Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dil Kurumu, sözlüklerde ‘çingeneler’ kelimesinin anlam karşılığı, Çingenelerin isteği ile değiştirildi
Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dil Kurumu, sözlüklerde 'çingeneler' kelimesinin anlam karşılığı olarak gösterilen “cimri, hasis” gibi ifadeleri çıkartarak yerine “göz alıcı, lezzetli” ifadelerini koyarken, söz konusu değişikliği okullarda bulunan eski sözlükler üzerinde de yapma kararı aldı.
Milli Eğitim Bakanlığı, sözlüklerde 'çingene' cümlesinin karşılığı içerisinde yer alan cimri, hasis gibi ifadeleri eski sözlüklerden de çıkarmak için çalışma başlattı. Bakanlık, tüm valiliklerin, okullarda bulunan sözlüklerde gerekli değişikliği yapmasını istedi.
Çingenelerin isteği doğrultusunda Türk Dil Kurumu, 22 Aralık 2003 tarihinde 'Güncel Türkçe Sözlük Çalışma Grubu'nu toplayarak, “çingene” ifadesinin anlam karşılıklarını değiştirme kararı aldı. Söz konusu karar neticesinde “göz alıcı, çiğ pembe renk” anlamına gelen 'çingene pembesi'nin anlam karşılığı “göz alıcı pembe” olarak değiştirildi. “Palamut balığının yavrusu” olan 'çingene palamudu'nun anlam karşılığı ise “palamut balığının eti lezzetli olan küçüğü” oldu. Çingeneleşme, çingeneleşmek, çingenelik gibi sözcüklerin karşılığı olarak eski sözlüklerin karşılığında yer alan 'cimri, hasis' gibi cümleler ise çıkarılarak yerine “çingene gibi olmak”, Çingene gibi davranmak”, “çingeneleşmek işi” olarak değiştirildi.
-BAKANLIK, 4 YIL SONRA GÜNCELLEŞTİRME KARARI ALDI-
Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda eski sözlüklerin yer alması ve ilköğretim ve ortaöğretimde bulunan çocukların çingeneler hakkında 'yanlış' bilgi edinmesini engellemek amacıyla değişiklikten '4 yıl sonra', 2004 yılı öncesinde basılan sözlüklerde güncelleştirmelerin yapılması kararı aldı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan Vekili Muammer Yıldız imzası ile valiliklere gönderilen 04 Temmuz 2008 tarihli ve 005173 sayılı genelgede, valiliklerin her kademedeki okullarda bulunan sözlüklerde gerekli güncelleştirmeler yapmaları istendi.
-AVRUPA'NIN EN BÜYÜK AZINLIK GRUBU-
Çingeneler Avrupa'da 15 milyon olarak tahmin edilen nüfuslarıyla en büyük azınlık grubu. Kökleri Hindistan'a dayanan Çingeneler göç ettikleri Avrupa'da hep dışlanmalarına rağmen ayakta kalmayı başardılar. Ama şu anda Avrupa'da en düşük eğitim, en yüksek işsizlik seviyesine sahip, en fakir ve en marjinal azınlığı oluşturuyorlar. Türkiye'deki Çingene nüfusu tam bilinmiyor. Çingenelerin arasında 2, hatta 5 milyon gibi rakamlar dolaşıyor.
9 Temmuz 2008 Çarşamba
'Çingene'ler Yeni Karşılığını Buldu...
Okullarda 'VSAT' Dönemi...
Milli Eğitimi Bakanlığı, Türksat Uydu AŞ ile birlikte yürütülen “Uydu Üzerinden İnternet Erişimi Sistem Merkezi”nin kurulumunun bitmek üzere olduğunu bildirdi.
Milli Eğitimi Bakanlığı, Türksat Uydu AŞ ile birlikte yürütülen “Uydu Üzerinden İnternet Erişimi Sistem Merkezi”nin kurulumunun bitmek üzere olduğunu bildirerek, bu çerçevede uydu üzerinden internete bağlanma hizmeti götürülecek okullara 'VSAT' sistemlerinin de kurulduğunu açıkladı.
MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik imzası ile valiliklere gönderilen “e-Dönüşüm Uygulamaları ve MEB İnternet Erişim Projesi” başlıklı genelgede, ADSL internet erişim hizmeti götürülemeyecek olar okullar için uydu üzerinden internet erişimi sağlanması konusundaki çalışmaların bitmek üzere olduğu bildirildi.
Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türksat Uydu AŞ ile birlikte yürütülen 'Uydu Üzerinden İnternet Erişimi Sistem Merkezi'nin (HUB Merkezi) kurulumunun bitmek üzere olduğunu bildirerek, bu çerçevede uydu üzerinden internete bağlanma hizmeti götürülecek okullara, 'VSAT' uydu internet erişimi sistemlerinin kurulumunun bitirilmek üzere olduğunu açıkladı.
