırılması talep ediliyor" dedi. Türkiye'de okulların kendi yağıyla kavrulduğunu belirten Koncuk, elektrik, su ve yakıt paralarının öğrencilerden toplanan paralardan karşılandığını söyledi.


-"ELEKTRİĞİN OLMADIĞI YERDE EĞİTİM ÖĞRETİM BEKLENMEMELİ"-

Ödenek yetersizliğinden dolayı elektrik borçları biriken okulların büyük bir çıkmaz içinde olduğunu ifade eden Koncuk, "Korkarız ki, dün Konya'da başlayan uygulama kısa zamanda tüm illerimize, ilçelerimize, köylerimize yayılacak ve bu gidişle öğrenciler, öğretmenler, idareciler elektriksiz kalacaktır" dedi. Fiziki mekan yetersizliği, öğretmen açığı ve derslik açığının yanı sıra artık okulların bir diğer sorununun elektriksizlik olacağını kaydeden Koncuk, "Elektriğin olmadığı bir yerde de eğitim-öğretimin yapılmasını kimse beklememelidir" uyarısında bulundu..

-"OKULLAR SALGIN HASTALIĞIN ADRESİ OLACAK"-

Koncuk, kış aylarına gelindiğine dikkat çekerek, okulların elektrik olmadan ısıtılmasının da mümkün olmayacağının altını çizdi. Bu nedenle çocukların ve öğretmenlerin soğuğa "mahkum" edileceğini söyleyen Koncuk, okulların bu kez de salgın hastalıkların adresi haline geleceğini savundu. İdarecilerin artık okulu yönetmekten önce borçları nasıl ödeyeceklerini düşünür hale geldiğini kaydeden Koncuk, "Oysa eğitimcilerimiz kaynak yokluğuna rağmen fedakarca görevlerinin başındadır. Üstelik okulların borcu sadece elektrikle kısıtlı değildir. Bugün borcu dolayısıyla elektriği kesilen okulun yarın suyu, öbür gün doğalgazı kesilecektir" dedi. Yaşanan karamsar tablonun tek sorumlusunun hükümet olduğunu ifade eden Koncuk sözlerini şöyle sürdürdü:

"Teröristleri, hortumcuları, soyguncuları affeden hükümetin okullara gelince niçin aslan kesildiğini anlamak mümkün değildir. Özel okullarla kol kola yürüyen, özel okullara destek veren hükümetin, sıra devlet okullarına geldiğinde bu denli duyarsız davranması biz eğitimcileri kaygılandırmaktadır. Tüm bu gerçekler ışığında okullarımızın karanlıkta kalmaması için geri kalmış ülkelerde bile görülmeyen bu uygulamaya son verilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı diğer illere yayılmadan skandala el koymalı ve okulların borçları MEB tarafından derhal ödenmelidir."

10 Ekim 2008 Cuma

ÇİNLİ ÖĞRENCİLERE ŞİŞMANLAMAMALARI İÇİN 'UZUN KOŞU' ŞARTI GETİRİLDİ

Çinli Öğrencilere Kış Mevsiminde Şişmanlamamaları İçin 'Uzun Koşu' Şartı Getirildi.



Çinli öğrencilere kış mevsiminde şişmanlamamaları için 'uzun koşu' şartı getirildi.
Yerel medyanın haberine göre, Çin Eğitim Bakanlığı, Spor İdaresi ve Çin Komünist Gençlik Ligi'nin okullara gönderdiği genelgede, Çin genelinde uygulanacak söz konusu uzun koşu şartının 26 Eylül'den itibaren başlayacağı belirtildi.

Buna göre ilk okul öğrencileri her gün 1 kilometre, ortaokul öğrencileri 1.5 kilometre, lise ve üniversite öğrencileri ise 2 kilometre koşacak. Nisan ayına kadar sürecek uygulamanın amacının öğrencilerin sağlıklarını ilerletme olduğu kaydedildi.


İkincisi uygulanan koşunun bu yılki hedefinin toplamda 60 mil (96 kilometre) olacağı, bunun da 2009'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 60. yıl dönümünü kutlamaya denk gelmesi olduğu ifade edildi.