-ADSL KURULABİLECEK YERLERE VDSL BAĞLANMAYACAK-
Bakanlık Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Ankara Gölbaşı Tesislerindeki HUB merkezinin kurulumunun bitirilmesi ile ADSL hizmeti görülemeyecek olan okulların uydu aracılığıyla internete bağlanabileceğini kaydeden Çelik, uydu üzerinden internet erişiminin ise ADSL internet erişimine göre yüksek maliyette olduğuna dikkat çekti. Çelik, Türk Telekomünikasyon A.Ş. bölge müdürlükleri ile valiliklerin ortak çalışarak ADSL götürülebilecek yerlere VDSL bağlanmamasını istedi.
Çelik, söz konusu çalışmaların, internet bağlantısı bulunmayan okul kalmaması amacıyla yapıldığını kaydetti
8 Temmuz 2008 Salı
İlkokula Hazırlık Kursu Bedava...
Türkiye’de ilk kez ve sadece 2023 Tercüman Koleji’nde uygulanan ‘okul olgunluğu programı’ ile çocuklar ilköğretime hazırlanıyor.
2023 Tercüman Koleji'nde, ilköğretim çağına gelen çocukların bedensel, duygusal ve zihinsel olarak okul olgunluğunu belirleyerek, Oluşturmacılık Yaklaşımı'nın beklediği öğrenci modelini yetiştirmek amacıyla üç haftalık ilköğretime hazırlık programı başladı. 2023 Tercüman Koleji akademik danışmanı Doç. Dr. Canan Savran ve rehberlik servisi tarafından hazırlanan eğitim programı, ilköğretim çağına başlayacak çocukların bilgiyi almaya hazır hale gelmesini amaçlıyor. Kurs için kayıtlar temmuz ayı boyunca devam edecek. İlköğretime hazırlık kursu ücretsiz olarak verilecek. lgilinen veliler, 2023 Tercüman Koleji Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden 0212 483 03 00 detaylı bilgi alabilirler.
Özel okullların Ucuzlama Yolu Vergilerde...
Özel okulların günümüzde çok geliştiğini ifade eden Öztürk, “Özel okullarda eğitimin yanı sıra, öğrenciler kültürel, bilimsel ve sportif açıdan da çok donanımlı yetişiyor”
Bilfen Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatih Öztürk, devletin özel okulları ticarethane gibi gördüğünü belirterek, “Özel okulların önü açılmadığı sürece kalabalık sınıflar sorunu ortadan kalkmaz” dedi. Özellikle İstanbul gibi büyük kentlere göç yaşandığını da ifade eden Öztürk, “İstanbul Valisi Muammer Güler diyor ki, 'biz her sene 1500 ilave derslik yapmalıyız ki, sınıflardaki öğrenci sayısı sabit kalsın.' Demek 1501 ilave derslik yapmadığımız sürece bu sorunu aşamayacağız” şeklinde konuştu.
Eğitim öğretimde yaşanan bu sorunun ancak özel okulları teşvik ederek çözmenin mümkün olabileceğini ifade eden Öztürk, özel okulların biraz daha teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Özel okulların devletin sırtından yük aldığını da belirten Fatih Öztürk, vergilerin sıfırlanması halinde özel okullara daha çok öğrenci gideceğini söyledi. Bilfen Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatih Öztürk şöyle konuştu:
ÜCRETLER DÜŞER
“Vergiler kalksa, otomatik olarak fiyatlar yüzde 35, yüzde 40 düşer. Yüzde 35, yüzde 40 düşmesi demek özel okullardaki öğrenci payının yüzde 1.9'dan, otomatik olarak yüzde 10'lar üzerine çıkması demek. İstanbul pahalı bir kent, ama Anadolu'da özel okul fiyatları şu anda hala 4 ila 5 bin YTL civarında. Fiyatları yüzde 40 düşürürseniz, bu okullar en fazla 3 bin YTL seviyesine iner. Düşük gelirli aileler bile çocuklarını özel okullara gönderebilirler.”
ÖZEL OKULLAR DEĞİŞTİ
Bundan 15-20 sene önce özel okulların devlet okullarından pek farklı olmadığını da ileri süren Fatih Öztürk, “Eskiden okulların kapladığı alanın yüzde 80-85'ini sınıflar oluştururdu. Özel okullar da aşağı yukarı böyleydi. Şimdi öyle değil. Mesela Özel Çamlıca Bilfen İlköğretim Okulu, 22 bin mektrekarelik bir alanı kaplıyor. Bu okulumuzda sınıfların kapladığı alan yüzde 8 civarında. Gerisi sosyal, sanatsal, bilimsel ve sportif alanlara ayrılmış durumda” dedi
Kaynak:Mynet
Işık Kirliliğinin Etkileri...
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Başuzmanı Dr. Tuncay Özışık, ışık kirliliğinin zararlarını anlattı.
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Başuzmanı Dr. Tuncay Özışık, ışık kirliliğinin zararlarına işaret ederek, ''Çocuklar ve gençler, astronominin doğal laboratuvarı olan geceleri, gökyüzünün nasıl bir şey olduğunu bilmiyor'' dedi.
Özışık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ışık kirliliğinin, ''yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış miktarda ve yanlış yönde ışık kullanılması olduğunu'' belirterek, bunun en büyük nedeninin, alışılmış ışıklandırma yöntemlerinin hem çevresel hem de ekonomik zararlarının bilinmemesi olduğunu vurguladı.
Işık kirliliği kaynaklarını, ''yol, cadde ve sokak aydınlatmaları, park, bahçe ve spor alanları aydınlatmaları, turistik tesislerin ve binaların dış cephe aydınlatmaları, reklam panoları, güvenlik amaçlı aydınlatmalar ve evlerden taşan ışıklar'' şeklinde sıralayan Özışık, ''Işık üretilirken kömür, petrol ve su gibi doğal kaynaklar kullanıldığı için, boşa giden ışık doğal kaynakları da boşa harcamak demektir'' diye konuştu.
Tuncay Özışık, kötü aydınlatmanın doğal hayata da olumsuz yansımalarının olduğunu dile getirerek, "Gece, gökyüzünü ve karanlığını kullanarak yaşamlarını düzenleyen birçok canlı, yeterince karanlık bir gökyüzü bulamamaktadır" dedi.
Özışık, ışık kirliliğinin insan sağlına da olumsuz etkileri olduğunu vurgulayarak, insan gözünün çok parlak ve çok zayıf ışık kaynaklarına ve karanlığa hızlı bir şekilde adapte olabildiğini söyledi.
Ancak son zamanlarda şehirlerde, iş ve eğlence yerlerindeki aşırı ışık kullanımının, gözün bu yeteneğinde azalmaya sebep olduğunu belirten Özışık, ''Fazla ışıklı ortamlarda özellikle insan gözünün görme yeteneğinde azalma olduğu biliniyor'' dedi.
Işık kirliliğinin son yıllarda Türkiye'nin yanı sıra tüm dünya için önemli bir problem olduğunu ifade eden Özışık, ''doğru armatür kullanımı, ışıklandırmanın doğru yönde yapılması, klasik ampuller yerine ekonomik gaz esaslı lambaların tercih edilmesi, aydınlatılması gereken yerlerin aydınlatılması, evde gerektiği zaman ışık yakılması gibi önlemlerle'', elektrik enerjisinden en az yüzde 30 oranında tasarruf sağlanabileceğini kaydetti.
Kaynak:Mynet
7 Temmuz 2008 Pazartesi
Google'in Püf Noktaları...
İnternet kullanıcıları olarak neredeyse hepimiz, her gün Google’dan faydalanıyoruz. Fakat acaba kaçımız bu arama motorunun bütün maharetlerinin farkında?..
GOOGLE'da tutarlı arama sonuçları elde etmenin en kolay yolu doğru ve ayrıntılı aramalar yapmaktan geçiyor. Arama kutusuna, aradığınız şeyle ilgili mümkün olduğu kadar çok kelime girmek işinizi kolaylaştırıyor. Mesela güncel hava durumunu öğrenebileceğiniz bir site arıyorsanız, 'hava' kelimesini aratmak genelde yetmeyecektir. Bunu yerine; hava durumu istanbul güncel gibi bir kombinasyondan daha iyi sonuçlar alabilirsiniz.
GELİŞMİŞ Arama: Sonuç almanıza bu da yetmiyorsa “Gelişmiş Arama” bölümünü tıklayabilirisiniz. Burada arama sonuçlarını daha da daraltmak mümkün. Mesela ad soyad gibi ardışık gelen isimleri, 'aynen girildiği gibi' bölümüne yazıp bulabilirsiniz. (Bunu normal arama kutucuğundan, tırnak içinde “ad soyad” şeklinde arayarak da aynı sonuçlara ulaşılabiliyor.)
HESAP makinesi: Google hep başka sayfalara yönlendirir diye bir şey yok. Bazı bilgilere arama kutusu üzerinden de doğruca ulaşabilirsiniz. Örneğin hesap makinesi özelliği sayesinde, temel matematik işlemlerini, ölçüm birimleri dönüşümlerini ve matematik problemlerini çözebilirsiniz
books.google.com.tr: Bu adresteki 'Kitap Arama' motoru sayesinde kitapların tam metinlerini arayabilir, birçok yeni kitap keşfedebilir ve bunları nereden satın alabileceğinizi de öğrenebilirsiniz.