Okullardan öğrencilerin koşu kayıtlarını tutmaları istendi. İyi performans gösteren öğrencinin, sınıf ve okulların etkinlik sonunda ödüllendirileceği ve isimlerinin ilan edileceği belirtildi. 6 ay sürecek bu etkinliğin, öğrencilerin akademik başarı kayıtlarına ekleneceği de dile getirildi.

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ, ANADOLU'DA BİR DÜNYA ÜNİVERSİTESİ OLMAYI HEDEFLİYOR

Erzincan Üniversitesi (Eü) Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap, 'Anadolu'da Bir Dünya Üniversitesi' Olma Ülküsüyle Yola Çıkan ve 3. Yılına Ulaşan Üniversitenin Hedeflerine Kararlı ve Azimli Bir Şekilde Gittiğini Belirtti.



Erzincan Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap, 'Anadolu'da bir dünya üniversitesi' olma ülküsüyle yola çıkan ve 3. yılına ulaşan üniversitenin hedeflerine kararlı ve azimli bir şekilde gittiğini belirtti.
Erzincan Üniversitesi'nin kuruluşunun 3 yılını değerlendiren EÜ Rektörü Prof. Dr. Büyükkasap, EÜ 1. dönem stratejik ve gelişim planı için geniş katılımlı yoğun çalışmalar sonucu yol haritasının ortaya çıktığını kaydetti. Prof. Dr. Büyükkasap, "Yeni açılan birimlerle birlikte, EÜ Tıp, Hukuk, Eğitim, Fen Edebiyat, Mühendislik ve İktisadi ve İdari Bilimler olmak üzere 6 fakülteye, Sağlık, Sivil Havacılık, Yabancı Diller, Turizm ve Otel İşletmeciliği olmak üzere 4 yüksekokula ve merkez ve ilçelerinde 11 meslek yüksekokuluna ulaşmıştır. Bu birimlerimizde 320 akademik, 221 idari personel ile 8 bin civarında öğrenciye hizmet vermektedir." dedi.


Üniversitelerin toplumun istek ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeni programlar açması, bilgiye dayalı ekonominin ve sanayinin ihtiyaç duyduğu yetenekleri yetiştirmesi gerektiğini belirten Büyükkasap, "Üniversitemiz, üniversitelerin her ile yayıldığını bu dönemde diğer üniversiteler ile rekabet etme ve mezunlarına iş bulma avantajı sağlamak için geleceğin mesleklerini dikkate alarak yüksekokul, bölüm ve programları açmaktadır." diye konuştu.

Üniversitelerin, kendilerine özgü gelenekleri olan kurumlar olduğunun altını çizen EÜ Rektörü Prof. Dr. Büyükkasap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üniversitelerin kendi gelenekleri olması ve kendi değerlerini yansıtmaları, kurumsal üniversite anlayışının gerekliliğidir. EÜ kendi geleneklerini ve kültürünü oluştururken toplumun gerisinde değil önünü açmayı, toplumun göremediğini görmeyi, söyleyemediğini söylemeyi ilke edinmiştir."

TUNCELİ'DE "SÜRGÜN" PROTESTOSU

Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, Tunceli Şube Yöneticisi Süleyman Güler'in Öğretmenler Gününde Çankırı'ya "Sürgün" Edildiğini Söyledi. Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı Yetkilileri ile Yaptıkları Görüşmede, Tayin İşleminin Durdurulacağı Yönünde Yetkililerin İfade Kullandıklarını Aktaran Bozgeyik, Kararın Geri Alınmasını İstedi.