KİŞİSEL Google: Tüm bu yardımcı hizmetler dışında hâlâ bir ihtiyacınız varsa size iGoogle'ı öneriyoruz. iGoogle, Google'ın kişiselleştirilebilen başlangıç sayfası. Bu güzel hizmete ulaşmak için tek yapmak gereken www.google.com.tr/ig yazmak...
Çelik: Dersaneler Kalkacak...
Çelik, "Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, kişi hak ve eşitlik ilkesiyle birebir ilişkili olacak" dedi. Eğitimde öncelikler ve af konusunda açıklamaları.
Çelik, "Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, kişi hak ve eşitlik ilkesiyle birebir ilişkili olacak" dedi..
EĞİTİMDEKİ ÖNCELİKLER
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, TAKVİM'e özel açıklamalarda bulundu. Çelik, Türkiye'nin eğitimdeki önceliğinin eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması olduğunu vurgularken, "Bunu eğitim kalitesinin yükselmesi sağlayacak. Kalite yükseldikçe dersaneler ortadan kalkacak. Bu da 'kişi hak ve eşitlik ilkesiyle' birebir ilişkili olacak" diye konuştu.
"AFFA SICAK BAKMIYORUM"
100 bin yeni dersliğe ihtiyaçları olduğunu hatırlatan Çelik, özellikle Doğu'da kız öğrencilerin kalabilmeleri için 414 ortaöğretim yurdu yaptıklarını söyledi. Bakanlığına ayrılan bütçenin yetersizliğine de işaret eden Çelik, yüzbinlerce kişinin merakla beklediği üniversite affı için de "1 milyon gibi rakamlar ütopik. Sonuç olarak öğrenci affı konusuna sıcak bakmıyorum" dedi.
***
Affa sıcak bakmıyorum!
Milli Eğitim Bakanı Çelik, af isteyen 1.5 milyon öğrenci rakamını ütopik buluyor ve 'Toplumsal baskı oluşturmak için uydurulmuş bir rakam' diyor.
Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı 2 dönemde de bütün okullara fiziki ve teknolojik altyapı sağladı... Kendilerine bu yıl ayrılan bütçenin "dişlerinin kovuğuna bile gitmediğini" ve daha 100 bin dersliğe ihtiyaçları olduğunu söyleyen Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'le 0-7 yaş çocuk eğitiminden doğudaki köy okullarına, eğitimde fırsat eşitliğinden öğrenci affına kadar her şeyi konuştuk...
* 0-7 yaş çocuk eğitiminde ne kadar ilerleme kaydedildi.
Eğitim konusunda "7 çok geç" diyoruz. Ama buna rağmen okul öncesi eğitim çağındaki her çocuğun sadece yüzde 30'u okula gidiyor. Hükümet olarak 2012'de yüzde 50 hedef koyduk. Her yıl 4, 5 ve 6 yaş da dahil 1 milyon 300 bin çocuk okul çağına geliyor. Bu arada okul öncesi eğitimde müthiş bir ivme kazandık. 48 ve 72 aylık çocuklardaki zeka gelişimi en ileri ve hızlı seviyededir. O çağdaki çocukları bu yüzden motive etmemiz gerekir.
* Kız çocukları bu yüzde 30'un ne kadarını kapsıyor?
Okul öncesi eğitimde cinsiyet fark etmiyor. Kırsalda kız öğrencilerde 6. sınıftan itibaren gözle görülür bir azalma oldu. "Haydi Kızlar Okula Kampanyası"nda 310 bin çocuğu okullu yaptık. Üstelik her bir çocuğu ayrı ayrı kontrol ediyoruz.
* Önceki hükümetlere göre özellikle doğuda çocukların okullara gönderilmesi konusunda büyük bir çalışma var.
Mukayese bile kabul etmez. Eskiden açık ilköğretim, lise büroları 81 il merkezinde vardı. Van'ın Bahçesaray ilçesinde bir kız çocuğu açık ilköğretime gitmek istediğinde nasıl ulaşacak. Biz ise Türkiye'de ne kadar ilçe varsa o kadar açıköğretim bürosu açtık. Özellikle kız çocukları Anadolu Lisesi sınavlarını kazanır, pansiyon bulur ve ailesi de izin verirse okula gidebilirdi. İktidara geldiğimizden beri 414 ortaöğretim yurdu yaptık. Bunların 71'i doğuda. Eğitimde fırsat eşitliği açısından son derece anlamlıdır. Artık en ücra okullarda bile internet bağlantıları var. Geçen yıllarda Batman, Van, Muş gibi illerde OKS birincileri çıktı. Bütün bu imkanlar taşraya yaygın hale getirildi. Bütün bu yaptıklarımız için şöyle bir hesap yapalım. Her dört derslikten biri bu iktidar döneminde yapıldı, her üç öğretmenden biri bizim hükümetimiz döneminde atandı. Okullara 600 bilgisayar gönderildi.