Cem Emir bildiriyor- Eğitim Sen Tunceli Şube yöneticisi Süleyman Güler'in istediği dışında Çankırı'ya tayin edilmesi Tunceli'de, protesto edildi. Eyleme katılan Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, Süleyman Güler'in Öğretmenler gününde Çankırı'ya "sürgün" edildiğini söyledi. Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile yaptıkları görüşmede, tayin işleminin durdurulacağı yönünde yetkililerin ifade kullandıklarını aktaran Bozgeyik, kararın geri alınmasını istedi.
Eğitim Sen Tunceli Şube yöneticisi Süleyman Güler'in istediği dışında Çankırı'ya tayin edilmesi Tunceli'de, öğretmen, öğrenciler ve veliler tarafından protesto edildi. Eğitim Sen üyesi öğretmenler vizite eylemi yaparken, bazı öğrencilerde, "öğretmenime dokunma" yazılı kokartlar takarak, okula gitmedi. Öğretmen ve öğrencilerin eylemine velilerde katılarak destek verdi. Tunceli Cumhuriyet Lisesi önünde toplanan grup, alkış ve sloganlarla şehir merkezine yürüdü. Sanat sokağında yapılan oturma eyleminin ardından grup, buradan yer altı çarşısına ikinci bir yürüyüş gerçekleştirdi.

-BOZGEYİK: "BAKANLIĞIN VE BAŞBAKANLIĞIN ÜSTÜNDE GÜÇLER VARMIŞ"-

Yürüyüşün ardından gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, Tunceli Şube yöneticisi Süleyman Güler'in istediği dışında tayin edilmesini "sürgün" olarak değerlendirdi. Şube yöneticilerinin Öğretmenler gününde Çankırı'ya "sürgün" edildiğini belirten, Bozgeyik, Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile yaptıkları görüşmede, tayin işleminin durdurulacağı yönünde yetkililerin ifade kullandıklarını aktardı. Bozgeyik, "Başbakan Yardımcısı, Bakanlık yetkilileri ile yaptığımız görüşmede bize "tayini durduracağız, ama bizim üstümüzde de güçler var" dediler. İşte bunların üstünde ki güçler Ergenekondur. Eğitim emekçilerinin insan haklarından, evrensel değerlerden, yaşamın kutsallığından ve demokrasiden söz etmesi nasıl bir suç olabilir? Bunu hangi mantık, hangi vicdan kabul edebilir" dedi.

Bozgeyik, Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunarak, tayin işleminin durdurulmasını istedi.

9 Ekim 2008 Perşembe

DSP, öğrenci affının kapsamının 12 Eylül 1980'den bu güne kadar olmasını istiyor.

DSP Genel Sekreteri Masum Türker, "Hükümet, öğrenci affını, 12 Eylül 1980'den bu güne kadar her ne sebeple olursa olsun yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilmiş öğrencilere tanımalıdır" dedi.

Türker, yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin öğrenci affı hazırlamasını olumlu değerlendirirken, affın, 2000 yılından bugüne kadar yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilen öğrenciler için geçerli olmasını ise yetersiz bulduğunu belirtti.

"Hükümet, bu affı, 12 Eylül 1980'den bu güne kadar her ne sebeple olursa olsun yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilmiş öğrencilere tanımalıdır" diyen Türker, iyi bir iş yapmak isteniyorsa affın kapsamını 2000 yılından bugüne kadar değil, 12 Eylül 1980'den bugüne olacak şekilde genişletmesi gerektiğini savundu. "Hükümet eğer 12 Eylül dönemi mağdurlarını da kapsama alırsa, o zaman samimiyetine inanılabilir" görüşünü ifade eden Türker, bu iş için bütçe ayrılmasını da istedi.

Yurt Başvuru Sonuçları Yarın...

Yükseköğretim programlarına giren öğrencilerin yurt başvuru sonuçları yarın Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (YURTKUR) internet sitesinde açıklanacak.

YURTKUR'dan yapılan açıklamaya göre, yüksek lisans, doktora, ön kayıt, özel yetenek ve dikey geçiş sınavı ile yükseköğretim programlarına giren öğrencilerin yurt başvuru sonuçları yarın kurumun www.kyk.gov.tr adresinden duyurulacak. Asil listeden yurda girmeye hak kazanan öğrencilerin kesin kayıtları 13-17 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Yedek listeden yurda girmeye hak kazanan öğrencilere ise, 20 Ekim tarihinden itibaren beşer gün kayıt süresi tanınacak ve her hafta Pazartesi günü yedek liste ilan edilecek.